GENEL - 07 Şubat 2017 Salı 10:37

Ergaz Genel Müdürü Abubekir Yağız: "Yüzde 30 büyümeyi hedefliyoruz"

A
A
A
Ergaz Genel Müdürü Abubekir Yağız: "Yüzde 30 büyümeyi hedefliyoruz"

Enerji sektörünün köklü kuruluşu Ergaz&Bluepet’in bölge temsilcileriyle 2017 yılı ilk idari toplantısı yapıldı.
Enerji Piyasası rekabet şartlarının değerlendirildiği ve tüp gazlarda yeni uygulanan QR Code Tüp Tanımlama Sistemi hakkında BUYASİS firması tarafından ayrıntılı bir sunumun yapıldığı toplantıda, Ergaz AŞ. Genel Müdürü Abubekir Yağız ise büyüme hedeflerini anlattı.
Kocaeli Emex Otel’de gerçekleşen ve iki gün süren toplantıda, 2016 yılı LPG, otogaz ve akaryakıt satışlarının genel değerlendirilmesi yapıldı.
Tesis müdürlerinin, saha satış sorumlularının ve genel merkez çalışanlarının katıldığı toplantıda özellikle karekod uygulaması üzerinde duruldu.
Karekod Tüp Tanımlama Sistemi hakkında BUYASİS firmasından Burak Yazıcı, Gürhan Şengül, Hasan Bozok ve Emre Kaçmaz 15 Ekim 2016 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren sıvılaştırılmış petrol gazları (LPG) tüplerinin piyasada takip edilmesine ilişkin tebliğde belirtilen takip sisteminin uygulamasında; üretim alanı içindeki dolum, depolama, sevkiyat ve müşteriye teslim aşamasında uçtan uca çözümler konularını ayrıntılı şekilde anlattı.
Ergaz Genel Müdürü Abubekir Yağız 2017 yılında yüzde 30 büyüme hedeflediklerini söyleyerek "İyi bir şirket olmak için, şirket çalışanlarının kendisiyle barışık olması ve iyi bir geçmiş muhasebesi yapması şart. Biz geçmişte nasıl başarılar elde ettik, ne gibi hatalar yaptık, bunları bulabilirsek önümüze daha sağlıklı bakarız daha sağlam adımlar atmış oluruz. Bir toplum, bir kurum, bir aile kendi değerlerini kendisi oluşturur. Başarılarına kendini bağlar ve bilgisi, becerisiyle ortaya koyar ve başarısızlığını da maalesef kötü alışkanlıklarıyla ortaya koyar. 40 yıllık bir şirketiz, gerçekten şimdiye kadar hiç kimseyi mağdur etmemişiz. Ne ortağımızı mağdur etmişiz ne çalışanımızı mağdur etmişiz ne de devletimize karşı olan sorumluluklarımızda herhangi bir sıkıntı yaşamışız ve bu çizgide de yolumuza devam etmek istiyoruz. İnsanları, toplumları ve kurumları geri bırakan huy ve alışkanlıklardır. Bunları değiştirmeyen toplumlar çağa ayak uyduramaz, çağın gereğini yakalayamaz, kendisini boşu boşuna avutur, problemler ortaya koyar, bu nedenle de başarılı olamaz. Rakiplerimize oranla bizim avantajlarımızı doğru stratejiyle satışa çevirmeliyiz. İki yıl öncesine göre satışlarımızın arttığını, bunun sebebininde strateji değişikliği olduğunu söyleyebilirim. Bu sene yüzde 30 oranında büyüyebiliriz" dedi.
Yağız, bir şirketin büyüyebilmesi için samimiyetle çok fazla çalışmak gerektiğini belirtti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yerli Malı Tebliği toplantısında sanayicilere kritik yol haritası sunuldu Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO), sanayicilerin yerli üretim süreçlerine daha etkin katılımını sağlamak ve Yerli Malı Tebliği hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir bilgilendirme toplantısına ev sahipliği yaptı. "Yerli Üretimin Gücü: Yerli Malı Tebliği" başlığıyla düzenlenen program, oda hizmet binasında yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanı Mehmet Çağatay Taşkın ile uzman yardımcıları Ebru Taşhan ve Ayşe Sema Yiğit’in katıldığı toplantıda, yerli üretimin teşvikine yönelik uygulamalar kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Bilgin, yerli üretimin günümüz ekonomik ve stratejik dengeleri açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Küresel rekabetin arttığına ve tedarik zincirlerinde önemli dönüşümlerin yaşandığına dikkat çeken Bilgin, yerli üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Yerli Malı Tebliği’nin sanayinin gelişiminde önemli bir araç olduğuna işaret eden Bilgin, "Yerli Malı Belgesi sadece bir ürünün yerli olduğunu göstermez; aynı zamanda firmalarımızın üretim gücünü, mühendislik kapasitesini ve katma değer oluşturma yeteneğini ortaya koyar" dedi. Yerli Malı Belgesi’nin özellikle kamu alımlarında firmalara önemli avantajlar sağladığını belirten Bilgin, bu sayede yerli üreticilerin pazardaki görünürlüğünün ve rekabet gücünün arttığını söyledi. İthal girdiye bağımlılığın azalmasına katkı sunduğunu da dile getiren Bilgin, yerli üretimin Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını vurguladı. Ar-Ge ve inovasyonun önemine de değinen Bilgin, yerlileşme sürecinin firmaları daha fazla teknoloji geliştirmeye teşvik ettiğini ifade ederek, rekabetin artık sadece fiyatla değil; yerlilik oranı, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliği gibi unsurlarla şekillendiğini kaydetti. Manisa’nın güçlü sanayi altyapısı, organize sanayi bölgeleri ve ihracat odaklı üretim yapısıyla bu süreci en iyi değerlendirebilecek illerden biri olduğunu belirten Bilgin, özellikle kalıpçılık, makine, otomotiv yan sanayi ve plastik sektörlerinde Yerli Malı Belgesi’nin uluslararası pazarlarda güvenilir üretici kimliğinin göstergesi haline geldiğini söyledi. Toplantıda yapılan sunumlarda Yerli Malı Tebliği’nin kapsamı, belge alma süreçleri, uygulamada karşılaşılan hususlar ve sağlanan avantajlar detaylı şekilde anlatıldı. Programın devamında düzenlenen soru-cevap bölümünde ise sanayiciler merak ettikleri konuları doğrudan Bakanlık temsilcilerine iletme imkânı buldu. Manisa TSO yetkilileri, bu tür bilgilendirme toplantılarının üyelerin mevzuata uyumunu kolaylaştırdığını ve rekabet gücünü artırdığını belirterek, benzer etkinliklerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini bildirdi.
Ankara RTÜK’ten Kahramanmaraş’ta okuldaki saldırıyla ilgili yayın uyarısı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, yayın kuruluşlarını 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkelerine uymaya davet ederek, travmatik görüntülerin paylaşılmaması ve mağdurların mahremiyetinin korunması gerektiğini vurguladı. RTÜK, 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen olaya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı. RTÜK, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca medya kuruluşlarının hassasiyetle hareket etmesi gerektiğini belirterek, olay anına ait görüntüler ile travmatik içeriklerin kesinlikle paylaşılmaması gerektiğini bildirdi. Açıklamada, mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini açığa çıkarabilecek her türlü bilgi ve görselden kaçınılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla röportaj yapılmaması ve olay yerinden herhangi bir görüntü yayınlanmaması çağrısında bulunuldu. Bilgi kirliliğinin önlenmesi amacıyla yalnızca yetkili makamların açıklamalarının esas alınması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, yayınlarda sağduyulu bir dil kullanılması gerektiği ifade edildi. RTÜK, toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım sürecinin başlatılacağını bildirdi.