YEREL HABERLER - 06 Aralık 2011 Salı 15:41

VERGİ DENETİM KURULU BAŞKANI ADNAN ERTÜRK:

A
A
A
VERGİ DENETİM KURULU BAŞKANI ADNAN ERTÜRK:

Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanı Adnan Ertürk, Kayseri’de Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlere yeni yapılanma ile ilgili bilgiler aktardı. Ertürk, “Yeni yönetmelik her arkadaşın başucu kitabı olmalı” dedi.
Kadir Has Kongre Merkezi’nde Kayseri Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası tarafından düzenlenen toplantıya katılan Vergi Denetim Kurulu Başkanı Adnan Ertürk, direk Maliye Bakanlığı’na bağlı olduklarını bildirdi. Denetim gücünün 5’te 3’ünün Ankara, İstanbul ve İzmir’de toplandığını anlatan Ertürk, “Türkiye’de 40 adet grup başkanlığı kuruldu. Biz Vergi Dairesi Başkanlığı olan yerlerde bu grup başkanlıklarını kurduk. Şu anda teşkilatlanmamız hemen hemen tamamlandı. Bünyemizde ise 4 bin 800 çalışanımız var” diye konuştu.
Herkes tarafından bilinen kuralların işleyeceğinin altını çizen Ertürk, “Teftiş ve soruşturmanın yanında denetim yapmak da bizim en büyük görevlerimizin arasında bulunuyor. Vergi incelemesi kayıt dışı olmadığı zamanlarda yapıldığında faydalı olur. Biz bunu gerçekleştireceğiz” ifadesinde bulundu.
Vergi Denetimi ile ilgili yönetmeliğin önemli olduğunu ve bunu her muhasebeci ve mali müşavirin başucu kitabı yapması gerektiğini söyleyen Ertürk, “bir şeyin ne olduğu kadar nasıl yapıldığı da çok önemlidir. Usul ve yönetmelikler her arkadaş tarafından iyi bilinmelidir” dedi.
Eleman alımlarının da yapılacağını bildiren Ertürk, “Bir mesleği meslek yapan şartlar vardır. Seçtiğimiz eleman kaliteli olacak ve kaliteli eleman seçmek için en azami özeni göstereceğiz. Geniş bir küme olmayacak. Eleman seçiminde çok ince eleyip sık dokuyacağız. Yüksek yeteneklere sahip arkadaşları bulacağız ve bünyemize katacağız” diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum "Köyün neşesi" engelli genç herkesi gözyaşlarına boğdu: İmam ayakta durmakta güçlük çekti Çorum’da "köyün neşesi" olarak bilinen zihinsel engelli gencin cenaze namazını kıldıran cami imamı ve vatandaşlar gözyaşlarına hakim olamadı. Sosyal medyada paylaşılan o anlara ait görüntüler herkesi hüzne boğdu. Çorum’un Merkez ilçesi Üyük köyünde yaşayan 33 yaşındaki zihinsel engelli Dursun Karatepe, 17 Nisan’da rahatsızlanarak hayatını kaybetti. Köyün neşesi olarak bilinen Karatepe’nin cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze namazını kıldıran köy camisinin imamı Mustafa Yıldırım ve vatandaşlar gözyaşlarına boğuldu. İmam Yıldırım, 13 yıl boyunca kendisini hiç yalnız bırakmayan engelli gencin tabutunun başında gözyaşı dökerek, kendisinden helallik istedi. Herkes tarafından çok sevilen Dursun Karatepe’nin cenazesi gözyaşları arasında toprağa verildi. Köy imamının cenaze namazından önce tabut başında ayakta durmakta güçlük çektiği anlar ise bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, binlerce kişiyi hüzne boğdu. "Karşılık beklemeden herkesin yardımına koşardı" İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Üyük Köyü Camii İmam Hatibi Mustafa Yıldırım, Dursun Karatepe’nin 13 yıl boyunca camide kendisine eşlik ettiğini ve köydeki tüm vatandaşların yardımına koştuğunu belirterek, "Dursun kardeşim 13 yıldır görev yaptığım bu köyde benim dostumdu, kardeşimdi. Cenaze namazını kıldırdığım esnada duygulandım. Sebebi de Dursun kardeşimiz köyün sokaklarında gezerken zihinsel engelliydi, konuşamıyordu ama bedenen çok güçlü biriydi. Bu vesileyle de köydeki herkese yardım ederdi. Hiç kimseden karşılık beklemeden onlara yardım ederdi. Yazları Kur’an kursu için camiye gelirdi. Okuma-yazma bilmemesi halinde sürekli benimle camide olurdu. Camide bir iş olduğunda bana yardım ederdi. Bunları da karşılık beklemeden yapardı. Dursun kardeşimiz sadece benim tarafımdan değil, bütün köylü tarafından sevilen, sayılan bir insandı. Dursun kardeşimizin bu köyde hiç kimseye zararı, kötülüğü olmamıştır" dedi. "Cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı" Engelli gencin vefatının herkesi çok üzdüğünü dile getiren Yıldırım, "Çevre köylerden de onu tanıyan çok kişi vardı. Bu sebeple onun vefatının ardından sadece köyümüzdeki vatandaşlar değil, onu tanıyan herkes üzüldü. Cenaze namazını kıldırdıktan sonra Mevlana’nın ‘İnsan doğarken ağlar, yakınları gülerler. Öyle bir hayat sür ki sen öldükten sonra sen sevin, insanlar arkandan ağlasın’ sözü aklıma geldi. Bu tam Dursun’a göre bir söz. Dursun vefat ettiğinde onun cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı. Bu da Dursun kardeşimizin ne kadar çok sevildiğini, sayıldığını ve insanlarımızın engellilere karşı bakış açısını ortaya koymuştur" diye konuştu.
İstanbul Sanık Karaoğlu: "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 24. oturumunda, İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ifade edilen Karaoğlu, "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 24. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada geçtiğimiz cuma günü savunma yapan Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusu yapıldı. Sanık avukatının savunmasının ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasına geçildi. İddianamede Karaoğlu’nın örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Karaoğlu, savunmasında görevi boyunca alnının akıyla çalıştığını belirterek, "Bu sürede imar müdürü olmamın ötesinde bir üst yönetimde yer almadım. Kimsenin adamı olmadım, kimsenin torpili ve referansıyla bir yerlere gelmedim. Ben siyasetçi değilim, kamu görevlisiyim. Alnıma leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. Böylesine asılsız suçlamalarla, iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğümle ilgili hiçbir ihmali ve suçlamayı kabul etmiyorum. Aksine görevim boyunca dönem dönem tehdit edildim, 7 yaşındaki kızımla tehdit edildim. Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim. Talimatı ilgili yasadan aldım. Örgüt denilen yapılanma nedir açıkçası burada onu da anlamadım. 26 yıl görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? Belediye personeli midir?" dedi. Duruşma, sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.