EKONOMİ - 27 Ekim 2017 Cuma 17:27

Tarım dışı alanlar ekonomiye kazandırılıyor

A
A
A
Tarım dışı alanlar ekonomiye kazandırılıyor

Çorum’da tapulama harici alanlar, hazırlanan bir projeyle açık arttırma usulü ile satışa çıkarılarak halka arz edilecek.

Çorum’da tapulama harici alanlar, hazırlanan bir projeyle açık arttırma usulü ile satışa çıkarılarak halka arz edilecek.


Çorum Valiliği öncülüğünde hayata geçirilecek olan projeyle tarım arazilerindeki yapılaşmanın önüne de geçilmiş olacak. Tarım arazisi dışı alanların ekonomiye kazandırılmasına yönelik yapılan çalışma hakkında bilgi veren Vali Necmettin Kılıç, şehirde yaşayan insanların hafta sonları veya yaz aylarında yakın bir bölgede konaklamak, gündüzleri ise işe gelip gitmek istediğini söyledi. İngiltere ve Avrupa ülkelerinde bu sistemin var olduğunu dile getiren Vali Kılıç, yurt dışında insanların kırsalda yaşayıp kente geliş gidişleri tercih ettiğine dikkat çekti.


Kırsalda ve kente yakın imarsız alanlarda gecekondulaşma ve çirkin görüntüler istemediklerini anlatan Vali Kılıç, “Bu çirkin görüntüler bir taraftan milli gelir kaybına yol açarken, diğer taraftan da kamunun başını ağrıtıyor. Zaman zaman devletle insanlarımızı da karşı karşıya getirebilecek tehlikeler içeriyor” dedi.


Çorum’un planlı bir şekilde gelişmesi ve kırsala planlı bir yatırım yapılması için böyle bir çalışma başlattıklarını dile getiren Vali Kılıç, önümüzdeki günlerde arsaların Defterdarlık eliyle Kamu İhale Kanunu hükümlerince ihaleyle satışa çıkarılacağını açıkladı. Tarım dışı alanlarda üretilen arsaların üç kata kadar izin verilebileceğini, isteyenlerin buralara üç kat veya tek katlı yapılar inşa edebileceğini kaydeden Vali Kılıç, “En fazla 100 metrekareye bina oturursa 400 metrekare de bahçe olarak kullanılabilecek. Seçtiğimiz arazilerin tamamı Osmancık yolu üzerinde. İl Özel İdaresi aracılığıyla sadece sokaklarda dozerlerle düzenleme yapılacak. Alacak kişiler kendileri suyu getirecek. YEDAŞ elektriğini verecek. Bundan böyle kırsalımızda çirkin yapı görmek istemiyoruz. Kaçak yapı da görmek istemiyoruz. Bundan önce yapılan yarı prefabrik yapılar var. Sökülebilir yapılar var. Ruhsata tabi olmayan yapılar var. Çorum’un girişinde çirkin bir görüntü var. İlimizin giriş akslarında Ankara, Samsun, Yozgat girişinin güzel olmasını istiyoruz” diye konuştu.


Öncelikle kaçak bina yapımının önüne geçmek istediklerini söyleyen Vali Kılıç, “Kaçak yapının önüne geçtik. Bir yıldır jandarma teşkilatımız alanı kontrol edip çivi çaktırmıyor. Bu parseller tahmini 10 bin lira gibi bir fiyat açılışıyla satışa sunulacak. 8 taksit olacak. Talep gelirse çalışmayı devam ettireceğiz. Önümüzdeki 30 yıl içerisinde insanlar kırsala çıkmak istediklerinde bir arsaları olsun istiyoruz. Arz ve talep dengesini kuramadığınızda suyu sıkıştıramıyorsunuz. Talep var. Arz var mı? Yok. Arz olmadığında insanlar imara müsait olmayan arazilere sığınmak zorunda kalıyor. Bu sebeple devletler insanlar arasında sorun yaşanıyor. Bir yıl içerisinde jandarma ekiplerimin mühürlediği 15 binanın yıkımı gerçekleştirildi. Bundan sonra bu kararlılık devam edecek. Bizden sonraki nesillerin üzerimizde hakkı var. Kamunun ortak alanına giren yaylalara müsaade etmiyoruz ve etmeyeceğiz. Yine ülkemiz için önemli olan tarımsal alanların tarım dışı maksatlarla kullanılmasına da müsaade etmeyeceğiz. Bunda kararlıyız. Tarım arazilerini gelecek nesillere bırakmak zorundayız. Bunlara müsaade etmiyoruz ve etmeyeceğiz. Bundan önceki kısmi sıkıntıları da zaman içerisinde iade etmeye çalışacağız. Arazilerin tarıma kazandırılması için çalışacağız. Biz insanlara alternatif sunuyoruz. İnsan hakkıdır. İnsan tabiatla baş başa kalmak istiyor. Temiz hava ile buluşmak haklarıdır. Biz onlara ortam temin edeceğiz” dedi.


Bu çalışmadan kamunun yanı sıra insanların ve hazinenin de kazançlı çıkacağını anlatan Vali Kılıç, “Buradan kamu, kişiler ayrıca hazine kazançlı çıkacak. Tapuya kaydedilmeyen alanlar ekonomiye kazandırılacak. Hazineye gelir elde edilecek. Elde edilen gelirin bir kısmı köy tüzel bir kısmı İl Özel İdaresine teslim edilecek. Şu an tapular kesiliyor. Önümüzdeki hafta sonu ihaleye çıkabileceğiz. Bu çalışma bir ilk. Komisyonumuz Sarmaşa’da ve Osmancık yolu üzerinde ile çok yakın yerlerin tespitini yaptı. Arsa büyüklükleri 450 ile 650 metrekare arasında değişiyor. Açık arttırma usulü satışa sunulacak. Kim çok verirse o alacak. Gelen talebe bakacağız. Talebe göre önümüze bakıp, yeni arsalar üretip veya üretmeyeceğiz. Şu anki pilot çalışma. Vatandaşların arsalardan edinmesi kimsenin tarım toprağına girmesin, seçilen yerler tapulama harici yerler. Yani tarım dışı ve ölü alanlar. Coğrafyayı doğru kullanmamız lazım. Mera alanlarımız var. Orman alanlarımız var. Tarım arazisine ev yapıyoruz, depremde yıkılıyor. Tarım dışı alanlara yer yapılınca depreme dayanıklı olur, sert bir yapısı var. İnsanlık tarihi boyunca Hititlerden beri Anadolu’da tarım arazisine ev yapan medeniyet bulamazsınız. Bizden önceki nesiller son nesil hariç bir milim tarım arazisine ev yapmamıştır. Tepelerdedir. Tarım arazisinde değildir. Tarım arazisini tarım dışı alanda kullandıktan sonra tekrar tarıma kazandırmanın inanılmaz alanı var. Tarım dışı alanını geri kazanmak için tabiat 50 yıl uğraşıyor. Tarım arazilerini, orman arazilerini, meraları korumamız lazım. Bu arazilerin dışındaki tapulu alanlar yüzde 17’ye tekabül ediyor. Oralara ev yapılsın” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Lokanta ve kafelerde KDV oranında değişiklik Resmi Gazete’de Lokanta ve kafelerde yüzde 8 olan KDV, yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV’nin, yüzde 20’ye çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Katma Deper Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 26 Nisan 2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan ’yüzde 8’ ibarelerinin ’yüzde 10’, ’yüzde 18’ ibarelerinin ’yüzde 20’ olarak değiştirilmesine karar verildi. Buna göre, lokantaların hizmetlerini, et, su, meyve suyu gibi gıda malzemesi satışı göstererek yüzde 10 yerine yüzde 1 KDV ile faturalandırmasının önüne geçilecek. Hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için yüzde 10 oranında KDV hesaplayacak. Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma yeri, tezgah gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri sunanların bu yerlerde yaptıkları satışlar da bu kapsamda olacak. Tebliğin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe gireceği belirtilirken hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği belirlendi.
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.