YEREL HABERLER - 08 Aralık 2011 Perşembe 13:07

NEVŞEHİR`DE KALİTE YÖNETİM DİREKTÖRLERİ TOPLANTISI

A
A
A
NEVŞEHİR`DE KALİTE YÖNETİM DİREKTÖRLERİ TOPLANTISI

Nevşehir Sağlık Müdürlüğü İl Performans ve Kalite Koordinatörlüğü tarafından, ilki Eylül ayında Sağlık Müdürlüğü’nde yapılan "Kalite Yönetim Direktörleri Toplantısı" ’nin ikincisi Dr.İ.Ş.Atasagun Nevşehir Devlet Hastanesi Kalite Yönetim Birimi Çalışma Ofisinde gerçekleştirildi.
Toplantıya, Sağlık Müdür Yardımcısı ve İl Performans ve Kalite Koordinatörü Dr. Yücel Şal, Koordinatörlük personeli Yeliz Savcı, Dr.İ.Ş.Atasagun Devlet Hastanesi Kaliteden sorumlu Başhekim Yardımcısı Dr. Figen İnceçayır, Hastanenin Kalite Yönetim Direktörü (KYD) Aslı Aasar, Ürgüp Devlet Hastanesi KYD Özlem Büyükbaş; 112 İl Ambulans Servisi KYD Dr. Fatih Erkek, Ağız ve Diş Sağlığı KYD Mehmet Kurugöllü katıldı.
Toplantıda, kurumların Hizmet Kalite Standartları (HKS) gereği yaptığı uygulamalar ve çalışmalar değerlendirildi. Hastanelerde performans, hasta ve çalışan güvenliği komiteleri ve öz değerlendirme sonuçları hakkında fikir alışverişlerinde bulunuldu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kontrolsüz içilen ağrı kesiciler, bağırsak sağlığını bozuyor Memorial Bahçelievler Hastanesi’nde düzenlenen ’Bağırsak Akademisi’nde uzmanlar, bağırsak sağlığının önemini ve son tedavi yöntemlerini anlattı. Modern insan yaşamıyla bağırsak hastalıklarının arttığına dikkat çeken uzmanlar, katkılı gıdalar ve kontrolsüz içilen ilaçlar konusunda uyardı. Memorial Bahçelievler Hastanesi İleri Endoskopi Merkezi tarafından her yıl düzenlenen bilimsel toplantılar serisinin 5’incisi olan "Bağırsak Akademisi" 27-28 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi. Gastroenteroloji Bölümü’nün önemli isimlerinden Prof. Dr. Salih Boğa, Prof. Dr. Yusuf Ziya Erzin ve Prof. Dr. A. Emre Yıldırım katıldığı toplantıda inflamatuvar bağırsak hastalıklarından (İBH), probiyotik kullanımına, ileri görüntüleme tekniklerinden endoskopik yeniliklere kadar birçok başlık ele alındı. Gastroenteroloji Uzmanı Profesör Doktor Salih Boğa, toplantıya dair bilgi vererek, "Türkiye’den ve yurt dışından gelen hem hocalar hem de katılımcılar sayesinde bağırsakla ilgili her türlü hastalığı, bağırsak hastalıklarının tanısından tedavisine, modern tedavi yöntemlerine ve bağırsak hastalıklarındaki yeniliklere kadar hepsini gözden geçireceğimiz butik bir toplantı düzenledik" dedi. "Modern yaşam, hastalıkları artırdı" Bağırsak hastalıklarındaki artışın nedenlerine değinen Prof. Dr. Boğa, "Modern insanın yaşama alışkanlıkları, daha az egzersiz yapması, daha kötü beslenmesi bağırsak hastalıklarını artıran faktörleri diğer bir sebebi de günümüzde bağırsakla ilgili tetkiklerin daha çok yapılması ve toplumun farkındalığı. Eskiden kolonoskopi bir tabu gibi görülüyorken artık herkes biliyor ki, 45 yaşından sonra kolon kanseri taraması için, erken tanı için kolonoskopi yapılıyor. Bağırsak hastalıkları farkındalığı arttığı için daha fazla gündeme geliyor" diye konuştu. "Kolon kanseri 40 yaşından sonra daha fazla ortaya çıkıyor" Kanser riskinin önüne geçmek için kolonoskopinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Salih Boğa, "Kanser lezyonları maalesef herhangi bir belirti vermiyor. 40 yaşından sonra daha çok ortaya çıkıyor ve yıllar içinde sessizce büyüyerek kansere dönüşüyor. Sadece bir kolonoskopi taramasıyla bu lezyonlar tespit edilip hasta kolon kanserinden yüzde yüz kurtulabiliyor. O yüzden Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) hiçbir şikayeti olmasa bile her bireyin elli yaşından sonra kolonoskopi taraması yaptırmasını öneriyor. Ama günümüzdeki güncel kılavuzlar bu tarama yaşını 45’e çekmiş durumda" dedi. Biyolojik ajanlar sayesinde tedaviler daha kolay Bağırsak hastalıklarının teknolojik gelişmeler sayesinde daha kolay tedavi edilebildiğini söyleyen Boğa, "Bağırsak hastalıklarının tedavisinde eskiden sadece birkaç ilaç varken artık modern teknoloji sayesinde biyolojik ajanları kullanabiliyoruz. Bu biyolojik ajanlarla çok daha etkili tedaviler sunuyoruz. Hastaları organ kaybından, cerrahiden ve hastalığın hayat kalitesini düşüren şikayetlerinden kurtarabiliyoruz" diyerek sözlerini noktaladı. "Bağırsaklar genel sağlığın bir merkezi" Gastroenteroloji Uzmanı Profesör Doktor Abdullah Emre Yıldırım ise bağırsak sağlığının genel sağlık üzerindeki önemini vurgulayarak, "Bağırsak Akademisi çok önemli konuları barındıran bir akademik platform. Neden bağırsağı geçtik: Hipokrat’a atfedilen bir laf vardır, ‘Tüm hastalıkların başlangıcı bağırsaktır’ diye. Gün geçtikçe bunun ne kadar doğru olduğuna karar verdik. Bağırsaklar sadece sindirim sisteminin merkezi değil, mikrobiyota vasıtasıyla bağışıklık sisteminin, metabolik sistemin, aslında genel sağlığın bir merkezi. O yüzden bu akademide bunu baz alarak bağırsakla ilgili bütün konuları konuşmaya karar verdik" dedi. "Bağırsak çok büyük bir organ. İçerisinde trilyonlarca bakterinin olduğu, 9 binden fazla sinir hücresinin olduğu, açtığınız zaman 10 metreye uzayan bir sistem. Bu sistem ne kadar dengeli çalışırsa sağlık sistemi de o kadar dengeli olur" diyen Prof. Dr. Yıldırım, "Orada ortaya çıkabilecek bir bozukluk tüm sistemi etkiler. Özellikle bağırsak geçirgenliğinin artması, bağırsakta aşırı bakteri çoğalması bazı hastalıkların klinikte ortaya çıkmasıyla karşımıza geliyor" şeklinde konuştu. Stres de bağırsak rahatsızlıklarını tetikliyor Bağırsak sağlığının en büyük düşmanının katkılı gıdalar ve stres olduğunu ifade eden Prof. Dr. Abdullah Emre Yıldırım, "Bağırsak sağlığını korumak, aslında genel sağlığı korumakla aynı. Vücudunuza ne kadar yabancı madde sokarsanız bağırsağınızı o kadar bozarsınız. Katkılı gıdalar, alkol, ilaçlar, antibiyotikler, ağrı kesiciler ve sağlıksız yağlar yabancı maddedir. Vücut için sağlıklı olan ne gerekiyorsa bağırsak için de gereken odur. Paketli gıdadan, alkolden, stresten mümkün olduğunca uzak durursak, lüzumsuz ilaç kullanımında kaçınırsak bağırsağımıza o kadar iyi bakmış oluruz. Bağırsağımıza iyi baktığımızda özellikle metabolik sistemler ve bağışıklık sistemi olumlu etkilenir" dedi.
İzmir Böbrek nakilli 76 yaşındaki hasta, kolanjioskopi ile sağlığına kavuştu İzmir’de 76 yaşındaki böbrek nakilli hastanın safra kanalında oluşan 2 santimlik taşı kolanjioskopi yöntemiyle temizleyen Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "ERCP yöntemi ile çıkarılamayan taşlar için kolanjioskopi olarak adlandırılan ileri teknoloji bir yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntem, endoskopun içinden daha ince bir endoskop (kolanjioskop) ile doğrudan safra kanalının içine girilmesi olarak biliniyor. Kanalın içi görüntülenerek lazer litotripsi denen bir yöntemle taşlar parçalanarak, akabinde ERCP balonlarıyla taşları safra kanalından çıkarma şansı tanıyan bir yöntemdir. Safra kanalının içerisine endoskopik olarak girmek uzun zamandır ihtiyaç duyduğumuz bir işlemdi" dedi. Safra kesesi ve safra yollarında taş oluşumu, her yaş grubunda sık görülen ve ciddi sağlık sorunları yol açabilen bir durum. Geleneksel yöntemlerle her zaman başarılı sonuç alınamayan bu vakalarda, gelişen teknolojiler yeni tedavi seçeneklerini gündeme taşıyor. Bugün ise ileri teknoloji kolanjioskopi yöntemiyle, büyük boyutlu safra yolu taşları doğrudan görüntülenerek lazerle parçalanıp endoskopik olarak çıkarılmasına imkan sağlıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, kolanjioskopi yöntemini ilk kez 76 yaşındaki böbrek nakilli bir hastada kullandı. Cerrahiye gerek kalmadan 2 santimlik taşı safra kesesi kanalından çıkaran Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, kolanjioskopi yöntemi hakkında detaylı bilgi verdi. Safra kesesi alındı, ancak ağrıdan kurtulamadı Pandemi sürecinde İstanbul’dan İzmir’e taşınan 76 yaşındaki emekli yarbay pilot Mehmet Vasıf Gebeş, yaşadığı sorunları paylaştı. Mehmet Vasıf Gebeş, "Yaklaşık dört yıl önce safra kesesi ameliyatı olmuştum. Şiddetli bir sancı ile acile gidince safra kesemi aldılar ve sorunun bittiğini sanmıştık. Ancak bu kez safra yolunda taş oluşmuş; biri 2 santimetre, diğerleri daha küçüktü. Daha önce böbrek nakli oldum, böbrek taşı düşürdüm ama böyle bir ağrı görmedim. İştahsızlık, halsizlik ve yüksek ateş şikayetlerim vardı; önce salgın hastalık sanıp ciddiye almadık ama ağrı dayanılmaz hale gelince hastaneye başvurduk. Medicana’nın acil servisinde durum anlaşıldı. Önce stent takıldı ancak stent tıkanınca doktor bey bizi yeniden çağırdı. Büyük bir ameliyattan çekiniyorduk ama bu yeni yöntemle sağlığımıza kavuştuk. Şu an her şey normale döndü" açıklamasını yaptı. Kanala girilmesine imkan tanıyor Hasta Mehmet Vasıf Gebeş’e uygulanan kolanjioskopi yöntemine ilişkin konuşan Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Hastanın koledok olarak adlandırılan, karaciğerden bağırsağa safra sıvısını taşıyan ana kanalında çok sayıda taş mevcuttu. Normal şartlarda bu taşların bir kısmını ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiopankreatografi) denilen yöntemle temizlenebiliyor. Bu yöntemde ağız yolundan girilip mide geçilir, safra kanalının bağırsağa açıldığı noktadan içeri balonlar veya basketler gönderilerek taşlar çıkarılır. Ancak safra kanalındaki taşlar bazen çok büyük olduğunda klasik ERCP ile çıkarılamayabiliyor. İşte burada devreye kolanjioskopi denilen daha ince ve yeni teknoloji bir endoskopla -ki bu kolanjioskop olarak adlandırılır- ile doğrudan safra kanalının içine girilmesine imkan tanıyor. Kanalın içindeki darlıklardan direkt girerek taşı lazer (lazer litotripsi) ile parçalayabiliyor ve ardından balonlarla taşları dışarı çıkarabiliyorsunuz. Safra kanalının içerisine endoskopik olarak girmek bizim uzun zamandır ihtiyaç duyduğumuz bir işlem" sözlerini kaydetti. Operasyon 2.5 saat sürdü Kolanjioskopi yöntemiyle safra kanalında yer alan 2 santimlik taşı kısa sürede çıkardıklarını aktaran Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Hasta böbrek nakilli olduğu için tedbir amaçlı bir gün daha hastanede yatırdık; aksi halde aynı gün taburcu olabilirdi" dedi. Kolanjioskopinin avantajlarına değinen Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Sadece röntgen (X-Ray) görüntüsüne dayanmak yerine, kanalın içini çıplak gözle görür gibi izleyebiliyoruz. Bölgedeki tümörlerin tanısını koymak için ’körlemesine’ fırça örneği almak yerine, şüpheli dokudan görerek biyopsi alabiliyoruz. Vasıf Bey’i büyük bir cerrahi operasyondan kurtararak işlemi endoskopik olarak tamamlamamızı sağladı" açıklamalarını yaptı.
İstanbul Kapalıçarşı’da başkanlık seçimi yapıldı: İlhami Yazıcı başkan seçildi Kapalıçarşı Kat Malikleri 6. Dönem Olağan Genel Kurulu’nda yapılan seçimlerde İlhami Yazıcı Kapalıçarşı Başkanı oldu. Kapalıçarşı Kat Malikleri 6. Dönem Olağan Genel Kurul toplantısı dün yapıldı. Yoğun ve geniş katılımla gerçekleştirilen genel kurul, İstiklal Marşı’nın okunması saygı duruşunun bulunulmasının ardından açılış konuşmalarıyla başladı. Toplantıda divan kurulu oluşturularak hazirun listesi onaylandı ve divan tutanağının imzalanması için yetki verildi. Toplantı kapsamında Yönetim Kurulu’nun 2 yıllık faaliyet raporu ile Denetim Kurulu raporu okunarak kat maliklerinin bilgisine sunuldu. Raporların değerlendirilmesinin ardından yönetim ve denetim kurulları ayrı ayrı ibra edildi. Genel kurulda ayrıca; devam eden hukuki ve idari süreçler ile Kapalıçarşı’nın işleyişine ilişkin çeşitli konular görüşülerek Yönetim Kurulu’na gerekli yetkiler verildi. Yapılan seçimde tek liste ile gidilen genel kurulda 941 oy kullanıldı ve İlhami Yazıcı Kapalıçarşı Başkanı olarak seçildi. Genel kurul kapsamında divan kurulu da belirlendi. İstanbul Kuyumcular Odası (İKÖ) Başkanı Mustafa Atayık divan kurulu başkanı seçilirken, Ali Rıza Balcı ve Atilla Saraç divan kurulu üyeleri olarak görev aldı. "Birlik ve beraberliğin güçlü göstergesi" Divan Başkanı Mustafa Atayık, "Kapalıçarşı gibi köklü bir yapının genel kurulunun yüksek katılım ve olgunluk içerisinde tamamlanması son derece kıymetlidir. Seçim sürecinin şeffaf, düzenli ve demokratik bir şekilde yürütülmesi, camiamızdaki birlik ve beraberliğin en güçlü göstergesidir" dedi. "Kapalıçarşı için kararlılıkla çalışacağız" Başkan İlhami Yazıcı ise ilk açıklamasında, "Kapalıçarşı esnafımızın ve kat maliklerimizin güveniyle bu göreve seçilmiş olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Bu sorumluluğun bilinciyle, esnafımızın beklentilerine cevap veren şeffaf ve güçlü bir yönetim anlayışı ortaya koyacağız. 1461 yılında kurulan Kapalıçarşı’da başkan olarak görev yapmak hem büyük bir onur hem de önemli bir sorumluluktur. Dünyanın en önemli ticaret merkezlerinden biri olan çarşımız için gereken tüm adımları kararlılıkla atacağız. Çarşımıza gelen her ziyaretçi bizim misafirimizdir" diye konuştu,
İstanbul Türk Eximbank ve Euler Hermes Aktiengesellschaft arasında reasürans anlaşması imzalandı Türk Eximbank ve Almanya’nın ihracat kredi garantilerini uygulamakla görevli Euler Hermes Aktiengesellschaft arasında reasürans anlaşması imzalandı. Türkiye’nin resmi ihracat destek kuruluşu Türk Eximbank ve Almanya Federal Cumhuriyeti’nin ihracat kredi garantilerini uygulamakla görevli Euler Hermes Aktiengesellschaft arasında kapsamlı bir reasürans anlaşması imzalandı. Euler Hermes Aktiengesellschaft heyetinin 24 Mart 2026 tarihinde Türk Eximbank Genel Müdürlüğü’ne gerçekleştirdiği ziyaret esnasında imzalanan anlaşmayla, iki kuruluş arasındaki yakın iş birliğinin üçüncü ülkelerdeki projeler ile derinleştirilmesi hedefleniyor. Bir süredir iki kuruluş arasında devam eden görüşmeler neticesinde hayata geçirilen anlaşma ile iki ülke firmalarının birlikte üçüncü ülkelerde üstleneceği proje ve işlemlere reasürans yapısı altında eşgüdümlü ve ortak destek sağlanması öngörülüyor. Anlaşma kapsamında bir kuruluş tüm projeye yönelik sigorta desteği sağlarken diğer kuruluş ise kendi ülkesinden gidecek mal ve hizmetlere ilişkin olarak reasürans sağlayacak. Kuruluşlar arasında risk paylaşımının çerçevesini çizen anlaşma ile daha rekabetçi, hızlı ve esnek orta-uzun vadeli finansman çözümlerinin önünün açılması hedefleniyor. Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, değişen küresel piyasa koşularında ihracat destek kuruluşları arası güç birliğinin önemine değinerek, "Ülkemizin önemli ticari ortaklarından Almanya’nın ihracat destek kuruluşu Euler Hermes Aktiengesellschaft ile iş birliğini ilerletmekten memnuniyet duyuyoruz" dedi. Güney, söz konusu iş birliği ile Türk ve Alman firmalarının uluslararası projelerde birlikte daha etkili ve güçlü adımlar atmasına katkı sağlanacağını vurguladı.