Son Dakika
|
Kuzey Kore dev savaş gemisinden füze denemesi yaptı
Arakçi: "ABD, fırkateynimizi batırarak vahşet işledi ve bundan çok pişman olacak"
NATO: "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz''
İran’dan Körfez ülkelerine 468 balistik füze fırlatıldı
Dışişleri Bakanı Fidan, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile görüştü
MSB: İran'dan atılan balistik füze engellendi
Fatma Nur öğretmen son yolculuğuna uğurlandı
İsrail, İran'da füze ve savunma sistemlerinin bulunduğu tesisleri vurdu
Artvin-Şavşat karayolunda heyelan
İsrail Savunma Bakanı Katz: "Hamaney'in halefi de kesin bir hedef olacak"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın öldüğü iddiaları yalanlandı
Bakan Fidan, ABD’li mevkidaşı ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ömer Halisdemir Anıtı’nda dua etti
Pezeşkiyan'dan İspanya'ya: "Batı dünyasında hala duyarlı vicdanlar var"
ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği'nden Irak'taki ABD vatandaşlarına acil tahliye çağrısı
Putin: "Belki de Avrupa pazarlarına doğal gaz tedarikini hemen şimdi durdurmamız mantıklı olurdu"
Bakan Kacır: "İhracatımızı 273 milyar dolara çıkardık"
POLİTİKA
Dr. Öğr. Üyesi Taşçı: "Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor"
05 Mart 2026 Perşembe - 10:43:44
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırıları sonrası Türkiye’nin diplomatik tutumu hakkında yaptığı açıklamada, "Türkiye Barış Pınar’a harekatı yapıp PKK’lıları hedef aldığında her gün ona resmi devlet televizyonundan lanetler okuyan bir İran var. Aynı şekilde sürekli sıradaki Türkiye diyen bir İsrail var. Bütün bunlara rağmen, Kerkük seçimlerinde bize yapılanlara rağmen, Suriye’de İran’ın yaptıklarına rağmen Türkiye, şu an komşuluk ahlakı ve diplomatik ahlakını konuşturarak, araya girerek Amerika’nın önünde bent olmaya çalışıyor" dedi. ÇOMÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası İlişkiler ve Politika Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Necat Taşcı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırıları karşısında Türkiye’nin diplomatik pratiklerine ilişkin İhlas Haber Ajansına açıklamalarda bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Dolayısıyla Türkiye’nin bu tavrını İran’ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail’in bütün dünyayı ve bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye’yi karşısına almak istemeyeceğini, Amerika’nın da aynı şekilde bu kadar hesap kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin’le girişeceği rekabette Türkiye’ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. ABD’nin, İsrail’in ve İran’ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye’yi karşısına almayacağını vurgulayan Taşçı, "ABD’nin, İsrail’in ve İran’ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye gibi bir gücü karşısına almayı göze alamayacağını düşünüyorum. Bunun Amerika perspektifinden birinci ve temel nedeni, Amerika biliyorsunuz önümüzdeki birkaç sene içerisinde gerçekten çok çetin bir mücadeleye Çin’le girişeceğini öngörüyor. Özellikle Türkiye’den büyük bir geniş bir coğrafyada vaat ettikleri var Amerika Birleşik Devletleri’ne. Amerika bunu kaybetmek istemiyor. İsrail’in özellikle son 2 buçuk senelik soykırımla beraber bölgeden izole olması, İran’ın politikaları sebebiyle bölge ülkeleri arasındaki uçurumun genişlemiş olması ve şu son İran’ın özellikle körfez ülkelerin hedef almasıyla bu uçurumun açılması Türkiye’ye bütün aktörlerin hem Amerika’nın dış politika önceliklerinin ihtiyacı olduğunu gösteriyor bu bölgede. O yüzden mesela biz Amerika’yı bu konuda eleştiriyoruz" dedi. Türkiye’nin bölgesel ’üçüncü onurlu bir yol oluşturabiliriz’ söylemlerine mesafeli yaklaşan körfez ülkelerinin Türkiye’nin ne kadar haklı olduklarını şimdi fark ettiklerini belirten Dr. Öğretim Üyesi Taşçı, "Amerika’nın şu anda Suudi Arabistanlı yetkililer mesela El Cezire’de çıkıp bizi sattı. Yani o hava savunma sistemleri İsrail’i korumak için orası öncelendi ve biz yarı yolda bırakıldık diyorlar, bu bir. Diğer taraftan Çin çok iyi bir imtihan vermedi. İran’da Pezeşkiyan kendi ağzıyla artık alenen eleştirecek raddeye geldi biliyorsunuz. Bu da mesela Çin’le müttefik olma ihtimali olan ülkeler için bir ders. Dolayısıyla bu senaryo hem Amerika’nın hem Çin’in yani yağmurdan kaçarken doluya tutulma senaryosuna döndürdüğü için bölgedeki aktörleri Türkiye’yi ön plana çıkarıyor. Nasıl? Türkiye’nin daha önce söylediği ve belirttiği bizim bölgesel üçüncü onurlu bir yol oluşturabiliriz minvali söylemleri, bölgesel bir inisiyatif oluşturmalıyız minvali söylemlerine zamanında sadece Türkiye söylüyor diye, maalesef bazı körfez ülkeleri mesafeli yaklaşmışlardı. Şu an geldiğimiz senaryo Türkiye’nin aslında bunu söylerken ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu akıl sahadaki gerçekliklerle beraber desteklenmişken bir realize edilebilirse, Türkiye öncülüğünde böyle bir organizasyon ortaya çıkarabilirse, Müslüman ülkeler, bölge ülkeleri bu hem Gazze’deki, hem bölgedeki hem de bundan sonra yeni jeopolitik denklemler içerisindeki birçok dengeyi değiştirmeye namzet olabilir" şeklinde konuştu. Savaş durumunda Türkiye’nin diplomatik ve komşuluk ahlakını konuşturduğunu kaydeden Taşçı, şu ifadeleri kullandı: "Buradan şunu söylemek ile çalışmıyorum yani siyasi bir pragmatizm yapmıyorum ama zaten Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor. Bakın Türkiye Barış Pınar’a harekatı yapıp PKK’lıları hedef aldığında her gün ona resmi devlet televizyonuna lanetler okuyan bir İran var. Aynı şekilde sürekli sıradaki Türkiye diyen bir İsrail var. Bütün bunlara rağmen, Kerkük seçimlerinde bize yapılanlara rağmen, Suriye’de İran’ın yaptıklarına rağmen Türkiye, şu an komşuluk ahlakı ve diplomatik ahlakını konuşturarak, araya girerek Amerika’nın önünde bent olmaya çalışıyor. Türkiye bunu yaparken, Allah korusun ama benzeri bir durum başına gelseydi aynısının kendisine yapılmayacağını biliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin bu tavrını İran’ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail’in bütün dünyayı ve bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye’yi karşısına almak istemeyeceğini, Amerika’nın da aynı şekilde bu kadar hesap kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin’le girişeceği rekabette Türkiye’ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum."
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:59
CHP Genel Başkanı Özel: "Biz her zaman Türkiye’nin birliğini, uluslararası meselelerde siyaset üstünde ele alınmasını savunduk"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin, "Biz her zaman Türkiye’nin birliğini, uluslararası meselelerde siyaset üstünde ele alınmasını savunduk" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisince Kağıthane’de düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde partililere seslendi. ABD-İsrail tarafından İran’a yönelik saldırılara değinen Özel, "İran’a demokrasi gelmesini beklesek de, bu işi yapacak olan İranlıların kendisidir. Ellerde Iraklıların kanı olanlar, Netenyahu gibiler İran’a demokrasi getiremez. Buna sessiz kalan herkes bu suçun ortağıdır. 160 tane kız çocuğu ABD-İsrail bombalarıyla öldürüldü, Batı sessiz. Gözü dönmüş İsrail, dizginlenemez Trump bunları yapınca herkes Türkiye’nin güvenliğini konuşmaya başladı. İç cephe kuvvetli olsun dendi. Biz her zaman Türkiye’nin birliğini, uluslararası meselelerde siyaset üstünde ele alınmasını savunduk" dedi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:53
Başkan Kul: "Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanet"
Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanettir ve biz bu emanetin bekçisi olmaya devam edeceğiz" dedi. Başkan Şenol Kul, Mart ayı Meclis Toplantısı’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Belediye binasının yıkım süreci ve tadilat masrafları üzerinden yürütülen dezenformasyon çalışmalarına tepki gösteren Başkan Kul, şeffaf belediyecilik vurgusu yaptı. Belediye binasının yıkılacağı bilinmesine rağmen içine fahiş masraflar yapıldığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Başkan Kul, "Siyaset nezaket ve dürüstlük işidir; iddiayı ortaya atan, ispatla yükümlüdür. Birileri bir şey yazıyor ve herkesin buna inanması bekleniyor. Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar binamızda yapılan tüm tadilatların toplam bedeli sadece 1 milyon 300 bin TL civarındadır. 15 milyon TL gibi hayali rakamlarla kamuoyunu yanıltmaya çalışanlara en güzel cevabı resmi kayıtlarımız vermektedir. Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanettir ve biz bu emanetin bekçisi olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Terme’nin çehresini değiştirecek Büyük Meydan Projesi ve diğer vizyon yatırımların hayata geçmesinde güçlü bir iş birliği yürüttüklerini ifade eden Başkan Kul, destekleri için Samsun’un siyasi liderlerine teşekkür etti. Başkan Kul, "İlçemizdeki dev projelerin hayata geçmesinde ve Terme’ye kazandırılan her hizmette bizlerden desteğini esirgemeyen Milletvekilimiz Mehmet Muş ile Samsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’a Terme halkı adına canıgönülden teşekkür ediyorum. Mevcut esnafımızı da gözeterek attığımız bu adımlarla, şehrimizin yarınlarını el birliğiyle inşa ediyoruz" şeklinde konuştu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:45
AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalar
TBMM Genel Kurulunda İYİ Parti’nin grup önerisi üzerine AK Parti Grubu adına söz alan Önceki Dönem İçişleri Bakanı, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Altınok, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Maalesef, bölgemiz bir ateş çemberi içerisinde ama bu ateş çemberi içerisinde olmak bugünün meselesi değil sadece; İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batılı emperyalist devletlerin İsrail’in kuruluşunu sağlamalarından sonraki süreçte Orta Doğu’da kan ve gözyaşı hiçbir zaman durmadı. Maalesef, akmaya devam ediyor; daha bundan altı ay öncesine kadar burada İsrail’in Gazze’deki Filistinlilere yapmış olduğu katliamı konuşuyorduk; 70 binin üzerinde insan, büyük bir kısmı kadın ve çocuk olmak üzere katledildi ama kimsenin, Batı değerlerini savunduğunu iddia eden Batılı devletlerin hiçbirisinin hemen hemen sesi çıkmadı. Bugün de yine İran gibi Orta Doğu coğrafyasının en kadim devletlerinden bir tanesine İsrail- Amerika iş birliğiyle saldırılıyor. Sebep ne? "Nükleer silahı olmasın ve balistik füzeleri olmasın." Bunu diyen ülkeler hem nükleer silaha sahip hem de balistik füzelere sahip, en güçlü silahlara sahip ülkeler. ‘Bizde olacak, bir başkasında olmayacak. Biz mahallenin kabadayısı olacağız, bir başkası sesini çıkaramayacak’ anlayışıyla çoluğu çocuğu, insanları katletmeye devam ediyorlar bu mübarek ramazan gününde. Bütün bu gelişmeler neticesinde, değerli arkadaşlar, ülkemiz açısından en büyük avantajımız Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel vizyonu sayesinde ülkemizi, devletimizi bu ateş çemberinin dışında tutabilme gayretimiz ve başarımızdır diye düşünüyorum. İsrail’in niyetini biliyoruz, arzımevut niyetlerini de biliyoruz, İran’la kalmayacaklarını da biliyoruz; Orta Doğu coğrafyasında güçlü, kendilerine rakip olabilecek, kendilerine "hayır" diyebilecek bir devletin var olmasını istemediklerini biliyoruz. Buna göre, yirmi üç yıldır Ak Parti hükûmetleri döneminde çok büyük işler yapmış olmamıza rağmen en önemli işimiz savunma sanayi noktasında ülkemizi getirdiğimiz çok muazzam noktadır. Eksikliklerimiz yok mu? Tabii ki var eksikliklerimiz. İnşallah Kaan’ı da kendi savaş uçaklarımızı da başka alanlardaki ihtiyaç duyduğumuz diğer silahlarımızı da en kısa sürede, en gayretli bir şekilde üretme ve savunma sanayi noktasında dışa bağımsız olma oranımızı, yüzde 80’lere çıkardığımız o oranı, yüzde 90’lara, 95’lere çıkarabilme gayretini özellikle göstermekteyiz, o gayreti göstereceğiz. Buradaki en önemli işimiz Türkiye’deki 86 milyon insanımızla bir ve beraber olabilme noktasındaki gayretimizi devam ettirebilmemizdir. Farklı siyasi partilerde olabiliriz, farklı siyasi fikirlerimiz olabilir ama ortak noktamızın Türkiye Cumhuriyeti devleti ve 86 milyon insanımızın iyi ve sağlıklı bir memlekette, sağlıklı bir ortamda, güvenli bir ortamda yaşayabilmelerini sağlamak olduğunu hepimizin bilmesi lazım gelir. Bu noktada, özellikle terörsüz Türkiye çalışmalarında hemen hemen bütün siyasi partilerin katılımıyla ortak noktalarda buluşulabildiğini göstermiş olan bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin bundan sonraki çalışmalarda da ülkemizin menfaati, milletimizin geleceği adına atılabilecek olumlu adımlarda birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceğine inanıyorum.’’
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Mart 2026 Çarşamba- 15:09
Dışişleri Bakanı Fidan, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile görüştü
2
02 Mart 2026 Pazartesi- 18:53
Başkan Yalım, Atatürk Mahallesi’nde yüzlerce vatandaşla iftar sofrasında bir araya geldi
3
03 Mart 2026 Salı- 22:54
Bakan Fidan: "Savaşın yayılma riski bizi endişelendiriyor"
4
04 Mart 2026 Çarşamba- 21:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız"
5
04 Mart 2026 Çarşamba- 18:35
Ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:37
BBP Genel Başkanı Destici: "Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Keçiören İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen İftar programına katıldı. Programda konuşan Destici, dünya Müslümanlarının durumuna değinerek, "Doğu Türkistan’dan Filistin’e, Kafkaslar’dan Türkmen eline, Myanmar’a kadar hala pek çok Türk coğrafyasında ve İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı akmaya devam ediyor. Gazze’deki kardeşlerimiz yıkık dökük binalar arasında Ramazan’ı geçirmeye çalışıyor. Doğu Türkistan’dakiler Kızılçin’in zulmü altında Ramazan’ı karşılıyor. Myanmar’dakiler, Yemen’dekiler, Sudan’dakiler, Somali’dekiler bir taş çorbayı bulamadan iftar yapıyor, üç hurma bulamadan sahur yapıyor" ifadelerini kullandı. Türk milletinin vatanı için yapabileceklerini aktaran Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez. Rahmetli şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın tam buna uygun bir güzel sözü var. Biz kan dökmeyi seven bir millet değiliz. Ama gerektiğinde dünyanın şah damarını kesmesini de biliriz. Onun için Türkiye’ye parmak sallayanlar şunu bilsinler ki Türkiye’nin o parmak sallayanları da o parmakları da onun arkasındaki güçleri de kıracak, yenecek, mağlubiyete uğratacak gücü de, azmi de, kararlılığı da vardır" diye konuştu. Programa, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve partililer katıldı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:24
Bakan Gürlek: "İzmir, Ankara ve İstanbul’da bir irtibat bürosu kuracağız"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "İzmir, Ankara ve İstanbul’da da bir izdüşümü yani bir irtibat bürosu kuracağız. Pilot olarak bu illerimizi belirledik" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu üyeleriyle iftar programında bir araya geldi. Programda konuşma yapan Bakan Gürlek, yasama organının hukuk alanındaki rolüne işaret ederek, "TBMM Adalet Komisyonu, Yasama organının hukuk alanındaki iradesini temsil etmektedir. Özellikle TBMM Adalet Komisyonu bünyesinde ele alınan düzenlemeler yargı sisteminin istikametini belirlemektedir. Komisyon üyelerimize kıymetli çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Ortaya koyduğumuz reform belgeleri hukuk devletini güçlendirme amacı taşımaktadır" Adalet Bakanlığının reform belgeleri ve eylem planlarına değinen Bakan Gürlek, "Ortaya koyduğumuz reform belgeleri ve eylem planları hukuk devletini güçlendirme amacı taşımaktadır. Bizler sürekli olarak yeni eylem planları ve yeni reform belgeleriyle birlikte yasalarımızı, mevcut kazanımlarımızı bunun üzerine inşa etmekteyiz. Bu kapsamda Bakanlık olarak özellikle milletvekillerimize kanunların yapım sürecindeki çalışmalarda da arkadaşlarımız teknik destek sağlamaktadır. Adalet Bakanlığı Mevzuat Genel Müdürlüğü olarak bu konuda milletvekillerimize teknik destek sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. Toplumun adalet sistemine güveninin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara işaret eden Adalet Bakanı Gürlek, "Yapmış olduğumuz kanunlarla birlikte toplumun adalet sistemine duyduğu güvenin pekiştirilmesi, hukuki güvenliğin ve hukuki öngörülebilirliğin arttırılması, yargılamanın hızlandırılması, özellikle alternatif çözüm yollarının daha etkin kullanımına yönelik birçok önemli kazanım elde edildi" şeklinde konuştu. "Kadınlarımızın yaşadığı sorunları güncel olarak takip ediyoruz" Kadına karşı şiddetle mücadele ve 12. Yargı Paketi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Gürlek, "Özellikle kadına karşı şiddet konusunda etkin mücadele yöntemleri son zamanlarda çıkan kanunlarla belirlendi. Mağdur kadınlarımızın yaşadığı bir kısım sorunları güncel olarak takip ediyoruz. Bunlara ilişkin de tekrardan 12. Yargı Paketimizde özellikle düzenleme yapmayı, milletvekillerimizin huzuruna getirmeyi planlıyoruz" dedi. "Çocukları şiddete sevk eden olayları araştıracak şekilde bir çalışma yapmayı hedefliyoruz" Suça sürüklenen çocuklara ilişkin çalışmalara da değinen Bakan Gürlek, "Suça sürüklenen çocuk kavramı var. Bu konuda da maalesef artık çocuk kavramı değişti. Yani çocuklarımızı şiddete iten etkenlerin araştırılması gerekiyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ile birlikte bir platform kurduk. Biz, hem Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı hem de Milli Eğitim Bakanlığımızla birlikte özellikle çocukları eğitim ya da aile yapısından itibaren şiddete sevk eden olayları araştıracak şekilde bir çalışma yapmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. "Suça sürüklenen çocukların cezalarının tamamını çekmesi konusunda bir düşüncemiz var" Çocukların karıştığı suçlar ve toplumdaki cezasızlık algısının kırılması için adımlar atacaklarını ifade eden Bakan Gürlek, "Suça sürüklenen çocukların cezalarının tamamını çekmesi konusunda bir düşüncemiz var. Bu konuda da zaten Meclisimizde de bir komisyon kuruldu. Bunların hepsinin hep birlikte masaya yatırılması lazım. Bu konuda biz özellikle toplumda çocukların karıştığı suçlar ve toplumdaki cezasızlık algısının kırılması için adımlar atacağız. Amacımız uygulamada karşılığı olan ve somut iyileşme üreten düzenlemeleri ortaya koymak" dedi. "İzmir, Ankara ve İstanbul’da bir irtibat bürosu kuracağız" Hakimler ve Savcılar Kurulu nezdinde başlatılan çalışmalara değinen Bakan Gürlek, HSK bünyesinde Yargı Etkinliği ve Verimliliği Bürosu olduğunu belirterek, "İzmir, Ankara ve İstanbul’da da bir izdüşümü yani bir irtibat bürosu kuracağız. Pilot olarak bu illerimizi belirledik. Öncelikli olarak hedef süre aşılmış mı aşılmamış mı ona bakacağız. Hedef süre aşılmış ve dosya kararı çıkmıyorsa bunun sebeplerini araştırmaya başlayacağız. Yapay zeka da kullanacağız. Özellikle en çok şikayet edilen konular, bölgesel olarak hangi konulardan vatandaşın memnun olmadığı ortaya çıkacak. Eğer hakimden kaynaklanan, mahkemenin çok yoğun olduğundan kaynaklanan bir sebepse HSK bunu anlık olarak görecek. Oraya müdahale edecek. Ya yeni bir mahkeme açacak ya da yeni bir hâkim takviye edecek. Davanın uzaması hakimden kaynaklanmışsa bu konuda HSK’nın terfi, atama ya da yer değiştirme cezalarını daha etkili uygulayacağız. Bunun toplumuzda karşılık bulacak ve fayda sağlayacaktır. Burada herhangi bir kanun değişikliğine gerek yok" diye konuştu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 22:53
Bakan Fidan, ABD’li mevkidaşı ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile telefonda görüştü.
04 Mart 2026 Çarşamba - 22:35
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ömer Halisdemir Anıtı’nda dua etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özel Kuvvetler Komutanlığındaki iftarın ardından Mehmetçikle ile birlikte Ömer Halisdemir Anıtı’na giderek dua etti.
04 Mart 2026 Çarşamba - 22:27
RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ve Kurul üyeleri medya temsilcileriyle iftar programında buluştu
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş ve Kurul üyeleri, televizyon, ajans ve gazetelerin Ankara temsilcileri ile bir araya geldi. İftar programında konuşan RTÜK Başkanı Daniş, Ramazan ayının manevi atmosferinde medya temsilcileri ile bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, "Bugün burada sadece bir iftar buluşmasında değil; medya, toplum ve değerler ekseninde ortak bir sorumluluk bilinciyle bir aradayız" dedi. Daniş, dijitalleşme çağında medyanın; aile yapısını, çocukların gelişimini ve toplumsal değerleri doğrudan etkileyen stratejik bir sorumluluk alanı haline geldiğini belirtti. RTÜK olarak hedeflerinin, medya ve teknolojinin bilinçli kullanımını teşvik eden, aileyi merkeze alan sağlıklı bir medya ekosistemi oluşturmak olduğunu vurgulayan Daniş, "RTÜK yalnızca denetleyen değil; iyi, doğru ve sorumlu içeriği teşvik eden bir anlayışla hareket etmektedir. Bu kapsamda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Aile ve Çocuk Dostu Yapım ve Dizi Teşvik Ödülleri bu vizyonun somut bir örneğidir. Toplam 18 milyon TL teşvikle aile değerlerini güçlendiren, çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen yapımların artmasını hedefliyoruz. Kamu düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı ve kamu yararını önceleyen sorumlu yayıncılık anlayışında 3A formülünü esas alıyoruz: Aklın Korunması, Ailenin Korunması, Ahlakın Korunması. Medya yalnızca bir eğlence ya da bilgilendirme aracı değildir. Bilgiye ulaşma araçlarının sürekli çeşitlendiği dünyada, medya etiği, kamu yararı ve toplumsal sorumluluk temelli içerik üretimini geleceğimiz açısından önemsiyoruz" dedi. Geleneksel medyanın karşısında artık yapay zeka ve derin öğrenme temelli sentetik medyanın dikkat çeken bir yükselişe geçtiğini kaydeden Daniş, gelişen teknolojilerin medya üzerindeki etkisine ilişkin, "Bu yeni medya düzeni bir yandan verimlilik ve ölçeklenebilirlik sağlarken, diğer yandan dezenformasyon ve kimlik manipülasyonu gibi ciddi riskleri de beraberinde getirmiştir. Bu paradigma değişimi yalnızca içerik üretimini değil; hakikat, güven ve temsil kavramlarını yeniden tanımlayan, insan merkezli medya anlayışını küresel ölçekte şekillendiren hibrit bir dönüşüm sürecini başlatmıştır. Bu hibrit dönüşüm yalnızca içeriklerin üretimini değil; denetim, sorumluluk ve kamu güvenliği anlayışını da yeniden stratejik bir alan hâline getirmiştir. Etik pusulasını kaybetmeyen, tıklanma yemini değil, toplumsal faydayı önceleyen sorumlu ve dönüştürücü bir medya kültürünün inşası için sizlerle birlikte kararlılıkla çalışmaya ve ortak değer üretmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. RTÜK Başkanı Daniş, konuşmasını "Ramazan ayının bereketinin hanelerimize, kalplerimize ve ülkemize huzur getirmesini temenni ediyorum. Hepinize hayırlı Ramazanlar dilerim" mesajıyla sonlandırdı. Toplantıya; RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer, RTÜK üyeleri Fatma Çeliker, Hasan Davulcu, İlhan Taşcı, Dr. Necdet İpekyüz, Orhan Özdemir, Tuncay Keser ile RTÜK Başkan Yardımcıları Dr. Feyzullah Tecirli ve Deniz Güler de katıldı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 22:22
Bakan Uraloğlu: "Delice-Çorum Hızlı Tren Hattı’nda fiziki ilerleme yüzde 25’e yaklaştı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "293 kilometrelik yeni hızlı tren hattının 120 kilometrelik Delice-Çorum kesimini 3 bin personel ve 850 makineyle gece-gündüz çalışarak hayata geçiriyoruz. Bugün itibarıyla bu etabımızdaki genel fiziki ilerleme yüzde 25’e yaklaştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı’nın Delice-Çorum kesiminde çalışanlarla iftar yemeğinde bir araya geldi. Çorum’un Sungurlu ilçesinde gerçekleşen iftar programı öncesinde Bakan Uraloğlu, çalışmaları yerinde inceledi. "Demiryolu hattımızı 13 bin 919 kilometreye yükselttik" Türkiye genelindeki demiryolu projeleriyle ilgili bilgi veren Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Asya ve Avrupa arasında köprü görevi gören ülkemizin coğrafi konumunun sağladığı fırsatların ekonomik ve ticari avantajlara dönüşebilmesi için demiryollarında yeni bir çağ başlattık. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu uzunluğumuza 2 bin 251 kilometresi yüksek hızlı tren olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre ekledik, 13 bin 919 kilometreye yükselttik. Bizleri bir araya getiren hattımızla birlikte Halkalı-Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep ve Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hatları gibi çok önemli demiryolu projelerinin yapımlarına devam ediyoruz" dedi. "Ülkemizin ekonomik ve jeopolitik statüsünü daha da güçlendireceğiz" Uluslararası demiryolu hatlarını güçlendirmek için yeni hatların inşası, altyapı geliştirme ve modernizasyon çalışmalarına devam ettiklerini ifade eden Uraloğlu, "Orta Koridor üzerinden ülkemizde ikinci bir kapı açacak Zengezur Koridorunu destekleyen 224 kilometrelik Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu projemizde de başarıyla yolumuza devam ediyoruz. Çin, Doğu Asya ve Hindistan’dan gelen yükleri Basra Körfezindeki FAW Limanı üzerinden Avrupa’ya taşıyacak Kalkınma Yolu projesinde de uluslararası iş birliği çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yeni İpek Yolu olarak nitelendirdiğimiz Kalkınma Yolu Projesi ile ülkemizin ekonomik ve jeopolitik statüsünü daha da güçlendireceğiz" diye konuştu. "Fziki ilerlememizin yaklaşık yüzde 25’e yaklaşmış olduğunu özellikle belirtmek isterim" Ankara-Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı’yla ilgili de bilgi veren Uraloğlu, "Kırıkkale-Çorum-Samsun Hattımız Ankara merkezli düşündüğümüzde Türkiye’nin kuzeyine yapılan ilk hızlı tren ile yolcu taşımacılığı projesi olarak tarihe geçiyor. Uzun yıllardır Ankara-Konya ve Konya-Karaman hızlı tren hatlarımız vatandaşlarımıza hizmet sunuyor. Bu hatların devamındaki Karaman-Ulukışla ve Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep hızlı tren hatlarımızın yapım çalışmaları da devam ediyor. Delice’den başlayarak Çorum, Merzifon’u da geçip Samsun’a ulaşacak 293 kilometrelik yeni hızlı tren hattının 120 kilometrelik Delice - Çorum kesimini 3 bin personel ve 850 makineyle gece-gündüz çalışarak hayata geçiriyoruz. Bugün itibarıyla bu etabımızdaki genel fiziki ilerlememizin yaklaşık yüzde 25’e yaklaşmış olduğunu özellikle belirtmek isterim. Kazı çalışmalarında 27,61 milyon metreküp kazı yaparak yüzde 87 gerçekleşme sağladık. 8 tünelde toplam 9 bin 507 metrede yaklaşık yüzde 19 ilerleme sağladık. 31 köprüden 13’ünde yapım çalışmalarımızı mevsim şartlarına göre sürdürüyoruz. Aç-kapa yapılarında, alt ve üst geçitler ile menfezlerde de çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. 200 kilometre hıza uygun bir şekilde planlanan bu hattımız tamamlandığında Ankara-Kırıkkale-Çorum arasında kesintisiz hızlı tren bağlantısı sağlanacak ve Çorum-Ankara arası sadece 1 saat 20 dakika olacak" şeklinde konuştu. ’Türkiye’yi küresel ticarette bir lojistik süper güç haline getirecek’ Çorum-Merzifon-Samsun kesimlerinin de tamamlanmasıyla Ankara-Samsun arasında seyahat süresi sadece 2,5 saat olacağını söyleyen Uraloğlu, Samsun Liman ile Mersin Limanını birleştirecek demiryolu koridoru İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerindeki yük trafiğini hafifleteceğini ve Türkiye’yi küresel ticarette bir lojistik süper güç haline getireceğini vurguladı. "Ülkemizi küresel lojistikte hak ettiği konuma taşıyoruz" Projelerin hız kesmeden devam edeceğini kaydeden Uraloğlu, "Tüm bu projelerimizle birlikte demiryolu ağımızı daha da güçlendiriyor, ülkemizi küresel lojistikte hak ettiği konuma taşıyoruz. Hep birlikte çalışarak, bu yatırımları bir an önce milletimizin hizmetine sunacağız" dedi. Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu’nda da çalışmaların devam ettiğini söyleyen Uralığlu, " Ankara-Kırıkkale-Delice otoyolumuzda da bin iş makinesi ve yaklaşık 2 bin 500 işçi kardeşlerimizle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 120 kilometre otoyol, 120 demiryolunu arkadaşlarımızla görmüş olduk. İyi durumdayız, arkadaşlarımızla çalışmalarımıza devam ediyoruz" diye konuştu. İftar programına Bakan Uraloğlu’na Çorum Valisi Ali Çalgan, AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatçı, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürü Veysi Kurt, Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere de katıldı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 22:19
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Ateş çemberine rağmen hizmetlerimize devam ediyoruz"
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, yaşanan gelişmelere ilişkin, "Biz o ateş çemberinin içerisinde hamdolsun faaliyetlerimize, hizmetlerimize devam ediyoruz" dedi. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Kırıkkale Öğretmenevi’nde partisinin düzenlediği iftar programına katıldı. Programda konuşan Ercan, son dönemde bölgede yaşanan gelişmelere değinerek, "Bu son haftada İran’da İsrail’den dolayı başlayan bir savaş var ortamda. Ama bunun öncesi de vardı. Sadece bu üç günlük mesele değil. Gazze’de kanayan bir yaramız var. Kuzey, güney, doğu ve batı nereye bakarsanız bakın etrafımız ateş çemberi ama biz o ateş çemberinin içerisinde hamdolsun faaliyetlerimize, hizmetlerimize devam ediyoruz" dedi. Türkiye’nin zor bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Ercan, "Ne kadar şükretsek azdır Cenab-ı Allah’a. Kıymetli kardeşlerim, ülke olarak AK Parti hükümetleri olarak inanın çok gayret veriyoruz, vermeye de devam ediyoruz. Durmadan, yorulmadan çalışan bir liderimiz var elhamdülillah. Ne kadar şükretsek azdır. Dünyada sözü dinlenen bir liderimiz var. Bu çok büyük bir imkan, çok büyük bir avantaj. Allah başımızdan eksik etmesin" diye konuştu. İftar programında AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı ve İl Kadın Kolları Başkanı Özden Temoçin de katılımcılara hitap etti.
04 Mart 2026 Çarşamba - 21:37
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi."
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi."
04 Mart 2026 Çarşamba - 21:21
TBMM Başkanı Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile buluştu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. Kurtulmuş yaptığı konuşmada, Gazze’den başlayarak en uzak ücra köşelere kadar maalesef Müslümanların zorluklarla baskılarla, zulümlerle ve hatta büyük yokluklarla sofralarında iftarı açtığını belirterek, "Her gün karşılaştığımız krizler daha sistematik krizler yumağı haline gelecek ve kaoslarla dolu hatta kaosların yönetilmesine doğru dünyanın gideceği bir sürecin içerisindeyiz. Bu sürecin başında olduğumuzu ifade etmek lazım. Öncelikle şunu görüyoruz ki dünyada şimdiye kadar var olan uluslararası sistemin önce kurumları hak ile yeksan oldu. Hiçbir uluslararası kurumun işe yaramadığı, hiçbir uluslararası kurumun kendi görevi olan alanlarda sorun çözme kabiliyetinin artık kalmadığı ayan beyan ortadadır. Amerika İsrail İran’a saldırıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu toplanıyor. Toplandı mı? Toplanmadı mı? Dünya bundan haberi bile haberi yoktur. Toplansa ne? Toplanmasa ne? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aslında hiçbir anlam ifade etmediği sadece kağıt üzerinde bir kurumdan ibaret olduğu her geçen gün maalesef bunları söylerken üzülerek söylüyorum. Maalesef bunların hepsi kağıt üzerinde birer kurum hallediliyor" ifadelerini kullandı. Ulusların egemenliği gibi bütün insanların daha doğrusu uluslararası camianın en temel kurallarından birisi olan kural yerle bir edildiğini kaydeden Kurtulmuş, "Hiçbir ulusun egemenliği söz konusu değildir. Gücü olan, bombası olan, silahı olan ve kural tanımıyorum diyecek kadar cesareti olan varsa çıkıyor ve herhangi bir ülkenin egemenlik haklarını ihlal ediyor. Yakın çevremizde onlarca ülkenin egemenlik haklarının ihlal edildiğini görmüş olduk. Daha geçenlerde Venezuela’da devlet başkanı eşiyle birlikte gece evinden alınıyor. Başka bir ülkeye hapishaneye atılıyor. Ulusların egemenliği, insan hakları temel değerler gibi temel birlik insanlığı şimdiye kadar biriktirdiği uluslararası camianın bütün kuralları da yerle bir olmuş vaziyettedir. Şimdi üçüncü seviyeye gelmiştir sıra. Üçüncü seviyede de uluslararası ilişkilerin genel kabul görmüş olan terminolojisi yerle bir edilmek üzeredir. Hatta yerle bir edilmiştir" şeklinde konuştu. "Mesela orantılılık kavramı hepimizin bildiği uluslararası alanda karşılıklı çatışmada kullanılan bir terimdir. Yani birisiyle savaşıyorsan onunla savaşırken bile orantılı bir savaşın olması kabul edilir uluslararası hukuk bakımında. Ama şimdi orantılılık özellikle İsrail ve Amerika’nın elinde istediğinin üstüne istediği şekilde bombalara atabilmek, yıkım, katliam ve soykırımın yaldızlı sözleri olarak ortada duruyor" diyen Kurtulmuş şöyle konuştu: "Bir başka temel mesele insani ara kavramıdır. Özellikle Gazze’deki sözde barış sırasında bunu çok gördük. İnsani ara savaşın devam ettiği noktada her iki tarafta anlaşıp üç gün, beş gün, on gün neyse bir ara verelim yaralarımızı saralım cenazeleri kaldıralım. Meşru müdafaa uluslararası hukukta bir haktır. Ama bu meşru müdafaanın nasıl ne şekilde kullanılacağı da uluslararası hukuk tarafından kullanılabilir. Son İran saldırısı sırasında yeni bir kavram da kullanıma sokulmuş. O kavram da değersizleştirilerek uluslararası literatürden artık çıkartılmaya başlanmıştır. O da önleyici saldırı kavramıdır. Önleyici saldırı bir ülkenin başka bir ülkeye ya da ülkelere çok sabit kesin delillerle ve tatmin edici bir takım bilgilerle istihbarat bilgileriyle yıkıcı bir saldırıda bulunacağının kabul edilmesi, tespit edilmesi üzerine onlar saldırmadan gerçekleştirmek için kullanılan bir kavramdır." Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na değinerek, "İlk başta baktığınız zaman oldukça zor bir süreç. Parlamentodaki bütün siyasi partilerin biri hariç hepsi komisyonda yer aldı. Komisyondaki partilerin her birisinin bu konuyla ilgili farklı kanaatleri vardı. Muazzam bir demokratik olgunlukla ve büyük bir fikri müzakere gücüyle burada Türkiye toplumunun farklı kesimleri dinlendi. Son derece verimli, son derece demokrat, son derece açık ilerleyen bir süreç oldu. Ve sonunda bütün siyasi partilerimizin uzlaştığı bir metin ortaya çıktı. Tabii ki siyasi partilerin kendi görüşleri var. Bunları da bu metnin arkasında ek olarak deklare ettiler. Böylece katılan her parti kendi esas duruşunu gösteren siyasi duruş belgesini ilan etmiş oldu. Ama biz bu konuda terörsüz Türkiye meselesinde partiler olarak ittifak ediyoruz diyerek neredeyse oy birliğiyle oy veren 50 milletvekilinden 47 arkadaşımızın kabul oyuyla rapor kabul edilmiş oldu. Bu rapor tabii ki son değildir. Bu rapor Türkiye’nin Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının en zor sorunu olan bu meselenin çözülebilmesi için ortaya konulmuş bir yol haritasıdır. İnşallah o yol haritasında dile getirilen konular en kısa süre içerisinde gerçekleştirilir" dedi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 21:17
Fatih Erbakan Yozgat’ta vatandaşlarla iftar sofrasında buluştu
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yozgat Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen geleneksel iftar programına katıldı. Yozgat Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen iftar organizasyonuna katılan Erbakan, vatandaşlarla selamlaştı ve Ramazan aylarını tebrik etti. İftarın ardından bir konuşma yapan Fatih Erbakan, Ramazan ayının manevi ikliminin tüm Türkiye’ye huzur getirmesini temenni etti. İftar programının ardından Erbakan ve beraberindeki heyet, Yozgat’ın tarihi mekanlarından biri olan Kayyumzade Konağı’na geçti. Erbakan, partili kurmayları, yerel yönetim temsilcileri ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Güncel gelişmelere değinen Erbakan, bu Ramazan ayının ve bayramın zulümlerden kurtuluşa vesile olması temennisinde bulundu. "İran’a yönelik olan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz" İran’a karşı gerçekleştirilen saldırıların vahşet niteliğinde olduğunu söyleyen Erbakan, "Komşumuz bir Müslüman ülkeye açık bir Siyonist saldırı, çok büyük bir hainlik ve vahşet sergileniyor. İran’a yönelik olan bu saldırıları en şiddetli bir şekilde kınıyoruz. İşte gerçek yüzlerini İran’da da bir kez daha gösterdiler. 170 tane kız çocuğunu bombardımanda paramparça ederek öldürdüler. İlkokulu hedef alarak gerçek vahşi yüzlerini bir kez daha Amerikan yönetimi ve Siyonizm göstermiş oldu. Tahran’da hastaneleri, hastanelerin yeni doğan ünitelerini hedef alarak zalimliklerini vahşetlerini bir kez daha gösterdiler. Tabi burada asıl mesele İran’dan sonra sıranın Türkiye’de oluşudur. Bunu çok iyi bilmemiz lazım. Amerikalı Emekli Albay Douglas Mc Gregor bir enstitüde yaptığı konuşmada diyor ki ‘İran mutlaka yok edilecek. Arkasından sıra Türkiye’nin yok edilmesine gelecek. Burada kimin ne dediği önemli değildir, İsrail’in ne istediği önemlidir. İsrail Türkiye’nin yok edilmesini istiyor’ diye bu şekilde ifade ediyor" dedi. "İran’dan sonra Türkiye’yi yutmak istiyorlar" Erbakan, "İran’dan sonra Türkiye’yi de yutmak istiyorlar. Bu noktada vefatının 15. yıl dönümünde rahmetli Erbakan hocamızı da rahmetle anıyor hayırla yâd ediyoruz. 90 yılında Birinci Körfez Savaşı çıkacağı sırada Irak’la ilgili müdahale konuları gündeme geldiği sırada dedi ki ‘Bu iş Irak’la bitmez. Irak’tan sonra Suriye, Suriye’den sonra İran, İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek’ dedi. Bugün geldiğimiz noktada ne kadar haklı olduğu ve ne kadar feraset sahibi olduğu ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 21:13
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Bağımlılıkla mücadelede en güçlü savunma hattı ailedir"
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Kırıkkale’de madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında faaliyet gösteren Huzurköy Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti. Ercan, bağımlılıkla mücadelede güçlü aile yapısı, erken müdahale ve sosyal politikaların önemine dikkat çekti. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Kırıkkale’de madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında faaliyet gösteren Huzurköy Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarette merkezde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Ercan, gençlerin tedavi süreçlerinin yanı sıra sosyal ve kültürel etkinliklerle yeniden hayata kazandırılması için yapılan faaliyetleri yerinde inceledi. Devletin sosyal politikalar alanındaki kararlı yaklaşımıyla bağımlılıkla mücadelenin daha güçlü ve sistematik bir zeminde yürütüldüğünü belirten Ercan, AK Parti hükümetleri döneminde bağımlılıkla mücadelenin güvenlik, sağlık ve sosyal politikaların birlikte ele alındığı bütüncül bir anlayışla yürütüldüğünü ifade etti. AMATEM ve ÇEMATEM merkezlerinden rehabilitasyon merkezlerine, önleyici eğitim çalışmalarından aile temelli sosyal destek mekanizmalarına kadar geniş bir altyapı oluşturulduğunu belirten Ercan, Huzurköy’ün bu iradenin sahadaki önemli örneklerinden biri olduğunu söyledi. "Erken risk alanlarını veri temelli biçimde analiz ediyoruz" Ercan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 2026 yılının "Bağımsızlık Yılı" ilan edildiğini hatırlatarak, "Sağlıklı Nesiller, Bağımsız Gelecek" vizyonunun gençlerin bağımlılıklardan uzak, güçlü bireyler olarak yetiştirilmesine yönelik kararlılığı ortaya koyduğunu ifade etti. Bağımlılıklara karşı en güçlü savunma hattının aile kurumu olduğunu vurgulayan Ercan, "Aile, her bir ferdin güvenle sığınabileceği liman olduğunda gençler hayatın zorlukları karşısında daha sağlam durur. Bu nedenle bağımlılıkla mücadele politikalarının, aile kurumunun güçlendirilmesiyle birlikte eşgüdümlü olarak yürütülmesi gerekmektedir. Bizler meseleyi yalnızca tedavi başlığıyla sınırlamıyor; erken risk alanlarını veri temelli biçimde analiz ediyoruz. Özellikle gençlerimizin karşı karşıya kaldığı sosyal kırılganlık alanlarını dikkatle analiz etmek zorundayız" diye konuştu. "Anneler risk sinyallerini en erken fark eden kişilerdir" AK Parti Kadın Kolları olarak yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Ercan, "AK Parti Kadın Kolları olarak bizler de bu anlayışı sahaya taşıyoruz. Sağlık Politikaları Başkanlığımızın koordinasyonunda 81 ilde eş zamanlı eğitim programlarımızı başlattık. Sadece bir buçuk ayda 51 bin vatandaşımıza ulaştık. Aile bilinçlendirme programlarımızla bağımlılık risklerini, erken uyarı işaretlerini ve başvuru mekanizmalarını anlattık. Sigara bırakma polikliniklerine yönlendirmeler gerçekleştirdik. Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde sahadaki en güçlü gözlemimiz şudur; anneler risk sinyallerini en erken fark eden kişilerdir. Aile içi bağımlılığın yükünü çoğu zaman kadınlar taşır. Mahalle bazlı sosyal risk haritalaması çalışmalarımızla risk yoğunluğu bulunan bölgelerde ailelere ulaşıyor, onları ilgili kurum ve hizmetlerle buluşturuyoruz. Kadın dayanışması, bağımlılıkla mücadelede en güçlü sosyal destek ağını oluşturmaktadır" dedi. "Umut dolu bir Türkiye hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" Ercan, doğru rehabilitasyon ortamı, aile desteği ve güçlü sosyal politikalarla gençlerin yeniden hayata tutunabildiğini görmekten memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ercan, "Huzurköy’de bugün gençlerimizin azmi ve kararlılığına şahitlik ettik. Doğru rehabilitasyon ortamı, aile desteği ve güçlü sosyal politikalar bir araya geldiğinde her bir gencimizin yeniden ayağa kalkabileceğini görüyoruz. Bizim için en güçlü güvenlik politikası güçlü ailedir; en etkili mücadele yöntemi ise erken müdahale ve önleyici sosyal politikalardır. Gençlerimizin sağlıklı, bilinçli ve bağımsız bireyler olarak geleceğe yürümesi için sahada olmaya, üretmeye ve çözüm geliştirmeye devam edeceğiz. Bağımlılıktan arınmış, güçlü aile yapısıyla desteklenmiş, umut dolu bir Türkiye hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. Ercan, partisinin İl Başkanlığını da ziyaret ederek teşkilat mensuplarıyla görüştü. AK Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Ercan’a ziyaretler sırasında AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı, İl Kadın Kolları Başkanı Özden Temoçin eşlik etti.
04 Mart 2026 Çarşamba - 21:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Millet olarak ebedi yurdumuz olan bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder