YEREL HABERLER - 15 Şubat 2013 Cuma 13:29

AYDIN EОİTİM-BİR-SEN`DE 21. YAŞ COŞKUSU

A
A
A
AYDIN EОİTİM-BİR-SEN`DE 21. YAŞ COŞKUSU

Memur-Sen`e bağlı Eğitim Bir-Sen`in 21. kuruluş yıldönümü Eğitim-Bir-Sen Aydın Şubesi tarafından düzenlenen etkinlikte coşkuyla kutlandı.
Ay Mendo tesislerinde düzenlenen kutlama programına İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre, Eğitim Bir-Sen Genel Başkanvekili Yardımcısı Ahmet Özer, Eğitim Bir-Sen Aydın Şube Başkanı Süleyman Alkoç, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Gönül Durulan, İl Afet ve Acil Durum Müdürlü Recep Coşkun ve Eğitim- Bir-Sen üyeleriyle çok sayıda davetli katıldı. Eğitim Bir-Sen`in tanıtım videosunun izlettirilmesiyle başlayan program canlı müzik eşliğinde yemek ikramıyla devam etti.
Konuşmasına Eğitim-Bir-Sen`in 21`inci yaşını kutlayarak başlayan Eğitim-Bir-Sen Aydın Şube Başkanı Süleyman Alkoç, Eğitim Bir-Sen ailesi olarak kuruluşundan bu güne kadar eğitim öğretim iş kolunda kararlı ve istikrarlı bir duruş sergileyerek 20 yılı geride bıraktıklarını ifade etti. Fark oluşturan ve farkını hissettiren bir sendikacılık duruşuyla 2002 yılında sendika yasasının çıktığı tarihten bu yana her yıl istikrarlı bir büyüme kaydederek eğitim öğretim iş kolunun en büyük sendikası olmayı başardıklarını kaydeden Alkoç ``Taşı toprağı altın olan bu güzel yurdumuzun her karış toprağında olduğu gibi dağlarından yakğ ovalarından bal akan güzel Aydın`ımızda da sendikamızı kuruluş misyonumuza uygun bir vizyonla temsil etmeyi ve çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz`` dedi.
Alkoç, milletin değerlerini değer bildiklerini belirterek sadece ücret sendikacılığı değil değerler sendikacılık da yaptıklarını kaydederek, ``Her zaman ve her ortamda farklı bir değer içinde olduk. Her şart ve durum altında özgür düşünceyi, hür ifadeyi, inanç ve ifade özgürlüğünü savunduk. Bir toplum ahlaki değerlerin insanların boğazına fazladan girecek bir lokmadan daha önemsiz olmadığını dile getirdik. Bu anlamda Türkiye`de sivil toplum alanında da üzerimize düşen vazifeyi yüklenmenin gayreti içerisinde olduk. Son yapılan Milli Eğitim Şurası`nda 4+4+4 kesintili eğitim sistemi kararının alınmasına aracılık ederek bu ülkenin evlatlarının kesintisiz eğitim ucubesinden kurtulmasına vesile olduk`` diye konuştu.
Alkoç, Türkiye için büyük hayalleri olduğunu da sözlerine ekleyerek, konuşmasına şu sözlerde son verdi. ``Hayallerimiz bağlamında kimsenin ötekileştirilmediği, farklılıkların zenginlik kabUl edildiği, gelir dağılımında adaletin sağlandığı, bütün hizmet kollarında fırsat eşitliğinin sağlandığı bir Türkiye özlemimiz gerçekleşene kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz``
Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer de, sendikacılık yolculuğunda hayatlarını kaybeden başta kurucuları Mehmet Akif İnan olmak üzere, sendikacılık tarihinde canla başla çalışan herkesi şükranla andıklarını söyledi. Eğitim Bir Sen`in güçlü ve büyük bir aile olduğunu ifade eden Özer ``Ülke genelinde örgütlü 231 bini aşkın üyesinen yenilerini ekleme azminde, milletimizi aydınlık geleceğini inşa etme aşkıyla dolu, idealist kadrolarıyla Türkiye`nin ifitihar duyacağı bir müessese konumundadır. Eğitimden başlamak üzere aşama aşama tüm kamu hizmetlerinin ve tüm toplum hayatımızın adil, demokratik, özgürlükçü, sağlıklı ve verimli bir yapıya kavuşturulması için birer dava adamı şuuru içinde çalışan üyelerimizin ortak eseridir. Demokrasiyi hak etmek için mücadelede bulunmak gerektiğinin farkındayız. Geçmişte yasakçılara, dayatmacılara karşı nasıl mücadele ettiysek, bugün hakkımız olan ve yaşadığımız hayatımızın bir gereği olan serbest kıyafet için de mücadelemizi sürdüreceğiz`` diye konuştu.
Özer, bu kapsamda ülke genelinde başlatılan `10 Milyon İmza Kampanyası`nda gerekli çalışmaların tamamlandığını belirterek imzaların gerekli mecralara iletileceğini söyledi. Bu konuda gerekli adımların hükümet tarafından atılmasına açık olduklarını kaydeden Özer herhangi bir çalışma yapılmaması durumunda 15 Mart`tan itibaren fiili olarak dirençlerine devam edeceklerini sözlerine ekledi.
İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre ise, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Özer`e tuğra baskılı hediye takdim ederek, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Kutlama programında Eğitim-Bir-Sen Aydın Şube Başkanı Süleyman Alkoç, kuruluş çalışmalarını tamamlayan Eğitim-Bir-Sen Efeler Merkez İlçe Başkanı Mustafa Ural ve yönetim kurulu üyelerini tanıttı. Program zeybek gösterisi ile sona erdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Alaçatı’da Gastronomi Şöleni: En güzel ot yemeği belli oldu Bu yıl 15’incisi düzenlenen ve ilk kez uluslararası boyuta taşınan Alaçatı Ot Festivali, üçüncü gününde gastronomi tutkunlarını bir araya getiren geleneksel "En Güzel Ot Yemeği" yarışmasına sahne oldu. Yerel otların modern dokunuşlarla buluştuğu yarışmada, katılımcılar jüri karşısına Alaçatı’nın otları ile hazırladıkları özel tariflerle çıktı. Yarışmanın jüri başkanlığını; müzisyen, gezgin, radyocu ve televizyon programcısı kimliğiyle tanınan Ayhan Sicimoğlu üstlendi. Alanında deneyimli jüri üyeleri, yemekleri lezzet, sunum, özgünlük ve tema uyumu gibi kriterler doğrultusunda değerlendirdi. Kıyasıya rekabete sahne olan yarışmada birincilik ödülünün sahibi, 793 puanla İncifer Tören oldu. Tören, festivalin teması olan körmen otunu somonla buluşturduğu özgün yemeğiyle jüri üyelerinden yüksek not aldı. Dikkat çeken sunumuyla da öne çıkan tabak, izleyicilerden de büyük beğeni topladı. Yarışmada ikinciliği ise 731 puanla Tuba Bayoğlu kazandı. Bayoğlu’nun enginar cipsi ve damla sakızlı yoğurt eşliğinde sunduğu şevketibostan yemeği, geleneksel tatları modern dokunuşlarla harmanlamasıyla dikkat çekti. Üçüncülük ödülü ise 722 puanla Germiyan’ın yöresel lezzetlerinden "Çalkama" yemeğini hazırlayan Arif Er’e verildi. Yerel mutfak kültürünü başarıyla yansıtan bu tabak, jüri tarafından özgünlüğüyle öne çıkarıldı. Festival coşkusunun yoğun şekilde hissedildiği yarışmanın sonunda dereceye giren katılımcılara ödülleri, Çeşme Belediyesi Meclis Üyeleri Arif Çilek, Mehmet Bilgiç ve Salih Kaya tarafından takdim edildi. Renkli görüntülere sahne olan ödül töreni, katılımcıların ve izleyicilerin alkışları eşliğinde gerçekleşti. Alaçatı Ot Festivali, gastronomi mirasını yaşatmayı ve yerel otların mutfaklardaki yerini güçlendirmeyi amaçlayan etkinlikleriyle önümüzdeki günlerde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Kayseri Düğün gecesi şüpheli şekilde ölen uzman çavuşun eşinin yargılanmasına başlandı Kayseri’de düğün gecesi evinde tabancayla başından vurulmuş halde bulunan Uzman Çavuş Ümit Canpolat’ın ölümüyle ilgili şüpheli eşinin yargılanmasına başlandı. Tutuksuz yargılanan kadın hakkında adli kontrol şartı getirildi. Kayseri’de 12 Haziran’da Kayseri’nin Talas İlçesi’nde meydana gelen olayda; düğünden eve dönen damat Ümit Canpolat, gece yarısından sonra evinde tabancayla başından vurulmuş halde bulundu. Ümit Canpolat’ın eşi M.C.’nin Ümit Canpolat’ı öldürdüğü iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Duruşmaya tutuksuz yargılanan M.C. ve avukatı ile olayda hayatını kaybeden Ümit Canpolat’ın annesi Döndü Canpolat, babası Ali Canpolat, ağabeyi, kız kardeşleri ve avukatları katıldı. Olay gününü anlatan sanık eş M.C., düğünün ardından evlerine geldiklerinde teyzesi olan Ümit Canpolat’ın annesinin kendisini aradığını ve düğünde zarf içinde takılan bir takı ile ilgili konuştuğunu bunun Ümit Canpolat ile aralarında gerginliğe neden olduğunu belirtti. Daha sonra Ümit Canpolat’ın kapının arkasında anahtar unuttuğu için eve giremediklerini ve çilingir çağırdıklarını belirten M.C., bu nedenle Ümit Canpolat ile tartıştıklarını ve sesini yükselttiğini söyledi. Çilingirin kapıyı açmasının ardından eve girdiklerini ve kendisinin banyoya girdiğinin belirten M.C., bir süre sonra silah sesi duyduğunu, Ümit Canpolat’ı yerde kanlar içinde gördüğünü, korktuğunu ve ellerinin titrediğini, önce ambulansı ardından da kayınvalidesi olan teyzesini ve kendi amcasını aradığını söyledi. M.C., "Annesi, babası ve ağabeyi geldi. Ağabeyi bana, ‘Silahı kaldır’ dedi. Silahı ben kaldıramadım. Babası silahı eliyle itti, ağabeyi aldı, annesinin getirdiği havlunun üzerine koydu" diyerek olay anında yaşananları anlattı. Ağabey İ. Canpolat’ın yaralı halde bulunan Ümit Canpolat’a tampon yaptığını söyleyen M.C., "Ambulans geldi, Ümit’i götürdüler. Ben çok korktum" dedi. Ümit Canpolat ile 5 yıllık nişanlılık süreçleri olduğunu dile getiren M.C., bu süre boyunca merhum Ümit Canpolat’ın kumar oynadığını ve defalarca büyük borçların altına girdiğini ifade etti. Kumar nedeniyle sık sık kavga ettiklerini de belirten M.C., "Kedi köpek gibi birbirimizi yerdik. Sürekli kumar borcu geliyordu. Güzel konuştuk olmadı, kötü konuştum olmadı" dedi. Ümit Canpolat’ın daha önce de intihara teşebbüs ettiğini öne süren M.C., "Ümit’in ailesini ve beni cezalandırmak için kendini öldürdüğünü düşünüyorum" diye konuştu. Avukatlar tartıştı M.C.’nin avukatı, duruşmanın SEGBİS ile kayıt altına alınması talebinde bulundu. Ailenin ve müvekkilinin Ümit Canpolat’ı kumardan kurtarmak için ellerinden geleni yaptığını ancak kurtaramadığını belirten avukat olayın bu nedenden dolayı yaşandığını öne sürerek, "Benim müvekkilim aylarca televizyonda linç ediliyor" dedi. M.C.’nin avukatının konuştuğu sırasında Ümit Canpolat’ın ailesinin avukatı ile aralarında tartışma çıktı. Müvekkili M.C.’nin 9 kez beyan verdiğini ve tüm beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğunu belirten avukat, olay yerinde olmayan bir kırık sandalye ile hazırlanan senaryoya ait malzeme oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Anne Döndü Canpolat: "Oğlum boşanmak istedi" M.C.’nin kendisinin yeğeni olduğunu ve babası, ağabeyi ve amcasının sürekli cezaevine girip çıktığını belirten anne Döndü Canpolat, "Ben bu aileyi sevmedim. Oğluma da evlenmemesini söyledim. İlk 3 ay mutlulardı, sonra hep kavga, dövüş ve tehditlerle geçti. Onu hep aşağıladı, kumar oynadı diye suçladı. Oğlum sürekli ayrılmak istedi, bu onu tehditle tuttu. Nikahı da tehditle yaptı" diye konuştu. Mahkemede kendisiyle ilgili sunulan ses kayıtlarıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Döndü Canpolat, ses kayıtlarını gelininin attırdığını iddia etti. Ümit Canpolat’ın diğer yakınları da Ümit Canpolat’ın kumar alışkanlığının olmadığını ve M.C.’nin ayrılmak istediğini beyan etti. Savcı tutuklanmasını talep etti M.C.’nin tutuklanmasını talep eden Ümit Canpolat’ın avukatları ayrıca bir televizyon yayınının deşifre edilerek, mahkeme tutanaklarına eklenmesini talep etti. Savcılık makamı da mütalaasında M.C.’nin tutuklu yargılanmasını istedi. Yaklaşık 8 saat süren duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, gelmeyen tanıkların zorla getirilmesi hükmederek, M.C.’nin adli kontrol şartlarının devamına ve tutuksuz yargılanmasına karar verdi.