DÜNYA - 07 Aralık 2011 Çarşamba 23:40

GALATASARAY 3 PUANI 3 LLE ALDI

A
A
A
GALATASARAY 3 PUANI 3 LLE ALDI

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, 3-1 kazandıkları Fenerbahçe derbisinde oyucularının sergilediği futbola övgüde bulundu.
Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Fatih Terim, "Bugün oyuncularım muhteşem bir maç oynadılar, özellikle ilk yarıda. Kelime bu olmalı. Tarihin bence en centilmence geçen maçıydı. Bu açıdan çok önemliydi. Sahaya bir şey atılmadan, aşırılıklar olmadan, iki oyuncu grubunun masumane ve dikkatli hareketleriyle, seyirciyi tahrik etmeden çok güzel bir maç oldu. Onlar bizim yıllardır dostlarımız. Bundan sonra da öyle kalacak. Onlar yener veya biz yeneriz önemli değil. Bugün biz yendik.
Daha da farklı kazanabilirdik" diye konuştu.
Sarı-kırmızılı takımın ortaya koyduğu futbolun gelecek adına kendisine nasıl bir fikir verdiği sorusu üzerine Terim, şunları söyledi:
"Ben Galatasaraylılara bir tek söz verdim, o da Galatasaraylıların gurur duyacağı bir takımın sahada olacağıydı. Daha çok eksiğimiz var. Yolumuz uzun. Bugünkü sonuç, Play-off’lu sistemde sadece bir adım öne geçmektir. Galatasaray üstlerde olmak, zirvelerde gezmek zorundadır. Daha yeni bir takımız. Yapacağımızı işler olmalı. Eksiklerimiz var. Bugün kazandık. Hem de iyi, müthiş oynayarak kazandık. Bu futbol bir parça birilerinin yüreğine su serpmiş olabilir. Futbolumuzdan ümit kesmesinler. Yolumuz uzun ve
hatalarımız var. Bunları düzelteceğiz. Play-off sisteminde lider bitirmek de çok şey ifade etmiyor. Takımın kazandığı güven açısından, geçen seneden gelen psikoloji açısından bugün Galatasaraylıların sevinmek en doğal hakları."
"GENÇ OYUNCULARA İNANIYORUM"
Fatih Terim, Semih Kaya ve Emre Çolak gibi iki genç oyuncuya derbi maçta forma şansı tanımasıyla ilgili olarak, ’’Genç oyunculara inanıyorum" dedi.
Emre Çolak’ı ilk 11’de oynatmasının bugün birçok kişi için için sürpriz olduğuna inandığını kaydeden Terim, "Semih Kaya da iyi gidiyor ve kart sınırında olduğu için Ankara’da oynatmamıştım. Emre de bence bugün çok iyi oynadı. Daha da güçlenmesi lazım. Galatasaray, yenilmeden UEFA şampiyonu olduğu dönemde, 7-8 tane altyapıdan gelen oyuncu vardı. Bütün hedefimiz bu olmalı. Bu projeksiyonumuz var. Emre adına da sevindim. Yavaş yavaş başkaları da gelecek inşallah. Bugün bu tercihimden dolayı
eleştirilebilirdim de herhalde. ’Genç, acemi, kaldırabilir mi?’ denilebilirdi. Ama bu riski almazsanız kimse de çıkmıyor bir yerlere. Bugün elinden geleni yaptı. Gerçekten alkışlatmak için oyundan aldım onu. Bunu hak etti çünkü" şeklinde konuştu.
Aykut Kocaman’ın bugün savunma ağırlıklı bir takım sahaya sürdüğü ve Galatasaray’ın da benzer bir kadro sürmesi halinde zevksiz bir maç ortaya çıkacağı şeklindeki değerlendirme üzerine Terim, "Aykut hoca kendine göre haklıydı orta sahayı kalabalık tutmakta. Alex ve Bienvenu ile gole gitmek istemesinde kendisine göre haklıydı. Zevksiz futbol fikrine katılmıyorum. Fenerbahçe de oyunu güzelleştirmek adına işler yaptı ama biz topu elinde
bulunduran, gerektiği yerde bir bütün olarak karşılayan, baskı yapan taraftık. Fenerbahçe gibi önemli bir takım karşısında ilk yarıda 7-8 pozisyon bulmak hiç kolay değil. Önemli bir takım ve önemli oyuncuları var. Oyuncularım bunu başardı. Kendilerini kutluyorum" ifadelerini kullandı.
"ŞİMDİ TRABZONSPORLU’YUM"
Türk futbolunun içinde bulunduğu duruma dikkat çeken ve "Bugünkü pırıltı, futbola sarılmamızı sağlamalıdır’’ diyen Fatih Terim, "Uzun yılardır beraberiz. Kazançlar veya kayıplar bizi futboldan soğutmamalı. Futbol bizim her şeyimiz. Bir şekilde sarılmalıyız. Hatta şu günlerde biraz daha hoşgörülü olmalıyız. Şu anda maç bitti ve şimdi Trabzonsporluyum artık. Şampiyonlar
Ligi’nde bir üst tura çıkmaları ülkemiz için önemli. Başkalarının üzüntülerini kendimize bayram gibi hissetmeden futbola sarılmalıyız. Ülkemiz için futbol önemli bir olgu. Kimse de ümidini kesmesin" şeklinde görüş belirtti.
"AYKUT KOCAMAN’LA GÖRÜŞMESİ"
Terim, Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman’la maç öncesi yaptığı görüşmenin hatırlatılması üzerine, bu görüşmenin bir kısmını paylaşabileceğini aktararak, "Maç öncesi Fenerbahçe soyunma odasına gittim hoş geldin demeye. Arkadaşlarımızla merhabalaştık, Semih’le biraz şakalaştık. Bir ihtiyaçları olup olmadığını sordum. Aykut, benim milli takımdan talebem, şimdi meslektaşım ve arkadaşım. Önemli bir iş yapıyor. Konuştuğumuz çerçeve Türk futboluydu. İyi oyunlar, daha güzel şeyler konuştuk. Öbür kısmı
ikimizin arasında" demekle
yetindi.
"ENGİN BAYTAR KENDİNE NE KADAR KIZSA AZDIR"
Sivasspor maçında gördüğü kırmızı kart nedeniyle iki maç ceza alan ve derbi maçta oynayamayan Engin Baytar’la ilgili fikrinin sorulması üzerine Terim, oyuncuyla ilgili görüşlerini aktarırken, ilginç bir bilgiyi de medyayla paylaşmış oldu. "Engin kendine ne kadar kızsa azdır" ifadesini kullanan tecrübeli teknik adam, "Şu günde dahi hala Engin’i konuşuyoruz. İnsanları kaybetmek çok kolay. İnsanları yaptıkları hatalarla yargılamayalım. Kazanma yolunda yaptıklarıyla takdir edelim. Gördüğü kart nedeniyle
cezası 100 bin Euro. İkincisinde 200 bin Euro ve üçüncüsünde ise sözleşmesini tek taraflı feshetme hakkına sahibiz. Kendisi sözleşmesinde imzalamış. Kızmadım mı ona? daha yeni konuşuyorum onunla. Bugün çok ihtiyacımız vardı, yarın da olacak. Sadece Engin değil, başkaları da var. Ben yönetimimize raporumu yazdım ve altına da küçük bir not düştüm. Onu söylerler artık. Engin’den çok faydalanacağız merak etmeyin" diye konuştu.
Terim ayrıca, İsveçli bir gazetecinin sorusu üzerine de Elmander için, "Elmander’den memnunum. İnanılmaz bir profesyonel. Saha içinde her şeyini vermeye çalışan iyi bir oyuncu. Takımımıza her zaman pozitif katkısı var. Kendisinden çok memnunum" diyerek sözlerini tamamladı.
Öte yandan, basın toplantısını Fatih Terim’in kızı Merve Terim de medya mensupları ile birlikte takip etti.
Galatasaraylı savunma oyuncusu Tomas Ujfalusi de Fenerbahçe derbisini kazandıkları için çok mutlu olduklarını söyleyerek, "Ben ve bütün arkadaşlarım alınan galibiyetten dolayı çok gururluyuz. Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarının ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Çift forvet oynadığımız için birçok pozisyona girdik. Tek tek bütün arkadaşlarımı kutluyorum. Belki bugün daha fazlası olabilirdi" diye konuştu.
Basın toplantısına katılan genç oyuncu Emre Çolak da, "Yendiğimiz için çok mutluyum. Bana güvenen Fatih Hoca’ya teşekkür ediyorum. Beni zaten alkışlatmak için çıkardığını söyledi. Çok mutluyum" dedi.
FENERBAHÇE CEPHESİ
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman ise, Spor Toto Süper Lig’de Galatasaray’a 3-1 yenildikleri mücadelede, takımının düşündüğü oyun planını sahaya yansıtamadığını belirtti.
Genç teknik adam, maç öncesini düşündüğü zaman sahaya çıkan kadronun en doğru kadro olduğunu ifade etti. Galatasaray’ın maça, galip gelerek lider olma arzusuyla başlayacağını bildiklerini anlatan Kocaman, maçtaki ana amaçlarının rakiplerine önde baskı yaparak, oyuna girişini engellemek olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:
"Ofansif oyuncu yapısıyla bizim sahamıza kolay top getirirlerse onlar için maç kolaylaşacaktı. Amacımız bunu engellemekti ve avantaja çevirmekti. Ancak buradaki temel problemimiz, en az olmasını istediğimiz şey basit top kayıplarıydı. Bizim yapmamız gereken baskıyı Galatasaray yaptı. Tecrübeli oyuncularımızın beklenmedik top kayıpları Galatasaray’a istediği ortamı oluşturdu. Tebrik ediyorum, Galatasaray hak edilmiş galibiyeti aldı. Oyuna bir türlü tutunamadık, bir türlü ortak olamadık. Kaliteli anlamda
5-6 pası bir araya getiremedik. Sürekli top kaybı Galatasaray’ın ataklarıyla sonuçlandı. İkinci yarı oyunu denkleştirdik, topa daha fazla sahip olduk yerden kullanmaya başladık ve maça ortak olduk. 2-0 giderken gol şansını bulamadık. İlk yarı bizim açımızdan uzun zamandır görmediğim kadar kötü bir oyun olarak cereyan etti."
Emre ile ilk yarıda yaşadığı diyalogun tribünlerden aralarında bir tartışma yaşanmış gibi görüldüğü ifade edilerek yöneltilen soruya Kocaman, "Emre değişikliği tamamen oyuna ait bir değişiklikti. Maçta kenara doğru bir şeyler söyledi. Benim de bir tepkim oldu, ancak oyundan çıkmasının bununla bir alakası yoktu" diye konuştu.
"FENERBAHÇE TAKIMI İÇİN BU KADAR DÜŞÜK OYUN OLMAZ"
Stoch’un ilk 11’de olmamasıyla ilgili bir soru üzerine de Kocaman, bu futbolcunun yabancı kontenjanına takıldığını belirterek, şunları kaydetti:
"Böyle bir oyun, böyle bir skordan sonra, tabii çok yanlış var. Fenerbahçe için bu kadar düşük oyun olmaz. Stoch bu takımın en değerli oyuncularından birisi kuşkusuz. Ancak bugünkü tercih nedenim, kendisiyle de konuştum oynatamadığım için, en önemli tarafı yabancı kontenjanıydı. Benim için maç öncesi maçı düşündüğüm zaman çıkan kadro en doğru kadroydu."
Kocaman, maç öncesi Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ile yaptığı görüşmenin detayının sorulması üzerine özetle, "Daha fazla futbolun sorunlarıyla ilgili konuşmaya çalıştık. İçeriğiyle ilgili fazla bir şey söylemeye gerek yok. Futbolumuz sorunlar yumağı halinde" diye konuştu.
Terim ile yeniden bir araya gelip gelmeyecekleri sorusu üzerine de Kocaman, "Yeniden bir araya gelmek için bir randevulaşma olmadı ama futbol adamlarının daha fazla bir araya gelmesi açıkçası konuştuğumuz konulardan birisi" diye konuştu.
Fenerbahçeli futbolcu Volkan Demirel, Galatasaray karşısında alınan 3-1’lik yenilgi nedeniyle fazla üzülmemeleri gerektiğini söyledi.
Volkan, taraftarlara seslenerek, "Fazla üzülmemizin gerekmediğine inanıyorum. Taraftarlarımıza söylüyorum. Çok zor dönemlerden geçiyoruz. Her hafta karşımızda yenilikler çıkıyor ama buna en iyi şekilde sahada cevap vermek istiyoruz. Arada bir böyle mağlubiyetlerimiz olabiliyordu. Bir serimiz vardı, bir gün bozulacaktı. İlk yarıda çok iyi oynadılar, Bizi ilk yarıda oynatmadılar, hem de baskı kurdular."
Galatasaray’ı tebrik eden kaleci Volkan, "Tabii ki yenildiğimiz için üzgünüz ama çok uzun vadeye yaymamak lazım. Önümüzde kat edeceğimiz çok yol var. Sezonun sonunda ligi iyi yerde bitirmek için elimizden geleni yapacağız" dedi.
VOLKAN DEMİREL: "BENİM TEPKİM MİLLİ FORMA ALTINDA ISLIKLANMAMAYDI"
Volkan, Galatasaray maçlarında taraftarlardan gördüğü tepkileri normal karşıladığını söyledi. Galatasaray ile 18. maçına çıktığını kaydeden Volkan Demirel, şöyle devam etti:
"Aleyhime tezahüratlar yapılıyor ama bunları normal karşılıyorum. Ben milli takım oyuncusuyum, zoruma giden, Hırvatistan maçındaki tepkilerdi. Galatasaray maçında bütün stat anama avradıma küfür etseler, umurumda değil. Bizim stada gelince de Galatasaraylı arkadaşlardan bunu yaşayanlar var. O günkü tepkim sadece milli forma altında, milli takım oyuncusu olarak, milli takım taraftarlarınca ıslıklanmamdı."
Maçın çok centilmence geçtiğini kaydeden Volkan, kendisine yine tepkiler olduğunu ancak bunların her maçta olabileceğini söyledi. Derbi maçında, yaşanan şike soruşturması nedeniyle kötü oynadıklarını düşünmediğini anlatan Volkan, "Gerçekten Galatasaray iyi oynadı, böyle bir maçta ilk yarı 2-0 içeri girince, çevirmek zordu. Biz ne sorun yaşarsak yaşayalım maçlarda elimizden geleni yapıyoruz" şeklinde konuştu.
Fenerbahçeli futbolcu Selçuk Şahin ise, Galatasaray derbisinde alınan 3-1’lik yenilginin kendilerine yakışmadığını söyledi.
Selçuk, maçtan sonra düzenlediği basın toplantısında, camia olarak belki en çok ihtiyaçları olan dönemde kazanmaları gereken maç oynadıklarını kaydederek, şunları söyledi:
"Galatasaray çok istekli başladı ve bu baskıyı kıramadık. Taraftarın da desteği ile iyi baskı yaptılar. İlk yarı istediğimiz gibi geçmedi, ikinci yarı bir şeyleri düzeltmeye çalıştık. Belki biraz daha iyi oynadık ama galibiyeti getirecek kadar iyi değildik. Sonuçta mağlup ayrıldık, tebrik ediyoruz Galatasaray’ı ama daha çok maç var. Camiadan özür diliyoruz. Bugün bize yakışmayan bir yenilgi aldık."
Şike soruşturmasının en çok kendilerini etkilediğini savunan Selçuk, "Zor bir dönemden geçiyoruz. Her gün yeni kararlar alınıyor, üzüllatüyoruz, bazı arkadaşlarımız yanımızda olamıyor. Sahada dik durmaya çalışıyoruz ve bu sene de şampiyon olacağımızı düşünüyoruz. Böyle bir gücümüz ve takımımız var. Bu olaylardan etkileniyoruz" dedi.
Selçuk, maçta iki tarafın çarpıştığını kaydederek, "Baskıyı kıramadık, maçlarda iki taraf çarpışıyor. Biz bu maçta ilk yarıda ayakta duramadık. Daha dik durmalıyız. Galatasaray taraftarının da desteğiyle iyi baskı yaptı. İkili mücadelelerde diri kaldılar. Belki ilk yarı 1-0 içeri girseydik, daha değişik olabilirdi. Biz ilk yarıyı unutup ikinci yarı oynadığımız oyunun üstüne koyarak devam etmeliyiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Faytonculuk zanaatı usta yetişmemesi nedeniyle yok oluyor Türkiye’de bir dönemin en gözde ulaşım aracı faytonlar usta yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesi yaşıyor. Bu tarihi zanaatı ülke genelinde çok az usta sürdürüyor. Fayton üretimi halk arasında basit bir marangozluk işi olarak biliniyor. Oysa bu üretim yüksek bir mühendislik bilgisi barındırıyor. Günümüz araç teknolojisinin temellerini atan teknik detaylar bu zanaatı benzersiz kılıyor. Gövdede darbe emici dişbudak ağacı kullanılıyor. Tekerlek parmaklarında yüksek dirence sahip gürgen tercih ediliyor. Bu sayede doğal bir süspansiyon sağlanıyor. Tekerleklerin dışa eğimli yapısına kamber açısı deniyor. Bu yapı yükü aksın en güçlü noktasına aktarıyor. Sistem viraj güvenliğini artırıyor. Elde dövülen çelik makaslar yol sarsıntısını en aza indiriyor. Su geçirmeyen özel deri mekanizmalar bugünkü açılır tavanların atası kabul ediliyor. Türkiye’de bu sanatı sürdüren son ustalar hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir, Akhisar ve Büyükada’daki son atölyeler kapanma riski taşıyor. Bunun temel nedeni çırak yetişmemesi olarak gösteriliyor. Ustalar bu zanaatın sadece araba üretmek olmadığını vurguluyor. Ahşabın, demirin ve derinin binlerce yıllık uyumunun yaşatıldığı belirtiliyor. Baba mesleğini yaşatıyor At arabacılığı ve atçılığın kendisine babasından miras kalan bir meslek olduğunu belirten Cem Kara Osman, "Babam nakliyecilik, kum taşımacılığı ve bahçelerde çit sürme gibi işlerle meşgul oluyordu. Çocukluğumuzdan bu yana evimizde at ve at arabası hiçbir zaman eksik olmadı. Daha sonra edindiğim mesleki tecrübeler ve kişisel merakım neticesinde faytonların özel üretimi ve tamiriyle bizzat ilgilenmeye başladım. Bazen hayvanseverlerin tepkisiyle karşılaşıyoruz. Bu durum bilgi eksikliğinden ve hayvanlara eziyet edildiğini düşünmelerinden kaynaklanan ön yargılı bir yaklaşımdır. Biz atları tamamen doğalarına ve kullanım amaçlarına uygun bir şekilde değerlendiriyoruz. Günümüzde bu araçları yalnızca sünnet törenleri, reklam çekimleri ve özel amaçlı düğünler gibi kısıtlı alanlarda kullanabiliyoruz. Halbuki bu araçlar kültürümüzün ayrılmaz bir parçasıdır. Yaklaşık on beş yıldır Antalya’nın belirli turizm bölgelerinde turist kafilelerine hizmet veriyorum. Yurt dışından gelen misafirlerin özel etkinliklerinde ve düğün organizasyonlarında yer alıyorum. Organizasyonlar önceden planlandığı için işleyişte aksaklık yaşamıyoruz. Doğada iki atın koşarken çıkardığı nal seslerinin dinlendirici bir etkisi vardır. Bu deneyim adeta bir terapi niteliği taşıyor. Nal sesleri insanı stresten uzaklaştırarak eşsiz bir ruhsal rahatlama sağlıyor" dedi. Usta eksikliği üretimi bitirdi Mesleğin geleceğindeki tehlikeye dikkat çeken Osman, "Fayton yapımında ahşap kısımlar için profesyonel marangozluk işçiliği gerekiyor. Demir aksamlar için geleneksel ocaklarda sıcak demir dövme ustalığı şarttır. Eskiden dingil poryaları farklı kaplinlerle üretiliyordu. Günümüzde rulmanlı sistemler kullanılıyor. Dingil ve diğer parçaların işlenebilmesi için iyi derecede torna bilgisine ihtiyaç duyuluyor. Günümüzde Türkiye genelinde bu işi yapabilecek ustaların sayısı oldukça sınırlıdır. Afyon ve Akhisar gibi bölgelerde faaliyet gösteren ustalar bir elin parmaklarını geçmiyor. Yeni nesil bu mesleğe ilgi duymuyor. Geleneksel bir üretim süreci olduğu için bu alanda ciddi bir tecrübe birikimi şarttır. Yaklaşık yirmi yıl önce Türkiye’den dünyanın dört bir yanına fayton ihraç ediliyordu. Zamanla talebin düşmesiyle birlikte bu üretim durma noktasına geldi. Mesleği devralacak yeni bir nesil yetişmiyor. İlerleyen dönemlerde fayton kullanacak kişi dahi bulunamayacak. Bu kültür tamamen unutulacak. Dünya tarihine dönüp baktığımızda her dönemde atlı ve tekerlekli arabaların önemli bir yer tuttuğunu görürüz. Savaş dönemlerinde mühimmat taşıyan araçlardan ulaşım amacıyla kullanılan faytonlara kadar bu araçlar insanlık tarihinin her aşamasında var olmuştur. Günümüzde tamamen motorlu taşıt teknolojisine geçildiği için bu tarihi miras kaybolmaya yüz tutuyor" ifadelerini kullandı. Yüz yıllık Paris faytonu Eline geçen tarihi faytonun hikayesini paylaşan Osman, "Arkamızda görmüş olduğunuz fayton yüz yılı aşkın bir süre hizmet vermiştir. Böyle tarihi bir aracı yeniden ele alıp gün ışığına kavuşturmak benim için büyük bir onur kaynağıdır. Dingil aksamında Paris ve Londra damgaları bulunuyor. O dönemin eski yazı sanatıyla işlenmiş ibareler yer alıyor. Aracın Fransa’nın başkenti Paris’ten getirildiğini tahmin ediyoruz. Eski ustalardan edindiğimiz bilgilere ve yaptığımız araştırmalara göre Avrupa’dan getirilen bu fayton ilk olarak İzmir’de kullanılmıştır. Daha sonra İstanbul’a ve Büyükada’ya götürülerek çeşitli film çekimlerinde değerlendirilmiştir. Nihayetinde tekrar İzmir’e dönmüştür. Kapsamlı bir araştırmanın ardından bu aracı devraldım. Yakın zamanda bu tarihi faytonu baştan aşağı revize etmeyi planlıyorum. Körüklü veya kaput araba olarak adlandırılan ve üstü açılıp kapanabilen bu model İzmir faytonu olarak bilinmektedir" şeklinde konuştu.
Kocaeli Akçaray tramvay hattının yolcu kapasitesi iki katına çıkarılıyor Kocaeli’de Akçaray Tramvay Hattı’ndaki duraklar uzatılarak sefer başına yolcu kapasitesi 600’e yükseltilecek. Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımın önemli arterlerinden olan tramvay hattındaki yolcu yoğunluğunu azaltmak amacıyla başlattığı kapasite artırma projesine devam ediyor. Proje tamamlandığında tramvaylar hatta "çift dizi" (peş peşe iki araç) olarak hizmet verecek ve böylelikle tek seferde taşınan yolcu kapasitesi iki katına çıkarılarak 600 kişiye ulaşacak. 12 durakta altyapı çalışmaları tamamlandı Yeni sisteme entegrasyon için hat üzerindeki 12 durakta yürütülen istasyon uzatma çalışmalarında önemli aşama kaydedildi. Otogar, Yahya Kaptan, Doğu Kışla, Yenişehir ve Milli İrade Meydanı duraklarında inşaat ve altyapı imalatları bitirilirken, kanopi ve turnike montajlarına geçildi. Mehmet Ali Paşa durağında ise yol genişletme çalışmaları tamamlandı. Fuar, Yeni Cuma, Seka Park, Seka Devlet Hastanesi, Kongre Merkezi ve Plajyolu istasyonlarında da inşaat ve kanopi montajı sona erdi; turnike kurulumuna ise kısa süre içinde başlanacağı bildirildi. Eğitim Kampüsü, Fevziye ve Gar duraklarında yapılacak yol genişletme mesaisinin ardından bu bölgelerde de istasyon uzatma aşamasına geçilecek. Duraklara çift yönlü yaya erişimi sağlanacak Kapasite artışının yanı sıra yolcu konforunu da hedefleyen proje kapsamında, tüm duraklara her iki yönden giriş ve çıkış imkanı sağlanarak yoğun saatlerde oluşan yığılmaların önüne geçilmesi planlanıyor. Ayrıca uzatılan istasyon alanlarına yeni kanopiler ve kent mobilyaları eklenerek bekleme alanları daha modern hale getirilecek.