YEREL HABERLER - 03 Ocak 2012 Salı 13:45

EREĞLİ`DE SİNEMA İZLEYİCİSİNDE AZALMA OLDU

A
A
A
EREĞLİ`DE SİNEMA İZLEYİCİSİNDE AZALMA OLDU

Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Müdürü Fehmi Budak, son yıllarda sinema izleyicisi sayısında bir azalma meydana geldiğini söyledi.
Kdz. Ereğli Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Müdürü Fehmi Budak, 2010 yılında 22 bin olan sinema izleyici sayısının 2011 yılında 16 binlere gerilediğini söyledi. Sinema izleyicisinin azalmasını televizyon dizilerinin yanı sıra ekonomik sorunlara bağladığını belirten Budak, “Sinema sektöründeki düşüşü TV’lerdeki dizilere bağlıyoruz. Muhteşem Yüzyıl, Fatma Gül’ün Suçu Ne?, Mutsuz Ev Kadınları, İffet, Adını Feriha Koydum gibi dizilerin amacı insanları televizyona bağlamak, birazda duygu sömürüsü de olabiliyor. Fatma Gül’ün Suçu Ne? dizisini ele alacak olursak bir suç her hafta olabilir mi? Olmayabilir” dedi.
Sinema izleyicisinde her yıl bir azalma meydana geldiğini belirten Budak, “Sinemamızın son durumu çok parlak denemez, belki insanların çok sevdiği filmler yok, ama aslında güzel filmlerde var. Geçtiğimiz sene öncesi filmlere baktığımız zamanda izlenmesi gereken filmler var ama tahmin ediyorum ki biraz da televizyonlarda kaliteli diziler de var, bu diziler artık yurt dışına da satılıyor. Onun için insanlar çok fazla sinemaya rağbet göstermiyorlar. Ben burada birazda ERDEMİR’in özelleştirilmesindeki insanların cebine giren daha düşük akçelerin olduğunu düşünüyorum. Sinema seyircimizin şu an yüzde 80’inin öğrenci olduğunu baz aldığımızda bu öğrencilerimizin sinemaya gelmeleri için ailelerinden kendi harçlıklarının, okul harcamalarının dışında da ekstra paralarının olması gerekir. Bu ücretleri de ancak kim verebilir, belli bir düzeyde bir maaş alan, çalışan aileler verebilir, bunlarda olmayınca tabi ki sinema izleyici sayılarında düşüş var. 2010 yılında rakamımız 21 bin civarı, düşünün arada geçen zamanı, birkaç dönemde Recep İvedik filmleri yinede belki çok kültürel yönden ağırlığı olmasa da insanların eğlendiği, güldüğü filmler o sinemalar ayakta tuttu. 2011 yılında Çağan Irmak’ın yaptığı ’Dedemin İnsanları’, çok güzel Türk filmleri olsa da mesela Anadolu Kartalları son dönemlerde pek de iyi gittiği söylenemez. Şu an bir adım önde Kdz. Ereğli’de belki Türkiye’de de böyle ’Sümela’nın Şifresi’ ön planda gidiyor. Labirant denen Meltem Cumbul’un oynadığı çok güzel bir aksiyon filmini ilk haftada 65 kişi izledi. Musallat filmi Labirant filminden daha korku ikinci bir film 15 kişi daha fazla seyirci yapmış, sanıyorum izleyici rakamlarında azalmada ekonomik özgürlüğe bağlı, 2010 yılında 21-22 bin civarında izleyici sinema izledi. 2011 yılında da ise bu rakam 16 binlere geriledi, yani her yıl izleyici sayısında azalma meydana geliyor” diye konuştu. Türk sinemasının geldiği nokta ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Budak şunları söyledi:
“Sinemamızın geldiği nokta Yeşilçam filmlerinden sonra bir ara daha ahlaki değerleri düşük olan filmler çıktı daha sonra yok oldu. Sanırım Eşkıya filmi ile Türk sineması yeni bir ivme kazandı. Ondan sonrada çok güzel filmler yapıldı. Şu an Labirent filmini örnek gösteriyorum. Bomba düzeneği ile kendini patlatan insanların inanılmaz bir şekilde bire bir aynısı yapılmış, Tabi ki burada daha kaliteli yapılması için Hollywood gibi film merkezleri yapılması gerekir.” AKM sinemasında en büyük seyirci rekorunun Şener Şen’in “Eşkıya” filmi olduğunu belirten Budak konuşmasını şöyle tamamladı:
“1996 yılında açılan AKM sinemasında en büyük izleyici rekoru Şener Şen’in ’ Eşkıya’ filmi oldu. Hemen hemen her aileden bir kişinin izlediği filmde biz Ereğli olarak Türkiye sekizincisi olduk. 4 hafta oynadık, başka bir yere vermemiz gerekiyordu iki hafta sonra tekrar getirdik ve 36 bin civarında bir seyirciye ulaştık. Ama Düzce, Çaycuma, Devrek’ten otobüslerle bu filmi izlemek için gelenleri biliyorum. O zaman yer yoksa ayakta da dahi oturalım diye sinemanın arkasına 429 koltuklu sinemaya 25-30 civarında koltuk ilave ettiğimizi biliyorum. Tüm bu kaliteli filmlere rağmen izleyici sayısında bir azalma var. Sinema seyircimizde ben biraz tembellik görüyorum. İnsanlarımız en azından haftada bir kereye mahsus her aileden bir kişinin belirli filmlere gitmesi gerekir. Ama şunu ardı etmemek lazım, hakikaten Türk filmleri kaliteli olduğundan Amerikan filmlerini geride bıraktık.”
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kurum’dan otobüs şoförlerine müjde: “Göreve gelir gelmez otobüsçülerin içeride kalan ücretlerini zamlı bir şekilde ödeyeceğiz” İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Sancaktepe’de düzenlenen ‘Özel Halk Otobüsçüleri Sahuru’ programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Kurum, “Hiç merak etmeyin, hiç üzülmeyin. 1 Nisan’dan sonra göreve gelir gelmez otobüsçülerin içeride kalan ücretlerini zamlı bir şekilde ödeyeceğiz. Bu Murat Kurum sözüdür. Boş yere kesilen cezaları da göreve gelir gelmez iptal edeceğiz” dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Sancaktepe’de düzenlenen ‘Özel Halk Otobüsçüleri Sahuru’ programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü, AK Parti Sancaktepe İlçe Başkanı Turgay Akpınar, Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği Dernek Başkan Vekili Göksal Ovacık, ÖZULAŞ Başkanı Sedat Şahin, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla hatıra fotoğrafı da çektirdi. “İstanbul’daki otobüs sayısı, vatandaşımızın mevcut talebine istese de yetmiyor” Programda konuşan İBB Başkan Adayı Kurum, “Bugün İstanbul’da yaklaşık 3 bin halk otobüsümüz var. Yüzbinlerce yolcuyu taşımaya çalışıyorsunuz. İstanbul’un bu yükünü almak için çaba sarf ediyorsunuz ama her geçen gün bu yük bir kat daha artıyor. İstanbul’daki otobüs sayısı, vatandaşımızın mevcut talebine istese de yetmiyor. Biz, hem özel halk otobüsü emekçilerini hem de İstanbulluları uğraştıran değil ulaştıran İstanbul diyerek rahatlatacağız. İstanbullu kardeşlerimiz sizlere emanet. Genç kızlarımız, kadınlarımız otobüse bindiğinde saat geçse, durak evine uzaktaysa şoför kardeşlerim gerekirse evinin önüne kadar bırakacak. Bu hedef öyle sadece yatırım ve buradaki hizmetlerden müteşekkil değildir. Biz bir yandan yeni ulaşım yatırımları yaparken bir yandan da İstanbul’un trafik sorununa dair, çok önemli adımlar atacağız. Ben ulaşım sektöründeki esnafımızın sorunları için aylarca çalıştım. Bu konudaki tüm uzmanlarla esnaf odalarımızla istişare ettim” dedi. “Göreve gelir gelmez otobüsçülerin içeride kalan ücretlerini zamlı bir şekilde ödeyeceğiz” Otobüsçülerin yaşadığı sorunlara değinen Kurum, müjdeleri hakkında da şöyle konuştu: “Sizler, 40 yıldır yaşadığınız sorunları, dertleri şu beş yılda yaşadınız. Ücretlerinizi iki ay geç aldığınızı biliyorum. Çok büyük mağduriyetler yaşıyorsunuz. 2023 zammını hala alamadınız. Her bir özel halk otobüsümüzün 1 milyon TL alacağı var. Alamadığınız ödemelerinizden dolayı araçlarınıza bakım yapmakta zorlanıyorsunuz. Vatandaşlarımızı taşımak için gereken her türlü fedakarlığı yapıyorsunuz. Yanan ve bozulan otobüsler olduğunda mevcut İBB yönetimi bu sorunları görmezden geliyor. Sen otobüsçünün hakkını ödemezsen bu esnaf otobüsüne nasıl bakım yaptıracak. Mevcut İBB yönetimi sizin eksiklerinizle alakalı bırakın bir irade ortaya koymayı sorunları görmezden geliyor. Yetmiyor, bir de size boşu boşuna cezalar kesiyor. İETT yönetimi, ezan okunurken aracında su içip orucunu açan özel halk otobüsü şoförüne neden ceza keser? Eğer kötü niyetliyseniz, eğer bu milleti sevmiyorsanız elbette kesersiniz. Hiç merak etmeyin, hiç üzülmeyin. 1 Nisan’dan sonra göreve gelir gelmez otobüsçülerin içeride kalan ücretlerini zamlı bir şekilde ödeyeceğiz. Bu Murat Kurum sözüdür. Boş yere kesilen cezaları da göreve gelir gelmez iptal edeceğiz” “Sizlere sağladığımız uygun kredilerle otobüslerimizi yenileyeceğiz” Müjdelerini saymaya devam eden Kurum, “Otobüslerinizi yenileyemediğinizi çok iyi biliyorum. Toplu taşıma kanununu ve mülkiyet probleminin çözümüyle ilgili kanunu meclise bu kardeşiniz taşıdı. Bu konunun takibini yapacağız ve mülkiyet sorununu tamamen çözeceğiz. Göreve gelir gelmez devlet bankalarımızla yapacağımız protokollerle sizlere sağladığımız uygun kredilerle otobüslerimizi yenileyeceğiz. Hem siz huzur içerisinde çalışacaksınız hem de İstanbullu kardeşlerimize en güzel hizmeti vereceğiz. İstanbul halk otobüsü bir marka olacak. İstanbul’un yollarında bozulan, yanan otobüs devri 31 Mart akşamı tamamen bitecek” diye konuştu. “İnsanımız bu seçimi, İstanbul’u yeniden emin ellere teslim etmek için çok büyük bir fırsat olarak görüyor” Seçimin iki zihniyet arasında gerçekleşeceğini belirten Kurum, “Bizim şoför esnafımız, kalenderdir. İşte sizler İstanbullunun sorunlarını dinleyen insanlarsınız. Sizlerle yaptığımız görüşmelerde de bu sorunların çözümleri hakkında konuşuyoruz. Konuştuğumuz herkesin ortak bir noktası var. İnsanımız bu seçimi, İstanbul’u yeniden emin ellere teslim etmek için çok büyük bir fırsat olarak görüyor. Nasıl öyle görmesin? Fark ortada. Milletin karşısında sadece iki taraf var. Bir tarafta afet anında tatil beldelerinde gezenler, diğer tarafta sadece Fikirtepe’de, Esenler’de bile toplam 75 bin yeni yuvayı inşa edenler var. Bir yanda kendi geleceği için İstanbul’u kaderine terk edenler, diğer tarafta Kartal Orhantepe’de, Üsküdar’da, Beykoz’da, Ümraniye’de, 39 ilçemizde şantiyelerde arı gibi çalışanlar var. Bir yanda İstanbul’a yapılan tüm büyük ulaşım yatırımlarına karşı çıkanlar var, diğer yanda havalimanını, Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni yapanlar var. Bu seçimde ya sağlıksız binalarda deprem korkusuyla beklemeyi ya da kentsel dönüşümle huzur içinde yaşamayı seçeceğiz. Bu seçimde ya 5 yılda 5 bin konut bile dönüştüremeyenleri ya da asrın felaketinde 3 ayda 180 bin konutu başlatanları seçeceğiz. Bu seçimde ya milletin kaynaklarını çarçur edenleri, ya da bizim gibi İstanbul’a her alanda 350 milyar lira yatırım yapanları seçeceğiz. Ya İstanbul’un bütçesini kendi için harcayanları, ya da kenti için, harcayanları seçeceğiz. Ben inanıyorum ki İstanbullular 5 yıldır çektikleri çileyi göz önünde bulunduracaklar. Hizmetin ve eserin adresi olan AK Parti’mizi ve Cumhur İttifakı’mızı sandıkta rekor bir oyla seçecektir. Ne yazık ki, son 5 yılda İstanbulluların derdiyle dertlenen, o dertlere çare olmaya gayret eden bir başkanları olmadı. Bu kardeşiniz, sizlerle hem dert ortağı, hem de çözüm ortağı olacak, İstanbul’un dertlerine deva olacak. Esnaf dostu, emek dostu, ekmek dostu bir belediyeciliği sizlere göstermek için bundan önce nasıl gece gündüz çalıştıysak yine aynı anlayışla çalışacağız” diyerek sözlerini tamamladı. “5 yıldır bir tane kavşak yaptırmadık” İlçede yaşanan sıkıntıları dile getiren Sancaktepe Belediye Başkanı Döğücü, “En büyük sıkıntımızı İBB’nin çalışmalarımızda yaşadık. Burada 200.000 nüfusla başlayan bir ilçe süreci var. 10-15 yıllık genç bir ilçeyiz ama o kadar çok nüfus aldık, o kadar çok tercih edildik, nüfusumuz 500 bine geldi. Bu ilçemizin otobüs hatlarının mutlaka düzenlenmesi lazım. Sancaktepe’de ikamet eden tüm vatandaşımız benimle aynı fikirde. Evinden çıkıp bir mahalleden bir mahalleye giderken bile otobüs hatlarında sıkıntı çekiyor. 2-3 tane vesait değiştirmek durumunda kalıyor. Bunlar için büyükşehirle defalarca görüşmemize rağmen hiçbir ilerleme kaydedemedik. Bırakın ilerleme kaydetmeyi gerileme yaşadık. Otobüs hatları iptal ediliyor. Başka güzergahlar daha faydalı olur hatlarımızı düzenleyelim diyoruz ses yok. Gelin yeni hatlar düzenleyelim, Sancaktepe artık kocaman bir ilçe oldu, bunların yeniden planlanması lazım diyoruz ses yok. Bırakın ses vermeyi duraklara giden vatandaşlar mevcut hatlardaki otobüsleri saatlerce bekliyor. Ulaşımda defalarca söylememize rağmen 5 yıldır bir tane kavşak yaptırmadık. 5 yıl önce bu sorunu görmüş kavşaklarımızı, otopark yerlerimizi, projelerimizi belirlememize rağmen bu konularda da hiçbir gelişme ve ilçemize herhangi bir hizmet alamadık. Bir büyükşehir sadece süt dağıtmasıyla övünemez. Biz ilçeleri zaten Sayın Cumhurbaşkanımızın başlatmış olduğu sosyal belediyecilikle mükemmel bir şekilde yönetiyoruz” ifadelerini kullandı.