EKONOMİ
Balıkesir’de susam üreticisine büyük destek: Alım fiyatı 155 TL’ye yükseldi 10 Aralık 2025 Çarşamba - 22:00:16 Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi güçlendirmek amacıyla Sındırgı ilçesinde susam alım töreni düzenledi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 2025 yılı susam alım fiyatını 155 TL olarak açıkladı. Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde susam alım töreni düzenledi. Pürsünler Köy Meydanı’ndaki törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, üreticiyi güçlendiren Balıkesir Modeli’nin altını çizdi. Çiftçinin emeğinin karşılığını alması için belediyenin piyasaya aktif şekilde müdahil olduğunu belirten Akın, destek alımlarının hem fiyatları hem üretimi artırdığına dikkat çekerek, "Biz alım yaptıkça tüccar da fiyatı yükseltiyor. Çünkü biliyorlar ki çiftçi yalnız değil. Balıkesir’de 20 ilçede en az bir ürüne alım garantisi veriyoruz. Üretin, biz hep yanınızdayız" ifadelerini kullandı. Katma değer üreten model: beş kat değer kazanan susam Büyükşehir’in satın aldığı susamların doğrudan hammadde olarak değil, tahine dönüştürülerek değerlendirildiğini belirten Akın, "Bu ürüne katma değer ekleyip beş katına kadar değer kazandırıyoruz. O gelir de dönüp dolaşıp yine üreticimizin evine ekmek olarak gidiyor" dedi. Susamın işlenmesiyle hem markalaşma hem de bölge ekonomisine güçlü bir katkı sağlandığını söyleyen Akın, 2026 yılında kavrulmuş susam ve susam yağı üretiminin de başlayacağını açıkladı. Üreticilere seslenen Akın, kadın emekçilere dikkat çekti. Tarlada en çok yükü çeken kadınların "eli öpülesi" olduğunu belirten Akın, "Biz bu emeklerin boşa gitmesine izin vermeyeceğiz. 7/24 yanınızdayız. Çünkü size en yakın olan, sizinle aynı derdi taşıyan belediyeyiz. Ben Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın olarak bu verimli toprakların, zengin toprakların fakir çiftçileri olmasına izin vermeyeceğim hemşehrilerim. Siz yeter ki üretin. Üreten toplumlar kazanır, kazandıkça da memleketimiz gerçek anlamda hak ettiğini bulur diye düşünüyoruz" dedi. Sındırgı’da üretim büyüyor Sındırgı’da 2 bin dekarlık alanda 197 üreticinin susam yetiştirdiğini belirten Akın, bu yıl yaklaşık 10 tonluk rekolte beklendiğini söyledi. Belediyenin 155 TL’lik alım fiyatı ile üreticinin hem maliyetlerini karşılayacağını hem de kazancının artacağını ifade eden Akın, desteklerin önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek devam edeceğini kaydetti. "Bu Şehir Kuvayı Milliye’nin başşehridir" Konuşmasının sonunda birlik vurgusu yapan Akın, "Balıkesir’de ayrımcılık yok. Particilik yok. Bu şehirde tek şey var: memleketçilik. Biz emaneti kutsal biliriz ve bu emaneti sonuna kadar koruyacağız. Siz yeter ki üretin, biz emrinizdeyiz hemşerim" diyerek tüm üreticilere bereketli bir sezon diledi. "Bu memleketin derdi ne ise bizim derdimiz de O dur" Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak ise, Sındırgı’nın bereketli topraklarının hem tarımda hem hayvancılıkta büyük bir potansiyel taşıdığını belirterek, "Bizim tek derdimiz Sındırgı. Sabah kalkıyoruz Sındırgı, akşam yatıyoruz Sındırgı. Çiftçimizin emeğine, esnafımızın mücadelesine sahip çıkmak için gece gündüz çalışıyoruz" diyerek üreticiye verdikleri önemi vurguladı. Pürsünler Mahalle Muhtarı Mustafa Tekel emeği geçenlere teşekkür ederek geçen yıl yapılan alımın olumlu sonuçlar getirdiğini, pazarcılıkla uğraşan Pürsünler Mahallesi’nde üretimin desteklerle daha da büyüyeceğini belirtti. Törene Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın, Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak ve eşi Gonca Sak, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Gülnaz Çelikyurt Uzuner, siyasi parti temsilcileri, daire amirleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda üretici katıldı. Program sonunda Pürsünler Mahalle Muhtarlığı tarafından keşkek hayrı gerçekleştirildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 18:07 HAK-İŞ’ten ’Sendikal Bakış Açısıyla Engelli Bireyler İçin Güçlü Bir Gelecek Çalıştayı’ HAK-İŞ tarafından ’Sendikal Bakış Açısıyla Engelli Bireyler İçin Güçlü Bir Gelecek Çalıştayı’ düzenlendi. HAK-İŞ tarafından ‘Sendikal Bakış Açısıyla Engelli Bireyler İçin Güçlü Bir Gelecek Çalıştayı’ düzenlendi. Çalıştay ile engelli bireylerin çalışma hayatı ve sendikal hayatta daha etkin olarak yer almasını amaçlandı. Programda açılış konuşması gerçekleştiren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın engelli bireylere yönelik çalışmaların yönünü belirlediğini söyleyerek, bu vizyonun her bir vatandaşın fırsatlara eşit şekilde erişmesini ve toplumsal hayata aktif biçimde katılmasını esas almak olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anlayışı doğrultusunda hareket edildiğini vurgulayan Tarıkdaroğlu, son 23 yılda erişilebilirlikten bakım hizmetlerine, eğitimden istihdam teşviklerine, aile desteklerinden teknolojik çözümlere kadar pek çok alanda önemli adımlar attıklarını dile getirdi. Tarıkdaroğlu, yapılan hizmetlerin henüz yeterli olmadığını ifade ederek, "Hem kamuda hem özel sektörde engelli vatandaşlarımızın istihdamını artırmaya yönelik çalışmalarımız her geçen gün üzerine koyarak devam edecek. Gerek kamuya yaptığımız atamalarla gerek özel sektör teşvikleriyle engelli kardeşlerimizin iş gücüne daha da etkin biçimde katılmasına imkan sağladık ve bundan sonra da kararlılıkla daha güçlü bir şekilde sağlamaya inşallah devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "Engelli bireylerin üretimde daha etkin rol üstlendiği bir Türkiye hepimizin ortak idealidir" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yakın zamanda 2026-2028 dönemini kapsayan 2. Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı’nı açıklayacağını da hatırlatan Tarıkdaroğlu, "Engelli bireylerin güçlendiği, hayatın her alanında daha görünür olduğu, üretimde daha etkin rol üstlendiği bir Türkiye hepimizin ortak idealidir. Bu ideal, sadece kurumlarımızla değil sendikalarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın, iş dünyamızın, akademimizin ve en önemlisi toplumun her bir ferdinin ortak sorumluluğudur" dedi. "Çalışma hayatındaki engellilerin temsilciliğini yapıyoruz" HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ise, Konfederasyonu tarafından Engelliler Komitesi oluşturduklarını ve karşılarındaki zorlukların farkında olduklarını belirterek, öncelikli olarak çalışma hayatına giren engellilerin sendikalaşmaları, sendikal mücadelede yer almaları ve bütün makamlarda yer alabilmeleri konusunda taahhütleri olduğunu aktardı. Bu konuda aynı kararlılığı sürdürdüklerini ifade eden Arslan, çalışma hayatındaki engellilerin temsilciliğini yaptıklarını söyledi. Çalışma hayatında yer alamayan engellilerin sorumluluğunu da taşıdıklarını dile getiren Arslan, "HAK-İŞ olarak, engellilik meselesine farklı açıdan bakıyoruz. Engellilerimizin çalışma hayatına girmeleri konusunda devletin daha büyük destek ve teşvik etmesini istiyoruz. Aslında engelliler de bunu istiyor. Sosyal yardım yaparak onların evden çıkmalarının önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. Hem sosyal hayatımızda hem kent hayatında onların sokağa çıkabilecekleri altyapının oluşturulması, psikolojik olarak onların çalışma hayatının birer ferdi olarak yer almalarını teşvik edecek, sosyal yardımları da daha çok çalışma hayatında aktif olarak yer almaları durumunda daha fazla teşvik edilmelerini sağlamamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Arslan, engellilerin çalışma hayatında yer almaları için ‘Emeğin engeli yok’ şeklinde bir yaklaşımları olduğunu söyleyerek, "Onun için ülkemizin, engelli yurttaşları sosyal hayatın, çalışma hayatının içerisine dahil edecek teşvikleri, düzenlemeleri yapması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. HAK-İŞ ve bağlı sendikaların engelli vatandaşların çalışma hayatına katılımına ilişkin çaba sarf ettiğini söyleyen Arslan, "Türkiye Sakatlar Konfederasyonu başta olmak üzere ilgili bütün muhataplarla bunu tartışıyoruz. Dolayısıyla engellilik konusunun aslında tedbirlerle ortadan kaldırılacağına inanıyoruz" diye konuştu. Engellilerin kamuda çalışmak istemelerini anladığını belirten Arslan, "Ama engellilerin özel sektörde de gönül rahatlığıyla çalışabilecekleri bir anlayışı geliştirmemiz gerekiyor" diye konuştu. Bugün aynı zamanda Dünya İnsan Hakları Günü olduğunu hatırlatan Arslan, insan hakları konusunun bugün anlamını kaybettiğini belirterek, "Bütün insanlığın gözü önünde çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve masum insanlar katledilirken bunu sadece bir film gibi seyretmenin utancını yaşıyoruz. Dünya İnsan Hakları Günü’nde insanlığın maalesef yerlerde süründüğü, öldürüldüğü, Gazze’de sadece çocuk ve kadınların değil, insanlığın katledildiği, insanlığın öldüğü bir dönem yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 17:28 BAKA bölgenin ekonomik geleceğini şekillendiriyor Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) öncülüğünde yürütülen TR61 Bölgesi Akıllı Uzmanlaşma Stratejisi (S3) Platformu ikinci toplantısı, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü Senato Salonu’nda gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle yürütülen ve bölgenin ekonomik geleceğini şekillendirecek olan strateji, Antalya, Isparta ve Burdur’u kapsayan TR61 Bölgesi’nin dört temel ihtisas alanındaki yenilikçilik faaliyetlerine odaklanıyor. Bu alanlar arasında Akıllı ve Sürdürülebilir Turizm, Fonksiyonel Kimyasallar ve Sağlık Ürünleri, Akıllı ve Sürdürülebilir Tarım-Gıda Sistemleri ve Havacılık bulunuyor. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen ve uygulama süreci Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından koordine edilen Türkiye’de Akıllı Uzmanlaşma Stratejilerinin Geliştirilmesi ve Uygulanması için Kapasite Artırımı Teknik Yardım Projesi hedefini belirledi. Amaç, yenilik merkezli büyüme yaklaşımının bölgesel düzeydeki politika çerçevesinin oluşturulması olarak tanımlanabilecek akıllı uzmanlaşma alanında kapasitenin geliştirilmesi, tecrübenin artırılması ve oluşan kapasitenin ülkemizin tüm bölgelerine yaygınlaştırılması. Projenin nihai aşamasında, strateji belgesi hazırlanması hedeflenen üç pilot bölge arasında yer alan TR61 Bölgesi (Antalya, Isparta, Burdur) için akıllı uzmanlaşmaya konu olacak ihtisas alanları belirlendi ve akıllı uzmanlaşma stratejisi oluşturuldu. Stratejinin yürütülmesi için; bölge üniversitelerinin, teknoloji geliştirme bölgelerinin, il ticaret ve sanayi odalarının, ihtisas alanı/özel sektör temsilcilerinin ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansının katılımıyla TR61 Bölgesi S3 Platformu oluşturuldu. Platform ilk toplantısını Antalya Ticaret ve Sanayi Odasında, ikinci toplantısını Akdeniz Üniversitesinde gerçekleştirdi. Akıllı uzmanlaşma: Bilgi ve icra çarklarını birleştirme Bölgesel kalkınma yol haritasına yön vermek ve yenilikçilik çalışmalarına katkı sağlamak üzere çok sayıda paydaş TR61 Bölgesi S3 Platformu ikinci toplantısında hazır bulundu. Toplantının açılışında, BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, akıllı uzmanlaşma stratejisinin (S3) önemini vurgularken, "Kısaca hazırlık sürecinden bahsetmek isterim. TR61 Bölgesi S3 hazırlık süreci aslında CEDIS3 Projesi’nin parçası olarak başladı" açıklamasında bulundu. Güler, icra çarkı ile bilgi çarkı arasındaki boşluğun kapatılması gerektiğini belirterek, "İcra çarkıyla bilgi çarkı arasındaki boşluk arttığı sürece maalesef icra ile bilgi arasında bir uyumsuzluk ortaya çıkıyor" dedi. S3 hazırlık sürecinde, Stratejik Yetki Analizi, Nicel Analiz (Ekonomik, İnovatif ve Bilimsel Potansiyel), Nitel Analiz, Girişimci Keşif Süreci (EDP) ve Politika Karması oluşturma gibi aşamalar tamamlanmıştır" dedi. "Paydaşlar arasında etkileşimin daha çok artması lazım" Özel sektör ve akademinin etkileşimi üzerine de düşüncelerini aktaran Güler, rekabetin ancak "bileşik kaplar" ilkesiyle sağlanabileceğini şu ifadelerle anlattı: "Bir bölge rekabet edebilirse ancak kamu, özel sektör, sivil toplum ve üniversite gibi tüm paydaşlar birleşik kaplar şeklinde çalışırsa rekabet edebilir. Aksi takdirde sadece ticarileştirilebilir bilgi üretmek belli bir süre sonra ticari faaliyetleri sürdürülebilir kılmaktan öteye çıkmaz. Nihayetinde bir taraftan da bilgiye para harcanması gerekiyor. Bu bağlamda bilgiye de kaynak aktarılması lazım. Sırf o sebeple paydaşlar arasında etkileşimin daha çok artması lazım." Güler, Akıllı Uzmanlaşma Strateji Belgesi’nin uluslararası fonlara erişim ve network oluşturma konusunda şimdiden somut sonuçlar ürettiğini belirterek, "Biz bu süreci başlatmamızdan itibaren şu ana kadar üç adet Horizon Proje teklifi sunduk. Bu süre içerisinde ve bu sadece S3 çalışıyor olmanın sağladığı doğrudan somut çıktısı oldu. Ayrıca Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı sürecinde de akıllı uzmanlaşma stratejimiz temel referans belgeler arasında yer almıştır" dedi. Üniversite-iş dünyası-sivil toplum-kamu kuruluşları iş birliği Katılımcılar Dörtlü Sarmal yönetişim yapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu model, güçlü bir araştırma altyapısının, özel sektörün, sivil toplumun ve kamu otoritelerinin birlikte çalışmasını öngörüyor. Yetkinlik haritası ve TTO’ların rolü Temsilciler, üniversitelerdeki yetkinliklerin tespit edilmesinin (yetkinlik envanteri) önemini sıklıkla dile getirdi. Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektör Yardımcısı Atıf Bayramoğlu, "birbirimizle haberdar olma noktasında çok daha fazla şeye ihtiyacımız var" diyerek bu tespiti destekledi. Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz, Teknoloji Transfer Ofislerinin (TTO) bu mekanizmada modül olarak çalışabileceğini belirtti. Antalya OSB Teknoloji Geliştirme Bölgesi Genel Müdürü Aylin Tümay ise firmalar acil akademik bilgiye ihtiyaç duyduklarında hızlıca ulaşabilecekleri bir veri bankasının gerekli olduğunu vurguladı. Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Semical Teknoloji Genel Müdürü Prof. Dr. Serdar Sezer, Marmara Teknokent’in Serbest Bölge ile Entegrasyonu modelini örnek göstererek, Ar-Ge ve kimya sektöründeki ithal girdilere ulaşım kısıtlarını aşmak için bu tür bir entegrasyonun bölge için ufuk açıcı olabileceğini ifade etti. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu, turizm sektöründe kişi başı gecelik harcamayı 67 dolardan 108 dolara çıkarmayı hedeflediğini belirterek, turizmde dijitalleşme ve akıllı uygulamaların komisyon ödenen yurt dışı platformlarına alternatif oluşturması gerektiğini söyledi. BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler bölgesel iş birliğinin artırılması gerektiğini tekrar vurgulayarak, "Oyüzden ya hep birlikte, bölge paydaşları olarak bir şeye yöneleceğiz ya da hiçbir şeye yönelemeyeceğiz" dedi. Platformun bir sonraki toplantısının 2026 yılının Mart veya Nisan ayında Isparta’da yapılması kararlaştırıldı.
Başkan Özdemir: "Toprağı koruyan kentler geleceğini güvence altına alır"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 17:22 Başkan Özdemir: "Toprağı koruyan kentler geleceğini güvence altına alır" Nilüfer Belediyesi, 10 Aralık Toprak Ana Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte sürdürülebilir tarımı ve gıda güvenliğini masaya yatırdı. Hasanağa Gıda Merkezi’ndeki buluşmada konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Toprağı koruyan kentler geleceğini güvence altına alır" diyerek yerel üretimin önemine dikkat çekti. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğiyle 10 Aralık Toprak Ana Günü’nü Hasanağa Gıda Merkezi’nde düzenlenen özel bir etkinlikle kutladı. Toprağın bereketi, tarımsal emek ve sürdürülebilirliğin konuşulduğu programa; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar ile sivil toplum ve kamu kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, tarımı sadece bir üretim faaliyeti olarak değil, kenti besleyen ve kırsal ile kent arasında bağ kuran bütüncül bir sistem olarak gördüklerini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, "Nilüfer’de toprağı; yaşamı besleyen, kenti ayakta tutan ve nesilleri birbirine bağlayan temel bir değer olarak görüyoruz. Tarım; gıda güvenliği, iklim direnci ve yerelde bir gelecek demektir. Bu nedenle toprağın sağlığını koruyan üretim modellerini destekliyoruz" dedi. Belediye olarak yürüttükleri çalışmalara değinen Başkan Şadi Özdemir, çiftçilere toprak analizi desteği sağladıklarını ve bilimsel veriye dayalı üretimi teşvik ettiklerini vurguladı. Kompost üretimi gibi uygulamalarla toprağı canlandırdıklarını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi; "Kendi alanlarımızda örnek modeller hayata geçirerek hem üreticimizi bilinçlendiriyor hem de doğru tarım uygulamalarını yaygınlaştırıyoruz. Amacımız çiftçinin ürününün değerini bulması, emeğinin karşılığını alması ve kırsalda yaşamın güçlenmesidir. NİLKOOP gibi yapılarla bunu kalıcı hale getiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki toprak bizim geleceğimizdir; toprağı korumak, yaşamı korumaktır." Etkinlikte söz alan NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz da, doğayla uyum içinde yaşamanın önemine değinerek, günlük yaşamda atılacak küçük adımların büyük farklar oluşturabileceğini belirtti. Hasanağa Mahalle Muhtarı Rüstem Kartoğlu toprağın en değerli varlık olduğunu vurgularken, Nilüfer Kent Konseyi Çevre Meclisi Üyesi Nurten Ümit ise okullarda verdikleri eğitimlerle çocuklarda toprak bilincini artırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Açılış konuşmalarının ardından Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal moderatörlüğünde "Toprak Ana’yı Korumak: Enginarla Sürdürülebilir Tarım" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevinç Başay ve Hasanağa Kadın Derneği Başkanı Neşe Erken, bölgeye özgü enginar üretimi ve sürdürülebilir tarım teknikleri hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Etkinlik sonunda katılımcılar Hasanağa Gıda Merkezi’ni gezerek yetkililerden bilgi aldı. Program, merkezde üretilen tarhanadan yapılan çorba ile Hasanağa Kadın Derneği’nin hazırladığı enginar salatası ve enginar çayının ikram edilmesiyle sona erdi.
Trakya İhracatında genç stratejiler yarışması düzenlenecek
10 Aralık 2025 Çarşamba - 17:10 Trakya İhracatında genç stratejiler yarışması düzenlenecek Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’ndeki üniversite öğrencilerine yönelik "Trakya İhracatında Genç Stratejiler" yarışması düzenlenecek. Son yıllarda bölgede ihracat alanında yürüttüğü çalışmalarla öne çıkan Trakya Kalkınma Ajansı, üniversitelerin ön lisans ve lisans programlarında öğrenim gören öğrencilere yönelik "Trakya İhracatında Genç Stratejiler" yarışması düzenleyecek. Yarışma çerçevesinde gençlerin ihracata dönük kariyer fırsatlarıyla buluşturulması, aynı zamanda bölgedeki ihracatçı işletmelere yenilikçi ve uygulanabilir strateji önerileri sunulması amaçlanıyor. Yarışmaya, Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’ndeki üniversitelerin ön lisans ve lisans programlarında eğitim gören öğrenciler başvurabilecek. Mal ihracatı alanında dış ticaret ile ilgili bölümlerde okuyan öğrenciler ile hizmet ihracatı alanında turizm ve yabancı dil bölümlerinde eğitimlerini sürdüren öğrencilerin başvurularına öncelik tanınacak. Jüri değerlendirmesinin ardından mal ihracatı ve hizmet ihracatı kategorilerinde ilk üç sırayı elde eden takımlara organizasyon komitesi tarafından sırasıyla 45 bin TL, 30 bin TL ve 15 bin TL para ödülü verilecek. Ödül kazanan takımlar ayrıca çevrim içi eğitim ve kariyer danışmanlığı desteğinden de yararlanacak. Yarışmaya başvurular, 05 Ocak-17 Ocak 2026 tarihleri arasında www.tigsyarisma.org adresi üzerinden yapılabilecek.
Sivas Sanayi Zirvesi’nde ‘Demirağ OSB’  vurgusu yapıldı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 16:05 Sivas Sanayi Zirvesi’nde ‘Demirağ OSB’ vurgusu yapıldı Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir, yoğun katılımıyla gerçekleştirilen programda Sivas’ın sanayi vizyonuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında hem kentin köklü sanayi mirasına hem de geleceğe yön verecek stratejik yatırımlara dikkat çeken Özdemir, özellikle Demirağ Organize Sanayi Bölgesinin Sivas için taşıdığı kritik önemi vurguladı. Sivas’ın sanayi geçmişinin demiryolu ile şekillendiğini hatırlatan Özdemir, kentin bugün geldiği noktayı şu sözlerle değerlendirdi, "Demiryolu sanayisiyle temelleri atılan Sivas sanayisi, bugün yüksek teknolojili ürünlerin üretildiği, savunma sanayine özellikle de optik alanında önemli katkılar sunan Aselsan gibi güçlü yatırımlarla bambaşka bir noktaya ulaşmış durumda." "Hedefimiz Türkiye’nin örnek OSB’si olmak" Programın en önemli başlığının Demirağ OSB olduğunu söyleyen Başkan Özdemir, bölgenin hem şehir hem de ülke ekonomisi için taşıdığı stratejik rolü şu ifadelerle dile getirdi, "Hepimizin ortak hedefi, ortak ideali olan bu bölgeyi geliştirmek ve Türkiye’nin örnek gösterilen, özel bir organize sanayi bölgesi hâline getirmek. Bunun için hepimize sorumluluk düştüğünün farkındayız." "Sanayicileri Sivas’a davet ediyoruz" Konuşmasında Sivas’a gelen yatırımcıları memnuniyetle karşıladıklarını belirten STSO Başkanı Zeki Özdemir, özellikle İstanbul’dan gelip yatırım yapan sanayicilere dikkat çekti. Özdemir, "Bugün salona baktığımda, başta hemşehrimiz Mustafa Aydoğdu abimiz olmak üzere İstanbul’dan gelip Demirağ Organize Sanayi Bölgesi’ne yatırım yapan sanayicilerimizi görmek bizleri mutlu ediyor. Ekonomik ya da jeolojik sebeplerle artık yeni alternatifler arayan tüm sanayicilerimizi gönül rahatlığıyla Sivas’a davet ediyoruz." dedi. Sivas’ın demiryolu sanayisinden aldığı güçle geleceğe daha iddialı yürüdüğünü söyleyen Özdemir, Demirağ OSB’nin bu mirası ileri taşıyacak kapasitede olduğunu belirterek, "Demiryolu sanayisi Sivas için çok değerli bir miras. Demirağ OSB’nin altyapısı demiryolu sanayisinin gelişmesine son derece uygun ve yeni projelerle bölgenin daha da büyüyeceğine inanıyoruz." dedi. Bölgede yükselen yeni tesislerin hem şehre hem de ülkeye büyük bir ekonomik katkı sağlayacağını belirten Özdemir, şu sözlere yer verdi, "Fabrikaların birer birer yükselmesi, bacaların tütmesi hepimizin ortak temennisi. Bundan hem şehir hem ülke olarak büyük kazanç sağlayacağımıza inanıyorum." Üniversite-Sanayi İş Birliği Vurgusu Sivas’ın iki önemli yükseköğretim kurumu olan Cumhuriyet Üniversitesi ile Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin şehrin sanayi gelişiminde kritik rol oynadığını belirten Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı, "Sanayimizi büyütürken üniversitelerimizle iş birliği içinde olmamak zaten düşünülemez. Her iki üniversitemizle, tüm akademisyenlerimizle ve öğrencilerimizle birlikte bu yolda hızlı ve kararlı bir şekilde ilerliyoruz"
Erzurum sanayisi için stratejik adım: Deterjan fabrikası fizibilite projesi başlıyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:59 Erzurum sanayisi için stratejik adım: Deterjan fabrikası fizibilite projesi başlıyor Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın 2025 Yılı Fizibilite Desteği Programına Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan "Deterjan Fabrikası Fizibilite Projesi" destek almaya hak kazandı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nde gerçekleşen sözleşme imza törenine; Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ve projeden sorumlu kurum yetkilileri katıldı. Bölgenin üretim kapasitesini artırmaya yönelik stratejik bir adım Erzurum’da kurulması planlanan deterjan üretim tesisine ilişkin ekonomik, teknik ve finansal analizlerin yapılmasını amaçlayan proje, ilin sanayi altyapısının güçlendirilmesi ve imalat sektöründe yeni yatırım alanlarının oluşturulmasına katkı sağlayacak. Proje kapsamında hazırlanacak fizibilite raporu ile yatırımın maliyet-etkinliği, kapasite ihtiyacı, mimari-statik-mekanik proje gereklilikleri ve makine ekipman yerleşim planı detaylandırılacak. Çalışmanın tamamlanmasıyla, Erzurum’da deterjan üretimi alanında kurulacak fabrikanın uygulanabilirliği bilimsel ve teknik temellere dayandırılmış olacak. Erzurum’un istihdam ve üretim potansiyeline güçlü katkı sağlayacak Erzurum Büyükşehir Belediyesi, proje ile ilin ekonomik yapısının çeşitlendirilmesine katkı sunmayı hedefliyor. Hazırlanacak fizibilite raporu, Erzurum’da imalat sanayisinin gelişimi açısından stratejik bir başlangıç niteliğinde. Yatırımın hayata geçirilmesi ile birlikte istihdam artışı, yerel üretim kapasitesinin yükselmesi, genç nüfusa yönelik iş fırsatlarının oluşması ve kentten göçün azalması bekleniyor.
ATO Yönetim Kurulu Üyesi Güçlü: "Kamuda ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması özel sektör ve tüm tedarik zinciri açısından hayati öneme sahip"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:57 ATO Yönetim Kurulu Üyesi Güçlü: "Kamuda ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması özel sektör ve tüm tedarik zinciri açısından hayati öneme sahip" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, "Kamuda ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması, yalnızca kamu kurumları için değil; özel sektör ve tüm tedarik zinciri açısından hayati öneme sahip" dedi. ATO ile Devlet Malzeme Ofisi (DMO) iş birliğinde ATO Meclis Salonu’nda ‘Satın Alma ve Tedarikçi Bilgilendirme Toplantısı’ düzenlendi. ATO üyelerine DMO’nun satın alma süreçleri, tedarikçi kayıt ve başvuru prosedürleri, elektronik ihale uygulamaları, ürün kabul kriterleri ile kamu alımlarına ilişkin güncel düzenlemeler hakkında kapsamlı bilgilerin verildiği toplantıya bilişimden mobilyaya, akaryakıttan ilaç ve tıbbi cihaza kadar birçok sektörden firma temsilcisi katıldı. "Ankaralı firmalarımız küresel standartlarda üretim yapıyor ve dünyanın dört bir yanına ihracat gerçekleştiriyor" Devlet Malzeme Ofisi’nin faaliyet alanlarının bilişim ürünlerinden büro makine ve ekipmanlarına, aydınlatma sistemlerinden tıbbi cihazlara, kağıt-kırtasiye ürünlerinden akaryakıta kadar oldukça geniş bir alanı kapsadığını kaydeden ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, "Üyelerimizin kamu kurumlarıyla daha güçlü bağlar kurması, daha etkin ve yakın çalışabilmesi, sürdürülebilir bir sistemin oluşturulması önceliklerimiz arasında yer alıyor. Kamu alımları, bir satın alma süreci olmanın yanı sıra, sanayi politikalarının şekillenmesinde kritik rol oynayan, üreticiyi teşvik eden, Ar-Ge ve inovasyonu besleyen, ekonomik istikrarı destekleyen bir kalkınma aracı durumunda. Odamız üyesi çok sayıda nitelikli firma da bu alanlarda yüksek kaliteyle üretim ve hizmet sunuyor. Kamuda ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması, yalnızca kamu kurumları için değil; özel sektör ve tüm tedarik zinciri açısından hayati öneme sahip. Bu süreci en verimli şekilde yönetmek ve kamu- özel sektör iş birliğini güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğu. Kamuda alım yapan kurumların tecrübeli üretici ve tedarikçilerle doğrudan, sürdürülebilir iş birlikleri kurması; yerli üretimin kamu eliyle daha güçlü desteklenmesine zemin hazırlayacaktır. Savunma sanayiinden yazılım ve bilişime, medikalden tekstile, mobilyadan makine ve kimyaya kadar pek çok sektörde Ankaralı firmalarımız küresel standartlarda üretim yapıyor ve dünyanın dört bir yanına ihracat gerçekleştiriyor. Bu potansiyele sahip firmalarımızın kamu alımlarında daha güçlü şekilde yer alması, hem kamu ihtiyaçlarının hızlı ve kaliteli karşılanmasına hem de Ankara’nın üretim gücünün daha ileri taşınmasına katkı sağlayacaktır" dedi. "DMO, Cumhuriyetimizin kurumsal hafızasının önemli yapı taşlarından biri" DMO Genel Müdürü Şinasi Candan ise kamu alımlarında şeffaflık ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda hareket ettiklerini vurgulayarak, "Devlet Malzeme Ofisi, Cumhuriyetimizin kurumsal hafızasının önemli yapı taşlarından biri olarak kamu alımları ekosisteminde güven, şeffaflık ve verimlilik ilkeleriyle hareket etmeye devam ediyor. Bugün geldiğimiz noktada DMO, paydaşlarıyla birlikte değer üreten, kendini sürekli yenileyen ve örnek gösterilen bir merkezi satın alma kurumu haline gelmiştir" diye konuştu.
Bakan Bayraktar: "Doğudan batıya ‘yeşil enerji hattı’ çalışmaları başlıyor"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:22 Bakan Bayraktar: "Doğudan batıya ‘yeşil enerji hattı’ çalışmaları başlıyor" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Elektriğin, doğal gazın ve petrolün doğudan batıya kesintisiz akabileceği enerji bağları konusunda somut öneriler sunduk. Yenilenebilir enerjiden üretilen elektriğin doğudan batıya aktarımı için Türk Devletleri Teşkilatı’nı kapsayan büyük bir yeşil şebeke üzerinde çalışmalar başlayacak" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Enerji Bakanları Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Bayraktar, Türk dünyasının enerji ve maden potansiyeline dikkat çekerek, toplantının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, açıklamasında, "Türk Devletleri Teşkilatı 180 milyonluk bir nüfusa, 4,5 milyon kilometrekarelik bir coğrafyaya ve 2 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe sahip. Bugün enerji alanındaki iş birliğimizi daha ileri taşıyacak çok önemli bir zirve gerçekleştirdik" dedi. "TDT ülkeleri 20 trilyon metreküpün üzerinde doğalgaz rezervine sahip" Üye ülkelerin sahip olduğu enerji kaynaklarının stratejik önemine dikkat çeken Bayraktar, "Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleri yaklaşık 20 trilyon metreküpün üzerinde doğalgaz rezervine ve 39 milyar varillik çok büyük bir petrol rezervine sahip. Dünyada üretilen uranyumun yüzde 40’ı yine bu ülkeler tarafından gerçekleştiriliyor" ifadelerini kullandı. Bayraktar, bu potansiyelin etkin şekilde değerlendirilmesi için somut projelerin önemini vurguladı. Toplantıda Türkiye’nin yeni öneriler sunduğunu belirten Bayraktar, "Enerji bakanları toplantılarını, maden alanındaki iş birliğimizi artırmak adına bir ‘Maden Bakanları Toplantısı’ platformuyla çeşitlendirmek istiyoruz. Kritik ve stratejik madenlerde dünyanın artan ihtiyacını üye ülkelerin kaynaklarından sürdürülebilir şekilde karşılamak fevkalade önemli" diye konuştu. Bayraktar; bu önerinin, gelecek yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak Liderler Zirvesi’nde resmiyet kazanmasının hedeflendiğini söyledi. "Özel sektörü de sürece dahil edeceğiz" Enerji iş birliğinin yalnızca hükümetlerle sınırlı kalmayacağını belirten Bayraktar, toplantılara iş dünyasının da dâhil edileceğini söyledi. Bayraktar, "Somut projeleri hayata geçirecek özel sektör ve iş dünyasıyla daha yakın çalışmayı önerdik. Bundan sonraki toplantıların ikinci bölümünde iş dünyasıyla bir araya geldiğimiz bir iş platformu oluşturmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "Doğudan batıya kesintisiz enerji akışı için yeni bir yeşil şebeke kurulacak" Bakan Bayraktar, bölgesel enerji entegrasyonuna yönelik yeni projelere de değindi. Bayraktar, "Elektriğin, doğal gazın ve petrolün doğudan batıya kesintisiz akabileceği enerji bağları konusunda somut öneriler sunduk. Yenilenebilir enerjiden üretilen elektriğin doğudan batıya aktarımı için Türk Devletleri Teşkilatı’nı kapsayan büyük bir yeşil şebeke üzerinde çalışmalar başlayacak" ifadelerini kullandı.
Akıncı: "Mesleki eğitim geleceğin ekonomisinin anahtarıdır"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:09 Akıncı: "Mesleki eğitim geleceğin ekonomisinin anahtarıdır" Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Gaziantep Üniversitesi Meslek Yüksekokulları Kariyer Zirvesi kapsamında düzenlenen "Kariyerin Anahtarı, Ekonominin Motoru, Mesleki Eğitim ve İşbirliğinin Gücü" başlıklı panele konuşmacı olarak katıldı. Akıncı, panelde yaptığı değerlendirmelerde mesleki eğitimin geleceğin ekonomisindeki belirleyici rolünü ve iş dünyası-üniversite iş birliğinin stratejik önemini dile getirdi. Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Meslek Yüksekokulları Kariyer Zirvesi ve "Meslek Yüksekokulları Kariyer Fuarı", üniversite öğrencileri ile iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. YÖK-TOBB iş birliği protokolü kapsamında Gaziantep Oda ve Borsalarının destekleriyle düzenlenen zirve, Mavera Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Etkinlik GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdülkadir Sökücü, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, GTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Enver Çokay, GTB Genel Sekreteri Özgür Bayram, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Zirve kapsamında düzenlenen "Kariyerin Anahtarı, Ekonominin Motoru, Mesleki Eğitim ve İşbirliğinin Gücü" başlıklı panelde; GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ve GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü ise GAÜN MYO Koordinatörü Prof. Dr. Hüseyin Bozkurt üstlendi. Panelde konuşan GTB Başkanı Mehmet Akıncı, iş dünyası ile eğitim kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinde en kritik unsurun "ortak zeminde buluşmak" olduğunu vurgulayarak sözlerine başladı. Bugünün hızla değişen ekonomik düzeni içerisinde sektörlerin ihtiyaçları ile eğitim kurumlarının yetiştirdiği insan kaynağı arasındaki uyumun hayati önem taşıdığını aktaran Akıncı, "Eğer öğrencilerimizin sahip olduğu bilgi ile sahadaki gerçek ihtiyaçlar birbirini karşılamıyorsa, bu durum hem gençlerimizi hem işletmelerimizi hem de ülke ekonomisini olumsuz etkiler. Bu nedenle tüm tarafların veriye dayalı, sürdürülebilir ve sonuç odaklı bir iş birliği modeli oluşturması artık bir tercih değil, zorunluluktur" dedi. Akıncı, iş birliğinin güçlendirilmesi için atılacak adımların yalnızca teoride kalmaması gerektiğine dikkat çekerek; staj ve işbaşı eğitimin nitelikli ve zorunlu hale getirilmesi, sanayi-üniversite proje ortaklıklarının artırılması, müfredatların sektörün teknolojik dönüşümüne göre sürekli güncellenmesi ve firmalarla eğitim kurumları arasında kesintisiz iletişim mekanizmalarının kurulmasının önemini vurguladı. "Bugün üretim hatlarında kullanılan teknoloji farklı, kalite kontrol süreçleri farklı, ihracat standartları farklı" diyen Akıncı, üniversitelerin sektörle sürekli irtibat içinde olmasının önemli olduğunu dile getirdi. Öğrencilerin mesleki gelişimine erken dönemde yapılan her katkının geleceğe yatırım olduğunu belirten Akıncı, "Öğrencilerimizin sahayla erken tanışması, teorik bilginin pratikle birleşmesi için kritik bir adımdır. Mesleki beceri, yalnızca dersliklerde değil; üretim alanlarında, laboratuvarlarda, işletmelerde gelişir. İş dünyası ve eğitim camiası aynı hedef doğrultusunda adım attığında, sadece nitelikli bir iş gücü değil, aynı zamanda daha güçlü bir ekonomik yapı ortaya çıkar. Bizler, sektör temsilcileri olarak eğitim kurumlarımızla her zaman iş birliğine açığız ve bu ortak yolculuğun ülkemizin geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" diye konuştu. Panelin sonunda GTB Başkanı Mehmet Akıncı’ya, mesleki eğitime sunduğu katkılar ve etkinlikte gerçekleştirdiği değerli değerlendirmeler nedeniyle GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan tarafından plaket takdim edildi.
Gürsu Belediyesi, Libya pazarına açılıyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 14:41 Gürsu Belediyesi, Libya pazarına açılıyor Gürsu Belediyesi, ilçe tarım ürünlerini yepyeni pazarlarda tanıtmak ve ihracat ağını geliştirmek için Libya pazarına açılmasına öncülük edecek. AR-GE Müdürlüğü’nde kurulan Gürsu Tarımsal Araştırmalar Merkezi GÜRTAM aracılığıyla yeni iş bağlantıları kurulan Libya’dan iş insanları, Gürsu’da ağırlandı. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın başkanlığında ağırlanan Libyalı heyet ile Gürsu Belediyesi arasında yeni işbirliklerinin temeli atılmış oldu. Gürsu Belediyesi, Aralık ayının son haftasında Libya’daki tarım fuarına katılma hazırlığı yaparken, Libya’dan ticari bir heyeti de ilçede ağırladı. GÜRTAM çatısı altında Gürsu tarım ürünlerini, özellikle kooperatifler aracılığı ile dünyaya daha fazla tanıtmak ve katma değer oluşturmak hedefinde olan Gürsu Belediyesi, Emmar Libya’nın CEO’su Fouad Alawwan’ı ağırladı. Heyet, Gürsu’da Belediye Başkanı Mustafa Işık, Belediye Başkan Yardımcıları Adem Yıldırım, Hakan Şener, Kırsal Hizmetler Müdürü Kenan Işıkoğlu tarafından ağırlandı. Belediyenin tarımsal alanda yaptığı projeleri dinleyen heyet akabinde Gürsu’da sahada incelemelerde bulundu. Ağaköy ve Kumlukalan Kooperatif’inde ziyaretlerde ağırlanan Libya heyetine, GÜRTAM marifetiyle kooperatiflere kazandırılan Avrupa Birliği hibeli projeler anlatıldı. Gürsu Belediyesi’nin özellikle meyve kurutma tesisi projesi ile yakından ilgilenen Libya heyeti, AR-GE Müdürlüğü marifetiyle hazırlanan projeleri de detaylıca dinledi. Kooperatiflerin ihracat anlamında geliştirilmesini istedikleri maddelerin anlatıldığı görüşme, Gürsu’nun tarımsal ürünlerinin tamamına yönelik yapılacak yeni çalışmaların arttırılması noktasında sonlandı. Gürsu Belediyesi heyeti, Libya’daki çalışmalarını fuardaki yeni işbirlikleri ile taçlandıracak.
Elektrikli araç şarj hizmetlerinde kurallar değişiyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 14:00 Elektrikli araç şarj hizmetlerinde kurallar değişiyor Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde kapsamlı değişikliklere hazırlanıyor. Yeni düzenlemelerle hem sektörün gelişimine ivme kazandırılması, hem de tüketici memnuniyetinin artırılması hedefleniyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrikli araç kullanımının hızla arttığı Türkiye’de, şarj altyapısının daha güçlü, daha erişilebilir ve daha kullanıcı dostu hâle getirilmesini hedefliyor. Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde köklü değişiklikler planlandı. Yeni düzenlemelerle hem sektörün gelişimine ivme kazandırılması hem de tüketici memnuniyetinin artırılması hedefleniyor. Hazırlanan taslak çalışmaya göre, şarj hizmeti ücretlerinde, esnek fiyatlandırmaya imkân tanınarak, yığılma önlenecek. Şirketlerin belirli saatlerde ve lokasyonlarda indirim yapabilmesinin önü açılıyor. Böylece rekabetçi bir yapı oluşturulması ve kullanıcıların daha avantajlı koşullara erişebilmesi amaçlanıyor. Diğer yandan mevzuatta şarj noktası tanımına geçilmesiyle birlikte lisanslı şirketlerin belirli bir soket kapasitesine ve coğrafi yaygınlığa sahip olması zorunlu hâle geliyor; mevcut işletmeler için ise bir yıllık uyum süresi öngörülüyor. Ayrıca mobil şarj istasyonlarının lisanslı şirketler tarafından da işletilebilmesine imkan sağlanarak, özellikle yoğun dönemlerde ve acil ihtiyaçlarda erişilebilir bir alternatif sunuluyor. Roaming (ortak ağ) uygulamalarına ilişkin hukuki çerçevenin güçlendirilmesi de düzenlemenin önemli başlıklarından birisini teşkil ediyor. Şirketler arasında yapılan ortak ağ sözleşmeleri EPDK’ya bildirim kapsamında olacak. Gerektiğinde usul ve esaslar EPDK tarafından netleştirilecek. Kullanıcıların ödeme imkânlarını genişleten bir diğer düzenleme ile 1 Temmuz 2026’dan sonra otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj istasyonlarında en az 1 adet kredi kartı entegrasyonu mecburi hâle geliyor. Verimlilik ve kaynak kullanımı açısından batarya doluluğu yüzde 85’in üzerine çıkan araçlarda şarj işleminin sonlandırılabilmesi mümkün hâle gelirken, güç yönetimi uygulamalarına kanuni zemin sağlanarak, hem şebeke kapasitesinin verimli kullanılması hem de kullanıcıların doğru bilgilendirilmesi hedefleniyor. Hizmet kalitesini bir üst seviyeye taşımak isteyen EPDK, çağrı merkezi kurulmasını mecburi hale getirecek. İşletme gücünü arttırmak için, arızalı istasyonlara müdahale sürelerini sıkı takip edip kullanıcı desteğini güçlendirmeyi hedefliyor. Şarj hizmetinde kullanılan yazılım sistemleri için ISO 27001 sertifikası şartı getirilirken, istasyonlarda hem şarj ağı işletmecisinin, hem de istasyon işletmecisinin marka kullanımına imkân tanınarak, alanda daha canlı bir rekabet ortamı oluşturulması planlanıyor. EPDK’nın üzerinde çalıştığı düzenlemenin, Türkiye’nin elektrikli araç dönüşümüne güçlü bir katkı sunması, sektöre dinamizm kazandırması ve tüketicilerin daha kaliteli bir hizmete erişmesini sağlaması bekleniyor. Taslak, sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınmasının ardından kurul değerlendirmesiyle birlikte yürürlüğe girecek. Elektrikli araç sahipleri, ortak bir takip sistemi sunan akıllı telefon uygulaması ile, güzergahlarındaki aktif şarj cihazlarını görmek istedikleri, ana arterlerdeki yetersizlik ve yoğunluktan, zaman kaybı yaşadıklarını ifade ettiler. Birçok Anadolu şehrinde ilk kurulan şarj istasyonlarının uygulamalarda ve yol güzergahlarındaki levhalarda faal gibi gözükmesine rağmen, devre dışı olduğuna dikkat çeken elektrikli araç sahipleri, bu istasyonların sürekli denetlenmesi, arızalara müdahele sürelerinin takip edilip sınırlandırılması da talep ettiler. Ayrıca yoğunluğun dağıtılması, evden şarjın engellenmemesi için de yıllık 5 bin kilowatlık destek sınırının 4 bin kilowatt indirilmesi uygulamasından vazgeçilmesini hatta 7 bin kilowatta çıkartılmasını talep ettiler.