YEREL HABERLER - 05 Nisan 2016 Salı 10:50

Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğü'nden ‘Yoğurt' Uyarısı

A
A
A
Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğü'nden ‘Yoğurt' Uyarısı

Van Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, ‘ev ve köy yoğurdu’ adı altında satılan ürünlerle ilgili bir açıklama yayınladı.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun amacı; gıda ve yem güvenilirliği, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunmasını da dikkate alınarak korumak ve sağlamaktır. Piyasada ev yoğurdu, köy yoğurdu adı ile satılan yoğurtların yapımında kullanılan süte sağım sonrasında süzme işlemi etkin bir şekilde uygulanmadığından içinde bulunmaması gereken hayvandan veya dış çevreden bulaşan yabancı maddeler (kıl, çöp vb.) yoğurda geçmektedir. Çiğ süt sağım sonrasında işlenene kadar uygun koşullarda muhafaza edilmezse, halk sağlığı açısından risk içermektedir. İşleme ve depolama sürecinde teknik ve hijyenik koşullar tam olarak sağlanmalı; soğuk zincir kırılmamalıdır. Ürün, üretiminden son tüketiciye satılana kadar 4 derecede muhafaza edilmelidir. Süt ve süt ürünlerinden özellikle piyasada ev yoğurdu, köy yoğurdu adı ile satılan yoğurtlar, hijyenik açıdan uygunsuz merdiven altı olarak tabir edilen ortamlarda, temiz olmayan alet-ekipmanlarla üretilmektedir. Üretim esnasında sütün uygun mikrobiyel değerlere getirilmesi için süte etkin sıcaklık ve sürede pastörizasyon işlemi uygulanması gerekmektedir. Uygunsuz koşullardaki yoğurt üretiminde sütün kontrolsüzce kaynatılmasıyla besin öğelerinde kayıplar olmakta ve sütün besleyici değeri yok olmaktadır. Ambalajsız ürünlerde her zaman risk bulunmaktadır. Süt ve süt ürünlerinde bulaşı sonrasında mikrobiyel bulaşı hemen ve hızla başlayacağından (ürün her yönüyle buna uygundur), ürün halk sağlığı açısından zararlı hale gelecektir. Tüm gıda maddelerinde gıda ile temasa uygun madde ve malzemeden yapılmış ambalaj kullanılmalıdır. Özellikle süt ve süt ürünlerinde dikkatli olunmalıdır. Ev yoğurdu, köy yoğurdu adı ile satılan yoğurtlarda kullanılan koyu renkli kovalar kimyasal maddelerin geri dönüşümüyle elde edildiğinden kanserojen risk taşımaktadır. Bu kovalar tekrar tekrar kullanıldığından hijyen açısından uygun değildir. Süt ve süt ürünlerinin üretiminde tek kullanımlık ambalaj kullanılmalıdır. Doğru ambalajlama gıdaları koruyarak tüketim ömrünü uzatmaktadır. Ambalajında etiket bilgilerine tam olarak yer verilmeyen ürünlerde; ürünün parti numarası, son tüketim tarihi, üretici firması takip edilemez. Türk Gıda Kodeksine göre ambalaj üzerinde ürün hakkındaki bilgilerin tamamı olmalıdır. Tüketici aldığı ürün hakkındaki tüm bilgilere ambalajından ulaşabilmelidir. Bitkisel yağ, jelatin gibi süt ürünlerinde kullanımı yasak olan maddelerin ilavesiyle ev yoğurdu, köy yoğurdu adı ile satılan yoğurtlarda hile yapılmaktadır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan onay almış firmalarca üretimi yapılan, uygun ambalajda satışa sunulan ürünlerin tüketilmesi hususunda halkımızı daha duyarlı ve bilinçli olmaya davet etmekteyiz” denildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Tekrarlayan omuz çıkıklarına dikkat SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burçin Karslı, omuz ekleminin vücudun en hareketli, aynı zamanda da en sık çıkan eklemi olduğunu söyledi. İlk omuz çıkığının genellikle travma sonrası meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Karslı, "Bazı hastalarda ise omuz, başlangıçta travmayla çıkmış olsa bile, daha sonra çok daha küçük hareketlerle tekrar tekrar çıkmaya başlar. Bu tablo tekrarlayan (Rekürren) omuz çıkığı olarak tanımlanıyor" dedi. Tekrarlayan omuz çıkığının en önemli mekanizmasının ilk çıkık sırasında omuzu yerinde tutan yapılarda oluşan kalıcı hasarlar olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karslı, bu hasarları şöyle sıraladı: "Labrum yırtığı (Bankart lezyonu), kapsül gevşekliği, kemik kayıpları, doğuştan bağ gevşekliği, uygun olmayan veya gecikmiş tedavi." Görülme sıklığı Omuz çıkığının genel popülasyonda sık görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Karslı, "Genç ve aktif bireylerde daha fazladır. İlk çıkık özellikle 25 yaş altı dönemde olmuşsa, takip eden yıllarda tekrar çıkma ihtimali belirgin şekilde artar. Sporcularda (Özellikle temas sporları ve kolun baş üstü kullanıldığı branşlarda) tekrarlama oranları çok daha yüksektir" şeklinde konuştu. Tekrarlayan omuz çıkığı olan hastalarda, omuzun bazen ‘tam çıkma (Dislokasyon)’ şeklinde, bazen de ‘kısmi çıkma (Subluksasyon)’ hissi verdiğini kaydeden Doç. Dr. Karslı, diğer belirtileri şöyle sıraladı: "Kol belli bir pozisyona geldiğinde (Genellikle kol baş üstüne kalkıp geriye döndüğünde) ‘boşalma, yerinden çıkacakmış gibi olma, güvensizlik hissi’ tarif edilir. Tekrarlayan çıkık sonrası ağrı, güçsüzlük, omuzda hareket kısıtlılığı gelişebilir.- Bazı hastalar omuzlarının çıkmaması için günlük hayatta bazı hareketlerden kaçınmaya başlar (Örneğin yüksekten bir şey alma, arka cebe uzanma)." Omuz hareket açıklığı, kas gücü ve omuz etrafındaki hassasiyetin muayenede önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Karslı, "Stabiliteyi değerlendiren özel testler (Apprehension, relocation vb.) yapılır. Direkt röntgen, MR veya MR artrografi, BT (Bilgisayarlı tomografi) kullanılan görüntüleme teknikleridir" dedi. Tedavinin hastanın yaşı, aktiviteleri, mesleği, spor düzeyi, çıkık sayısı ve görüntüleme izlerine göre planlandığını belirten Doç. Dr. Karslı, tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri paylaştı: "Konservatif (Ameliyatsız) tedavi: Daha ileri yaşta, aktivitesi düşük, çıkık sayısı az ve stabilite sorunu hafif hastalarda düşünülebilir. Cerrahi tedavi: Tekrarlayan omuz çıkığı olan, günlük hayatı ve spor aktiviteleri etkilenen hastalarda cerrahi tedavi genellikle kalıcı çözüm sağlar. Tekrarlayan omuz çıkıklarında uygulanan cerrahi seçenekleri iseartroskopik bankart onarımı ve kemik bloğu ameliyatlarıdır." Ameliyat sonrası Tekrarlayan omuz çıkıklarında ameliyat sonrasının da önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Karslı, "Bir süre omuz askısı kullanımı önemli, Ardından kontrollü pasif ve aktif hareketlerle başlayan rehabilitasyon programı, Kas güçlendirme ve propriosepsiyon (Eklem hissi) egzersizleriyle devam eden bir süreç gerekir. Spora dönüş süresi uygulanan cerrahiye ve hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genellikle birkaç ayı bulur" ifadelerini kullandı. "Ortopedi ve travmatoloji uzmanına ne zaman başvurulmalıdır" "Omuzunuz bir kez bile çıkmışsa, özellikle genç ve aktifseniz, mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelisiniz" diyen Doç. Dr. Karslı, aşağıdaki durumlarda da hiç zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini bildirdi: "Omuzunuz tam çıkmasa bile, belirli hareketlerde yerinden oynayacakmış gibi his, güvensizlik veya ani boşalma hissi varsa. Tekrarlayan ağrı, gece ağrısı, güçsüzlük veya hareket kısıtlılığı yaşıyorsanız. Spor yaparken omuzunuzda sık sık ‘atlama, takılma, yerinden çıkacak gibi olma’ hissi oluşuyorsa." Erken tanı ve tedavi Erken tanı ve uygun tedavi ile tekrarlayan çıkıkların önüne geçmenin mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Karslı, "Omuzdaki kalıcı hasarı ve ileride gelişebilecek kireçlenmeyi (Artroz) azaltmak, hastanın spora ve günlük hayatına güvenli şekilde dönmesini sağlamak mümkündür" ifadelerini kullandı.
Muğla Muğla’da sanatın büyüleyen gecesi Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı ve Senfoni Orkestrası tarafından 29 Nisan Dünya Dans Günü kapsamında düzenlenen "Anadolu Senfonisi" etkinliği, sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nde yapılan etkinlik, müzik ve dansın eşsiz uyumunu sahneye taşıdı. "Aynı topraktan, aynı ritimden" temasıyla hazırlanan gösteride, Anadolu’nun köklü kültürel mirası modern sahne diliyle yorumlandı. Dansçıların etkileyici performansları, orkestranın canlı müziğiyle birleşerek izleyicilere görsel bir şölen sundu. Usta sanatçılar aynı projede buluştu Etkinlikte orkestrayı Şef Rustam Rahmedov yönetirken, başkemancı olarak Didem Güvenç sahnede yer aldı. Sanat Kurulu’nda Oktay Keresteci, Yaprak Baba, Melike Gergin, Ersen Esmer, H. Fehmi Tokmak, Doğan Sanaytır ve Göksu Özer gibi alanında deneyimli isimler görev aldı. Sanatçıların uyumlu performansı ve sahne tasarımı, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Sanatseverlerden tam not Yoğun ilgi gören etkinlikte salonu dolduran izleyiciler, performans sonunda sanatçıları uzun süre ayakta alkışladı. Dünya Dans Günü’nün anlam ve önemine yakışır bir atmosferde gerçekleşen "Anadolu Senfonisi", katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat faaliyetleri kapsamında düzenlenen etkinlik, kentin sanatsal yaşamına katkı sunmaya devam ederken, izleyicilerden de tam not aldı.