GENEL - 17 Aralık 2011 Cumartesi 10:48

(ÖZEL HABER) 2012`NİN SIRRI

A
A
A
(ÖZEL HABER) 2012`NİN SIRRI

Maya takviminin ’2012’ yılında bitmesiyle bu tarihte dünyanın büyük bir felakete maruz kalacağı, bir başka adı Nibiru olan Marduk gezegeninin dünyaya çarpacağı ve efsanevi Mu kıtası ve inancının olduğu şeklindeki iddialar bilim çevrelerince yalanlandı.
Ordu Üniversitesi (ODÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Eski Türk Dili Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İsmail Doğan, Maya takviminin 2012’de bitmesinin ’kıyametin başlaması’ değil, ’dünyanın 4. dönemine girmesi’ olduğunu söyledi. Maya tarihi üzerine araştırma, rapor, makale ve ’Mayalar ve Türkler’ konulu basılı bir eseri bulunan Doç. Dr. İsmail Doğan, bazı kesimlerin Mayalara özellikle ’gizem’ yükleme peşinde olduğunu belirtti. Mayaların ilk yazılı kayıtlarının M.Ö. 4 bin yıllarına
kadar, sözlü kayıtların ise 10 bin yıl öncesine kadar gittiğini belirten Doç. Dr. Doğan, Mayalar’ın astronomide çok ileri seviyede olduğunu ve gökyüzü ile oldukça ilgilendiklerini kaydetti. Doğan, Maya takviminin 2012’de sona ermesini ise şöyle açıkladı:
"Önümüzdeki dönem Maya takvimi 4. dönemine giriyor. Bu dünyanın bittiği, kıyametin koptuğu anlamında değildir. Bunu maalesef bazıları dünyanın sonu deyip Mayalara bir gizem yüklüyorlar. Eğer Mayalar kıyametin kopacağını bilseydi 1526’da ülkelerini işgale gelen İspanyollara mücadele eder, ülkelerini vermezlerdi. Maya takviminde böyle bir yorum yoktur. Takvim bir dördüncü döneme başlıyor o kadar. 2012’de dünyanın sonu iddiası safsatadır, uydurmadır, insanların duygularıyla oynamadır. Daha çok para kazanma
oyunlarıdır."
"MARDUK GELMEYECEK"
2012’de ir başka adıyla Nibiru olan Marduk gezegeninin 3666 yıl sonra dünyaya çarpacağı iddialarının da ’saçma’ olduğunu belirten Doç. Dr. Doğan, şöyle devam etti:
"Marduk diye bir gezegen olabilir. Aynı Venüs gezegeninin dünyaya yaklaşması gibi Marduk’ta değişik zamanlarda yaklaşabilir. Gezegenlerin birbirine yaklaşması bir takım fiziki ve tabiat olaylarına sebebiyet verebilir. Bu durum insanların ruh hallerini etkileyebilir. Ama Marduk’un dünyaya gelip falan yere çarpacağı, dünyanın kaderini etkileyeceği hiçbir kayıtta yoktur. Bu ne Maya takviminde vardır ne de başka yerde vardır. Tamamen uydurmadır."
"MU EFSANESİ UYDURMADIR"
Efsanevi Kayıp ’Mu kıtası’ gibi iddialarında ’2012 ve Marduk iddialarından bir parça’ olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Doğan, "Atlantis doğrudur ama Mu uydurmadır" diyerek ilginç bir noktaya dikkat çekerek, "Atlantis vardır ama Mu efsanesi apayrı bir efsanedir. Ne eski Çin kayıtlarında ve dinlerinde bu inanış sistemi ile ilgili, bu kıta ile ilgili hiçbir kayıt yoktur. Bu Kuzey Amerikalı Cononel James Churcward’ın kendi hayal dünyasından uydurmasıdır. Bu uydurmalarda Hz. Musa’yı, Hz. İsa’yı, Hz. Muhammed’i
Himalayalara kadar gittiklerine, Mu dinlerini öğrendiklerine ilişkin uydurmalar vardır. Peygamber efendimizin Suriye’den başka bir yere gitmediği biliniyor. Hz. İsa’nın hayatı bellidir. Ancak ilginç bir tesadüftür ki, Cononel James Churcward’ın bu Mu efsanesi ile ilgili verdiği sembollerin tamamı İsrail’in, İsrailoğullarının kutsal saydığı sembollerle eşleşmektedir. Açıkçası Mu kıtası tamamen bir uydurmadır" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Ramazan soflarının vazgeçilmezi ’Badem Şekerine’ yoğun talep Elazığ’da her Ramazan olduğu gibi bu yıl da kentin ’beyaz altını’ olarak dillendirilen bademin, şeker yolculuğu başladı. Ramazan ayından standart düzeyde yapılan badem şekeri 11 ayın sultanının gelmesiyle rekor üretime geçiyor. Osmanlı döneminde yapıldığı bilinen, Elazığ’da Ramazan ayında hemen her eve giren, yurt dışına da gönderilen badem şekeri, bu yıl da birçok işletmede yapılmaya başlandı. Yılın 11 ayında çok az üretimi olan ve kentte ’beyaz altın’ olarak dillendirilen badem şekerinin üretimi, Ramazan ayında ise rekor kırıyor. Günlük üretim ve tüketimi yaklaşık 5 kat artan badem şekeri için ustalar tatlı bir telaş içine giriyor. Kilogramı 500 liradan alıcı bulan ve ağırlıklı olarak yerli bademle hazırlanan kentin ’beyaz altını’ 3 saatte hazır hale geliyor. Badem, 1 saat boyunca kavrulmasının ardından 2 saat de özel kazanda şekerleniyor. Vatandaşlar, iftardan sonra çayın yanında kan şekerini düzenlediğini belirttikleri badem şekerine rağbet gösteriyor. Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutlayan badem şekeri ustası Coşkun Ceylan, "Badem şekeri, Osmanlı’dan gelen bir gelenektir. Özellikle Elazığ’da normal zamanlarda da talep oluyor ama Ramazan aylarında sofraların olmazsa olmazı oluyor. Orucunu açan mutlaka çayın yanında badem şekerini içiyor. Normalde badem şekerinin en lezzetlisi şekeri az olandır. Çayın yanında o damak tadını oluşturmalıdır. Normal zamanlarda 150-200 kilogram badem şekeri satarken, Ramazan ayında 5 katına 750 kilogram civarında satış gerçekleştiriyoruz. Bu da insanların talepleri üzerine oluyor. Dışarıda yaşayan Elazığlı vatandaşlara da buradan çok gönderiyoruz. Badem şekeri soflardan sonra çayın vazgeçilmezidir. Fiyat, geçen sene badem ağaçlarına don vurmasından dolayı ister istemez badem fiyatlarını yükseltti. Geçen sene kilosunu 300 liraya verdiğimiz badem şekeri 500 liradan satılıyor" dedi.
Bursa Arena Anne-Baba Okulu’nda sertifika heyecanı Arena Eğitim Kurumları’nın, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) iş birliğiyle hayata geçirdiği "Anne Baba Okulu" projesi, ikinci dönemini başarıyla tamamladı. 10 hafta boyunca uzman akademisyenlerden eğitim alan ebeveynler, Arena Okulları Beşevler Kampüsü’nde düzenlenen törenle sertifikalarına kavuştu. Törene BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Çepni, Arena Eğitim Kurumları Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Feyyat Gökçe, Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, BUÜ Öğretim Üyesi Dr. İsmail Çimen kurum yöneticileri ve çok sayıda veli katıldı. Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, projenin hem kurum hem de toplum için taşıdığı değeri vurguladı. Eğitimin evdeki değişimle başladığına dikkat çeken Arslan, "Bugünkü tabloyu kelimelerle anlatmak mümkün değil; bizim için gerçekten çok anlamlı bir gün. 10 hafta boyunca hem Bursa’dan hem de çevre illerden çok değerli hocalarımız velilerimizle buluştu. Projemizdeki temel felsefe ’evi değiştirmekti’. İnanıyoruz ki evdeki ortamı dönüştürebilirsek, çocuklarımız hayata çok daha güçlü adapte olacaklardır. Kendi velilerimizle sınırlı kalmayıp, bu bilinçle Bursa genelinde öncü bir rol üstlenmek ve benzer çalışmalara model teşkil etmek istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki çevremiz güzelleşirse biz de güzelleşiriz. Bu toplumsal gelişim vizyonuyla hareket ederek, her yıl daha da güçlenen bu projeyi kentimiz için köklü bir geleneğe dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Bu yolda bizden desteğini esirgemeyen, Eğitim Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Salih Çepni ve Bilim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Feyyat Gökçe hocalarımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Çepni ise konuşmasında, projeyle üniversite-şehir iş birliğinin en güzel örneklerinden birinin sergilendiğini belirtti. Ebeveynlerin eğitimdeki rolüne değinen Çepni, "Anne Baba Okulu, iki yıllık süreçte kendi kültürünü ve sistemini oluşturmuş kıymetli bir proje. Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi olarak topluma hizmet etme misyonumuz doğrultusunda, bu çalışmanın bilimsel tarafında yer almayı ve akademik bilgiyi sahaya indirmeyi önemsiyoruz. Velilerimizin ’tüm sorumluluk okulda olsun’ anlayışından uzaklaşarak okul ile aktif bir iş birliği içine girmesi, çocuklarımızın geleceği için en büyük kazanımdır. Bu modelin zamanla daha da zenginleşerek çok daha geniş kitlelere ulaşacağına kalpten inanıyorum" diye konuştu. Program süresince veliler; 21. yüzyılda ebeveynlik, dijital dünyada çocuk yetiştirme, akran zorbalığı, güvenli bağlanma ve etkili iletişim gibi kritik başlıkları ele aldı. Alanında uzman akademisyenlerin sunumlarıyla gerçekleşen eğitimler, ebeveynlere çocuklarının gelişim süreçlerinde karşılaştıkları zorluklara karşı bilimsel ve pratik çözüm yolları sundu. Tören, protokol üyelerinin velilere sertifikalarını takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
İstanbul Alperen Şengün’den, New York deplasmanında 16 sayı NBA’de Houston Rockets deplasmanda karşı karşıya geldiği New York Knicks’e 108-106’lık skorla yenilirken, milli basketbolcu Alperen Şengün 16 sayı, 6 ribaund, 6 asist ve 3 blokla oynadı. NBA’de normal sezon heyecanı 6 karşılaşmayla devam etti. New York Knicks, Madison Square Garden’da karşılaştığı maçta Houston Rockets’ı 108-106’lık skorla mağlup etti ve 36. galibiyetini kazandı. New York’ta Karl-Anthony Towns 25 sayı, OG Anunoby ve Jalen Brunson da 20’şer sayıyla oynadı. Bu sezonki 21. yenilgisini alan Houston’da ise milli basketbolcu Alperen Şengün 16 sayı, 6 ribaund, 6 asist ve 3 blokla oynarken, Kevin Durant ise 30 sayı, 6 ribaund ile katkı verdi. Philadelphia’dan üst üste 4. yenilgi New Orleans Pelicans ise Smoothie King Center’da mücadele ettiği Philadelphia 76ers’ı 126-111’lik skorla yendi. Bu sezonki 16. galibiyetini elde eden Pelicans’ta Jordan Poole 23 sayı, Zion Williamson da 21 sayıyla ön plana çıktı. Ligde üst üste 4, toplamda da 26. mağlubiyetini alan Philadelphia’da ise milli basketbolcu Adem Bona 4 sayı, 10 ribaund, 1 asist ve 1 blokla oynarken, Tyrese Maxey 27 sayı ve Kelly Oubre de 25 sayıyla müsabakayı tamamladı. NBA’de günün toplu sonuçları şöyle: Phoenix Suns: 113 - Orlando Magic: 110 New Orleans Pelicans: 126 - Philadelphia 76ers: 111 Miami Heat: 136 - Memphis Grizzlies: 120 San Antonio Spurs: 139 - Sacramento Kings: 122 Chicago Bulls: 110 - Detroit Pistons: 126 New York Knicks: 108 - Houston Rockets: 106