ASAYİŞ - 22 Şubat 2017 Çarşamba 19:16

Ömer Halisdemir’in şehit edilmesi davasına devam edildi

A
A
A
Ömer Halisdemir’in şehit edilmesi davasına devam edildi

15 Temmuz darbe girişimi gecesi Astsubay Ömer Halisdemir’in şehit edilmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanık Kıdemli Çavuş Hasan Aksoy, "Ahmet Kemal Yüzbaşı ’Ben Zekai Paşa ile görüştüm. Tugay Komutanı Semih Terzi ve Fatih Şahin hain’ dedi. Ondan sonra ne demek hain dedim. ’Ben Zekai Paşa ile görüştüm. Fatih Şahin’i vurun emrini veriyorum’ dedi" ifadesini kullandı.

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığını (ÖKK) ele geçirmek isteyen darbeci general Semih Terzi’yi vurarak darbe girişiminin seyrini değiştiren Astsubay Ömer Halisdemir’i şehit eden darbecilerin yargılandığı dava verilen öğle arasının ardından devam etti. Savunma yapan tutuklu sanık Astsubay Başçavuş Hüseyin Oğuz, askeriyede sıhhiye uzmanlığı görevi yaptığını söyledi. 15 Temmuz akşamı alarm verildiğini belirten Oğuz, Ankara’ya gideceklerinin haberinin verildiğini kaydetti. Ankara’ya gitmelerinin tuhaf olduğunu düşündüğünü ifade eden Oğuz, neden gittiklerine anlam veremediğini ifade etti. Etimesgut Havaalanına inmeden önce Fatih Şahin’in dışarıda kendilerini kamuflajlı askerlerin bekleyebileceğini, bu nedenle tedbirli olmaları gerektiğini söylediğini anlatan Oğuz, uçaktan iner inmez çevrenin güvenliğini aldıklarını söyledi.

"ETRAFTAKİ İNSANLAR BUNA KELİME-İ ŞEHADET GETİRTMEYE ÇALIŞIYORDU"

Oğuz, Özel Kuvvetler Komutanlığına iniş yaptıklarında karargaha hareket ettiklerini anlatarak, silah sesi duyduğunu ve bir kişinin yere düştüğünü gördüğünü kaydetti. Daha sonra askerlerin ağaçların olduğu kısma ateş etmeye başladığını gördüğünü kendisinin yere yattığını iddia ederek, "Önümde ağaçlar olduğu için çok fazla şey göremedim. Çalıştığım birliğe geldim rahatladım derken bu olay oldu. Özel Kuvvetlerde komutana suikast uygulanıyordu çok şaşırdım buna. Tel örgülerden girip saldırı yapıldığını düşündüm. Bu adamın buraya geleceğini ben bile bilmiyordum o nasıl bilebildi diye düşünüyordum. Semih Terzi’nin vurulduğunu gördüm. Etrafında daha önce hiç tanımadığım rütbeli insanlar vardı. Etraftaki insanlar buna Kelime-i Şehadet getirtmeye çalışıyordu. Oradaki insanların gözünden yaş gelmeye başlıyordu. Teselli etmeye çalışıyorlardı. Çantayı açtım yarasını gördüğümde ilk önce önemsemedim. İki tane mermi deliği gördüm sağ göğsünde ve koltuk altında. Merminin biri boşa gitti, diğeri de girdi çıktı sandım. Semih Terzi, ’arkadaşlar siz beni bırakın ben iyiyim kendi emniyetinize bakın’ dedi. Etrafındaki insanlar daha emniyetli olsun diye Semih Paşayı karargaha taşıdı" diye konuştu.

"FATİH ŞAHİN ’BEN VURDUM’ DEDİ"

Semih Terzi’nin yarasını kapatmasının ardından serum taktığını söyleyen Oğuz, "Oradaki kişiler tabur komutanı Fatih Şahin’e ’vuran kimdi? Vurana ne oldu?’ diye sordu. Fatih Şahin ’vuran Ömer Halisdemir’di etkisiz hale getirildi ve öldürüldü’ dedi. Öldürüldü mü diye sordular Fatih Şahin ’ben vurdum’ dedi. Benim elim ayağım boşaldı o an. Ömer Halisdemir’in Semih Paşa ile ne işi olur diye düşünmeye başladım. Ben Ömer Halisdemir ile birlikte 5 yıl çalıştım. Semih Terzi ile ne husumeti vardı diye düşünmeye başladım. Sonradan tabur komutanına Semih Terzi’nin durumunun ciddi olduğunu söyledim. ’Beni hastaneye götürmeyin, ben iyiyim kendi işinize bakın. Benim hastaneye ihtiyacım yok’ dedi. Daha sonra çarşaf getirdiler onun içine koydular ve helikoptere taşıdılar" şeklinde konuştu.

"SİZİ BU ŞEKİLDE SİVİLLER GÖRÜRSE PARÇALAR"

Oğuz, Terzi’yi tedavi için GATA’ya getirdiklerinde GATA Kurmay Başkanı’nın teçhizat ile içeriye giremeyeceklerini söylediğini belirtti. Daha sonra GATA Kurmay Başkanının kendilerden silahları teslim etmelerini istediğini ifade eden Oğuz, "Tabur komutanı da ben de buna karşı çıktık. ’Arkadaşlar herhalde siz neyin ne olduğunun farkında değilsiniz. Dışarı da yer yerinden oynuyor. Sizi bu şekilde siviller görürse parçalar. Şu silahlarınızdan kurtulun. GATA Kurmay Başkanı olduğum halde ben silah taşımıyorum, bakın sivilim. Dışarı da yer yerinden oynuyor’ dedi. Daha sonra uçakların bomba attığını duyduk" ifadelerini kullandı.

Daha sonra silahlarını ve kıyafetlerini GATA’da karşılaştıkları bir arkadaşının arabasına koyduklarını anlatan Oğuz, "Otoparkta beklemeye başladık. Tabur komutanı Fatih Binbaşı halen ’Robokop’ gibi geziyordu. GATA Kurmay Başkanıyla zaman zaman sözlü tartışmaya giriyorlardı. Fatih Binbaşı ’benim kimseye zarar verme gibi bir amacım yok ama silahımı da bırakmam’ dedi ve dışarıya çıkmak istediğini söyledi. Bunun üzerine GATA Kurmay Başkanı ’nereye gidersen git. Kapıdan çıkınca seni kim koruyacak? Dışarıda asker avlıyorlar, seni parçalarlar’ dedi. Bizden de silahlarımızı GATA Destek Kıtalarına bırakmamızı istedi. Fatih Binbaşı ’emrimden çıkıyor musunuz’ dedi. Bunun üzerine GATA Kurmay Başkanı ’sen çocuklara baskı mı yapıyorsun? Sen emir veremezsin. Bunları sicille mi tehdit ediyorsun? Burası GATA, burada komutan benim, benim sözüm geçer. Çocuklara karışamazsın’ dedi. Fatih Binbaşı bizden uzaklaşıp telefonla konuşmaya başladı" şeklinde konuştu.

"SEMİH TERZİ ÖLDÜ DEYİNCE FATİH ŞAHİN İLE ALİ KAPUCU ’NE ŞEHİT Mİ OLDU’ DEDİ"

Oğuz, GATA Kurmay Başkanı’nın Semih Terzi’nin öldüğü haberini verdiğini kaydederek, "Semih Terzi öldü deyince Fatih Şahin ile Ali Kapucu ’ne şehit mi oldu’ dedi. GATA Kurmay Başkanı ’Semih Terzi öldü’ dedi. Böyle bir diyalog geçti. Ali Kapucu’nun gözleri dolmaya başladı. Ali Kapucu ile Fatih Şahin sürekli diyalog halindeydi" dedi.

"AHMET YÜZBAŞI, FATİH ŞAHİN’İ VUR EMRİ VERDİ"

Oğuz, kendisini Etimesgut Havaalanında kalan askerlerden olan Barış Batmaz’ın aradığını anlatarak şunları kaydetti:

"Ne yapıyorsun? dedi, GATA’dayım dedim. ’Biz helikoptere binmedik, Özel Hava Alayında kaldık’ dedi. Onların orada kaldığını o zaman öğrendim. ’Biz burada Özel Hava Alayın kontrolünü sağlamaya çalışıyoruz. Ahmet Kemal Yüzbaşı, Zekai Paşa ile konuştu Semih Terzi hainmiş’ dedi telefonu kapattı. Hemen ardından Ahmet Kemal Yüzbaşı aradı. Semih Terzi vuruldu GATA’ya getirdik dedim. Burada Semih Terzi öldü dedim. O da bana ’o zaman söyleyeceklerimi iyi dinle. Ben Zekai Paşa ile görüştüm. Tugay Komutanı Semih Terzi ve Fatih Şahin hain’ dedi. Ondan sonra ne demek hain dedim. ’Ben Zekai Paşa ile görüştüm. Fatih Şahin’i vurun emrini veriyorum’ dedi. Saçmalamayın dedim. Tabur komutanı gerektiğinde beni ölüme gönderecek adam nasıl öldüreyim dedim. ’Anlamıyor musun ben sana tabur komutanını vurma emrini veriyorum’ dedi tekrardan. Ben şuan hastanedeyim burada siviller var, silahları da bıraktık Fatih Şahin halen teçhizatlı bunu yapamam dedim. ’Vurabilirseniz vurun, vuramıyorsanız etkisiz hale getirin, onu da yapamıyorsanız oradan ayrılın. Canınızı koruyun, kimseye güvenmeyin’ dedi telefonu kapattı. Ben bunu 10 dakika algılayamadım. Hasan’a bile anlatamadım. Tabur komutanına da sezdirmemeye çalıştım. Hiç kimseye güvenemez oldum. Hasan, bir sen, bir ben kaldık dedim. ’Ne demek o’ dedi. Çevremde gördüğüm kimseye güvenmiyorum. Tabur komutanı hainmiş dedim. Ahmet Kemal Yüzbaşı böyle böyle dedi. Zekai Paşa ile görüştüğünü, hain olduğunu söyledi dedim. Bunda hainlik varsa ve bize karşı bir hamleye kalkışırsa cevabı veririz dedik. Daha sonra silahlarımızı bırakmak için Destek Kıta Komutanlığına gittik. Destek Kıta Komutanının odasına geçtik kıyafetlerimizi ve silahlarımızı oraya bıraktık. Ahmet Kemal Yüzbaşı ile yine görüştüm. Onun yanından ayrıldık, vurma gibi bir durumum yok haberiniz olsun dedim. O da ’tamam eğer fırsatınızı bulursanız değerlendirirsiniz’ dedi. Sonra telefonu kapattım."

Fatih Şahin’in daha sonra yanlarına geldiğini anlatan Oğuz, "Hasan ’arasından git kafasına vur yatıralım’ dedi. Ben de Hasan dikkat çekme her taraf sivil dolu. Suçu varsa adalete hesap versin dedim" ifadesini kullandı.

Abdullah Sarıca 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Tarihi kent Mardin bayram tatilinde ziyaretçi akınına uğradı Bayram tatilinde Mardin, yerli turistlerin ilgisiyle karşılaştı. Kentteki tarihi ve kültürel mekanlar, ziyaretçilerin akınına uğradı. Yağışlı havaya rağmen kente gelen turistler, müzeleri, kiliseleri, camileri ve tarihi meydanları gezerek tatillerini dolu dolu geçirdi. Turist Sibel Kocabıyık, Mardin’in kendisini etkilediğini belirterek, "Mardin çok güzel. Burası için derler ki gecesi gerdanlık, gündüzü seyranlık. Gerçekten de öyle. Birbirinden güzel tarihi yapıları ziyaret ettik. Birbirinden nefis yemeklerin tadına baktık. Büyük bir hüzünle ayrılacağız buradan ve tekrar tekrar buraya gelmek için sabırsızlıkla ve dört gözle bekleyeceğiz. Bence burası bir kültür mozaiği. Farklı dillerin, dinlerin buluştuğu, bir arada barış içinde yüzyıllardır yaşadığı çok kutsal ve kadim topraklardır. Mardin bu yüzden benim için çok özel bir bölge. İnşallah daha çok huzurla, mutlulukla gezelim ve gezdirelim’’ dedi. "Turizmde yoğunluk erken başladı" Tur rehberi Ali Karcı ise bölgedeki hareketliliği değerlendirerek, "Güneydoğu’da Mezopotamya’nın parlayan yıldızı Mardin. Buraya genelde eylül, ekim ve kasım aylarında turist yoğunluğu çok olsa da bu yıl sezonu erken açtık çünkü geçen yıl bölge halkından, işletmelerinden ve hem tarihi hem dini anlamda buranın değerlerinden herkes çok memnun ayrıldı. Bu yüzden de bölgeye bu yıl bir yoğunluk var. Geçen yıl 35 kişi ile sınırladığımız turlar bu yıl o kadar yoğun ki 50-55 kişi arasında değişmekte. Ve bu yıl sezonunu neredeyse 5-6 ay öncesinde açtık. Şu anda bayram sebebiyle burası yoğun ama bu yoğunluğun sebebi aslında geçen seneki memnuniyetin dönüşü. Bölge halkı doğallığını hiç bozmadan turizmi gayet önemseyerek çaba gösteriyor. Gelen misafirler de son derece memnun ayrılıyor’’ diye konuştu. Kente ilk kez geldiğini anlatan Yasemin Yıldırım ise "Aslen Yozgatlıyım, Kayseri’den geliyorum. Tur acentesi ile geldim. Doğu bölgesine hiç gelmemiştim. Bu ilk gelişim. Genelde batıyı geziyordum. 1-2 defa yurt dışına da çıktım ama doğu muhteşemmiş. Ben böyle olduğunu bilmiyordum. Bundan sonra daha sık geleceğim, bu kesin. Muhteşem bir yer, her yer tarih. Ben zaten tarihi çok severim. Tarihi müzeleri, kiliseleri, camileri, meydanları çok iyi. Rehberimiz de bizi bol bol gezdiriyor, görülebilecek her yeri gösteriyor. Ekstralar da yapıyor" şeklinde konuştu.
Manisa Alaşehir’de asfalt sezonu açıldı Manisa’nın 100 bin nüfusu geçen ilçelerinden biri olan Alaşehir’de belediye tarafından asfalt sezonu açıldı. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu çalışmaları yerinde inceleyerek bilgi aldı. Alaşehir Belediyesi bu yıl yaklaşık 25 kilometrelik asfalt hedefiyle çalışmalarına başladı. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarını yerinde takip etti. Başkan Öküzcüoğlu’na vatandaşlar teşekkür ederek, çalışmalardan çok memnun olduklarını dile getirdi. Başkan Ahmet Öküzcüoğlu da işçilerle sohbet ederek çalışmalarında başarılar diledi. "Maliyetler artsa da hedefimize ulaşacağız" Çalışmaların yapıldığı İstasyon Mahallesi’nde incelemelerde bulunan Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, "Alaşehir’in İstasyon Mahallesi’ndeyiz. Bu mahallemizde doğalgaz çalışmalarını bitirdi. İnternet ve telefon hatları çalışmalarını bitirdi. Yer yer MASKİ’nin altyapı çalışmaları da tamamlandı. Artık bozulan yollarımız yama tutmaz hale gelmişti ve hedefimiz bu sene Alaşehir’e 20-25 kilometre asfalt kazandırmak ve yollarımızı cilalı asfalt haline getirmek. Ortadoğu’daki savaşın, İran savaşının etkilerini hissetmemize rağmen yaklaşık yüzde 100 maliyetlerimiz değişti. Buna rağmen biz hedefimize ulaşmayı umuyoruz. Şu anda Vatan Caddemizi, 1 No’lu Gazi Sokak, 2 No’lu Gazi Sokak ve 3 No’lu Gazi Sokak’ı tren yoluna kadar olan bölümünü, eski Akaçiliğe kadar olan bölümünü önce tamamlayıp hava şartları müsaade ettiği müddetçe bu sezon asfalt sezonumuz olacak ve çalışmalarımız devam edecek. Ben bu vesileyle başta Manisa Büyükşehir Belediyemize ve Fen İşleri Müdürlüğümüze bağlı ekiplerimize teşekkürlerimi sunuyorum." dedi.
Şırnak Şırnak’ta sağanak sonrası sel Şırnak genelinde etkili olan sağanak yağış sel ve taşkınlara neden oldu. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) devreye alınırken ekipler su tahliyesi ve temizlik çalışmalarına başladı. Şırnak genelinde etkili olan yoğun sağanak yağış, Kasrik beldesi ve İdil ilçesine bağlı Oyalı köyü başta olmak üzere birçok bölgede sel ve taşkınlara neden oldu. Dere yataklarının taşması sonucu yerleşim yerleri, tarım arazileri ve hayvansal barınaklar çamur altında kaldı. Yağış sonrası meydana gelen taşkınlar nedeniyle ev ve ahırlarda maddi hasar oluşurken, tarım alanları su altında kaldı. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma bildirilmedi. Taşkın hadiselerinin ardından Şırnak Valisi Birol Ekici başkanlığında, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) koordinasyonunda Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) devreye sokuldu. Afet müdahale ekipleri; dalgıç pompa, motopomp, vidanjör ve iş makineleriyle su tahliyesi ve çamur temizleme çalışmalarına başladı. Sahanın temizlenmesi ve hayatın normale dönmesi için DSİ, İl Özel İdaresi, karayolları, Cizre ve Kasrik belediyeleri ile TPAO’ya ait iş makineleri ortak çalışma yürüttü. Ekipler, dere yatakları ile köprü ve menfez yapılarında biriken dolgu malzemelerini temizleme işlemlerini sürdürüyor. Hasar tespit süreci başlıyor Bölgede durumun kontrol altına alınmasının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri yapı hasar tespiti, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri ise hayvan telefi ve tarımsal zarar tespit çalışmalarını gerçekleştirdi. Şırnak Defterdarlığına bağlı ekiplerin de kısa süre içinde eşya hasar tespitlerine başlayarak vatandaşların zararlarının karşılanması noktasında süreci işleteceği öğrenildi. Konuyla ilgili Şırnak AFAD’dan yapılan açıklamada, devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğu ve vatandaşların yaralarının sarılması için çalışmaların gece boyunca devam ettiği belirtildi.