YEREL HABERLER - 05 Şubat 2013 Salı 17:16

TÜRK SAОLIK SEN ARDAHAN İL TEMSİLCİSİ SANCAR:

A
A
A
TÜRK SAОLIK SEN ARDAHAN İL TEMSİLCİSİ SANCAR:

-Türk Sağlık Sen Ardahan İl Temsilcisi Ramazan Sancar, Yeni ek ödeme yönetmeliği ile sağlık çalışanlarının haklarının hiçe sayıldığını öne sürdü
Sağlık çalışanlarının hakları söz konusu olunca ne yazık ki idarelerin kılı kıpırdamıyor diyen Sancar`ın açıklaması şöyle,
``Konu çalışanın alın terine gelince işler ağırdan alınıyor, çalışanların mağduriyeti umursanmıyor. Sorun olacağı baştan bilinse bile bir takım düzenlemeler ne yazık ki bir türlü hayata geçmiyor.
Yeni ek ödeme yönetmeliğinin yayınlanmaması da bu tür vakaların sonuncusu olmuştur. Hepinizin bildiği gibi Sağlık Bakanlığı teşkilat yapısını düzenleyen 2 Kasım
2011`de yayınlanan 663 Sayılı KHK uyarınca hazırlanan ek ödeme yönetmeliği 17 Ağustos 2012`te yürürlüğe girmişti. Söz konusu yönetmelikte 12/5/2006 tarihli ve 26166 sayılı ek ödeme yönetmeliğinin yürürlüğünün 31 Aralık 2012 tarihinde sona ereceği düzenlenmişti.
Aradan 5 aylık süre geçmesine rağmen ne yazık ki ek ödeme yönetmeliği yayınlanmamıştır. Ortada bir yönetmelik olmayınca Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu
işin kolayını bulmuş yeni yönetmelik yayınlanana kadar döner sermaye ödemeyin sadece ek ödeme verin diye kurumlara yazı göndermiştir. Yani Yeni yönetmelik yayınlanana kadar hastanelerde döner sermayeler ödenmeyecektir. 5 Ayda bir yönetmelik yayınlayamayarak beceriksizliklerinin faturasını çalışanlara yüklemişlerdir. Kervan yolda düzülür mantığının bile bir adım ötesine geçerek Kervan
Kaldığı yerde arkadan gelen kervana katılır gibi bir tuhaf tutum içerisine girmişlerdir.
Çok Merak ediyoruz; 5 ayda bir yönetmelik yayınlamak bu kadar mı zordur? Niçin çalışanları mağdur etme hastalığından bir türlü Sağlık Bakanlığı kurtulamamaktadır? Biz yönetmeliği hazırlayamadık, çalışanlara döner sermaye vermeyin demek idarenin
çalışanlara karşı sorumluluğunu yerine getirmemesidir. Bunun hukukta da cezası vardır. Bunu hazırlamayanlar çalışan vicdanında da mahkûm olmuşlardır. Biz yeni dönemde sağlık çalışanlarının memnuniyeti ile ilgili çalışmalar beklerken, Yeni Bakandan bu yönde adımlar atmasını umarken böyle bir işin yapılması çalışanları üzmüştür. Artık bir an önce bu yönetmelik yayınlanmalı ve sağlık çalışanları mağdur edilmemelidirler.``
Sancar, dikkat çekmek istedikleri bir başka konunun ise, Yönetmelikte çalışanları adına değişiklikler yaparak döner sermaye sistemindeki adaletsizliklerin ve haksızlıkların giderilmesi olduğunu belirterek şunları kaydetti;
``Çalışma barışını bozan, çalışanlar arasında ayrımcılığa neden olan düzenlemelere de bir an önce son verilmelidir. Çalışanları mutlu edecek onların, beklentilerini karşılayacak bir döner sermaye yönetmeliği hayata geçirilmelidir.``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakırköy’de otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 9 tutuklama talebi İstanbul Bakırköy’de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 11’e yükseldi. Emniyette işlemleri tamamlanan şüphelilerden 9’u tutuklanma talebiyle, 2’si de adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Şubat’ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı’nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına alınanların sayısı 11’e yükseldi. Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alınan 11 şüpheli, emniyetteki işlemleri tamamlanarak Bakırköy Adliyesine sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından şüphelilerden K.K. "örgüt kurmak ve yönetmek", "nitelikli hırsızlık", "nitelikli hırsızlığa teşebbüs", "suç delillerini yok etme, değiştirme veya gizleme", R.S. isimli şahıs ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "nitelikli hırsızlık" ve "nitelikli hırsızlığa teşebbüs", E.K. "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "nitelikli hırsızlığa teşebbüs", Ş.K. isimli şüpheli "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "nitelikli hırsızlık" suçlarından, E.K, M.G, B.B, R.K, O.D. ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etmek" suçlarından tutuklamaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Savcılık, şüphelilerden Ö.F.S. ve E.Ç. hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti. Olaya ilişkin 6 şüphelinin yakalanmasına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Öte yandan, olay sonrası şüpheli şahısların adreslerinde yapılan aramalarda yeni detaylara ulaşıldı. Ekipler, olayla bağlantısı olduğunu değerlendirilen şüpheli K.K.’nın gözaltına alınmasının ardından yaşadığı sitenin de güvenlik kamera kayıtlarını incelerken, şüpheliye ait giriş-çıkış görüntülerinin silindiği ortaya çıktı. Aralarında site yöneticileri ve güvenlik görevlilerinin de yer aldığı 5 şüpheli, bu kayıtları silerek delilleri yok ettikleri iddiasıyla gözaltına alındı. Evinde yapılan aramada 1 milyon 670 bin 500 dolar ve 20 bin TL bulunan şüpheli K.K’nın emniyetteki ifadesinde tekstil işi yaptığını, paraların bir kısmını ticaretten, bir kısmını da ev satışıyla eşinin altınlarını bozdurması sonucu elde ettiğini söylediği öğrenildi. Şüphelilerden Ş.K.’nın evinde ise 5 bin 500 dolar, 3 bin 200 TL, 860 adet uyuşturucu hap, 1 adet kurusıkı tabanca ve 1 adet ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Şüphelilerin tamamının emniyetteki ifadelerinde suçlamaları reddettiği öğrenildi.
Ankara Süleyman Soylu ve Mansur Yavaş arasındaki tazminat davasında karar bozuldu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, Süleyman Soylu’nun Mansur Yavaş’a tazminat ödemesine hükmeden kararı kaldırdı. Mahkeme, Soylu’nun ifadelerini "siyasi polemik" saydı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, Mansur Yavaş ile Süleyman Soylu arasında görülen manevi tazminat davasında yerel mahkemenin Yavaş lehine verdiği 20 bin TL’lik tazminat kararını kaldırarak, davanın reddine hükmetti. Mahkeme Süleyman Soylu’nun Mansur Yavaş’a yönelik sözlerinin hukuka uygun olduğuna karar verirken, daha önce ödenen tutarın da iadesinin yolu açılmış oldu. 49 bin TL ödenmişti, karar bozuldu Dava, 30 Nisan 2023 gecesi özel bir televizyon kanalında yayınlanan bir programda Süleyman Soylu’nun Mansur Yavaş’a yönelik yaptığı siyasi eleştiriler üzerine açılmıştı. Yavaş, bu açıklamaların kişilik haklarını hedef aldığını ileri sürerek, manevi tazminat davası açmıştı. İlk derece mahkemesi, Soylu’nun 20 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetmiş, karar icraya konularak, faiz ve yargılama giderleriyle birlikte yaklaşık 49 bin tahsil edilmişti. Soylu’nun istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı hukuka aykırı bularak, tamamen kaldırdı. İstinaf kararında, tarafların siyasetçi olduğu vurgulandı. Mahkeme, sert siyasi eleştirilerin demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek, Soylu’nun sözlerinin hakaret değil, siyasi polemik ve eleştiri niteliğinde olduğu sonucuna vardı. Bu nedenle manevi tazminat şartlarının oluşmadığı ifade edildi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 3 Şubat 2026 tarihli kararıyla yerel mahkeme hükmü kaldırıldı ve davanın reddine karar verildi. Bu kararla birlikte Mansur Yavaş’ın açtığı dava sonuçlanmış olurken, Süleyman Soylu hukuken haklı bulundu.