YEREL HABERLER - 06 Kasım 2012 Salı 15:37

HALK PAZARI`NDA ORGAN BAОIŞI TANITIMI

A
A
A
HALK PAZARI`NDA ORGAN BAОIŞI TANITIMI

Burdur İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Organ Bağışı Haftası nedeniyle Halk Pazarı`nda tanıtım çalışması yapıldı.
Halk Pazarı`nda açılan organ bağışı standında Burdur`da organ bağışı çalışmalarını anlatan İl Sağlık Müdür Yardımcısı Musa Mehmet Erk, ``Organ Bağışı Haftası`nda Sağlık Bakanlığımızın politikaları doğrultusunda organ bağışına çok önem vermekteyiz. Bu konuda halkımızı bilinçlendirmek için Ocak ayından bu yana çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Birçok kurum ve okul ile Ramazan ayında camilerimizde eğitimler verdik. Ayrıca organ bağışı yapanlarla, organ alanları bir araya getirerek MAKÜ toplantı salonunda konferanslar düzenledik. Bu hafta da yoğun çalışacağız. Yarın Anadolu Lisesi`nde bir eğitim programımız var. Perşembe günü Türkiye`de ilk yüz naklini gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan Burdur`a gelecek" dedi.
Burdur`da yıl içinde 100 organ bağışı kartı verildiğini dile getiren İl Sağlık Müdür Yardımcısı Musa Mehmet Erk, ``Ülkemizde organ bağışı yapmak için bütün şartlar uygun. Her türlü tıbbi teknoloji uygun. Bunu yapabilecek ekiplerimiz de var. Çok başarılı doktorlarımız var ancak vatandaşlarımızı bilinçlendirmemiz gerekiyor. Avrupa`da 1 milyon kişiye 35 tane organ düşüyor. Türkiye`de bu oran yaklaşık yüzde 4, Bizim de Avrupa ülkelerine yetişmek için daha çok organ bağışında bulunmamız gerekiyor. Burdur`da yaklaşık 100 bağışçı, bağış kartı topladık. Bu sayı bize göre düşük. Daha yüksek seviyelere çıkarmamız gerekiyor. Beyin ölümü olan hastalarımızın yakınlarını da bilinçlendirerek, organ bağışına tüm halkımızın katkılarını bekliyoruz`` diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Kitabesi yok, tarihi bilinmiyor Yozgat’ta Tekkeyenicesi Köyü Camisi, mimari özellikleri ve kalem işi süslemeleriyle dikkat çekiyor. 2019 yılında yapılan tadilatla yenilenen yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen cami, dron ile havadan görüntülendi. Köyde iki cami bulunurken, Tekkeyenicesi Köyü Camisi haftada yalnızca Cuma günleri ibadete açılıyor. Cuma namazı burada kılınırken, diğer vakit namazları ise köydeki diğer camide eda ediliyor. Ayrıca cami, bayram namazlarında da vatandaşlara hizmet veriyor. Herhangi bir kitabe ya da yazılı metine ulaşılamayan caminin hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. Eserin duvarları kaba yonu taş malzemeden inşa edilirken, cephe köşelerinde ve pencere sövelerinde kesme taş kullanılmış. Kuzey-güney doğrultuda, dikdörtgen planlı ve tek katlı olarak inşa edilen yapının harim iç duvar yüzeylerinde yer alan kalem işi süslemeler ve ikonografik tasvirler, camiyi bölgedeki önemli eserlerden biri haline getiriyor. Aynı yörede bulunan ve Tekkeyenicesi Köyü Eski Cami ile benzerlik gösteren diğer camilerin inşa tarihleri, mimari üslupları ve iç mekân tezyinatları dikkate alındığında, yapının 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında inşa edildiği tahmin ediliyor. Köy sakinlerinden Selahattin Çakır ise caminin geçmişine dair şu ifadeleri kullandı: "1960 doğumluyum. Vallahi haftada bir cumamızı kılıyoruz burada. Bayramlarda açılıyor. Ziyaretçilerimiz çok geliyor, gidiyorlar. Yozgat’tan, Ankara’dan geliyorlar, Sivas’tan çok geliyor. Babam hicri 1327 doğumluydu. Babam bilmezdi bu caminin yapıldığını. İşte o zaman evvel üç beş kişi gelmiş, kurmuşlar. Yenice’ye yer oldu demişler. Adı Yeniceköy kalmış. Yan bina aynı bu bina ile yaşıttır. Dersi, kursu, her şeyi imam orada yapıyormuş. Yalnız oranın tarihi ile buranın tarihi aynıydı. Orası Medrese olarak kullanılıyormuş." 2019 yılında gerçekleştirilen tadilat çalışmalarıyla yenilenen cami, hem mimari yapısı hem de taşıdığı inanç ve kültürel izlerle köyün önemli değerleri arasında yer alıyor. Dron ile havadan görüntülenen tarihi yapı, sade dış mimarisinin yanı sıra iç mekândaki zengin kalem işi süslemeleriyle dikkat çekiyor.
Kocaeli İlkokul öğrencileri elektronik atıklardan tablo yaptı Kocaeli’de ilkokul öğrencileri, sıfır atık bilincini yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen atölye çalışmasında, elektronik ve metal atıkları kullanarak çeşitli tablolar hazırladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşüm süreçlerinin desteklenmesi hedefiyle okullardaki eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda, şubat ayının teması olan "Elektrik, Elektronik ve Metal Atık" çerçevesinde İzmit Fevzi Çakmak İlkokulu 4. sınıf öğrencilerine yönelik etkinlik düzenlendi. Elektronik atıkların geri dönüşümü anlatıldı Alev Alatlı Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programda, öğrencilere çevre bilinci ve döngüsel ekonomi hakkında bilgi verildi. Eğitimde, elektronik atıkların tehlikeli maddeler içerdiği ve çevreye zarar vermeden yönetilmesi gerektiği vurgulandı. Kullanım ömrünü tamamlamayan cihazların mümkünse tamir edilerek yeniden kullanılması, hurdaya ayrılanların ise sıfır atık noktalarına ve geri dönüşüm tesislerine gönderilmesinin önemi anlatıldı. Hurda kablo, pil ve klavye parçalarından sanat eserine Teorik bilgilendirmenin ve konuyla ilgili kitap okuma etkinliğinin ardından "Atıktan Sanata" atölyesine geçildi. Öğrenciler; bilgisayar devreleri, klavye parçaları, hurda kablolar ve atık pilleri bir araya getirerek çeşitli tablolar tasarladı. Uygulamalı atölye çalışmasıyla öğrenciler, en ufak bir atığın bile geri kazanılabileceğini ve değerlendirilebileceğini yaşayarak öğrenme fırsatı buldu.
Bitlis Süphan Dağı’nın eteğinde zorlu hayvancılık mücadelesi Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde Türkiye’nin üçüncü yüksek dağı olan Süphan Dağı’nın eteklerinde yaşayan besiciler, zorlu doğa şartlarının yanı sıra artan girdi maliyetleriyle ayakta kalma mücadelesi veriyor. Türkiye’nin en yüksek rakımlı yerleşimlerinden biri olan Kışkılı köyünde uzun süren kış şartları, geçimini hayvancılıkla sağlayan köylülerin yaşamını her geçen yıl daha da zorlaştırıyor. Aylarca karla kaplı kalan bölgede özellikle küçükbaş hayvancılık, merada kalma süresinin kısalması nedeniyle ciddi darbe alıyor. İlkbaharın geç gelmesi ve ani bastıran kar yağışları, meralardaki ot verimini de düşürüyor. Bu durum hayvanların doğal yollarla beslenmesini engellerken, üreticileri pahalı yem kullanımına mecbur bırakıyor. Köy sakinlerinden Ertuğrul Yoldaşçı, yaşadıkları sıkıntıyı şu sözlerle dile getirdi: "Eskiden nisan ayında yaylaya çıkardık, şimdi mayısı buluyor. Kış uzun sürünce yem masrafı ikiye katlanıyor. Hayvanı içeride daha uzun süre beslemek zorunda kalıyoruz." Bölgede yem fiyatlarındaki artış, üreticilerin en büyük şikâyetleri arasında yer alıyor. Meraların yetersiz kaldığı dönemlerde dışarıdan temin edilen yemler, yüksek nakliye giderleriyle birlikte besicilerin sırtındaki yükü daha da ağırlaştırıyor. Uzmanlar, artan maliyetlerin özellikle küçük ölçekli aile işletmelerini daha fazla etkilediğine dikkat çekiyor. Giderleri karşılayamayan bazı üreticiler hayvan sayılarını azaltmak zorunda kalırken, bu durum gelir kaybını da beraberinde getiriyor. Besiciler ise desteklerin artırılmasını ve sürdürülebilir hayvancılık politikalarının hayata geçirilmesini talep ediyor.
İstanbul Yurtta hava durumu Yapılan değerlendirmelere göre, Marmara, Ege (Manisa hariç), Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeybatısı ile Ardahan, Ağrı, Bitlis, Şırnak, Hakkâri, Muş, Gaziantep, Siirt çevreleri ve Van’ın kuzey ilçelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bursa, Yalova, Balıkesir’in kuzeyi, Hatay, Adana, Osmaniye ile Kahramanmaraş’ın batısında kuvvetli olması beklenen yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, İç Anadolu’nun kuzeydoğusunun yüksekleri, Batı ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunun yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Rüzgarın Marmara, Ege, Batı ve Orta Karadeniz’de kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) ve yer yer fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi ile kar erimesi tehlikesi bulunmakta. Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’da toz taşınımı bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları kuzey ve iç kesimlerde 6 ila 9 derece azalacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor. Rüzgarın genellikle güney ve doğulu, zamanla kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Ege, Batı ve Orta Karadeniz’de kuvvetli (40-60 km/sa) ve yer yer fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, kuzey çevrelerinin yüksekleri karla karışık yağmurlu 6 İstanbul: Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı 7 İzmir: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 15 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı. Yağışların, doğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor. 19 Antalya: Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı 18 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 13 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 14 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı 7 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 17
İstanbul Geçmeyen öksürüğü için gitti, nadir hastalığını öğrendi, 4 ameliyat oldu Geçmeyen öksürüğü nedeniyle doktora giden 30 yaşındaki Mahir Alagöz’e yapılan detaylı tetkikler sonrası dünya genelinde 35 binde bir görüldüğü belirtilen multiple endokrin neoplazi tip 2 tanısı konuldu ve 4 ameliyat geçirdi. Alagöz, "Öksürükten ve nefes darlığından şikayetçi olduğum için geldim, hiç durmuyordu. 4 ameliyat geçirdim, şu an çok şükür iyiyim" dedi. Hastalarının tedavisine yönelik konuşan uzmanlar ise, "İlk şikayet; tekrarlayan öksürük atakları, birkaç kere doktora gidiyor. Dünyada 35 binde bir görülen bir hastalık MEN2 sendromunu tespit ettik, son derece ender. Çoklu endokrin organ tutulumlarıyla seyreden, tümörlerden oluşan bir sendrom. Ömür boyu takip edilecek, sağlıklı bir yaşam sürmesini bekliyoruz" dedi. Multiple endokrin neoplazi tip 2 (MEN2), endokrin sistemde özellikle tiroit, paratiroit bezlerinde tümör oluşma ihtimalini artıran kalıtsal bir rahatsızlık olarak ifade ediliyor. Yüksek tansiyon, kilo kaybı, halsizlik veya yorgunluk, kemik kırılganlığı gibi belirtilerle kimi zaman kendini gösteren hastalık Iğdır’da yaşayan 30 yaşındaki Mahir Alagöz’de de tespit edildi. Uzun süre geçmeyen öksürüğü nedeniyle doktorlara gittiğini söyleyen, zaman zaman tansiyon problemi yaşayan Alagöz’e detaylı tetkikler yapıldı. Tetkiklerde kalsiyum değeri yüksek bulunurken taramalarında paratiroidde nodül, böbreküstü bezinde kalınlaşma, sağ akciğerinde yaygın büyük hava kistleri dışında sağ akciğer alt lobunu uzun süredir kapalı tutan bir tümör tespit edilerek MEN2 hastalığı bulunduğu belirlendi. Multidisipliner yaklaşım Alagöz’ün tedavisi İstanbul Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi’nde multidisipliner bir yaklaşımla planlandı. Gerçekleştirilen konseylerin ardından hastanın önce genel cerrahi ekibi tarafından paratiroit ve eş zamanlı olarak kalınlaşma bulunan böbrek üstü bezi çıkarıldı. Ardından göğüs cerrahisi ekibi sağ akciğerdeki hem hava kistlerini temizledi hem de tespit edilen tümörü çıkardı. Bir süre sonra ise hasta, böbrek taşı nedeniyle ameliyat edildi. Hastanın tedavileri başarıyla gerçekleştirilirken kontrolleri süren Alagöz, yaşadığı zorlu süreci anlattı. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cansel Atinkaya Baytemir ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ali Özemir ise hastalarının durumu ve hastalığa ilişkin açıklamalarda bulundu. "Aşırı derecede öksürüyordum, 4 tane ameliyat geçirdim" Hastalığına ilişkin konuşan 30 yaşındaki Mahir Alagöz, "Yaklaşık 2-3 senedir öksürük rahatsızlığım vardı, hiç durmuyordu, akşamları tekrarlıyordu. Hem tiroit hem böbrek bezinden, akciğerimden toplam 4 ameliyat geçirdim. Şu an çok şükür iyiyim, herhangi bir problemim yok. Öksürükten ve nefes darlığından şikayetçi olduğum için geldim. İlk akciğer ameliyatından çok korktum. Çok öksürük oluyordu, hava soğuk olduğunda aşırı derecede öksürüyordum. Neredeyse nefes alamıyordum, konuşamıyordum. Su içiyordum, geçmiyordu, havanın soğuması benim için kabus gibi bir şeydi, soğumasını istemezdim. Normalde dışarıda çalışan insanlarız. Öksürük şikayetinden dolayı bilerek Bodrum, Muğla tarafına, neresi sıcaksa oraya gitmeye çalışırdım. İmkanım olsa tüm dünyaya bu sağlık çalışanlarımızın emeğini duyurabilmek isterim, hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi. "İlk şikayet; tekrarlayan öksürük atakları" Hastasına ilişkin konuşan Prof. Dr. Cansel Atinkaya Baytemir, "İlk şikayet; geçmeyen, tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonuyla birlikte tekrarlayan öksürük atakları, birkaç kere doktora gidiyor. Öksürük atakları da hava yolu içerisindeki tümöre bağlı. Sonrasında sendroma bağlı hipertansiyon gelişiyor. Geçmeyen şikayetler önemlidir, daha ayrıntılı tetkik gerektirir. Öksürük, sendrom nedeniyle endobronşiyal dediğimiz hava yolu içerisinde gelişen tümörün yaptığı iritasyona bağlı bir durum. Bir şikayet 2 haftadan uzun sürüyorsa ve tedaviye yanıt vermiyorsa mutlaka ileri bir tahlil yapılması gerekir. Bunun için tekrar kontrole gelmeleri gerekir" ifadelerini kullandı. "Dünyada 35 binde bir görülen bir hastalık MEN2 Sendromu" Tedavi sürecine yönelik bilgi veren Prof. Dr. Atinkaya Baytemir, "Endokrin ve diğer bölümlerle yaklaşık 3,5 aylık multidisipliner bir sürecimiz oldu. Çok titiz, özenli, aşama aşama hastada tedavi ve tetkik sürecini geçirdik. Hastadaki asıl problem; MEN dediğimiz genetik geçişli, ailesel bir sendrom olması. Hastamızın akciğerinde sadece alt parçadaki tümör değil bir de üst parçada çok büyük dev hava kisti dediğimiz kistleri mevcuttu. 30 yaşında bir erkek hasta, sağ akciğerin nerdeyse 4-5’te bir alana sahipti. Sağ akciğerdeki bu lezyonun olduğu hava yolunda sadece tümörlü alanı çıkardık, çıkardıktan sonra akciğerin cevabı da çok güzel oldu, açıldı. Hasta önemli bir akciğer kaybına uğramadı. Sigara kullanıyor, bırakmasını tavsiye ettik. Dünyada 35 binde bir görülen bir hastalık MEN2 Sendromu diye geçiyor, çok nadir bir hastalık. Multidisipliner yaklaşılması çok önemli. Son derece ender bir sendrom. Ömür boyu takip edilecek, kötü huylu bir tümör çıkmadı. Çıkan bütün lezyonlar iyi huylu. Hastamızın sağlıklı bir yaşam sürdürmesini bekliyoruz. 15 ila 30 yaş arasında genellikle semptomlar görülmeye başlıyor. Hasta önemsemezse tansiyon şikayeti, kan tükürme, sigara içmeye devam eder ama bununla ilgili bir kontrole gelmezse atlanabilir" dedi. "Aynı seansta 2 ameliyatı gerçekleştirmiş olduk" "Akciğerinde bir kitle saptanmasıyla göğüs cerrahisi kliniğimize başvuruyor" diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. İbrahim Ali Özemir ise, "Ameliyata hazırlanırken hipertansiyon ve kalsiyum yüksekliği saptanması üzerine öncelikle bunların araştırılması gerekiyor. Araştırılırken de kalsiyum bezlerinin bir tanesinde büyüme, sağ tarafta böbrek üstü bezinde de bir kitle saptanıyor. Önce tansiyon, daha sonra kalsiyum değerini normale çekmeye çalıştık. Çok kompleks, nadir görülen, bir arada bulunan hastalıklar. Endokrin sistemin neredeyse bütün organlarını tutabilen tümörler oluşabiliyor. Paratiroit bezindeki kitleyi minimal invaziv yaklaşımla küçük bir kesiden odaklanmış cerrahi dediğimiz bir yöntemiyle gerçekleştirdik. Aynı seansta bu 2 ameliyatı gerçekleştirmiş olduk" dedi. "Çoklu endokrin organ tutulumlarıyla seyreden, tümörlerden oluşan bir sendrom" Hastanın sendromuna ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Özemir, "Aynı anda bütün kalsiyum bezleri veya her iki böbrek üstü bezi de tutulum yapabilir. Bundan sonraki takiplerini de sıkı bir şekilde yapmamız gerekiyor. Bu sendrom multiple endokrin neoplazi dediğimiz çoklu endokrin organ tutulumlarıyla seyreden, tümörlerden oluşan bir sendrom. Sendromlar genellikle genç yaş hastaları tutuyor, bu da o şekilde. Hastalık ilerledikçe bütün metabolizmayı bozuyor. Yüksek tansiyon, kalpte ritim bozuklukları, ani kalp durmasına kadar problemlere yol açabiliyor, yine kemiklerde aşırı erime ve spontane kemik kırıklarına aynı zamanda böbreklerde taş oluşumuna sebep olabiliyor. Hastamızda da bu ameliyatlar arasında böbrek taşı problemleri nedeniyle ekstra işlemler de yapmak zorunda kaldık. Genç yaş hastalarda oluşan hipertansiyon, dirençli hipertansiyonlarda mutlaka bunların araştırılması, böbrek üstü bezlerinin değerlendirilmesi gerekiyor. Şikayetlerimize kulak vermemizde fayda var" şeklinde konuştu.