GÜNDEM
04 Ocak 2026 Pazar - 20:32 DTSO Başkan Vekili Erdal Avşar, fabrikaları zarar gören üreticilerle bir araya geldi Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erdal Avşar ve Yönetim Kurulu Üyesi Çetin İnanç, Bismil ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle zarar gören 12 çırçır fabrikasını gezerek üreticilerle görüştü. Bismil’in, Diyarbakır ve bölge ekonomisi açısından pamuk üretimi ve buna bağlı çırçır sanayisinin merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Avşar, ilçedeki çırçır fabrikalarının yaşadığı her sorunun doğrudan üretimi, istihdamı ve çiftçiyi etkilediğini ifade etti. Ziyaret kapsamında fabrika sahipleriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktaran DTSO Başkan Vekili Avşar, çırçır fabrikalarının yoğun kar yağışıyla birlikte yeni bir mağduriyetle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Avşar, kar yağışı nedeniyle tesislerde oluşan hasarın, işletmelerin yeni sezona hazırlık yapmasını neredeyse imkansız hale getirdiğini söyledi. Avşar, zarar gören işletmelerin üretime devam edebilmesi ve sezon kaybı yaşamaması için acil destek sağlanması gerektiğini belirterek, faizsiz onarım kredisi verilmesinin kaçınılmaz ihtiyaç haline geldiğini ifade etti. Avşar, DTSO olarak yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için ilgili kamu kurumları ve finans kuruluşlarıyla görüşmelerini sürdüreceklerini söyledi. Avşar, salı günü Diyarbakır’a gelecek olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e, Bismil’de kar yağışı nedeniyle zarar gören çırçır fabrikalarının yaşadığı mağduriyeti doğrudan ileteceklerini söyledi.
’Yanlış iğne’ iddiasıyla yatalak olan 4 yaşındaki Mihra yaşam mücadelesi veriyor
04 Ocak 2026 Pazar - 20:07 ’Yanlış iğne’ iddiasıyla yatalak olan 4 yaşındaki Mihra yaşam mücadelesi veriyor Aksaray’da 9 ay önce yürüyerek girdiği hastaneden yanlış iğne yapıldığı iddiasıyla yatalak olarak çıkan 4 yaşındaki Mihra, makine ve yatağa bağlı yaşam mücadelesi veriyor. Olay, 1 Mart 2024 tarihinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, ishal ve kusma şikayeti olan 4 yaşındaki Mihra, ailesi tarafından Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldü. Burada tedavisine başlanan Mihra’ya doktor tarafından yatış verilirken, Mihra 5 gün boyunca hastanede tedavi gördü. 5 Mart tarihinde doktor tarafından taburcu kararı verilen çocuğun, iddiaya göre hastanede bir hemşirenin kolundan damara ilaç enjekte etmesi sonucu kalbi durdu. Komplikasyonu gören ailesi bağırarak doktordan yardım isterken, kalp masajıyla hayata döndürülen küçük kız yoğun bakımda tedavi altına alındı. Bir süre hastanede tedavi gören Mihra, şimdi makine ve yatağa bağlı yaşam mücadelesi veriyor. "Hemişere damarın tıkalı olduğunu belirterek direkt şırıngayı enjekte etti" Çocuğunun yürüyerek girdiği hastaneden yatalak çıktığını söyleyen baba Barış Bektaş (37), "Çocuğum gayet sağlıklı, neşeli, gülen, koşan, oynayan akıllı bir çocuktu. 2025 yılının Mart ayının 1’inde Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine çocuğumu ishal şikayeti ile götürdüm. Çocuk servisine yatırdılar. Bu talihsiz olay, hemşirenin ihmalkarlığı 5 Mart günü başımıza geldi. 5 Mart sabahı çocuğumun doktoru odaya gelerek ‘Seni taburcu edeceğim, gayet iyisin, düzeldin artık’ dedi. Ardından doktor ayrıldı ve hemşire elinde şırıngayla odamıza girdi. Damarın tıkalı olduğunu belirterek direkt şırıngayı enjekte etti. Şırıngadaki ilaç yarıya geldiğinde çocuğumun kalbi durdu, beyine oksijen gitmemiş. Daha sonra eşimin bağırmasıyla bir doktor gelerek çocuğuma kalp masajı yapıyor. Ardından hemen çocuğu yoğun bakıma aldılar. Çocuğumun doktoru bunun bir hata, ihmal olduğunu fark ediyor ve kendisi bunu adli vaka olarak bildiriyor. 7-8 aydır çocuğum bu durumda. Çocuğumun bilinci yok, yemesi, içmesi, konuşması, yürümesi, hiçbir şeyi yok. Bu şekilde tedavisini görüyoruz. Çocuğum nabız makinesi, hava makinesi ile yaşıyor" dedi. "Adalete güveniyoruz" Adaletin tecelli edeceği günü beklediklerini belirten baba Bektaş, "Biz adalete güveniyoruz. Adalet er ya da geç yerini bulacak. Onun emsalleri okulunda, parkta oynuyorlar. Ben, ‘Allah’ım, keşke kızım bir gün yine benden bir şey istese, kızımı alıp tekrar gezsem, parka falan gitsek, eski yaşadıklarımı yaşayayım’ diyorum; inşallah" diye konuştu.
’Yanlış iğne’ iddiasıyla yatalak olan 4 yaşındaki Mihra yaşam mücadelesi veriyor
04 Ocak 2026 Pazar - 20:02 ’Yanlış iğne’ iddiasıyla yatalak olan 4 yaşındaki Mihra yaşam mücadelesi veriyor Aksaray’da 9 ay önce yürüyerek girdiği hastaneden yanlış iğne yapıldığı iddiasıyla yatalak olarak çıkan 4 yaşındaki Mihra, makine ve yatağa bağlı yaşam mücadelesi veriyor. Olay, 1 Mart 2024 tarihinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, ishal ve kusma şikayeti olan 4 yaşındaki Mihra, ailesi tarafından Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldü. Burada tedavisine başlanan Mihra’ya doktor tarafından yatış verilirken, Mihra 5 gün boyunca hastanede tedavi gördü. 5 Mart tarihinde doktor tarafından taburcu kararı verilen çocuğun, iddiaya göre hastanede bir hemşirenin kolundan damara ilaç enjekte etmesi sonucu kalbi durdu. Komplikasyonu gören ailesi bağırarak doktordan yardım isterken, kalp masajıyla hayata döndürülen küçük kız yoğun bakımda tedavi altına alındı. Bir süre hastanede tedavi gören Mihra, şimdi makine ve yatağa bağlı yaşam mücadelesi veriyor. "Hemişere damarın tıkalı olduğunu belirterek direkt şırıngayı enjekte etti" Çocuğunun yürüyerek girdiği hastaneden yatalak çıktığını söyleyen baba Barış Bektaş (37), "Çocuğum gayet sağlıklı, neşeli, gülen, koşan, oynayan akıllı bir çocuktu. 2025 yılının Mart ayının 1’inde Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine çocuğumu ishal şikayeti ile götürdüm. Çocuk servisine yatırdılar. Bu talihsiz olay, hemşirenin ihmalkarlığı 5 Mart günü başımıza geldi. 5 Mart sabahı çocuğumun doktoru odaya gelerek ‘Seni taburcu edeceğim, gayet iyisin, düzeldin artık’ dedi. Ardından doktor ayrıldı ve hemşire elinde şırıngayla odamıza girdi. Damarın tıkalı olduğunu belirterek direkt şırıngayı enjekte etti. Şırıngadaki ilaç yarıya geldiğinde çocuğumun kalbi durdu, beyine oksijen gitmemiş. Daha sonra eşimin bağırmasıyla bir doktor gelerek çocuğuma kalp masajı yapıyor. Ardından hemen çocuğu yoğun bakıma aldılar. Çocuğumun doktoru bunun bir hata, ihmal olduğunu fark ediyor ve kendisi bunu adli vaka olarak bildiriyor. 7-8 aydır çocuğum bu durumda. Çocuğumun bilinci yok, yemesi, içmesi, konuşması, yürümesi, hiçbir şeyi yok. Bu şekilde tedavisini görüyoruz. Çocuğum nabız makinesi, hava makinesi ile yaşıyor" dedi. "Adalete güveniyoruz" Adaletin tecelli edeceği günü beklediklerini belirten baba Bektaş, "Biz adalete güveniyoruz. Adalet er ya da geç yerini bulacak. Onun emsalleri okulunda, parkta oynuyorlar. Ben, ‘Allah’ım, keşke kızım bir gün yine benden bir şey istese, kızımı alıp tekrar gezsem, parka falan gitsek, eski yaşadıklarımı yaşayayım’ diyorum; inşallah" diye konuştu.
Adalet Bakanı Tunç: "Uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden hiçbir girişimi kabul etmeyiz"
04 Ocak 2026 Pazar - 18:47 Adalet Bakanı Tunç: "Uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden hiçbir girişimi kabul etmeyiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Türkiye’nin dış politikası, güç odaklarına göre değil; uluslararası hukuk ve millet iradesi esas alınarak şekillenir. Uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden hiçbir girişimi kabul etmeyiz" dedi. Adalet Bakanı Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Türkiye’nin dış politikası, güç odaklarına göre değil; uluslararası hukuk ve millet iradesi esas alınarak şekillenir. Uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden hiçbir girişimi kabul etmeyiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, adalet, hakkaniyet ve vicdan üzerine inşa edilmiş bir uluslararası sistem ihtiyacını her platformda dile getiren; küresel krizlerde devlet aklı ve uluslararası hukuk zemininde hareket eden bir liderdir. Bu açık ve tutarlı çizgi ortadayken, CHP Genel Başkanı’nın sosyal medya üzerinden yaptığı, diplomatik hassasiyetleri gözetmeyen ve hukuki gerçekleri çarpıtan ifadeler nezaketsizliktir, açık bir sorumsuzluk örneğidir. Ülkemizin dış politikası, köklü bir medeniyet birikiminin izlerini bugüne taşıdığı gibi sorumlu ve ilkeli bir devlet anlayışını da yansıtmaktadır. Bu alan gündelik malzemelerle polemik üretme alanı değildir. Türkiye, bugün olduğu gibi bundan sonra da meşruiyet ve uluslararası hukuk temelinde hareket etmeye; krizlerin çözümünde yapıcı ve ilkeli tutumunu sürdürmeye devam edecektir" ifadelerine yer verdi.