Yerel Haberler
YEREL HABERLER
05 Mart 2026 Perşembe - 10:49 Belekoma Tayfa taraftar grubundan istifa çağrısı 1969 Bilecikspor Kulübü’nün taraftar grubu olan Belekoma Tayfa, ligde alınan kötü gidişatlar sonrası yönetime istifa çağrısında bulundu. Bilecik 1. Amatör Lig A Grubu’nda mücadele eden 1969 Bilecikspor Kulübü ligin 10’uncu haftasında Gülümbespor’a kaybetmesinin ardından Belekoma Tayfa taraftar grubundan Kulüp Başkan Mehmet Ergün’e tepki geldi. Belekoma Tayfa taraftar grubu yapılan yazılı açıklamada, "Bu üç yılda Bilecikspor’a değer katmak bir yana, kulübü hem maddi hem manevi anlamda yıprattınız. Görevlerinizi yerine getirmediniz. Verdiğiniz sözlerin arkasında durmadınız. Mali tablo konusunda camiaya açık, net ve denetlenebilir bir açıklama yapılmamaktadır. Kulüp içinde konuşulan usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları karşısında suskun kalmanız, bu şüpheleri daha da büyütmektedir. Şeffaf olamayan bir yönetimin güven vermesi mümkün değildir. Daha da vahimi; kulüp başkanının taraftarla hiçbir bağ kurmaması, tribünü yok saymasıdır. Bu arma tribünle yaşar. Taraftarı muhatap almayan bir anlayış, bu kulübü temsil edemez. Bugün yükselen istifa çağrılarına kulak tıkamanız, sessiz kalarak süreci yok saymanız en çok sizin zararınıza olacaktır. Bu çağrılar kişisel değil, kulübün geleceği içindir. Görmezden gelmek sorumluluğu ortadan kaldırmaz, aksine daha da büyütür. Şunu da herkes bilmelidir; bu kulüp kimsenin babasının malı değildir. Bu arma şahsi tasarruf alanı değildir. Burası bir şehrin ortak değeridir. Artık gerçekleri kabul edin, bu süreci yönetemediniz. Bu kulübü ileri taşıyamadınız, bu camianın güvenini kaybettiniz. Şimdi yapılması gereken bellidir, daha fazla zarar vermeden, daha fazla değer kaybettirmeden, derhal istifa edin. Bilecikspor sahipsiz değildir. Bu şehir de bu arma da susmayacaktır" ifadelerine yer verildi.
Karacasu’da üniversite öğrencilerine çevrimiçi suç unsurları anlatıldı
05 Mart 2026 Perşembe - 10:50 Karacasu’da üniversite öğrencilerine çevrimiçi suç unsurları anlatıldı Karacasu Memnune İnci Meslek Yüksekokulu’nda (MYO), Aydın İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı personeli Siber Güvenlik Uzmanı Uğur Bulut ve Komiser Yardımcısı Günay Keman tarafından "Dijital Okuryazarlık Neden Önemlidir?" başlıklı bir eğitim programı gerçekleştirildi. Eğitimde dijital okuryazarlık konusu ele alınarak bireylerin akıllı cihaz ve sistemleri etkin biçimde kullanabilme, dijital ortamlarda yer alan bilgiyi anlama, değerlendirme, üretme ve paylaşma becerileri akademik bir perspektifle değerlendirildi. Dijital okuryazarlığın yalnızca teknik yeterlilikten ibaret olmadığı, aynı zamanda eleştirel düşünme, etik farkındalık ve güvenlik bilinci gibi unsurları da kapsadığı vurgulandı. Eğitim kapsamında dijitalleşme sürecinin bireysel ve toplumsal yaşama etkileri incelenerek özellikle çevrim içi platformlarda artış gösteren suç türlerine dikkat çekildi. "Nitelikli dolandırıcılık", "sazan avcılığı (oltalama/phishing)", QR kod dolandırıcılığı, yatırım dolandırıcılığı, online alışveriş dolandırıcılığı ve sanal bahis uygulamaları gibi güncel tehdit unsurları ele alındı. Katılımcılara, dijital içeriklerin güvenli biçimde oluşturulması, iletilmesi ve paylaşılması süreçlerinde dikkat edilmesi gereken temel ilkeler aktarılarak kişisel verilerin korunması ve güvenli parola kullanımı konularında uygulamaya dönük öneriler sunuldu. Ayrıca, dijital ortamlarda karşılaşılan şüpheli durumların nasıl analiz edileceği ve hangi resmi mercilere başvurulması gerektiği hususunda bilgilendirme yapıldı. Gerçekleştirilen eğitim programının, dijital risklere karşı toplumsal farkındalığın artırılmasına ve bireylerin bilinçli internet kullanımı konusunda güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Dr. Öğr. Üyesi Taşçı: "Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor"
05 Mart 2026 Perşembe - 10:43 Dr. Öğr. Üyesi Taşçı: "Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor" Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırıları sonrası Türkiye’nin diplomatik tutumu hakkında yaptığı açıklamada, "Türkiye Barış Pınar’a harekatı yapıp PKK’lıları hedef aldığında her gün ona resmi devlet televizyonundan lanetler okuyan bir İran var. Aynı şekilde sürekli sıradaki Türkiye diyen bir İsrail var. Bütün bunlara rağmen, Kerkük seçimlerinde bize yapılanlara rağmen, Suriye’de İran’ın yaptıklarına rağmen Türkiye, şu an komşuluk ahlakı ve diplomatik ahlakını konuşturarak, araya girerek Amerika’nın önünde bent olmaya çalışıyor" dedi. ÇOMÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası İlişkiler ve Politika Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Necat Taşcı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırıları karşısında Türkiye’nin diplomatik pratiklerine ilişkin İhlas Haber Ajansına açıklamalarda bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Dolayısıyla Türkiye’nin bu tavrını İran’ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail’in bütün dünyayı ve bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye’yi karşısına almak istemeyeceğini, Amerika’nın da aynı şekilde bu kadar hesap kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin’le girişeceği rekabette Türkiye’ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. ABD’nin, İsrail’in ve İran’ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye’yi karşısına almayacağını vurgulayan Taşçı, "ABD’nin, İsrail’in ve İran’ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye gibi bir gücü karşısına almayı göze alamayacağını düşünüyorum. Bunun Amerika perspektifinden birinci ve temel nedeni, Amerika biliyorsunuz önümüzdeki birkaç sene içerisinde gerçekten çok çetin bir mücadeleye Çin’le girişeceğini öngörüyor. Özellikle Türkiye’den büyük bir geniş bir coğrafyada vaat ettikleri var Amerika Birleşik Devletleri’ne. Amerika bunu kaybetmek istemiyor. İsrail’in özellikle son 2 buçuk senelik soykırımla beraber bölgeden izole olması, İran’ın politikaları sebebiyle bölge ülkeleri arasındaki uçurumun genişlemiş olması ve şu son İran’ın özellikle körfez ülkelerin hedef almasıyla bu uçurumun açılması Türkiye’ye bütün aktörlerin hem Amerika’nın dış politika önceliklerinin ihtiyacı olduğunu gösteriyor bu bölgede. O yüzden mesela biz Amerika’yı bu konuda eleştiriyoruz" dedi. Türkiye’nin bölgesel ’üçüncü onurlu bir yol oluşturabiliriz’ söylemlerine mesafeli yaklaşan körfez ülkelerinin Türkiye’nin ne kadar haklı olduklarını şimdi fark ettiklerini belirten Dr. Öğretim Üyesi Taşçı, "Amerika’nın şu anda Suudi Arabistanlı yetkililer mesela El Cezire’de çıkıp bizi sattı. Yani o hava savunma sistemleri İsrail’i korumak için orası öncelendi ve biz yarı yolda bırakıldık diyorlar, bu bir. Diğer taraftan Çin çok iyi bir imtihan vermedi. İran’da Pezeşkiyan kendi ağzıyla artık alenen eleştirecek raddeye geldi biliyorsunuz. Bu da mesela Çin’le müttefik olma ihtimali olan ülkeler için bir ders. Dolayısıyla bu senaryo hem Amerika’nın hem Çin’in yani yağmurdan kaçarken doluya tutulma senaryosuna döndürdüğü için bölgedeki aktörleri Türkiye’yi ön plana çıkarıyor. Nasıl? Türkiye’nin daha önce söylediği ve belirttiği bizim bölgesel üçüncü onurlu bir yol oluşturabiliriz minvali söylemleri, bölgesel bir inisiyatif oluşturmalıyız minvali söylemlerine zamanında sadece Türkiye söylüyor diye, maalesef bazı körfez ülkeleri mesafeli yaklaşmışlardı. Şu an geldiğimiz senaryo Türkiye’nin aslında bunu söylerken ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu akıl sahadaki gerçekliklerle beraber desteklenmişken bir realize edilebilirse, Türkiye öncülüğünde böyle bir organizasyon ortaya çıkarabilirse, Müslüman ülkeler, bölge ülkeleri bu hem Gazze’deki, hem bölgedeki hem de bundan sonra yeni jeopolitik denklemler içerisindeki birçok dengeyi değiştirmeye namzet olabilir" şeklinde konuştu. Savaş durumunda Türkiye’nin diplomatik ve komşuluk ahlakını konuşturduğunu kaydeden Taşçı, şu ifadeleri kullandı: "Buradan şunu söylemek ile çalışmıyorum yani siyasi bir pragmatizm yapmıyorum ama zaten Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor. Bakın Türkiye Barış Pınar’a harekatı yapıp PKK’lıları hedef aldığında her gün ona resmi devlet televizyonuna lanetler okuyan bir İran var. Aynı şekilde sürekli sıradaki Türkiye diyen bir İsrail var. Bütün bunlara rağmen, Kerkük seçimlerinde bize yapılanlara rağmen, Suriye’de İran’ın yaptıklarına rağmen Türkiye, şu an komşuluk ahlakı ve diplomatik ahlakını konuşturarak, araya girerek Amerika’nın önünde bent olmaya çalışıyor. Türkiye bunu yaparken, Allah korusun ama benzeri bir durum başına gelseydi aynısının kendisine yapılmayacağını biliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin bu tavrını İran’ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail’in bütün dünyayı ve bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye’yi karşısına almak istemeyeceğini, Amerika’nın da aynı şekilde bu kadar hesap kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin’le girişeceği rekabette Türkiye’ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum."
Turkcell’den MWC 2026’da yerli firmalarla stratejik iş birliği anlaşmaları
05 Mart 2026 Perşembe - 10:44 Turkcell’den MWC 2026’da yerli firmalarla stratejik iş birliği anlaşmaları Turkcell, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2026) Türk teknoloji markalarıyla stratejik iş birliği anlaşmalarına imza attı. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun önemli bir parçası olan imzalar yerli teknoloji ekosistemini güçlendirmeyi ve 5G çağında kritik bileşenlerdeki dışa bağımlılığı en aza indirmeyi amaçlıyor. Turkcell, Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2026) teknoloji üreten ulusal markalarla bir dizi stratejik iş birliği anlaşmasına imza attı. Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yerli teknoloji ekosistemini güçlendirmeye devam eden Turkcell, Ar-Ge, yazılım, teknoloji ve hizmet iş birliklerine yenilerini ekledi. Geçtiğimiz yıl yerli teknoloji firmaları ile yapılan iş birliklerinin ardından bu yıl Barselona’da atılan imzalar, yerlileşme vizyonunun yeni halkalarını oluşturuyor. "Amacımız, 5G çağında kritik bileşenlerde dışa bağımlılığı azaltmak" Turkcell’in, yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesini temel bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade eden Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, şunları söyledi: "Turkcell olarak önceliğimiz, bir yandan müşterilerimize en iyi hizmeti sunarken, bir yandan da yerli teknoloji ekosistemini desteklemek. Böylece, kritik bileşenlerde dışa bağımlılığı azaltarak Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz iş birliklerinden doğan sinerji ve üretilen yerli teknolojiler, Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda kritik rol oynuyor. Türkiye 5G’ye geçmek için gün sayarken, yerli ve milli şirketlerin bu süreçteki rolünü ve payını artıracak adımlar atıyoruz. Turkcell olarak 5G’ye geçişte yerlilik oranını en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Söz konusu iş birliği anlaşmaları, teknoloji üreten Türkiye hedefine büyük katkı sağlayacaktır." Turkcell ve Ottomotive’den lityum akülerde akıllı yönetim Turkcell Barselona’da, lityum akü dönüşüm projesi kapsamında yerli üretici Ottomotive ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Ottomotive’in gelişmiş Batarya Yönetim Sistemi (BMS) ile Turkcell’in Akıllı Enerji Yönetimi Platformu’nun (SYNERGY) entegre edildiği bu sistem sayesinde, şebekelerdeki lityum aküler uzaktan takip edilerek çok daha güvenli ve verimli bir şekilde yönetilebiliyor. Voltaj, sıcaklık, sağlık durumu ve şarj/deşarj analizleri gibi kritik parametreler gerçek zamanlı olarak değerlendiriliyor. Bu sayede olası arızalar henüz enerji kesintisi yaşanmadan tespit edilebiliyor. Operasyonel maliyetlerde önemli verimlilik sağlarken, servis sürekliliğini de artırıyor. Yerli 5G yolculuğunda i2i Systems ile güç birliği Türkiye’nin yerli ve milli 5G hedefleri doğrultusunda Turkcell, i2i Systems ile olan iş birliğini bir üst seviyeye taşıdı. Tamamen yerli mühendislik kabiliyetleriyle geliştirilen 5G Çekirdek Şebeke çözümlerinin, doğrudan Turkcell’in 5G altyapısında kullanılacak şekilde ticarileştirilmesi hedefleniyor. İmzalanan bu stratejik mutabakat, şebeke teknolojilerindeki yerlilik oranının artmasına önemli bir katkı sağlayacak. Türkiye’nin küresel ölçekte rekabetçi bir 5G ekosistemi oluşturması ve 6G vizyonunu hayata geçirmesi açısından kritik bir eşik olacak. Sekom iş birliği ile geleceğin otonom ağlarına geçiş Turkcell, ağ ve bulut servisleri alanında ise Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketlerinden Sekom ile "Sekans DHCP" ürünü kapsamında yeni bir anlaşma imzaladı. Ağ otomasyonu, yedeklilik ve ölçeklenebilir IP yönetimi yetkinliklerini ileri seviyeye taşıması hedeflenen bu iş birliğiyle, yerli çözümlerin yaygınlaşmasına önemli bir katkı sağlanıyor. Kurumsal kablosuz ağ müşteri ortamlarında devreye alınarak Turkcell altyapısına entegre edilen Sekans DHCP çözümü, dinamik IP adres dağıtımı ve merkezi yönetim gibi özellikleriyle operasyonel verimliliği artırırken geleceğin otonom ağlarına geçiş sürecini de destekleyecek. Kron ile güvenli ve otomasyon odaklı merkezi altyapı Turkcell, siber güvenlik ve dijital altyapı alanında uzun yıllardır şebekesinde kullandığı Kron’un SPT ve NPT çözümleriyle, operasyonel süreçlerini güçlendirmeyi sürdürüyor. Ağ ve IT altyapılarına erişimlerin merkezi olarak yetkilendirilmesini ve güvenli kimlik yönetimini sağlayan bu çözümler, manuel müdahaleyi azaltarak süreçlerin çok daha güvenli ve izlenebilir yürütülmesine imkân tanıyor. Sistemin, yeni iş birliği kapsamında yapay zekâ destekli analiz ve karar mekanizmalarıyla zenginleştirilerek Türkiye’nin dijital güvenlik kapasitesini artırması hedefleniyor. TechNarts ile yapay zekâ destekli operasyon yönetimi Hizmet kalitesini ve müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla teknolojik yenilikleri destekleyen Turkcell, bilgi teknolojileri alanının öncü oyuncularından TechNarts ile iş birliğini genişletiyor. Turkcell mühendisleri ve TechNarts’ın ortak çalışmasıyla hayata geçirilen operasyon destek sistemi STAR, bütünleşik şebekelerin tek platform üzerinden izlenmesini ve yönetilmesini sağlıyor. Yapay zekâ destekli keşif, trafik artış oranlarının tahminlenmesi ve proaktif arıza bildirimi gibi gelişmiş yetkinlikler sunuyor. Platformun, önümüzdeki dönemde yeni nesil otomasyon yetenekleriyle daha da genişletilmesi planlanıyor. TTG International ile sürdürülebilir enerji iş birliği Enerji verimliliğini ve çevresel sürdürülebilirliği odak noktasına alan Turkcell, TTG International ile enerji yönetimi alanındaki dijital dönüşüm ve otomasyon çalışmalarını derinleştiriyor. Sahalardaki enerji altyapısının merkezi olarak izlenmesini ve yönetilmesini sağlayan Akıllı Enerji Yönetim Sistemi (SYNERGY), yeni nesil batarya ve solar sistemlerin entegrasyonuyla daha dayanıklı bir yapıya kavuştu. İş birliğinin bir sonraki aşamasında, platformun otomasyon seviyesinin artırılması ve yapay zekâ destekli analiz kabiliyetlerinin daha geniş ölçekte devreye alınması hedefleniyor.
Denizli basını, BİK Antalya Bölge Müdürü Uluçamlıbel ile buluştu
05 Mart 2026 Perşembe - 10:44 Denizli basını, BİK Antalya Bölge Müdürü Uluçamlıbel ile buluştu Basın İlan Kurumu Antalya Bölge Müdürü Mevlüt Uluçamlıbel, Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde Denizli basınıyla bir araya gelerek kurumun çalışmaları ve yerel medyaya yönelik destekler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Karşılıklı görüş alışverişinin yapıldığı toplantı, yerel basının sorunları ve beklentilerinin doğrudan dile getirildiği verimli bir istişare ortamı sundu. Basın İlan Kurumu Antalya Bölge Müdürü Mevlüt Uluçamlıbel, Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde Denizli basınıyla bir araya geldi. Toplantıda Basın İlan Kurumu’nun çalışmaları ve güncel gelişmeler hakkında bilgilendirme yapan Uluçamlıbel, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Toplantıda yerel yönetimlerin, büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile oda ve borsaların, Basın İlan Kurumu üzerinden yerel medyaya sağladığı desteğin önemine dikkat çekildi. Karşılıklı görüş alışverişinin öne çıktığı buluşmanın, yerel basın açısından verimli bir istişare ortamı sunduğu belirtildi. Sanayisi gibi yerel basınında güçlü olduğu Denizli’de olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Basın İlan Kurumu Antalya Bölge Müdürü Mevlüt Uluçamlıbel, "Denizli yerel basınının bölgedeki güçlü yapısı gerçekten gurur verici. Kentin yerel dinamiklerinin sağlamlığı gibi basının gücünü koruyan bir yapıya sahip olması Denizli’nin güzel örnekler arasında olmasını sağlıyor" dedi. "Yerel basının güçlenmesi demokrasiye katkıdır" Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak ise Basın İlan Kurumu’nun yerel medya açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Tokmak, Denizli basınının güçlü bir geleneğe ve sorumluluk bilincine sahip olduğunu vurgulayarak, bu yapının korunması ve geliştirilmesinde Basın İlan Kurumu’nun sağladığı ilan ve reklam desteklerinin hayati rol oynadığını ifade etti. Yerel basının yalnızca haber aktaran bir mecra olmadığını, aynı zamanda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve demokratik denetimin sağlanması açısından önemli bir görev üstlendiğini belirten Tokmak, "Basın İlan Kurumu’nun yerel medyaya yönelik destekleyici yaklaşımı, sahadaki gazetecilik faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor" dedi. Buluşmanın ardından Uluçamlıbel, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Denizli Büyükşehir Belediyesi, Denizli İhracatçılar Birliği, Denizli Ticaret Odası ve Denizli’de faaliyet gösteren medya kuruluşlarını ziyaret etti.
Hint Okyanusu’na özgü ‘portakal benekli lagos’ Mersin’de tezgaha çıktı
05 Mart 2026 Perşembe - 10:46 Hint Okyanusu’na özgü ‘portakal benekli lagos’ Mersin’de tezgaha çıktı Mersin’de Hint Okyanusu kaynaklı ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ balığı tezgahlarda yerini aldı. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, son yıllarda deniz suyu sıcaklığındaki artış ve gemi hareketliliği nedeniyle tropikal balık türlerinin Akdeniz’de görülmeye başladığını söyledi. Mersin Balık Pazarı’nda Akdeniz’de nadir görülen bir balık türü tezgâhlarda satışa sunuldu. Balıkçıların ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ olarak adlandırdığı balığın Hint Okyanusu kaynaklı olduğu belirtildi. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Polat, son yıllarda Akdeniz’de farklı balık türlerinin görülmeye başladığını belirterek, denizlerdeki değişimin bu türlerin ortaya çıkmasında etkili olduğunu ifade etti. Polat, balığın bölgeye geliş nedenlerine ilişkin, "Akdeniz’de daha önce de yaşadığımız gibi Hint Okyanusu kaynaklı değişik balıklar geliyor. Bu balıklar bizim denizimizde olmayan balıklar. Havaların sıcaklığı, deniz suyunun sıcaklığı, tuz oranı ve gelen yük gemilerinin sintine sularıyla bazı balık türleri buraya gelebiliyor. Bu balık türünün de oradan geldiğini düşünüyoruz" dedi. "Akdeniz’e özgü bir balık değildir" Balığın Akdeniz’e özgü olmadığını söyleyen Polat, "Bu gördüğünüz kırmızı benekli lagos dediğimiz balıktır, portakal benekli de deniyor buna. Bu Akdeniz’e özgü bir balık değildir, tamamen Hint Okyanusu kaynaklıdır. 5-6 yıl önce Antalya Körfezi’nde görülmüştü. Şimdi Mersin’de de denk geldik" diye konuştu. "Akdeniz’de de değişkenlik oluyor" Akdeniz’de zamanla tropikal özelliklerin görülmeye başladığını dile getiren Polat, "Yıllar içerisinde Akdeniz artık tropikal bir deniz olmaya başladı. Teknolojinin gelişmesiyle, gemilerin hareketliliğiyle ve doğanın kendi içindeki gücüyle Akdeniz’de de değişkenlik oluyor. Böyle tropikal balıklar buraya gelmeye başlıyor" ifadelerini kullandı. "Balık gayet lezzetli bir balık" Balığın lezzetli bir tür olduğunu belirten Polat, "Portakal benekli, yani kırmızı benekli lagos dediğimiz balık gayet lezzetli bir balık. Okyanusta yetişen bir balık. Eti bembeyaz, pamuk gibidir ve yumuşaktır. Her zaman çıkan bir balık çeşidi değil. Biz de tezgahımıza koyduk, satışa sunuyoruz" dedi. "Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor" Balığa talep olduğunu söyleyen Polat, "Sabah bir tanesini sattık. Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor. Elimizde 6-7 tane vardı, şu an 5 tane kaldı" şeklinde konuştu. Balığın kilosunun 700 TL’den satıldığını ifade eden Polat, "Normalde lagos balığını 700 ile bin TL arasında toptan fiyatına satıyoruz. Bu balık yeni çıktığı için tanınması yeni olduğu için fiyatını diğer lagosa göre düşük tuttuk ve kilosunu 700 TL’den satışa sunuyoruz" diye konuştu.