YEREL HABERLER - 21 Temmuz 2017 Cuma 11:24

İzmir’e "AAA" dopingi

A
A
A
İzmir’e "AAA" dopingi

Karabağlar Belediyesi’nin toplantısında “Kalkınmada İzmir Modeli”nin sırlarını anlatan Başkan Aziz Kocaoğlu, "Bazen vatandaşlarımız soruyor; ’AAA notu çok güzel de bize ne faydası var’ diye.

Karabağlar Belediyesi’nin toplantısında “Kalkınmada İzmir Modeli”nin sırlarını anlatan Başkan Aziz Kocaoğlu, "Bazen vatandaşlarımız soruyor; ’AAA notu çok güzel de bize ne faydası var’ diye.. Ben de onlara diyorum ki, ’Biz bu yüksek notları almasaydık, yurt dışından çok uygun kredi olanakları bulamazdık. Bugün dünya piyasasında en ucuz kredi kullandırılan Türk kurumlarının başında geliyoruz. Metromuzu, tramvayı, İZBAN’ın eklerini hep bu sayede yaptık; yeni vapurlarımızı, yeni otobüslerimizi bu sayede aldık.’ Biz geriye dönüşü olan yatırımlar için kredi kullanıyoruz, kullanmaya da devam edeceğiz. Ama asfalt yaparken, opera binası ve kültür merkezi kurarken borçlanmıyoruz” şeklinde konuştu.


Yerelde kalkınma hedefiyle Türkiye’ye örnek uygulamaları hayata geçiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Karabağlar Belediyesi’nin yapımını tamamladığı konferans salonunun da ilk konuşmacısı oldu. “2004’ten 2017’ye Yerel Kalkınmada İzmir Modeli” başlıklı toplantıda “yerelde kalkınma” adına yaptığı önemli yatırım ve projeleri özetleyen Başkan Kocaoğlu, başarı sırrının güçlü finans yapısında yattığını vurguladı.



İzmir farkı


13 yıl önce başladıkları yolculukta nasıl bir yol haritası izlediklerini dinleyicilere anekdotlar halinde anlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Bizim ülkemizde belediye, kanunda yazılı işleri yapar. Yol yapar, plan yapar, otobüs çalıştırır, parası varsa ve güçlüyse metro yapar. Bunlar, belediye başkanlarının yapmazsa zaten ilk seçimde gönderileceği çalışmalar. Ama bizim belediyeciliğe getirdiğimiz yeni bir bakış açısı var. Planımızı, programımızı, yol haritamızı, teknik deyimle stratejik planımızı aklın ve bilimin rehberliğinde, hayalperest olmadan gerçekleştirdik ve ortaya koyduk. Kanunen verilen görevlerin yapılması dışında, kendimizi kentin kalkınmasından, refahından, üretimin artmasından ve sektörlerin büyümesinden de sorumlu saydık” dedi.



"AAA notu" geldi, böyle oldu


Daha önce ağır bir borç yükü altında olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bugün uluslararası değerlendirme kuruluşlarından en yüksek notları aldığını ve Türkiye’de itibarı en yüksek kurumlar arasında bulunduğunu hatırlatan Başkan Kocaoğlu, "Fitch ve Moddys’e değerlendirmeler yaptırıyoruz ve her ikisinde de kredi notumuz AAA. Bu son derece sevindirici bir şey. Ama buraya gelmek kadar sürdürülmesi de çok önemli bir şey. Hatta bu noktada kalabilmek, belki çıkmaktan daha da önemli. Onun için doğru bir finans politikasıyla belediyemizi yönetmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.



İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı şöyle devam etti:


"Bazen vatandaşlarımız soruyor; ’AAA notu çok güzel, büyük başarı ama bize ne faydası var’ diye.. Ben de onlara diyorum ki, ’Biz bu yüksek notları almasaydık, yurt dışından çok uygun kredi olanakları bulamazdık. Dünya piyasasında en ucuz kredi kullandırılan Türk kurumlarının başında geliyoruz. Metromuzu, tramvayı, İZBAN’ın eklerini hep bu sayede yaptık; yeni vapurlarımızı, yeni otobüslerimizi bu sayede aldık.’ Biz geriye dönüşü olan yatırımlar için kredi kullanıyoruz, kullanmaya da devam edeceğiz. Ama asfalt yaparken, opera binası ve kültür merkezi kurarken borçlanmıyoruz.”



İstanbul’a "geçmiş olsun" mesajı


Bir katılımcının “İstanbul’da yaşanan sel felaketiyle" ilgili sorusuna da yanıt veren Başkan Aziz Kocaoğlu, “Sürekli su hatları, yağmur suyu hatları, kanalizasyon hatları ve derelileri temiz tutmaya çalışıyoruz. Ahmet Piriştina döneminden bu yana başlayan yağmur suyu ayrıştırma projelerine büyük hız verdik. Evsel atık kanalizasyon suyuyla yağmur suyunu ayrıştırıyoruz. Tabii ki, bunu belirli bir toleransa kadar gerçekleştirebiliriz. Bütün sistemler belirli bir toleransa kadar yapılır. Bundan sonrası afettir. Afete karşı elbette mücadele edeceğiz. Ama afet karşısında büyük söylemek, büyük konuşmak yanlıştır. Afete dayanarak siyaset yapmak, eleştirmek de yanlıştır. İstanbul’da yaşayan vatandaşlarımıza ve belediye personeline buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.



Kent dönüşümünde öncüyüz


535 metrekare alana inşa edilen, 320 koltuklu Karabağlar Belediyesi Konferans Salonu’nun açılışında konuşan Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu ise “Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda her zaman yanımızda olan, bize maddi ve manevi destek veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu’na çok teşekkür ediyoruz. İnanıyoruz ki, bundan sonraki projelerde de bu destek sürecek. Karabağlar hizmete susamış genç bir belediye. Kentlerin sağlıklı gelişmesi, öncelikle planlamaya bağlıdır. Bu anlayışla yola çıkarak Büyükşehir Belediyesi’nin teknik elemanlarıyla yapılan çalışmalarda da bir hayli yol kat ettik. Bu yıl sonunda ya da 2018’in başlarında, eksik kalan bölgelerin planlama çalışmaları da bitmiş olacak" şeklinde konuştu.


İzmir’deki kentsel dönüşümün ilk defa Karabağlar’da başlamasından son derece memnun olduklarını da dile getiren Başkan Selvitopu, "Bu çalışmalar hem hızlı bir biçimde hem de İzmir’e ve Türkiye’ye örnek olacak bir biçimde yürütülüyor. Karabağlar’ın hızla gelişip dönüştüğünü hep birlikte göreceğiz. Amacımız Karabağlar’ı İzmir’in gelişmiş modern bir ilçesi haline getirmek” dedi.



"TOKİ’ye devir" tepkisi


Karabağlar’da Hazine’ye ait 87 bin hektarlık alanın TOKİ’ye devredildiğinin altını çizen Selvitopu, bu konudaki tepkisini ise şu cümlelerle dile getirdi:


“Bunu doğru bulmuyoruz. Çünkü Karabağlar’da yeni konuta ihtiyaç yok. Karabağlar’da yapılan kentsel dönüşüm projeleri ve yapılan planlama çalışmaları, konut ihtiyacını fazlasıyla giderecek biçimde. Böyle bir arazinin konut amaçlı olarak TOKİ’ye devredilmesi yerine Karabağlar’da kurulmuş olan Demokrasi Üniversitesi’ne tahsis edilirse, ilçemizde böyle bir üniversite kampusumuzun gelişmesine olanak sağlanırsa; gelişmemize, dönüşmemize ve modernleşmemize büyük katkı olur. Bu arazi umarız yerel idareye ve üniversitemize verilir. Karabağlar’a bu olanağı tanıyın.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri 2024 Yılı 1. Bölge ASKOM Toplantısı Kayseri’de gerçekleştirildi Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleşen 2024 Yılı 1. Bölge Acil Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Komisyonu (ASKOM) Toplantısı, Nevşehir ve Niğde İl Sağlık Müdürlükleri’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimlik Konferans Salonu’nda İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan başkanlığında gerçekleşen toplantıya, Niğde İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Bahadır Karaca, Nevşehir İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Hasan Tartar, il sağlık müdürlüklerinin başkan, başkan yardımcıları, Erciyes Tıp Fakültesi Hastaneleri, kamu hastaneleri, il ambulans servisleri ve özel hastane başhekimleri ile ilgili birimlerin personelleri katılım sağladı. Kayseri İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Biçer; Niğde İl Ambulans Servisi Başhekimi Dr. Filiz Eroğlu ve Nevşehir İl Ambulans Servisi Başhekimi Dr. Çağrı Serçe’nin sunumları ile başlayan toplantıda, İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, Niğde İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Bahadır Karaca ve Nevşehir İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Hasan Tatar, yapılan 3’lü oturumla değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına katılımcılara teşekkür ederek başlayan Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan; "Periyodik aralıklarla gerçekleştirdiğimiz ASKOM toplantıları vasıtasıyla bölgemizdeki sunulan acil sağlık hizmetlerinin koordinasyonunu sağlamlaştırmak adına yapılabilecek çalışmaları değerlendiriyor hem de sahadan yaşanan aksaklıkların çözümüne yönelik ortak akıl oluşturma fırsatı yakalıyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Barbaros Şehit Mehmet Savunmaz Ortaokulu Avrupalı öğrencileri ağırladı Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Barbaros Şehit Mehmet Savunmaz Ortaokulu “No Fault Zone” adlı Okulda Şiddetsiz İletişim konulu Erasmus+ Projesi kapsamında 21-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Polonya, İtalya ve İspanya’dan 21 öğretmen ve öğrenci ağırladı. Hafta boyunca çeşitli etkinlikler ve geziler düzenlenen projenin ilk gün karşılama töreninin ardından yabancı misafirler derslere girerek Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldıray Demirtaş’ı ziyaret etti. 23 Nisan’da okulun Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama etkinliklerine katılan ve okul öğrencileri ile çocuk oyunları oynayan yabancı öğrenciler Manisa’nın önemli yerlerini de gezme fırsatı buldu. 24 Nisan’da gün boyu Şiddetsiz İletişim Eğitimi alan öğrenciler 25 Nisan’da Efes, Meryem Ana ve Şirince Gezisi yaptı. Sertifika töreninin ardından İzmir ve Kemeraltı gezisi yapan Avrupalı öğrenciler Türkiye’yi yakından tanıma fırsatı buldu. Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldıray Demirtaş da okula yaptığı ziyarette Manisa Mesir etkinlikleri kapsamında öğrencilere mesir macunu ikramı etti. Manisa ve Türkiye’nin tanıtımı açısından çok önemli olan proje, okulun İngilizce Öğretmeni Selin Serter tarafından hazırlandı. Projede görev alan öğretmenlerden Sezgi Koca, Seda Orhan ve Ülkü Gün bir hafta boyunca misafirlere eşlik edip hem Türkiye’yi hem de Manisa’yı tanıttı. Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldıray Demirtaş ilçeye adını veren Yunus Emre hakkında misafirlere bilgi verdi ve projede emeğin geçenlere teşekkür etti. Okul Müdürü Mehmet Emin Efe, okulun ilk defa Erasmus projesi yaptığını ve bunun çok kıymetli olduğunu belirterek, "Ülkemizi Manisa’mızı en iyi şekilde tanıtmaya gayret ettik ve misafirlerimiz çok memnun ayrılıyorlar. Bu vesile ile emeği geçen başta koordinatörümüz Selin Serter öğretmenimize, görev alan öğretmenlere, Müdür yardımcılarım Ömer Koçak ve Aysel Öztür’e destek ve emeklerinden dolayı teşekkür ederim." dedi.
Bursa Uludağ Ekonomi Zirvesi için ’BTSO Business School’ önerisi Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin, son yıllarda Sapanca’da yapılmasının Bursa’ya haksızlık olduğunu söyleyen Bursa AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İlker Duran, önümüzdeki yıldan itibaren zirvenin tekrar Bursa’ya dönmesi yönünde çağrıda bulundu. Ekonomi alanında pek çok kurum, kuruluş, uzman isim ve yetkilileri bir araya getiren Uludağ Ekonomi Zirvesi, bu yıl 25-28 Nisan 2024 tarihleri arasında Sakarya’nın Sapanca ilçesinde yapılıyor. Adını Uludağ’dan alan zirvenin son yıllarda Sapanca’da yapılmasının Bursa için prestij kaybı olduğunu ifade eden Bursa Afyonkarahisarlı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (Bursa AFSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İlker Duran, konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Duran, “Uludağ Ekonomi Zirvesi adını Bursa’mızın Uludağ’ından alıyor ama Sakarya Sapanca’da yapılıyor. Zirve neden asıl ait olduğu yer Uludağ’da yapılmıyor?” sorusunu yöneltti. Son 3 yıldır Sapanca’da yapılan Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin, ait olduğu adrese geri dönmesi gerektiğini belirten Bursa AFSİAD Başkanı İlker Duran, “İş dünyasının dikkatle takip ettiği, ekonomi alanındaki tarafları bir araya getiren Uludağ Ekonomi Zirvesi başladığı 2012’den 2019 yılına kadar adını taşıdığı Uludağ’da yapıldı. Daha sonra tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci nedeniyle 2020’de ertelenen zirve, 2021 yılında ise kasım ve mart aylarında online olarak gerçekleştirilmişti. Sonrasında taşıdığı ‘Uludağ’ ismine rağmen zirve, alınan kararla 2022 yılından itibaren Sakarya’nın Sapanca ilçesinde yapılmaya başlandı. Bu yıl da Uludağ Ekonomi Zirvesi yine ekonomi dünyasını Sapanca’da buluşturuyor. Bizler, Bursa iş dünyası olarak bu tezatlığın düzeltilmesini istiyoruz. Herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden Bursa’dan koparılan bu büyük buluşma, tekrar ait olduğu şehre dönmeli. Önümüzdeki yıl Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin, yine Uludağ’da gerçekleştirilmesi adına Bursa AFSİAD olarak, düzenleme komitesine çağrıda bulunuyoruz. Zirve için; Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın Uludağ’daki tarihi Kirazlıyayla Sanatoryum binasını restore ederek şehre kazandırdığı “Bursa Business School” adres olarak değerlendirilebilir. Türkiye’deki tüm oda ve borsaların üst düzey eğitimlerinin verildiği, önemli toplantı ve eğitimlere ev sahipliği yapan Business School, Uludağ Ekonomi Zirvesi’ne layıkıyla ev sahipliği yapacaktır. Bu konuda tüm Bursa’yı, zirveyi organize eden taraflara çağrıda bulunmaya davet ediyorum. Uludağ Ekonomi Zirvesi ait olduğu şehre geri dönmelidir” ifadelerini kullandı.
İstanbul Bakan Fidan: “Irak’ın bölge ülkeleri ile entegre bir ülke olmasını arzu ediyoruz” Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yeni Zelanda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Winston Peters ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliğinde yapılan görüşme sonrası gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Irak’ın yıllardır çatışmalarla, istikrarsızlıkla anılan bir ülke değil, kalkınma hamleleriyle, elindeki potansiyeli kullanan siyasal istikrar ve bölge ülkeleri ile entegre bir şekilde barışçıl Komşuluk ilişkileri içerisinde olan bir ülke olmasını bir her zaman için arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliğinde Yeni Zelanda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Winston Peters ile görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrası ikili düzenlenen toplantıda gündeme ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı. “Terörle mücadele gibi tehditlerin olduğu alanlarda işbirliğimizi ilerletecek” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak ziyareti ile ilgili sorulan soruya cevap veren Fidan, “Cumhurbaşkanımızın 22 Nisan’da yaptığı Bağdat ve Erbil ziyaretleri gerçekten Türkiye Cumhuriyeti Irak İlişkileri açısından tarihi öneme haiz olmuştur. Bu ziyaret öncesinde çok sistemli ve yoğun bir çalışma gerçekleştirmiştir. Bizim, özellikle Cumhurbaşkanımızın Irak vizyonunda belli parametreler var. Bunların başında Irak’ın yıllardır çatışmalarla, istikrarsızlıkla anılan bir ülke değil, kalkınma hamleleriyle, elindeki potansiyeli kullanan siyasal istikrar ve bölge ülkeleri ile entegre bir şekilde barışçıl Komşuluk ilişkileri içerisinde olan ir ülke olmasını bir her zaman için arzu ediyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, bizler neler yapabiliriz, hep bunun arayışı içerisinde olduk. Bu ziyarette ve öncesinde yapılan çalışmalar, hem tehditleri hem fırsatları aynı anda masaya yatıran her ikisine de sistemli, kurumsal, kalıcı çözümler getirme amacı taşıyan bir ziyaretti. Öncesinde yapılan çalışmalarda başta terörle mücadele olmak üzere su konusu, enerji konusu ve kalkınma yolu konusunda temel anlaşma metinlerinin prensipte karara bağlanması konusu fevkalade önemliydi. Cumhurbaşkanımızın ziyareti esnasında 26 anlaşma imzalandı. Bunlar; ekonomi, enerji, terörle mücadele, su, gümrük ticareti gibi çok çeşitli alanlarda imzalanan anlaşmalardı. Biz bundan sonra hem terörle mücadele gibi tehditlerin olduğu alanlarda işbirliğimizi ilerletecek, hem de kalkınma yolu gibi çok somut projelerle 2 ülke arasındaki ilişkileri daha iyi bir noktaya taşıyacağız. Erbil ziyaretinde Cumhurbaşkanımız bölgesel yönetime destek mesajını yenilemiştir. Orayla olan komşuluk ve dostluk ilişkimiz fevkalade önemlidir. Aynı zamanda Cumhurbaşkanımız Erbil ve Bağdat arasındaki iyi istikamette seyretmesi konusunda önem vermektedir. Bu iki şehir arasındaki ilişkinin iyi olması federal başkentte bölgesel yönetimin ilişkilerinin iyi olması hem ülke istikrarı için hem de bölge güvenliği için önemli” dedi. Filistin’in devlet olarak tanınması konusunda Türkiye ve ortakları arasında yoğun bir işbirliği olduğunu belirten Bakan Fidan, “Diğer taraftan Gazze ile ilgili soruya cevaben şunları söyleyebilirim bu konudaki çalışmalarımız kesintisiz devam ediyor. Hem Türkiye olarak hem de uluslararası toplum da bölgesel ortaklarımızla yaptığımız çalışmalar her geçen gün diplomatik mevzi insani mevzi kazanarak savaşımıza, mücadelemize devam ediyoruz. Bunların bir kısmı kamuoyunda görünüyor bir kısmı görülmüyor. Özellikle devlet aktörleriyle yaptığımız çalışmalar gerçekten önemli bir yer tutuyor. Filistin’in devlet olarak tanınması konusunda Türkiye ve ortakları arasında yoğun bir iş birliği var. Hafta sonu Riyad’a yapacağımız ziyarette de işbirliği teşkilatı Arap ligi tarafından oluşturulan temas grubunun diğer üyeleriyle bir araya geleceğiz. Başka ülkelerle de bir araya gelip özellikle Filistin devletinin tanınması konusunda başka neler yapılabilir onunla ilgili çalışmalarımıza devam edeceğiz. Daha önce de söyledim eğer biz Filistin devleti başta olmak üzere önemli siyasal adımlar atmada uluslararası toplumu harekete geçirmekte başarısız olursak bu yaşadığımız 3. Gazze savaşı, ki en vahşi olanı, ne son olacak? Dolayısıyla bizim kalıcı çözüm getirmek için var gücümüzle çalışmamız gerekiyor. Diğer taraftan mevcut vahşetin durması insani yardımların sağlanması için de mevcut dostlarımızla, müttefiklerimizle, uluslararası toplumla çok alanda çalışıyoruz. Birleşmiş milletlerde arkadaşlarımız gece gündüz çalışıyorlar, siyasi açıdan inanılmaz insanı bir çaba var. Sizin de gördüğünüz gibi dünya başkentleri ayağa kalkmış durumda. Bir önceki basın toplantısı vesilesiyle söylediğim gibi artık İsrail’in Gazze’ye işgali ve oradaki insanları öldürmesi, şehit etmesi, 35 bin insanın kanına girmesi meselesi ve işgale olan direniş artık İsrail ve Filistin arasındaki savaş olmaktan çıkmış dünyada ezenle ezilenlerin mücadelesi haline dönmüştür. Uluslararası sistemin kurucularıyla uluslararası sistem tarafından ezilen ve dışlanan aktörler arasındaki mücadeleye everilmiştir” şeklinde konuştu. “iki devletli bir çözümü desteklemeye devam ediyoruz” Filistin konusunda 2 devletli bir çözümü desteklediklerini ifade eden Winston Peters ise,“Çanakkale ve bu 100 yıldan daha uzun bir süre önce gerçekleşen olaylar genç bir ülke için felaketti. Bu felaket, şu anda bir ulus devlete dönüştü. Çok güçlü bir siyasi politika, dış politikayı da takip etti. Bu bize tek bir mesaj veriyor. Bu bölgedeki cömertlik, Mustafa Kemal Atatürk’ün bize göstermiş olduğu cömertlik çok takdir ediliyor Yeni Zelanda halkı tarafında. Filistin Devleti ile ilgili olarak biz çok uzun zamandır iki devletli bir çözümü desteklemeye devam ediyoruz. Ancak bunu savaşın bugün sona ermesi çağrısını da tekrar ediyoruz. Bunu kalıcı bir barış için gerçekleştirmek istiyoruz. Geçici bir şey değil, 5-6 ay sonra tekrar gerçekleşecek bir çatışma değil, kalıcı bir çözüm olması gerektiğini düşünüyoruz. Filistin Devleti ile ilgili olarak ülkelerin büyük bir kısmından farklı düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.