EKONOMİ
Diyarbakır’da bayram bereketi: Oteller yüzde 100 doluluk oranına ulaştı 12 Nisan 2024 Cuma - 18:21:19 Diyarbakır’da oteller Ramazan Bayramı’nda yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Kente gelen ziyaretçiler, yoğunluk karşısında şaşkınlık yaşadı. 9 günlük Ramazan Bayramı tatilini fırsat bilen yerli ve yabancı turistler Diyarbakır’ın yolunu tuttu. 33 medeniyetin izlerini taşıyan kadim kent, bayramın bereketini yaşadı. Tatil öncesi kentte durgunluk yaşanırken, bayram tatiliyle birlikte otellerde doluluk oranları yüzde 100’e ulaştı. Otel işletmecisi Abdulkadir Yentürk, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine, Diyarbakır’daki otellerin şimdiye kadar kan ağladığını, durgunluk olduğunu söyledi. Diyarbakır’ın tatil bölgesi olmayışından dolayı kışın durgun olduğunu belirten Yentürk, 9 günlük bayram tatilinde otellerdeki doluluk oranının yüzde 100 olduğunu kaydetti. Yentürk, "Yerli ve yabancı turistleri Diyarbakır’a bekliyoruz. Hazreti Süleyman Camisi, Ulu Camii, Diyarbakır surları, bunlar gibi sayısız eser var. İnanç turizmi için yerli ve yabancı turistleri bekliyoruz” dedi. Elazığ’dan gelen Feyzi Kurt isimli vatandaş, "Diyarbakır’ı bayramda çok farklı gördüm. Sık gelen birisiyim ama bu bayramda gördüğüm gibi görmemiştim. Mekanların doluluğu beni şaşırttı. Halkımız böyle huzurlu, mutlu olması; doğudaki illerimizi ziyaret etmesi beni gayet memnun etti” şeklinde konuştu. Kayseri’den ailesiyle gelen Mehmet Akif Pehlivan ise, sahabe kabirlerini ziyaret ettiğini ve hoşuna gittiğini dile getirdi. Özelikle Sur içini çok beğendiğini belirten Pehlivan, “Kayseri’de de böyle kale var, kalenin içi küçük. Burada adeta ayrı bir şehir var. insanlar gelip gidiyor. Bayağı kalabalık var, benim de hoşuma gitti. Diyarbakır’a ilk gelişim” ifadelerini kullandı.
12 Nisan 2024 Cuma - 17:32 Edirne’de metrelerce uzayan tava ciğer kuyruğu havadan görüntülendi Yurtiçi ve yurtdışından gelen ziyaretçilerin akınına uğrayan Edirne’de, kentin meşhur lezzeti tava ciğer yemek isteyen yüzlerce vatandaş metrelerce uzunluğunda kuyruk oluşturdu. Tarih ve turizm kenti Edirne’de, 9 günlük Ramazan Bayramı tatilinde yoğunluk yaşandı. Tarihi eserleri, müzeleri, doğal güzellikleri, tarihi çarşıları ve coğrafi işaretli yöresel lezzetleriyle ziyaretçilerin ilgi odağı olan kent, bayram tatilinde İstanbul başta olmak üzere çevre illerden, Balkanlardan ve Avrupa’daki gurbetçilerle birlikte binlerce turist ağırladı. “Ciğercilerde uzun kuyruklar oluştu” Sabahın erken saatlerinde Edirne’ye akın eden turistler, ziyaretlerinin ardından kentin meşhur lezzeti tava ciğer yemek için soluğu restoranlarda aldı. Restoranların önünde onlarca metre uzunluğunda ki sıranın kendilerine gelmesini bekleyen vatandaşların, bekleme süresi zaman zaman bir saati aştı. Saatlerdir sıranın kendisine gelmesini bekleyen vatandaşların oluşturduğu kuyruk, havadan görüntülendi. “5 saat kuyrukta beklemeye razıyız” İstanbul’dan Edirne’ye ziyarete gelen Adnan Ergün, dün akşam tava ciğer yediklerini ve bugün de yemek için sırada beklediklerini belirterek, dün 1 saat sıra beklediğini bugün 5 saat beklemeye razı olduğunu söyledi. Dün de oluşan uzun kuyruklar nedeniyle sıra beklemediklerini ve tava ciğerin tadına bakamadıklarını söyleyen Süleyman Ünal, bugün sıra beklemeye karar verdiklerini ifade etti. İstanbul’dan Edirne’ye gelen Rafi Koç da, yarım saat sıra beklediğini ortalama 15 dakika daha sıra bekleyeceğini anlattı. “Tava ciğerin tadına bakmadan kentten ayrılmıyorlar” Yarım saattir sırada beklediklerini yaklaşık yarım saat daha sırada bekleyeceklerini söyleyen ziyaretçilerden Meral Yılmaz, ilk kez tava ciğer yiyeceği için heyecanlı olduğunu belirtti. Hatice Gürses de, 12 yıl önce tava ciğer yediğini Edirne’ye gelmişken bu lezzetin tadına bakmadan kentten ayrılmayacağını belirterek, sırada beklediğini anlattı. “Boş zamanımız olmadı” Tava Ciğerci esnaflarından İsmail Işık, bayram nedeniyle Edirne’ye ziyaretçi akını yaşandığını söyledi. Ciğercilerin önünde metrelerce uzun kuyruklar oluştuğunu ifade eden Işık, zaman zaman zorlandıklarını ve sürekli yetiştirme telaşında olduklarını açıkladı.
DSİ’den Erzincan’a yatırım seferberliği
12 Nisan 2024 Cuma - 13:59 DSİ’den Erzincan’a yatırım seferberliği DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, son 21 yılda Erzincan’a yapılan yatırımların 4 Milyar 837 Milyon TL değerinde 82 tesis inşa edildiğini söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü; kurumsal altyapısı, tecrübeli personeli ve güçlü makine parkıyla, ülkenin dört bir yanında, milletin refah düzeyini artıran su yapılarını inşa ederek vatandaşların hizmetine sunma sorumluluğunu yerine getiriyor. İklim değişikliği, hızlı nüfus artışı, artan sanayileşme ve diğer çevre sorunlarıyla birlikte yaşamın kaynağı olan suyun değeri her geçen gün artarken, DSİ tarafından tamamlanarak milletin hizmetine sunulan; içme suyu tesisleri, tarımsal üretimin lokomotifi olan barajlar, gölet ve yer altı depolama tesisleri, HES’ler ve parçalanmış tarım arazilerini yeniden ekonomiye kazandıran arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme projeleri ile suya yön veriliyor. “Su Vatandır” hassasiyeti ile çalışmalarını sürdüren Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, suyun özellikle tarım ve sanayide oluşturduğu güçlü etkisi sayesinde geniş iş sahalarının doğmasına imkân sağlarken yapmış olduğu taşkın koruma tesisleri ile de taşkınlardan kaynaklanabilecek can ve mal kayıplarını önlemek için de mücadele ediyor. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, “Bizler maziden atiye uzanan, tarihini insanı yaşat ki devlet yaşasın ilkesinin üzerine inşa eden köklü bir geleneğin mensuplarıyız. 18 Aralık 1953 yılında kurulan Genel Müdürlüğümüz kurulduğu tarihten bu yana su vatandır anlayışıyla çalışmalarını sürdürerek işletmeye aldığı baraj ve göletler ile 183 milyar metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiştir. Tamamlanan projeler ile 71 milyon dekar arazi sulamaya açılmış, yaklaşık 2 milyon hektar alan taşkınlardan korunmuştur. Hizmete alınan içme suyu tesisleri ile yıllık 5,2 milyar metreküp memba kalitesinde içme suyu temin edilmektedir. Güç ve ilhamını aziz milletimizden alan DSİ dün olduğu gibi bundan sonrada hayata geçireceği projeler ile Türkiye Yüzyılına damga vurmaya devam edecektir.” dedi. “Tarım kenti Erzincan’da, 121 Bin 400 dekar araziyi suyla buluşturduk” Erzincan’a yapmış oldukları DSİ yatırımları hakkında açıklamalarda bulunan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, “Özellikle modern sulama projelerimiz ülkemiz için son derece önem arz etmektedir. Son 21 yılda Erzincan’da inşa ettiğimiz 5 sulama tesisi ile 121 Bin 400 dekar tarımsal araziyi sulamaya açtık.” dedi. “Erzincan’ımıza 4 baraj ve 1 gölet kazandırdık” Elverişli tarım arazileri, uygun iklim özellikleri ve çalışkan Erzincanlıların emekleriyle can bulan bereketli Erzincan toprakları, tarımsal üretim potansiyeli bakımından Türkiye’de ilk sıralarda yer alıyor. Erzincan’da refah düzeyinin artması için son 21 yılda; 82 adet tesis ile 4 Milyar 837 Milyon TL yatırım yaptıklarını vurgulayan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, “Erzincan’da son 21 yılda 4 baraj ve 1 gölet inşa ettik ve böylece 52,93 milyon m su depolama hacmine ulaştık.” dedi. 3 barajda inşaat çalışmaları devam ediyor Erzincanlı çiftçilerin tarımsal arazilerini büyük bir emek ve özveri ile değerlendirdiklerini vurgulayan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, “Erzincan’ın su kaynaklarını değerlendirmek için yeni barajlar inşa ediyoruz. Şu anda 3 barajın yapım çalışmaları devam ediyor. Bu barajların tamamlanması ile 19 bin 700 dekar tarımsal araziyi daha sulama suyuna kavuşturmayı hedefliyoruz. Ayrıca; Erzincan’da taşkın riskini azaltmak için son 21 yılda tamamlanan 61 adet taşkın koruma tesisi ile Erzincan şehir merkezi, 55 adet yerleşim yeri ve 5 bin 950 dekar arazinin taşkın kontrolü sağlanmıştır. 6 adet taşkın koruma tesisinin de inşaat çalışmaları devam etmektedir. Hayata geçirdiğimiz taşkın koruma tesisleri ile taşkın riskini azaltıyor, vatandaşlarımızı ve toprağımızı güvence altına alıyoruz.” diye konuştu. Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme yatırımlarımız ile toprağımız daha kıymetli Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri kapsamında devam eden Erzincan’da 2 adet işin tamamlandığında toplam 1 Milyon dekar alanda arazi toplulaştırma tescili yapılacağına dikkat çeken Genel Müdür Mehmet Akif Balta, “Erzincan’da 124 adet yerleşim birimi, arazi toplulaştırmasından faydalanmaktadır. Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile toprağımız daha kıymetli ve daha verimli olmaktadır.” dedi. Erzincan tarımını bereketlendiren “Su” Türkiye’nin enerjisine güç oldu Erzincan’da son 21 yılda 11 Adet Hidroelektrik Enerji (HES) Tesisi işletmeye alınarak yıllık 928,31 Milyon KWh enerji üretimi sağlandığını ifade eden Genel Müdür Mehmet Akif BALTA; “Kurulu gücü 257,33 MW olan bu tesisler sayesinde Milli Ekonomimize, yalnızca enerji alanında yıllık 2 Milyar 48 Milyon TL katkı sunuyoruz. 34,10 MW kurulu güçündeki İnşaatı devam eden HES tamamlandığında 179,38 Milyon KWh enerji üretecektir. Şuan planlama ve projelendirme safhasında olan 8 adet HES ile de Ülkemizin enerjisine güç verecek olmaktan heyecan duyuyoruz. 31 Aralık 2023 tarihi itibariyle yaklaşık 42 bin 97 hanenin enerji ihtiyacını Erzincan’da Kurulu HES’lerle karşılıyoruz.” dedi. Çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Genel Müdür Mehmet Akif Balta; “Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü olarak hayata geçirdiğimiz projeler hakkında değerli Erzincanlılardan, özellikle de tesislerimizden birebir faydalanan çiftçilerimizden almış olduğumuz olumlu geri dönüşler bizi ve ekibimizi motive ediyor. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de ekonomik gelirimizi artıracak, milletimizin refah düzeyini yükseltecek, özetle “Türkiye Yüzyılı” idealimizi perçinleyecek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.” dedi.
Samsun TSO’da bayram coşkusu
12 Nisan 2024 Cuma - 13:32 Samsun TSO’da bayram coşkusu Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nda, düzenlenen bayramlaşma töreni yoğun bir katılımla gerçekleşti. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nda, Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma töreni düzenlendi. Her yıl geleneksel hale gelen bayramlaşma töreninde Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu, Meclis Başkanı Haluk Akyüz ve Yönetim Kurulu Üyeleri, misafirleriyle yakından ilgilendi. Birlik ve beraberliğin, dayanışmanın en güzel şekilde sergilendiği bayramlaşma törenine Antalya Kumluca TSO Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Özen, MÜSİAD Samsun Şube Başkanı Hasan Tahsin Şengül, ASKON Samsun Şube Başkanı Ahmet Alp Doğru, Samsun TSO Meclis üyeleri ve çok sayıda iş insanı katıldı. Murzioğlu: “Birlik ve beraberliğimiz daim olsun” Düzenlenen bayramlaşma töreninde kısa bir konuşma yapan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Ramazan aylarının en önemli yönünün huzur ve dayanışma iklimi oluşturması olduğunu söyledi. Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Murzioğlu, “Kardeşliğin, dostluğun, barışın, birlik ve beraberliğin en üst düzeye ulaştığı bir Ramazan ayını daha geride bıraktık. Bugün, Ramazan Bayramı’na ulaşmanın coşkusunu ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Öncelikle, düzenlediğimiz programa katılan tüm misafirlerimize şahsım ve Yönetim Kurulu adına teşekkür ediyorum. Dolayısıyla birlik ve beraberliğin daim olsun. Bu duygu ve düşüncelerle Samsun iş dünyası adına Ramazan Bayramının, milletimize, İslam âlemine ve insanlığa mutluluk, huzur ve barış getirmesini, bayramlarda yaşadığımız bu güzel duyguların daim olmasını temenni ediyorum” dedi.
Kuzey yarımkürenin ilk kirazı hasat edildi
12 Nisan 2024 Cuma - 13:14 Kuzey yarımkürenin ilk kirazı hasat edildi Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde kuzey yarımkürede yetişen ilk kiraz hasat edilerek açık arttırmayla kilogramı 2 bin TL’den satıldı. Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde erkenci kiraz cinsleri kuzey yarımkürede yetişen ilk kiraz olma özelliğiyle gerek yurt içi gerekse de yurtdışı pazarda önemli bir yere sahip. Çiftçilerin pazara ilk kirazı getirmek için adeta birbirleriyle yarıştığı Manisa’da kuzey yarımkürenin ilk kirazını çiftçi Mehmet Bülbül hasat etti. Bahçesinden özenle hasadı yapan kiraz yetiştiricisi Mehmet Bülbül, açık arttırmaya sunmak üzere 300 kilogramlık kirazını Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde bulunan Kiraz Pazarına getirdi. Pazarda alıcılar tarafından yapılan açık arttırmayla iki kiraz tüccarı ortaklaşa olarak kilogramı 2 bin TL’den 300 kilogramlık kirazı satın aldı. Kirazı pazara ilk getiren çiftçilere destek amacıyla her yıl gerçekleştirilen açık arttırma usulü geleneğiyle çiftçi Mehmet Bülbül’e önemli bir teşvik sağlanmış oldu. Bu yıl sezonun genel olarak iyi geçtiğini ve geçtiğimiz yıl 75 bin ton ihracat gerçekleştiğini söyleyen kiraz üreticisi Mehmet Bülbül, bu yıl hedeflerinin 100 bin ton olduğunu dile getirdi. Bülbül, “Yaklaşık 300 kilogram hasat yaptık. Kuzey yarım kürenin ilk kirazı bu. Erkenci kirazlarda biraz eksiklik var. Ama diğer kirazlarda durum iyi. Geçen sene toplamda 75 bin ton ihracat yaptık. Bu sene 100 bin tonu bulacaktır” dedi. Kirazı açık arttırmada ortaklaşa alan kiraz alıcısı Kerim Sincar, “2 bin TL’den ilk üreticimize hayırlı olsun. İyi bir sezon bekliyoruz. Mahsuller bu yıl iyi” dedi. Kerim Sincar ile ortaklaşa açık arttırmaya giren Malkoç Fatihoğlu, üreticilere hayırlı bir sezon geçirmelerini dileyerek. Yaklaşık 300 kilogram kirazı 2 bin TL’den aldık. İnşalah hayırlı olur. İyi bir sezon bekliyoruz. Maliyetler çok yüksek. Yetiştirebilirsek inşallah Dubai’ye göndereceğiz. Yetişmezse yurtiçinde kendi vatandaşlarımıza yedireceğiz” ifadelerini kullandı. Pazara gelen 300 kilogram kirazı kilogramı 2 bin TL’den açık arttırmada satan Mehmet Bülbül, “Manisa’da kuzey yarımkürenin ilk kirazını pazara getirdik. Geçtiğimiz yıl 75 bin ton ihracat yapmıştık. Bu sene 100 bin tonu bulmayı hedefliyoruz. İnşallah bütün çiftçilerimize hayırlı bir sezon olur” dedi. Öte yandan, pazara gelen kiraz üreticileri ve satıcılara kuzey yarımkürenin ilk kirazıyla hatıra fotoğrafı çekilmeyi de ihmal etmedi.
Buğday ambarı Tekirdağ’da 115 personel sahada olacak
12 Nisan 2024 Cuma - 12:57 Buğday ambarı Tekirdağ’da 115 personel sahada olacak Buğday ambarı Tekirdağ’da bu sezon 115 teknik personelden oluşan 25 ekip sahada olacak. Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı çerçevesinde buğdayda süne ve kımıl zararlısına karşı etkin mücadele edilebilmesi amacıyla Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile birlikte hizmet içi eğitim toplantısı gerçekleştirildi. Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Öcal yaptığı açılış konuşmasında, "İlimiz tarım alanlarının yarısından fazlasında hububat ekimi yapılmakta, bu alanların yaklaşık 1 milyon 900 bin da üzerinde buğday yetiştirilmektedir. Yıllara göre değişmekle birlikte 700 bin ile 1 milyon ton arasında üretimle ülkemizin ekmeklik buğday üretimi sıralamasında ilk 5’te yer almaktayız. Beslenme alışkanlığımızda ekmek temel besin kaynağımız ve sofralarımızın baş tacıdır. Bu nedenle en stratejik ürünlerden biri olan buğdayda verim ve kaliteyi belirleyen önemli unsurlardan birisi de zararlılardır. Kaliteli ürün elde edebilmek için süne mücadelesi büyük önem taşımaktadır. İlimizde bugüne kadar süne zararına bağlı buğday kalitesinde bir sıkıntı yaşamadık, bir şikâyet almadık, bunu sizlerin sahadaki titiz çalışmalarınız sayesinde sağladık. Bu sezon 115 teknik personelden oluşan 25 ekip ile sahada olacağız. Tüm teknik personelimize kolaylıklar diliyorum, her köyde her noktaya ulaşıp tespitlerinizi titizlikle yapacağınızdan hiç kuşkum yok. Tüm üreticilerimize de hayırlı ve bereketli bir sezon dilerim’’ dedi.
Motor sağlığı için yaz aylarında da antifriz kullanımı büyük önem taşıyor
12 Nisan 2024 Cuma - 11:30 Motor sağlığı için yaz aylarında da antifriz kullanımı büyük önem taşıyor Antifrizin 4 mevsim motor koruması sağladığını ve yaz aylarında dahi kullanılmasının büyük masraflı arızaların önüne geçtiğini belirten Ali Curu, “Yaz aylarında da kullanılan antifriz, motorda küf ve korozyon oluşumunu engeller” dedi. Sürücülerin kış aylarında özellikle önem verdiği antifriz kullanımı, yaz aylarında da araç için hayati önem taşıyor. Motor sağlığı açısından en önemli etkenlerden birisi olan antifrizin 4 mevsim kullanılması gerektiğini belirten bilirkişiler, sıvı sisteminde oluşabilecek küf ve korozyona karşı araç sahiplerini uyarıyor. Yaz aylarında maliyet düşürmek amacıyla antifriz yerine su kullanımının büyük maddi hasarlara neden olabileceğini belirten Eskişehirli araç bakım ustası Ali Curu, “Antifriz kullanılmadığı takdirde maksimum 1-2 ay içerisinde suyun renginin karardığını, kahverengileştiğini göreceksiniz. O da motor bloğunun yani metal alaşımların suyla etkileşiminde küf veya korozyon oluşmasından sebep oluyor” dedi. “Yaz aylarında da kesinlikle antifriz kullanılması gerekiyor” Araç sahiplerinin 4 mevsim antifriz kullanımını ihmal etmemelerini gerektiğinin altını çizen Ali Curu, şu ifadeleri kullandı: “Araçlarda kullanılan antifrizi yani motoru soğutan sıvıyı aslında 4 mevsim koruma diye tabir ederiz biz. İnsanların en çok antifrizin kışın eksi derecelerde motor suyunun donmamasını sağladığını biliyor. Ancak antifrizin en büyük diğer özelliklerinden birisi de, soğutma sistemindeki suyun küf ya da korozyon oluşmasını engellemesidir. Sürücülere yazın özellikle antifriz kullanmalarını tavsiye etmemizin sebebi bu. Yazın da aracınızda motor suyu, antifriz olması lazım ki sıvı sisteminde küf, korozyon ya da herhangi bir arıza olayı olmasın. Yoksa ilerleyen dönemlerde arızaya sebebiyet verebilir. Sürücüler araçlarında yazın su kullanmaya devam ediyorlar. Mesela bir hortum patlıyor, arıza oluyor, onu yaptırıyorlar ama antifriz koymaya gerek yok diye düşünüyorlar. Ancak kesinlikle yazın da antifriz koymaları kullanmaları gerekiyor. Antifriz kullanılmadığı takdirde maksimum 1-2 ay içerisinde suyun renginin karardığını, kahverengileştiğini göreceksiniz. O da motor bloğunun yani metal alaşımların suyla etkileşiminde küf veya korozyon oluşmasından sebep oluyor. Bu küf ve korozyon da ilerleyen dönemlerde sıvı sistemini, radyatörleri, petekleri ve su kanallarını tıkayabiliyor. Ayrıca termostat, devir daim diye bahsettiğimiz parçaların aşınmasına ve arızalanmasına sebep olabiliyor. Bu nedenle antifriz kullanılmaması kesinlikle büyük masraflara yol açabiliyor.”
DSİ daha verimli ve tasarruflu sulama için projeleri hayata geçiriyor
12 Nisan 2024 Cuma - 09:53 DSİ daha verimli ve tasarruflu sulama için projeleri hayata geçiriyor Adana’nın Ceyhan ilçesinde hayata geçirilmekte olan Tarla İçi Kapalı (Borulu) Drenaj ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projeleri çerçevesinde çalışmaların devam ettiğini açıklayan Devlet Su İşleri Genel Müdürü Mehmet Akif Balta; “İnşa ettiğimiz depolama tesisleri ile çiftçilerimize sulama suyu sağlarken çiftçilerimizin bu suya rahatça ulaşmasını sağlayacak modern ve sürdürülebilir projeleri de hayata geçiriyoruz” dedi. Proje İle yüzde 25’den yüzde 100’e kadar verim artışı hedefleniyor Projenin ayrıntıları hakkında bilgi veren Balta; “Adana Ceyhan Ovası 1. Kısım Tarla İçi Kapalı (Borulu) Drenaj ve TİGH Projesi kapsamında 33 mahallede toplam 318 bin 460 dekar alan, Adana Ceyhan Ovası 2. Kısım Tarla İçi Kapalı (Borulu) Drenaj ve TİGH Projesi kapsamında 28 mahallede toplam 288 bin 170 dekar alan ve Adana Ceyhan Ovası 3. Kısım Tarla İçi Kapalı (Borulu) Drenaj ve TİGH Projesi kapsamında 29 mahallede toplam 295 bin 930 dekar alanda tarım arazilerini daha verimli hale getirmek için çalışmalar başlamıştır. Toplamda 90 farklı mahalledeki 902 bin 560 dekar arazinin faydalanacağı bu projeler kapsamında; tarla içi kapalı drenaj çalışmaları, açık drenaj kanalları ve diğer su yollarının temizlenmesi ve derinleştirilmesi, kavşut, menfez yapılarının yapılması, arazide kaba tesviye yapılması, lateral ve kollektor borularda yıkama (temizlik) ve onarım işleri vatandaşlarımızdan hiçbir ücret alınmaksızın gerçekleştirilecektir" diye konuştu. Projeler çerçevesinde öncelikli olarak 60 bin metre drenaj kanalı temizliği yapıldığını ifade eden Balta; “Çalışmaların tamamlanmasıyla; ekilemeyen arazilerinin ekilebilir duruma getirilerek ekonomiye kazandırılmasını, düşük verim alınarak üretim yapılan yerlerde ise %25’den %100’e kadar verim artışı sağlanmasını hedeflemekteyiz. Bu kapsamda aynı anda farklı noktalarda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Toprağının kıymetini bilen, emeği ve alın teriyle milli ekonomimize güç veren tüm çiftçilerimize kolaylıklar diliyor, her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyorum” ifadelerini kullandı.
ASO’dan, Türkiye’nin en büyük teknoloji üssü girişimi
12 Nisan 2024 Cuma - 09:43 ASO’dan, Türkiye’nin en büyük teknoloji üssü girişimi Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, “Başkentimizin sahip olduğu bu potansiyeli yüksek katma değere dönüştürmek amacıyla Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kurmak için yola koyulduk” dedi. Ankara Sanayi Odası Ankara’da Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kurmak için çalışmalara başladı. Ankara’da 1,2 milyon metrekare alanda kurulması planlanan teknoloji üssü projesiyle birlikte Türkiye’nin ihracat katma değerinin artırılması ve sanayi ile teknoloji tabanlı girişimciliğin bir araya getirilmesi hedeflenecek. Çalışmaları ASO Teknopark A.Ş. bünyesinde yürütülen Ankara Teknoloji Üssü kentin hızla geliştiği Eskişehir Yolu üzerinde yer alacak. Temelli Sanayi Havzası olarak da bilinen, ASO 2. OSB, Anadolu OSB ve Başkent OSB’nin yakınında kurulacak ASO Ankara Teknoloji Üssü, sanayi ile üniversite ve teknolojiyi yakınlaştıracak. Ar-Ge ve üretime yönelik imkanların bir arada bulunacağı teknoloji üssünde ürünlerin ticarileşme süreçleri daha hızlı olacak. ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Teknoloji Üssü kurma çalışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, Ankara’nın bölgesel sanayi sıralamasında yüksek ve orta-yüksek teknolojide en çok yatırım yapılan bölge olduğuna dikkat çekti. Başkent’in, 13 organize sanayi bölgesi, 150 Ar-Ge, 36 Tasarım Merkezi, 13 teknoloji geliştirme bölgesi, nitelikli insan kaynağı ve girişimcilik potansiyeliyle Türkiye’nin birçok iline göre daha avantajı konumda olduğunu belirten Ardıç, “Bu avantajın üretime daha iyi yansıtılabilmesi için bilim ve teknoloji ile sanayi arasındaki ekosistemin çok iyi oluşturulması gerekiyor. Biz Ankara Sanayi Odası olarak, Başkentimizin sahip olduğu bu potansiyeli yüksek katma değere dönüştürmek amacıyla Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kurmak için yola koyulduk” açıklamasında bulundu. “Sanayi ile teknoloji tabanlı girişimcilik bir araya gelecek” Türkiye’nin 11 bin 200 dolar olan çalışan başına ihracatının Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde 15 bin 300 dolara çıktığını, Güney Kore’nin ise çalışan başına ihracatının 28 bin 600 dolar olduğunu belirten Ardıç, şunları söyledi: “Bu rakamlar bize teknoloji geliştirme bölgelerinin sanayiyle, yani üretimle iç içe olmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. ASO Ankara Teknoloji Üssü, sanayi ile üniversite iş birliğinin güçleneceği, start-up’ların sanayi işletmeleriyle daha yakın ilişki içinde olacağı bir ekosistem oluşturacak. Piyasa odaklı, ihracat potansiyeli yüksek girişimlere yer verilecek. Ankara Teknoloji Üssü, sanayi ile teknoloji tabanlı girişimciliği bir araya getirecek. Ar-Ge, inovasyon süreçleri direkt olarak üretime yönelik yapılacak. Organize Sanayi Bölgeleri ile en üst noktada iş birliği sağlanacak ve ürünlerin ticarileşme süreci hızlanacak. Böylece çalışan başına teknoloji ihracatımızın 15 bin dolar seviyelerinden 30 bin dolarlara ulaşması için zemin oluşturulacak.” Binlerce mühendis ve bilim insanına istihdam Başta savunma sanayii olmak üzere ileri teknolojili yüksek katma değer üreten Ankara’nın, ekonomik cazibesinin her geçen gün artırdığını söyleyen ASO Başkanı Ardıç, doğal afet riskinin de düşük olması nedeniyle Başkent’in yoğun göç aldığını da vurguladı. Ardıç, “Son 10 yılda Ankara nüfusu yaklaşık 1 milyon arttı. Bunun yaklaşık 500 bini göçle gerçekleşti ve yapılan araştırmalara göre Ankara’ya göç edenlerin yüzde 35’ini üniversite mezunları oluşturuyor. Yani Ankara’mız en eğitimli göçü alan illerin başında geliyor. Nitelikli insan kaynağımız katlanarak büyüyor. ASO Ankara Teknoloji Üssü’nün oluşturacağı ekosistem, binlerce mühendis ve bilim insanının istihdamına da imkan oluşturacak” ifadelerini kullandı. “Hem insana hem teknolojiye yatırım” Öte yandan Ankara Teknoloji Üssü kapsamında ASO Teknopark A.Ş. yönetimi de yeniden yapılandırıldı. Yapılan Genel Kurul’da ASO Başkanı Seyit Ardıç, ASO Teknopark A.Ş. Başkanlığına yeniden seçildi. 7 olan Yönetim Kurulu Üyesi sayısı 9’a yükseltildi. ASO Teknopark A.Ş. Yönetim Kurulu’nda Ankara Sanayi Odası’nın yanı sıra ASO 1. OSB, ASO 2. OSB, ODTÜ Teknokent ve TOBB ETÜ’den çok değerli isimlerle hem insana hem de teknolojiye yatırım yapacak çok güçlü bir kadro oluşturulduğunu belirten ASO Başkanı Ardıç, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın hamiliğinde yürüttüğümüz Ankara Teknoloji Üssü çalışmamızı TÜBİTAK da projeleriyle destekleyecek” dedi. “Yüksek katma değerli ekonomiye geçiş hızlanacak” Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefine dikkat çeken ASO Başkanı Ardıç, “Ankara Sanayi Odası olarak, ‘Başkentin sanayiinden, sanayi ve teknolojinin başkentine’ vizyonu doğrultusunda ülkemizin bu hedefine ulaşması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. ASO Ankara Teknoloji Üssü, ülkemizin yüksek katma değerli bir ekonomiye kavuşması için gerekli dönüşümü hızlandıracak” değerlendirmesinde bulundu.
İthal edemeyince kendisi yaptı, şimdi ihraç ediyor
12 Nisan 2024 Cuma - 09:42 İthal edemeyince kendisi yaptı, şimdi ihraç ediyor Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, jeofizik mühendisi Ünal Öztürk, mesleğinde kullandığı makineleri İtalya’dan ithal edemeyince, sondaj makinesi üretimine başladı, şimdi yurt dışına ihraç ediyor. Jeofizik Mühendisi Ünal Öztürk, İstanbul Güneşli’de başladığı sondaj makinesi üretimini 2018 yılında Burhaniye’ye taşıdı. Ürettiği sondaj makinelerini yurdun her tarafına gönderen Öztürk, Danimarka ve Finlandiya’ya da makine ihracına başladı. Öztürk, son zamanlarda üretimine başladığı zeytin hasat makinelerini de yurt dışına satmaya hazırlanıyor. Mesleği gereğince sondaj makinelerine ihtiyacı olduğunu anlatan Ünal Öztürk, “Normalde jeofizik mühendisiyim. İlk önce İstanbul’da zemin laboratuvarı ve zemin etütleri ile ilgileniyorduk. Bu makinelere ihtiyacımız vardı. Zemin laboratuvarında, zemin etütlerinde sondaj makinelerine ihtiyacımız vardı. Eski makineler vardı. 50 yılından kalma sondaj makinelerini kullanıyorduk. Daha teknolojik, daha iyi, daha hızlı az yakıt kullananları için ne yapmamız gerekiyordu bunu düşündük. Yurt dışına gittik. Yurt dışında araştırdık. İtalya’ya gittik. Almanya’ya gittik. İtalya’dan makine almaya çalıştık. Hor gördüler. Geri kalmış ülke sınıfına sokuyorlar bizi küçük görüyorlar. Biz de, sizden niye makine alalım dedik. Kendi ülkemizde kendimiz yaparız dedik. Geldim ülkeme. İlk önce İkitelli Sanayi Sitesinde dolaştım. Nasıl yapabilirim diye düşündüm. Demir aldım, motor aldım. Kendim Güneşli’deki atölyede yapmaya başladım. İtalyanların makinelerinde daha iyi oldu. Ülkemin her tarafına sattım. Satıyoruz. Üretmeye devam ediyoruz. 2018 yılında Balıkesir Burhaniye’ye geldik. Burada devam ettik. Baktık zeytin silkmede makine ihtiyacı var. Zeytinleri dökemiyorlar. Zeytinleri toplayamıyorlar. Zeytinlere işçi gerekiyor toplamak için. Zeytin üretiminin harcamalarının yüzde 80’i işçi maliyeti. Zeytin hasat makineleri de üretmeye başladık. Şimdi devam ediyoruz. Yeni projelerle devam ediyoruz. Silkeleme, daldan dala silkeleme makinesi yapıyorum. Belden kırmalı makinelere de başlıyoruz. Yurt dışına makine satmaya da başladık. Danimarka ve Finlandiya’ya makine satıyorum. Avrupa’da artık işçilik çok pahalı. Üretemiyorlar. Biz de buradan Avrupa’ya makine ihracatına başladık. Zeytin makinelerini de şimdilik Türkiye de satıyoruz. İlerde, yurt dışına da satmayı düşünüyoruz” dedi.
Palandöken: “Muhtemel yoğunluk düşünülerek dönüşler son güne bırakılmamalı”
12 Nisan 2024 Cuma - 09:38 Palandöken: “Muhtemel yoğunluk düşünülerek dönüşler son güne bırakılmamalı” 9 günlük Bayram tatili dönüşünde yola çıkacak olan vatandaşlara uyarıda bulunan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “6 Nisan’da başlayan 9 günlük bayram tatili henüz daha bitmeden 3 bin 600’ü aşkın trafik kazası yaşandı bu kazalarda 56 vatandaşımızı kaybettik ve 5 bin 625 kişi de yaralandı. Şehirlerarası karayollarında muhtemel trafik yoğunluğunu göz önünde bulundurarak dönüşleri son güne bırakmamalı” dedi. “Bayram tatilinin ilk 6 gününde 58 vatandaşımızı kaybettik” Uzun bayram tatillerinde trafik kazalarının arttığına dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Bayram tatilinin 6’ıncı gününde günlük ortalama olarak 600 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalar sonucunda maalesef 56 vatandaşımızı kaybettik. Bayramdan önce yola çıkacak olan vatandaşlarımıza uyarıda bulunmuştuk. Şimdi dönüşlerin gerçekleştiği günlerde uyarıları yinelemek gerekirse özellikle tatil yorgunluğu ile birlikte direksiyon başına geçecek olan vatandaşlarımız hız limitlerine uymalı, kör noktaları gözden kaçırmamalı. Eve 1-2 saat daha erken varmak için ailemizi ve sevdiklerimizi gözü yollarda bırakmayalım” ifadelerini kullandı. “Uzun yolda her iki saatte bir 15 dakika mola verilmeli” Tatil dönüşlerinde araç kullanırken hiçbir ihmale fırsat verilmemesi gerektiğini belirten Palandöken, “Kazalara en çok sebebiyet veren durumun aşırı hız olmasının yanında vatandaşlarımızı hızlı araç kullanımına iten yorgunluk ve bir an önce evine ulaşma isteği gibi nedenler ön plana çıkıyor. Şoförlerimiz her 2 saatlik yolculuk sonrasında 15 dakika dinlenmeyi ihmal etmemeli. Özellikle gece yolculuk yapan vatandaşlarımız sabah güneşin doğmasına yakın vücutta artan uyku isteğiyle inatlaşmamalı. En azından 1 veya 2 saat müsait bir alana araçlarını çekip uyku ihtiyacını karşılamalı. Unutulmamalıdır ki varacağımız yere geç gitmek hiç gidememekten her zaman daha iyidir” şeklinde belirtti.
Bakan Yumaklı’dan, peyzaj düzenlemelerinde çim yerine kuraklığa dayanıklı bitki kullanımı için çağrı
12 Nisan 2024 Cuma - 09:27 Bakan Yumaklı’dan, peyzaj düzenlemelerinde çim yerine kuraklığa dayanıklı bitki kullanımı için çağrı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaz aylarının yaklaşmasıyla artan peyzaj düzenlemelerinde suyun akılcı kullanımına özen gösterilmesi gerektiğini belirterek, sadece çim yerine kuraklığa dayanaklı bitkilerin tercih edilmesiyle yüzde 80’lere varan su verimliliği sağlanabileceğini bildirdi. Bakan Yumaklı, Akdeniz havzası ülkelerinden biri olan Türkiye’de iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin giderek daha belirgin hissedildiğine, uluslararası göstergelere göre Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında bulunduğunu ifade etti. Bakanlık olarak suyun her anlamda verimli kullanılması ve israfının önlenmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Yumaklı, şu bilgileri aktardı: “31 Ocak 2023 tarihinde Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde ve Bakanlığımız koordinasyonunda başlatılan ‘Su Verimliliği Seferberliği’ ile kaynaklarımızın sürdürülebilirliğinin sağlanması ve verimli kullanımı için ülke ölçeğinde büyük bir dönüşüm hayata geçirildi. Seferberlik kapsamında, değişen iklime uyum sağlanması, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetiminin gerçekleştirilmesi hedeflenerek hazırlanan Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033) Sayın Cumhurbaşkanımızın genelgesiyle yürürlüğe girmişti. Su Yönetimi Genel Müdürlüğümüzün bu genelgeye dayanarak hazırladığı Kurakçıl Peyzaj Uygulamaları Rehber Dokümanı internet sitemizde yayımlandı. Ayrıca rehberimizi 81 ilimizin valilikleri ve belediye başkanlıkları ile tüm bakanlıklarımız ve Türkiye Otelciler Birliği ile paylaştık. Kurakçıl peyzaj, kurak iklime sahip ve su kaynaklarının sınırlı olduğu alanlarda ‘estetik peyzaj’ kaygısı gütmeden ‘klasik peyzaj’ düzenlemelerinden vazgeçilerek suyun akılcı kullanılması anlamına gelir. Bu bağlamda, tüm paydaşlarımızın peyzaj uygulamalarımızda rehberimizde dikkat çektiğimiz hususları dikkate alarak gerekli hassasiyeti göstereceklerini ümit ediyoruz.” “Doğaya uyumlu ve sürdürülebilir peyzaj alanları” Peyzaj alanlarında gerek estetik kaygılar gerekse temininin kolay olması nedeniyle suya çok fazla ihtiyaç duyan çim alan kullanımının yaygın olduğuna işaret eden Bakan Yumaklı, “Çim alanların bir kısmının kurakçıl peyzaja dönüştürülmesi ile yüzde 20-50, tamamının kurakçıl peyzaja dönüştürülmesi ile de ortalama yüzde 80’e varan su verimliliği sağlayabiliriz. Bu uygulamayla aynı zamanda bakım ve enerji maliyetlerinin de yaklaşık yarı yarıya azaltılabildiğini unutmayalım. Bu nedenle doğaya uyumlu ve sürdürülebilir peyzaj alanları oluşturulması ülkemizin su kaynaklarının korunup geliştirilmesi için büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Süsleme için kurakçıl bitkiler, sulama için arıtılmış su Bahar aylarında başlayan peyzaj düzenlemelerinde suyun verimli kullanımı için gözetilmesi gereken hususların altının çizildiği rehbere göre peyzaj düzenlemelerinde suyun verimli ve etkili kullanılması için uyulması gereken kurallar şöyle: Peyzaj alanlarında toprakta buharlaşmanın minimize edilmesi amacıyla bölgenin iklim şartlarına ve doğal yapısına uyumlu malçlama (toprağın üstüne organik veya sentetik malzemeler serilerek bitki köklerinin etrafında tabaka oluşturulması) yapılmalıdır. Suyu verimli kullanan sulama sistemleri tercih edilmelidir. Sulama gün ağarmadan veya gün batımı sonrasında yapılmalıdır. Sulamada, içme suyu standardı taşıyan sular yerine dezenfekte edilmiş arıtılmış atık sular gibi alternatif su kaynakları kullanılmalıdır. Kurakçıl peyzaj tasarımı esnasında su tüketimi yüksek olan geniş çim yüzeyler yerine bölgenin iklim şartlarına uyumlu, çok yıllık yer örtücüler ve kuraklığa dayanıklı doğal bitkiler (Dam koruğu, acı damkoruğu, Japon ipeği, fare kulağı, yıldız halısı, ak üçgül, Cezayir menekşesi, Japon süpürgesi, kara yosunu vb.) tercih edilmelidir. Çim alan miktarı mümkün olduğunca düşük tutulmalı ve kuraklığa dayanıklı çim türleri (Kamışsı yumak, çayır salkım otu, koyun yumağı, bermuda çimi vb.) seçilmelidir. Enerji ihtiyacı mümkün olduğunca yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmalıdır. Yeşil binalar, yeşil çatılar, yeşil sokaklar, dikey bahçeler ve çatı bahçeleri gibi yeşil altyapı uygulamaları kurakçıl peyzaj anlayışıyla entegre edilmelidir. Kurakçıl peyzaj tasarımı esnasında doğal drenaj kanalları inşa edilerek bu alanlarda biriken sular uygun filtreleme yöntemi sonrası tekrar sulamada kullanılmalıdır. Yağışlardan kaynaklanan yüzey akışı filtrelenerek yerinde yağmur suyu etkin kullanılmalı ve yağmur bahçeleri uygulamaları aracılığı ile yağmur suları yer altında depolanmalıdır.
Çanak enginar üreticinin yeni alternatifi oldu
12 Nisan 2024 Cuma - 08:35 Çanak enginar üreticinin yeni alternatifi oldu Denizli’nin Çal İlçesine bağlı Selcen Mahallesi’nde geçtiğimiz yıl ilk kez dikimi yapılan enginar bol ürün verip üreticisini sevindirmişti. Geçen yıl ‘Kalp’ cinsi enginar dikiminin yapıldığı mahalleye bu yıl ‘Çanak’ cinsi enginar dikimi de yapıldı. Geçen yıl dikilen enginarlardan ilk hasat yapılmaya başlandı. Denizli’nin Çal ilçesine bağlı Selcen Mahallesi’nde geçen yıl deneme amaçlı anlaşmalı olarak ilk kez ‘kalp’ cinsi enginar dikimi yapılmıştı. Geçen yıl yaklaşık 3 dönümlük araziye dikimi yapılan 2 bin kök kalp enginarda bu yılın ilk hasadı başladı. Tanesi toptan 10 TL’den satılan kalp enginar, perakende olarak 15 TL’den tarladan tüketiciye ulaştırılıyor. Geçen yıl üretilen enginarın büyük bölümü Aydın Söke’deki tesiste işlendikten sonra dünyanın farklı ülkelerine ihraç edilmişti. Bu yılda Selcen Mahallesi’nde kalp enginara ilave olarak deneme amaçlı 1 dönümlük araziye ‘Çanak’ cinci enginar dikimi de yapıldı. Geçen yıl dikimi yapılan kalp enginarlardan bu yılın ilk hasadını yapmaya başladıklarını belirten üretici Ömer Ayhancı, enginarın Çal topraklarını çok sevdiğini söyledi. Geçen yıl üç dönüklük deneme enginar bahçesinden, 30-32 bin adet “kalp” enginar hasadı yaptıklarını belirten Ayhancı, “Geçen yıl Aydın’da Nihat Selçuk isimli bir enginar üreticisi, yıl bazında sürekli hasat alınması amacıyla Aydın, Denizli ve Antalya Ziraat Odası Başkanlarıyla iletişime geçmişti. Çiftçiye, örnek olması için geçen yıl 3 dönümlük bir araziye 2 bin kök enginar dikimini yapmıştık. Güzel bir sezon geçirdik. Bu yıl kalp enginara ilave olarak bir dönüm daha çanak enginar dikimi yaptık. Toplam dört dönümlük sulak arazimizde 2 bin 500 kök enginarınız bulunuyor’ dedi İlk hasat başladı Geçen yıl deneme amaçlı dikimi yapılan kalp enginarlardan ilk hasadı yapmaya başladıklarını anlatan Ömer Ayhancı, ‘Enginar çok yıllık suyu seven bir ürün. Bir kere fidanı dikiyorsunuz, 5-7 yıl arasında ürün alıyorsunuz. Takibi bitkinin zamanında sulanması ve bakımının iyi yapılması da çok önemli. Geçen yıl dikimini yaptığımız fidanlardan bu yılın ilk hasadını da yapmaya başladık. Tanesi toptan 10 TL’den satılan kalp enginar, perakende olarak 15 TL’den tarladan tüketiciye ulaşıyor. Kalp enginar türümüz kök başına 15-16, Çanak olarak geçen türümüz de kök başına 8-10 baş enginar veriyor. Ülkemizde daha çok zeytinyağlı yemek türü olarak tüketilen, faydaları saymakla bitmeyen enginar; yüksek lif oranına sahip yapısı ve karaciğer dostu olmasıyla Türk mutfağında önemli bir yere sahip. Anavatanı olarak genellikle Aydın ve İzmir bölgesinde üretimi sağlanıyor” dedi.