KÜLTÜR SANAT
Kütahya’da Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına hat, tezhip ve ebru sergisi açıldı 05 Mart 2026 Perşembe - 10:39:38 Kütahya’da, Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına hat, tezhip ve ebru sergisi açıldı. Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı etkinlikleri kapsamında, "Sanatın Diliyle Değerlerimiz" temalı hat, tezhip ve ebru sergisi, Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün giriş katında düzenlenen programla açıldı. Serginin açılışında konuşan Kütahya Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Halit Sunar, serginin yalnızca bir sanat faaliyeti olmadığını, medeniyetin ruhunu ve inancın estetikle buluştuğu zarafeti yansıttığını belirtti. Sunar, hat sanatında sabrı, tezhipte zarafeti ve ebruda teslimiyeti görmenin mümkün olduğunu vurgulayarak, eserlerin kursiyerlerin emeğini ve değerlere bağlılığını ortaya koyduğunu ifade etti. Sunar, Halk Eğitimi Merkezlerinde yürütülen kursların, hayat boyu öğrenme anlayışıyla bireylerin hem mesleki hem de kültürel gelişimine katkı sunduğunu dile getirdi. Kütahya İl Millî Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, serginin; medeniyetimizin estetik anlayışını, inancımızın zarafetini ve kültürel mirasımızı yansıtan anlamlı bir buluşma olduğunu belirterek, sergide yer alan her bir eserin sabır, incelik ve gönül emeğinin ürünü olduğunu kaydetti. Yılmaz, Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde yürütülen kursların, bireylerin gelişimine katkı sağlamanın yanı sıra kültür ve medeniyet mirasının yaşatılmasına da önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Konuşmaların ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. İl Millî Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, sergide yer alan eserleri inceleyerek usta öğreticilerden bilgi aldı ve emeği geçenlere teşekkür etti.
05 Mart 2026 Perşembe - 10:38 Kütahya’da ’Peygamber Efendimizin Doğumunun 1500. Yılı Anısına Hat, Tezhip ve Ebru Sergisi’ açıldı Kütahya’da ’Peygamber Efendimizin Doğumunun 1500. Yılı Anısına Hat, Tezhip ve Ebru Sergisi’ açıldı. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) doğumunun yılı etkinlikleri kapsamında, "Sanatın Diliyle Değerlerimiz" temalı Hat, Tezhip ve Ebru Sergisi, Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün giriş katında düzenlenen programla açıldı. Serginin açılışında konuşan Kütahya Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Halit Sunar, serginin yalnızca bir sanat faaliyeti olmadığını, medeniyetin ruhunu ve inancın estetikle buluştuğu zarafeti yansıttığını belirtti. Sunar, hat sanatında sabrı, tezhipte zarafeti ve ebruda teslimiyeti görmenin mümkün olduğunu vurgulayarak, eserlerin kursiyerlerin emeğini ve değerlere bağlılığını ortaya koyduğunu ifade etti. Sunar, Halk Eğitimi Merkezlerinde yürütülen kursların, hayat boyu öğrenme anlayışıyla bireylerin hem mesleki hem de kültürel gelişimine katkı sunduğunu dile getirdi. Kütahya İl Millî Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, serginin; medeniyetimizin estetik anlayışını, inancımızın zarafetini ve kültürel mirasımızı yansıtan anlamlı bir buluşma olduğunu belirterek, sergide yer alan her bir eserin sabır, incelik ve gönül emeğinin ürünü olduğunu kaydetti. Yılmaz, Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde yürütülen kursların, bireylerin gelişimine katkı sağlamanın yanı sıra kültür ve medeniyet mirasının yaşatılmasına da önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Konuşmaların ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. İl Millî Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, sergide yer alan eserleri inceleyerek usta öğreticilerden bilgi aldı ve emeği geçenlere teşekkür etti. (EFE-
Bayburt’ta on beşi coşkusu: Asırlık gelenek ile çocuklar sokakları şenlendirdi
04 Mart 2026 Çarşamba - 22:23 Bayburt’ta on beşi coşkusu: Asırlık gelenek ile çocuklar sokakları şenlendirdi Bayburt’ta ramazan ayının 14’üncü gününü 15’ine bağlayan gecede yaşatılan asırlık on beşi geleneği bu yıl da çocukların coşkusuyla sürdürüldü. İftarın ardından poşetlerini alarak sokaklara çıkan çocuklar, kapı kapı dolaşıp "on beşi" diye seslenerek şekerleme, çikolata, fındık, fıstık topladı. Bayburt’a özgü gelenekler arasında yer alan on beşi, bu yıl da mahalle aralarında renkli görüntülere sahne oldu. Soğuk havaya rağmen evlerinden çıkan çocuklar, vatandaşların kapılarını çalarak hem Ramazan sevincini paylaştı hem de kendileri için hazırlanan hediyeleri topladı. Büyükler ise çocuklara şeker, çikolata, kuru yemiş ve çeşitli ikramlarda bulunarak, geleneğin sürmesine katkı sundu. Uzun yıllardır sürdürülen gelenekle, ramazan ayının 15’ine ulaşmanın sevinci yaşanırken, çocukların sevindirilmesi de amaçlanıyor. Bayburt sokaklarında her yıl tekrarlanan bu gelenek, kentin kültürel hafızasında önemli yerini korumaya devam ediyor. Çocuklar poşetlerini doldurdu Bayburtlu çocuklardan Ebubekir Işılak, kente özgü bu geleneği her yıl heyecanla beklediklerini belirterek, "Bayburt’a özgü bir geleneğimiz var, adı da on beşi. Kapı kapı gezip şekerlemeler toplarız. Akşam da ailemizle birlikte atıştırırız" dedi. Muhammet Enes Göktaş da geleneği arkadaşları ve kuzenleriyle birlikte yaşattıklarını ifade ederek, "Çok güzel bir gelenek, hep beraber seviyoruz. Arkadaşlarımla, kuzenlerimle çok eğleniyoruz. ‘On beşi’ diye bağırarak şekerlemeler topluyoruz. Hep beraber bağırınca sesimiz daha kuvvetli çıkıyor, bize daha fazla şeker ve çikolata veriyorlar. Poşetlerimiz doluyor" diye konuştu. Hira Dikbaş ise iftarın ardından montunu giyip şeker toplamaya çıktığını söyledi. Ayşegül Anar da ramazan ayında on beşi gibi güzel geleneklerin yaşatıldığını, bu toplamanın her gün değil sadece bu gece yapıldığını dile getirdi. Nisa Çaphan da on beşinin Bayburt’a özel bir gece olduğunu söyleyerek, çocukların iftardan sonra evlerin kapısını çalıp "on beşi" diyerek şekerlerini aldığını ifade etti. "Dedelerimizden bugüne aktarılan çok güzel bir gelenek" Vatandaşlardan Mehmet Çınar, geleneğin dedelerden bu yana kuşaktan kuşağa aktarıldığını bildirerek, "Bu gelenek yüzyıllardır devam ediyor. Çocukları sevindirmek için ramazan ayının 14’ünü 15’ine bağlayan gecede on beşi toplanır. Başka bir memlekette bu coşku yoktur. Çocuklar her kapıyı çalar, her kapı da onları gülerek karşılar. Meyve, kuru yemiş, şeker, çikolata, para verilir ve çocuklar sevindirilir. Bu güzel bir gelenektir, bu gelenekten mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Soğuk havaya rağmen çocuklar geleneği yaşatıyor" Özgür Demir ise Bayburt’un asırlık geleneğinin bu yıl da aynı heyecanla sürdüğünü kaydederek, "Bayburt’umuzun asırlık geleneği on beşi, her yıl olduğu gibi bu sene de coşkuyla devam ediyor. Bu soğuk havaya rağmen çocuklar sokak sokak, kapı kapı gezip bu geleneği yaşatmaya çalışıyorlar. Bizler de onların gönlünü hoş etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Şekerlemelerini verip onları sevindiriyoruz" dedi.
Anadolu’nun kadim hafızası dünya sinemasıyla buluşuyor
04 Mart 2026 Çarşamba - 18:54 Anadolu’nun kadim hafızası dünya sinemasıyla buluşuyor Bitlis’in yüzyıllara meydan okuyan geleneksel el sanatlarını ve bu zanaatlara ömrünü adamış son ustalarını konu alan "Zamanın Ustaları" belgesel sinema projesinden, ilk görüntüler yayınlandı. Uluslararası film festivallerinde Türkiye’yi temsil etme hedefiyle yola çıkan proje, bölgenin kültürel mirasına ışık tutuyor. Yapımcılığını ve yönetmenliğini, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde medya ve sinema alanında dersler veren, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gözde Sunal’ın üstlendiği "Zamanın Ustaları" (Timeless Masters), alışılagelmiş belgesel kalıplarının dışına çıkarak izleyiciye farklı bir anlatı tarzı sunuyor. Bitlis’in tarih kokan atmosferini de yansıtan belgesel, taşın ve toprağın hafızasını, uluslararası sinema standartlarında, şiirsel ve derinlikli bir görsel dille kayıt altına alıyor. Yaşayan hazineler ve son ustalar bir arada Filmde; UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen Adilcevazlı geleneksel baston ustası Cumali Birol’un, Bitlis’in yöresel ayakkabısı "Harik"in bölgedeki son temsilcisi Haydar Yılmaz’ın, Ahlat ve Bitlis taşının sırrını çözen taş işçiliği geleneğinin temsilcileri Emre Nacaroğlu ile Metin Coşkun’un ve Ahlat bastonculuğunun önemli isimlerinden, Kültür Bakanlığı sanatçısı ve Yaşayan İnsan Hazineleri envanterine kayıtlı Refa Gökbulak’ın zanaat yolculukları yer alıyor. Geleneksel zanaatların sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bağların ve yerel kimliğin taşıyıcısı olduğu gerçeğinden hareketle, modernleşme karşısında kaybolma riski taşıyan mirası belgeleyerek gelecek nesillere aktarmayı ve farkındalık oluşturmayı hedefleyen belgesel, toplumsal hafızayı güçlendirirken kültürel sürdürülebilirliğe de önemli katkılar sağlıyor. Ustanın elinden zamana düşen iz Sadece bir zanaat anlatısı olmanın ötesinde; sabır, zaman ve miras kavramlarını sorgulayan "Zamanın Ustaları", izleyiciyi sessiz bir tanıklığa davet ediyor. Film; taşın, ahşabın ve hariğin usta ellerde nasıl bir sanat eserine dönüştüğünü anlatırken, bu kadim geleneğin ardındaki derin felsefeyi de gözler önüne seriyor. Projenin yapımcısı ve yönetmeni Doç. Dr. Gözde Sunal, filmle ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Amacımız, sadece unutulmaya yüz tutmuş meslekleri belgelemek değil; bu topraklardaki sessiz emeği, evrensel bir sinema diliyle tüm dünyaya duyurmaktı. Bir ustanın çekici indirirken hissettiği o duyguyu, dünyanın diğer ucundaki bir izleyiciye de hissettirmek istedik. Bu film, Bitlis’ten dünyaya açılan bir kültür köprüsüdür." Uluslararası Festival Yolculuğu Özgün anlatımı ve güçlü görsel dünyasıyla dikkat çeken "Zamanın Ustaları", önümüzdeki aylarda dünya genelindeki prestijli film festivallerinde yarışarak Anadolu’nun kültürel mirasını uluslararası arenada temsil etmeyi hedefliyor.
Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri, farkındalık yürüyüşü ile başladı
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:38 Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri, farkındalık yürüyüşü ile başladı Samsun’un Atakum Belediyesi tarafından düzenlenen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü özel programı, farkındalık yürüyüşü ile başladı. Yürüyüşe katılmak isteyen çok sayıda vatandaş, Özgecan Kadın Danışma Merkezi önünde bir araya geldi. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel ve çok sayıda vatandaş, ellerinde pankartla Ata Sahne’ye kadar olan mesafeyi kadın haklarına dikkat çekmek için kat etti. Bando takımı eşliğinde güzergahı takip eden korteje, Atakumlular balkonlara çıkarak alkışlarla destek verdi. Başkan Serhat Türkel ve beraberindeki vatandaşlar Ata Sahne’de coşkuyla karşılandı. Başkan Türkel merkezde yaptığı konuşmada, ülke gündeminden düşmeyen kadına şiddet olaylarına tepki göstererek, "Sadece 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde değil, her gün kadın haklarına dikkat çekmeliyiz, seslerini daha güçlü duyuracak çalışmalara imza atmalıyız. Atakum Belediyesi olarak tam katılımcı hizmet anlayışıyla, kadın üretimini ve katılımını destekleyen çalışmalar için tüm imkanlarımızı kullanmaya devam edeceğiz. Kadın kutsaldır, üretendir, anadır. Saygının bir gün, bir hafta değil her gün olması gerektiğini düşünerek inşallah bu farkındalık yürüyüşünün etkisini göstermesini diliyorum" dedi. Yürüyüşün ardında merkezde, balon uçurma etkinliği gerçekleştirildi. Kadınların gökyüzüne bıraktığı yüzlerce balon merkezde görsel şölen yaşatırken, katılımcılar coşku dolu anlar yaşadı. Etkinlikler ‘Kadın Yolu Sergisi’nin açılışı ile devam etti. Sergide sanat, ekonomi ve bilim gibi çeşitli alanlarda ilklere imza atan kadın portreleri vatandaşlarla buluştu. Cumhuriyet tarihinin ilk kadın arkeoloğu Jale İnan’dan ilk kadın pilot Sabiha Gökçen’e öncü kadın kadınlar hikayeleri ile ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. Serginin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise şiddet nedeniyle hayattan koparılan kadınların fotoğraflarına yer verildiği bölüm oldu. Türkiye’de artan kadın cinayetlerine dikkat çeken sergi, ziyaretçilerine duygusal anlar yaşattı. Programda ayrıca Kübra, Atakan ve Volkan üçlüsünün sahne aldığı akustik konser vatandaşlarla buluştu.
Başkan Sandıkçı: "Ramazan’da gönül bağımızı güçlendirmeye devam ediyoruz"
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:51 Başkan Sandıkçı: "Ramazan’da gönül bağımızı güçlendirmeye devam ediyoruz" SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Ramazan ayının manevi ikliminde 7’den 70’e tüm vatandaşlarla bir araya gelip, gönül bağını güçlendirdiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Ramazan ayı boyunca ilçede gerçekleştirdikleri birçok etkinlik ve programla Ramazan’ın bereketini paylaşmaya devam ettiklerini, çocuklarla, gençlerle ve ailelerle buluşmayı sürdürdüklerini söyledi. Çat kapı iftar programıyla vatandaşları evlerinde ziyaret ederek iftar sofralarında buluşmayı sürdürdüklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, her akşam farklı bir mahallede teravih namazı sonrası mahalle buluşmalarıyla vatandaşlarla bir araya geldiklerini dile getirdi. Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinliklerinde de ailelerle bir araya geldiklerini, çocukları ve gençleri hediyelerle buluşturduklarını belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde hemşehrilerimizle ve gençlerimizle buluşmayı, Ramazan’ın sevincini paylaşmayı sürdürüyoruz" dedi. Teravih namazı sonrası gerçekleştirdikleri mahalle buluşmalarıyla ilçe sakinlerinin taleplerini ve önerilerini dinlediklerini, ayrıca yürütülen çalışmalar ile ilgili istişarelerde bulunduklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizin dört bir köşesinde hemşehrilerimizle ve gençlerimizle buluşuyor, mübarek Ramazan ayının bereketine ortak olmaya devam ediyoruz. Çat kapı iftar programımız ve teravih namazı sonrası mahalle buluşmalarımızla hemşehrilerimizle bir araya geliyor, Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinliklerimizle çocuklarımızın ve gençlerimizin neşesine ortak oluyoruz. Mahalle buluşmalarımızda hemşehrilerimizin taleplerini ve önerilerini dinliyoruz. Ortak akıl anlayışıyla çalışmalarımıza yönelik istişarelerde bulunuyoruz. Ramazan ayının manevi ikliminde 7’den 70’e tüm gençlerimizle ve hemşehrilerimizle bir araya gelmeyi sürdürüyor, gönül bağımızı güçlendirmeye devam ediyoruz" diye konuştu.