Yerel Haberler
Ankara
Hurmacı Ahmet Özkan uyardı: "Kudüs hurması adı altında İsrail menşeli ürünler satılmakta"
21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:51 Hurmacı Ahmet Özkan uyardı: "Kudüs hurması adı altında İsrail menşeli ürünler satılmakta" Her yıl Ramazan ayında artış gösteren hurma fiyatlarında bu yıl beklenilenin aksine artış yaşanmadı. Ramazan’da iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, iftarlık ve sahurluk olarak iki ayrı türde tercih ediliyor. Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, iftarlık ve sahurluk olarak tercih ediliyor. Sahur için daha lifli ve besin değeri daha yüksek hurmalar tercih edilirken iftar için ise daha şekerli, kuru ve yumuşak hurmalar tercih ediliyor. Suudi Arabistan ve Medine hurmaları en çok tercih edilen hurmalar olurken, Tunus, Irak, İran ve Mısır gibi çeşitleri de bulunuyor. "Sahur için daha doyurucu ve lifli hurma tercih ediliyor" Her sene hurma fiyatlarında farklı artış oranları olduğunu söyleyen hurmacı Ahmet Özkan, bu sene Ramazan’da beklenilenin aksine fiyatlarda ciddi bir artış olmadığını ve yüzde 5 gibi bir oranda arttığını ifade etti. Toplumun artık bilinçlendiğini dile getiren Özkan, "Hurma iftarlık ve sahurluk olmak üzere artık ikiye ayrılıyor. Birçok vatandaş hurmayla ve sütle oruç tutuyor sünneti de yerine getirmek için. İftarda tamamen damak tadına göre, daha şekerli, kuru, yumuşak hurmalar tercih eden vatandaşlarımız var. Sahur için daha lifli, daha doyurucu ve besin değeri daha yüksek hurmaları tercih ediyorlar" dedi. "Savaştan sonra insanlar boykot ettiği için hurma fiyatları düştü" Hurma tedariğini 20 senedir ağırlıklı olarak Suudi Arabistan ve Medine’den yapan Özkan, yaklaşık 23 çeşit Medine hurmasının satışını yapıyor. Bunların yanında Tunus, Irak, İran ve Mısır gibi farklı ülkelerin de hurma çeşitlerini satan Özkan piyasada satılan sağlıksız hurmalar hakkında şunları dile getirdi: "Kudüs hurması adı altında İsrail menşeli ürünler satılmakta. Özellikle bu son savaştan sonra insanlar boykot uyguladığı için hurma fiyatları düştü. Kudüs hurması uygun fiyatlı diye çok satılmaya başladı. İsmini değiştirip yine Filistin hurması yapan insanlar da oldu maalesef. Bu tarz işlenmiş ürün, hormonlu meyve, hibrid tohumlar üretiliyor. Haliyle çok sağlıksız olduğu için zaten tercih etmemeleri gerekir. İkinci sebebi de artık vatandaşlara bırakırız." "Hurmanın işlenmemiş, yıkanmamış ve parafinlenmemiş olmasına dikkat etmek lazım" Hurma satın alırken, hurmanın işlenmemiş, yıkanmamış ve parafinlenmemiş olmasına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Özkan, "Ambalajlı ürünlere çok dikkat etmeleri lazım. İçine oksit gazı basıyorlar. Sağlık açısından tehlikeli gördükleri, çok açıkta bulunan veya çok sıcakta bulunan ürünleri tercih etmemeliler. Bir de hurmayı saklama koşulları var. Hurmayı aldıktan sonra kuru ve serin bir yerde muhafaza etmek gerekiyor. Oda sıcaklığı bir ay boyunca yeterlidir ama kış döneminde olduğumuz için ve insanlar kaloriferleri yaktığı için ev ortamı sıcak oluyor. Dolabın sebzeliğinde ve serin yerlerde muhafaza ederlerse daha uygun olur" şeklinde konuştu.
Bakan Gürlek: "Hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyorum"
21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:10 Bakan Gürlek: "Hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyorum" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Görevini titizlikle yerine getiren kolluk birimlerimize teşekkür ediyor, hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyorum" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhuriyet Savcısı olduğunu belirterek yolculardan birine yönelik sarf ettiği ’seni öldürürüm, yobaz, bundan sonra Türkiye’de barın bakalım’ şeklinde sözler sarf eden şahıs hakkında ’tehdit’ ve ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından resen soruşturma başlatılması üzerine Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Bakan Gürlek paylaşımında, "Süreci yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve görevini titizlikle yerine getiren kolluk birimlerimize teşekkür ediyor, hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyorum" ifadelerini kullandı. Başsavcılık paylaşımı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ise birtakım sosyal medya sitelerinde 21 Şubat günü dolaşıma sokulan paylaşıma ilişkin, şu ifadelere yer verildi: "Cumhuriyet Savcısı olduğunu belirterek yolculardan birine yönelik sarf ettiği ’seni öldürürüm, yobaz, bundan sonra Türkiye’de barın bakalım’ şeklinde sözler sarf eden şahıs hakkında ’tehdit’ ve ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından resen soruşturma başlatılmıştır. Toplu taşıma aracı içerisinde gerçekleştiği anlaşılan videoda Kimlik bilgileri tespit edilmiş olan Y.S. isimli şahsın Adalet Meslek Yüksekokulu’ndan terk olduğu, halihazırda Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümünde aktif öğrenci kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Şahsın yakalama işlemleri yapılarak ’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama’ suçundan gözaltına alınmıştır. Kamuoyunun bilgisine sunulur."
‘Eserlerle Devlet Bahçeli’ kitabı kamuoyuna sunuldu
21 Şubat 2026 Cumartesi - 15:01 ‘Eserlerle Devlet Bahçeli’ kitabı kamuoyuna sunuldu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çalışmalarını konu alan ‘Eserlerle Devlet Bahçeli’ isimli kitap kamuoyuna sunuldu. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çalışmalarını konu alan ve editörlüğünü MYK Üyesi Büşra Cin’in yaptığı ‘Eserlerle Devlet Bahçeli’ isimli kitap kamuoyuna sunuldu. MHP Medya, İletişim ve Dijital Mecralar Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, eserin yalnızca fiziki yapıların, kurumların veya projelerin derlemesi değil; aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin hamasetten uzak, ilme, ahlaka ve toplumsal dayanışmaya yönelik devlet ve millet anlayışının somut tezahürlerinin kayıt altına alınması olduğu aktarıldı. Ayrıca açıklamada, "Kitapta yer alan kurumlar, 16 Türk devletinden 3 kıtaya yayılan tarihi hakimiyetin ve Atatürk’ün emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde aynı sorumluluk bilinciyle yaşatıldığının somut ve kalıcı göstergesidir. Bu eserler yalnızca bir dönemin değil; köklü bir medeniyet tasavvurunun, derin bir tarih şuurunun ve geleceğe duyulan sarsılmaz inancın mühürleridir. Kitap, eserlerin kuruluş süreçleri ve çalışmalarını kayda almakla birlikte, ‘Devlet-i Ebed Müddet’ anlayışının çağın ihtiyaçları doğrultusunda kurumsal yapılara, sosyal projelere, kültürel çalışmalara ve eğitim faaliyetlerine nasıl dönüştüğünü, fikrin ve inancın politikalara nasıl taşındığını göstermektedir. Bu özelliği ile kitap, önemli bir kaynak niteliğindedir" ifadeleri kullanıldı.
2027 Emine Işınsu Roman Ödülü başvuruları gelmeye başladı
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:56 2027 Emine Işınsu Roman Ödülü başvuruları gelmeye başladı Yazar Emine Işınsu adına düzenlenen 2027 Roman Ödülü için başvurular gelmeye başladı. Ödülü kazanan eser, Işınsu’nun doğum günü olan 17 Mayıs 2027’de açıklanacak. Ödül Tertip Komitesi Başkanı ve Yazar Emine Işınsu’nun eşi İskender Öksüz, ilki 2023 yılında, ikincisi de 2025 yılında düzenlenen ödülün üçüncüsü için yeni roman başvurularının gelmeye başladığını bildirdi. Öksüz’ün verdiği bilgiye göre, ödüle, daha önce yayımlanmamış eserlerle başvurulacak ve konusu serbest olacak. Ödülü kazanan yazar, 2 cumhuriyet altınıyla ödüllendirilecek, ayrıca romanın tertip komitesi tarafından yayımlanması sağlanacak. Jüri, ödülü kazanan roman dışında, başvuranlar arasında övgüye değer başka eserleri de ilan edebilecek. Eserlerin, en geç 1 Şubat 2027 tarihine kadar, ‘emine.isinsu.roman@gmail.com’ adresine gönderilmesi gerekiyor. Ödül kazanan eser, Işınsu’nun doğum günü olan 17 Mayıs’ta açıklanacak. Bu konuda daha detaylı bilgiye, ‘https://emineisinsu.com’ adresinden ulaşılabilir. Ödüle başvuracak eserleri değerlendirecek jüri, şu isimlerden oluşacak: Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Bilge Ercilasun, Prof. Dr. Belkıs Altuniş Gürsoy, Prof. Dr. Nazım H. Polat ve Şair-Yazar A. Yağmur Tunalı. Ödül alan eserler basıldı İki yılda bir düzenlenen Emine Işınsu Roman Ödülü’nün ilki 2023 yılında gerçekleştirilmiş ve 141 eser arasından seçilen Ülkü Demiray’ın ‘Cümbezin Kızı’ adlı eseri, ödüle layık görülmüştü. Kıbrıs’taki Türk kızlarının, İngiliz sömürgesi döneminde fakirlik çeken aileleri tarafından para karşılığı yaşlı Arap erkeklerle evlendirilmesini konu alan roman, 2 yılda 10 baskı yaptı. 2025 Roman Ödülü de 269 eser arasından seçilen Hülya Başarangil Demir’in "Bilinmeze Doğru" adlı romanına verildi. Eser, Kasım ayında Bilge Kültür Sanat tarafından basılıp satışa sunulurken, Yazar Demir’e de ödülü, 27 Kasım’da düzenlenen geniş katılımlı bir törenle takdim edildi. Yazar Demir’in ilk eseri olan ‘Bilinmeze Doğru’ romanı, SSCB döneminde 1944 yılında Kırım’dan sürgün edilen bir Türk ailesinin, Romanya ve Türkiye’ye uzanan çileli, dramatik göçünü ve bu süreçte yaşadıklarını ele alıyor. Jüri, 3 eseri de mansiyona değer görerek, yayımlanmasını sağladı.
Uzmanından uyarı: "İnmemiş testis tedavi edilmezse ileride testis kanseri ve kısırlık riski oluşturur"
21 Şubat 2026 Cumartesi - 11:19 Uzmanından uyarı: "İnmemiş testis tedavi edilmezse ileride testis kanseri ve kısırlık riski oluşturur" Medicana Sağlık Grubu Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Kumrulu, "Bebeklerde çözülmemiş inmemiş testis sorunu ileride testis kanseri ve kısırlık riski oluşturduğu unutulmamalı, ihmal edilmemelidir" dedi. Çocuklarda sıkça karşılaşılan inmemiş testisin kendi haline bırakılacak bir süreç olmadığını belirten Medicana Sağlık Grubu Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Kumrulu konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Kumrulu, zamanında müdahalenin önemine dikkati çekerek, "Bebeklerde çözülmemiş inmemiş testis sorunu ileride testis kanseri ve kısırlık riski oluşturduğu unutulmamalı, ihmal edilmemelidir" diye konuştu. İnmemiş testis ile ‘utangaç testis’ (retraktil testis) kavramlarının aileler tarafından sıkça karıştırıldığını aktaran Kumrulu, inmemiş testisin testislerin doğumdan sonra torbaya hiç inmemesi durumu olduğunu, utangaç testisin ise normalde torbada olan testisin soğuk, korku veya muayene sırasında geçici olarak yukarı kaçması anlamına geldiğini belirtti. Her iki tanı arasındaki farka ilişkin bilgi veren Kumrulu şu ifadeleri kullandı: "İnmemiş testis karın içi ya da kasık kanalında bulunur. Elle torbaya indirilemez. Çoğu vakada ameliyat gerektirir. Önemlidir çünkü tedavi edilmezse kısırlık riski ve testis kanseri riski artar. Testis küçülebilir. Kasık fıtığı eşlik edebilir. Ameliyat için en uygun dönem 6 ay ile 1 yaş arasıdır. Utangaç, çekingen olarak tanımlanan retraktil testis genellikle zararsızdır, çocuk büyüdükçe düzelir. Nadir durumlarda gerçek inmemiş testise dönüşebilir. Ameliyat, çoğu zaman gerekmez, yılda 1 kontrol önerilir." Kumrulu ailelere evde kontrol önerilerini ve ne zaman hekime başvurmaları gerektiğini belirterek, "En uygun zaman ılık banyo sonrasıdır. Testis torbada hissediliyor mu, bazen var, bazen yok mu, soğukta kayboluyor mu takip edilmelidir. Testis hiç torbada görülmüyorsa, bir taraf sürekli boşsa, önceden torbada olan testis artık gelmiyorsa, çocuk cerrahisi veya çocuk ürolojisi değerlendirmelidir. İşlem, genel anestezi altında yapılan günübirlik bir ameliyattır. Aynı gün ayağa kalkar, 2-3 gün içinde rahatlar, en geç bir hafta içinde günlük hayatına dönebilir" ifadelerini kullandı. "İnmemiş testis kendi haline bırakılacak bir durum değildir" Bu durumun anne babanın hatası olmadığını ve sık görüldüğünün de altını çizen Kumrulu, "İnmemiş testis kendi haline bırakılacak bir durum değildir; zamanında yapılan basit bir ameliyat, çocuğunuzun ilerideki üreme sağlığını ve testis sağlığını korur. İhmal edilmemelidir" açıklamasında bulundu.
Bakan Uraloğlu: "Mart 2025’ten bu yana dijital başvuru sistemi ile 30 bin 750 yolcu hakkı başvurusunu elektronik ortamda ele aldık"
21 Şubat 2026 Cumartesi - 11:10 Bakan Uraloğlu: "Mart 2025’ten bu yana dijital başvuru sistemi ile 30 bin 750 yolcu hakkı başvurusunu elektronik ortamda ele aldık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Mart 2025’ten bu yana dijital başvuru sistemi ile 30 bin 750 yolcu hakkı başvurusunu elektronik ortamda ele aldık. 24 bin 150 başvuruyu dijital ortamda sonuçlandırdık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dijitalleşme çalışmaları kapsamında Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından uygulamaya alınan yolcu hakları başvuru sistemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Mart 2025’ten bu yana dijital başvuru sistemi ile 30 bin 750 yolcu hakkı başvurusunu elektronik ortamda ele aldıklarını, 24 bin 150 başvuruyu ise dijital ortamda sonuçlandırdıklarını ifade etti. "Başvuru ve değerlendirme işlemleri artık tamamen elektronik ortamda yürütülüyor" Yolcu haklarına ilişkin süreçleri dijital ortama taşıdıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Başvuru ve değerlendirme işlemleri artık tamamen elektronik ortamda yürütülüyor. Örneğin, olağanüstü olmayan durumlarda uçuş iptali, uçuşun planlanan saatinden sonra gerçekleşmesi, geçerli bilete sahip olunmasına rağmen fazla satış sebebiyle uçağa kabul edilmeyen yolcular ile hizmet sınıfının üst veya alt sınıfa değiştirilmesi gibi birçok durumda yolcularımızın ilgili mevzuat çerçevesinde hakları bulunuyor. Bu doğrultuda yolcularımız, uçuşlarına ilişkin tüm bilgi ve belgeleri KDM-ERP üzerinden (https://kdmerp.shgm.gov.tr/ ) sisteme yükleyerek başvurularını elektronik ortamda gerçekleştirebiliyor ve başvuru süreçlerini çevrim içi olarak takip edebiliyor. Bu uygulama ile başvuruların öncelikle hizmeti sunan işletmeler tarafından değerlendirilmesini sağlayarak uyuşmazlıkların kısa sürede çözüme kavuşmasını amaçlıyoruz. Başvuruların elektronik ortamda alınması, işlem süreçlerini sadeleştirdi. Tüm süreçlerin merkezi olarak yönetilmesi, istatistiksel analiz ve politika geliştirme kapasitemizi güçlendirdi. Dijitalleşme sayesinde hem yolcu memnuniyetini hem de kurumsal etkinliği artırdık" değerlendirmelerinde bulundu.