GENEL - 13 Temmuz 2018 Cuma 15:30

Kırmızı listede yer alan teröristin öldürülmesine o gaziden ilk yorum

A
A
A
Kırmızı listede yer alan teröristin öldürülmesine o gaziden ilk yorum

Hakkari’de 1998 yılında düzenlenen terör saldırısında helikopterin düşmesi sonucu 15 askerin şehit olmasının faili olarak aranan ve kırmızı listede yer alan terörist Sefer Açar’ın öldürülmesi üzerine, o helikopterden sağ çıkan tek isim olan Gazi Engin Yaşar, "Şehitlerimizin kanı yerde kalmadı" dedi.

Hakkari’de 1998 yılında düzenlenen terör saldırısında helikopterin düşmesi sonucu 15 askerin şehit olmasının faili olarak aranan ve kırmızı listede yer alan terörist Sefer Açar’ın öldürülmesi üzerine, o helikopterden sağ çıkan tek isim olan Gazi Engin Yaşar, "Şehitlerimizin kanı yerde kalmadı" dedi.


27 Kasım 1998 tarihinde Hakkari Yüksekova’da operasyona giden timi taşıyan Skorsky tipi helikopter, PKK terör örgütüyle çıkan çatışma sırasında düşmüş ve 15 asker şehit olmuştu. Bitlis’in Hizan ilçesinde öldürülen 10 teröristten birinin helikopterin düşürüldüğü saldırının faili olan ve kırmızı listede yer alan Sefer Açar olduğu açıklanırken, o saldırıdan yaralı olarak kurtulan tek asker olan Gazi Yaşar, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) konuştu.


Saldırının failinin öldürülmesinin yüreklere bir nebze de olsa su serptiğini söyleyen Yaşar, "Olay hiç aklımdan çıkmıyor. O gün orası mahşer yeri gibiydi. O helikopterden bir tek ben çıktım. Olayın failinin öldürülmesi şehit yakınlarının yüreğine bir nebze de olsa su serpmiştir. Şehitlerimizin kanı yerde kalmadı. Rahat uyusunlar. O kazada şehit olan arkadaşlarımızın aileleriyle hala görüşüyoruz" dedi.



"Yine askere giderim"


Olayı anlatan kahraman gazi Yaşar, "27 Kasım 1998 tarihinde helikopterle Şemdinli’den kalktık. 15–20 dakika uçtuktan sonra sarp dağlara geldik. Dağların arasında girdiğimizde helikopterin dört bir yanına mermi yağmaya başladı. Sanırım pilot vurulmuş ve biz de çakıldık. Düşer-düşmez alev aldı. Benim ayaklarım ve suratım darbenin etkisiyle patladı" diye konuştu.


Enkazdan çıktıktan 20 saat boyunca yardım beklediğini söyleyen Yaşar, "Helikopterin içinde mühimmat olduğu için sürekli patlıyordu. Alevler artmaya başlayınca ayaklarım kırık bir vaziyette sürünerek uzaklaşmaya başladım. O halde yaklaşık 20 saat orada geçirdim. Sabah beni helikopterle çektiler. Beni almaya geldiklerinde çatışmalar hala devam ediyordu. Vatan için millet için canımızı ortaya koyduk. Şimdi çağırırlarsa yine gideriz" şeklinde konuştu.


Terörle mücadele gelinen noktayı başarılı bulduğunu belirten Yaşar, "Terörle mücadelede şu an için etkiliyiz. 20 sene önceye kıyasla şu anda daha farklı her şey. Çalışmalar artık daha kararlı yürütülüyor" dedi.



İçişleri Bakanlığından açıklama


İçişleri Bakanlığı kırmızı listede yer alan teröristin öldürüldüğünü duyurarak yaptığı açıklamada, "Kırmızı kategoride aranan terörist, Welat Gever (K) Sefer Açar etkisiz hale getirilmiştir. Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Koçyiğit köyü bölgesinde 28 Haziran 2018 tarihinde Bitlis İl Jandarma omutanlığınca icra edilen operasyonda, Terör Arananlar Listesinde ’kırmızı’ kategoride yer alan PKK/KCK terör örgütünün Sözde Garzan Eyaleti sorumlusu Welat Gever (K) Sefer Açar’ın da bulunduğu (10) terörist, operasyon sonucu etkisiz hale getirilmiştir" denildi.


Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Koçyiğit Mahallesi bölgesinde 28 Haziran tarihinde düzenlenen operasyonda, 10 terörist etkisiz hale getirildi. 20 yıldır aranan 15 askerin şehit düştüğü saldırının faili olan teröristin üzerinden şehit askere ait para da çıkmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Voleybolda milli takımlar için sezon açılış töreni yapıldı FIVB Milletler Ligi ve 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda mücadele edecek A Milli Kadın Voleybol Takımı ile FIVB Milletler Ligi’nde yer alacak A Milli Erkek Voleybol Takımı için sezon açılış töreni gerçekleştirildi. İstanbul’da bir otelde gerçekleştirilen sezon açılışına, Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, TVF Yönetim Kurulu üyeleri, A Milli Kadın Voleybol Takımı Başantrenörü Daniele Santarelli ve A Milli Kadın Voleybol Takımı oyuncularının yanı sıra Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç da katıldı. Milletler Ligi (VNL) 1. ayağı karşılaşmaları hazırlıkları için İtalya’da kamp yapan A Milli Erkek Voleybol Takımı ise gönderdikleri video ile gecede yer aldı. Mehmet Akif Üstündağ: “Önümüzde uzun ve zorlu bir maraton var” Törende bir konuşma yapan TVF Başkanı Üstündağ, yeni sezon öncesi hayırlı olsun dileklerinde bulunarak, “Dünyada hiçbir ülkeye nasip olmayan bir yılda alınan üç başarı bu ülkenin gururu oldu. Önümüzde uzun, yorucu, zorlu bir maraton var. Beklenti büyük. İnşallah elinden gelen her şeyin en iyisini yapacaklarından şüphemiz yoktur. Yediden 70’e kadın erkek herkesi birleştirdikleri için, herkesi bir bütün halinde ayrıştırmadan bütünleştirdikleri için, tek bir hedefe kilitledikleri için bir kez daha huzurlarınıza oyuncularıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Danile Santarelli: “Kendimi evimde hissediyorum” Sezona çok iyi hazırlandıklarını belirten Başantrenör Danile Santarelli de, “Geçen sene bize verdiğiniz destek için herkese çok teşekkür ediyorum. Bu sene de aynı desteği ilk günden itibaren hissetmeye başladık. Oyuncularım harika bir ekip, çok çalışıyoruz. Bu sene de geçen sene neler yaptıysak aynılarını yapmaya devam edeceğiz. Bizim için turnuvanın adının hiçbir önemi yok. Bu takım çıktığı her turnuvada en iyi iyisini vermek için, en iyisini göstermek için ve savaşmak için çıkıyor. Bu sene de aynı şey olacak. Çok zor bir yaz olacağına eminiz. Çünkü herkesin bizi yenmek istediğini biliyoruz. Kendimi evimde hissediyorum. Burada olduğum için çok mutluyum ve keyifliyim. İşimi en iyi yapabileceğim yerde olduğumu düşünüyorum. Sezona Antalya’da başlıyoruz. Antalya benim için çok özel bir şehir. Bu yazın yine geçen seneki gibi harika bir yaz olacağına eminim” diye konuştu. Eda Erdem Dündar: “Elimizden gelen en iyi mücadeleyi vereceğiz” Milletler Ligi’nde ve 2024 Paris Olimpiyatları’nda ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen kaptan Eda Erdem Dündar ise , “Bu yaz bizim için çok değerli. Hepimiz bunun farkındayız. Antalya’da başlıyoruz. Geçen sene Antalya bizim için güzel geçmişti. Bizleri de çok özlediler. Biz de onları çok özledik. Bu sene de elimizden gelen en iyi mücadeleyi vereceğimizin sözünü sizlere verebiliriz. Türk kadınını, Türkiye’yi Avrupa ve dünya arenasında aynı şekilde temsil etmeye devam edeceğiz” cümlelerini kullandı.
Kütahya Başkan İbrahim Güneş: "Rektör Kızıltoprak’a güveniyoruz, camimizin bir an önce ibadete açılmasını istiyoruz" Kütahya Çinili Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı İbrahim Güneş, zemin kayması sebebiyle 6 yıldır ibadete kapalı olan kentin simgelerinden Çinili Camii’nin bir an önce ibadete açılmasını istiyor. Güneş, Kütahya’nın simge yapılarından ve 2016 yılında vefat eden merhum Ressam Ahmet Yakupoğlu’nun eseri olan Çinili Camii’nin Dumlupınar Üniversitesine bağışlandığını hatırlattı. Güneş, caminin çinilerinin sökülmesi için yapılan iki ihalenin iptal edildiğini belirtti. Caminin duruyla alakalı DPÜ Rektörü Süleyman Kızıltoprak’ın yoğun gayret sarf ettiğini belirten Güneş, "Çinili Camimiz 2018’in ekim ayından beri kapalı. Yaklaşık 6 yıl bitti, şu an 7. yıl içindeyiz. Cami kapandığından beri üç tane rektör değişti, üç tane vali değişti. İlk rektörümüzde cami kapandıktan sonra bazı projeler yapıldı. Tam bir şeylere başlanılacak denilirken rektör değişikliği yapıldı. Tam ikinci rektörde, projelerle, ihalelerle bir şeylere başlayacak, bu sefer üçüncü rektör geldi. Şu andaki Rektör Süleyman Kızıltoprak geleli yaklaşık 8-9 ay oldu. Projeler hazırlandı, tekrar her şey sil baştan yapıldı. Her yeni rektör gelişinde her şey baştan yapılıyor. Bu son rektörümüzde iki tane ihale yapıldı, iptal oldu. Şu anda en son ihale 30 Nisan’da yapıldı. 15 günlük bir itiraz süresi var. Bu ihaleyi hangi firmanın aldığını da bilmiyoruz. Ne zaman başlanacak, ne zaman sözleşmeler yapılacak? Biz artık bıktık. Bir an evvel bu ihalelerin, projelerin yapılmasını istiyoruz. Şu anda yapılan ihale sadece çini sökümü ihalesi. Onun arkasından tekrar bir proje hazırlanacak, ihaleler yapılacak, ardından yıkım aşaması onun arkasından yapım aşaması derken, artık biz yıllarca beklemek istemiyoruz. Biz camimize kavuşmak istiyoruz. Her gün buraya onlarca yerli ve yabancı turist geliyor. Artık kimseye bir şey diyemez olduk. Yani utanıyoruz. Camimize kapalı duvarın üstünden geliyorlar, fotoğraf çekinip gidiyorlar" dedi. "İstendikten sonra bu 15 günlük süreler üç aylık altı aylık süreler kısalabilir" Caminin geleceği ile alakalı prosedürlerin asgari seviye indirilmesini isteyen İbrahim Güneş, "Mesela bundan yaklaşık 5-6 ay önce Google’a ‘Kütahya’da gezilecek yerler neresi?’ Diye yazdığınızda Çinli Cami birinci sırada yer alırdı. Şu anda yazarsanız en az 14. sırada yer alıyor, yani korkuyorum. Birkaç ay sonra artık Çinli Cami’yi göremez olacağız. Kütahya’nın bir simgesi bu cami ve Kütahya’nın bir ayıbı. Burada başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere milletvekillerinden, bütün siyasilerden, bürokratlardan destek bekliyoruz. Bu sürelerin aşılmasını istiyoruz, istendiği sürece kısalabilir. Nasıl ki deprem bölgesine bir sene içerisinde 100 bin konut yapıldı, şu 140- 150 metrekarelik Çinili Cami 6 yıldır hala yapılamıyor. Biz Rektörümüze de güveniyoruz, daha önce bu tür projelerde çalışmış şu andaki rektörümüze, Valimize de güveniyoruz ama bazı prosedürler var, süreler var, bu süreleri kısaltalım artık. Bir de şöyle bir şey var. 6 yıldır mahallemizde cenazelerimiz oluyor. Hep başka camilerden kalkıyor yani gözümüzün önünde Çinili Cami dururken başka camilerden cenazelerimiz kalkıyor. Şu anda yapılmasını istediğimiz, bir an evvel bu projelerin, ihalelerin çabuklaştırılması. İstendikten sonra bu 15 günlük süreler üç aylık altı aylık süreler kısalabilir. İstensin yeter ki. Bu caminin açılması istenirse yapılır. Neden açılmıyor, neden bu camiye bu yapılmıyor? Eğer üniversite biz bu işi yapamayacağız, beceremeyeceğiz diyorsa, devretsin Diyanete. Neden devretmiyor? Rahmetli Ressam Ahmet Yakupoğlu bu Çinili Camiyi ve bütün mal varlığını üniversiteye bağışlarken, benim malıma, mülküme, camiye, üniversiteye sahip çıkar diye bağışladı" ifadelerini kullandı. Kütahyalı ressam, neyzen ve minyatür sanatçısı merhum Ahmet Yakupoğlu’nun 1972 yılında yaptırdığı şehrin simgelerinden Çinili Camii, adeta şehrin göz bebeği durumunda. Sekizgen şeklindeki caminin dış yüzeyinin tamamı seramiklerle kaplanırken, minarenin ise Orta Asya üslubunda yapıldığı kaydedildi.