YEREL HABERLER - 14 Aralık 2011 Çarşamba 17:29

ECZANELER ZARARDA

A
A
A
ECZANELER ZARARDA

42. Bölge Giresun Eczacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mine Erdoğan, eczacıların son günlerde sıkıntı içinde olduklarını ve kendilerinden kaynaklanmayan sorunlar yüzünden zarar ettiklerini söyledi.
Sıkıntıların vatandaşlara yansıtmamak için uğraştıklarını ama bu şekilde giderse eczacıların sorunları daha da büyüyeceğini ifade eden Mine Erdoğan “5 Kasım 2011’de yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği ile kamu kurum iskontoları tek taraflı artırılmış. Bu ne demek yani SGK ilaç alımında firmalardan iskonto almak istemiş ve bilgisayarlarında buna göre düzenlemeler yapmış, fakat firmalar bu iskontoyu vermeyi kabul etmemişlerdir. Sadece tasarruf mantığı ile ilaç ve eczacılık alanını düzenleyenler bu süreçte ilaç fiyatlarını azaltırken, muayene ücreti, katkı payı, eşdeğer bandının geri çekilmesi ile oluşan fiyat farkı gibi çeşitli yöntemlerle de ilaç ödemesinin eskiye oranla çok daha büyük bir kısmının da vatandaşın cebinden çıkmasına yol açan tasarruf tedbirleri de almışlardır. Bu durum eczanelerimizde meslektaşlarımızı ve hastalarımızı da karşı karşıya getirmiştir. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu oluşturulmuş, İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü devre dışı bırakılarak reçetesiz ilacın reklamının yapılmasının önü açılmıştır. Eczane stoklarımızda yaşadığımız kayıplara bir yenisi daha eklenmiştir. Kamu Kurum Iskontoları bir kez daha artırılmış ve oluşan zarar her zaman olduğu gibi yine eczacıya ödettirilmiştir. Yüzde 30 olarak başlayan eşdeğer bandı daraltılarak yüzde 10’a indirilmiş ve bu uygulamanın faturası yine eczacıya ve vatandaşlarımıza kesilmiştir. İlaç fiyatları her gün azalırken vatandaşın ilaca ödediği ücret orantısız bir şekilde artmıştır” dedi.
“Giderleri her gün artan, ancak karlığı ve ciroları her gün azalan meslektaşlarımız eczane işletmelerinde ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya getirilmiştir” diyen Erdoğan “5 Kasım 2011 tarihinde yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği değişikliği ile ilaçların kamu kurum ıskontoları ortalama yüzde 7.5 oranında artırılmış olması karşısında, bu artışın bazı firmalar tarafından verilmeyeceğinin açıklanması kabul edilemez. Aynı kanun tanımaz tavır, eczane stoklarında oluşan zararların karşılanması noktasında da sergilenmektedir. Tüm bunların yanı sıra eczacıların artık bir teamül haline gelmiş olan ticari ıskontolarının ilaç şirketleri tarafından teker teker sıfırlanmasıyla birlikte; ellerindeki stok ile zaten uzun süredir özverili bir biçimde sağlık hizmeti vermeye çalışan eczacılar, ‘Artık yeter’ deme noktasını da geçmiş durumdadır. Sorumlusu olmadığımız bu uygulamalar nedeniyle bazı ilaçlarda başlayan ve önümüzdeki günlerde daha çok ilaçta baş gösterecek olan ilaç sıkıntısının giderilmesi için ilgili bakanlıklar, SGK ve firmalar bir an önce gerekli adımları atmalı ve bu sıkıntı ortadan kaldırılmalıdır. Aksi takdirde yaşanacak olan sağlık problemlerinin vicdani yükü biz eczacılara ait değildir. Zaten eczacılarımız bu süreçte ellerinde stoklarındaki ilaçlarla zararına da olsa bu hizmeti özveri ile bugüne kadar sürdürmeye devam ettiler. Eczacının, yüksek fiyattan aldığı ilacı düşük fiyattan verebilme olanağı yoktur. Kamu kurum iskontoları ile ilgili sorunun çözümüne dair sorumluluğu aldığını Büyük Kongremizde tüm delegelerimiz karşısında ifade eden Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nı ve ayrıca konuyu yakından bilen Sayın Sağlık Bakanı’nı ilaç şirketlerinin Kararnameye ve Tebliğe uymasını sağlamaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Gazeteci Uludağ dosyası yetkisizlikle Ankara’ya gönderildi Gazeteci Alican Uludağ hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlarından iddianame hazırlanırken dosya yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameyi değerlendiren İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyanın yetkisizlikle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Hazırlanan iddianamede Uludağ’ın "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "zincirleme şekilde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "zincirleme şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3 yıl 8 aydan, 23 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "müşteki", gazeteci Alican Uludağ’ın "şüpheli" olarak yer alırken, Uludağ’ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı bazı paylaşımlara yer verildi. Söz konusu paylaşımlar nedeniyle Uludağ’ın, zincirleme şekilde Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut fiil isnadında bulunduğu, farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarla üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği anlatıldı. İddianamede, Uludağ’ın ilgili paylaşımları herkese açık şekilde sosyal medya platformunda yapmış olması ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında suçun alenen işlendiği, bu kapsamda şüpheli hakkında kamu davası açılabilecek nitelikle yeterli delilin bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Uludağ’ın paylaşımlarında beyan edilen sözlerin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeniyle ilgili olduğu ifade edildi. Bu kapsamda eylemlerinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, toplumu manipüle etmek amacıyla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler verdiği ileri sürüldü.
İzmir Urla’da 25 projenin açılış ve temel atma töreni CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Urla Belediyesinin tamamladığı 25 projenin açılış ve temel atma törenine katıldı. Urla Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen "24 ayda 25 proje, 12 temel atma 13 açılış" törenine yoğun katılım sağlandı. Programa Özgür Özel ve Cemil Tugay’ın yanı sıra siyasi parti temsilcileri, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. İzmir’in binlerce yıllık tarihiyle bir cumhuriyet kenti olduğunu belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Bizlerin her zaman yurttaşı olmaktan gurur duyduğumuz bir kenttir. Bizler de bu değerlerin temsilcileri olarak, halkımızdan ve partimizden güç alarak yolumuza devam ediyoruz. Yarımada’ya hizmet edecek şekilde Urla İçmeler Mahallesi’nde asfalt plent tesisi kurulacak. Özellikle Yarımada bölgesinde böyle bir ihtiyacın olduğunu bildiğimiz için çalışma yaptık. Urla’nın sadece merkezine değil, bütün mahallelerine hizmet götürme çabasında olan Urla Belediye Başkanımız ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak için ilçe belediyemizle uyum içinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Törende konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "İzmir’de 31 belediyeden 29’unu kazandık. İzmir, CHP’nin amiral gemisi, sancak gemisidir. Urla’nın 2019’daki iradesine kayyum atadılar. Kayyumun Urla’ya nasıl 5 yıl kaybettirdiğini başkanımız anlattı. Urlalılar seçimde yüzde 70,56 oy vererek kayyum dönemine gerekli cevabı verdi" dedi. "Belediyelerimiz dimdik ayaktadır" Mevcut başkanın borçları sekizde bir oranına indirdiğini söyleyen Özel, "Bu temiz, tasarruflu ve halkçı belediyeciliğin uygulamalarıdır. Tüm saldırılara rağmen CHP’li belediyeler dimdik ayaktadır. İktidar değişimini hep birlikte başaracağız" diye konuştu. "Sadece 53 milyon lira borcumuz kaldı" Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan da hayata geçirilen projeler ve mali durum hakkında bilgi verdi. Göreve geldiklerinde belediye duvarına borç tablosunu asma sözü verdiklerini hatırlatan Balkan, "Belediyeyi devraldığımızda 35 dükkanımız yıkılmış, kira gelirlerimiz sıfırlanmıştı. Toplamda güncel değerle 335 milyon lira borçla belediyemizi devraldık. Şu an 100 milyon lira yatırım kredisi çekerek hem projelerimizi hayata geçirdik hem de borçlarımızı ödedik. Urla Belediyesinin sadece 53 milyon lira borcu kalmıştır" ifadelerini kullandı. 13 projenin temeli atıldı Konuşmaların ardından kurdele kesilerek tamamlanan yatırımların açılışı yapıldı. Tören kapsamında kreş, kapalı pazaryeri, semt evi, atık getirme merkezi ve çevre düzenlemesi gibi 12 projenin açılışı gerçekleştirilirken, kapalı spor salonu, kültür merkezi ve hayvan barınağı gibi 13 projenin de temeli atıldı.