POLİTİKA - 23 Şubat 2017 Perşembe 22:17

Bakan Fikri Işık: Türkiye’de parlamenter sistemi tıkayan CHP’dir

A
A
A
Bakan Fikri Işık: Türkiye’de parlamenter sistemi tıkayan CHP’dir

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Türkiye’yi bu referandum sürecine gelmesine CHP’nin sebep olduğuna işaret ederek, “Türkiye’nin bugün parlamenter sistemini tıkayan Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Aslında bugün tartışmalardan rahatsız olan CHP, tartışmaların asıl müsebbibidir” dedi.

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, AK Parti İzmir İl Başkanlığını ziyaret etti. İzmir’de büyük potansiyel olduğunu dile getiren Bakan Işık, “Osmanlı İzmir’e İzmir dememiş, güzel İzmir demiş. Hakikaten çok güzel bir şehir insanı, tabiatı güzel. İzmir’de savunma sanayi konusunda İzmir’i de merkez yapma konusunda çalışma programız konuştuk. Türkiye savunma sanayi geliştirirken, İzmir’de bundan ciddi pay alsın” ifadelerini kullandı.

“Gıptayla baktığımız silahları üretir hale geldik”

Savunma sanayinin bir ülkenin en önemli ihtiyaçlarında biri olduğunu ifade eden Işık, “Böyle bir coğrafyada yaşıyorsanız birincisi güçlü demokrasi, ikincisi güçlü ekonomi, üçüncüsü güçlü bir ordunuz olmalı. Başka türlü bu bölgenin tehdit ve sınamalarından emin olamazsınız. 2002 yılında savunma sanayinde yüzde 76 oranında dışa bağımlıydık. Yerli üretimde kalitesi çok düşük üretimdi, yüzde 24’tü. Bugün her bir AK Parti’nin Türk insanın göğsünü kabartarak söyleyeceği pek çok başarımız var. Yerlilik oranının yüzde 60’ın üzerine çıkardık hem de kalite de yükseldi. Türkiye gibi bir ülke dışarıdan lisansla tüfek üretimi yapıyordu. Allah’a şükürler olsun geçen ay kendi milli piyade tüfeğimizi TSK’ya teslim ettik. Allah’a hamdolsun dünyanın en iyi tabancalarını üreten bir marka haline geldik. Artık kendi seri atış yapan silah sistemlerimiz kendimiz üretiyoruz. Artık kendi gemilerimizi kendimiz üretiyoruz. Şimdi gemilerimizi satmamız için çok yoğun talepler geliyor. Yakında yoğun bir ihracat bağlantısı da yapacağız. Türkiye kendi deniz altını yapma noktasına geldi. Gıptayla baktığımız pek çok silahı üretir hale geldik. Kendi insansız hava aracımızı, uydumuz üretiyoruz. Tankımızın seri üretimi de yakında başlatacağız. Kısa ve orta menzilli füzelerimiz yapma noktasına geldik. Hava ve füze savunma sistemi için de çalışmalara başladık. Allaha hamdolsun Türkiye her alanda iddia sahibi ülke haline geldi” diye konuştu.

“Parlamenter sistemi tıkayan CHP’dir”

Türkiye’de sistemin tıkanmasına neden olanın CHP olduğunu dile getiren Bakan Işık, “Demokrasi koşusunda düz koşu yapmadık engelli koştuk. Bir engeli aştık, başka engel çıktı. Rakiplerimiz düz koşu yaparken, biz engelli koşmak zorunda kaldık. Ama bunlardan yılmadık. Bizim önümüze engel kondukça milletimize ‘Önümüzde bu engel var, destek verin’ dedik, verdiler. Seçime girdik engellerle karşılaştık. Türkiye’nin bugün parlamenter sistemini tıkayan Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Sabih Kanadoğlu diye birisi vardı, 367 diye bir saçmalığı ortaya attı. Maalesef Anayasa Mahkemesi de bunu kabul etti ve filen meclis cumhurbaşkanı seçemez hale geldi. Ne yapacaksınız, filen cumhurbaşkanı mecliste seçilemiyorsa bir tek alternatif kalır, o da cumhurbaşkanını halkın doğrudan sandıkta seçmesidir. 2007’de halk, cumhurbaşkanın doğrudan seçilmesine yüzde 70 ‘evet’ oyu verdi. Aslında bugün tartışmalardan rahatsız olan CHP, tartışmaların asıl müsebbibidir. Biz AK Parti olarak başkanlık sitemini savunuyoruz ama 2007’de referanduma götüren süreç, CHP’nin demokrasiyi zorlaması yüzündendir. AK Parti 363 milletvekili verdi ve iktidar oldu. Elbette cumhurbaşkanın AK Partili olması demokrasinin gereğidir diyemedi. Deseydi belki Türkiye bu tartışmaları çok daha sağlıklı yapacaktı. CHP bugün ne kadar bir yanlışın içine düştüğünü umarım görüyordur. 21 Ekim’de Cumhurbaşkanını halkın doğruda seçmesi ile birlikte filen cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmiş oldu. ‘Olsun halk beni seçti, hükümet ne yaparsa yapsın’ gibi bir anlayışla hareket edebilir mi? Halk yetki veriyor, yetki
verdiğinden halk hesap sorar. Cumhurbaşkanı halka karşı sorumlu hale gelmiştir” diye konuştu.

“Bir gövdedeki iki başı kaldırmak zorundayız”

Mevcut sistemde hem cumhurbaşkanı hem de başbakan olduğuna dikkat çeken Bakan Işık, “Bir gövdede iki baş olur mu? Hangi gövdede iki baş olur. Bir gövdede iki başın yürümesi mümkün mü? Mümkün olmadığını net olarak görüldü. 7 Haziran seçim sonuçlarını düşünün. Sayın Bahçeli’yi farzedin ikna etmiş oldular, CHP, MHP, HDP koalisyonu kuruldu. Bir taraf tayüzde 70 ile seçilmiş cumhurbaşkanı diğer tarafta yüzde 56 destekle seçilmiş bir hükümet. Peki anlaşamadıkları zaman kimin dediği olacak. Bu sürdürülebilir bir şey değil. 1 Kasım’da millet bunu gördüğü için milletimiz AK Parti’ye önemli güç verdi ve şu an yoluna devam ediyor. Ama bunun garantisi var mı? Bu sistemin en önemli gerekçesi bir gövdedeki iki başı ortadan kaldırmak, hükümetin güvenoyu ile değil doğrudan sandıkta halk tarafından belirlenmesini sağlamak. Buna itiraz edenleri ve olayı rejim tartışmasına çekenleri anlamamız mümkün değil. Rejim tartışması CHP’nin anayasa değişikliği paketini halka mantıklı olarak neden ‘hayır’ demeyi başaramadığı için çekmeye çalıştığı bir yer” dedi.

“82 Anayasası Kenan Evren’e göre hazırlanmıştır”

Cumhurbaşkanlığı sistemini Recep Tayip Erdoğan’ın milleti için istediğine dikkat çeken Bakan Fikri Işık, şunları söyledi:
“Eğer Cumhurbaşkanımız kendisi için bir şey istemiş olsa isteyeceği bir şey var. Oda sakın ha 1982 Anayasasının noktasına virgülüne dokunmayın. Bu 82 Anayasası Kenan Evren’e göre hazırlanmıştır, cumhurbaşkanının yetkileri çok fazla, vatana karşı bir sorumluluğu yok. Kendisi için bir şey isteyen bu kadar yetkiyi hükümetle paylaşıp, sorumluluğu üzerine alarak kendini daraltmak ister mi? Kenan Evren yetkisini çok fazla kullanmış, buna mukabil hiçbir sorumluluk yok. Ama bu Türkiye’nin ayağına bağdır. 2001 krizine Türkiye’nin nasıl girdiğini unuttuk mu? Onun için kendi şahsı için istediği eleştirileri tamamen haksızdır. Yeni sistemde cumhurbaşkanı yetkisi var ama bir kısmını meclisle paylaşmak zorunda. Yaptığı her işten sorumludur ve hesap vermek zorundadır.”

“Temsili adalet sağlanacak”

Anaysa değişikliği ile mecliste daha çok partinin temsil edilme hakkının olacağını belirten Işık, yüzde 10 barajını eleştirenlere de yeni sistemle yüzde 10 barajının kalkarak, temsili adaletin sağlanacağını söyledi.

“Bir uzlaşı olacaksa şeffaflıkta olacak”

Bir uzlaşı olacaksa seçimlerin şeffaflığı noktasında olacağını dile getiren Bakan Işık, “Bu sistemde bir uzlaşmaya ihtiyaç varsa partiler seçimden önce deklare edecek. Çünkü oyu halk verecek. Örneğin CHP diyecek ki ben HDP ile koalisyon yapacağım. O zaman seçmen diyecek ki ben oy verirsem fayda vermez. O zaman CHP adayına oy vermeyecek. Bir başka parti yine aynı şekilde, herkes oyunu ölçüp biçerek verecek. Aslında bu işi halkın gözü önünde açık, şeffaf olması demokrasi açısından daha doğru değil mi? Neyine itiraz ediyorsunuz bunun.Seni yönetecek kişiyi sandıkta sen mi seçmek istiyorsun yoksa mecliste milletvekillerimi seçsin istiyorsun. Ne fırıldaklar gördük geçmişte, seçildikten sonra bir sürü parti değiştiren milletvekillerini unutmadık. Bunu milletvekillerine havale etmek yerine doğrudan millet seçse daha güzel olmaz mı?” ifadelerini kullandı.

“İzmir’de tarih yazacağız”

AK Parti İl Başkanı Bülent Delican da İzmir’in savunma sanayinde üs haline geldiğini belirterek, “Savunma sanayinde İzmir’de bir tarih yazacağız. Milli sermayemizle İzmir’de belki uçağımızı da yapacağız. Biz millileşmek zorundayız. Çünkü bu vatana 15 Temmuz’da kast edenler bu ülkede önümüzü kesmeye çalıştılar. Bu kadar mazlum milletin hakkını savun bir ülkenin çok güçlü olması lazım” dedi. Delican, anayasa değişikliğinin gerekliliği hakkında da bilgiler vererek, “Ayaklarımızdaki prangalardan kurutulduk. Yeniden bu ülkeye yetişmiş potansiyeli ile gelecek ensilerle çağdaş, özgür bir Türkiye bırakacağız” ifadelerini kullandı. ,
Konuşmaların ardından Başkan Bülent Delican, 15 Temmuz darbe girişimin ardından tutulan demokrasi nöbetlerinde halkın duygu ve düşüncelerin yer aldığı demokrasi defterini Bakan Fikri Işık’a hediye etti.

Halil Karahan - Mihrap Düzöz 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan EBYÜ’de “Klinik Nütrisyon Sempozyumu” düzenlendi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü ev sahipliğinde “Klinik Nütrisyonunun Mihenk Taşları 3-Multidisiplinler Bakış Açısıyla Klinik Nütrisyon Sempozyumu” düzenlendi. Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen sempozyuma Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, Türkiye Diyestisyenler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Ayhan Dağ, Klinik Enteral Parenteral Nütrisyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mutlu Doğanay, Rektör Yardımcıları A. Ercan Ekinci, Prof. Dr. Adem Başıbüyük, Prof. Dr. Çağrı Çırak, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadiye Özer, Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız, sağlık çalışanları, akademik ve idari personel, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan sempozyum programı, açılış konuşmaları ile devam etti. İlk olarak konuşma yapan EBYÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadiye Özer, Klinik Nütrisyonunun Mihenk Taşları 3- Multidisiplinler bakış açısıyla Klinik Nütrisyon Sempozyumu’na ev sahipliği yapmanın mutluluğunu ifade etti. Beslenmenin bir yaşam aktivitesi olduğunu ve hastalık durumunda bu aktivitenin sürdürülmesinin multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Özer, Klinik Enteral Parenteral Nütrisyon Derneği’nin bu konuda en güzel örneklerden biri olduğunu söyledi. Programa Erzurum, Sivas, Bayburt, Gümüşhane, Malatya, Van, Bingöl, Trabzon, Tokat ve Samsun gibi illerden gelen öğrenci, mezun hekim, hemşire, diyetisyen ve eczacılardan oluşan 750 katılımcıyı ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Prof. Dr. Özer, sempozyumun hayata geçirilmesinde katkıda bulunan herkese teşekkürlerini sundu. Daha sonra konuşmalarını yapmak için kürsüye gelen Prof. Dr. Mutlu Doğanay, organizasyon için teşekkürlerini ileterek bu sempozyumun bilgileri güncellemek adına önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Türkiye Diyetisyenler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Ayhan Dağ ise sempozyumun gerçekleşmesindeki çabalar için üniversite ve diyetetik bölümüne teşekkürlerini iletti. Son olarak nütrisyon tedavisinin önemine vurgu yapan Dağ, sempozyumun başarılı geçmesi temennisinde bulundu. Erzincan İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, beslenme ve diyetetiğin önemine vurgu yaparak bu tür bilimsel sempozyumların sağlık alanlarına önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Sağlık alanında yapılan bilimsel etkinliklerin, sağlık hizmetlerinin gelişimine ve toplumun bilinçlenmesine büyük faydalar sağladığına değinen Dr. Tekin, Klinik Nütrisyonunun Mihenk Taşları 3 - Multidisipliner bakış açısıyla Klinik Nütrisyon Sempozyumu’nun bu anlamda önemli bir platform olduğunu ekledi. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise konuşmasında nütrisyonun, malnütrisyonun tedavisi yani yetersiz beslenme tedavisi olduğuna değinerek kötü beslenmenin hayatı olumsuz etkilediğini ve bilinçlenme adına bu tür programların düzenlendiğini söyledi. Günümüzde beslenmenin sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla önem kazandığına değinen Rektör Levent, son zamanlarda özellikle hanımların beslenmeye özen göstermelerine dikkat çekti. Son olarak Rektör Levent, Klinik Nütrisyonunun Mihenk Taşları 3 - Multidisipliner bakış açısıyla Klinik Nütrisyon Sempozyumu’nun katılımcılara çok yönlü bir perspektif sunarak değerli bilgiler aktaracağını belirtti. Protokol konuşmalarının ardından Türkiye Diyetisyenler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Ayhan Dağ, Klinik Enteral Parenteral Nütrisyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mutlu Doğanay’ a katkılarından dolayı Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadiye özer tarafından plaket takdimi yapıldı. Sempozyum programında Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Taner Uluçay önderliğinde öğrenciler tarafından Erzincan yöresine ait türkülerden oluşan müzik dinletisi gerçekleştirildi. Program dört oturum şeklinde devam etti ve panelistlere program sonunda teşekkür belgeleri takdim edildi.
Erzincan Jandarmadan üniversitede fidan dikimi etkinliği Jandarma Genel Komutanlığının kuruluşunun 185’inci yıl dönümü kutlamaları kapsamında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde fidan dikimi etkinliği gerçekleştirildi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Yalnızbağ Yerleşkesi’nde düzenlenen etkinliğe Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Erzincan Vali Yardımcısı Mehmet Emre Canpolat, Erzincan Jandarma İl Komutanı Veysel Yanık, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı ile başlayan programa ilişkin günün anlam ve önemini belirten konuşma Jandarma Üsteğmen Buğra Kocaş tarafından yapıldı. Kocaş, ağaçlandırmanın ve fidan dikmenin önemine değindiği konuşmasında, “İklim değişikliği ve erozyonu önlemek gibi fidan dikmenin birçok önemi var. Burada yetişecek her bir fidan bizlere en büyük miras olacaktır. Yeşil görmeyen gözler zevkten mahrumdur. Erzincan Jandarma İl Komutanlığı olarak şehrimizin yeşiline katkı sunmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Konuşmanın ardından Erzincan İl Jandarma Komutanlığına bağlı eğitim köpekleri ile bomba arama gösterisi ve itaat eğitimi gösterileri yapıldı. Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı tarafından hazırlanan tüfekli hareketler gösterisi katılımcılardan büyük beğeni topladı. Gösterinin ardından konuşmasını icra eden Erzincan Jandarma İl Komutanı Veysel Yanık, “Kültürümüz, tüm bitkiler ve hayvanlar dâhil canlıların tamamına karşı sevgi ve şefkatle yaklaşmamızı öğütler. Atalarımızdan, babalarımızdan devraldığımız ağaç, çevre, yeşil sevgisini yeni nesillere aktarmak en başta gelen görevlerimizden biridir. Orman varlığımızın arttırılması hususunda dün olduğu gibi bugün de, yarın da Jandarma Teşkilatı olarak daima yerimizi alacağız” dedi. Jandarma Genel Komutanlığının kuruluşunun 185. yılı münasebetiyle üniversitemizde düzenlenen törende konuşan Rektör Prof. Dr. Akın Levent, “Bu etkinliğin Jandarma tarafından okulumuzda düzenlenmesinden mutluluk duyduk. Jandarma Genel Komutanlığının kuruluşunun 185. yıl dönümünü kutluyorum. Bu vesile ile başta Cumhuriyetimizin Banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere şehitlerimize rahmet, gazilerimizi de hayırlı uzun ömür diliyorum” ifadelerini kullandı. Fidan dikimi etkinliğinde konuşan Vali Yardımcısı Mehmet Emre Canpolat, “Jandarma Genel Komutanlığının 185. yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlenen fidan dikimi etkinliği, kurumumuzun köklü tarihine ve doğaya olan saygısını simgelemektedir. Bugün dikilecek fidanlarla hem geçmişimizi onurlandıracak hem de geleceğe sağlam bir miras bırakmış olacağız” dedi. Etkinliklerin icra edilmesinin ardından fidan dikim faaliyeti gerçekleştirildi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Yalnızbağ Yerleşkesi, Erzincan İl Jandarma Komutanlığı tarafından mavi ladin, Avrupa ladin, dişbudak; akağaç, akasya, yapraklı ve ibreli türlerinden fidanlarla ağaçlandırıldı. Rektör Prof. Dr. Akın Levent, ağaç dikim alanında öğrencilerle sohbet edip fotoğraf çektirdi. Ağaç dikim alanından sonra Rektör Levent Erzincan İl Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen sergiyi Jandarma Alay Komutanı Veysel Yanık ve öğrenciler eşliğinde gezdi.
Erzincan Çayırlı’da küçükbaş hayvanlarda aşılama kampanyası Çayırlı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı teknik ekipler, mesai mefhumu gözetmeden, küçükbaş hayvanlara yönelik bakanlık tarafından programlı olarak yürütülen aşılama kampanyasını sürdürüyor. Aşılama esnasında yeni doğan kuzulara küpeleme çalışması da yapılıyor. Hayvan sağlığı ve refahı için görev başında olan ekipler, çiftçilere ve Erzincan’a katma değer sağlamak, küçükbaş hayvancılık sektörünün gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla yayla yayla, mera mera gezerek ağıllarda küpeleme ve aşılama çalışmalarını sürdürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından programlı bir şekilde yürütülen çalışmalarda küçükbaş hayvanlara çiçek, veba ve brucella hastalığına karşı aşılanıyor. Küçükbaş hayvancılık sektörünü daha ileri seviyelere çıkarmak için Erzincan genelinde çalışmalarını sürdüren tarım teşkilatı, Çayırlı’nın Gelinpınar Köyü’nde bir yandan programlı aşılama kampanyasını sürdürürken diğer yandan yeni doğan kuzularda küpeleme çalışmalarını sürdürüyor. Küçükbaş hayvancılık sektörüne büyük zarar veren çiçek, veba ve brucella hastalığına karşı tetikte olan tarım teşkilatı mera ve ağıllarda sabahın erken saatlerinde çalışmaya başlıyor. Aşılama kampanyası hakkında bilgi veren Çayırlı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Emrah Demir, “Hayvan sağlığı ve hayvan refahının korunmasının yanı sıra, hastalıkların önlenerek halk sağlığının korunması amacıyla, il genelinde hazırlanan plan, program ve projeleri uygulayarak, hayvan hastalık ve zararlılarına karşı koruyucu hizmetler yürütmeye devam ediyoruz. Bakanlığımız tarafından programlanan aşılama kampanyasında dahilinde İl Müdürlüğümüzün talimatlarına uygun olarak ilçemiz genelinde küçükbaş hayvanlarda aşılama ve küpeleme çalışmalarımız aralıksız sürdürülüyor. Ayrıca küpeleme çalışmaları ile yeni doğan hayvanlar kayıt altına alınarak kimliklendirilirken, çiftçilerin de devlet desteklerinden faydalanması için bilgilendirme yapıyoruz. İlçe Müdürlüğü olarak büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği başta olmak üzere yetiştiricilerimizin, çiftçilerimizin her zaman yanındayız. Hem sahada hem kurumda her türlü ihtiyaçlarına ve beklentilerine cevap verebilmek için çalışıyoruz. Üreticilerimizin ürünü bol kazancı bereketli olsun” diye konuştu.