YEREL HABERLER - 04 Aralık 2011 Pazar 12:34

AYDIN CHP’DEN İZMİR MİTİNGİNE DESTEK

A
A
A
AYDIN CHP’DEN İZMİR MİTİNGİNE DESTEK

CHP Aydın İl Teşkilatı koordinesinde il genelinden yaklaşık 2 bin CHP’li “Cumhuriyet, Demokrasi ve Özgürlük” mitingine katılmak üzere İzmir’e hareket etti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla bugün saat 13.00’de İzmir’de düzenlenecek olan “Cumhuriyet, Demokrasi ve Özgürlük” mitingine destek vermek isteyen CHP’liler sabahın erken saatlerinden itibaren İzmir’e doğru yola çıkmaya başladı. CHP Aydın İl Teşkilatı koordinesinde organize olan partililer Aydın merkez Beycamii önünden 7 ayrı otobüsle İzmir’e hareket etti. İl merkezinin yanı sıra ilçe ve belde teşkilatları aracılığıyla yaklaşık 2 bin CHP’linin İzmir’de mitinge katılacağı belirtildi.
İzmir’e hareket öncesi açıklamalarda bulunan CHP Aydın İl Başkanı Hulusi Şahinci, geçtiğimiz günlerde İzmir Büyükşehir Belediyesine 2 kez yapılan operasyonların ardından il genelindeki CHP’li belediye başkanlarıyla birlikte Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu ziyaret ettiklerini anımsatarak, “İktidarının İzmir’e yönelik baskı ve yıldırma operasyonuna karşı Belediye Başkanlarına soruşturma konusunda alınan ve gerçekleşen 2 operasyonda bazı daire müdürleri sorgularından sonra tutuklanmışlardır. Biz insanların haksız yere suçlanmalarının karşısındayız. Adaletin bir an önce tecellisinden yanayız. Bugün de Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla İzmir’de düzenlenecek olan ‘Cumhuriyet, Demokrasi ve Özgürlük’ mitingine Aydın genelindeki tüm teşkilatlarımızdan katılım sağlayarak Başkan Kocaoğlu ve tutuklu bulunan personellerine destek vermek istedik” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Yeşilay: "Türkiye’de bağımlılıkların yıllık maliyeti 75 milyar dolar" Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Türkiye’de bağımlılıklar nedeniyle her yıl 75 milyar dolar kayıp yaşandığını belirterek, özellikle kumar bağımlılığının çok boyutlu bir tehdit haline geldiğini söyledi. Gençlik Buluşması ve Yeşilay Fest programı kapsamında Samsun’a gelen Mehmet Dinç, Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde (YEDAM) basın toplantısı düzenledi. Yeşilay’ın 106 yıldır bağımlılıkla mücadele ettiğini ifade eden Dinç, tek gündemlerinin insanları bağımlılıktan korumak olduğunu vurguladı. Türkiye genelinde 81 ilde, 120 şube, 105 YEDAM, 188 Genç Yeşilay topluluğu ve 65 spor kulübüyle faaliyet yürüttüklerini kaydeden Dinç, özellikle çocuklar ve gençlere ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi. Burada açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak 106 yıldan beri insanımızın bağımsızlığı için mücadele veriyoruz. Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin bir tane gündemi var. Başka hiçbir gündeme dağılmıyoruz. Tek bir meselemiz var, o da hiçbir insanımız bağımlı olmasın. Çünkü bağımlılık meselesini bağımsızlık meselesi olarak ele alıyoruz. Bir milletin toprağı ne kadar mukaddesse insanı da o kadar mukaddestir diye düşünüyoruz. Dolayısıyla toprağımızı, vatanımızı savunmak için canımızı vermeye hazırsak, her türlü fedakarlığı yapmaya razıysak insanımızı, özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak için de canımızı vermeye hazırız. Her türlü fedakarlığı yapmaya razıyız. Bu noktada Türkiye’nin her yerinde, 81 ilde, 120 şubemizde, 105 tane Yeşilay Danışmanlık Merkezimizde, 188 tane Genç Yeşilay ile ve 65 tane spor kulübümüzle her mahalleye, her sokağa, her eve temas etmek istiyoruz. Ulaşamadığımız kimse kalmasın, bağımlılıkla alakalı risk altında olan bir çocuğumuz, gencimiz olmasın diye gece-gündüz tek bir gündemle, bütün gücümüzle yüreğimizi ortaya koyarak Büyük Yeşilay Ailesi olarak çalışmalar yapıyoruz" dedi. "Türkiye’de her yıl 120 bin insanımızı tütüne bağlı hastalıklardan dolayı kaybediyoruz" Tütüne bağlı bağımlılıklar nedeniyle her yıl 120 bin insanın hayatını kaybettiğini dile getiren Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Yeşilay Danışmanlık Merkezimizde en çok başvuru tütünden dolayı yapılmış. Tütünden dolayı yardıma başvuran insanları çok takdir ediyoruz. Çünkü tütün bağımlılığının normalleştirildiği, daha kabul gördüğü bir dönemden geçiyoruz. ’Bununla uğraşmayın, çok daha fazla sıkıntılı bağımlılıklar var’ deniyor. ’Tütüne razıyız, ötekiler olmasın’ deniyor. Halbuki bu memlekette her yıl 120 bin insanımızı tütüne bağlı hastalıklardan dolayı kaybediyoruz. Hiçbir bağımlılıkta bu kadar büyük kaybımız yok. O yüzden tütün bağımlılığı meselesini çok ciddiye alıyoruz. Tütün bağımlılığından insanımızı kurtarmak için elimizden geleni yapmaya razıyız, hazırız" diye konuştu. "Herhangi bir bağımlılık ne kadar zararlıysa kumar bağımlılığı daha da fazla zararlıdır" Kumar bağımlılığının her bağımlılıktan daha zararlı olduğunu ifade eden Dinç, "Samsun’da en çok başvuru gelen konulardan bir tanesi, bütün Türkiye’nin baş ağrısı olan kumar bağımlılığı meselesi. Samsun’da da bu konuda çok sayıda insanımız tedavi için başvurmuş, yardım istemiş, onlara yardımcı olmuşuz. Hakikaten kumarla alakalı büyük bir tehlikemiz var. Kumar endüstrisi insanımızın, özellikle de çocuklarımızın, gençlerimizin karşısına onların sıkça girdiği kanallardan, mecralardan ulaşmaya çalışıyor. Futbol üzerinden ulaşmaya çalışıyor, spor üzerinden ulaşmaya çalışıyor, sinema üzerinden ulaşmaya çalışıyor, oyunlar üzerinden ulaşmaya çalışıyor ve kılık değiştirerek ulaşmaya çalışıyorlar. Bahis diyorlar, şans diyorlar, talih diyorlar. Sanki bu işin şansla alakası varmış gibi, insanlar şansını deniyormuş gibi düşündürüyorlar. Halbuki şansla alakası yok. Hep kaybeden insanımız. Talihle alakası varmış gibi bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Halbuki hep kaybeden insanımız. Dolayısıyla adını doğru koymak lazım. Şans değil, talih değil, bahis değil. Bu iş kumardır. Ve kumar ne kadar zararlıysa o kadar zararlıdır. Herhangi bir bağımlılık ne kadar zararlıysa kumar bağımlılığı daha da fazla zararlıdır. Çünkü çok boyutlu kayıplar söz konusu" şeklinde konuştu. "Her yıl 75 milyar dolar, bağımlılıklar nedeniyle kaybediliyor" Bağımlılıklar nedeniyle her yıl 75 milyar doların kaybedildiğini belirten Dinç, "Bağımlılıkların ekonomiye etkisiyle alakalı bir rapor hazırladık. Çok tüylerimiz ürpererek gördüğümüz bir gerçek var. Her yıl 75 milyar dolar para kaybediyoruz bağımlılıklara. Bu 75 milyar doları bağımlılıklara kaybetmesek, ülkemize kaynak olarak aktarılsa, kaynak olarak kullanılsa ne kadar problemimizin çözüleceğini, büyük problemlerimizin ne kadar hızlı bir şekilde ortadan kalkacağını sizlerin takdirine bırakıyorum. Bu konularda da en büyük kalemimiz kumar bağımlılığı. En çok kaybı kumardan yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Bizim için kumar kumardır, yasal ya da yasa dışı olması fark etmez" Kumarın yasal olanının da yasa dışı olanının da zararlarının aynı olduğunun altını çizen Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak biz yasal ve yasa dışı kumar diye bir ayrımın olduğuna inanmıyoruz. Yasa dışı kumar nasıl bağımlılık yapıyorsa, yasal kumar da aynı şekilde bağımlılık yapıyor. Dolayısıyla bizim için kumar kumardır, yasal ya da yasa dışı olması fark etmez. Hepsi insanımız için aynı tehdidi, aynı tehlikeyi barındırıyor. Nitekim bizim Yeşilay Danışmanlık Merkezimizde başvuran danışanlarımızdan da gördüğümüz çok net bir gerçek var. Yasa dışı kumardan dolayı bağımlılık geliştirenlerin başlangıç aşaması genelde yasal kumardan oluyor. Bu noktada yapılabilecek en önemli işlerden bir tanesi ulaşım kanallarını daraltmak. Yani her fırsatta, her yerde, her mekanda insanın kumar oynayabilmesi riski çok arttırıyor. Bu noktada alışveriş sitelerinde kumar oynanması, cep telefonu operatörlerinin böyle imkanlar sağlaması, kumar sitelerinin çok hızlı ulaşılabilir, kolay bir şekilde her yerde yer almasının fevkalade tehlikeli ve büyük risk barındırdığını düşünüyoruz. Kumar reklamlarının özendirici etkisinin çok farkındayız. Yaptığımız araştırmalar, kumar reklamlarının kumara bulaşmakta oldukça büyük etkiye sahip olduğunu gösteriyor" açıklamasında bulundu. Kumar konusundaki görüşlerini Bağımlılıkla Mücadele Üst Kurulu’na bildirdiklerini de vurgulayan Dinç, ayrıca şunları söyledi: "Bağımlılıkla Mücadele Üst Kurulumuza bu konuyu gündeme getirdik. 3 tane önemli adım atıldı. Bir tanesi kumar reklamlarına kısıtlama getirildi. Spor müsabakaları hariç kumar reklamlarının toplu alanlarda yapılması yasaklandı. Biz istiyoruz ki tamamen yasaklansın kumar reklamları. Aynı alkolün reklamının yasak olduğu gibi, tütünün reklamının yasak olduğu gibi kumarın da reklamı yasak olsun istiyoruz. İkincisi, kamu bankalarının mobil uygulamalarında kumar oynama imkanı vardı. Bunun da kaldırılması noktasında girişimde bulunduk. Kaldırıldı. İnşallah özel bankalarda da bir an önce kaldırılır. Üçüncüsü de gelire paralel krediyi çok önemsiyorduk. Bir adam 100 bin lira maaş alıyor, 1 milyon kredi alıyor. İster istemez onu tolere etmesi, toparlaması mümkün olmuyor. Büyük yıkımlar söz konusu oluyor. Şu anda gelirine uygun kredi modeli geldi. İnsanımızı korumak anlamında o da önemli bir adımdı. Bu çalışmalarımıza devam ediyoruz. Savunuculuk anlamında çalışmaları çok önemsiyoruz. Çünkü savunuculuk çalışması olmadan yani çocuklarımızı, gençlerimizi reklamları yasaklamadan, kanalları daraltmadan, kumar oynamayın, yapmayın, etmeyin demek köpekleri salıp taşları bağlamak. İnsanımızı korumadan, hiçbir düzenleme yapmadan kendini koru demek yeterli değil, yerinde değil. Biz diyoruz ki hem biz insanımızı güçlendirelim, hem talebi azaltalım. İnsanlar psikolojik olarak güçlü olsunlar, sosyal olarak güçlü olsunlar ve kumara ve diğer bağımlılıklara bulaşmamış olsunlar. Hem de arzı azaltalım. Arzı azaltmak noktasında insanımızı koruyacak, özellikle çocuklarımızı, gençlerimizi muhafaza edecek düzenlemeler geçmiş olsun istiyoruz. Bunların da takipçisiyiz." Toplantıda ayrıca Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş ve Yeşilay Samsun Cemiyetinden üyeler hazır bulundu.
Manisa Soma’da Zeybek Festivali yoğun ilgi gördü Soma’da bu yıl ilk kez düzenlenen Ahmet Sis Soma Zeybek Festivali’nde Ege’nin dört bir yanından gelen 250 kişilik halk oyunları ekipleri, 19 Mayıs coşkusunu zeybek gösterileriyle taçlandırdı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği festival, kortej yürüyüşü ve renkli gösterilerle Soma’da bayram havası estirdi. Manisa’nın Soma ilçesinde Soma Kaymakamlığı Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında bu sen ilki düzenlenen Ahmet Sis Soma Zeybek Festivali, 17 Mayıs Pazar günü yoğun katılımla gerçekleştirildi. Festival, saat 18.00’de Cengiz Topel Meydanı’ndan başlayarak Millet Bahçesi güzergahı boyunca İlçe Protokolünün katılımıyla gerçekleştirilen kortej yürüyüşü ile başladı. Vatandaşların büyük ilgi gösterdiği yürüyüşte, halk oyunları ekipleri geleneksel kıyafetleri ve coşkulu atmosferleriyle renkli görüntüler oluşturdu. Millet Bahçesi’nde devam eden programda Balıkesir, İzmir, Çanakkale ve Manisa illerinden katılım sağlayan yaklaşık 250 kişilik halk oyunları ekipleri sahne aldı. Ege kültürünün önemli değerlerinden biri olan zeybek oyunlarının sergilendiği gösteriler, izleyenlerden büyük beğeni topladı. Festival boyunca sahnelenen gösteriler, birlik ve beraberlik duygularını pekiştirirken gençlerin kültürel değerlerle buluşmasına da katkı sağladı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, 19 Mayıs ruhuna yakışır şekilde coşku ve gurur içerisinde tamamlandı.
Kastamonu Karadeniz’in sakladığı hazine gün yüzüne çıktı: 16. yüzyıla ait sikkeler müzede sergileniyor Kastamonu’nun Çatalzeytin ilçesinde 14 yıl önce bir vatandaşın deniz kumunu elerken bulduğu 16. yüzyıla ait tarihi sikkeler, Uluslararası Müzeler Günü kapsamında müzede ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Kastamonu Müze Müdürlüğünde, "Çatalzeytin Ginolu Limanı’ndan Çıkarılan Sikkeler" adlı sergi açıldı. Uluslararası Müzeler Günü dolayısıyla kentte hafta boyunca farklı programlar da yapılacağı bildirildi. Müze Müdürlüğü’nce öğrenciler için arkeoloji eğitimi, kil şekillendirme çalışmaları ve kültür varlıklarının korunmasına yönelik etkinlikler düzenlenecek. Serginin açılışının ardından Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice Asena Kızılarslanoğlu, müzeyi ziyaret eden öğrencilere arkeolojik kazılar, kültürel miras ve müzecilik çalışmaları hakkında sunum yaptı. Açılışa İl Kültür ve Turizm Müdürü Kerem Seven, öğrenciler ve davetliler katıldı. Kurdele kesiminin ardından davetliler, sergi alanındaki eserleri inceledi. Müze Müdürü Erol Kale, bulunan eserlerin 16. yüzyıla ait olduğunu belirterek, buluntuların Karadeniz açıklarında battığı değerlendirilen bir ticaret gemisinden sürüklenmiş olabileceğini söyledi. Kale, "2012 yılında Çatalzeytin’de belediye tarafından balıkçı barınağında temizlik çalışması yapıldı. Denizin sürüklediği kumların gemilerin altına dolması nedeniyle bu kumlar temizlenerek kıyıya çıkarıldı. Kenara yığılan kum öbeklerinden bir vatandaş, inşaatta kullanmak için kum aldı. Kumu elerken içerisinde altın sikkelere rastladı ve durumu kolluk kuvvetlerine bildirdi" dedi. Sikkelerin Müze Müdürlüğüne teslim edilmesinin ardından bölgede inceleme yaptıklarını ifade eden Kale, "Alanda yaptığımız inceleme sonucunda kumların içerisinde halen sikkelerin bulunduğunu gördük. Bunun üzerine bölgede 34 günlük bir çalışma gerçekleştirdik. Büyük bir makine kurarak tüm kumları eledik ve 961 adet sikke ele geçirdik. Bu sikkeler arasında Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, 2. Selim ve 3. Murat dönemlerine ait Osmanlı sikkeleri, Venedik sikkesi, altın ve gümüş sikkeler ile Ortaçağ dönemine ait örnekler bulunuyor" şeklinde konuştu. Buluntuların ortak özelliğinin 16. yüzyıla ait olması olduğunu dile getiren Kale, "Bu sikkeleri bugün ziyaretçilerimizle buluşturuyoruz. Kastamonu’da denizden gelen bu buluntuların ortak özelliği 16. yüzyıla ait olmalarıdır. Dolayısıyla bu eserlerin, 16. yüzyılda Karadeniz açıklarında batan bir ticaret gemisinden sürüklenen buluntular olduğunu değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. 2012 yılında Çatalzeytin Belediyesi’nce Ginolu Koyu Balıkçı Barınağı’nda yapılan temizlik çalışması sırasında denizden çıkarılan kumlar kıyıya bırakıldı. Samancı köyünde yaşayan bir vatandaş da inşaatta kullanmak için aldığı kumu elerken çok sayıda sikkeyle karşılaştı. Durumun jandarmaya bildirilmesi üzerine eserler, Kastamonu Müze Müdürlüğüne teslim edildi. Bölgede yapılan incelemelerin ardından kum öbeklerinde kazı çalışması başlatıldı. 34 gün süren çalışmada toplam 961 adet sikke bulundu. Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, 2. Selim ve 3. Murat dönemlerine ait Osmanlı paralarının yanı sıra Venedik, altın ve gümüş örnekler de gün yüzüne çıkarıldı.