YEREL HABERLER - 27 Ağustos 2013 Salı 13:17

KEÇİÖREN’DE ‘ENGELSİZ PARK’ AÇILDI AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA ŞAHİN: “ENGELLİLERİN ÖNÜNDEKİ ENGELİ KALDIRMAK İÇİN EĞİTİM, SAĞLIK, İSTİHDAM VE ERİŞİLEBİLİRLİK OLARAK 4 ANA BOYUTTA ÇALIŞIYORUZ" "2002 YILINDA ENGELLİ İŞÇİ VE MEMURUN TOPLAM

A
A
A
KEÇİÖREN’DE ‘ENGELSİZ PARK’ AÇILDI
AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA ŞAHİN:
“ENGELLİLERİN ÖNÜNDEKİ ENGELİ KALDIRMAK İÇİN EĞİTİM, SAĞLIK, İSTİHDAM VE ERİŞİLEBİLİRLİK OLARAK 4 ANA BOYUTTA ÇALIŞIYORUZ"
"2002 YILINDA ENGELLİ İŞÇİ VE MEMURUN TOPLAM

Keçiören’de ‘Engelsiz Park’ açılışına katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, “ Engellilerin önündeki engeli kaldırmak için eğitim, sağlık, istihdam ve erişilebilirlik olarak 4 ana boyutta çalışıyoruz" dedi.
Keçiören Belediyesi tarafından ‘Engelsiz Park’ düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, önce insan diye yola çıktıklarını belirterek “İnsanı merkeze alarak yaşam kalitesini yükseltecek engelli olsun, engelsiz olsun, genç olsun yaşlı olsun, kadın olsun erkek olsun 76 milyonun dili dini mezhebi inancı ne olursa olsun insanın yaşam kalitesini yükseltmek bizim en temel görevimizdir” diye konuştu.
İleri demokrasiye gitmek için yerel yönetimlerin önemli olduğunu ifade eden Şahin, engellilere esas büyük engelin kararan vicdanlarda, engellileri görmeyen gönüllerde olduğunu bildiklerini belirtti. Bakanlık olarak engellilerin önündeki engeli kaldırmak için büyük bir gayret gösterdiklerini ve bu konuda 4 ana boyutta çalıştıklarını söyleyen Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“1’incisi eğitim, 2’incisi sağlık, 3’üncüsü istihdam, 4’üncüsü erişilebilirlik. İşte bu eğitim ve sağlık alanında son 10 yılda yaptıklarımıza baktığınız zaman bir fırsat eşitliği sağladık. Ana yasanın engellilere verdiği pozitif ayrımcılığı 10’uncu maddenin gereğini yaptık. Eğitim ve sağlık alanında çok önemli yapısal dönüşümleri başardık. İki kalem üzerinde ulaştığımız erişilebilirlik ve beraberinde istihdam. İstihdam ilgili son 2 yılda yapısal dönüşümlere başladık. Sınav sistemini değiştirdik. Bedensel engelli, zihinsel engelli, işitme ve görme engellilerin ayrı sınavlara katılmasını sağladık. çalışıyoru 2002 yılında engelli işçi ve memurun toplam istihdamda olma oranı 15 bin iken bugün 53 bine çıkardık. son 2 yılda kamuda istihdam eden engelli sayısı ise 14 bin.Bütün parkların engelli engelsiz herkes için engellilere uygun hale getirilmesini istiyoruz. Bütün ayrımcılıkları reddediyoruz. Herkesin yaşam kalitesini yükselterek, beraber yaşama dönüştürmek zorundayız.”
Ayrıca Şahın, Keçiören Belediye Başkanı Ak ile birlikte ‘Keçiören Kampüsü’ nün 2014 yılında açılacağının müjdesini de verdi.
Mustafa Ak ise bir engelli vatandaşla birlikte yaptığı konuşmasında parkın hem engelli hem de engelsiz vatandaşlar tarafından kullanılabileceğini söyledi. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, dışlamadan aynı imkanlar içerisinde yaşam standarlarının sağlanması gerektiğini kaydeden Ak, "10 bin metrekarelik alan içerisindeki park adeta kampüs olarak kullanılıyor. Hobi bahçeleri, hayvanat bahçesi ve yaşlılara hizmet veren bir alan olarak kullanılıyor. Ayrıca vatandaşların engelli çocuklarını emanet edecekleri bir misafirhane yaptık" diye konuştu. Ak, ayrıca parkın bir kaynaşma yeri olmasını temenni etti.
Açılışın ardından Bakan Şahin ve Başkan Ak, engelli vatandaşlarla birlikte parkı dolaşarak, park içerisindeki salıncaklarda engelli vatandaşları salladı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Bayram arefesinde mezar başında adalet istedi: "Asıl suçlular dışarıda" Giresun’da iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak isterken bıçaklanarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Utku Konak’ın annesi, oğlunun mezarı başında gözyaşları içinde adalet çağrısında bulundu. Acılı anne, "Bir çocuk toprağa girdi, bir çocuk katil oldu. Asıl suçlular dışarıda geziyor" dedi. Kurban Bayramı arefesinde oğlunun Pınarlar köyündeki mezarını ziyaret eden anne Aysel Akkaya, mezar başında gözyaşlarına hakim olamadı. "Utku kavga eden değil, kavgayı ayıran bir çocuktu" Giresun’un Aksu Mahallesi’nde 29 Nisan akşamı meydana gelen olayda, iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak için bulunduğu sırada şüpheli N.T. tarafından bıçaklanarak öldürülen Yeniden Refah Partisi Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak’ın annesi Aysel Akkaya, "İki yavrum var, biri Utku’ydu. Daha 18 yaşındaydı. Üniversite öğrencisiydi. Siyasi hayatının başındaydı. Hayat dolu, çalışkan, vicdanlı bir çocuktu. Kavga eden değil, kavgayı ayırmaya çalışan bir çocuktu. Arabuluculuk için oraya gittiğini söylüyorlar ve ben de buna inanıyorum çünkü kavgacı değil, sevgi dolu, uzlaştırıcı bir çocuktu" dedi. "Asıl suçlular dışarıda" Cinayet zanlısının tutuklandığını ancak olayın azmettiricisi olduğunu iddia ettiği kişilerin halen serbest olduğunu savunan anne Akkaya, "Katil tutuklandı ama azmettirici olduklarını gösteren delillerin olduğu baba ve amca dışarıda. Asıl onların tutuklanmasını istiyoruz. Şahitler var, kamera kayıtları var, telefon görüşmeleri var. Kocaman insanların çocukları sakinleştirmesi gerekirken, bir çocuğun toprağa gitmesine, diğerinin katil olmasına sebep oldular. Bu kişiler ellerini kollarını sallayarak geziyor. Biz adalet istiyoruz. Katil ve azmettiricilerin en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "Annemi arayın" sözü yüreğine kazındı Oğlunun bıçaklandığı anlara ait görüntüleri hala izleyemediğini söyleyen anne Akkaya, "Kamera kayıtlarını izlemeye hala cesaret edemedim. Bana anlatıyorlar. En çok canımı yakan şey, yere düştüğünde insanların onu sadece izlemesi oldu. Oğlumun çevresindekilere telefonunu uzatıp ’annemi arayın’ dediğini öğrendim. Bu söz içimde kapanmayan bir yara oldu. Bu anlarda katil zanlısının amca ve babasının ise kimseyi yaklaştırmadıklarını söylüyorlar. Hastaneye kaldırıldı ama aşırı kan kaybından kurtarılamadı. Belki zamanında müdahale edilseydi bugün yaşıyor olacaktı" ifadelerini kullandı. "Sanki olacakları hissetmiş gibiydim" Oğlu ile son konuşmasını da anlatan anne Aysel Akkaya, o gün içinde yaşadığı huzursuzluğu unutamadığını da ifade ederek, "O gün defalarca konuştuk. Sürekli beni arar, fotoğraf gönderirdi. Ama belli bir saatten sonra ulaşamadım. İçime kötü bir his çöktü. Kahvaltıda ona içimde bir sıkıntı olduğunu söyledim. Bana, ’sıkılacak bir şey yok anne. Aynı anda 8 evladını kaybeden Gazzeli anneler var, haline şükret’ dedi. Beni teselli eden oydu. Maneviyatı çok güçlüydü. Çok karakterli bir çocuktu. Hayalleri vardı. Ben çocuklarımı babasız büyüttüm" diyerek gözyaşlarına boğuldu.