DÜNYA - 02 Mart 2026 Pazartesi 20:16 | Son Güncelleme : 02 Mart 2026 Pazartesi 20:18

Tahran’da sivil yerleşime düzenlenen saldırının ardından yaşanan yıkım görüntülendi

A
A
A

ABD ve İsrail’in İran’ın başkenti Tahran’daki Nilüfer Meydanı’na düzenlediği ve 20 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından bölgedeki yıkım görüntülendi.

ABD ve İsrail’in İran’ın başkenti Tahran’daki Nilüfer Meydanı’nda sivil yerleşim alanlarına düzenlediği ve 20 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından bölgedeki yıkım görüntülendi. Olayın ardından görüntülenen bölgede, çok katlı konutların çeşitli noktalarında ağır hasar oluştuğu, bazı binaların giriş ve cephe bölümlerinde kısmi çökmeler meydana geldiği görüldü. Patlamanın etkisiyle binaların camlarının tamamen kırıldığı, çevredeki iş yerlerinde ve park halindeki araçlarda da ciddi hasar oluştuğu gözlendi. Ayrıca bazı dairelerin iç kısımlarının dışarıdan görülebilecek şekilde tahrip olduğu ve enkaz ve moloz yığınlarının sokaklara saçıldığı görüldü.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bilim kurgu artık üniversite laboratuvarlarında tartışılıyor Biruni Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Elif Karaman, Mary Shelley’nin 1818’de kaleme aldığı Frankenstein romanında ortaya koyduğu soruların, bugün biyoteknoloji ve protein mühendisliği alanındaki gelişmelerle yeniden gündeme geldiğini belirtti. Biruni Üniversitesinden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Karaman, bir dönem yalnızca bilim kurgu olarak değerlendirilen birçok fikrin artık üniversite laboratuvarlarında somut karşılık bulduğunu ifade etti. Frankenstein’ın yayımlandığı dönemde, bilimin doğanın sınırlarını zorladığında ne gibi sonuçlar doğurabileceğini anlatan çarpıcı bir kurgu olarak öne çıktığını aktaran Karaman, günümüzde ise aynı soruların biyoteknoloji, moleküler tasarım ve rekombinant protein üretimi gibi alanlarda gerçek bilimsel tartışmaların parçası haline geldiğini kaydetti. "Temel amaç, hastalıklarla mücadele etmek" Karaman, modern biyoteknolojinin doğayı yalnızca taklit etmekle kalmadığını, biyolojik sistemleri kontrollü biçimde yeniden tasarlamaya imkan verdiğini vurgulayarak, "Bugün araştırmacılar mikroorganizmaları biyolojik üretim platformlarına dönüştürüyor, insan vücudunun ürettiği proteinleri laboratuvar ortamında sentezleyebiliyor. Buradaki temel amaç, hastalıklarla mücadele etmek, yeni tedaviler geliştirmek ve yaşam kalitesini artırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. Yürüttükleri biyomoleküler tasarım ve rekombinant protein çalışmalarının da bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer aldığını belirten Karaman, protein ekspresyonu ve saflaştırılması üzerine gerçekleştirilen araştırmaların, doğanın kullandığı moleküler sistemlerin laboratuvar ortamında nasıl üretilebildiğini ve işlevlerinin nasıl yeniden düzenlenebildiğini ortaya koyduğunu bildirdi. Bu çalışmaların "canavar üretmek" gibi bir fikirle ilgisi olmadığını ifade eden Karaman, geliştirilen biyomoleküler yaklaşımların enfeksiyon tedavisinden hedefe yönelik biyolojik ilaçlara, çevresel sorunların çözümünden sürdürülebilir üretim teknolojilerine kadar geniş bir alanda kullanım potansiyeli taşıdığını aktardı. "Bilimsel güçle birlikte sorumluluk da büyüyor" Karaman, Frankenstein anlatısının günümüze verdiği en önemli mesajlardan birinin bilimsel sorumluluk olduğunu vurgulayarak, "Frankenstein’ın trajedisi, sonuçları yeterince öngörmeden ilerlemesiydi. Bugün bilim dünyası yalnızca ‘yapabilir miyiz?’ sorusunu değil, aynı zamanda ‘yapmalı mıyız?’ sorusunu da tartışıyor. Günümüz biyoteknolojisi, biyoetik ve biyogüvenlik ilkeleri çerçevesinde ilerliyor. Bilimsel güç arttıkça sorumluluk da artıyor" dedi. "Doğa bilinçli biçimde yeniden tasarlanıyor" Protein mühendisliği sayesinde yalnızca hastalıklı dokuda aktifleşen, belirli biyolojik mekanizmaları hedefleyen veya çevresel problemlerin çözümüne katkı sağlayan "akıllı biyomoleküller" geliştirilebildiğine dikkati çeken Karaman, doğanın artık sadece kopyalanmadığını, bilinçli biçimde yeniden tasarlandığını ifade etti. "Bilim kurgu ile bilimsel gerçeklik arasındaki mesafe giderek kapanıyor" Karaman, Mary Shelley’nin iki yüzyıl önce edebiyat aracılığıyla ortaya koyduğu soruların, bugün üniversite laboratuvarlarında bilimsel ve etik boyutlarıyla yeniden ele alındığını belirterek "Belki de asıl soru, Frankenstein’ın gerçekten bir korku hikayesi olup olmadığı değil; bilimin geleceğine dair erken bir sezgi taşıyıp taşımadığıdır. Bugün ortaya çıkan tablo, bilim kurgu ile bilimsel gerçeklik arasındaki mesafenin giderek kapandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Denizli Denizli’de 23 Nisan coşkusu başladı Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının ve çocuklara armağan edilen en büyük bayramın 106. yıl dönümünü, çocuk koşusuyla başlattı. Yenişehir Koşu Yolu’nda gerçekleştirilen ve binlerce Denizlilinin akın ettiği kutlamalarda, çocukların bayram neşesi şehrin dört bir yanına yayıldı. Denizli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünü, kentin dört bir yanına yayılan kapsamlı bir organizasyonla kutluyor. Program kapsamında düzenlenen "Küçük Adımlar Büyük Heyecanlar" çocuk koşusu, binlerce minik yüreğin ellerinde Türk bayraklarıyla kırmızı-beyaza boyadığı tarihi bir görsel şölene dönüştü. Büyük bir heyecana sahne olan koşunun startı, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve eşi Nilgün Çavuşoğlu tarafından birlikte verildi. Etkinliğe ayrıca Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım, Genel Sekreter Bülent Bozbaş, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, protokol üyeleri ve binlerce Denizlili katıldı. Başkan Çavuşoğlu: "Bu şehir çocuklarımızın gülüşüyle aydınlanacak" Koşu öncesinde konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Bugün burada sadece bir koşunun startını vermiyoruz; Denizli’nin geleceğine, umuduna ve yarınlarına olan inancımızı hep birlikte tazeliyoruz. Evlatlarımızın o masum heyecanı, ellerindeki bayraklarla oluşturdukları bu muazzam tablo, bize neden ‘Mutlu İnsanların Şehri Denizli’ dediğimizi bir kez daha kanıtlıyor. Bizim görevimiz, Ata’mızın emaneti olan bu bayramı çocuklarımıza sadece bir gün değil, her an hissettirebilecekleri huzurlu bir şehir inşa etmektir. Burada başlayan heyecanımız, hafta boyunca kentin farklı noktalarında dalga dalga yayılacak. Çocuklarımızı bilimle, sanatla ve eğlenceyle buluşturmaya devam edeceğiz. Bu koşunun bir kaybedeni yok; her bir evladımız bizim gönlümüzde birincidir. Onların her adımı, daha özgür ve daha modern bir Denizli’ye atılmış bir adımdır" ifadelerine yer verdi. Çocuklar gönüllerin birincisi oldu Parkuru dolduran çocuklar, bayram sevincini doyasıya yaşadı. Bitiş çizgisinde tüm katılımcılara madalyalarının takdim edildiği törende, çocukların heyecanı görülmeye değerdi. Başkan Çavuşoğlu ve eşi Nilgün Çavuşoğlu, çocukların heyecanına, sevincine ve coşkusuna ortak oldu. Koşu sonrasında atölyeleri ziyaret ederek çocuklarla sohbet eden Başkan Çavuşoğlu, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen çocukları ve ailelerini de geri çevirmedi. Ünlü yazar Behiç Ak Denizlililerle buluştu "Atatürk’ü Tanıyoruz" masal atölyesinde minikler, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını ve çocuk sevgisini masalsı bir dille dinleyerek tarihe yolculuk yaptılar. Bu kültürel atmosfer, çocuk edebiyatının önemli isimlerinden ünlü yazar Behiç Ak’ın imza etkinliğiyle taçlandı. Kitaplarını çocuklar için imzalayan Ak, minik okurlarıyla sohbet etti. Boyama atölyelerinden yenilikçi el sanatlarına kadar geniş bir yelpazede sunulan aktiviteler, 23 Nisan ruhunu sanatın ve edebiyatın gücüyle katladı. Ayrıca imza gününde, "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi kapsamında kitapseverlere ücretsiz kitap dağıtımı gerçekleştirilirken, burada kitap okuma etkinliği de düzenlendi. Etkinlik alanında yer alan Denizli Büyükşehir Belediyesi Mobil İkram Aracı da katılımcılara ikramlarda bulundu. 23 Nisan coşkusu hafta boyunca devam edecek Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin bilimden sanata, spordan eğlenceye kadar geniş bir yelpazede hazırladığı etkinlik takvimi, Denizlili çocuklara unutulmaz bir bayram haftası yaşatmaya devam edecek. 20-22 Nisan tarihleri arasında Denizli Bilim Merkezi’nde atölye çalışmaları, aynı günlerde 6 farklı mahalledeki Güneşli Günler Çocuk Gelişim Merkezlerinde düzenlenecek etkinlikler de bayram coşkusunu kentin dört bir yanına taşıyacak. 22 Nisan akşamı 20.30’da ise Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Çocuk Korosu’nun konseri, DBB Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak. 23 Nisan’da düzenlenecek sevilen sanatçı Sefo konseri ise Delikliçınar Meydanı’nda bayram coşkusunu zirveye taşıyacak. Kutlamaların finali uçurtma şenliği ile yapılacak 24 Nisan saat 20.00’de DBB Millet Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek "Çocuk Okuma Şöleni" ile çocuklara kitap sevgisi aşılanırken, 25-26 Nisan tarihlerinde 13.00-21.00 saatleri arasında Çamlık Kent Ormanı’nda düzenlenecek çocuk şenliği, eğlencenin merkezi olacak. Çocuklara unutulmaz bir hafta sonu yaşatacak olan kutlamalar, 26 Nisan saat 14.00’te Pamukkale Güney Kapısı Kavşağı’nda düzenlenecek uçurtma şenliği ile sona erecek.
İstanbul Kalp cerrahisinde yeni standart: Robotik teknoloji Kalp cerrahisinde gelişen teknoloji, açık ameliyatların yerini giderek daha konforlu ve güvenli yöntemlere bırakıyor. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Saygın Türkyılmaz, robotik kalp cerrahisinin daha az kesiyle yapıldığını, hastaların daha kısa sürede iyileşerek günlük hayatlarına hızlıca dönebildiğini belirtti. Kalp cerrahisinde teknolojinin sunduğu imkanlar hem hasta konforunu hem de cerrahi güvenliği önemli ölçüde artırıyor. Son yıllarda giderek yaygınlaşan robotik kalp cerrahisi, klasik açık kalp ameliyatlarına kıyasla daha az invaziv yöntemler sunarak dikkat çekiyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Saygın Türkyılmaz, robotik cerrahinin sağladığı avantajları ve hangi ameliyatlarda kullanıldığını anlattı. Daha az kesi, daha konforlu tedavi Robotik kalp cerrahisinin standart kalp ameliyatlarına göre çok daha az invaziv bir yöntem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Saygın Türkyılmaz, "Bu yöntem sayesinde hastalarımızda iyileşme süresi belirgin şekilde kısalıyor. Hastanede yatış süresi azalıyor, enfeksiyon riski düşüyor ve hastalar gündelik hayatlarına çok daha hızlı dönebiliyor" dedi. Ameliyatların yüzde 80-90’ı robotik yöntemle Robotik cerrahinin günümüzde kalp ameliyatlarının büyük bir kısmında güvenle uygulanabildiğini ifade eden Prof. Dr. Türkyılmaz, "Artık kalp ameliyatlarının yaklaşık yüzde 80-90’ını robotik cerrahi ile gerçekleştirebiliyoruz. Koroner bypass, kalp kapak ameliyatları, kalpteki deliklerin kapatılması ve aort genişlemesi operasyonları bu yöntemle başarıyla yapılabiliyor" diye konuştu. Cerrahi güvenlik ve hassasiyet artıyor Robotik cerrahinin çalışma prensibine de değinen Prof. Dr. Türkyılmaz, "Cerrah robotik kolları üç boyutlu görüntü eşliğinde son derece hassas şekilde kontrol ediyor. Bu sayede ulaşılması zor anatomik bölgelerde daha net görüş sağlanıyor ve cerrahi güvenlik artıyor. Robotik sistemler, cerraha daha konforlu bir çalışma alanı sağlayarak hata riskini azaltıyor" ifadelerini kullandı. Uygun hastalarda ilk tercih robotik cerrahi Robotik cerrahinin her hasta için uygun olmayabileceğini ancak uygun hastalarda öncelikli olarak tercih edildiğini belirten Prof. Dr. Türkyılmaz, "Uygun olan hastalarımızda ilk seçenek olarak robotik cerrahiyi değerlendiriyoruz. Standart cerrahiyi ise ikinci seçenek olarak ele alıyoruz" dedi.