POLİTİKA
31 Ekim 2024 Perşembe - 19:42 Bakan Kurum: "Milletimizin her ferdinin, hak ettiği huzurlu yaşama erişmesi için alın teri dökmekten vazgeçmeyeceğiz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Böyle bir millete ne yapsak az gelir. Milletimizin her ferdinin, hak ettiği huzurlu yaşama erişmesi için alın teri dökmekten vazgeçmeyeceğiz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgenin yeniden inşa ve ihyası için çalışmalarını sürdürürken, deprem bölgesindeki köylerde ve şehirlerde 1900’den fazla şantiyede, 160 binden fazla personel, afet konutlarının inşası için çalışıyor. Deprem bölgesindeki 11 ilde 26 Ekim itibarıyla teslim edilen konut ve iş yeri sayısı 130 bin 565’e yükselirken, 2024 yılı sonunda teslim edilen konut ve iş yeri sayısını 201 binin üzerine çıkarmayı hedefliyor. Depremde etkilenen ve ağır yıkımların yaşandığı Osmaniye’de bugüne kadar 5 bin 410 konut ve iş yerinin inşası tamamlanarak hak sahibi vatandaşlara teslim edildi. Bu sayının yıl sonunda 5 bin 632’ye yükselmesi öngörülürken, Osmaniye’de 2025 yılı sonunda toplam da 11 bin 850 konut ve iş yeri teslim edilecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "’Devlet daha ne yapsın ki?’ diyor Osmaniye’de yuvasına kavuşan ağabeyimiz. Böyle bir millete ne yapsak az gelir. Milletimizin her ferdinin, hak ettiği huzurlu yaşama erişmesi için alın teri dökmekten vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. “Siyaset yapmayacaksın, vatandaşın yarasına merhem olacaksın” Osmaniye’de kalıcı konutlarına yerleşen depremzede aileler, yeni evlerine kavuşmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Hak sahibi Mevlüt Özer, 6 Şubat depremlerinde TOKİ’nin bölgede yaptığı konutların hiçbirinde hafif hasar oluşmadığını belirtti. Konutların sağlamlığının kanıtladığını vurgulayan Özer, “Devletimizin yaptığı her şeye güveniyoruz. Ona inanarak geldik, başımızı buraya soktuk. Geçen hafta deprem olmuş, biz sosyal medyadan öğrendik, hiç hissetmedik” dedi. Yeni konutlarla beraber otopark sorununun da ortadan kalktığını kaydeden Özer, “Aynı zamanda çocuklarımızın, torunlarımızın oynayabileceği parkımız, basketbol sahalarımız da var. Devletimiz her tarafa yetişti. Dışarıdan ’devlet ne yapıyor ki?’ diyenler gelip buraları görsünler. Her tarafta binalar yükseldi, herkes evlerinde oturuyor. Devlet daha ne yapsın? Siyaset yapıyorlar. Siyaset yapmayacaksın, vatandaşın yarasına merhem olacaksın” diye konuştu. Yeni evine yerleşen Gönül Görgel ise kuranın kendisine çıktığında ailecek ‘sonunda güvenilir bir evimiz oldu’ diye sevindiklerini belirtti. Malatya’da yaşanan 5,9’luk depremi hiç hissetmediklerine dikkat çeken Görgel, “Devlet her zaman yanımızda. Bunu hissettik, gördük ve yaşadık. Hala çalışıyorlar, en ufak eksikte hemen geliyorlar, eksikleri tamamlıyorlar. Hak sahipleri gelip konutlarına otursunlar, rahat bir şekilde uykularını uyusunlar” şeklinde konuştu. Diğer bir hak sahibi Melek Birol da, “Evin bana çıkacağını tahmin bile etmemiştim, hiç ümidim yoktu. Bu kadar güzel olacağını hayal bile edemezken, hayallerim gerçek oldu. Devletimiz hep yanımızdaydı” ifadelerini kullandı. "Vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla evlerinde oturabilir" TOKİ İnşaat Mühendisi Tuğrul Cantürk, 6 Şubat depremlerinin ardından TOKİ’nin Osmaniye’de 7 bin 418 konutun ihalesini tamamlayarak yapımına başladıklarını belirtti. Cantürk, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından da bin 950 köy evinin inşasına başladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti: "Osmaniye’de toplam 9 bin 368 konutun ihalesi yapıldı. 180 köy evi teslim edildi. TOKİ olarak şu anda 3 bin 658 konutun inşası devam ediyor. Konutların en kısa sürede hak sahiplerine teslim edilmesini planlıyoruz. Akyar ilçesinde ise birinci ve ikinci etaptan oluşan bin 820 konutumuzun yapımını tamamladık. Konutlarımız yatay ve yöresel mimariye uygun olarak tasarlanmış olup, radye temel üzerine tünel kalıp sistemi ile inşa edilmiştir. Dolayısıyla binalarımız depreme karşı dayanıklı durumdadır. Vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla evlerinde oturabilir."
31 Ekim 2024 Perşembe - 19:09 CHP Genel Başkanı Özel’den tutuklanan belediye başkanına destek mitingi CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklamasının ardından Merkez Yönetim Kurulu’nu (MYK) partisinin Esenyurt İlçe Başkanlığı’nda topladı. Özel, daha sonra ilçe meydanında toplanan kalabalığa hitap etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in "PKK/KCK silahlı terör örgütü üyeliği" iddiasına ilişkin gözaltına alındıktan sonra tutuklanmasının ardından MYK toplantısını Esenyurt İlçe Başkanlığı’nda yaptı. Özel, daha sonra MYK üyeleriyle birlikte Esenyurt Meydandaki mitinge katıldı. Mitinge CHP Genel Başkanı Özel’in yanı sıra, DEM Parti milletvekilleri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve partililer katıldı. Konuşmasına tutuklanan Belediye Başkanı Ahmet Özer’e destek vererek başlayan Özel, "Cumhuriyetimiz iki gün önce 101. yaşını kutladı. 101 yılda nice badireler atlattık. Darbeler, darbe girişimleri, terör saldırıları nice olay yaşadık. Ama yıkılmadık, karşımıza her türlü kötülüğü diktiler, sinmedik, eğilmedik, teslim olmadık. Biriz, birlikteyiz, hep beraberiz. Ahmet Özer bir akademisyen, profesör. Bir kanaat önderi, bilim insanı, kamu görevlisi. Yıllardır bu görevleri yapıyor” dedi. Esenyurt Belediye Başkanı Özer’in rekor oyla seçildiğini söyleyen Özel, "Esenyurt’ta aday belirlenirken elbette bir siyasi parti o kentin sosyolojisini, seçmenlerinin tercihini dikkate alarak en doğru adayı belirlemek durumundadır. Görüşerek, ölçerek, biçerek yaptık. En sonunda Ahmet Özer’i sizlere arz ettik. İki kişiden biri oyuyla, rekor oyla Ahmet Hoca kazandı. Dün yaşanan süreç tamamen hukuksuzluk, usulsüzlük, bir kumpasın tüm işaretlerini barındırmaktadır. Davet edilse ifade vermeye gidebilecekken sabah 05.00’te kapısını kırarak, çilingirle evinin kapısına dayandılar. Eşi uyandırayım dedi kabul etmediler. Ahmet Özer’in yatak odasına giderek bizzat uyandırdılar, bunu bilerek yaptılar” diye konuştu. Erken seçim çağrısı yapan Özel, "Biz seçime hazırız. Biz milletin gündemini konuşacak, halk iradesinin yanında duracağız. Milletin hesabı, halkın hesabı, koltuk hesabını bozacak. Hep beraber başaracağız, kazanacağız” ifadelerini kullandı.
Denizli Milletvekili Ün; “Emeklinin çığlığına kulak verin”
31 Ekim 2024 Perşembe - 09:38 Denizli Milletvekili Ün; “Emeklinin çığlığına kulak verin” Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, meclis kürsüsünden yaptığı açıklamada; "Emeklinin çığlığına kulak verin. 2024 yılının ikinci yarısında emekli olanlar 2025 yılında emekli olacaklardan yaklaşık yüzde 30 daha fazla aylık alacak" dedi. Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada nüfusun yüzde 18’ine karşılık gelen emeklilerin karşı karşıya olduğu adaletsizlik ve karmaşık politikaya dikkat çekti. Emeklilik sisteminin tepeden aşağıya adaletsiz ve eşitsizliklerle dolu olduğuna dikkat çeken Milletvekili Sema Silkin Ün, “15 milyonluk nüfusuyla kimi zaman oy deposu olarak istismar ettiğimiz, aylık 12 bin 500 liraya, 3 bin liralık bayram ikramiyesine tamah etmesini beklediğimiz, aldığı en düşük aylığı Aralık 2002’de asgari ücretin yüzde 139’u iken bu yıl asgari ücretin yüzde 59’una gerilettiğimiz, ne kiraya ne gıdaya yeten maaşlarıyla gözden çıkardığımız insanlar onlar. Şimdi, hepimiz birden bu Mecliste ‘Emeklinin çığlığına kulak verin’ diye haykırıyoruz. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun emeklilik sisteminde ortaya çıkarttığı adaletsizlikler ve haksızlıklar zaman içinde yapılan yamalarla giderilmeye çalışıldıysa da maalesef başarılı olamadı, aksine daha da arttı. Şimdi, emeklilerimiz yeni bir adaletsizlikle karşı karşıya. 2024 yılının ikinci yarısında emekli olanlar 2025 yılında emekli olacaklardan yaklaşık yüzde 30 daha fazla aylık alacak” dedi. Emekliler arasında uçurum artacak Emekli maaşı hesaplamasındaki adaletsizliğin bir an önce bitirilmesi gerektiğine dikkat çeken Sema Silkin Ün, “Aynı şartlara sahip emekliler arasında uçurum daha da artacak. Bu fark öyle birkaç puanla da sınırlı kalmayacak, ömür boyu sürecek ve her zamla birlikte büyümeye de devam edecek. Bu farkın ardında yatan sebep, aylık bağlama oranlarının sistemdeki boşluğu. Yüksek enflasyon dönemlerinde güncelleme katsayısının yetersiz kalması, emeklilik başvuru zamanına göre yaşlılık aylıkları arasında ciddi farklara yol açıyor. Kanun, yıllık enflasyon oranı ve büyüme oranının yüzde 30’unu güncelleme katsayısına dâhil ediliyor. Daha önce bu oran büyümenin tamamıyla hesaplanıyordu ancak 2008’de yüzde 30’a düşürüldü, böylece ekonomik büyümeden emeklilerimiz pay alamaz hâle geldi. Bu tablo, sosyal güvenlik sistemimizin bir reform ihtiyacı olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Emekli aylıklarının yıllık artışında kullanılan güncelleme katsayısının mutlaka değişmesi gerekir. Son yılın güncelleme katsayısının mı, yoksa yıl içinde yapılan artışın mı yüksek olduğu dikkate alınarak emekli maaşları hesaplanmalı ve bu adaletsizlik bu şekilde giderilmelidir. Yeter ki siz sorunu çözmek isteyin, yeter ki siz bütçeden alınan payın değişmemesine rağmen emeklilerin bütçeye yük olduğunu söyleyerek günah keçisi ilan etmekten vazgeçin. Adalet topaldır, ağır yürür fakat gideceği yere er geç varır ancak burada gördüğümüz adaletsizliğin bile yolunu kaybettiğidir. Emeklilik yalnızca bir maaş değil, emeklilik ömrünü çalışarak geçirmiş insanların hak ettiği onurlu bir yaşamdır; bizim emeklilerimiz haklı oldukları hâlde en ağır yüklerle yaşamaya mecbur bırakılıyorlar. Bu insanlar, hayatlarının son demlerinde bir gün bile. Emekliliğimiz huzur içinde geçsin’ demeyi sizce de hak etmiyorlar mı” ifadelerini kullandı.
Büyükkarıştıran Belediyesi’nin arsa satışına vatandaşlardan tepki
30 Ekim 2024 Çarşamba - 21:51 Büyükkarıştıran Belediyesi’nin arsa satışına vatandaşlardan tepki Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesine bağlı CHP’li Büyükkarıştıran Belediyesi’nin Küçükkarıştıran Mahallesi’ndeki belediyeye ait 12 arsayı satışa çıkarmasına vatandaşlar tepki gösterdi. Küçükkarıştıran Mahallesi’nde bir süredir belediyeye ait taşınmazların satışının yapıldığını dile getiren Küçükkarıştıran sakinlerinden Mustafa Ergin, Belediye Başkanı Ertuğrul Çamlıca’nın bahse konu arsaları askıya çıkarmadan, usulsüz şekilde satışa sunduğunu öne sürdü. Ergin, “Belediye mahallemizin arsalarını aralıklı süreçlerle satıyor. Bu arsalar Küçükkarıştıran Mahallesi’nin ama şu anda Küçükkarıştıran Mahallesi’ne hiçbir hizmet gelmiyor. Doğalgaz sözleri vardı, şu anda hiçbir çalışma yok. Çöpler düzensiz alınıyor, yollar temizlenmiyor, ara sokaklar bakımsız. Sularımız pis akıyor, bakım yok. O satılan arsalara karşılık Küçükkarıştıran Mahallesi’ne hiç hizmet yok” ifadelerini kullandı. Küçükkarıştıran Mahallesi sakinlerinden Sezai Özcan ise, "Biz mahalleli olarak şikayetçiyiz. Belediye benim arsamı kafasına göre parçaladı. 530 metrekarelik arsamı parçalayıp, 250 metrekareye düşürdüler. Bir kısmını yeşil alana, bir kısmını bilmem nereye ayırmışlar. Bana 250 metrekare yer kalmış. Ben burada olmadığım için haberdar da olamadığımdan itiraz da edemedim” dedi. Küçükkarıştıran Mahallesi’nde çiftlik çalışanı Erdal Eski ise Büyükkarıştıran Belediyesi tarafından gerçekleştirilen taşınmaz satışlarının kamu yararı açısından son derece endişe verici bir durumu ortaya çıkardığını ileri sürdü. Başkan açıklama yapmadı Bölge sakinlerinin tepkilerine sessiz kalan Büyükkarıştıran Belediye Başkanı Ertuğrul Çamlıca ise konuya ilgili konuşmayacağını belirterek, gazetecilerin sorularını cevapsız bıraktı.
CHP Genel Başkanı Özel: "Bahçeli’nin ’Öcalan kürsüden konuşsun’ dediği süreçte Ahmet hoca bundan suçlanıyor"
30 Ekim 2024 Çarşamba - 18:33 CHP Genel Başkanı Özel: "Bahçeli’nin ’Öcalan kürsüden konuşsun’ dediği süreçte Ahmet hoca bundan suçlanıyor" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in gözaltına alınmasına ilişkin, “Neymiş efendim, Öcalan’la çözüm sürecine yönelik bilim adamlarından oluşturulan bir heyetle ilgili kendisiyle görüşme yapılmış. Devlet Bahçeli’nin ‘Çıkaralım, Öcalan gelsin, bu kürsüden konuşsun’ dediği süreçte Ahmet hoca bundan suçlanıyor” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinde düzenlenen "Sendikalar ve Emek Örgütleri Buluşması"nda konuştu. PKK/KCK terör örgütünün mensup ve faaliyetlerinin tespit edilmesine yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in evinde gözaltına alınmasını değerlendiren Özel, “Belediyenin gün ışırken kapısı kırılarak girildi. Bu kişi, değerli başkanım, her sabah zaten 08.30’da belediyeye gidiyor. Bir telefon etsen gelir, belediyenin kapısında beklesen, söylesen olur. Kamu binasına devlet, bekçinin anahtarını istemek yerine kapıyı kırarak giriyor. Neden? Bir algı oluşturacaklar. Narin cinayeti, yenidoğan çetesi gibi toplumun merak ettiği konularda savcı, senin bir görevin de toplumu bilgilendirmek. Yenidoğan çetesinde çıldırırsın açıklama yapmazlar. Zaten 6 ay susmuşlar, toplum infiale kavuşunca biri hariç hastaneleri yeni kapattılar. Sabahleyin bir açıklama metni düşüyor; ‘PKK, Öcalan, 10 yıldır takibimizde, terör örgütü üyesi olabir’ diyor. Bir dur, kime neyi yetiştiriyorsun. Avukatı ile görüşememiş adam hakkında dezenformasyon bülteni gibi yayınlamış. Bunu kim yapıyor? Savcı. Savcı neden yapıyor? Yapamaz, izni kim verecek? Başsavcı. Başsavcı demeden olmaz, kural öyle. Başsavcı kim? İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, düne kadar bakan yardımcısı. Erdoğan ilk atadığında, ‘Bakan yardımcıları örgütümüz ile devletin bağını kuracak’ dedi. Ben Akın Gürlek’e ‘seyyar giyotin’ diyordum, öyle elverişli bir giyotindir ki o adalet giyotini. Mahkeme mahkeme taşırlar ve kimin başı vurulacaksa Akın Gürlek oradadır. Neymiş efendim, Öcalan’la çözüm sürecine yönelik bilim adamlarından oluşturulan bir heyetle ilgili kendisiyle görüşme yapılmış. Devlet Bahçeli’nin ‘Çıkaralım, Öcalan gelsin, bu kürsüden konuşsun’ dediği süreçte Ahmet hoca bundan suçlanıyor” açıklamasında bulundu. “Ahmet Özer’in temiz kağıdında aynı adliyenin kaşesi ve amblemi var” 31 Mart yerel seçimlerinden önce Esenyurt Belediye Başkan adayı olabilmesi için Ahmet Özer’e verilen temiz kağıdını gösteren Özel, “Bu kağıtta ‘Yukarıda kimlik bilgileri bulunan kişinin adli sicil kaydı yoktur. Yukarıda kimlik bilgileri bulunan şahsın adli sicil arşiv kağıdı yoktur’ diyor. Sistem şu; Esenyurtlu, ‘belediye başkanını kimler içinden seçebilirim, mahsurlu olan birisi varsa seçmeyeyim’ diyor. Sen 6 ay önce o millete ‘bir mahsuru yok, seçebilirsin’ demişsin. Bugün yapılan basın bülteninde ‘10 yıldır takibimizdeydi’ diyor. ‘Teröristlerle iş birliği içerisinde olabilir’ diyor. Bu kağıtta aynı adliyenin kaşesi var, aynı adliyenin amblemi var” dedi. “O piyonu, seyyar giyotini oradan alın” “Akın Gürlek’in Ankara’da bakan yardımcısıyken kötü planlanmış bir satranç tahtasında demokrasiyi tehdit eden bir yere çekilmiş bir piyon olduğundan hiçbir şüphem yok” diyen Özel, sözlerine şöyle devam etti: “Tehdit ettiği bu milletin birliği, beraberliği, demokrasi ve insanları seçme özgürlüğüdür. O piyonu çekildiği yerden kaldırın. O piyonu, o seyyar giyotini oradan alın. Bu konuda biz süreci çok yakından takip ediyoruz. Kurulan kirli oyunun ne parçası oluruz ne de o oyuna teslim oluruz.” “Erdoğan’ın pozisyonu, Bahçeli ile aynı pozisyondur” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Teröristbaşının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti grup toplantında konuşsun” sözlerini değerlendirdiğini ve bunu sahiplendiğini kaydeden Özel, “Erdoğan’dan bir şeyler duymak isterdik gibi yaklaşımlar oluyor. Erdoğan’dan daha ne duyacaksınız. Bahçeli’nin tutumunu överken her sözünün altına imza atmıştır. Erdoğan’ın pozisyonu, Bahçeli ile aynı pozisyondur. Bana da teşekkür etmiş. ‘Beni bir kişi anladı, o da yanlış anladı’ derler. Erdoğan, milyonlar anladı, sen anlayamamışsın. Teşekkür kıymetli, ben de teşekkür etmek isterim ama bir kişinin meselesini, o kişinin özgürlüğü ile ilişkilendirip, getirip de Mecliste konuşturup bir meseleyi kökünden halledeceğini düşündüren önerme eksik bir önermedir ve felaket üretecek bir önermedir. Sorunu görmeyen ve çözmeyen bir önermedir” ifadelerini kullandı. Özel, TBMM’nin merkezde olduğu, şeffaf, adil ve toplumsal mutabakata dayalı bir çözümün tarafı olduklarını da sözlerine ekledi.