YEREL HABERLER - 30 Ocak 2013 Çarşamba 09:34

ÖZBEОEN`İ KOLEJ ARKADAŞI ANLATTI

A
A
A
ÖZBEОEN`İ KOLEJ ARKADAŞI ANLATTI

Taverna müziğinin öncüsü Ferdi Özbeğen, yoğun bakıma alındığı SSK Okmeydanı Hastanesi`nde vefat etti. Bir süredir kanser tedavisi gören sanatçı Ferdi Özbeğen, solunum yetmezliği şikayetiyle yoğun bakıma alınmıştı.
İzmir`de 1941 yılında doğan Ferdi Özbeğen, İzmir Özel Türk Koleji`nden mezun oldu. Kolej yıllarında birlikte okudukları yakın dostu Ziya Selamioğlu, çok üzgün olduğunu belirterek "Ferdi Özbeğen ile çok eski arkadaşlığımız vardı" dedi. Selamioğlu, Özbeğen`le ilgili hatıralarını şöyle anlattı: ``İzmir Türk Koleji`nde güzel günlerimiz geçti. Özellikle Türk Koleji Mezunları Derneği kuruluşunda ve ilerlemesinde payını unutamam. Dernekteki seçimlerde onunla çok çekişmelerimiz oldu. Ama yine hep beraber olduk ve mutlu sonlara eriştik. Ayrıca Ferdi Özbeğen`le Türk Koleji`nde ilk defa kurulan bando takımında beraber yer aldık. Ferdi bas çalardı, ben de zil çalıyordum. Ferdi ve benim yakın arkadaşım Haluk İrtegin de tenor çalardı. Biz bando da üçümüz aynı sıradaydık. Ferdi güzel piyano çalardı. Bunu pek bilmezler ama, İzmir`de çok ses getiren bir orkestra kurmuşlardı. Ferdi centilmenliği, efendiliği ve hiçbir zaman bırakmadığı şakacı espritüel, aynı zamanda girişken bir kardeşimizdi. İstanbul`a gidip sahnelere çıkmaya başladığında, kendisini ziyaret ederdik ve bizi her zaman ağırlardı. Bir gün İstanbul`da program yaparken, sahnenin ortasında kalabalık içerisinde Ziya diye kollarını açıp bana sarılmasını hayatım boyunca unutamam."
Türk Koleji mezunları olarak üzgün olduklarını anlatan Selamioğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Değerli bir kardeşimizdi. Allah gani gani rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Mutlaka Ferdi`yi anacak bir faaliyet yapacağız.``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Sendikadan Başkan Güler’e destek Memur-Sen bünyesindeki Belediye ve Özel İdare Birliği Sendikası (BEM BİR-SEN) Ordu Yönetim Kurulu, Melet Irmağı havzasında inşa edilecek olan Diyanet Akademisi’nin yapımına tam destek verdi. Memur Sen İl Başkanı ve Bem Bir-Sen Ordu Şube Başkanı Rahmi Çakar ve Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Altınordu ilçesinde, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in vizyoner Belediyecilik anlayışıyla ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nca Melet ırmağı kenarında inşa edilmesi planlanan Diyanet Akademisi’nin Ordu’nun sosyal ve akademik hayatına yeni bir soluk getireceği kaydedildi. Proje kapsamında inşa edilecek akademinin sadece bir eğitim merkezi değil, içerisinde yurt binaları, idari birimler ve lojmanların bulunduğu yaşam alanı olarak tasarlanan bir konsept olacağı belirtilen açıklamada, "Modern bir Diyanet Akademisi kimliğiyle hizmet verecek olan tesiste kapsamlı konferans ve seminer salonları, modern derslikler ve bilgisayar sınıfı, zengin içerikli kütüphane, yurt binası, fuaye alanları ve yemekhane ile tam bir kompleks olacaktır" denildi. Çevre dostu dönüşüm: 25 bin metrekare yeşil alan Eski hali çöplük olan bu alanın rehabilitasyonu ile doğanın yeniden canlandığına dikkat çekilen açıklamada, "Proje sahasının 25 bin metrekaresi yeşil alana ayrılmış ve bu alana halihazırda 2 bin 144 adet ağaç ve ağaççık dikilmiştir. Bu dönüşüm, bölgenin peyzaj ve mimari tasarımıyla şehrimizin parmakla gösterilen noktalarından biri olmasını sağlayacaktır" ifadelerine yer verildi. Bem-Bir-Sen Yönetim Kurulu, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e proje ve çalışma için teşekkür ederek, şu görüşlere yer verdi: "Şehrimizin değerine değer katan, geçmişin sorunlu alanlarını geleceğin ilim yuvalarına dönüştüren bu projeye sağladığı büyük katkılardan dolayı Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Mehmet Hilmi Güler’e ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkürlerimizi sunarız. Bu tesis, mimarisi ve sunduğu imkânlarla Ordu’nun ilim ve irfan yolculuğunda önemli bir merkez olacaktır."
Muş Hasköy’de 40 yıllık çay evi: Kağıt oyunu yok, satranç var Muş’un Hasköy ilçesinde yaklaşık 40 yıldır hizmet veren tarihi çay evi, kağıt oyunu yerine satranç ve dama oynanan huzurlu ortamıyla dikkat çekiyor. İlçe halkının yanı sıra çevre illerden gelen ziyaretçilerin de ilgi gösterdiği çay evi, hem kültürü hem de nostaljik atmosferiyle geçmişi günümüze taşıyor. Hasköy’ün en eski çay evlerinden biri olan mekânda, kış aylarında odun ateşinde demlenen çay misafirlere ikram ediliyor. Odun ateşinden çıkan köz, çayın tadına ayrı bir aroma katarken, tarçın kokusu ve yıllardır kullanılan masa, sandalye ve demlikler ziyaretçilere nostaljik anlar yaşatıyor. Çay evinde sigara içilmesine izin verilmezken, kağıt oyunları yerine satranç ve dama tercih ediliyor. Özellikle gençlerin satranç ve dama oynayarak vakit geçirdiği çay evi, sakin ve huzurlu yapısıyla öne çıkıyor. Kötü alışkanlıklardan uzak bir ortam sunan mekân, ilçede adeta bir kültür merkezi görevi görüyor. Çay evinin dikkat çeken özelliklerinden biri de servis şekli oluyor. Çay evi sahibi Gudbettin Usta, yılların verdiği tecrübeyle yaklaşık 8 bardağı aynı anda eline alarak masalara servis yapıyor. Bu görüntü, çay evinin kendine özgü kültürünü gözler önüne seriyor. 54 yaşındaki çay evi sahibi Mühebettin Akdemir, mekânın Hasköy’ün kültürünü yaşatmak amacıyla korunduğunu belirterek, "Yaklaşık 40 yıldır bu işi yapıyorum. Çay başta olmak üzere nane limon, kahve gibi içeceklerimiz de var. Hasköy halkının maddi durumu çok iyi değil, aramızda fakir ve gariban insanlar var. Onlara hizmet etmek bizim için bir onur. Çayımız 5 TL, bir yıl da geçse iki yıl da geçse 5 TL olacak. Bizim kahvemizde satranç ve dama oynanır. Sigara ise kesinlikle yasak. Sağlık her şeyden önemlidir" dedi. Çay evinin müdavimlerinden Cevdet Akdemir ise "Bizim kahve kültürümüz çok güzeldir. Türkiye’de kapalı alanlarda sigara yasağı geldiğinde bunu ilk uygulayan yerlerden biri Hasköy oldu. Burada düğünde birlikte oynarız, taziyede birlikte ağlarız. İstanbul’dan geldim, en çok özlediğim şey bu ortam ve közde demlenen çaydı. Burada gençler sigaradan, alkolden uzak bir şekilde satranç ve dama oynayarak vakit geçiriyor. Allah bu huzurumuzu bozmasın" diye konuştu.