EKONOMİ - 22 Haziran 2016 Çarşamba 14:12

Petrol Üretimi 2015'te Yüzde 40 Arttı

A
A
A
Petrol Üretimi 2015'te Yüzde 40 Arttı

2015 yılında rafinerici lisansı sahipleri toplam üretim miktarı bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 40 artarak 27,865 milyon ton olarak gerçekleşti.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) ’2015 Petrol Piyasası Sektör Raporu’nu açıkladı. Buna göre, 2015 yılında rafinerici lisansı sahipleri toplam üretim miktarı bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 40 artarak 27,865 milyon ton olarak gerçekleşti. Toplam üretimin yüzde 67 lik kısmı, motorin, benzin türleri ve jet yakıtından oluştu.
HAM PETROL İTHALATININ YÜZDE 43,41 ARTTI
2015 yılında rafinerici lisansı sahipleri 28,082 milyon ton, dağıtıcı lisansı sahipleri 11,537 milyon ton ve ihrakiye teslimi lisansı sahipleri 18.844 ton olmak üzere toplamda 39,638 milyon ton petrol ithalatı gerçekleşti. Toplam ithalatın yüzde 70,85‘i rafinerici lisansı sahipleri tarafından yüzde 29,10’u ise dağıtıcı lisansı sahipleri tarafından gerçekleştirildi. 2015 yılı için ürün bazında bakıldığında, toplam ithalatın yaklaşık yüzde 63’ü olan 25,065 milyon tonluk kısmını ham petrol ithalatı oluştu. Toplamda en fazla petrol ithalatının yapıldığı ilk 3 ülke ise sırasıyla Irak, Rusya Federasyonu, İran olarak karşımıza çıkmakta olup, bu ülkelerden yapılan ithalat toplam petrol ithalatının yüzde 61’ini oluştu. Petrol ithalatının bir önceki yılla karşılaştırılmasından; ham petrol ithalatının yüzde 43,41 oranında arttığı buna karşılık havacılık yakıtları ithalatında yüzde 76,34 ‘lük bir azalış olduğu görülmektedir. 2015 yılında benzin türleri ithalatı ise gerçekleşmedi.
2015 yılında toplam petrol ihracat miktarı 10,806 milyon ton olarak gerçekleşti. Rafinerici lisans sahiplerinin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 59,78 olup ihrakiye teslim lisansı sahibi ve dağıtıcı lisansı sahiplerinin payları ise sırasıyla yüzde 33,14 ve yüzde 7,08 oldu. Bir önceki yıla göre benzin türlerindeki yüzde 49,30’luk artışa karşılık, motorin türlerinde yüzde 50,59’ luk bir azalış gözlemlendi.
2015 yılında son kullanıcılara yapılan toplam satış miktarı 24,834 milyon ton olarak gerçekleşti. Bununla birlikte 2013 ve 2014 yıllarında hemen hemen aynı seviyelerde gerçekleşen yurt içi satış miktarı, 2015 yılında bir önceki yıla göre yüzde 13,43 oranında arttı. 2015 yılında dağıtıcı ve ihrakiye teslim lisansı sahiplerinin toplam yurtiçi satış miktarı 24,245 milyon ton olarak gerçekleşti. Dağıtıcı lisans sahiplerinin akaryakıt satış payları incelendiğinde en yüksek pazar payına sahip ilk üç lisans sahibinin toplam pazar payı yaklaşık yüzde 57 oldu. İllere göre bayilerde çalışan personel sayısının incelenmesinden istihdam sağlanan 91.089 kişiden yaklaşık yüzde 62’sinin akaryakıt teslimatı ile ilgili kısımlarda çalıştığı anlaşıldı. 2015 yılında yurtiçi satış ve transit rejim kapsamında 3,218 milyon ton ihrakiye teslimi gerçekleşti. Bu kapsamda gerçekleştirilen ihrakiye teslimlerinin yaklaşık yüzde 60’ı denizcilik; yüzde 40’ı ise havacılık amaçlı. Bahsi geçen teslimlerin yüzde 41’lik kısmının transit rejim kapsamındaki teslimlerden oluştuğu görülmektedir. Toplam ihrakiye teslimlerinde en yüksek pazar payına sahip ilk 3 firmanın pazar payı yüzde 60 oldu. 2015 yılında bir önceki yıla göre ihrakiye olarak teslim edilen denizcilik yakıtları ve fuel oil türleri sırasıyla yüzde 70,90 ve yüzde 65,80 oranında arttı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yerli Malı Tebliği toplantısında sanayicilere kritik yol haritası sunuldu Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO), sanayicilerin yerli üretim süreçlerine daha etkin katılımını sağlamak ve Yerli Malı Tebliği hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir bilgilendirme toplantısına ev sahipliği yaptı. "Yerli Üretimin Gücü: Yerli Malı Tebliği" başlığıyla düzenlenen program, oda hizmet binasında yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanı Mehmet Çağatay Taşkın ile uzman yardımcıları Ebru Taşhan ve Ayşe Sema Yiğit’in katıldığı toplantıda, yerli üretimin teşvikine yönelik uygulamalar kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Bilgin, yerli üretimin günümüz ekonomik ve stratejik dengeleri açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Küresel rekabetin arttığına ve tedarik zincirlerinde önemli dönüşümlerin yaşandığına dikkat çeken Bilgin, yerli üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Yerli Malı Tebliği’nin sanayinin gelişiminde önemli bir araç olduğuna işaret eden Bilgin, "Yerli Malı Belgesi sadece bir ürünün yerli olduğunu göstermez; aynı zamanda firmalarımızın üretim gücünü, mühendislik kapasitesini ve katma değer oluşturma yeteneğini ortaya koyar" dedi. Yerli Malı Belgesi’nin özellikle kamu alımlarında firmalara önemli avantajlar sağladığını belirten Bilgin, bu sayede yerli üreticilerin pazardaki görünürlüğünün ve rekabet gücünün arttığını söyledi. İthal girdiye bağımlılığın azalmasına katkı sunduğunu da dile getiren Bilgin, yerli üretimin Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını vurguladı. Ar-Ge ve inovasyonun önemine de değinen Bilgin, yerlileşme sürecinin firmaları daha fazla teknoloji geliştirmeye teşvik ettiğini ifade ederek, rekabetin artık sadece fiyatla değil; yerlilik oranı, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliği gibi unsurlarla şekillendiğini kaydetti. Manisa’nın güçlü sanayi altyapısı, organize sanayi bölgeleri ve ihracat odaklı üretim yapısıyla bu süreci en iyi değerlendirebilecek illerden biri olduğunu belirten Bilgin, özellikle kalıpçılık, makine, otomotiv yan sanayi ve plastik sektörlerinde Yerli Malı Belgesi’nin uluslararası pazarlarda güvenilir üretici kimliğinin göstergesi haline geldiğini söyledi. Toplantıda yapılan sunumlarda Yerli Malı Tebliği’nin kapsamı, belge alma süreçleri, uygulamada karşılaşılan hususlar ve sağlanan avantajlar detaylı şekilde anlatıldı. Programın devamında düzenlenen soru-cevap bölümünde ise sanayiciler merak ettikleri konuları doğrudan Bakanlık temsilcilerine iletme imkânı buldu. Manisa TSO yetkilileri, bu tür bilgilendirme toplantılarının üyelerin mevzuata uyumunu kolaylaştırdığını ve rekabet gücünü artırdığını belirterek, benzer etkinliklerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini bildirdi.
Ankara RTÜK’ten Kahramanmaraş’ta okuldaki saldırıyla ilgili yayın uyarısı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, yayın kuruluşlarını 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkelerine uymaya davet ederek, travmatik görüntülerin paylaşılmaması ve mağdurların mahremiyetinin korunması gerektiğini vurguladı. RTÜK, 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen olaya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı. RTÜK, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca medya kuruluşlarının hassasiyetle hareket etmesi gerektiğini belirterek, olay anına ait görüntüler ile travmatik içeriklerin kesinlikle paylaşılmaması gerektiğini bildirdi. Açıklamada, mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini açığa çıkarabilecek her türlü bilgi ve görselden kaçınılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla röportaj yapılmaması ve olay yerinden herhangi bir görüntü yayınlanmaması çağrısında bulunuldu. Bilgi kirliliğinin önlenmesi amacıyla yalnızca yetkili makamların açıklamalarının esas alınması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, yayınlarda sağduyulu bir dil kullanılması gerektiği ifade edildi. RTÜK, toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım sürecinin başlatılacağını bildirdi.