YEREL HABERLER - 04 Eylül 2013 Çarşamba 15:39

KAN BAĞIŞ TIRINDA 500’E YAKIN GÖNÜLLÜ KAN BAĞIŞI

A
A
A
KAN BAĞIŞ TIRINDA 500’E YAKIN GÖNÜLLÜ KAN BAĞIŞI

Zonguldak Kızılay Kan Merkezi Müdürü Dr. Ömer Selim Alan, Ağustos ayında kan bağış tırında 6 günlük periyotta 500’e yakın gönüllü kan bağışı topladıklarını söyledi.
Kızılay Kan Merkezi Müdürü Dr. Ömer Selim Alan yaptığı açıklamada, Ağustos ayı içerisinde kan bağışı tırında 6 günlük periyotta 500’e yakın gönüllü kan bağışı topladıklarını belirterek, tüm Zonguldak halkını kan bağışında bulunmaya davet etti. Alan, “Ağustos ayının son haftası tüm Türkiye’yi dolaşan özel donanımlı kan bağış tırımız ilimizdeydi. 26-27 Pazartesi, Salı günleri Zonguldak merkezde valilik önünde, 28 Çarşamba Alaplı’da, Cuma günü Devrek ve Çaycuma’da, en son Cumartesi günü Zonguldak’ta bir haftalık turunu tamamladı. 6 günlük periyotta 500’e yakın gönüllü kan bağışı topladık. Bu tabi havaların sıcak olduğu bugünlerde bizim için bizim için çok önemli, değerli rakamlar. Çünkü insanlarımızın, vatandaşlarımızın ihtiyaç sahibi insanlarımızın tedavilerinin gecikmemesi, hastanede yatış sürelerinin uzamaması adına bizim tek görevimiz gönüllü bağışlarımızdan aldığımız en sağlıklı kanları uygun koşullarda hastanelerin ihtiyaçlarına göre nakillerini yaparak vatandaşlarımızın hizmetine sunarak, onların sağlığına kavuşmasına aracılık etmektir. Gönüllü kan bağışçılarının yapmış olduğu bu büyük fedakarlığa, iyiliğe aracılık ederek bizde bundan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Ramazan ayında ister istemez tüm Türkiye’de olduğu gibi yüzde 40’lara yakın bir düşüş yaşadık Zonguldak Kızılay Kan Merkezi olarak. Geçen seneki ramazan ayına göre aldığımız kan miktarı artmasına rağmen gene de tedavilerde ufak tefek de olsa gecikmeler oldu. Vatandaşlarımızı beklemek zorunda kaldılar bir iki gün. 2005 yılından buyana görevde olduğumuz zamanı değerlendirirsek yıllık olarak, her geçen sene gönüllü kan bağışçı sayımızı arttırmışız. Aldığımız gönüllü kan bağışçı sayımızı arttırmamıza rağmen aynı şekilde talepte artıyor. 2005 yılını 6 bin 800 ünite kan bağışıyla kapatmıştık. Ondan sonra sırasıyla, on bin, 11 bin, 12 bin, 14 bin, 16 bin, 18 bin, 20 bin derken bu rakamlara ulaştık Zonguldak’ta. Burada Zonguldaklı olarak tüm hemşerilerime teşekkür ediyorum. Zonguldak bu konuda her zaman olduğu gibi duyarlılığını gösterdi. Emeklerimizin boşa gitmediğini bunların meyvelerini toplamak bizleri her zamanki gibi çok mutlu ediyor Türk Kızılay ailesi olarak. İnsanlarımızın bu konuda duyarlılık göstermesi, her geçen gün gönüllü ve bilinçli, düzenli kan bağışçı sayımızın artması bizleri daha da motive çalışmaya, daha da şevkle çalışmaya itici bir güç oluyor bizim için. Biz istiyoruz ki bir tane vatandaşımız bile ihtiyacı anında en sağlıklı kana hemen ulaşsın. Türk Kızılay’ı güvencesi altındaki kanı en sağlıklı şeklide alsın ve hemen tekrar sevdikleriyle yaşamaya dönsün. Tabi ister istemez bazen belli gruplarda sıkıntı yaşanıyor, negatif gruplarda. Zonguldak Kızılay Kan Merkezi’nin Zonguldak merkezi içerisinde olması çok büyük bir avantaj. Bir ilin merkezinde bir kan merkezinin olması, hastanelere yakın konumda olması bir il için çok büyük bir avantaj. O yüzden merkezde yaşayan vatandaşlarımızın bu konuda daha da duyarlı olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü biz sadece Zonguldak’ın kan ihtiyacını karşılamıyoruz. Aynı şekilde Bartın, Devrek, Çaycuma, Alaplı, Ereğli’deki hastaneler, özel hastaneler, üniversite hastanemiz, vatandaşımızın tedavi gördüğü kan ihtiyacı olduğu tüm kamu ve özel sağlık kuruluşlarına bir telefon kadar uzaktayız. Yedi gün yirmi dört saat hizmetimiz devam ediyor. Vatandaşlarımız sizler araçlarımızı gecede olabilir, gündüzde olabilir, resmi tatil, hafta sonu hiç fark etmiyor yollarda görebilirsiniz. Şoför arkadaşlarımız vatandaşımızın ihtiyacı olan kanı durmaksızın kar kış demeden her gün ihtiyaç sahibine ulaştırmak zorundayız. Bunu yaparken büyük bir desteğe ihtiyacımız var. Türk Kızılay’ı sadece kandan ve çadırdan ibaret değil. Afet hizmetleri, kan hizmetleri, eğitim hizmetleri gibi ihtiyacın olduğu her yerde, ızdırabın olduğu her yerde sadece Türkiye’de değil ulusal uluslararası anlamda kim olursa olsun din, dil, ırk ayrımı yapmadan yardım için 1848’den beri koşturan en büyük yardım kuruluşu. O yüzden tüm vatandaşlarımızın Türk Kızılay’ına sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Her bireyin desteğine ihtiyacımız var. Kan hizmetleri tarafından baktığımız zamanda Zonguldak merkezde yaşayan bağışçılarımızın sadece bir 20 dakikalarını ayırarak vatandaşlarımızın ihtiyacını gidermek adına ve kendi sağlığına sağlık katmak adına kan merkezimize, gezici ekiplerimize gelmesi bizim için önemli. Biz Zonguldak Kızılay Kan Merkezi olarak aldığımız her yüz kan bağışının 90 tanesini gezici ekiplerle alıyoruz. Her gün en az iki ya da bazen üç ekibimiz oluyor. Hafta sonu buna dahil olmak kaydıyla 25 personelimiz, 6 aracımızla bunu ettirmek zorundayız. Merkez bağışımız diğer illere göre biraz düşük. O yüzden merkezde yaşayan vatandaşlarımızı tekrar tekrar rica ediyorum gönüllü kan bağışçısı olma yolunda akıllarına takılan konuyla ilgili bir soru olabilir, danışmak istedikleri bir şey olabilir kan merkezimize gelip hemşerimiz, personelimiz, doktorumuza ne sormak istiyorlarsa gönüllü kan bağışı konusunda kafalarında soru işareti varsa biz bunları cevaplamaya her zaman hazırız. Katkı sağlayan tüm herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Kahta’da sanat ve çevre temalı sergi ilgi gördü Adıyaman’ın Kahta ilçesinde, Kütüphane Haftası etkinlikleri kapsamında Resim Öğretmeni Rukiye Peyzo’nun solo sergisi sanatseverlerle buluştu. Kâhta Fen Lisesi’nde görev yapan Peyzo’nun sergisinde; günlük yaşamdan insan figürleri, tarihi öğeler ve atık malzemeler üzerinden insanın doğa ve çevreyle ilişkisi ele alındı. Eserlerde psikoloji, insanın iç dünyası, yaşamın geçiciliği ve çevresel dönüşüm temaları ön plana çıktı. Farklı teknik ve malzemelerin kullanıldığı sergide sanatçı, geçmiş ile günümüzü bir araya getirerek izleyicide farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Gündelik hayatta çoğu zaman göz ardı edilen detaylara dikkat çekmeyi amaçlayan eserler, insanın kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi yeniden sorgulatıyor. Sergiye ile ilgili açıklamada bulunan Resim Öğretmeni Rukiye Peyzo, "Bu sergiyle Kâhta’da sanatın görünürlüğünü artırmayı, bölgedeki kültürel hayata katkı sunmayı ve özellikle gençleri sanatla buluşturmayı amaçlıyorum. Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyorum ve bu alanda yeni bir soluk getirmek istiyorum" dedi. Sergiyi ziyaret eden Kâhta Kaymakamı Muhammed Usame Soysal, "İlçemizde bu tür kültürel ve sanatsal faaliyetlerin artması bizleri memnun ediyor. Sanatın özellikle gençler üzerindeki olumlu etkisi çok büyük. Bu anlamlı çalışmasından dolayı öğretmenimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" ifadelerini kullandı. Serginin 10 Nisan’a kadar açık olduğu öğrenildi.
İstanbul Yurtta hava durumu Yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Akdeniz (Antalya kıyıları hariç), Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun batısı, Güneydoğu Anadolu ile Aydın, Muğla, Denizli, Uşak, Konya, Karaman, Niğde, Sivas ve Şırnak çevrelerinin aralıklı yağmur ve sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Marmara, Ege, Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz ile Doğu Anadolu’da yer yer sis ve pus olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunuyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre; hava sıcaklığı, mevsim normalleri civarında seyredecek. Rüzgarın genellikle kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu 16 İstanbul: Parçalı ve az bulutlu 16 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu 19 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 20 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 19 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu 16 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı 14 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu 9 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu, bugün öğle ve yarın gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 17
Hatay Merakla başlayıp 35 sene yaptığı mesleği teknolojiye yenik düşen saatçi, 12 yıldır evinde mesleğini yaşatıyor Hatay’da yaşayan saat ustası Ali Yardımcı, 13 yaşındayken hevesle başladığı mesleğini 35 yıl boyunca iş yerinde sürdürdü. Gelişen teknolojiyle birlikte saat kullanımının azalması üzerine Yardımcı, ekmek teknesini kapattı ve 12 yıldır mesleğini hobi olarak evinde yaşatıyor. Antakya ilçesi Kuzeytepe Mahallesi’nde yaşayan 60 yaşındaki Ali Yardımcı, 13 yaşındayken annesiyle birlikte gittiği saatçiden etkilendi ve saatçi olmaya karar verdi. Azmiyle hevesinin peşinden koşan Yardımcı, 35 yıl boyunca mesleğini iş yerinde sürdürdü ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte saat kullanımın azalmasıyla ekmek teknesini kapattı. Mesleğini yaşatmak için hobi olarak saatçiliği sürdüren Yardımcı, 12 yıldır evinde kurduğu tezgahında saat tamir ediyor. Saatçiliğe olan merakının 13 yaşındayken başladığını söyleyen Yardımcı, "Tam 35 sene bu saatçilikle uğraştım, şu an hobi olarak devam ediyorum ve evde yapıyorum. Küçükken annemle beraber bir saatçi dükkanına girmiştik. O kadar hoşuma gitti ki 13 yaşında bu işe heves ettim. Haber saldım; ’beni yanınıza alır mısınız, yetiştirir misiniz’ diye. Bir müddet sonra haber geldi, ben de o dükkana adımımı atarak başladım. Tam 35 senedir bu saatçilikle uğraştım. Şu an hobi olarak devam ediyorum, evde yapıyorum. Tanıdıklara, arkadaşlara ve denk gelirse bazen müşterilere de yardımcı oluyorum. Genelde pilleri bitmiş saatlerin pillerini değiştiriyorum. Artık eskisi kadar ağırlık veremiyorum çünkü saatçilik tam bir sabır işi ve ellerin hiç titrememesi lazım" dedi. Saatçilik mesleğinin teknolojiye yenik düştüğünü ifade eden Yardımcı, "Deprem gecesi saat birde yatmıştık, dört buçukta uyandık. Evimiz yıkıldı. O yıkımdan sonra bir sene boyunca aşırı zorluklarla mücadele eden çok az kişi kaldı. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Bu işi yapacak kişi, her şeyden önce sabırlı olacak. Gözleri keskin, elleri düzgün olacak. İnsan bir tozu bile görmeli. Eğer o tozu görmezsen, o incecik dişliler arasına bir şey kaçtığı vakit o saati iki üç defa söküp takmak zorunda kalırsın. Eskiden işler çok iyiydi; gece on ikilere kadar saat tamir ederdik. Bilirsiniz, eskiden o meşhur saatler vardı; otomatik, korumalı mekanizmalar. Ama şimdi her şey dijital üzerine, çip üzerine kurulu. Mesleği bırakmamın asıl sebebi, bulunduğumuz yerdeki kiraların çok pahalanmasıydı. Bir yandan Çin malı saatler çıktı, bir yandan telefonlar hayatımıza girdi. Telefonlar çıkınca hem çalar saat vazifesi gördü hem de saati gösterdi; haliyle mesleğimiz zayıfladı. Yine de söylüyorum; bu işte en büyük kural sabırdır. Sabırlı değilsen bu işi yapamazsın" diye konuştu.