GENEL - 07 Temmuz 2018 Cumartesi 15:03

OMÜ mezunları hasret giderdi

A
A
A
OMÜ mezunları hasret giderdi

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) mezunları, Mezunlar Koordinatörlüğü tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen "Mezunlar Günü" davetinde yeniden bir araya gelmenin sevincini yaşadı.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) mezunları, Mezunlar Koordinatörlüğü tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen "Mezunlar Günü" davetinde yeniden bir araya gelmenin sevincini yaşadı.


OMTEL Otelde gerçekleşen programda söz alan Mezunlar Koordinatörü Doç. Dr. Nursel Topkaya, mezunlarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “OMÜ’nün en güçlü yanlarından biri; şüphesiz mensuplarından birbirinden kopmayan bir aile yaratması. Bu aile, yetiştirdiği öğrencilerin yanı sıra, mezun ettiği 160 bin öğrenciyle de kamusal ve özel sektörün ihtiyacı olan nitelikli iş gücünün ülke ekonomisine kazandırılmasında önemli bir rol oynamıştır” dedi.



“OMÜ’lü olmanın güçlü bir aidiyet duygusuyla birleşmesini istiyoruz”


OMÜ’nün ilk mezun verdiği 1979 yılından bu yana mezun sayısını her geçen yıl arttırdığına işaret eden Doç. Dr. Nursel Topkaya, “Mezun sayısı arttıkça, mezunlarla ilişkilerin güçlendirilmesi önemli bir konu haline geldi. Üniversitelerin mezunlara karşı sorumluluğunu yerine getirmesi ve mezunların üniversiteden aldığı bilginin olumlu veya olumsuz anlamda değerlendirilmesi için bu ilişkiyi güçlendirmek şart. OMÜ’lü olmanın güçlü bir aidiyet duygusuyla birleşmesini istiyoruz. Söz konusu aidiyet, yükseköğretimle başlayıp mezuniyetle sınırlı değil. Bu düşünceyle de Mezunlar Koordinatörlüğü olarak her gün sizler için çalışıyoruz” diye konuştu.


Mezunlar Koordinatörlüğünün kendini geliştirmesi için mezunlardan gelen bilgilerin çok önemli olduğunun altını çizen Topkaya, tüm mezunlardan "Mezun Bilgi Sistemi”ne kayıt yaptırmaları çağrısında bulundu.



"Üniversitemizin bünyesinden yeni bir üniversite çıktı"


Mezunlar gününe katılımın her geçen yıl artmasından mutlu olduklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç, “Geçen yılki mezunlar gününden bu yana OMÜ’de bir takım gelişmeler, yenilikler ve değişiklikler meydana geldi. En önemli değişikliklerden biri de üniversitemizin bünyesinden yeni bir üniversite çıkması. Samsun Üniversitesi; 2 fakülte, 1 yüksekokul ve 1 meslek yüksekokulunun yanında yeni birimleriyle eğitim verecek. Bu OMÜ’nün bünyesinden çıkan 4. üniversite” şeklinde konuştu.



"Mezun öğrencilerimizin tercih edilebilirliği için çalışıyoruz"


OMÜ’nün çalışmalarını hızla sürdürdüğünü vurgulayan Rektör Sait Bilgiç şöyle devam etti:


“Özellikle üniversitemizin yetiştirdiği öğrencileri mezun olarak sahaya uğurlarken onların tercih edilebilirliklerini, tanınırlıklarını arttıracak faaliyetler yürütüyoruz. Bazı fakültelerimizde, meslek yüksekokullarımızda iş yeri eğitimi müfredata eklenmiş durumda. Söz konusu bu sistemle öğrencilerimiz, mezun olmadan öğrendikleri bilgileri uygulama fırsatı buluyor. Böylece öğrencilerimiz, mezun olduklarında daha güvenli ve tecrübeli olacaklar. Ayrıca sanayi sektöründen görüştüğümüz yetkililer de bu uygulamanın kendileri için avantajlı olduklarını söylüyorlar. Çünkü öğrencilerimizle tanışıyorlar, onların bilgi ve becerilerini görüyorlar. Böylece istihdamda işleri kolaylaşıyor. Bizim de amacımız iş yeri eğitimini yaygınlaştırmak ve üniversitemizdeki diğer uygun birimlere uygulamak. Bu çalışmalarda ciddi emek sarf eden Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Vedat Ceyhan’a ayrıca teşekkür etmek istiyorum.”



"TTO ve Teknopark’ta projeler hayat buluyor"


Üniversitelerin asıl görevi olan eğitim-öğretim ve araştırma alanlarında da OMÜ olarak önemli mesafeler aldıklarını kaydeden Rektör Bilgiç bu süreci “Teknoloji Transfer Ofisimiz (TTO) ve Samsun Teknopark pasif durumdan çıkarılarak bugün ciddi anlamda işlevsellik kazandı. Hiç uzman yokken şu an 9 uzman ve alanında iyi yetişmiş personeli var. Bu kadromuz; akademisyenlerimizle, kamu ve sanayi ile iş birliği gerçekleştirerek önemli projelerin hayat bulmasını sağlıyorlar. Bu sayı gittikçe artacak. Alanlarında iyi yetişmiş mezunlarımızı burada istihdam ederek daha üst düzeylere taşımayı hedefliyoruz” sözleriyle aktardı.



"Mezunlarımızın yüzde 70’i istihdam edildi"


Üniversitelerin; mezun ettiği öğrencilerinin başarısıyla prestijini ve tanınırlığını arttığına dikkat çeken Bilgiç, “Bir OMÜ mezununun hemen istihdam edilmesi bizi mutlu ediyor. Bölümlerimizin hepsi garanti iş sağlayan bölümler olmasa da mezunlarımızın yüzde 70’i istihdam edilmiş durumda. Bu rakam önemli bir başarı. OMÜ ailesinin bu başarıdan gurur duyması kaçınılmaz. Mezunlarımızın da OMÜ mezunu olmaktan gurur duyması, bizlerin öncelikli hedefi. Buralardan inşallah çok daha yukarlara çıkacağız” dedi.



"Mezunların yararına olabilecek her bilgiyi paylaşmak istiyoruz"


OMÜ Mezunlar Koordinatörlüğünün gayretiyle Mezun Bilgi Sistemi’ne kayıtlı mezun sayısının bir yılda 5 binden 12 bine çıktığına işaret eden Rektör Bilgiç, konuşmasında kayıt olmayan mezunlardan kayıt olmaları ricasında bulunarak, “OMÜ ile ilgili her gelişmeyi, her bilgiyi mezunlarla paylaşmak istiyoruz. Mezunların yararına olabilecek her bilgiyi paylaşmak istiyoruz. Mezun Bilgi Sistemi; sadece senede bir gün bir araya gelmenin dışında mezunlar arasında iş birliğini, iş sahasındaki imkânları duyurmayı kolaylaştırmayı da sağlıyor. OMÜ’nün adını, sadece yönetici ve çalışanlarıyla değil, mezunlarıyla da kalıcı bir şekilde yazmak mümkün” değerlendirmesinde bulundu.


Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç’in konuşmasının ardından söz alan OMÜ mezunları, duygu ve düşüncelerini paylaşarak OMÜ mezunu olmaktan duydukları gururu ifade ettiler.


Son olarak OMÜ Mezunlar Günü’nde sahne alan Karadeniz Müzik Orkestrası icra ettikleri keyifli şarkılarla mezunları hem eğlendirdi hem de coşturdu.


Programa; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Vedat Ceyhan, Prof. Dr. Mehmet Kuran ve Prof. Dr. Mehmet Ali Cengiz, Genel Sekreter Doç. Dr. Menderes Kabadayı, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüsnü Demirsoy, OMÜ Vakfı Başkanı Prof. Dr. Halil Kütük, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Uzun, meslek yüksekokulu müdürleri, akademisyenler ve OMÜ personeli katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.