SAĞLIK - 24 Haziran 2017 Cumartesi 11:03

Çocukları bayramda şekerden uzak tutun

A
A
A
Çocukları bayramda şekerden uzak tutun

Ramazan ayında tutulan orucun aslında vücut için bir detoks görevi gördüğünü ve arınmayı sağladığını belirten Diyetisyen Bengü Ünal, Ramazan sonrası beslenmede dikkat edilmesi gereken konuları anlatırken, çocukların da çok fazla şeker tüketmesinin önünde geçilmesi gerektiğini söyledi.

Ramazan ayında tutulan orucun aslında vücut için bir detoks görevi gördüğünü ve arınmayı sağladığını belirten Diyetisyen Bengü Ünal, Ramazan sonrası beslenmede dikkat edilmesi gereken konuları anlatırken, çocukların da çok fazla şeker tüketmesinin önünde geçilmesi gerektiğini söyledi.


Diyetisyen Bengü Ünal, Ramazan Bayramında vatandaşları tatlı ve beslenme konusunda uyardı. Halk dilinde Şeker Bayramı olarak da bilinen Ramazan Bayramıyla birlikte tatlıların ve dolu dolu kahvaltıların başlayacağını ifade eden Ünal, bu dönemde yapılması gerekenlerden bahsetti. Ünal, “Ramazan’da tutulan orucu detoks dönemine benzeten Ünal, “Ramazan’da arındık ve artık normal beslenme dönemine geçiyoruz. Bayram zamanında kalabalık ailelerde, ikramlar, poğaçalar ve börekler oldukça fazla oluyor. Poğaçalar ve börekler bizim için glisemik indeksi ve aynı zamanda doymuş yağ oranları yönünden yüksek olduğu için bu nedenle bunları almak yerine yine aynı şekilde ekmeğimiz, peynirimiz, zeytinimiz yani hafif kahvaltı şeklinde götürürsek daha sağlıklı bir süreçte ilerleriz. Zayıflamak kesinlikle bizim önceliğimiz kilo problemi olanlar için ama sağlığı da her zaman düşünmemiz gerekiyor. Biranda bu besinleri vücudumuza alırsak bu sefer Ramazan sürecinden sonra atlattığımız en önemli süreçlerden birisi hazımsızlık ve mide rahatsızlıkları. Bunu önlemek açısından aşırı yağlı besinlerden, aynı zamanda çok fazla tatlı ve şeker tüketiminden de kaçınmamız gerekiyor. Tabii ikramlar olacak ısrar edecekler, bunlara karşı koymak ok zor olacak ama karşımızdakini kırmadan kendinize şu şekilde ödül verebilirsiniz. 3 günlük bayramı sadece bir gün şeklinde alabilirsiniz. Bu aldığımız tatlılar örneğin bir dilim ekmek, bir tatlı kaşığı yağ ve bir porsiyon meyve yerine geçer. Yani günlük alabileceğiniz bunların yerine kendinize bu konuda bir hak tanıyarak bir küçük dilim baklava yada şerbetli tatlılardan ekmek kadayıfı, Kemalpaşa gibi tatlılardan yiyebilirsiniz yada daha çok sütlü tatlılardan tercih edebilirsiniz. Hem mideniz açısından hem de hazımsızlığa karşı daha iyi olur” dedi.



“Kahvaltıdan kavurmayı kaldıralım”


Kahvaltıda bazı ailelerin kavurmayı tercih ettiğini ve bunun yanlış olduğunu kaydeden Ünal, “Bazı aileler kahvaltıda kavurma tarzı yiyecekleri bulundurabiliyor. Bence o kavurma öğlen yemeğine alınabilir veya akşama alınabilir çok yemek istiyorsak eğer” şeklinde konuştu.



“Çocukların şeker ihtiyacı meyvelerle giderilmeli”


Ramazan Bayramının halk arasında diğer bir isminin de şeker bayramı olduğunu hatırlatan Ünal, “Çocuklarımızı bayram şekeri tadında tutamıyoruz. Şekere dayanamıyorlar ve almak istiyorlar. Bunun önüne alabilmek için çocuklarımız bayram şekerlerinden tabii ki de alacak ama şunu söylemeden geçmeyelim lütfen; bayram şekerlerini yiyorlar ama bu sefer bu şekerler çocukların açlık kan şekerlerini artırıyor. Açlık kan şekerini artırdığı için bu sefer daha çok farklı konularda sıkıntıya yaşanabilir, obeziteye yol açar. Çocuklarımızın ileride sağlık problemleri ile karşılaşmasını istemiyorsak bu tarz şeylerden almamamız gerekiyor. Bunun yerine şeker yerine meyve gruplarından vererek o tatlı ihtiyacını onda oluşturmadan, ‘Oğlum’ ya da ‘Kızım’ ‘işte ‘bir parça alabilirsin, iki parça alabilirsin’ tarzında hem onun isteğini arzusunu biraz bastırmış oluruz hem de yeteri kadar almış olur” dedi.


Ramazan’dan sonraki en büyük problemin sıvı ihtiyacı olduğunu kaydeden Ünal, Ramazan sürecini atlattıktan sonra bayrama gelindiğinde vücuttaki toksinleri atılabilmesi için sıvı alımının artırılması gerektiğini, mineral takviyesini de soda içerek gerçekleştirilebileceğini söyledi.



“Bir dilim ekmek 4 adet sarmaya eş”


Ramazan sonrası beslenmede porsiyon kontrolü ile dengeli beslenebileceğini kaydeden Ünal şu bilgileri verdi:


“Sofralarda poğaçalar, sarmalar, börekler oluyor. Dolu dolu zengin sofralar hazırlanıyor bayram nedeniyle. Bu dönemde de örneğin soframıza sarma varsa, sarmanın 4 adedi bir dilim ekmek yerine geçer bunun aklımızda bulunması lazım. Sarmanız varsa porsiyon kontrolüne giderek bu şekilde yapabilirsiniz. Örneğin yemekte iki dilim ekmek varsa ve sofrada aynı zamanda sarma varsa bir dilim ekmek 4 tane sarma şeklinde tüketilebilir. Bu şekilde hem dengeli bir biçimde beslenmiş olursunuz hem de sağlıklı bir süreçte ilerlemiş olursunuz. Bayramda her şeyi yiyip pişman olmaktansa daha az ve daha kontrollü giderek mutlu olabiliriz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Avrupa Komisyonu Uyum ve Reformlardan Sorumlu Komiseri Ferreira Türkiye’de ziyaretlerde bulundu Avrupa Komisyonu Uyum ve Reformlardan Sorumlu Komiseri Elisa Ferreira, Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile görüşmeler gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Avrupa Komisyonu Uyum ve Reformlardan Sorumlu Komiseri Elisa Ferreira, 25-26 Nisan tarihlerinde Gaziantep ve Ankara’da temaslarda bulundu. Ferreira, ziyareti çerçevesinde Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde AB tarafından deprem bölgesindeki illerde kullanılmak üzere AB Dayanışma Fonu’ndan Türkiye’ye sağlanan 400 milyon avroluk fon ve ilerleyen süreçte yapılacak çalışmalar ele alındı. Ayrıca Komiser Ferreira ile Bakan Yerlikaya’nın görüşmede Türkiye-AB ilişkileri çerçevesinde sınır ve göç konularına da değindiği öğrenildi. Ferreira, Gaziantep’te ise Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay ile birlikte Gaziantep Valisi Kemal Çeper ve Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile görüştü. Ferreira, AFAD ve Sağlık Bakanlığı temsilcileri eşliğinde Nurdağı Konteyner Kenti ve prefabrik hastanelerini de ziyaret etti. AB Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığının ilgili birimleri koordinasyonunda yürütülen AB Dayanışma Fonu çerçevesinde Türkiye’ye sağlanan fon, deprem bölgesindeki illerde konteyner kent inşası, su altyapısının inşası ve iyileştirilmesi, hastane ve okul inşası ve kültürel mirasın korunması alanlarındaki projeler için kullanılacak.
Gaziantep Türkiye’nin Uzay Vizyonu GİBTÜ’de konuşuldu Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde (GİBTÜ) "Dijital Dünyada Türkiye’nin Uzay Vizyonu" konulu panel gerçekleştirildi. GİBTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu, programın açılışında panelin konusunun üniversitenin misyonuyla örtüştüğünü söyledi. Dijital Dünyada Türkiye’nin Uzay Vizyonu GİBTÜ’de masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü Uluslararası Kalkınma Toplum ve Düşünce Derneği (KATODER) Başkanı Sabiha Doğan’ın yaptığı panelde Prof. Dr. Fuat İnce (Bilişim Enstitüsü Kurucusu) “Yeni Uzay, Yeni Teknolojik Gelişmeler ve Fırsatlar”, Prof. Dr. Mehmet Emin Özel (Eski NASA Çalışanı) “Uzay ve Bilim”, Doç. Dr. Cüneyt Dirican (Astraekonomist-Dünya Gazetesi Yazarı) “Uzayda Ticari ve Ekonomik Fırsatlar, Tehditler ve Türkiye” Mali Müşavir İsmail Tekbaş (Araştırmacı-Yazar) “Uzay Keşifleri Doğrultusunda Yeni Bir Muhasebe Uzmanlığı Önerisi: Uzay Muhasebesi” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler. GİBTÜ öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği ve Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Uluslararası Kalkınma Toplum ve Düşünce Derneği (KATODER) iş birliğinde düzenlenen "Dijital Dünyada Türkiye’nin Uzay Vizyonu" konulu panel Rektörlük Konferans Salonu’nda yapıldı. “Dijital çağda bilgi çok hızlı gelişiyor” Panelin açılış konuşmasını yapan GİBTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu, panelin konusunun üniversitenin misyonuyla örtüştüğünü ifade etti. Uzayın herkesin ilgisini çektiğini ifade eden Tarakçıoğlu, "Uzayla ilgili çalışmalar soğuk savaş yıllarına uzanmaktadır. Bu yıllarda bir taraftan ABD bir taraftan Sovyetler Birliği’nde uzaya gitme çalışmaları başlamış, ülkemizde ise 1985’te bünyesinde uzay araştırmaları merkezi kurulmuştur. Teknoloji çok hızlı ilerlemektedir. Treni bir kere kaçırınca bir daha yakalama şansınız olmuyor. Dijital çağda bilgi çok hızlı gelişiyor ve bu bilgiyi yakalamak hem çok kolay hem de çok zor. Eğer yakalayabilirseniz kopma şansınız olmaz ama treni kaçırırsanız bir daha yakalama şansınız olmayacaktır" dedi. Tarakçıoğlu, sağlıkla ilgili birçok aletin temelinde uzay araştırmalarının yer aldığına dikkati çekerek, "Mesela MR cihazı, bir görüntüleme cihazıdır; uzay araştırmalarının bir parçası olarak ortaya çıkmıştır" ifadelerini kullandı. “Öğrenciler için özel organizasyon” Panelin moderatörlüğünü yapan KATODER Başkanı Sabiha Doğan ise dünyada sivil toplum kuruluşlarının "Beşinci Güç" kabul edildiğini belirtti. Türkiye’de STK ve üye sayısını artırmak için çabaladıklarını dile getiren Doğan, bu organizasyonu da öğrencilere ulaşmak için düzenlediklerini kaydetti. “Uzay para getiren bir alan” Açılış konuşmalarından sonra panelistler söz aldı. Panelist ve Bilişim Enstitüsü Kurucusu Prof. Dr. Fuat İnce, “Yeni Uzay, Yeni Teknolojik Gelişmeler ve Fırsatlar” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. İnce, “Uzay bir prestij alanı değil sadece. Uzay bir bilim alanı da değil sadece. Uzay aynı zamanda bir teknoloji, bir ekonomi, bir ticaret, para getiren bir alan. Uzayın belirli kullanım alanları var. Uzay hukuku diye bir hukuk alanı var” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Mehmet Emin Özel, “Uzay ve Bilim” başlıklı sunumu yaptı. Özel, astroit madenciliğinin henüz çok ilerlemediğini bu alanın önümüzdeki yılarda çok büyük bir gelişme göstereceğinin altını çizdi. Dünya Gazetesi Yazarı ve astroekonomist Doç. Dr. Cüneyt Dirican da, “Uzayda Ticari ve Ekonomik Fırsatlar, Tehditler ve Türkiye” başlıklı sunumunu yaptı. Dirican, robotların artık günümüzün gerçekleri olduğunu ve uzay savaşlarının çoktan başladığını vurguladı. Dirican, Türkiye’nin uzay kuvvetlerini kurması gerektiğini de savundu. “Uzaya kim hâkim olursa vergiyi o alacak” Araştırmacı-Yazar ve Mali Müşavir İsmail Tekbaş ise “Uzay Keşifleri Doğrultusunda Yeni Bir Muhasebe Uzmanlığı Önerisi: Uzay Muhasebesi” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Tekbaş, geleceğin meslekleri arasında en önemli olanlarından bir tanesinin robot tamirciliği olacağını savundu. Tekbaş, “ Matrix filmi gerçek oluyor. Geleceğin meslekleri arasında en önemli olanlarından bir tanesi robot tamirciliği. 2030 yılında 50 milyar cihazın birbirine bağlanılacağı düşünülüyor. Gelecekte bazı insanların metaversede yaşamayı önceleyerek zamanının büyük bir bölümünü bu sanal dünyada geçireceği öngörülmektedir. Uzay insanlık için hep bir merak konusu olmuştur. İnsanlık var olduğu süreden beri uzay merak konusu olmuştur. Uzayda vergi olacak mı? Uzaya kim hâkim olursa vergiyi o alacak. Uzay yeni bir vergi cenneti olabilir” diye konuştu. Panele Büyükşehir Belediye Başkanvekili Feray Yılmaz, GİBTÜ Genel Sekreteri Mehmet Emin Arslan, davetliler ve öğrenciler katıldı.
Samsun Başkan Kul: “Eğitime büyük önem veriyoruz” Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, annesi Mukaddes Kul adına yaptırdığı Terme Mukaddes Kul Özel Eğitim Uygulama Okulu Müdürü Abdulkadir Öztürk ve özel öğrencilerini ağırladı. Buluşmada duygu dolu anlar yaşayan Başkan Kul, “Eğitime büyük önem veriyoruz. Çocukların gelişmelerine destek vererek, ülkenin geleceğine de destek vermiş oluyoruz” dedi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, hayırlı olsun ve tebrik ziyaretleri kapsamında son olarak rahmetli annesi Mukaddes Kul adına ilçenin Evci Mahallesi sınırları içerisinde hayırsever olarak yaptırdığı Terme Mukaddes Kul Özel Eğitim Uygulama Okulu Müdürü Abdulkadir Öztürk ve özel öğrencilerini ağırladı. Karayolu kenarındaki 13 bin 100 metrekare arsanın 600 metrekarelik kısmına kurulan okul, 8 derslik kapasiteli olarak hizmete alındı. Okul ile ilgili 2017 yılı başlarında Samsun Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Başkan Şenol Kul arasında protokol düzenlenmişti. Başkan Kul, Kozluk Belediye Başkanlığı döneminde, bağışladığı 50 dönüm arsa ile Kozluk Mahallesi’ne de modern bir fen lisesi kazandırmıştı. Çocukların geleceğin teminatı olduklarını rahat etmesini sağlayacak her türlü ayrıntıyı düşündüklerini söyleyen Belediye Başkanı Şenol Kul, “Ülkemizin geleceği olan gençlerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için eğitime büyük önem veriyoruz. Onların daha modern şartlar altında eğitim alması için elimizden gelen her türlü desteği verdik, vereceğiz. Hayata geçireceğimiz projelerimizde de çocuklarımız ve gençlerimiz her zaman ön planda olacak. Çocuklarımızın yüzünün güldüğünü görmek her şeye bedel” diye konuştu. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul’un eşi Nuran Kul, Terme Mukaddes Kul Özel Eğitim Uygulama Okulunu ziyaret ederek, çocukların bedensel gelişimlerinde kullanabilecekleri koşu bandı hediye etti. Nuran Kul, “Eşim Şenol Kul ile birlikte her zaman eğitimin ve özel çocuklarımızın destekçisi olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.