ASAYİŞ - 19 Kasım 2009 Perşembe 17:02

Kaybolan 2 çocuğu arama çalışmaları sürüyor

A
A
A
Kaybolan 2 çocuğu arama çalışmaları sürüyor

Ankara'nın Bala ilçesinde kaybolan 2 çocuğu arama çalışmaları sürüyor.

BAYAZIT CEBECİ/ANKARA

Bala ilçesine bağlı Büyükdavdanlı köyünde dünden beri haber alınamayan amca çocukları Gökmen (4) ve Sebahi Tosun'u (5) arama çalışmalarından şu ana bir sonuç alınamazken, 1 komando bölüğü, iz takip köpek timi ve olay yeri inceleme timinden oluşan 150 kişi ile Sivil Savunmadan 7 kişilik ekip ve köylülerin yer aldığı ekiple arama çalışmaları aralıksız sürdürülüyor.

Gökmen Tosun'un babası Ahmet Dede Tosun, çocuklarını en son saat 14.00 sıralarında görüldüğünü belirterek aramalara rağmen bulunamadığını ifade etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da Seramik ve Çini Tasarım Yarışması ve Festivali Kütahya’da, Dumlupınar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek olan 2. Ulusal Aizanoi Seramik ve Çini Tasarım Yarışması ve Festivali için tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Rektörlük makamında yapılan programa Musa Işın, Rektör Süleyman Kızıltoprak, Kütahya Belediye Başkan Yardımcısı Haşim Ertekin, Rektör Yardımcısı İsmail Yalçın, il protokolü, paydaş kurum temsilcileri ile etkinliğin eş güdümünü sağlayan Pınar Yazkaç ve akademisyenler katıldı. Toplantıda, Aizanoi Antik Kenti’nin sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlerin tanıtılması ve Kütahya’nın ulusal ile uluslararası alanda daha görünür hale getirilmesi hedeflendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde; Kütahya Valiliği ve Kütahya Belediyesinin katkılarıyla gerçekleştirilecek yarışma ve festivalin, kentin kültür ve turizm vizyonuna önemli katkı sunması bekleniyor. Açılış konuşmasını yapan Rektör Süleyman Kızıltoprak, Aizanoi’nin yalnızca Kütahya için değil Anadolu’nun tarihi mirası açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayarak, üniversite olarak festivalin paydaşları arasında yer almaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Programda konuşan Vali Musa Işın ise Kütahya’nın köklü kültür ve sanat geçmişine dikkat çekerek çininin şehir kimliğindeki özel yerini hatırlattı. Festivalin, kentin önde gelen kurumlarının iş birliğiyle düzenlenmesinin önemine değinen Işın, katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Toplantı sonunda paydaş kurum temsilcileri tarafından yarışma ve festivale ilişkin protokol imzalanırken, Rektör Süleyman Kızıltoprak tarafından Vali Musa Işın’a günün anısına hediye takdim edildi. İkinci Ulusal Aizanoi Çini ve Seramik Tasarım Yarışması ve Festivali’nin, 3 Haziran 2026 tarihinde Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirileceği belirtildi.
Zonguldak Boyundaki şişlik ve yutma güçlüğü kanser belirtisi olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Baklacı, baş ve boyun kanserlerine dikkat çekerek ağızda iyileşmeyen yara, ses kısıklığı ve boyunda şişlik gibi belirtilerin önemsenmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Deniz Baklacı, baş ve boyun kanserlerinin ağız içi, dil, dudak, diş eti, yanak içi, bademcikler, dil kökü, boğaz, gırtlak, burun, sinüsler ve tükürük bezlerini kapsayan geniş bir bölgeden oluştuğunu belirtti. Baklacı, "Ağız içi, dil, dudak, diş eti, bademcik, dil kökü, yutak, gırtlak, burun, sinüsler, geniz ve tükürük bezlerini içeren geniş bir alanı içermekte. Tabii baş boyun kanserleri dediğimizde kitlesel bir hastalıktan ziyade hastanın yemesini, yutmasını, konuşmasını, sosyal yaşamını etkileyecek önemli hastalıklardan bahsediyoruz. Bu açıdan baş boyun kanserleri oldukça önemli bir yer teşkil etmekte" dedi. Sigara ve alkol birlikteliği riski katlıyor Tütün ürünlerinin kullanımının baş boyun kanserlerinde iki ana risk faktörü olduğunu ifade eden Dr. Baklacı, "Tabii bu iki faktör bir araya geldiğinde riski çok daha fazla artırmakta. Bunun dışında son yıllarda bazı viral ajanların da baş boyun kanserlerinde etkili olduğu gösterilmiş. Bunlardan ilki Epstein-Barr virüs, bu geniz eti kanserlerinde; diğeri de Human Papilloma Virus, bu da yine dil kökü, bademcik kanserlerinde etiyolojik faktör olarak gösterilmiş. Bunun dışında kötü ağız hijyeni, tekrarlayan ağız içi travmalar özellikle ağız içi kanserlerinde önemli bir faktör. Güneşe maruziyet, cilt, dudak gibi baş boyun bölgesi kanserlerinde yine önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı. "Semptomları gözle görülebiliyor ve fark edilebiliyor" Baş ve boyun kanserlerinin semptomlarının gözle görülebildiğini ve fark edilebildiğini belirten Baklacı, "Baş boyun kanserleri aslında bu açıdan biraz şanslı olduğumuz bir alan. Çünkü semptomlar gözle görülebiliyor ve fark edilebiliyor. Ne gibi semptomlar? Ağız içinde geçmeyen yaralar, boyunda giderek büyüyen şişlikler, yeme yutma güçlükleri, ses kısıklıkları. Bunun dışında burun kanamaları, tek taraflı burun tıkanıklıkları veya kulakta nedeni bilinmeyen ağrılar, bunlar genelde baş boyun kanserlerinin habercisi olarak karşımıza çıkıyor" diye belirtti. "Hedef sadece tümörü yok etmek değil, fonksiyonları korumak" Hastanın detaylı kulak, burun ve boğaz muayenesiyle birlikte çeşitli tanı yöntemlerine de başvurduklarını söyleyen Baklacı, "Öncelikle hasta bize başvurduğunda genel bir detaylı kulak burun boğaz muayenesi yapılıyor hastaya. Onun dışında göremediğimiz belli alanlar var; burun, geniz, yutak, gırtlak gibi alanları. Bunları daha çok endoskopik görüntüleme yöntemleriyle görmeye çalışıyoruz. Tanı şüpheli lezyondan biyopsi ile konuluyor. Biyopsi olmazsa olmazımız. Bunlar genelde lokal anestezi altında hastayı genelde uyutmaya gerek kalmadan aldığımız biyopsiler. Ancak derin alanlardaki biyopsilerde mutlaka hastaları uyutuyoruz ve derin bir muayene yapıyoruz. Onun dışında görüntülemeden faydalanıyoruz; ultrason, tomografi, MR, PET BT gibi görüntüleme tetkiklerinden de hastalığın evresini veya yaygınlığını tespit edebiliyoruz. Baş boyun kanserlerinde temel hedef aslında tamamen hastalığın yok edilmesi değil. Hastalığın tedavisinin yanı sıra fonksiyonların korunması da önemli. Ne gibi fonksiyonlar? Yeme yutma, solunum, konuşma gibi veya hastanın sosyal çevresiyle ilişkisini sağlayabileceği fonksiyonların korunması esas" şeklinde konuştu. "Merkezimiz, baş boyun kanseri hastalarının en yoğun tedavi edildiği merkezlerden birisi" Baş ve boyun kanserlerinde şikayetlerin "nasılsa geçer" diye geçiştirilmemesi gerektiğinin altını çizen Dr. Baklacı, şöyle devam etti: "Şimdi baş boyun kanseriyle gelen bir hastada öncelikle dediğim gibi temel muayeneler, endoskopik görüntülemeler ve diğer görüntüleme tetkikleri altında hastalığın yaygınlığı, evresi belirleniyor. Bu aşamadan sonra aslında kişiye özel tedavi, hastalığın evresi, hastanın yaşı, genel durumuna göre tedavi modalitelerinden biri veya birkaçı seçiliyor. Bunlar arasında cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, bazı immünmodülatör ajanlar veya immünoterapi ajanları, hedefe yönelik tedaviler tedavi seçenekleri arasında. Bunu hastalığın evresi ve dediğim gibi hastanın genel durumu belirliyor. Merkezimizde bu açıdan bütün teknolojik altyapı veya diğer modaliteler açısından uzman ekip bulunmakta. Merkezimiz bu bölgedeki baş boyun kanseri hastalarının en yoğun tedavi edildiği merkezlerden bir tanesi. En büyük farkımız ise ’Tümör Konseyi’ uygulamamızdır." "Şikayetleriniz 3 haftayı aşıyorsa vakit kaybetmeyin" Bartın, Karabük, Bolu, Düzce gibi çevre illerdeki meslektaşlarla da iletişim halinde olmayı istediklerini ve hedeflediklerini belirten Deniz Baklacı, "Bu açıdan sadece kendi hastalarımız değil, bölgedeki meslektaşlarımızla da iletişim içinde olmayı istiyoruz ve bunu hedefliyoruz. Baş boyun kanserli hastaların yönetilmesi, yönlendirilmesi veya tedavinin meslektaşlarımıza bilgilendirilmesi anlamında çaba sarf ediyoruz. Baş boyun kanserli hastalarımızda aslında en önemli üzerinde durmamız gereken konu mevcut şikayetlerin ’nasılsa geçer’ tarzında geçiştirilmemesi. Eğer üç haftayı geçen bir ses kısıklığı, boyunda şişlik, ağızda geçmeyen yara, yutma güçlüğü gibi şikayetler varsa bir uzmanın değerlendirilmesi oldukça önemli. Diğer açıdan baş boyun kanserleri önlenebilir kanserler. Sigara, tütün ürünlerinin kullanımının azaltılması, alkol tüketiminin azaltılması oldukça önemli. Ağız içi hijyenine dikkat edilmesi ve güneş ışınlarından korunması yine baş boyun kanserlerini önleyici faktörler olarak söyleyebiliriz." Baklacı, her Çarşamba günü ücretsiz olarak Baş-Boyun Kanseri Polikliniği hizmeti verdiklerine dikkat çekti. Baklacı, hastaların randevu alarak gelebileceğini randevu alamayanların ise doğrudan polikliniğe başvurabileceğini sözlerine ekledi.
Kütahya Tavşanlı’da en çok kitap okuyanlar ödüllendirildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, 62. Kütüphane Haftası çerçevesinde düzenlenen törenle, yıl boyunca kütüphaneden en fazla yararlanan ve en çok kitap okuyan kitapseverler ödüllerine kavuştu. Tavşanlı Kaymakamlığı toplantı salonunda gerçekleştirilen etkinlik, Tavşanlı İlçe Halk Kütüphanesi tarafından "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla organize edildi. Törene ilçe protokolü, ödül alan okurlar ve çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, okuma alışkanlığının sadece akademik başarı değil, ahlaki bir olgunluk için de şart olduğunu vurguladı. Dünyadaki güncel olaylara ve savaşlara atıfta bulunan Kaymakam Özdemir, bilginin kötüye kullanımının olumsuzluklarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bilgi tek başına yeterli değildir. Bir bomba ile kız öğrencileri öldürenleri görüyoruz. Geçmişte atom bombası yaparak binlerce kişiyi katledenler de oldu. Medeniyet olarak dünyaya adaleti ve doğruyu göstermek için okumamız lazım. Ahlaki değerleri asla bir kenara bırakamayız. Bilgi, adalete ve vicdana hizmet etmelidir." Tavşanlı Kütüphane Müdürü Ülkü Bektaş ise kütüphanelerin ruhu besleyen mekanlar olduğunu ifade etti. Bektaş, kütüphane bünyesinde 42 bin 945 kitabın bulunduğunu ve bebekten 65 yaş üstüne kadar toplam 16 bin 741 üyeye ulaştıklarını belirtti. Paylaşılan verilere göre, dönem içerisinde kütüphaneden ödünç alınan kitap sayısı 21 bin 368 olarak kayıtlara geçti. 28 Mart 2025 ile 30 Mart 2026 tarihleri arasında, kendi kategorilerinde en çok kitap okuyarak dereceye giren isimlere protokol üyeleri tarafından hediyeleri takdim edildi. Tavşanlı’nın "En Çok Okuyan" isimleri ise: Bebek Kategorisi: Oğuz Mete Elevli, Okul Öncesi: Huzeyfe Kerem Genç, İlkokul: Zeynep Eylül Elevli, Ortaokul: Sümeyye Çağlı, Yetişkin: İdris Baş, 65 Yaş Üstü: Muhittin Karaduman, Lise kategorisinde birinci olan Muhammet Can Karakuzu’nun mazereti nedeniyle katılamadığı tören, çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
Eskişehir Seyitgazi’de lise öğrencilerine yönelik Siyer Bilgi Yarışması düzenlendi Eskişehir Seyitgazi ilçesinde gençlerin manevi gelişimine katkı sağlamak amacıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Seyitgazi İlçe Müftülüğü ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde lise öğrencilerine yönelik Siyer Bilgi Yarışması düzenlendi. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hayatını gençlere daha iyi öğretmek ve siyer bilgisini canlı tutmak amacıyla organize edilen yarışma, ilçedeki üç farklı lisede yapıldı. Eti Maden Mesleki ve teknik Anadolu Lisesi, Seyitgazi Şehit Ramazan Canıgür Mesleki Teknik Anadolu Lisesi ve Seyitgazi Anadolu Lisesi öğrencileri arasında gerçekleştirilen yarışmada gençler kıyasıya mücadele etti. Programda konuşan İlçe Müftüsü Dr. Şahmurat Kaya, bu tür etkinliklerin gençlerin maneviyatını güçlendirmede önemli rol oynadığını belirterek, Peygamber ahlakının yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı. Etkinliğe ayrıca İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammed Rıdvan Eser, İlçe Vaizi Ahmet Beter Kişli, okul müdürleri ve öğretmenler de katılım sağladı. Program sonunda Müftü Kaya, organizasyona katkı sunan İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammed Rıdvan Eser’e, İlçe Vaizi Ahmet Beter Kişli’ye, okul yöneticilerine ve öğretmenlere teşekkür etti. Yarışmanın, öğrenciler arasında hem bilgi paylaşımını artırdığı hem de manevi değerlerin pekişmesine katkı sunduğunu ifade edildi.