GENEL - 18 Ocak 2012 Çarşamba 11:16

TEHLİKELİ HASTALIKLARIN GİZLİ NEDENİ `DAMAR SERTLİĞİ`

A
A
A
TEHLİKELİ HASTALIKLARIN GİZLİ NEDENİ `DAMAR SERTLİĞİ`

Damar sertliğinin kalp krizi, inme, beyin kanaması, koroner arter hastalığı ve bazı böbrek hastalıklarının en önemli nedeni olduğu bildirildi.
Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Kısacıkoğlu, yaptığı açıklamada, halk arasında damar sertliği olarak bilinen ’ateroskleroz’un, atardamarların esnekliğini kaybedip kalınlaşması ile oluşan ve daha sıklıkla erkeklerde görülen bir damar hastalığı olduğunu belirtti. Atardamarların vücudun canlılığını devam ettirmesi için şart olan kanı organlara taşıdığını ve bazı faktörlerin etkisiyle atardamarların en içteki tabakasının tahrip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kısacıkoğlu, bu bölgeye kandaki
yağların kolesterol ve pıhtılaşma faktörlerinin biriktiğini kaydetti. Prof. Dr. Kısacıkoğlu, "Damar sertliği oluştuktan sonra damar duvarından damarın iç kısmına doğru plaklar oluşur. Bu plaklar damarın tıkanmasına ve damarın yapısının zayıflayarak çeşitli komplikasyonların oluşmasına yol açar. Damar sertliği, diğer bütün hastalıklardan daha fazla ölüme neden olur. Damar sertliği, kalp krizinin, inmenin, beyin kanamasının, koroner arter hastalığının ve bazı böbrek hastalıklarının en önemli nedeni
olduğu için ölüm riski çok fazladır. Örneğin kalp damar hastalıkları tüm ölümlerin yüzde 40’na yakınını oluşturmaktadır" dedi.
"YAŞ, TANSİYON VE ŞEKERE DİKKAT"
Prof. Dr. Bülent Kısacıkoğlu, damar sertliğindeki en önemli faktörlerin cinsiyet, yaş ve kalıtsal özellikler olduğunu ifade ederken, yaşın ilerlemesiyle damar sertliği riskinin arttığını aktardı. Damar sertliğinin erişkin erkeklerde daha yaygın olduğunu dile getiren Prof. Dr. Bülent Kısacıkoğlu, iskemik kalp hastalığına bağlı ölümlerin ileri yaşlarda her on yılda bir belirgin olarak arttığını vurguladı. Damar sertliği hastalığının menopozdan sonra kadınlar için de risk oluşturduğunu belirten Prof. Dr.
Bülent Kısacıkoğlu, "Çünkü menopoz sonrasında iki cins arasındaki fark ortadan kalkar. Kadınlarda östrojenin ve öteki eşey hormonlarının damar sertliğine karşı koruyucu etkisi bilinmektedir" dedi.
Yaş ve cinsiyetin yanı sıra birçok genin bu hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğunu anlatan Kısacıkoğlu, şöyle devam etti:
"Ailede hipertansiyon yada diyabet olması ve yüksek kan- kolesterol seviyeleri damar sertliğinin ortaya çıkmasına neden olur. Diyabet, hipertansiyon, sigara kullanımı, kan, yağ ve kolesterol seviyesinin yüksekliği kontrol edilebilen 4 ana risk faktörlerdir. Tansiyonun yüksek olması damar sertliği için her yaşta önemli bir risk faktörüdür. Tansiyonun 16,5-9,5’un üzerinde olması riski 5 kat artırmaktadır. Hipertansiyonun tedavi edilmesi felç ve koroner arter hastalığı riskini azaltacaktır. Sigara, çok iyi
bilinen bir risk faktörüdür. Yıllarca günde 1 paket sigara içen kişide kalp hastalığı riski yüzde 200 artmaktadır. Şeker hastalığı, kolesterolün yükselmesine ve damar sertliğine yatkınlığı artırır. Şeker hastalarında kalp krizi riski 2 kat fazladır. Bunların dışında, şişmanlık, hareketsiz yaşam, stres ve aşırı alkol tüketimi de damar sertliğinin hızlanmasına neden olan faktörlerdir."
DAMAR SERTLİĞİ NASIL ANLAŞILIR
Damar sertliğinin belirtilerinin, bu hastalığa spesifik olmadığını, belirtilerin damar hasarı belirginleştiğinde tutulan organa göre değişiklik gösterdiğini söyleyen Kısacıkoğlu şunları kaydetti:
"Damar sertliği kalpte ortaya çıkarsa kalp kası zayıflar ve yeterince kasılamaz. Çünkü kalbe gelen oksijen azalmıştır. İlk önce istirahatte bile göğüs ağrısı, baskı ve yanma tarzında yakınmalar ortaya çıkar. Kalp ritim bozuklukları görülebilir. En son ise hasta kalp krizi geçirir. Eğer beyin damarlarında tutukluk olursa bilinç kaybı, kaslarda güçsüzlük, görme problemleri, konuşma bozuklukları ve felç ortaya çıkabilir. Bacaklarda damar sertliği oluşması sonucu kramp tarzında ağrı, ısı kaybı ve son olarak
kangren gelişebilir. Eğer böbrek damarları tutulursa tansiyon yüksekliği ve böbrek fonksiyonlarında bozukluk oluşabilir."
Prof. Dr. Bülent Kısacıkoğlu hastalığın tedavi süreci ve korunma yollarıyla ilgili olarak da şu bilgileri verdi:
"Yapılan muayene sonrası, hasta olan bölgeye yönelik doppler ultrason görüntüleme veya ileri tetkik olarak anjio yapılır. Bu yöntemlerle damarlardaki darlık veya tıkanıklık saptanır. Eğer hafif bir daralma mevcutsa hastaya ilaç tedavisi uygulanır. Daha ciddi vakalarda balon yöntemi veya by-pass ameliyatı uygulanır. Hastalıktan korunmanın en önemli yolları ise sigara içmemek, egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve Akdeniz tipi diyet yapmak. Yüksek tansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün erken tanı ve
tedavisi de korunma açısından çok önemlidir. Genetik yatkınlık olsa bile bu önlemlerin alınmasıyla hastalık hem geç ortaya çıkacak hem de daha yavaş ilerleyecektir."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MOTAŞ 2025’te rekor kırdı Malatya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım ve Toplu Taşıma Hizmetleri A.Ş. (MOTAŞ), 2025 yılında toplu ulaşımda rekor seviyelere ulaştı. 2024 yılına göre hem hat uzunluğunda hem yolcu sayısında hem de filo kapasitesinde önemli artış sağlandı. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım ve Toplu Taşıma Hizmetleri A.Ş.’de (MOTAŞ), 2024 yılında 2 bin 348 kilometre olan toplam hat uzunluğu 2025’te 3 bin 812 kilometreye yükselirken, 17 yeni hat hizmete alındı ve tüm hatlarda optimizasyon çalışmaları yapıldı. Toplam yapılan kilometre 2024’te 16 milyon 43 bin 517 kilometre iken 2025’te 16 milyon 907 bin 650 kilometreye çıktı. Toplam yolcu sayısı 2024’te 39 milyon 192 bin 578 iken 2025’te 42 milyon 117 bin 896’ya ulaştı. Kilometre başına taşınan yolcu sayısı 1,6’dan 2,8’e, sefer başına taşınan yolcu sayısı ise 20’den 28’e yükseldi. Deprem sonrası il genelinde nüfus azalmasına rağmen yolcu sayısındaki artış dikkat çekerken, sefer planlamaları ve güzergah düzenlemeleriyle hizmetin kesintisiz sürdürüldüğü belirtildi. 15 Ekim 2025’te trambüs hattında 53 bin 632 yolcu ile tüm zamanların günlük yolcu rekoru kırıldı. Yolcu profilinde yüzde 42 sivil, yüzde 38 öğrenci, yüzde 20 ücretsiz yolcu yer alırken, ücretsiz grubun yüzde 70’ini 65 yaş üstü vatandaşlar oluşturdu. 2025 yılı boyunca 16 milyon 4 bin 800 öğrenci indirimli, 8 milyon 423 bin 500 vatandaş ise ücretsiz taşındı. Filo verilerine göre 2024’te 139 otobüsün 84’ü aktif, 22 trambüsün 15’i aktif, 70 özel halk otobüsünün 45’i aktif olarak hizmet verirken; 2025’te 182 otobüs, 22 trambüs ve 80 özel halk otobüsünün tamamı aktif hale getirildi. Günlük seferdeki araç sayısı 2024’te 129 otobüs ve 15 trambüs iken 2025’te 230 otobüs ve 22 trambüse yükseldi.
Malatya Malatya Sonsöz Gazetesi’nden 28 Şubat protestosu Türkiye’nin demokrasi tarihine post-modern darbe olarak geçen 28 Şubat’ın yıl dönümünde, Malatya Sonsöz Gazetesi, siyah-beyaz baskıyla çıktı. Malatya Sonsöz Gazetesi, kurulduğu günden bu yana sürdürdüğü gelenekle, tüm darbe ve muhtıra yıl dönümlerinde olduğu gibi bugün de okurlarının karşısına siyah-beyaz baskıyla çıktı. Gazetenin imtiyaz sahibi Ali Er, 28 Şubat sürecinin Türk demokrasisinde açtığı derin yaralara dikkat çekmek amacıyla bu kararı aldıklarını belirtti. Her yıl darbe yıl dönümlerinde gazetenin renklerini feda ettiklerini vurgulayan Er, "28 Şubat, milli iradeye ve bu milletin değerlerine yönelik yapılmış karanlık bir müdahaledir. Biz Malatya Sonsöz Gazetesi olarak, o günlerin puslu ve baskıcı atmosferini hafızalarda diri tutmak için her yıl bu tarihte siyah-beyaz baskı yapıyoruz. Renklerimizden vazgeçiyoruz çünkü o dönem Türkiye’nin üzerine çöken karanlığı unutmadık, unutturmayacağız" dedi. "Demokrasi nöbetimiz sayfalarda sürecek" Ali Er, Malatya Sonsöz Gazetesi’nin sadece bir haber kaynağı değil, aynı zamanda bir demokrasi kalesi olduğunu ifade ederek, "Sadece 28 Şubat’ta değil, 12 Eylül gibi hain girişimlerin yıl dönümlerinde de aynı tavrı sergiliyoruz. Bu bizim için bir gelenek ve bir namus borcudur. Malatya basını olarak, milletin iradesine vurulmak istenen her zincire karşı kalemimizle ve duruşumuzla direnmeye devam edeceğiz. Bu siyah-beyaz sayfalar, Türkiye’nin bir daha asla o gri günlere dönmemesi için verilmiş bir mesajdır" diye konuştu.
İzmir Bergama’da tarihi hamamdan Parşömen Müzesi’ne uzanan yolculuk İzmir’in Bergama ilçesinde 1513 yılında inşa edilen tarihi Hacı Hekim Hamamı, yürütülen çalışmalar sonucunda Parşömen Müzesi ve atölyesine dönüştürülerek hizmete açıldı. Parşömen Müzesi ve atölyesinin açılışında Bergama Kaymakamı Avni Oral, Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri yer aldı. Törende konuşma yapan Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, "Hepimizin bildiği gibi yaklaşık 200 yıldan bu yana bir hizmet veren mekan bugün farklı bir mekan olarak hizmet vermeye devam edecektir. Şehrimiz için değerli olan bu mekanda öncelikli olarak değerli kaymakamımıza çok teşekkür ediyorum. Değerli misafirler bildiğiniz gibi şehrimiz UNESCO Dünya Mirası. Antik çağdan bugüne baktığımız zaman Roma’ya, Bizans’a, daha sonra beylikler dönemine, Osmanlı Devletine hizmetler vermiş ve tabii ki Osmanlı’dan önce Anadolu Selçuklu ve Büyük Selçuklu Devleti’ne hizmet vermiş bir bölgede yaşıyoruz ayrıca. Katman katman olan bu kültürel mirasta önemli bir mekanın önünde bulunuyoruz. Bu da atalarımızdan kalan, Osmanlı’dan kalan, Osmanlı’nın mirası, bizlere olan mirası. Mirasına da sahip çıkmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Atıl durumdaki yapı sanata kazandırıldı Bergama Kaymakamı Avni Oral ise, "Bugün burada sanat ve sergi merkezi olarak açacağımız bu mekanda daha önce asli vazifesini yerine getirmiş, 2020 yılına kadar da hizmet etmiş Bergamalılara ama artık son 5-6 yıldır atıl bir şekilde, boş bir şekilde duruyordu. Biz de bunu Vakıflar Bölge Müdürlüğünden Kaymakamlığımıza tahsis ettirerek özellikle Bergama’nın da açığı olduğunu düşündüğümüz sanat ve sergi alanında kullanabileceğimiz bir mekan haline getirmek için bir çalışma yaptık. Aşağı yukarı 1,5 yılı kapsayan bir süreç içerisinde aşama aşama buradaki bu hazırlıkları tamamlayarak açılışa hazır hale getirdik. Ön taraftaki sanat ve sergi yerimizin yanında arka taraftaki kadınlar bölümünde de biz ADEM merkezimizin, ADEM kurslarımızın bir merkezi halinde, bir workshop haline getirerek, ön taraftaki sergiden sonra yapılan faaliyetlerin ne olduğunu uygulamalı şekilde arka taraftaki bu merkezimizde, atölyelerimizde insanlarımızla paylaşacağız" dedi. Öte yandan, tören, konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesinin kesilmesi ve müzenin gezilmesiyle sona erdi.
Kütahya Kütahya’da "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında anlamlı Ramazan etkinliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında düzenlenen etkinlikte ortaokul öğrencileri, Ramazan ayının manevi atmosferini sokaklara taşıdı. İlahiler ve anlamlı dövizlerle gerçekleştirilen yürüyüş, ilçe esnafı ve vatandaşlardan büyük takdir topladı. Tavşanlı İstiklal Ortaokulu öğrencileri, eğitimde değerler aktarımını hedefleyen "Maarif Modeli" çerçevesinde geleneksel bir Ramazan etkinliğine imza attı. Okul Müdürü Mustafa Ağartan ve öğretmenlerin eşlik ettiği yürüyüşte öğrenciler, ellerinde Ramazan ayının önemini vurgulayan dövizlerle ilçenin cadde ve sokaklarını arşınladı. Yürüyüş boyunca hep bir ağızdan ilahiler söyleyen öğrenciler, mahalle kültürünü ve Ramazan sevincini canlandırdı. Güzergah üzerindeki esnafları selamlayan ve hayırlı Ramazanlar dileyen öğrencilerin bu anlamlı ziyareti, çevre sakinleri tarafından ilgiyle takip edildi. Esnafın alkışlarla destek verdiği yürüyüşte, genç nesillerin geleneklerine sahip çıkması duygusal anlar yaşattı. Ellerindeki pankartlarla farkındalık oluşturan grup, yürüyüşün sonunda okul bahçesine geri dönerek etkinliği tamamladı. Etkinliğe katılan öğrenciler, Ramazan ayının birleştirici gücünü hissetmekten ve bu eski gelenekleri yaşatmaya çalışmaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade ettiler. Okul idaresinden yapılan açıklamada, bu tür etkinliklerin öğrencilerin milli ve manevi değerlerle bağ kurmasını sağladığı belirtilerek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedefleri doğrultusunda sosyal etkinliklerin devam edeceği vurgulandı.
İstanbul Puma’dan Galatasaray’a retro tasarım Puma, Galatasaray’ın 1980-1981 sezonundan ilham alan özel forma koleksiyonunu taraftarlarla buluşturdu. Puma, Galatasaray’ın 1980-1981 sezonundan ilham alan özel forma koleksiyonunu modern dokunuşlarla yeniden sahaya çıkardı. "Sen Sarıyla Kırmızı" sloganıyla hazırlanan koleksiyon, dönemin özgün tasarım çizgilerini koruyarak iki ana renkte ve uzun kollu olarak tasarlandı. Sarı zemin üzerindeki kırmızı çizgiler ve kırmızı zemin üzerindeki sarı detaylar, kulübün klasik estetiğine sadık kalıyor. En dikkat çekici unsur ise 5 yıldızlı arma. Takım, bu özel seriyle sahaya ilk kez 5 yıldızın yan yana yer aldığı tasarımla çıkacak. Arşivden çıkan bir stil detayı: Brian Birch ceketi Koleksiyonda yalnızca formalar yok. 1980-1981 sezonunda takımın başında olan ve geçmiş yıllarda kazandığı şampiyonluklarla kulüp tarihine adını yazdıran teknik direktör Brian Birch’ün saha kenarında giydiği ceket de yeniden üretildi. Retro görünüm, güncel teknoloji Retro seri, geçmişin estetiğini korurken üretim tarafında güncel performans standartları tercih edildi. Formada kullanılan dryCELL teknolojisi, teri vücuttan uzaklaştırmaya yardımcı oluyor. Ürünlerin tamamı geri dönüştürülmüş polyesterden üretildi, böylece koleksiyon yalnızca arşive değil geleceğe de gönderme yapıyor. Galatasaray’ın tarihine selam veren "Sen Sarıyla Kırmızı" serisi, saha içi performansla tribün kültürünü aynı çizgide buluşturuyor, nostaljiyi bugünün temposuna taşıyor. Retro koleksiyon, Puma ve GSStore mağazalarının yanı sıra, gsstore.org ve Puma.com sitelerinde satışa sunuldu.