YEREL HABERLER - 07 Kasım 2012 Çarşamba 12:02

KÜTAHYA İL AFET VE ACİM DURUM MÜDÜRÜ AHMET ALİ ARTUN:

A
A
A
KÜTAHYA İL AFET VE ACİM DURUM MÜDÜRÜ AHMET ALİ ARTUN:

Kütahya İl Afet ve Acil Durum Müdürü Ahmet Ali Artun, ``İlimiz lokal deprem bölgesidir. Dolayısıyla bu riske karşı yapısal olarak tedbirler alınması gerekiyor. Tedbirler alınmadığı takdirde depremin fatura çok ağır oluyor" dedi.
Kütahya İl Genel Meclisi`nde konuşan Artun, Arama Kurtarma ekiplerinin 10 ayda 23 olaya müdahele ettiğini belirterek, "Bilindiği gibi, yaklaşık 1,5 yıl önce Simav ilçemizde bir deprem meydana geldi. Bu depremden etkilenen İlçelerimize Başbakanlık AFAD aracılığıyla Toki`ye 880 konut yaptırılarak 861 adeti mağdur vatandaşlarımıza teslim edildi. İlerleyen günlerde 207 adet daha konut TOKİ tarafından yapılacaktır. Yine köylerde ve beldelerde evleri hasar görüp merkezlere gitmek istemeyen vatandaşlarımız için ise kendi bölgelerinde, özel idare ile ihalesini yaptığımız afet evleri inşaatları devam etmektedir. Yine Zafer Kalkınma Ajansı`ndan aldığımız destek ile harita tabanlı Afet Bilgi Sistemine geçmiş durumdayız. Bu sistem sayesinde afet acil yardım planı uygulamamız daha hızlı yapılabilmektedir. 2012 yılı faaliyetlerimizden biraz bahsedecek olursak Müdürlüğümüz Arama ve Kurtarma Ekibi tarafından 2012 yılı Ekim ayına kadar 23 olaya müdahale edilmiş, bu olaylarda 31 kişi yaralı olarak kurtarılmıştır. 12.913 kişiye Temel Afet Bilinci ve Psiko-Sosyal Destek, Acil Kurtarma ve Yardım Ekipleri Eğitimi konulu eğitimler verilmiştir`` diye konuştu.
Daha sonra İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü`nün ihtiyaçlarına ilişkin talepler görüşülüp 2012 ödenek harcama durumu ve 2013 yılı için gerekli olan bütçe detayları görüşüldü.
Sunumun ardından İl Genel Meclisi Başkanı Seyit Ömer Durmuş, ``Simav İlçemizde meydana gelen depremde gördük ki devlet tüm kurumlarıyla anında oradaydı. Vatandaşlarımız mağdur edilmedi. Ufak tefek eksikliklere rağmen Ülkemizin bu tür felaketlere hazırlıklı olduğunu görmek mutluluk verici. Meclis olarak beraber çalıştığımız Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne her türlü konuda daha önceki yıllarda olduğu gibi destek olacağımızı buradan belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Mis kokulu nergis bilime de ilham kaynağı oluyor İzmir’in Bayındır ilçesinde yetişen nergis, yalnızca eşsiz kokusuyla değil bilim dünyasındaki önemiyle de dikkat çekiyor. Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Meltem Yağmur Wallace, yerli nergis türünün hem tarımsal hem de farmakolojik açıdan büyük bir değere sahip olduğunu vurguladı. Bayındır’da özellikle Turan Mahallesi’nde yetiştirilen nergis türü, bilimsel adıyla Narcissus tazetta, soğanlı ve çok yıllık bir bitki. Yaz aylarını toprak altında uyku halinde geçiren bitki, sonbaharla birlikte filizleniyor ve kış ortasında çiçek açıyor. Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Meltem Yağmur Dr. Wallace, "Doğanın dinlenme döneminde böylesine güçlü bir koku ve estetik çiçek sunması, bu türü hem ekonomik hem de bilimsel açıdan özel kılıyor" ifadelerini kullandı. Bilim dünyasında nergis: Alzheimer tedavisinde kritik madde Bayındır nergisini bilimsel açıdan öne çıkaran en önemli unsur ise içerdiği galantamin adlı alkaloid. Bu madde, Alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılan önemli etken maddelerden biri olarak biliniyor. Dr. Wallace, "Galantamin bitkiden elde edilebiliyor ancak çok sayıda bitkinin kullanılması gerektiği için günümüzde kimyasal sentez yöntemleri tercih ediliyor. Yine de bu tür, farmakoloji açısından stratejik bir öneme sahip." dedi. Yaklaşık 100 metre rakıma sahip bölgede üretim yapan yetiştiriciler, nesillerdir bu çiçeği kesme çiçek sektörüne kazandırıyor. Böylece Bayındır nergisi, hem kültürel miras hem de ekonomik değer taşıyor. Yerelden küresele bilimsel değer Bayındır’da yetişen nergis, yalnızca hoş kokulu bir süs bitkisi değil; aynı zamanda tarım, biyoloji ve farmakoloji alanlarında araştırmalara konu olan değerli bir tür. Uzmanlara göre, doğru koruma ve sürdürülebilir üretim politikalarıyla Bayındır nergisi hem yerel kalkınmaya katkı sunabilir hem de bilimsel çalışmalar açısından Türkiye’nin önemli bitkisel kaynakları arasında yer alabilir.
Eskişehir Yapay Zekâ Akademisi’ne rekor ilgi: 638 başvuru alındı Eskişehir Anadolu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu tarafından yürütülen Yapay Zekâ Akademisi programına 638 kişi başvuruda bulundu. Yapay Zekâ Akademisi’ne yapılan başvuruların yüzde 84,9’unu öğrenciler, yüzde 15,1’ini ise akademisyenler ve öğretim elemanları oluşturdu. En çok başvuru yapan bölümler arasında Yazılım, Uygulama Geliştirme ve Çözümleme, İşletme ile İktisat bölümleri ilk üç sırada yer aldı. Ayrıca katılımcıların yüzde 98,4’ünün programa ayrılan zaman planına uyabildiği, yüzde 95,6’sının ise eğitimler için gerekli İngilizce yeterliliğine sahip olduğu belirlendi. "Gösterilen yoğun ilgi bizleri ayrıca motive etti" Yapay Zekâ Akademisi’ne rekor sayıda gelen başvurulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Anadolu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özer Çelik, "Yapay zekâ artık hayatın her alanında yer alıyor. Bu nedenle öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin bu sürece ilgi göstermesi bizim için son derece değerli. Farklı fakülte ve bölümlerden gelen başvurular, üniversitemizde güçlü bir yapay zekâ farkındalığının oluştuğunu gösteriyor. Amacımız katılımcılara yalnızca bilgi aktarmak değil; yapay zekâyı doğru kullanan, üreten ve sorumluluk bilinciyle hareket eden bireyler yetiştirmek. Bu kapsamda gösterilen yoğun ilgi bizleri ayrıca motive etti" dedi. Katılımcılar sadece teknolojik araçları öğrenmekle sınırlı kalmayacak Yapay Zekâ Akademisi, öğrenciler ile akademisyenleri gerçek problemler üzerinden bir araya getirerek bütüncül bir ürün geliştirme deneyimi sunuyor. Katılımcılar yalnızca teknolojik araçları öğrenmekle kalmayacak; problem tanımlama, çözüm geliştirme, test etme ve sunum aşamalarını kapsayan kapsamlı bir üretim sürecini de deneyimleyecek. Program kapsamında geliştirilen projelerin, uygun bulunması hâlinde ilgili birimler veya kurumlarla pilot uygulamalara dönüştürülmesi teşvik edilerek, gerçek hayatta karşılık bulan çözümler üretilmesi desteklenecek.