Yerel Haberler
Kastamonu
Taşköprü Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri coşkuyla başladı 21 Şubat 2026 Cumartesi - 17:19:50 Taşköprü Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan etkinliklerine yoğun ilgi gösteren aileler ve çocuklar doyasıya eğlendi. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde Ramazan etkinlikleri çocukların neşesiyle başladı. Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, ailelerin yoğun katılımıyla gerçekleşen programların devam edeceğini açıkladı. Taşköprü Belediyesi tarafından organize edilen programda, birbirinden renkli ve eğlenceli gösteriler sahnelendi. Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen programda salonu dolduran vatandaşlar keyifli bir akşam geçirdi. Çocuklara yönelik hazırlanan sahne gösterileri, eğlenceli aktiviteler ve sürpriz etkinlikler geceye damga vurdu. Miniklerin kahkahalarıyla şenlenen organizasyonda aileler de haftanın yorgunluğunu atma imkanı buldu. Taşköprü Belediyesi tarafından düzenlenen ve Ramazan ayı boyunca her cuma günü gerçekleştirilecek olan etkinliklere katılan Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, programda yaptığı konuşmada, "Bu akşam, çocuklarımızın gözlerindeki mutluluğu, ailelerimizin yüzlerindeki heyecanı hep birlikte yaşadık. Ramazan’ın bereketini ve paylaşma ruhunu, evlatlarımızın neşesiyle taçlandırdık. Birbirinden eğlenceli gösterilerle başladığımız Ramazan etkinliğimizde, çocuklarımızın kahkahaları salonumuzu doldurdu, ailelerimizle birlikte unutulmaz bir akşamın sevincini paylaştık. Haftanın yorgunluğunu, yavrularımızın enerjisi ve coşkusuyla geride bıraktık. 27 Şubat Cuma günü saat 20.30’da yeniden buluşuyor, eğlenceye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Tüm hemşehrilerimizi bu güzel atmosferi birlikte yaşamaya davet ediyorum" dedi. Başkan Arslan, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekerek, düzenlenen etkinliklerle bu manevi atmosferi Taşköprü’de hep birlikte yaşamayı hedeflediklerini belirtti. Taşköprü’de Ramazan etkinliklerinin 27 Şubat Cuma günü saat 20.30’da Taşköprü Açık Hava Düğün Salonu’nda kaldığı yerden devam edeceği bildirildi. İlçe halkının yoğun ilgi göstermesi beklenen programlarda yine çocuklara ve ailelere yönelik çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:09 İçerisinde şelale akan Karadeniz’in en derin mağarası görenleri mest ediyor Kastamonu’nun Şenpazar ve Cide ilçesi sınırındaki tescilli Dağlı Kuylucu Mağarası, içerisinde akan şelalesi ve derinliğiyle görenleri kendisine hayran bırakıyor. Karadeniz’in en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, her mevsim güzelliğiyle büyülüyor. Kastamonu’nun Cide ve Şenpazar ilçesinde Dağlı köyü sınırlarında yer alan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2020 yılında "Tabiat Varlığı-B Grubu Mağara" olarak tescillenerek koruma altına alınan Dağlı Kuylucu Mağarası, görenleri hayran bırakıyor. Halk arasında "Kuyluç" veya "Dağlı Kuylucu" adıyla da bilinen mağara, Türkiye’nin ağzı en geniş dikey mağarası olarak kayıtlarda yer alıyor. Mağaranın ağız genişliği yaklaşık 100 metreyi bulurken, derinliği ise tam olarak bilinmiyor. Karadeniz Bölgesi’nin en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, Türkiye genelinde derinlik sıralamasında da 17. sırada yer alıyor. Mağaranın içerisinde yer alan ve yaklaşık 40 metre yükseklikten akan şelale ise görenleri büyülüyor. Şelalenin çıkardığı sesler, mağaranın derinliklerinde yankılanarak, ziyaretçilere mest eden bir atmosfer sunuyor. Mağaranın çevresi ise doğanın gücüyle şekillenmiş çukurlar, irili ufaklı suyolları ve "cadı kazanı" olarak adlandırılan derin oyuklar bulunuyor. Yapılan çalışmalarla kireçtaşından oluşan tavan bölümlerinin suyun etkisiyle çökmesiyle oluşmuş bir çökme dolini olduğu belirlenen mağara içinde yatay olarak bulunan mağaralar da bu teoriyi desteklediği belirtildi. "Dikey olarak yukarı çıkılan ve ağzı çanak olarak Türkiye’nin en geniş mağarasıdır" Mağarayla ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Türkiye’de derinlik açısından 17. sırada olan bir mağara, ancak Karadeniz Bölgesi’nde, Kastamonu bölgesinde bir numara olan mağaradır. Yukarıya doğru dikey olarak çıkılan mağaranın ağzı Türkiye’nin en geniş ağızlı mağarasıdır. Dağların arasından çıkan sular, altından geliyor ve mağara oluşuyor. Ama 250 metre mağarayı oyduktan sonra bu suyun çıkışı nerede olduğu bilinememektedir. Kuzeybatı’ya doğru Loç Vadisi bulunmaktadır ve hemen altında Malyas Kanyonu bulunmaktadır. Aşağı tarafında Hamitli köyleri var ve buradan Cide’de Gideros koyuna kadar bu su devam etmektedir. Suyun aşağısında Kılıçlı Mağarası da bulunmaktadır. Kılıçlı Mağarasına akan suların da buradan olduğunu düşünmekteyim ve bu daha önce kayıt altına alınamamış, herhangi bir kaydı olmamıştır. Bu suyun nereden çıktığı henüz kayıtlarda resmi bir bilgiyle verilmediğinden dolayı bunu biz araştırmalarımızda suyun başlangıç noktası ve çıkış noktasından tecrübelerimizle gözlemlemeye çalışıyoruz" dedi. "Tıbbı ve aromatik bitkiler açısından zengin bölge" Dağlı Kuylucu Mağarası’nın bitki çeşitliliği açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Haberal, "Burada ’kırkkilit otu’ denilen, tıp biliminde kullanılan bir bitki var. Aynı zamanda tıbbi ve aromatik bitkiler açısından zengin bir bölge. Biyoçeşitlilik açısından önemli bir bölge. Özellikle Küre Dağlarının en önemli ayağını oluşturan alanlardan biri burası olduğu için biyoçeşitliliği ön planda" diye konuştu. "Mağara, macera turizmi, mağara turizmi, adrenalin sevenler için harika bir rota" Mağaranın macera turizmi, mağara turizmi ve adrenalin sevenler için harika bir rota olduğunu belirten Haberal, "Baharda ayrı, sonbaharda ayrı, kışın ayrı bir güzelliğe sahip Yaz aylarında mağaranın etrafını pek göremiyoruz ama sonbaharda yapraklar döküldüğü için daha da net görme imkanımız oluyor. Burası kaygan bir zemine sahip. Her zaman öyle oluyor. Küre Dağları Milli Parkı’ndan, ilgili Şube Müdürlüğü arkadaşlarımızdan bilgi alıp bu bölgeyi öyle ziyaret etmelerini öneririz" şeklinde konuştu. "Mağarada bizleri üç tane şelale bekliyor" Mağarada üç tane şelalenin bulunduğunu belirten Haberal, "Dağlı Kuylucu Mağarasının içerisine inmeye başladığımız zaman bizleri 3 tane şelale beklemektedir. Bu şelaleler görsel güzelliğiyle de adeta mağaraya ayrı bir güzellik katmaktadır. Şelaleler hemen altında da büyük bir havuzlar mevcuttur. Bu havuzların varlığı da mağaraya farklı bir özellik, farklı bir güzellik sunmaktadır" ifadelerini kullandı.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:07 Kastamonu Üniversitesi’nden Muay Thai Şampiyonası’nda iki Türkiye ikinciliği Kastamonu Üniversitesi, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından Burdur’da düzenlenen Muay Thai Şampiyonasında iki Türkiye ikinciliği elde etti. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından Burdur’da düzenlenen Üniversiteler Arası Muay Thai Türkiye Şampiyonası’nda Kastamonu Üniversitesi sporcuları iki gümüş madalya ile döndü. 14-15 Şubat tarihlerinde Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen şampiyona, 61 üniversiteden 280 sporcunun kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Şampiyonada A Divizyon 54 kilogram Erkekler kategorisinde mücadele eden Kastamonu Üniversitesi temsilcilerinden Hamza Eren Göksu Türkiye ikincisi olurken, A Divizyon 63,5 kilogram Erkekler kategorisinde Hüseyin Eren Küçükoğlu da zorlu karşılaşmaların ardından Türkiye ikinciliği elde etti. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen dereceler dolayısıyla sporcuları ve teknik ekibi tebrik etti. Kastamonu Üniversitesi’nin yalnızca akademik alanda değil, spor organizasyonlarında da istikrarlı bir şekilde yol aldığını belirten Rektör Topal, "Öğrencilerimizin disiplinli çalışmaları ve azmi, Üniversitemizin adını spor camiasında bir kez daha üst sıralara taşıdı. Akademik gelişimle birlikte sporda ortaya konulan bu performans bizler için memnuniyet vericidir. Emeği geçen antrenörlerimize ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.
20 Şubat 2026 Cuma - 17:16 Halime Çavuş vefatının 50. yıl dönümünde dualarla anıldı Kurtuluş Savaşı’ndaki kahramanlıkları sebebiyle İstiklal Madalyası ile ödüllendirilen ve gazilik ünvanı verilen Halime Çavuş, vefatının 50. yıl dönümünde Kastamonu’daki kabri başında anıldı. Milli Mücadele döneminde erkek kılığına girerek savaşa katılan ve mühimmat sevkiyatında görev alan Halime (Çavuş) Kocabıyık, vefatının 50. yıl dönümüne Kastamonu Merkez ilçesine bağlı Duçay köyündeki kabri başında anıldı. 78 yaşamında hayatını kaybeden Halime Çavuş için düzenlenen anma programına protokol üyeleri, STK temsilcileri, gaziler, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı. Anma programında konuşan Halime Çavuş Derneği Başkanı Av. Şule Özbay, "Bir cesaret hikayesi. Bir milletin zor zamanlarda ayağa kalkma iradesinin sembolü. O, savaşın en çetin günlerinde ‘ben de varım’ diyerek yola çıkan bir Anadolu kadınıydı. Üniformasının içinde, inancı, direnci ve milli mücadele ruhunun yaşayan hafızasıdır. Bizlere düşen, onun cesaretini anmanın yanısıra o cesareti yaşatmaktır" dedi. Halime Çavuş’un hayatı hakkında bilgi veren Türk Ocakları Derneği Kastamonu Şube Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz ise Halime Çavuş’un Türkiye’nin önemli değerleri arasında yer aldığı ve onun kazandırdığı manevi ruhun yaşatılmaya devam edilmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmaların ardından dua edilmesiyle program sona erdi. Programın sonunda katılımcılar Halime Çavuş’un kabrine çiçekler bırakıldı.
Taşköprü Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri coşkuyla başladı
21 Şubat 2026 Cumartesi - 17:19 Taşköprü Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri coşkuyla başladı Taşköprü Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan etkinliklerine yoğun ilgi gösteren aileler ve çocuklar doyasıya eğlendi. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde Ramazan etkinlikleri çocukların neşesiyle başladı. Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, ailelerin yoğun katılımıyla gerçekleşen programların devam edeceğini açıkladı. Taşköprü Belediyesi tarafından organize edilen programda, birbirinden renkli ve eğlenceli gösteriler sahnelendi. Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen programda salonu dolduran vatandaşlar keyifli bir akşam geçirdi. Çocuklara yönelik hazırlanan sahne gösterileri, eğlenceli aktiviteler ve sürpriz etkinlikler geceye damga vurdu. Miniklerin kahkahalarıyla şenlenen organizasyonda aileler de haftanın yorgunluğunu atma imkanı buldu. Taşköprü Belediyesi tarafından düzenlenen ve Ramazan ayı boyunca her cuma günü gerçekleştirilecek olan etkinliklere katılan Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, programda yaptığı konuşmada, "Bu akşam, çocuklarımızın gözlerindeki mutluluğu, ailelerimizin yüzlerindeki heyecanı hep birlikte yaşadık. Ramazan’ın bereketini ve paylaşma ruhunu, evlatlarımızın neşesiyle taçlandırdık. Birbirinden eğlenceli gösterilerle başladığımız Ramazan etkinliğimizde, çocuklarımızın kahkahaları salonumuzu doldurdu, ailelerimizle birlikte unutulmaz bir akşamın sevincini paylaştık. Haftanın yorgunluğunu, yavrularımızın enerjisi ve coşkusuyla geride bıraktık. 27 Şubat Cuma günü saat 20.30’da yeniden buluşuyor, eğlenceye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Tüm hemşehrilerimizi bu güzel atmosferi birlikte yaşamaya davet ediyorum" dedi. Başkan Arslan, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekerek, düzenlenen etkinliklerle bu manevi atmosferi Taşköprü’de hep birlikte yaşamayı hedeflediklerini belirtti. Taşköprü’de Ramazan etkinliklerinin 27 Şubat Cuma günü saat 20.30’da Taşköprü Açık Hava Düğün Salonu’nda kaldığı yerden devam edeceği bildirildi. İlçe halkının yoğun ilgi göstermesi beklenen programlarda yine çocuklara ve ailelere yönelik çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
İçerisinde şelale akan Karadeniz’in en derin mağarası görenleri mest ediyor
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:09 İçerisinde şelale akan Karadeniz’in en derin mağarası görenleri mest ediyor Kastamonu’nun Şenpazar ve Cide ilçesi sınırındaki tescilli Dağlı Kuylucu Mağarası, içerisinde akan şelalesi ve derinliğiyle görenleri kendisine hayran bırakıyor. Karadeniz’in en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, her mevsim güzelliğiyle büyülüyor. Kastamonu’nun Cide ve Şenpazar ilçesinde Dağlı köyü sınırlarında yer alan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2020 yılında "Tabiat Varlığı-B Grubu Mağara" olarak tescillenerek koruma altına alınan Dağlı Kuylucu Mağarası, görenleri hayran bırakıyor. Halk arasında "Kuyluç" veya "Dağlı Kuylucu" adıyla da bilinen mağara, Türkiye’nin ağzı en geniş dikey mağarası olarak kayıtlarda yer alıyor. Mağaranın ağız genişliği yaklaşık 100 metreyi bulurken, derinliği ise tam olarak bilinmiyor. Karadeniz Bölgesi’nin en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, Türkiye genelinde derinlik sıralamasında da 17. sırada yer alıyor. Mağaranın içerisinde yer alan ve yaklaşık 40 metre yükseklikten akan şelale ise görenleri büyülüyor. Şelalenin çıkardığı sesler, mağaranın derinliklerinde yankılanarak, ziyaretçilere mest eden bir atmosfer sunuyor. Mağaranın çevresi ise doğanın gücüyle şekillenmiş çukurlar, irili ufaklı suyolları ve "cadı kazanı" olarak adlandırılan derin oyuklar bulunuyor. Yapılan çalışmalarla kireçtaşından oluşan tavan bölümlerinin suyun etkisiyle çökmesiyle oluşmuş bir çökme dolini olduğu belirlenen mağara içinde yatay olarak bulunan mağaralar da bu teoriyi desteklediği belirtildi. "Dikey olarak yukarı çıkılan ve ağzı çanak olarak Türkiye’nin en geniş mağarasıdır" Mağarayla ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Türkiye’de derinlik açısından 17. sırada olan bir mağara, ancak Karadeniz Bölgesi’nde, Kastamonu bölgesinde bir numara olan mağaradır. Yukarıya doğru dikey olarak çıkılan mağaranın ağzı Türkiye’nin en geniş ağızlı mağarasıdır. Dağların arasından çıkan sular, altından geliyor ve mağara oluşuyor. Ama 250 metre mağarayı oyduktan sonra bu suyun çıkışı nerede olduğu bilinememektedir. Kuzeybatı’ya doğru Loç Vadisi bulunmaktadır ve hemen altında Malyas Kanyonu bulunmaktadır. Aşağı tarafında Hamitli köyleri var ve buradan Cide’de Gideros koyuna kadar bu su devam etmektedir. Suyun aşağısında Kılıçlı Mağarası da bulunmaktadır. Kılıçlı Mağarasına akan suların da buradan olduğunu düşünmekteyim ve bu daha önce kayıt altına alınamamış, herhangi bir kaydı olmamıştır. Bu suyun nereden çıktığı henüz kayıtlarda resmi bir bilgiyle verilmediğinden dolayı bunu biz araştırmalarımızda suyun başlangıç noktası ve çıkış noktasından tecrübelerimizle gözlemlemeye çalışıyoruz" dedi. "Tıbbı ve aromatik bitkiler açısından zengin bölge" Dağlı Kuylucu Mağarası’nın bitki çeşitliliği açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Haberal, "Burada ’kırkkilit otu’ denilen, tıp biliminde kullanılan bir bitki var. Aynı zamanda tıbbi ve aromatik bitkiler açısından zengin bir bölge. Biyoçeşitlilik açısından önemli bir bölge. Özellikle Küre Dağlarının en önemli ayağını oluşturan alanlardan biri burası olduğu için biyoçeşitliliği ön planda" diye konuştu. "Mağara, macera turizmi, mağara turizmi, adrenalin sevenler için harika bir rota" Mağaranın macera turizmi, mağara turizmi ve adrenalin sevenler için harika bir rota olduğunu belirten Haberal, "Baharda ayrı, sonbaharda ayrı, kışın ayrı bir güzelliğe sahip Yaz aylarında mağaranın etrafını pek göremiyoruz ama sonbaharda yapraklar döküldüğü için daha da net görme imkanımız oluyor. Burası kaygan bir zemine sahip. Her zaman öyle oluyor. Küre Dağları Milli Parkı’ndan, ilgili Şube Müdürlüğü arkadaşlarımızdan bilgi alıp bu bölgeyi öyle ziyaret etmelerini öneririz" şeklinde konuştu. "Mağarada bizleri üç tane şelale bekliyor" Mağarada üç tane şelalenin bulunduğunu belirten Haberal, "Dağlı Kuylucu Mağarasının içerisine inmeye başladığımız zaman bizleri 3 tane şelale beklemektedir. Bu şelaleler görsel güzelliğiyle de adeta mağaraya ayrı bir güzellik katmaktadır. Şelaleler hemen altında da büyük bir havuzlar mevcuttur. Bu havuzların varlığı da mağaraya farklı bir özellik, farklı bir güzellik sunmaktadır" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Üniversitesi’nden Muay Thai Şampiyonası’nda iki Türkiye ikinciliği
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:07 Kastamonu Üniversitesi’nden Muay Thai Şampiyonası’nda iki Türkiye ikinciliği Kastamonu Üniversitesi, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından Burdur’da düzenlenen Muay Thai Şampiyonasında iki Türkiye ikinciliği elde etti. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından Burdur’da düzenlenen Üniversiteler Arası Muay Thai Türkiye Şampiyonası’nda Kastamonu Üniversitesi sporcuları iki gümüş madalya ile döndü. 14-15 Şubat tarihlerinde Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen şampiyona, 61 üniversiteden 280 sporcunun kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Şampiyonada A Divizyon 54 kilogram Erkekler kategorisinde mücadele eden Kastamonu Üniversitesi temsilcilerinden Hamza Eren Göksu Türkiye ikincisi olurken, A Divizyon 63,5 kilogram Erkekler kategorisinde Hüseyin Eren Küçükoğlu da zorlu karşılaşmaların ardından Türkiye ikinciliği elde etti. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen dereceler dolayısıyla sporcuları ve teknik ekibi tebrik etti. Kastamonu Üniversitesi’nin yalnızca akademik alanda değil, spor organizasyonlarında da istikrarlı bir şekilde yol aldığını belirten Rektör Topal, "Öğrencilerimizin disiplinli çalışmaları ve azmi, Üniversitemizin adını spor camiasında bir kez daha üst sıralara taşıdı. Akademik gelişimle birlikte sporda ortaya konulan bu performans bizler için memnuniyet vericidir. Emeği geçen antrenörlerimize ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.
Halime Çavuş vefatının 50. yıl dönümünde dualarla anıldı
20 Şubat 2026 Cuma - 17:16 Halime Çavuş vefatının 50. yıl dönümünde dualarla anıldı Kurtuluş Savaşı’ndaki kahramanlıkları sebebiyle İstiklal Madalyası ile ödüllendirilen ve gazilik ünvanı verilen Halime Çavuş, vefatının 50. yıl dönümünde Kastamonu’daki kabri başında anıldı. Milli Mücadele döneminde erkek kılığına girerek savaşa katılan ve mühimmat sevkiyatında görev alan Halime (Çavuş) Kocabıyık, vefatının 50. yıl dönümüne Kastamonu Merkez ilçesine bağlı Duçay köyündeki kabri başında anıldı. 78 yaşamında hayatını kaybeden Halime Çavuş için düzenlenen anma programına protokol üyeleri, STK temsilcileri, gaziler, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı. Anma programında konuşan Halime Çavuş Derneği Başkanı Av. Şule Özbay, "Bir cesaret hikayesi. Bir milletin zor zamanlarda ayağa kalkma iradesinin sembolü. O, savaşın en çetin günlerinde ‘ben de varım’ diyerek yola çıkan bir Anadolu kadınıydı. Üniformasının içinde, inancı, direnci ve milli mücadele ruhunun yaşayan hafızasıdır. Bizlere düşen, onun cesaretini anmanın yanısıra o cesareti yaşatmaktır" dedi. Halime Çavuş’un hayatı hakkında bilgi veren Türk Ocakları Derneği Kastamonu Şube Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz ise Halime Çavuş’un Türkiye’nin önemli değerleri arasında yer aldığı ve onun kazandırdığı manevi ruhun yaşatılmaya devam edilmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmaların ardından dua edilmesiyle program sona erdi. Programın sonunda katılımcılar Halime Çavuş’un kabrine çiçekler bırakıldı.
Mesai arkadaşlarını silahla yaralayan özel güvenlik görevlisi hakim karşısına çıktı
20 Şubat 2026 Cuma - 12:59 Mesai arkadaşlarını silahla yaralayan özel güvenlik görevlisi hakim karşısına çıktı Kastamonu’da Şeker Fabrikası’nda çıkan tartışma sırasında iki mesai markadaşını silahla vurarak yaralayan özel güvenlik görevlisi, "Öldürme kastım olsa ayaklarına değil, hayati bölgesine doğru ateş ederdim" dedi. Olay, 7 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu-Sinop karayolu üzerinde bulunan Kastamonu Şeker Fabrikasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, fabrikada güvenlik görevlisi olarak çalışan A.Y. tabanca ile tartıştığı mesai arkadaşlarına ateş etti. Kurşunların isabet ettiği A.E. ve S.D. yaralandı. Olayın ardından jandarma ekiplerince gözaltına alınan A.Y. tutuklandı. A.Y. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Davanın ilk duruşmasında sanık, yaralanan A.E. ve S.D., tanık ve avukatlar hazır bulundu. "Öldürme kastım olsa hayati bölgesine doğru ateş ederdim" Duruşmada kendisini savunan A.Y., A.E. ile iş yerinde anlaşamadığını belirterek, "A.E. ile karşılaşmamak için ben geç yemeğe giderim. İçeri girince selam vermeme rağmen yine küfür etti. Bu sırada gelişmeler oluştu. Ben de ’sosyal medyada ne insanlar var’ dedim. Yemeği yerken küfürler edip üzerime yürüdüler. Ben de ’ne istiyorsun, küfür ediyorsun’ dedim. S.D. de ayağa kalkınca üzerime geliyor zannettim. Bu sırada silahımı kurdum. Sonra cebime koydum, ardından Sonra, ’benim üzerime yürüdü ve o silahı çıkartınca bana atacaksın’ dedi. Ben de silahı çekip yere ateş ettim. Yine durmadı ve elini beline atıp bana hakaret ediyordu. Ben de ayaklarına ateş ettim. Benim amacım öldürmek değildi. Öldürme kastım olsa ayaklarına değil, hayati bölgesine doğru ateş ederdim. Ben, açıkta kaldım. A.E. kapının ardındaydı, sütunun arkasına koştu. Bu sırada elini beline götürünce ben de ayaklarına doğru ateş ettim. Yanına gittim, ’neye yaradı, babanla yıllardır dostluğumuz vardı’ dedim. A.E., a’teş etme’ dedi, zaten ateş etmeyecektim. Silahımda mermi de vardı. Sonra jandarmaya giderek teslim oldum. 7 aydır tutukluyum, sıralı amirlerim tarafından suça itildim. Ben suç işlemedim. İşsiz kaldım. Böyle olmasını istemezdim. Ben de mustaribim" dedi. Yaşanan olayın yıllık izin ile bir ilgisinin olmadığını belirten A.Y., "Benim 22 günlük iznim vardı. 15 gününü kullandım. 7 gün iznim kaldı. İzin talebim oldu ama Ahmet’in izin aldığını bilmiyordum. Bana itibar suikastı yaptı, sürekli bana baskı yaptı. Benim güvenlik amiriyle yaşadığım izin tartışmam Ahmet’i ilgilendirmiyor. Sürekli tahrik edici olaylar yaşadım, her defasında arkamı dönüp gittim. Sinan’a kazara bir el ateş etmiş bulundum. Ahmet’inde bacağına 5-6 el ateş ettim. Aramızda yaklaşık 2-3 metre mesafe vardı. Benim nişancılığım iyidir. Belgeli avcılık yapıyorum İstediğim hedefi vurabilirim. İsteseydim hayati bölgelerine ateş edebilirdim. Ama kendi irademle atışı kestim" diye konuştu. "Silahıma hamlem olmadı, onu taciz etmedim, ambulansı ara deyince de ‘geberin’ dedi" Duruşmaya tekerlekli sandalye ile gelen A.E. ise, "Bizler için sürekli idareye asılsız şikayetlerde bulunuyordu. Sanıkla husumetliyiz. Olay gününde de sanık nöbet yerini terk ediyor. Biz de yemekteydik. Atagan küfür ederek yemekhaneye girdi. Biz bu sırada muhabbeti kestik. Yerine oturmadan tekrar küfür etti. Biz de, ‘hayırdır, bize mi küfür ediyorsun, burada bizden başkası yok’ dedik. O da ’niye üzerine alınıyorsun’ dedi. Ben de sesimi yükseltince o sırada elini beline atıp masadan kalktı. Yanımıza geldiğinde silah doluydu. Biz kendisine küfür etmedik. Ben de ’silahı beline sok, herkesin çoluğu, çocuğu var, saçmalama’ dedim. S.D. önümde olduğundan bir el ateş edip ayağından vurdu. S.D. müdahale etmek isterken ateş etti. S.D. vurulunca masaya yığıldı. Sonra bana ateş etti" şeklinde konuştu. "Masadan kalkıp silahı çekti, elini tutmaya çalışırken bacağıma ateş etti" Mesai arkadaşının silahlı saldırısında yaralanan S.D. de sanıktan şikayetçi olduğunu ifade ederek, "Muhabbet ediyorduk. Sanık kapıdan girdi ve küfür ederek ‘ah Necati abi, ne çocuklar var’ dedi. Bunu üç kere tekrarladı. A.E. ’sen bize küfür ediyorsun’ dedi. Sanık da ’siz küfür ederken iyi de ben edince mi sorun oluyor’ dedi. Masadan kalkıp silahı çekti. Elini tutmaya çalışırken bacağıma ateş etti. Kurşun baldırımdan girip çıktı. Sonra ateş ederek A.E.’ye küfürler edip 8-9 kere ateş etti. A.E. de kaçmaya çalışıyordu. Benim gözüm karardı. Kendime geldiğimde A.E. kapıdan kaçarken sanık arkasından ateş etmeye çalışıyordu. A.E. yerde yatıyordu, ’ambulansı ara’ dedi. Ben de o sırada masaya yığıldım kaldım, kötü oldum. ’Yanına geleyim mi’ dedim ama kendimden de geçmiştim, gidemedim. Biraz kendimi toparlayınca A.E.’nin yanına gittim, o sırada A.E. kanlar içinde yatıyordu. Ben de yere yığıldım. Ben de isteseydim ateş edebilirdim. Biz ateş etmedik. Olay öncesinde ben, güvenlik amirinin yanına gittiğimde Atagan’ı izne çıkartın yoksa ortalık karışacak dedi. Bende ne diyorsun anlamadım dedim. Üç saat sonra bu silahlı saldırı olayı gerçekleşti. Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. Duruşmada tanık olarak dinlenen İ.B. ise, olayın sanığın küfür etmesiyle başladığını belirterek, "Sanık silahı çekti, ateş etti. A.E. silah çekmedi. Hatta ’silahı bırak, hepimizin çocuğu var’ dedi. Sanık çok ateş etti, ben de kurşunlar seker, bana gelir diye dışarı çıktım. Sesler kesilince tekrar içeri girdim. İkisi yaralıydı. Turnike yaparak ilk müdahaleyi yapmaya çalıştık" dedi. Avukat savunmalarının dinlenmesinin ardından eksiklerin giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
Kastamonu’da gaziler ve şehit yakınları iftar sofrasında buluştu
19 Şubat 2026 Perşembe - 23:17 Kastamonu’da gaziler ve şehit yakınları iftar sofrasında buluştu Kastamonu’da Ramazan ayının ilk iftar yemeğinde şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınları bir araya geldi. Kastamonu’da Ramazan ayının ilk gününde şehit aileleri ve gaziler onuruna iftar programı düzenlendi. Kastamonu Valisi Meftun Dallı’nın ev sahipliğinde Kastamonu İl Özel İdaresi yemek salonunda gerçekleştirilen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programda konuşan Vali Meftun Dallı, Ramazan ayının manevi iklimine vurgu yaparak, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi kurtuluş olan mübarek Ramazan ayının ilk iftarında sizlerle aynı sofrayı paylaşmanın huzurunu ve onurunu yaşıyoruz" dedi. Vali Dallı, bu mübarek akşamda vatan için canını feda eden aziz şehitleri ve ahirete irtihal etmiş gazileri rahmet, minnet ve saygıyla andıklarını belirtti. Hayatta olan kahraman gazilere şükranlarını sunan Dallı, "Şehitlerimizin bizlere bıraktığı aziz hatıralar ile sizlerin fedakârlıkları, milletimizin beka ve bağımsızlık mücadelesinin en güçlü nişaneleridir. Bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşayabiliyorsak, bunu sizlerin büyük fedakârlıklarına borçluyuz" diye konuştu. Devletin dün olduğu gibi bugün de şehit aileleri ve gazilerin yanında olduğunu kaydeden Dallı, "Sizlerin her zaman yanınızda olmak bizim en temel görevlerimizden biridir. Kapımız da gönlümüz de sizlere her zaman açıktır" şeklinde konuştu.
Taşköprü’de yüzlerce kişi iftar sofrasında buluştu
19 Şubat 2026 Perşembe - 21:00 Taşköprü’de yüzlerce kişi iftar sofrasında buluştu Taşköprü Belediyesi tarafından Ramazan ayının ilk gününde düzenlenen iftar programında yüzlerce kişi birlikte iftar açtı. Belediye Başkanı Hüseyin Arslan da iftar programında vatandaşlarla bir araya geldi. Taşköprü Belediyesi ile hayırseverlerin destekleriyle kurulan iftar çadırında, her gün vatandaşlar oruçlarını birlikte açacak. Ramazan ayının ilk gününde düzenlenen iftar programına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan da ilk orucunu vatandaşlarla birlikte açtı. Vatandaşlara yemek dağıtan Başkan Arslan, bu mübarek ayın birlik ve beraberliği pekiştirmesini temenni etti. İftar programında konuşan Başkan Arslan, "Bu akşam Ramazan’ın ilk gününün ilk iftarını icra ediyoruz. Vatandaşlarımızla her akşam yaklaşık 300 civarında vatandaşın iftar ettiği bu ortamı hazırladık. Bizim amacımız vatandaşlarımız da her an iç içe olmak, onların bu manevi anı iklimi onlarla birlikte yaşamak. Genel olarak bu konuda her akşam bir hayırsever vatandaşımız bu yemeğin verilmesinde finansman oluyor. Taşköprü Belediyesi olarak biz de bunu organize ediyoruz. Belediye çalışanlarımızın da bu konuyu yakından takip etmesiyle vatandaşlarımıza en güzel şekilde hizmet etme imkanı buluyoruz" dedi. Ramazan ayı boyunca çocuklar için çeşitli etkinlikler düzenleneceğini söyleyen Başkan Arslan, "Her yıl yaptığımız gibi yine özellikle çocuklarımız için geleneksel Ramazan eğlenceleri programımıza Cuma günü başlayacağız inşallah. Ailelerimizi, çocuklarımızı açık hava düğün salonunda yapılacak bu programa bekliyorum. Güzel, eğlenceli hem yavrularımız için hem de geleneklerimizi unutmama anlamında hem maneviyatı hem de o geleneklerin tekrar yaşaması noktasında da güzel anlar olacak. Herkese katılımları için teşekkür ediyorum" diye konuştu.