YEREL HABERLER - 11 Nisan 2012 Çarşamba 15:05

İL HAKEM KOMİTESİ`NDEN HADİ`YE ZİYARET

A
A
A
İL HAKEM KOMİTESİ`NDEN HADİ`YE ZİYARET

Türkiye Futbol Federasyonu`nca (TFF) Adana Futbol İl Hakem Komitesi`ne atanan üyeler, Adana Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fazlı Bayram Hadi ile bir araya gelerek, görüş alış-verişinde bulundu.
Hadi`nin makamında gerçekleştirilen ziyarette; İl Hakem Komitesi Başkanı Serhat Altuner, Başkan Yardımcısı Ercüment Tapçı, Hakem Atama Sorumlusu Cahit Kum, Gözlemci Atama Sorumlusu Ahmet Marsil ve raportör Levent Ergen de hazır bulundu. Burada konuşan Serhat Altuner, 15 Martta görevi devraldıklarını hatırlatarak, Adana hakemliğine bu zamana kadar katkı sunan kişi ve kuruluşlara da teşekkür etti. Altuner, bundan sonraki süreçte Adana hakemliğini, ulusal ve uluslararası ortamda en iyi yerlere getirebilmenin çabasını vereceklerini ifade ederek, İl Hakem Komitesi olarak tüm spor kulüplerine eşit ve talimatlar doğrultusunda bir yaklaşım göstereceklerinin altını çizdi.
Adana da tüm spor unsurlarıyla birlikte hareket edip; iyi işler yapmak istediklerini dile getiren Altuner, Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürü Fazlı Bayram Hadi`nin de kendilerine gerekli desteği vereceğine inandığını dile getirdi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Fazlı Bayram Hadi de, Adana sporunun ve sporcusunun büyük bir değer olduğunu ve bu değeri korumak, gençlerin ellerin tutmak hepimizin görevi ve sorumluluğu olduğunu söyledi. Hadi, kurumsal anlamda sahip olmuş oldukları tüm imkanlarla Adana sporu ve hakemliği için yapılması gereken ne varsa yapmaya hazır olduklarını da sözlerine ekledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli OSB’ye meslek yüksekokulu kazandırılıyor Denizli Organize Sanayi Bölgesi ile Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) arasında, bölgeye Meslek Yüksekokulu (MYO) kazandırılmasına yönelik önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı ile PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör arasında imza altına alındı. İmzalanan protokol kapsamında Denizli OSB bünyesinde kurulacak Meslek Yüksekokulu ile teori ve pratiğin iç içe geçtiği, sanayiyle tam entegre bir eğitim modeli hayata geçirilecek. Proje sayesinde öğrenciler, eğitim süreçleri boyunca üretimle doğrudan temas kurarak mezuniyet sonrası istihdama daha hızlı ve donanımlı şekilde katılma imkânı bulacak. Böylece bölge sanayicilerinin nitelikli iş gücü ihtiyacına da önemli ölçüde çözüm sağlanması hedefleniyor. Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, imza töreninde yaptığı açıklamada üniversite-sanayi iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, "Bu protokol ile öğrencilerimizi yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulama odaklı ve sektörün ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir anlayışla yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Denizli OSB ile kurduğumuz bu güçlü iş birliğinin hem üniversitemize hem de bölgemize büyük katkılar sağlayacağına inanıyorum. Rindera İş ve Yaşam Merkezi binasının bir katında oluşturulacak Meslek Yüksekokulumuzda 2 yılın birinci yılı teorik eğitim, ikinci yılı ise Bölgedeki firmaların dahil olacağı uygulamalı eğitim olacaktır. Açılacak bölümler tamamen Denizli OSB’deki sanayicilerin talep ve beklentilerine uygun olacak şekilde planlanacaktır" ifadelerini kullandı. "Sanayiyle tam uyumlu, güçlü bir eğitim ekosistemi inşa ediyoruz" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı ise mesleki eğitimin bölge için stratejik bir öncelik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Öncelikle Rindera İş ve Yaşam Merkezi Sahibi Muhanver Gözüm’e teşekkür etmek isterim. Meslek Yüksekokulu projemizden bahsettiğimde binanın bir katını ücret talep etmeksizin tahsis etmeyi kabul etti. Eğitime ve Bölgemize önemli bir kazanımda imzası bulunanlardan biridir kendisi. Yönetim kurulumuzla birlikte mesleki eğitimi, Denizli sanayisinin sürdürülebilir gelişiminin ve nitelikli üretimin temel taşı olarak görüyoruz. Bölgemizde mesleki eğitim alanında önemli başarılar elde eden DOSTEK Kolejimiz ve DOSTEM Mesleki Eğitim Merkezimizin ardından, Denizli OSB’ye kazandıracağımız Meslek Yüksekokulu ile sanayiyle tam uyumlu, uygulama ağırlıklı ve çağın ihtiyaçlarına cevap veren güçlü bir eğitim ekosistemi oluşturuyoruz. Bu adımla gençlerimizi yalnızca meslek sahibi yapmakla kalmayacak, onları mezun olur olmaz üretimin ve istihdamın merkezine taşıyacağız. Aynı zamanda sanayicilerimizin uzun süredir ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağına kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm sunmuş olacağız. Hayata geçireceğimiz Meslek Yüksekokulu projesinin, Denizli’nin üretim gücünü daha da pekiştireceğine ve gençlerimizin geleceğine yön veren örnek bir model olacağına inanıyoruz." Rindera İş ve Yaşam Merkezi Sahibi Muhanver Gözüm ise projeye katkı sunmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade ederek, Denizli OSB Meslek Yüksek Okulu’nun şehre, sanayicilere ve Bölgeye hayırlı olmasını diledi.
Bursa Başkan Şadi Özdemir’e Kızılcıklı’da çocuklardan kaykay park talebi geldi Bursa’da "Şadi Başkan Mahallende Söz Sende" programı kapsamında Kızılcıklı Mahallesi’ni ziyaret eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, mahalle sakinlerinin taleplerini dinledi. Çocukların kaykay park isteği, Nilüfer Spor Manifestosu’nun gündelik hareket ve aktif yaşam yaklaşımıyla birlikte değerlendirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, katılımcı belediyecilik anlayışı doğrultusunda başlattığı "Şadi Başkan Mahallende Söz Sende" buluşmalarını Kızılcıklı Mahallesi ile sürdürdü. Yoğun ilgi gören programda Başkan Şadi Özdemir’e başkan yardımcıları, meclis üyeleri, birim müdürleri, Kızılcıklı Mahalle Muhtarı Ülkü Celep ve Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar eşlik etti. Vatandaşlarla birebir görüşen Başkan Şadi Özdemir, onların talep ve önerilerini yerinde dinledi. Her yaştan vatandaşla bir araya gelen Başkan Şadi Özdemir, onların oyun parkı, yürüyüş yollarının uzatılması, Nilbel Kafe açılması, otobüs duraklarına engelli rampası kurulması gibi çeşitli alanlardaki isteklerini not aldı. İlgili başkan yardımcısı ve müdürlerin de hazır bulunduğu programda Başkan Şadi Özdemir, yapılabilecekler konusunda da vatandaşları bilgilendirdi. Mahalleye yapılması planlanan projeleri de aktaran Başkan Şadi Özdemir, "Vatandaşlarımızın isteklerini yerine getirmek için büyük bir çaba sarf ediyoruz. Kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanarak, Nilüfer’in daha yaşanabilir olması ve halkımızın mutluluğu için çalışıyoruz" dedi. Çocuklardan kaykay park talebi Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in park ve kamusal alanlara verdiği önemi bilen çocuklar, Kızılcıklı Mahallesi’ndeki buluşmaya arkadaşlarıyla birlikte katılarak skate park (kaykay parkı) taleplerini dile getirdi. Birlikte hareket ederek ekip halinde gelen çocuklar, yaşadıkları mahallede açık havada ve özgürce vakit geçirebilecekleri bir alan istediklerini ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Spor Manifestosu’nun temel yaklaşımı doğrultusunda; gündelik hareketi ve aktif yaşamı destekleyen bu tür alanların çocuklar ve gençler için ekranlardan uzaklaşıp sokakta, açık havada ve arkadaşlarıyla bir arada vakit geçirebilecekleri önemli sosyal ve sportif mekânlar olduğunu vurguladı. Özdemir, bu alanların hareket özgürlüğünü ve sosyalleşmeyi güçlendirdiğine dikkat çekti. Uygun alanların değerlendirilerek çocukların talebine karşılık vermek için ellerinden geleni yapacaklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, çocukların kente dair söz söylemesini ve taleplerini doğrudan dile getirmesini çok kıymetli bulduğunu ifade etti. Başkan Özdemir genç sporcuları tebrik etti Program kapsamında SMA hastası Yağız Efe ve ailesi ile de görüşen Başkan Şadi Özdemir, ailenin ihtiyaçları ve destek süreçleri hakkında fikir alışverişinde bulundu. Türkiye şampiyonasına gitmeye hak kazanan Nilüfer Kızılcıklı Spor Kulübü U-16 futbol takımı oyuncularıyla da bir araya gelen Başkan Şadi Özdemir, genç sporcuları tebrik ederek, başarılar diledi.
Bursa Başkan Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025’in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Ülkemizin yüzde 88’inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen bin 519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında bin 200 metreküpe, 2040 yılında bin 116 metreküpe, 2050 yılında da bin 69 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi" dedi. Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, "Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı’dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz" diye konuştu. Bursa’nın, Uludağ’dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz" dedi. Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız" diye konuştu. Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15’inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa’da atık su arıtma tesislerini bu fikirle ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa’nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır" dedi. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı’nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti.
İstanbul Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde, Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı gerçekleştirildi Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde Beşiktaş’ta Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Toplantıda Bakan Fidan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya ve Sırbistanlı mevkidaşlarıyla ikili görüşmelerde bulundu. İlk toplantısı geçtiğimiz yılın Temmuz ayında yapılan Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde İstanbul Beşiktaş’ta bulunan Çırağan Sarayı’nda gerçekleşti. Toplantıya Bakan Fidan’ın yanı sıra Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Elisa Spiropali, Bosna-Hersek Dışişleri Bakanı Elmedi Konakoviç, Karadağ Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ervin İbrahimoviç, Kosova Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Diaspora Bakanı Donika Gervalla-Schwarz, Kuzey Makedonya Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Timco Mucunski, Sırbistan Dışişleri Bakanı Marko Curiç katıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konakoviç, Kosova Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Diaspora Bakanı Donika Gervalla-Schwarz, Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Elisa Spiropali, Kuzey Makedonya Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Timco Mucunski, Sırbistan Dışişleri Bakanı Marko Curiç ve Karadağ Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ervin İbrahimoviç, Balkan Barış Platformu ikinci toplantısı öncesinde aile fotoğrafı çekildi. Toplantıda önemli başlıklar ele alındı Türkiye’nin öncülüğünde tesis edilen platform, bölgesel sahiplenme anlayışıyla, bölge ülkeleri arasında diyaloğu, güveni ve iş birliğini artırmak ve bölgesel meselelere kalıcı çözümler üretilmesine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilmişti. Platformun bu toplantısında, bölgesel meseleler, müşterek sınır yönetimi ve düzensiz göçle mücadele, AB süreçlerinde iş birliği ve eş güdüm, enerji güvenliği, dijitalleşme, sanayi, gençlik, teknoloji, ulaşım koridorları ve bağlantısallık dahil olmak üzere geniş yelpazede çeşitli başlıklar ele alındı. Toplantıda ayrıca; bölgesel sahiplenme ilkesinin önemi, Balkan Barış Platformu’nun, mevcut bölgesel ve uluslararası süreçlerin alternatifi değil, tamamlayıcısı ve destekleyicisi niteliğinde olduğunun teyiti, Türkiye’nin Balkanlar’da barış, diyalog ve refaha katkı sağlayacak somut projelere dayanan bir iş birliği zemini oluşturma yönündeki iradesi, AB’nin genişleme sürecinin, bölgesel hassasiyetleri gözeten ve birleştirici bir çerçevede yürütülmesi konuları konularına değinildi. Türkiye’den Balkanlar’da çok taraflı iş birliği Türkiye’nin, Balkan Barış Platformu’na katılan ülkelerle toplam ticaret hacmi yaklaşık 7 milyar Dolar, bu ülkelerdeki toplam yatırımların ise yaklaşık 8,9 milyar Dolar tutarında olduğu kaydedildi. Türkiye’nin, 13 Balkan ülkesini bir araya getiren tek platform olan Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci’nde (GDAÜ) aktif şekilde yer aldığı ve bölgesel iş birliğini teşvik ettiği ifade edildi. Türkiye’nin öncülüğünde kurulan Türkiye-Bosna-Hersek-Hırvatistan ve Türkiye-Bosna-Hersek-Sırbistan üçlü danışma mekanizmalarının, Türkiye’nin Balkanlar’da diyalog, uzlaşı ve güven inşasına verdiği önemin somut örneklerini oluşturduğu belirtildi. Türkiye’nin ayrıca, NATO Kosova Gücü (KFOR) ve Bosna-Hersek’teki EUFOR Althea Harekatı gibi askeri mevcudiyetlere katılarak, bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğü ifade edildi. Türkiye’nin KFOR Komutanlığı görevini bir yıllığına 2025 Ekim ayında İtalya’dan devraldığı belirtildi.
Denizli Evde tansiyon ölçümünde dikkat edilmesi gerekenler Özel Denizli Tekden Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Şeyma Akan İlhan, evde tansiyon ölçümünün nasıl yapılması gerektiğini ve 40 yaş üzeri bireyleri düzenli olarak ölçüm yapmaları konusunda uyardı. Özel Denizli Tekden Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Şeyma Akan İlhan, evde tansiyon ölçümünün doğru şekilde yapılmasının erken tanı ve tedavi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Tansiyon ölçümünden önce mutlaka 5-10 dakika dinlenilmiş olması gerektiğini ifade eden Dr. İlhan, son 30 dakika içinde çay, kahve ve sigara tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Ölçüm sırasında kişinin oturur pozisyonda, sırtı yaslanmış halde olması gerektiğini vurgulayan Dr. İlhan, kolun kalp hizasında tutulmasının ve bacak bacak üstüne atılmaması konusunda uyarılarda bulundu ve bu hususların dikkat edilmediğinde yanlış sonuç alınılacağını söyledi. Tansiyon aletinin manşonunun kola ne çok sıkı ne de çok gevşek bağlanması gerektiğini belirten İlhan, ölçüm esnasında konuşulmaması gerektiğinin de altını çizdi. Ailesinde tansiyon hastalığı bulunan bireyler ile özellikle 40 yaş üzerindeki kişilerin evde belirli aralıklarla tansiyon ölçümü yapmasının erken tanı açısından önemli olduğunu ifade eden Dr. İlhan, tansiyonun uzun süre belirti vermeden yüksek seyredebildiğini söyledi. Yüksek tansiyonun göz, kalp, beyin ve böbrek sağlığını olumsuz etkileyebileceğini dile getiren İlhan, erken tanı ve düzenli takibin hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Ayrıca uzun süredir aynı tansiyon ilacını kullanan hastaların da ölçümü ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. İlhan, "İlaç kullanan bireyler, herhangi bir şikayetleri olmasa bile belirli aralıklarla tansiyonlarını ölçmeli ve anormal bir değerle karşılaştıklarında mutlaka hekime başvurmalıdır" dedi.