EKONOMİ
Savunma Sanayii Başkanı Görgün duyurdu: 2026’nın ilk büyük ihracatı TEI’den 02 Ocak 2026 Cuma - 17:40:39 Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TUSAŞ Motor Sanayii’nin (TEI) 2026 yılının ilk büyük ihracat başarısına imza atarak 2,95 milyar dolarlık sipariş aldığını duyurdu. Savunma Sanayii Başkanı Görgün, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, TEI’nin 2,95 milyar dolarlık sipariş aldığını bildirdi. Görgün, "2025 yılını rekorlarla geride bırakırken, 2026’nın ilk büyük ihracat başarısı da TEI imzasıyla geldi" notuyla emeği geçen TEI ailesini, mühendisleri, teknisyenleri ve Başkanlıktaki çalışma arkadaşlarını tebrik etti. Görgün, TEI’nin ihracatına ilişkin yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Yurt dışından kazanılan 2,95 milyar dolarlık sipariş; Türkiye’nin yüksek katma değerli motor üretim teknolojilerinde dünyanın sayılı merkezleri arasında yer aldığının da güçlü bir teyididir. Yeni siparişler, küresel sivil ve askerî havacılıkta yaygın kullanılan 22 farklı motor programı için üretilecek parçaları ve bakım-onarım hizmetlerini kapsıyor. Teslimatlar 2026 yılında başlıyor. Alınan siparişle birlikte, TEI’nin toplam sipariş hacminin 8,2 milyar dolara ulaşması, havacılık motorları alanında ulaştığı yüksek mühendislik yetkinliğinin, üretim disiplininin ve küresel ölçekte tesis edilen güvenilirliğinin somut bir göstergesidir. Bu noktada, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın savunma ve havacılık sanayiini bütüncül bir ekosistem olarak ele alan yaklaşımı belirleyici olmuştur. Uzun soluklu politikalar, kararlı destek mekanizmaları ve ihracatı merkeze alan stratejik yönelim sayesinde sektörümüz; teknoloji üreten, küresel rekabette söz sahibi olan ve sürdürülebilir büyümeyi başaran bir yapıya kavuşmuştur."
02 Ocak 2026 Cuma - 17:27 Savunma Sanayii Başkanı Görgün duyurdu: 2026’nın ilk büyük ihracatı TEI’den Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TUSAŞ Motor Sanayii’nin (TEI) 2026 yılının ilk büyük ihracat başarısına imza atarak 2,95 milyar dolarlık sipariş aldığını duyurdu. Savunma Sanayii Başkanı Görgün, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, TEI’nin 2,95 milyar dolarlık sipariş aldığını bildirdi. Görgün, "2025 yılını rekorlarla geride bırakırken, 2026’nın ilk büyük ihracat başarısı da TEI imzasıyla geldi" notuyla emeği geçen TEI ailesini, mühendisleri, teknisyenleri ve Başkanlıktaki çalışma arkadaşlarını tebrik etti. Görgün, TEI’nin ihracatına ilişkin yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Yurt dışından kazanılan 2,95 milyar dolarlık sipariş; Türkiye’nin yüksek katma değerli motor üretim teknolojilerinde dünyanın sayılı merkezleri arasında yer aldığının da güçlü bir teyididir. Yeni siparişler, küresel sivil ve askerî havacılıkta yaygın kullanılan 22 farklı motor programı için üretilecek parçaları ve bakım-onarım hizmetlerini kapsıyor. Teslimatlar 2026 yılında başlıyor. Alınan siparişle birlikte, TEI’nin toplam sipariş hacminin 8,2 milyar dolara ulaşması, havacılık motorları alanında ulaştığı yüksek mühendislik yetkinliğinin, üretim disiplininin ve küresel ölçekte tesis edilen güvenilirliğinin somut bir göstergesidir. Bu noktada, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın savunma ve havacılık sanayiini bütüncül bir ekosistem olarak ele alan yaklaşımı belirleyici olmuştur. Uzun soluklu politikalar, kararlı destek mekanizmaları ve ihracatı merkeze alan stratejik yönelim sayesinde sektörümüz; teknoloji üreten, küresel rekabette söz sahibi olan ve sürdürülebilir büyümeyi başaran bir yapıya kavuşmuştur."
02 Ocak 2026 Cuma - 17:23 Sabiha Gökçen’e yolcu taşıma işi Bursaspor’a verilsin teklifi Bursa’dan her yıl 3 milyon kişi hava yoluyla ulaşım için Sabiha Gökçen Havalimanı’na gidiyor. Bursa’dan havalimanına yolcu taşıma işi için ihaleye çıkıldı. Belediyenin şirketi Burulaş’ın gelirden yüzde 37 teklifine karşılık İstanbullu firmalar yüzde 100 gelir teklif etti. Bu durumun sürdürülebilir olmayacağını, bilet fiyatlarına yüzde 200 oranında zam gelebileceğini ifade eden Bursalı iş insanları, "Bursa bu konuda harekete geçmeli. Yolcu zaten Bursa’nın yolcusu. Başka şehirlerde o şehrin yolcusu için işletme hakkı o şehrin şirketine veriliyor. Bursaspor çatısı altında bu işlem gerçekleştirilsin. Otobüsler yeşil beyaz olsun. Hem fiyatlar makul olsun hem de gelir Bursaspor’un hanesinde kalıcı hale gelsin" önerisinde bulunuyor. DOSABSİAD ve TÜGİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından, tekstil sanayicisi iş insanı Nilüfer Çevikel, Bbus konusunda farklı bir yaklaşım sergiledi. Aynı zamanda Bursa otogarında 25 yıldan beri işletmeci olan Çevikel’in verdiği rakamlara göre Bursa’dan Sabiha Gökçen’e yılda yaklaşık 3 milyon yolcu taşınıyor. Çevikel, "Bursa kamuoyu ile yerel irade seyrederken 29 Aralık’ta bir ihale oluyor. İhale İstanbul firmalarına gitme tehlikesiyle karşı karşıya. İlla bir özel şirket değil de kamu iştiraki olsun isteniyorsa bu iş için en doğru adres Bursaspordur. Otobüsler yeşil beyaza boyanmalı ve bu işin işletmecili Bursaspor’a verilmelidir. Bu hat Bursalıların hakkıdır ve doğrru olan takımımıza kalıcı gelir olarak sağlanması adına işletmeciliğinin Bursaspor’a verilmesidir" ifadelerini kullandı. Çevikel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir firma gelirin yüzde 100’ünü bırakmayı taahhüt ediyorsa yuzde 200 zam apacak demektir. Ve hiçbir ilde başka bir kentin firmasi tarih boyu gelip almamıştır" 20 milletvekili devreye girmeli Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de B bus hakkında şu açıklamayı yapmıştı: " B BUS ile ilgili arzumuz; Büyükşehir Belediyesi’nin önümüzdeki süreçte ihalesi yapılacak olan havaalanındaki konunun sorun olmaktan çıkıp Bursa Büyükşehir Belediyesi ile sözleşmenin devam etmesini talep ediyoruz. Milletvekillerimizden özellikle istiyorum. 20 milletvekilimizin de duyarlılık göstererek B BUS uygulamasını Sabiha Gökçen’e taşımasını istiyoruz. Başka bir firmaya verilirse o zaman havalimanına girişler daha pahalı olacak. Biz fiyat regülasyonu sağlıyoruz. B BUS’un gündemde kalkmasını istiyoruz. Biz talibiz aynı anlayışla Sabiha Gökçen’e Bursalıları ekonomik taşıma arzusundayız"
İzmir gevreği yeni fiyatıyla tezgahta
02 Ocak 2026 Cuma - 16:48 İzmir gevreği yeni fiyatıyla tezgahta İzmir’in tescilli lezzeti ’İzmir gevreği’ yeni fiyatıyla tezgahlardaki yerini aldı. İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB) tarafından kabul edilen yeni tarifeye göre, 100 gramlık İzmir gevreği 1 Ocak’tan itibaren 20 TL’den satışa sunulmaya başlandı. Girdi maliyetlerindeki artışlar İzmir’in kahvaltı sofralarını süsleyen simge lezzetinde fiyat güncellemesini beraberinde getirdi. Özellikle un, susam ve odun gibi hammadde fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra, işçilik ve işletme maliyetlerinde yaşanan artışlar, yeni fiyat tarifesinin gerekçesi olarak gösterildi. İzmir gevreğini Türkiye’deki diğer simit türlerinden ayıran en büyük özellik ise yapımındaki ustalık ve geleneksel yöntemler. Birçok bölgede hamur soğuk pekmeze batırılırken, gerçek İzmir gevreği üzüm pekmeziyle dolu kaynayan kazanlarda hayat buluyor. Fırın ustaları, gece yarısından itibaren mesaiye başlayarak hamuru özenle yoğuruyor. Halka haline getirilen hamurlar, ocak üzerinde kaynayan üzüm pekmezli sıcak suya daldırılarak ön pişirme işleminden geçiriliyor. Bu yöntem, gevreğe o karakteristik çıtırlığını ve rengini veren en önemli sır olarak biliniyor. Pekmez banyosundan çıkan hamurlar, bol susama bulandıktan sonra ustaların maharetiyle kara fırınlara sürülüyor. Modern fırınlar yerine meşe odunu ateşiyle ısınan taş tabanlı kara fırınlarda pişen gevrekler, hem kokusu hem de dokusuyla fark oluşturuyor. Fırıncı esnafı durumdan dertli Girdi maliyetlerindeki artışın esnafı zor durumda bıraktığını belirten simit fırını çalışanı Cengiz Alkan, "Biz zam yapmadan daha geçen haftadan una, şekere, yağa, A’dan Z’ye her şeye zam geldi. İnce kalemden büyük kalemlere kadar her şeye zam geldi, biz de mecburuz. Eskiden 1 lirayken daha çok kazanıyorduk, şimdi 20 lira ama daha az kazanıyoruz. Biz de istemeyiz zam gelmesini; ne kadar zam gelse satışlar o kadar azalıyor. Milleti sevindirmek isteriz ama inan ki bizim de elimizde bir şey yok" dedi. "İyi gevrek pekmezde pişer" Gevreğin yapım aşamalarını ve farkını anlatan Alkan, "20-30 senelik ustalarımız önce hamuru yapıyor, yarım saat 45 dakika dinlendiriyoruz. Sonra gevreği bağlayıp kaynar üzüm pekmezine bandırıyoruz. Ardından bir süre daha dinlendirip odun ateşinde kara fırına atıyoruz, çıtır çıtır çıkıyor. İstanbul’dan Ankara’ya her yerde aynı; bu simit değil, gevrek. Simit diye bir şey yok, zaten gevreği bilen bilir. Kimse simitle karıştırmasın, İstanbul ve Ankara İzmir gevreğinin yanında boş" ifadelerini kullandı. "Yüksek de olsa yeriz" Gevreğe yapılan zamdan memnun olmadığını dile getiren vatandaş Serpil Payçu, "Ne kadar olursa olsun gevrekten vazgeçemeyiz. Gevreği yediğiniz zaman 2-3 tane birden yiyorsunuz. Hani bir tane yenmiyor. O yüzden de 20 lira çok. Ama yemekten de vazgeçmeyiz. Biz İzmirliyiz. Boyoz, gevrek yemeden yapamayız. Hatta İzmir’in meşhur Boyoz fırını var, gevrek fırını var. Çok eski, ben doğma buralıyım. Hakikaten hiçbir yerde aynı tat yok. Sabah da hem Boyoz hem de gevrek yedim" dedi.
DAHİ Mersin Projesi Türkiye’ye örnek oluyor
02 Ocak 2026 Cuma - 16:21 DAHİ Mersin Projesi Türkiye’ye örnek oluyor Mesleki eğitimi üretim sahasıyla buluşturan DAHİ Mersin Projesi kapsamında, öğrenciler ve öğretmenler 5 hafta süren yalın üretim eğitimini başarıyla tamamladı. Proje ile gençler, verimli üretimin temellerini doğrudan sanayi ortamında öğrenme fırsatı buldu. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Organize Sanayi Bölgesi (Mersin OSB) ve Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında; Şişecam Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Tarsus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden 20 öğrenci ve 10 öğretmen, Model Fabrikada uygulamalı eğitim aldı. 5 hafta süren eğitimlerde yalın üretim yaklaşımı ve güncel üretim teknikleri sahada deneyimlendi. Model Fabrikada gerçekleştirilen kapanış programına; MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut, Mersin OSB Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tekli ve Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci katıldı. "Türkiye’nin kurtuluşu katma değerli üretimde" Programda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, gençleri geleceğin sanayicileri olarak gördüklerini ifade ederek, sanayinin sürdürülebilirliği için teorik eğitimin mutlaka uygulamayla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Çakır, "Türkiye’nin kurtuluşu katma değerli üretim yapan gençlerimizdedir. Sanayi büyürse, ülkemizin gelişmişlik düzeyi de artar. Gençlerimizin yerinde öğrenmesi, üretim sahasında deneyim kazanması büyük önem taşıyor" dedi. DAHİ Mersin Projesinin Türkiye’ye örnek bir model haline geldiğini belirten Çakır, gençlere üretim odaklı düşünmeleri tavsiyesinde bulunarak, "Vatan kurtulacaksa bunu çok çalışarak ve üreterek başaracağız" ifadelerini kullandı. "Eğitim sahada anlam kazanıyor" İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci ise DAHİ Mersin Projesi ile mesleki eğitimde yeni bir dönemin kapılarının aralandığını söyledi. Eğitimin sahaya taşınmasının önemine dikkat çeken Özdemirci, "Öğrencilerimiz yalın üretim felsefesini yalnızca teoride değil, üretimin tam merkezinde öğrendi. Burada kazandıkları deneyim, meslek hayatlarında yol gösterici olacak" diye konuştu. Projenin Türkiye genelinde uygulanabilecek bir başarı hikayesi olduğunu vurgulayan Özdemirci, "Bu iş birliği diğer illerimiz ve bakanlığımız için örnek teşkil ediyor. Mersin’de yerel paydaşlarımızla bu vizyonu en üst seviyeye taşıyoruz" dedi. "Sanayinin nitelikli gençlere ihtiyacı var" Mersin OSB Başkanı Sabri Tekli de iş dünyasının mesleki eğitim almış nitelikli gençlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirtti. Uygulamalı eğitimin önemine değinen Tekli, "Gençlerimizin sanayi ortamında aldığı bu eğitimler kariyerlerine yön verecek. Projeden duyduğumuz memnuniyet oldukça yüksek" şeklinde konuştu. Program sonunda projeye katkı sunan paydaş kurumlara teşekkür plaketi, eğitimleri başarıyla tamamlayan öğrenci ve öğretmenlere ise katılım sertifikaları verildi.
Çoruh EDAŞ, yoğun kar yağışında kesintisiz enerji için sahada
02 Ocak 2026 Cuma - 15:57 Çoruh EDAŞ, yoğun kar yağışında kesintisiz enerji için sahada Doğu Karadeniz Bölgesi’nde etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle elektrik dağıtım şebekesinde oluşabilecek olumsuzluklara karşı Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ) ekipleri sahada 7/24 görev yapıyor. Artvin, Rize, Giresun, Trabzon ve Gümüşhane’de etkisini artıran olumsuz hava koşullarına rağmen çalışmalarını sürdüren ekipler; enerji arzının sürekliliğini sağlamak, olası arızalara hızlı müdahale etmek ve kesinti sürelerini en aza indirmek amacıyla sahada aktif olarak görev alıyor. Türkiye genelinde etkisini gösteren soğuk hava dalgası ve yoğun kar yağışı, günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yoğun kar yağışı nedeniyle bazı illerde eğitime ara verildi. Kar yağışı, ulaşımda aksamalara yol açarken bazı yollar geçici olarak ulaşıma kapandı. Hava koşullarına bağlı olarak bölgede yer yer enerji kesintileri yaşanıyor. Zor şartlarda hızlı müdahale Yapılan açıklamaya göre, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle elektrik dağıtım şebekesinde oluşabilecek olumsuzluklara karşı Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ), kaliteli ve kesintisiz elektrik dağıtımı sağlamak üzere olumsuz hava koşullarına rağmen çalışmalarını 7/24 kesintisiz şekilde sürdürüyor. Bölge genelinde 65 bin kilometreyi aşan şebekenin kesintisiz hizmet verebilmesi için 461 ekip ve 805 arıza, bakım ve onarım çalışanı sahada görev yapıyor. Araçla ulaşılamayan noktalara yaya olarak ilerleyen ekipler, olası arızalara hızlı müdahale edilmesi ve kesinti sürelerinin en aza indirilmesi amacıyla yoğun çaba harcıyor. Ekipler; Artvin, Rize, Giresun, Trabzon ve Gümüşhane’de etkisini artıran olumsuz hava koşullarına rağmen çalışmalarını sürdürüyor. Şebeke anlık olarak izleniyor Şirket, olumsuz hava koşullarının enerji arzı üzerindeki etkisini en aza indirmek ve abonelere kesintisiz enerji sağlamak amacıyla tüm imkanlarını seferber etmeye devam ediyor. Yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle ulaşımın güçleştiği bölgelerde, teknik ekipler arıza tespit ve onarım çalışmalarını kesintisiz şekilde yürütürken, kontrol ve bakım faaliyetleri de eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Hava koşullarına bağlı risklere karşı şebeke izleme ve müdahale süreçleri anlık olarak takip ediliyor. Şirket, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit edebilecek her türlü arıza ve şebeke olayını 186 Çağrı Merkezi üzerinden bildirmesini öneriyor.
Sektör temsilcisi, 2026 yatırım trendlerini açıkladı: "Altın, geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin tercihi devam edecek"
02 Ocak 2026 Cuma - 13:37 Sektör temsilcisi, 2026 yatırım trendlerini açıkladı: "Altın, geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin tercihi devam edecek" Yeni dönem analizlerine göre altın, hem bireysel hem kurumsal tarafta ağırlığını artırıyor. Altının güvenli liman, platin ve gümüşün ise stratejik birer seçenek olduğuna dikkati çeken Demaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, "2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak. Altın; sistemin açıklarını bilenlerin, riskin dilini okuyanların ve geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin ortak tercihi olmaya devam edecek" dedi. Demaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, 2026 yılı altın ve emtia piyasalarına ilişkin beklentilerini değerlendirdi. Kitiş, "2026 itibarıyla altın, devletlerin rezerv politikalarından bireylerin tasarruf reflekslerine kadar uzanan geniş bir güven zincirinin merkezinde yer alıyor. Bu nedenle biz altını bir yatırım aracından çok, finansal istikrar enstrümanı olarak görüyoruz. Bu yaklaşım uzun süredir savunduğumuz, altının kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade yapısal eğilimlerle değerlendirilmesi gerektiği görüşünü de desteklemektedir" dedi. "Altının payını artırması, geçici trend değil, sistemsel tercihtir" Kitiş, merkez bankalarının rezerv politikalarına ilişkin ise "Merkez bankalarının rezerv kompozisyonlarında altının payını artırması, geçici trend değil, sistemsel tercihtir. Bu; fiyat, para sistemine duyulan sınırlı güvenin açık bir göstergesidir. 2026 ve sonrasında bu eğilimin tersine dönmesini beklemek gerçekçi değildir. Bu çerçevede, altın fiyatlarını etkileyen ana unsur yalnızca faiz kararları değil; rezerv güvenliği, jeopolitik dayanıklılık ve parasal egemenlik arayışı olacaktır" diye konuştu. "2026’da bu refleksin güçlenerek süreceğini öngörüyoruz" Orta Doğu’daki kırılgan dengeler, Rusya-Ukrayna hattındaki belirsizlikler ve ABD-Çin rekabetinin, 2026’ya girerken masadaki temel jeopolitik başlıklar olduğunu hatırlatan Kitiş, "Bu tablo, küresel piyasalarda risk primini yüksek tutmaya devam edecek. Tarihsel olarak bu tür dönemlerde sermaye, hisse senetlerinden ziyade altın gibi fiziksel varlıklara yönelir. 2026’da da bu refleksin güçlenerek süreceğini öngörüyoruz" diye konuştu. "Platin, 2026’da da altının gölgesinde, daha niş bir yatırım aracı olarak kalacaktır" Uluslararası finans kuruluşlarının 2026 için sınırlı toparlanma ve finansal kırılganlık beklentisini koruduğuna işaret eden Kitiş, şunları kaydetti: "International Monetary Fund ve World Bank başta olmak üzere uluslararası finans kuruluşları, 2026 için küresel büyümede sınırlı toparlanma, borçluluk oranlarında artış, finansal kırılganlıkların devamı beklentisini koruyor. Bu projeksiyonlar, merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimini destekler nitelikte. Çin’in gümüş ihracatına yönelik aldığı kısıtlayıcı kararlar, başta sanayi ve yenilenebilir enerji sektörü olmak üzere küresel arz zincirinde ciddi dalgalanmalara yol açtı. Gümüşün güneş panelleri, batarya teknolojileri ve savunma sanayindeki stratejik rolü düşünüldüğünde, bu adım gümüş fiyatlarında yapısal bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Aynı zamanda yatırımcıların gümüşten altına yönelme eğilimi, altının güvenli liman özelliğini daha da güçlendiriyor. Otomotiv sektöründe emisyon standartlarının sıkılaşması ve hidrojen teknolojilerine olan ilgi, platin talebini orta vadede destekleyebilir. Ancak platin, 2026’da da altının gölgesinde, daha niş bir yatırım aracı olarak kalacaktır." "2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak" Ahmet Cumhur Kitiş, Türkiye özelinde altının sadece bir yatırım tercihi değil, ekonomik bir güven refleksi olduğunu vurgulayarak, "Enflasyon ve kur beklentilerinin devam ettiği ortamda, altının TL bazında güçlü kalması son derece doğal. 2026’da da altın, bireysel yatırımcının en net korunma aracıdır. 2026 itibarıyla yürürlüğe giren rafineri mevzuatı ve nakit işlemlerde paranın kaynağının belgelenmesine yönelik düzenlemeler, altın sektöründe önemli kırılma oluşturuyor. Bu düzenlemeler; kayıt dışılığı azaltacak, piyasanın daha şeffaf hale gelmesini sağlayacak, kısa vadede işlem maliyetlerini artırsa da orta ve uzun vadede altının kurumsal ve güvenilir bir yatırım aracı olarak konumunu güçlendirecek. Bu süreçte fiyatlamaların daha sağlıklı oluşacağını ve fiziki altının değerinin daha net ortaya çıkacağını öngörüyoruz. 2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak. Böyle bir dünyada altın, ne spekülatif bir yükselişin ne de geçici bir korkunun ürünü. Altın; sistemin açıklarını bilenlerin, riskin dilini okuyanların ve geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin ortak tercihi olmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
Toroslar EDAŞ’tan Hatay’da zorlu kış koşullarına karşı mücadele
02 Ocak 2026 Cuma - 13:03 Toroslar EDAŞ’tan Hatay’da zorlu kış koşullarına karşı mücadele Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. (Toroslar EDAŞ), Hatay ve çevresinde etkili olan yoğun kar yağışı, buz yükü ve kuvvetli rüzgârların yol açtığı altyapı hasarlarına karşı tüm imkânlarını seferber etti. Zorlu hava koşullarına rağmen 274 personel, 91 araç, 2 drone ve 5 jeneratörle sahada 7/24 görev yapan ekipler, arızalara hızlı müdahale ederek enerji arzının sürekliliğini sağlamak için çalışıyor. Hatay ve çevresinde 31 Aralık 2025 tarihinde etkisini artıran yoğun kar yağışı ve ani sıcaklık düşüşleri, enerji altyapısı üzerinde ciddi hasarlara yol açarken, Toroslar EDAŞ, bölgede enerji arzının kesintisiz şekilde devam etmesi için bölge genelinde 7/24 saha çalışmalarını sürdürüyor. Hatay’da yaşanan yoğun kar yağışı sonucu enerji nakil hatları ve mahalle içi dağıtım şebekelerinde oluşan yoğun buz yükü, kuvvetli rüzgârlarla birleşerek şebeke elemanları üzerindeki mekanik gerilmeyi kritik seviyelere taşırken, birçok noktada iletken kopmaları ve direk devrilmeleri gibi ciddi arızaların meydana gelmesine neden oldu. Kar yağışı ana yollar ile birçok köy ve mahalle yolunu ulaşıma kapatırken, sahaya erişim ancak ilgili kurumlar tarafından yürütülen yol açma çalışmalarının ardından kademeli olarak sağlanabildi. Yerleşim yerlerine ulaşımın sınırlı olması, coğrafi koşulların zorluğu ve enerji hatlarının yüksek rakımlı bölgelerde yer alması, müdahale süreçlerini önemli ölçüde zorlaştırdı. Drone destekli hızlı tespit, güçlü saha organizasyonu Toroslar EDAŞ ekipleri, 31 Aralık 2025 sabah saatlerinden itibaren arıza tespit çalışmalarına başladı. Ulaşımı kapalı ve zor bölgelerde hat, yol ve envanter kontrolleri 2 adet drone ile havadan gerçekleştirildi. Drone destekli bu çalışmalar sayesinde arıza ve hasar tespit süreçleri hızlandırılarak ekipler doğru noktalara yönlendirildi. Yapılan ön tespitlerde 65 adet direğin hasar gördüğü, yaklaşık 180 noktada iletken kopması meydana geldiği belirlendi. Afet süresince sahada 274 saha personeli ve 91 araç, 2 drone ve 5 jeneratörle görev yaparken; çalışmalara ayrıca 138 yüklenici personeli, 46 araç ve 24 iş makinesiyle destek verildi. Enerji arzının yeniden sağlanması için çalışma Toroslar EDAŞ ekiplerinin müdahaleleri sonucu dün saat 18.00 itibarıyla afet kaynaklı 28 adet Yüksek Gerilim (YG) arızası 3’e düşürülürken, ekipler ağırlıklı olarak Alçak Gerilim (AG) şebekelerinde meydana gelen hasarların giderilmesine odaklandı. Sahada yürütülen tüm çalışmalarda buz yükü ve kuvvetli rüzgâr kaynaklı ikincil hasar riskleri dikkate alınarak; hat ve yaklaşım güvenliği, personel ve yüklenici ekiplerin iş sağlığı ve güvenliği ile zorlu koşullarda yerleşim yerlerine güvenli ulaşım konularında azami hassasiyet gösterildi. Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Ayedaş ve Başkent EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Toroslar EDAŞ’ın, olumsuz hava ve saha şartlarına rağmen afet nedeniyle oluşan kesintilerin en kısa sürede giderilmesi ve tüm abonelere enerji arz sürekliliğinin sağlanması amacıyla çalışmalarına devam ettiği belirtildi.
Başkent EDAŞ zorlu kış şartlarında 7/24 sahada mücadele ediyor
02 Ocak 2026 Cuma - 13:02 Başkent EDAŞ zorlu kış şartlarında 7/24 sahada mücadele ediyor Başkent EDAŞ, Batı Karadeniz’de etkisini artıran yoğun kar yağışının yol açtığı zorlu koşullara rağmen, güçlü saha organizasyonu ve ileri teknoloji desteğiyle enerji arzının kesintisiz şekilde devam etmesi için sahada 7/24 çalışmalarını sürdürüyor. Batı Karadeniz’de etkisini artıran yoğun kar yağışı ve fırtına, günlük yaşamı ve ulaşımı yer yer olumsuz etkilerken, Başkent Elektrik Dağıtım AŞ (Başkent EDAŞ) Zonguldak, Karabük, Kastamonu ve Bartın genelinde enerji arzının kesintisiz sağlanması için sahada 7/24 görev yapıyor. Yapılan açıklamaya göre, yıl boyunca yürütülen bakım çalışmaları ve şebeke yenileme yatırımlarıyla altyapısını kış koşullarına karşı güçlendiren şirket, meteorolojik uyarıların ardından ekiplerini hızla sahaya yönlendirdi. Bölgede 994 saha çalışanı, 462 araç ve 14 drone ile arızalara anında müdahale ediliyor. Kar yağışının yoğun olduğu bölgelerde ekipler, merkez ve köylerdeki trafolara yeniden enerji verebilmek için 24 saat esasına göre çalışıyor. Dondurucu soğuklara rağmen metrelerce yükseklikteki direklerde bakım ve onarım yapan ekipler, hatlardaki arızaları kısa sürede gideriyor. Zorlu arazide koordineli çalışma Ormanlık ve yüksek rakımlı alanlarda kar kalınlığının yer yer 1,5 metreyi aşması sahaya erişimi zorlaştırırken; ağaç devrilmeleri, buz yükü ve iletken sarkmaları gibi arızalar yaşanıyor. Araçla ulaşılamayan noktalara yaya olarak ilerleyen ekipler, enerji arzının devamı için yoğun çaba harcıyor. Kritik bölgelerde drone destekli hat kontrolleriyle arızalar hızla tespit edilirken, vinç ve iş makineleri de hazır bekletiliyor. Şirket, kar ve don kaynaklı arızaların giderilmesi sürecinde valilikler, belediyeler, emniyet ve sağlık kuruluşlarıyla koordinasyon içinde çalışıyor. Hastaneler, içme suyu tesisleri, iletişim altyapıları ve stratejik noktalar öncelikli olarak takip ediliyor. Şirket, vatandaşların can ve mal güvenliği açısından şebekede olağan dışı bir durumla karşılaşılması halinde 186 Çağrı Merkezi’ne bildirim yapılması çağrısında bulunuyor. Enerjisa Dağıtım Şirketleri bünyesinde Ayedaş ve Toroslar EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtım faaliyetlerini yürüten üç şirketten biri olan Başkent EDAŞ, Batı Karadeniz’in tüm ilçelerinde kış koşullarına rağmen enerji arzının güvenli ve kesintisiz sağlanması için çalışmalarını sürdürüyor.
Büyükşehir’den Uludağ’da güvenli ve ucuz otopark hizmeti
02 Ocak 2026 Cuma - 12:54 Büyükşehir’den Uludağ’da güvenli ve ucuz otopark hizmeti Bursa Büyükşehir Belediyesi, kış turizminin önemli merkezlerinden biri olan Uludağ’da vatandaşların güvenli, düzenli ve erişilebilir fiyatlarla otopark hizmeti alabilmesi için tüm hazırlıklarını tamamladı. Türkiye’nin en önemli kış turizmi merkezlerinden olan Uludağ’ın eski günlerine tekrar kavuşması için çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, özellikle kayak sezonunda yaşanan parklanma sorununu çözüme kavuşturmak için çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden BURULAŞ, geçmiş yıllarda başarıyla işlettiği ve yüzlerce aracın aynı anda güvenli ve düzenli biçimde parklandığı Uludağ’daki otopark alanlarını hazırladı. Güçlü altyapısı ve deneyimli personeliyle bu yıl da hizmet verecek olan BURULAŞ, kış sezonu boyunca otoparklarında sabah 08.00 ile gece 00.00 arasında hizmet sunacak. Zorlu kış şartlarına tam uygun ve yeterli kapasitede iş makineleri de 24 saat boyunca ihtiyaç halinde vatandaşlara hizmet verecek. Ayrıca BURULAŞ, BURPARK otoparklarında uygulanacak ücret politikasını, Uludağ bölgesindeki mevcut otopark fiyatlarının yaklaşık üçte biri seviyesinde tutacak. Böylece hem güvenli ve profesyonel bir park hizmeti sunacak olan BURULAŞ, vatandaşların bütçesini korumaya da öncelik verecek. Fiyatlar, gün boyu otomobiller için 350 TL, minibüsler için 460 TL, otobüsler için ise 520 TL olarak belirlendi.
Tarımda Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Çözüm Önerileri
02 Ocak 2026 Cuma - 12:37 Tarımda Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Çözüm Önerileri CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü bilgi birikimi ve teknolojik altyapısını tarım sektörüyle buluşturdu. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle CW Enerji ev sahipliğinde düzenlenen "Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Tarımda Kullanım Olanakları" başlıklı çalıştayda, güneş enerjisinin tarımsal üretimde sunduğu fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Kamu, akademi ve sektör temsilcilerini bir araya getiren etkinlik, tarımda sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği odağında önemli bir bilgi paylaşım platformu sundu. Program, katılımcıların CW Enerji/ısı showroom alanı ile SolarCell ve alüminyum üretim hatlarını kapsayan tesis gezileriyle başladı. Üretim süreçlerini yakından inceleme fırsatı bulan katılımcılar, yerli, inovatif enerji teknolojileri hakkında detaylı bilgi aldı. Etkinliğin açılışında bir konuşma yapan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü bilgi birikimi ve teknolojik altyapılarını tarım sektörüyle buluşturmaya devam ettiklerini söyledi. Tarım sektörüne yönelik geliştirdikleri sistemleriyle de fark oluşturduklarına dikkat çeken Sarvan, "Güneş enerjisi tarım sektörü için stratejik bir değer taşıyor. Biz de geliştirdiğimiz sistemlerle tarımda verimlilik artışı ve çiftçilerin enerji maliyetlerinin azaltılmasını hedefliyoruz. CW Enerji olarak, ürettiğimiz ürünlerle tarım ekosistemine de katma değer sağlamayı amaçlıyoruz. Tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin düşürülmesi, verimliliğin artırılması ve çevresel etkilerin azaltılması, sürdürülebilir gelecek vizyonumuzun temel unsurları arasında yer alıyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz çözümlerle; sulama sistemlerinden seracılığa, depolama alanlarından tarımsal işletmelere kadar geniş bir ölçekte güneş enerjisinin etkin kullanımını destekliyoruz" dedi. AR-GE ve üretim güçleri sayesinde tarım odaklı uygulamaları hayata geçirdiklerini ifade eden Sarvan, şunları kaydetti: "Tarıma yönelik sistemlerimizle çiftçilerimizin enerjiye daha erişilebilir ve sürdürülebilir şekilde ulaşmasını sağlıyoruz. Tarım alanlarında enerji bağımsızlığını güçlendiren projelerimizle hem üreticilerimizin rekabet gücünü artırıyor hem de ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine katkıda bulunuyoruz. Güneş enerjisinin tarımda yalnızca bir enerji kaynağı değil; aynı zamanda ekonomik, çevresel ve sosyal bir değer oluşturduğumuza da inanıyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşmayı, bilgi paylaşımını güçlendiren ve tarımda yenilenebilir enerji farkındalığını artıran önemli bir adım olarak görüyoruz. CW Enerji olarak, bundan sonra da tarım sektörüyle birlikte hareket ederek sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına öncülük etmeye devam edeceğiz." Uzman akademisyenlerden tarımda güneş enerjisi ve teknoloji odaklı sunumlar Program kapsamında Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli, enerji depolama sistemleri, fotovoltaik panellerin tarımda kullanımı, solar sulama çözümleri, sera uygulamaları, ısı pompası sistemleri, off-grid tarımsal çözümler ve tarımda dijital dönüşüm başlıklarında uzman akademisyenler ve CW Enerji yöneticileri tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi ve ODTÜ GÜNAM’dan akademisyenlerin de katılım sağladığı seminerde, güneş enerjisinin tarımsal üretimde iklimlendirme, sulama ve enerji bağımsızlığı gibi alanlarda sağladığı avantajlar paylaşıldı. CW Enerji yetkilileri, tarım sektöründe yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasının hem üreticilerin rekabet gücünü artıracağını hem de çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Ayrıca bu etkinlikte, Türkiye’de fotovoltaik enerji sistemlerin tarımsal uygulamalara entegrasyonu için mevzuat altyapısının oluşturulmasına yönelik ortak çalışmaların da tohumları ekildi. Etkinlik, katılımcılar arasında gerçekleşen değerlendirmelerle sona erdi.
Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya stratejik yatırım
02 Ocak 2026 Cuma - 12:23 Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya stratejik yatırım Fiba Commercial Properties (Fiba CP) ve Summa iş birliğiyle Moldova’nın başkenti Kişinev’de, iki uluslararası otel markası ve yeni nesil sağlık altyapısını bir araya getiren 40 milyon euroluk karma kullanım projesinin temeli atıldı. Marriott Moxy, Residence Inn by Marriott ve Medpark City Clinic’i kapsayan proje, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizminin yeni merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Fiba Commercial Properties ve Summa iş birliğiyle, Moldova’nın başkenti Kişinev’de uluslararası standartlarda iki otel ve yeni nesil sağlık altyapısını kapsayan karma kullanım projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi. Marriott International bünyesindeki Moxy Hotels ve Residence Inn by Marriott markalarını aynı projede buluşturan bu yatırım, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizmi merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, yeni nesil sağlık hizmetleri sunacak Medpark City Clinic de yer alacak. Uluslararası markalar, yeni nesil konseptler Projede yer alan Moxy Hotels, genç ve dinamik yaşam tarzına hitap eden modern tasarımı ve teknoloji odaklı hizmet anlayışıyla öne çıkarken; Residence Inn by Marriott, uzun süreli konaklama ihtiyacına yönelik yeni bir konsepti Moldova pazarına taşıyacak. Kompleksin bir diğer önemli bileşeni olan Medpark City Clinic, Moldova’da JCI (Joint Commission International) akreditasyonuna sahip özel hastane olan Medpark International Hospital’ın altyapısıyla entegre çalışacak. Klinik; ileri tıp teknolojileri, uluslararası standartlar ve sertifikalı uzman kadrosuyla sağlık turizmine de katkı sağlamayı hedefliyor. Bölgesel etki ve uzun vadeli değer Toplam 40 milyon euro yatırım bedeline sahip olan projenin, 2028 yılının ilk yarısında tamamlanarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Proje, Moldova’nın uluslararası yatırım cazibesini güçlendirirken; turizm, sağlık ve gayrimenkul alanlarında bölgesel ölçekte katma değer oluşturmayı amaçlıyor. Fiba Commercial Properties, uluslararası portföyü ve geliştirdiği yüksek nitelikli projelerle, faaliyet gösterdiği pazarlarda sürdürülebilir büyüme, uzun vadeli değer üretimi ve küresel standartlarda varlık yönetimi yaklaşımını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Özyeğin: "Moldova’nın potansiyeline güveniyoruz" Törende konuşan Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, "Fiba Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yurt içi ve yurt dışındaki fırsatları değerlendirerek yatırımlarımızla derinleşmeyi önemsiyoruz. Gayrimenkul sektöründe Moldova Cumhuriyeti ve bu bölge önemli bir potansiyele sahip. Yatırımlarımızla hem grubumuza hem de ülkeye uzun vadeli katkı sunacağız. Bu projeyle birlikte, dünya standartlarında iki oteli ve örnek teşkil edecek bir sağlık kliniğini Moldova’ya kazandıracağımız için mutluyuz" dedi. Kahraman: "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürmek için çalışıyoruz" Fiba Commercial Properties’in (Fiba CP) hem Türkiye’de hem de yurt dışında yenilikçi projelere imza atarak sektörde fark oluşturmaya devam ettiğini belirten Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürme hedefiyle çıktığımız bu yolda önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Moldova, Romanya, Kosova ve Çin’de; alışveriş merkezlerinden rezidanslara, otellerden ofislere uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Moldova’da da bu kapsamda hayata geçirdiğimiz önemli yatırımlarımızdan birinin temel atma törenini gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Marriott Moxy (kısa süreli konaklama), Marriott Residence Inn (uzun süreli konaklama) ve Medpark Tıp Merkezi’ni kapsayan 18 bin 500 metrekarelik karma kullanım projesinin temelini attık. Projenin toplam inşaat alanı; personel yemekhaneleri, catering hizmet alanı, depolama alanı ve teknik hacimler de dahil olmak üzere yaklaşık 23 bin 500 metrekare. Bu projeyle, uluslararası standartlarda sağlık ve konaklama çözümleri sunarak bölgede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyoruz. Uzun yıllardır güvenle iş birliği yaptığımız SUMMA Grubu ile birlikte yürüttüğümüz bu yatırım, yalnızca ticari bir proje olmanın ötesinde; sosyal, kültürel ve kentsel gelişimi destekleyen, bütüncül yaşam alanları oluşturma vizyonumuzun da somut bir yansımasıdır" dedi. Bora: "Moldova’nın kalkınmasına katkı sağlıyoruz" Moldova Cumhuriyeti’nin kalkınmasına ve refahına gerçek anlamda katkı sağladıklarına dikkat çeken Summa Yönetim Kurulu Başkanı Selim Bora, "Bugün itibarıyla ortaklarımızla birlikte, istikrarlı ve uyumlu koşullarda yaşayan ve çalışan bin 250 kişilik bir ekibimiz var. Bu bizim için çok büyük bir değer. Bu sayıyı artırmayı hedefliyoruz. Fiba Grubu ile birlikte, yakın gelecekte hayata geçirilecek projeleri uygulamak üzere son derece adanmış bir ekip oluşturduk. 1995’den beri yatırım ve inşaat alanında Moldova’nın en önemli aktörlerinden biri olarak yeni bir projeye başlamanın heyecanını yaşıyoruz. En kısa sürede hayata geçirmemiz gereken büyük bir proje bizi bekliyor. Ortaklarımızla birlikte bu ülkenin gelişimine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz" dedi.