EKONOMİ - 25 Ağustos 2023 Cuma 10:02

İkinci el araçta ’vekalet’ oyunu

A
A
A
İkinci el araçta ’vekalet’ oyunu

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, ikinci el araçta vekalet ile satışa da sınırlandırma getirilmesi gerektiğini belirterek, “Vekalet yöntemiyle yılda 3 değil, 150 araç satabiliyorlar” dedi.

Vatandaşların 6 ay ve 6 bin kilometre şartını bağımsız anladıklarını ve bundan dolayı da cezaların gelmeye başladığını söyleyen Tüketiciler Birliği Başkanı Mahmut Şahin, “Öncelikle yanlış bilinen bir şeyden bahsedeyim, burada 6 bin kilometre ve 6 ay şartı vardı. Orada şöyle bir yanlış anlaşılma oldu; 6 bin kilometre yaparsan ya da 6 ay geçerse diye ikisini bağımsız düşündüler ve 3 günde 6 bin kilometreyi yapıp notere gidip bizim araba 6 bin 1 kilometre denilerek satış yapıldı. Halbuki 6 ay geçmeden satış yapılamaz, 6 ay kesin şart. 6 ay içerisinde 6 bin kilometreyi yapmamışsa 6 ayı geçebilir ama yapmışsa 6 aydan sonra o araba satılabilirdi.

Bu yanlış anlaşıldı ve bununla ilgili birçok insan şu an ceza yemeye başladı. Bakın bundan sonra da ceza yenecek ve biz o cezalar konusunda insanları uyaralım dedik. Bu düzenleme aslında Türkiye’de araba fiyatlarının artışının önüne geçmek için yapıldı. Bu düzenleme ve fikri biz destekliyoruz fakat yetersiz olduğu konularda da önerilerimizi dile getiriyoruz. Burada her vatandaş sınırsız sayıda araba satabiliyordu. Herkes araba tüccarı olunca doğal olarak piyasadaki talep arttığından arz ve fiyat da artıyordu. Bunun önüne geçmek gerekiyordu. Yani herkes kendi işini yapsın, araba alım satımını galericiler yapsın.

İkinci el araçta ’vekalet’ oyunu

Vatandaş kendi arabasını satabilir ama bunun bir sınırı olmalıydı. Bu sınır 3 ile bitirildi ama 3’te çok fazla. Burada yeni tedbirler yeni önlemler alıyorlar o işi yapacak olanlar. Normalde 6 ay ve 6 bin kilometre şartı vatandaşa da var ama 3. arabada var. İlk 2 arabasını satabilir bunlar dolmadan ama 3. de bunu beklemek zorunda diyor. Yani aslında sıfır araçlar için 2’den sonrası yasak fakat eğer 2. el araçsa 3 taneyle sınırlandırıldı” dedi.

Şahin, vekalet yoluyla yıllık 3 olan satış sınırlandırmasının fazlaca aşıldığını ve vekaletle satışa da sınırlandırma getirilmesi gerektiğini söyleyerek, “Bunu nasıl aşacaklar? Bunu yakında duyacağız aynı 65 yaş ve üstünde günde 30-40 defa binenler gibi arabada da vatandaşlar nasıl aşacaklar bunu? Ben bu işi yapan biriyle konuştum mesela. “Başkanım benim sülale geniş. 50-60 tane benim yeğenlerim, teyzem, dayım var. Hepsinin adına 3’er tane satsam ben yılda 150 tane araba satarım” dedi. Bakın aşacaklar. Burada demek ki nasıl bir tedbir daha uygulamak lazım? Vekaletle satışların önüne de geçmek lazım. Bir vekalet alırım ben ve o kişinin adına 2 tane satarım. Vekaleti almak yeterli, o zaman yılda 3 değil 150 taneyle sınırlandırmış oluyoruz. Vekalete de bir sınırlandırma getirmek lazım yoksa bir çözümünü bulurlar ve şu anda dünyada biz araba fiyatlarında zirvedeyiz. Fakat bu düzenlemelerle yavaşlama biraz başladı.

Lütfen bunu daha ciddi hale getirelim ve o cezalarla ki cezaları vatandaş bilmiyor, vatandaşı uyaralım. Yakında 3’ten fazlası için de gerek vekalet alınan kişi gerekse de alan kişi. Vekalet alınan kişi 3 tane araba almış satmış ve diyelim ki bu kişi bir emekli. Emeklilikten başka hiçbir geliri yok. Devlet buna sormayacak mı gel bakalım sen bu arabaları nasıl alıyorsun? 3 ayda 1 milyonluk araba almışsın nasıl aldın? ve sattın bunları diye sorulacak bunlar. Durduk yere o emeklinin de başı ağrıyacak.

Bu vatandaş zaten ceza yiyecek. Dolayısıyla kanunlara uyalım, 3’le sınırlandıralım. Sıfır araçta manipülasyona dahil olmayalım. Çünkü biz fiyatları arttırdığımız zaman vatandaş diyor ki “ben araba satıp kar ediyorum”. Aslında fiyatları arttırıyor ve sadece araba fiyatları değil her şey artıyor. Bedeli de diğer taraftan ödeniyor. Lütfen 3 kuruş kazanacağız derken 5 kuruştan olmayalım. Buna dikkat edelim ve yiyebileceğimiz cezalardan dolayı dikkatli olalım. Başkasının adına araba alıp satımında yada bir vatandaş başkasını kendisi adına araba alıp satmayı teklif ediyorsa bundan kaçınsın çünkü ileride ceza yiyebilir” ifadelerini kullandı.

Eren Kan

 



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir: "İstanbul’daki toplam üye sayımızı 2 milyon 145 bin 14’e ulaştırdık" AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "İstanbul özelinde ; partimizin lokomotif gücü olan İstanbul Teşkilatımız; il teşkilat başkanlığımız öncülüğünde 7 ay gibi kısa bir süre içerisinde AK Parti İstanbul üyelerimize 149 bin 351 yeni arkadaşımızı daha katarak İstanbul’daki toplam üye sayımızı 2 milyon 145 bin 14’e ulaştırmış bulunmaktayız" dedi. AK Parti tarafından 81 ilde yürütülen üye çalışmaları kapsamında İstanbul’da önemli bir artış yaşandı. Yargıtay Başkanlığı tarafından 2 Ocak 2026 tarihinde açıklanan resmi verilere göre, AK Parti’nin Türkiye genelindeki üye sayısı 664 bin 568 artarak 11 milyon 543 bin 301’e ulaştı. Konuya ilişkin değerlendirmeyi AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir yaptı. İstanbul İl Başkanlığında yapılan basın açıklamasına AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir’in yanı sıra AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Nevzat Yüce, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Muhammed Abdulhalim Aksu da katıldı. Ardından basın mensuplarına konuşan Özdemir, üye sayısındaki artışın Türkiye siyasi tarihinde güçlü bir toplumsal karşılığın ve sahaya dayalı siyaset anlayışının, somut bir göstergesi olduğunu belirtti. "İstanbuldaki toplam üye sayımızı 2 milyon 145 bin 14’e ulaştırdık" İstanbul teşkilatının son 7 ayda yürüttüğü çalışmalar neticesinde 149 bin 351 yeni üye kazandığını belirterek, İstanbul’daki toplam üye sayısının 2 milyon 145 bin 14’e yükseldiğini açıklayan Özdemir, "AK Parti, kurulduğu günden bu yana siyaseti milletin gündeminden koparmadan yürütmeyi esas almış; talep ve beklentileri doğrudan sahadan okuyarak, karar süreçlerini bu iradeyle şekillendirmiştir. Atılan her adımda milletle kurulan bu güçlü bağ, AK Parti’yi Türkiye’nin en geniş tabanlı siyasi hareketi haline, getirmiştir. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen iktidar yılları boyunca AK Parti, siyaseti kapalı salonlardan değil; milletin içinde, milletle birlikte ve millet için yürütmüştür. Açıklanan üye artışı, yalnızca sayısal bir büyümeyi değil; bu liderliğe, bu anlayışa ve ortaya konulan istikrarlı vizyona duyulan güveni de, açıkça ortaya koymaktadır. AK Parti, farklı sosyal kesimleri ve hayat tarzlarını ortak hedefler etrafında buluşturan, ’Biz Büyük Bir Aileyiz’ anlayışıyla yoluna devam eden, güçlü bir siyasi harekettir. Bu sürecin oluşmasında ve olgunlaşmasında, ve bu hikayenin gerçekleşmesinde, milletimizle olan güçlü bağımızı daha da güçlendirecek çalışmalar, tabi ki çok etkili olmuştur. Hane ziyaretlerimizden çarşı, pazar ve esnaf ziyaretlerine, AK nokta çalışmalarından yurt ve spor kulüpleri ziyaretlerine, gençlik ve kadın buluşmalarından sektör bazlı iş dünyası buluşmalarına, toplumun her kesimine ve herkese dokunan çalışmalarımızın etkisinin altını, özellikle çizmek isterim" dedi. "AK Parti milletimizin partisidir ve milletimizin partisi olmaya devam edecektir" AK Parti’nin Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlediğini belirten Özdemir, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da, milletin taleplerini merkeze alan bir siyaset anlayışıyla, çalışmalarını sürdüreceğini ifaderek, "Teşkilatlarımızın sahadaki gayreti, üyelerimizin fedakarlığı ve milletimizin desteğiyle büyüyen bu yapı, ülkemizin geleceği için aynı inanç ve azimle çalışmaya, devam edecektir. Yargıtay’ın açıkladığı tablo göstermektedir ki AK Parti milletimizin partisidir ve milletimizin partisi olmaya devam edecektir" diye konuştu. Özdemir ayrıca İstanbul’da elde edilen başarının il teşkilatı öncülüğünde; ilçe ve mahalle başkanları ile sahada emek veren tüm teşkilat mensuplarının gayretiyle gerçekleştiğini ifade ederek, tüm yol arkadaşlarına teşekkür etti.
Çorum Yaşlı kadın engelli oğluna 61 yıldır ‘bebek’ gibi bakıyor: Azmiyle örnek oluyor Çorum’un İskilip ilçesinde yaşayan 82 yaşındaki anne, ilerleyen yaşına ve kronik rahatsızlıklarına rağmen 61 yaşındaki bedensel ve zihinsel engelli oğluna tek başına bakıyor. İskilip ilçesinde yaşamını sürdüren ve 40 yıl önce eşini kaybeden 82 yaşındaki Emine Üstündağ, doğuştan zihinsel ve bedensel engelli olan 61 yaşındaki oğlu Yaşar Üstündağ ile hayata tutunuyor. Kendisinin de yaşlılığına bağlı sağlık sorunları olmasına rağmen, yürüme ve konuşma kabiliyeti bulunmayan engelli oğlunun eli ayağı olan anne Üstündağ, oğluna adeta bir bebek gibi bakıyor. Gece-gündüz demeden oğlunun bakımını üstlenen anne, azmiyle ilçedeki vatandaşlara örnek oluyor. İskilip Belediyesi tarafından yemek ihtiyacı karşılanan anne ve oğluna kaymakamlık tarafından ev temizliği desteği sağlanıyor. İlçede yaşayan Kaan Yel, Mustafa Akıllı ve Enes Arıcı isimli üç çocuk, harçlıklarından biriktirdikleri paralarla aldıkları yiyeceklerle her hafta Yaşar ağabeylerini ziyaret ediyor. Çocuklar, Yaşar Üstündağ’ın sevdiği yiyecekleri aldıklarını ve elleriyle yedirdiklerini söyledi. "Ben oğluma, yavruma severek bakıyorum" Ölene kadar oğluna bakmaya devam edeceğini söyleyen Emine Üstündağ, "Eşim vefat edeli 40 yıl oldu. Yaşar’la birlikte yaşıyoruz, tüm bakımını ben üstleniyorum. Eşimin de rahatsızlığı vardı, ona da 30-40 yıl boyunca baktım. İskilip Belediyesi sağ olsun, yemeklerimizi getiriyor, temizlik konusunda da kaymakamlığımız destek oluyor. Eşimiz, dostumuz, gençlerimiz sık sık geliyor, oğlumun yanına oturuyor, onu seviyorlar. Hep birlikte vakit geçiriyoruz. Ben oğluma, yavruma severek bakıyorum. Allah hepsinden razı olsun, gelen giden oluyor, onlar da ilgileniyorlar. Doğal gazımızı da hayırseverlerin desteğiyle taktırdık. Önceden soba kullanıyordum ama gücüm yetmez oldu. Daha sonra iki kolum da kırıldı. Buna rağmen idare etmeye çalışıyorum. Banyosunu da ben yaptırıyorum, her işini ben yapıyorum. Kolum kırık olduğu için üzerini değiştirirken zorlanıyorum ama yine de yardım ediyor, oğlumu giydiriyorum. Bazen kapının önüne çıkarıyorum, yavaş yavaş dolaştırıyorum. Biraz dışarıda oturduktan sonra tekrar içeri alıyorum. Geceleri üç dört kere uyanıyorum, ’anne, anne’ diye sesleniyor. 82 yaşındaki Emine Üstündağ, Şimdi pazara da gidemiyorum. Değnekle dayanarak ileriye gidiyorum, oradan karşıya gidiyorum daha sonra da eve geliyorum. Herkes geliyor, çocuk, genç, yaşlı, hepsi Yaşar’ı seviyor, onunla oturuyor" dedi.