YEREL HABERLER - 07 Kasım 2012 Çarşamba 13:23

"PEYGAMBERİMİZİN HAYATI" KİTABI DAОITILDI

A
A
A
"PEYGAMBERİMİZİN HAYATI" KİTABI DAОITILDI

Malatya Kent Konseyi Gençlik Meclisi üyeleri, Peygamberimize hakaret içeren filme karşılık olarak "Peygamberimizin Hayatı" adlı kitabı dağıttı. Şehir merkezindeki otobüs duraklarında ve üniversite durağında dağıtılan kitaplara gençlerin yoğun ilgisi, dikkatlerden kaçmadı.
Kent Konseyi Meclisi üyesi Mustafa Akyıldız, "Dünyada yapılan protestolardan ziyade, Müslümanlar olarak ilk önce şunu diyebilmeliydik. Biz peygamberimize sahip çıktık mı? O`nun sünnetini yaşadık mı? Sahip çıkmak, O`nun sünnetini yaşamak ve hayatını anlamakla olurdu" ifadelerini kullandı.
Akyıldız, Peygamberimizin hayatını anlamanın ve anlatmanın çok önemli olduğunu belirterek, Gençlik Meclisi üyelerinin bu kapsamda 2 bin 500 adet kitap dağıttıklarını, Gençlik Meclisi olarak kendilerine bu imkanı tanıyan Kent Konseyi Genel Sekreteri Av. Ali Yıldırım`a teşekkür etti. Akyıldız, "Hakaret filmine karşı yapılacak en güzel protesto bu kitapları okumak ve peygamberimizin sünnetini yaşamaktır" dedi.
Kitapları alan vatandaşlar ise, Gençlik Meclisi`nin yapmış olduğu duyarlı davranıştan ötürü gençlere teşekkür ederek memnuniyetlerini aktardı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de Balıkesir rüzgarı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, İzmir’de yaşayan hemşehrileriyle iftar sofrasında buluştu. İzmir ile Balıkesir arasında çok güçlü bir bağın olduğunu söyleyen Akın, 16 Mayıs Kuvayımilliye ruhuna dikkat çekti.Akın, "Biz, milli birliğe ve beraberliğe inanan, gönlü memleket sevdasıyla atan insanlarız. Bizim kafamızda farklı farklı hesaplar yok. Tek hesabımız var. Balıkesir’in hak ettiği yere gelmesi" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın, İzmir Balıkesirliler Eğitim Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği’nin Geleneksel iftar programına katıldı. İzmir’de düzenlenen iftar programına Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın’ın yanı sıra CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu, Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, Manyas Belediye Başkanı Ahmet Duru, Savaştepe Belediye Başkanı Ali Koyuncu, Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, Balıkesirliler Derneği Onursal Başkanı Mehmet Çalışkan, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, davetliler ve basın mensupları katıldı. Geniş bir katılımla gerçekleşen iftar programında herkesle tek tek tokalaşan Akın, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı. "Gönlü memleket sevdasıyla atan insanlarız" Kırgınlıkların geride bırakıldığı, muhabbetin çoğaldığı, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği Ramazan ayında birlik ve beraberliğin pekişmesini temenni eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, İzmir ile Balıkesir arasında çok güçlü bir bağ olduğunu söyledi. "Bizi birleştiren sadece coğrafi bir yakınlık değil" diyen Akın, "15 Mayıs’ta İzmir işgal edildikten bir gün sonra 16 Mayıs’ta Balıkesir’de başlayan Kuvayı milliye mücadelesi ise bizi birleştiren en anlamlı konudur. Yani biz milli birliğe ve beraberliğe inanan, memleket sevdasıyla gönlü bir atan insanlarız. Bugün de o günkü azim, kararlılık ve mücadele ruhuyla şehirlerimiz için çalışıyoruz İzmir’de yaklaşık 200 bin Balıkesirli yaşıyor. Hemşehrilerimiz hayatlarını İzmir’de sürdürüyor. Burada kazanıyor, burada yaşıyor, burada okuyor, burada çocuklarını büyütüyor. Gönülleri de Balıkesir’de atıyor. Ama şunu açık açık söyleyeyim; İnanın, 1 milyon 300 binin üzerinde gönlü Balıkesir’de atan ama Balıkesir dışında yaşayan hemşehrilerim var. Onların hepsine selamlar, sevgiler gönderiyoruz" dedi. "Dualarınızı eksik etmeyin" Ramazan ayının birlik ve beraberliğin ayı olduğunu ifade eden Akın, "Ramazan bir olmanın, beraber olmanın zamanıdır. Biz, hizmet götürürken hiç kimseyi ayırmadan, hiçbir siyasi parti ayrımı yapmadan ve herkesi kucaklayarak hizmet ediyoruz. Bizim kafamızda farklı farklı hesaplar yok. Tek hesabımız var. Balıkesir’in hak ettiği yere gelmesi. Onun için Balıkesir’in dışında yaşayan tüm hemşehrilerimden de bu konuda destek istiyoruz. Destek nedir? En başta duadır. Dualarınızı eksik etmeyin. Dualarınız da inşallah daha iyi hizmetler yapmaya vesile olur. Balıkesir, Türkiye’nin en büyük coğrafyalarından birine sahip bir ilimiz. Bütün imkanlarını hep beraber geliştirerek büyütmek istiyorum" ifadelerini kullandı. "İzmir, kahraman Balıkesirlileri asla unutmaz" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleşen iftar programında bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederken şunları söyledi: "İftar programına katılmayı özellikle istedim. Benim için büyük bir mutluluktur. İzmir’imizle hep gurur duyduk. Ama Balıkesir’i de hiçbir zaman İzmir’den ayırmadık. İzmir işgal edildiğinde ayağa kalkan kahraman Balıkesirlileri, Kuvayı milliyecileri İzmir hiçbir zaman unutmaz. Siz ne kadar İzmirliyseniz biz de o kadar Balıkesirliyiz. Bu geçmişte de böyleydi. Şimdi de böyle. Gelecekte de böyle olacak" şeklinde konuştu. Uzun: "Seneye Balıkesir’de iftar yapacağız" Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Erkan Uzun, "Balıkesirli olmak gerçekten bir ayrıcalıktır. Plakamız da on numara. On numara şehrimizin on numara insanlarıyla böyle güzel bir iftardayız. Buradan hemşehrilerime şöyle bir duyuruyu yapmak isterim; Seneye İzmir, Manisa, İstanbul, Bursa ve Ankara derneklerimizle iftarımızı Balıkesir’de yapacağız. Biz, bütün başkanlarımızla Balıkesir’de buluşacağız. Bu kez de biz Cemil Tugay Başkan’ımızı Balıkesir’de misafir edeceğiz" dedi. Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş ise Ramazan ayının manevi ikliminde düzenlenen iftarda Balıkesirliler ile bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
Kilis Çekiç sesleri azaldı, ustalar yalnız kaldı Kilis’te bir zamanlar çarşıda sıkça duyulan çekiç sesleri gittikçe azalıyor. Kentte demircilik yapan sadece iki usta kalırken, çırak yetişmemesi mesleği yok olma noktasına getirdi. Kilis’te geçmişte çarşının simgesi haline gelen demirci atölyelerindeki çekiç sesleri, bugün yerini sessizliğe bırakırken, kentte mesleği sürdüren sadece iki usta kaldı. "Meslek sayesinde çocuklarımızı okuttuk" 1997 yılından beri sektörde olduğunu ve meslekte yaşanan gerilemeye değinen demirci ustası Kemal Etçi, "Şu an koca Kilis’te bir usta ve ben kaldım. İki esnafız. Eskiden çalıştığımız zaman en az üç çekiç birden vururdu, şimdi tek başımıza çalışıyoruz. Çırak da yok. Bizden sonra bu işi yapacak kimse kalmadı" dedi. Mesleğini severek yaptığını belirten Etçi, demirciliğin kendisine ve ailesine önemli katkılar sağladığını ifade ederek, "Bu meslek sayesinde çocuklarımızı okuttuk, iş sahibi ettik. Tesadüfen girdim ama halen devam ediyorum. Genelde müşterilerim şehir dışından ve köylerden gelenler. Mesleği koruma altına alırlarsa en azından bizden sonrakiler devam eder" dedi. "Çırak gelirse hareketlenir" Kemal Etçi’nin ustası olduğunu belirten demirci ustası Mehmet Özen, "Eskiden burada 50 tane demirci vardı. Şimdi hiçbiri kalmadı. Kemal usta gibi 5 tane kalfam var ama hiçbiri bu işi yapmıyor. Para kazanamıyorlar. Çırak gelirse hareketlenir ama heves yok. Yetiştirdiğimiz çıraklar da farklı mesleklere yöneldi" diye konuştu.
Diyarbakır Müftü Büyük: ’’Oruç, her Müslümanın üzerine farz kılınmıştır’’ Diyarbakır İl Müftüsü Celal Büyük, Ramazan ayının önemine değinerek, orucun kimlere farz olduğunu açıkladı. Ramazan ayında oruç tutmanın, mükellef olan, ergenlik çağına ermiş her Müslümanın üzerine farz olan bir ibadet olduğunu söyledi. İslam’ın beş temel şartından birinin de oruç tutmak olduğunu aktaran Büyük, ’’Kur’an-ı Kerim’de yüce Rabbimiz, ’Sizden öncekilere oruç farz kılındığı gibi size de oruç farz kılındı. Ta ki umulur ki oruç sayesinde ahlakınız güzelleşir.’ buyurmaktadır. Fakat Ramazan ayı içerisinde yine Kur’an-ı Kerim’de yüce Rabbimizin ifade buyurduğu üzere yolcular ve hasta olanlar, Cenab-ı Hak tarafından bir ruhsat gereği Ramazan ayında oruçlarını tutmayabilirler. Bunlar yolculuklarını tamamladıktan sonra veya hastalıklarını giderdikten, şifa bulduktan sonra tutamadıkları oruçların kazasını yapacaklardır. Burada şöyle bir ayrıntı var, bunu sizlerle paylaşmak isterim. Cenab-ı Hak tüm hastalarımıza hayırlı şifalar versin. Bazı hastalıklar vardır ki kronik rahatsızlıklardır. Mesela bir kardeşimiz Ramazan ayında hastadır ama bu hastalığı ömrü boyunca devam edecektir ve ilaç kullanmak zorundadır. Bu kardeşlerimiz ne yapacaklar? Tutamadıkları her bir gün için bir fidye vereceklerdir. Nedir o? Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından belirlenen 240 liradır. Mesela 30 gün orucunu tutamayan bir kardeşimiz, her gün için; fakir, fukara, yoksul, yetim kardeşlerimize tutamadıkları oruçların mukabilinde fidye vereceklerdir. Ramazan ayındaki hastalığı geçici olanlar ise fidye vermeyeceklerdir. Ramazan ayı çıktıktan sonra şifa buldukları zaman, Ramazan ayı içerisinde tutamadıkları üç günse üç gün, dört günse dört gün, beş günse beş gün oruçlarını Ramazan ayından sonra kaza edeceklerdir" dedi. ’’Oruç tutmak çok önemli bir ibadettir’’ Oruç tutmanın çok önemli bir ibadet olduğunu aktaran Büyük, sözlerine şöyle devam etti: ’’Peygamber efendimiz bir hadis-i şeriflerinde buyuruyor ki bir kimse mazeretsiz, yani hiçbir mazereti yokken hastalık, yolculuk, ileri derecede yaşlılık, gebelik, çocuk emzirme bunlar mazerettir. Bunlardan hiçbiri yokken bir gün oruç tutmayan kimse, Ramazan ayı çıktıktan sonra senenin tamamını oruçla geçirse o bir günün faziletine nail olamaz. O nedenle inşallah bu sene üzerimize farz olan Ramazan orucumuzu, sağlığımız yerindeyse, sıhhatimiz yerindeyse eda ederek bu güzel ve bereketli ibadetin lütfuna hep beraber nail olalım inşallah. İdrak edeceğimiz bu Ramazan ayının şimdiden hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Ramazan ayı Kur’an ayıdır, oruç ayıdır. Kur’an’la hemhal olabilmeyi, Kur’an’la dirilebilmeyi, ayağa kalkabilmeyi, Kur’an’ın ahlakıyla ahlaklanabilmeyi Rabbim hepimize nasip eylesin. İnşallah kılacağımız teravih namazlarıyla camilerde bir araya geleceğiz. Birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz pekişecek. İftar sofraları kuracağız. Bu iftar sofralarında gönüllerimizi bir araya getireceğiz. İnşallah bu Ramazan ayı, kardeşliğimize, birliğimize ve beraberliğimize millet olarak vesile olur. Tekrar Rabbimden hayırlı Ramazanlar diliyorum.’’
Erzincan Kendi hayallerini erteledi, kardeşlerine hayat oldu Erzincan’da yaşayan 28 yaşındaki Çilem Sağlam, anne ve babasının vefatının ardından zihinsel engelli ablası ve ağabeyinin bakımını üstlenerek kardeşlerine hem annelik hem babalık yapıyor. Erzincan merkez Demirkent Mahallesi’nde yaşayan Sağlam, 8 yaşında annesini kaybetti, babasını ise 2023 yılında toprağa verdi. Anne ve babasının vefatının ardından zihinsel engelli ablası Pınar (41) ile ağabeyi Ramazan’ın (39) sorumluluğunu üstlenen Sağlam, kendi hayatını ikinci plana bırakarak kardeşleriyle birlikte yaşamını sürdürüyor. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu olan Sağlam, ailesinden gördüğü sevgi ve dayanışmayı sürdürdüğünü belirterek, "İnsanlar beni takdir ediyor ama bu benim için sevdiğim bir sorumluluk. Biz sevgi dolu bir aileydik. Annemden babamdan ne gördüysem onu yapıyorum." ifadelerini kullandı. Sağlam kardeşleri evlerinde ziyaret eden Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, ailedeki fedakârlık ve merhametin kendilerini duygulandırdığını belirtti. Aydoğdu, paylaşımında Çilem Sağlam’ın anne ve babasından gördüğü sevgiyi yarım bırakmadığını, hayatını özel gereksinimli kardeşlerine adadığını ifade etti. Ailenin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için destek sözü veren Vali Aydoğdu, 15 gün içerisinde yeni bir eve taşınmaları konusunda gerekli çalışmaların başlatıldığını bildirdi. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu sosyal medya hesabında paylaştığı videoda şu ifadelere yer verdi: Bir güzel aile. Ramazanın 3. günü insanlığın kalbine misafir olduk. Orada merhamet vardı. Orada fedakârlık vardı. Orada insanlığın en saf hâli vardı. Çilem 28 yaşında. Ablası Pınar 41. Abisi Ramazan 39. İkisi de özel gereksinimli insanlar. Annelerini çocuk yaşta kaybetmişler. Babalarını ise üç yıl önce toprağa vermişler, dün gibi. Hayat, bazı insanlara erken büyümeyi öğretir. Çilem de öyle büyümüş. İşletme mezunu. Belki kendi hayatını kuracak, kendi yoluna gidecekti. Ama o sevgi ve merhamet yolunu seçmiş. Anne ve babasından gördüğü sevgiyi yarım bırakmamış. Ablası ve abisi özel ilgiye muhtaç diye çalışmayı bırakmış. Hayatını onlara adamış. Hikâyeyi dinlerken bir an. O odada nefesler tutuldu. Boğazlarımız düğümlendi. Sözler anlamını yitirdi. "Seninle gurur duyuyoruz" dediğimizde, gözlerini indirdi ve öyle bir cümle kurdu ki. "İnsanlar beni takdir ediyor ama bu benim için sevdiğim bir sorumluluk." İşte o an anladık. Bazı insanlar fedakârlık yaptığını bile düşünmez. Çünkü onların mayasında sevgi vardır. Bir cümle daha söyledi. Bir aileyi, bir terbiyeyi, bir mirası özetleyen cümle: "Biz sevgi dolu bir aileydik. Annemden babamdan ne gördüysem onu yapıyorum." İnsan, gördüğünü yaşar. Gördüğünü taşır. Gördüğünü çoğaltır. Abi ve ablasının sağlık problemleri var. Ama yüzünde şikâyet yok. Yorgunluk var belki. Ama isyan yok. Biz de bu mübarek ayın bereketine sığınıp bir müjde verdik. İnşallah 15 gün içinde bu sevgi dolu aileyi yeni evlerine taşıyacağız. Çünkü bazı evler dua ile ayakta durur. Bazı insanlar alkışla değil, Allah’ın rızasıyla büyür. Bugün şunu bir kez daha gördük: Merhamet bir eğitim meselesidir ama özü Allah vergisidir. Sevgi, insanın içine yerleştirilmiş ilahi bir emanettir. Çilem Allah senden razı olsun. Sen bu toplumun harcısın. Mayasısın. Sarsılmaz bağısın. İnsanlık hâlâ ayaktaysa, bu senin gibi görünmeyen kahramanlar sayesinde. Bugün Ramazan’ın üçüncü günüydü. Ama biz bugün, dağ gibi bir merhametin karşısında saygıyla eğildik.