GENEL - 23 Eylül 2012 Pazar 15:25

BÜYÜKANNEDEN TORUNUNUN EŞİNE BÖBREK

A
A
A
BÜYÜKANNEDEN TORUNUNUN EŞİNE BÖBREK

Antalya`da, 72 yaşındaki bir büyükanne, bir yıldır diyalize giren torununun eşine böbreğini bağışladı.
Sivas`ın Gemerek ilçesinde yaşayan 29 yaşındaki 3 çocuk annesi Dilek Ertuğrul`a, 8 yıl önceki ilk doğumunun ardından böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. 8 yıldır ilaç tedavisi yapılan Dilek Ertuğrul, rahatsızlığına rağmen ikinci çocuğunu dünyaya getirdi. Ertuğrul, bir yıl önce doğan çocuğu 40 günlükken fenalaşıp hastaneye kaldırıldı. Böbrekleri iflas eden Ertuğrul, yaklaşık 1 yıldır diyalize giriyordu. Diyaliz mahkumu olan anne Ertuğrul diğer taraftan Erciyes Üniversitesi Semiha Kibar Organ Nakli ve Diyaliz Hastanesi`nde kadavradan nakil listesine yazıldı. Aradan geçen süre zarfında kadavra çıkmayınca canlı vericiden nakil olmaya karar verildi. Dilek Ertuğrul`un eşinin büyükannesi 72 yaşındaki Hatice Altıparmak, kendini çok sağlıklı hissettiğini ve böbreğini vermek istediğini söyledi. Aile yaptıkları araştırma sonucunda nakil olmak üzere Medical Park Antalya Hastanesi`ne geldi. Doku örneklerinin alınmasının ardından nakil için bir sakıncanın olmadığı belirlendi. Operasyon Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Bölümü Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş ve Opr. Dr. Sabri Tekin tarafından başarıyla gerçekleştirildi.
Sağlığına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu dile getiren Dilek Ertuğrul, şöyle konuştu: ``Diyaliz süresince çok halsiz oluyor ve çocuklarıma yeteri kadar zaman ayıramıyordum. Bana böbreğini bağışlayan anneannemize sonsuz teşekkür ediyoruz. Allah onu başımızdan eksik etmesin. Hem aileme hem bana hem çocuklarıma büyük bir mutluluk yaşattı.``
9 çocuk annesi büyükanne Hatice Bayraktar da organ naklinin yaşının olmadığını ifade ederek, ``Ben hasta olsam eminim onlarda böbreğini bağışlardı. Bağış yapmak için bir an düşünmedim bile. Onların çocukları ile mutlu bir yuvasının olması benim en büyük mutluluğumdur`` diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da ralli heyecanı başlıyor Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası kapsamında düzenlenen Rally Bodrum’un ikinci ayağı, 30 Nisan-2 Mayıs tarihleri arasında Bodrum ve Milas’ta gerçekleştirilecek. Organizasyon, Karya Otomobil Spor Kulübü (KAROSK) tarafından düzenlenecek. Bodrum Yarımadası’nın en büyük spor organizasyonları arasında yer alan ralli, asfalt zeminli etaplarda koşulacak ve bölgenin doğal güzelliklerini sporla buluşturacak. İlk kez merkezde seyirci etabı düzenlenecek Rally Bodrum’da bu yıl ilk kez ilçe merkezinde seyirci özel etabı gerçekleşecek. Ortakent’te Kerem Aydınlar Ortaokulu ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi arasındaki 2,80 kilometrelik parkurda koşulacak etap, 30 Nisan Perşembe günü saat 18.50’de start alacak. 12 özel etapta kıyasıya mücadele Organizasyon kapsamında 1 Mayıs Cuma günü Milas-Bodrum hattında Karacahisar, Fesleğen ve Mazı bölgelerinde 6 özel etap geçilecek. 2 Mayıs Cumartesi sabahı saat 09.00’da yeniden direksiyon başına geçecek ekipler; Bodrum’daki Çamlık, Alazeytin ve Etrim etaplarında 6 özel etap daha tamamlayacak. Yarış, saat 15.45’ten itibaren Titanic Luxury Collection Bodrum’da düzenlenecek finiş seremonisi ve ödül töreni ile sona erecek. Çevreye duyarlı ralli KAROSK, organizasyonda çevre bilincine yönelik çalışmalar da yürütüyor. Fosil yakıtlı araçların oluşturduğu karbon ayak izi, uluslararası standartlara uygun şekilde raporlanacak. Elde edilen verilere göre, aynı miktarda karbon emisyonunu dengelemek amacıyla Bodrum’da çevre projelerine destek sağlanacak. Ayrıca mikroplastik içermeyen, bitki bazlı ve doğada çözülebilen çöp torbaları kullanılarak seyirci alanlarında temizlik çalışmaları yapılacak. Görevlilere tohumlu kurşun kalem dağıtımı gerçekleştirilirken, çevre farkındalığını artırmaya yönelik uygulamalar hayata geçirilecek. Güvenlik ve bilgilendirme toplantısı yapıldı Yarışlar öncesinde Duja Bodrum Hotel’de düzenlenen toplantıda, güvenlik ve organizasyon detayları ele alındı. Toplantıya Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, İlçe Spor Müdürü Oktay Dumruk ile KAROSK yetkilileri katıldı. Toplantıda etaplar, güvenlik önlemleri ve yarış programına ilişkin bilgilendirmeler yapıldı.
Konya Uzmanlardan çocukların duygu değişimlerini göz ardı etmeyin uyarısı Okullarda şiddet ve zorbalığın yalnızca fiziksel boyutla sınırlı kalmadığını belirten uzmanlar, çocukların şiddet temalı yazı, çizim, sosyal medya paylaşımları, silah veya saldırı araçlarına yoğun ilgi duymaları, arkadaş çevrelerinden kopmaları gibi davranışlarına dikkat edilerek tedbir alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle şiddet içerikli oyunlar ve dijital içeriklere kolay erişimin çocuklar üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ifade eden uzmanlar, bu noktada ilk sorumluluğun ailelere düştüğünü, öğretmen gözlemlerinin de mutlaka dikkate alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Psikolog Meryem İlhan, "Benim çocuğum öyle biri değil" yaklaşımının doğru olmadığını anlatarak, "Şiddet aslında zorbalıkla birlikte okullarda görmeye başladığımız bir kavram olmaya başladı. Yalnızca fiziksel olarak görmüyoruz şiddeti, psikolojik şiddet zorbalıkla birlikte özellikle çocukların okul ortamında hayatına dahil oldu ve bu normalleşti. Sürekli şiddet içeriklerine maruz kalmak çocuklar için bunun normalleşmesi demek oluyor. Şiddet içerikli oyunlar, bu tarz içeriklere yoğun erişim çocuklarda aslında kısıtlanması gereken bir durum. Bunu önce ebeveynlerden bekliyoruz; ailede gözlemleyerek sonrasında öğretmen gözlemini de dikkate almalarını rica ediyoruz. Çünkü her çocuk bakıldığı zaman okulda ve evde farklı karakterler ortaya koyuyor. Bu noktada öğretmenlerin gözlemini ‘Benim çocuğum öyle biri değil ki’ şeklinde görmezden gelmek hiç doğru değil. Okuldaki davranışlarına da tedbir almak önem arz ediyor" dedi. "En sağlıklı nokta çocuğumuzu karşımıza alıp onu anladığımızı ona hissettirmektir" Çocuklardaki davranış değişikliğinin dikkate alınması gerektiğinin altını çizen İlhan, "Çocukların şiddet temalı yazı, çizim ya da sosyal medya paylaşımları, silah ya da saldırı araçlarına yoğun ilgi duymaları, arkadaş çevrelerinden kopmaları, ani duygu değişimleri, öfke patlamaları, intikam, ölüm, zarar vermeye yönelik söylemleri kesinlikle dikkate alınmalı ve tedbir alınmalıdır. Ebeveyn olarak yapabileceğimiz en sağlıklı nokta çocuğumuzu karşımıza alıp onu anladığımızı ona hissettirmektir. Çocuklar anlaşılmak ister aslında birçok şeyi de bunun için yaparlar. Birçok davranışın temelinde bu yatar. Ebeveyn olarak onu anladığımızı, aslında onu güvende hissettirebiliriz, sonrasında bu davranışlar devam ederse ya da bu davranışların temeli ebeveyni endişelendirirse kesinlikle bir psikolojik destek almak sağlıklı olacaktır. Şiddet içerikli şeyleri öğreniyorlar. Bu oyunlarla birlikte bu planları, nasıl yapabileceklerini keşfediyorlar. Normalleşiyor bu durum. Kesinlikle bunun normalleşmesinin önüne geçmek gerekiyor" şeklinde konuştu. "Çocuğumuzun yaptığı şeyleri meşrulaştırmak, bu davranışının pekişmesine neden olur" Psikolog İlhan, "Aileler çocuklarına hiçbir olumsuzluğu yakıştıramıyorlar. Bunu çok iyi anlayabiliyoruz. Ancak çocuklarımızın bir problemi varsa buna önce bir farkındalık geliştirmek, sonrasında da çözüm aramak en sağlıklı olanı. ‘Benim çocuğum yapmaz’ mantığıyla çocuğumuzun yaptığı şeyleri meşrulaştırmak çocuğun bu davranışının pekişmesine neden olur" diye konuştu.