ASAYİŞ - 27 Mart 2012 Salı 12:44

İŞTEN ÇIKARTILAN İŞÇİLERE ÇADIR GÖZALTISI

A
A
A
İŞTEN ÇIKARTILAN İŞÇİLERE ÇADIR GÖZALTISI

Adana`da taşeron firma tarafından TEDAŞ`ta çalıştırılan ancak maaşlarını alamadıkları iddiasıyla valiliğe başvurunca işten atılan işçiler, TEDAŞ önüne çadır kurup eylem yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alındı.
Taşeron firma tarafından TEDAŞ`ta açma kapama görevlisi olarak çalışırken 3-4 ay maaş alamadıklarını ileri sürerek valiliğe başvurdukları için işten çıkarıldıklarını savunan 48 işçi, 22 gündür TEDAŞ`ın önüne kurdukları çadırda eylem yaptı. Adana Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, kaldırıma çadır kuran işçilerin görüntü kirliliği yaptığı ve başka insanların haklarının gasp edildiğini söyleyerek çadırın kaldırılmasını istedi. Ancak işçiler çadırı kaldırmak istemedi. Bunun üzerine müdür
işçileri defalarca uyardı. Ancak üst üste yapılan uyarılara rağmen işçiler çadırı kaldırmayınca zabıta görevlileri çadırı kaldırımdan kaldırdı. Bunun üzerine işçiler kaldırımda oturma eylemi yapmaya başladı. Polisin kaldırımdan kalkmalarını söylemesi üzerine işçiler eylemlerine devam edince çevik kuvvet işçileri tek tek gözaltına aldı. Polis merkezine götürülen işçiler, Kabahatler Kanunu`ndan ceza yazılarak serbest bırakıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Lenf kanserini yendi, doktorundan ilham alıp tıp fakültesini kazandı: Yıllar sonra yine aynı karede buluştular İSTANBUL (İHA) – Lenf kanserini yenen 19 yaşındaki Melis Çelenk, kendisini iyileştiren doktorundan ilham alarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. Doktoru Prof. Dr. Tezer Kutluk ile bir araya gelen genç kız, yıllar önce hasta bir çocukken doktoruyla çekildiği fotoğrafı, bugün sağlıklı ve tıp fakültesi öğrencisi bir genç kız olarak yeniden çektirdi. Çelenk, "Doktorum sayesinde tıp okumaya karar verdim. Tıp istemiyordum, tedavilere gelip gittikçe, tedavi olan çocukları gördükçe yardımcı olabileceğimi düşündüm, ben de onkoloji, kanser alanında çalışmalar yapmak istiyorum" dedi. Ordu’da yaşayan, 19 yaşındaki Melis Çelenk 14 yaşındayken boynundaki şişliği fark ederek hastaneye başvurdu. Yapılan detaylı tetkiklerin ardından genç kıza lenf kanseri (Lenfoma) teşhisi konuldu. Çelenk, Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tezer Kutluk ve ekibi tarafından tedavi altına alındı. Zorlu tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Çelenk, doktorundan ilham alarak kendisi gibi hasta çocuklara umut olabilmek için doktor olmaya karar verdi. Özveriyle çalışan genç kız, başarılı sürecin sonunda Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. Yıllar sonra ise kendisini tedavi eden Medicana Zincirlikuyu Hastanesi’nde görev yapan Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tezer Kutluk ile bir araya geldi. İkili sürece ilişkin duygularını paylaştı. Geçmişte hasta bir çocukken doktoruyla fotoğraf çekilen Çelenk, bugün sağlıklı ve tıp fakültesi 1’inci sınıf öğrencisi bir genç kız olarak doktoruyla yeniden aynı karede buluştu. "Tıp okuyorum, çocuklara yardımcı olmak istiyorum" Doktorundan ilham alarak çocuklara yardımcı olabilmek adına tıp okumaya karar verdiğini söyleyen Melis Çelenk, "Boynumda şişlik vardı, hastalığı o şekilde fark ettik. Anneme söyledim, sonrasında hastaneye gittik. Biyopsi alındı, süreç o şekilde başladı. Başlangıçta süreç biraz zordu. Ama ailemin yanımda olması bana çok iyi geliyordu. Doktorum ile ağabey kardeş ilişkimizin olması da bana iyi geldi. Doktorum sayesinde tıp okumaya karar verdim. Tıp okumak istemiyordum ama tedavilere gelip gittikçe oradaki tedavi olan çocukları gördükçe ben de çocuklara yardımcı olabileceğimi düşündüm. Karar verdiğim zaman doktorun odasının önünde sıra bekliyordum. Orada küçük bir çocuk ile konuştum. Benim iyileştiğim gün çok mutlu olmuştu. Bu durumdan da cesaret alarak tıp okumaya karar verdim. Şu an tıp okuyorum, çocuklara yardımcı olmak istiyorum, ben de onkoloji, kanser alanında çalışmalar yapmak istiyorum" şeklinde konuştu. "Lenfoma çocuk ve gençlerde sık görülen bir tümör" Hastasına ilişkin konuşan Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, "Melis, 14 yaşındayken boynundaki şişlik şikayeti ile geldi. Yapılan muayenede göğüs boşluğunda bir kitle tespit edilmiş ve oradan biyopsi alınmış. Daha sonra lenfoma tanısı konmuş. Lenfoma çocuk ve gençlerde sık görülen bir tümör. Tedavi başarısı oldukça yüksek bir tümör. Melis’e çok uzun olmayan ama yoğun bir tedavi uygulandı. Kemoterapi yapıldı, yaklaşık 9 ay süren bir tedavi yolculuğu yaptık. Tedavisini tamamladı, hastalık iyi cevap verdi" dedi. "Çocuk onkoloji hastalarında son yıllarda tedavi başarı oldukça arttı" Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Kutluk, "Melis geçen üniversite sınavına girdi. İyi bir puan aldı, çok çalışkan ve dirençli bir çocuk. Tıp fakültesini kazandı. Çocuk onkoloji hastalarında son yıllarda tedavi başarı oldukça arttı. Vücutta açıklanamayan bir şişlik olduğunda, uzun süren düzelmeyen ateş, vücutta morluklar ve açıklanamayan sabah kusmaları gibi belirtiler olursa bir kanserin öncüsü olabilir. Bir belirti veya şikayetin şiddeti ve sıklığı artıyorsa panik yok ama hiç durmadan hastaneye başvursunlar" diye konuştu. "Bu mesleğin zor ve özveri gerektirdiğini kendisi de biliyor" Anne Nurşen Çelenk ise kızının tedavi sürecinden bahsederek, "Bu süreç çok zordu. Melis’in yanında belli etmemeye çalıştım. Anne babalara çocuklarının vücutlarındaki normal olmayan değişikliklerle alakalı duyarlı olmalarını tavsiye ediyorum. Bu mesleğin zor ve özveri gerektiren bir meslek olduğunu kendisi de biliyor. Ama çok istedi ve çok mutlu. O mutluyken biz de mutluyuz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Yarım asrı aşan evlilikler gençlere örnek oldu Büyükçekmece’de düzenlenen programda, 50 yıl ve üzeri evli çiftler bir araya gelerek gençlere evlilikle ilgili tavsiyelerde bulundu. Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir" dedi. Büyükçekmece Kumburgaz Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir dernek, 50 yıl ve üzeri evli kalan çiftler için anlamlı bir buluşma düzenlendi. Programda, yarım asırdan fazla süredir evliliklerini sürdüren çiftler bir araya gelerek tecrübelerini paylaştı. Uzun yıllardır aynı yastığa baş koyan katılımcılar, evliliklerinde sevgi, saygı, sabır ve anlayışın en önemli unsurlar olduğunu vurguladı. Gençlere tavsiyelerde bulunan çiftler, iyi günde de kötü günde de birlikte hareket etmenin evliliği ayakta tuttuğunu ifade etti. Son yıllarda boşanma oranlarının artmasından duydukları üzüntüyü dile getiren katılımcılar, evliliğin emek, fedakârlık ve karşılıklı hoşgörüyle yürütülebileceğini belirterek küçük sorunların büyütülmemesi gerektiğini, konuşarak ve anlayışla her zorluğun aşılabileceğini aktardı. "Evliliğin devamı saygı, sevgidir" Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir. Şimdi günümüzdeki, boşanmalar hep şu yönden oluyor, bunlar hep hazırcı oluyor, biz kendimiz kazandık, kendimiz çalıştık, kendimiz bu hale geldik. Şimdikiler tabii ki araba, ev, yat, kat istiyorlar. O yönden boşanmalar oluyor. Onlarda pek saygı, sevgi, yeni çiftlerde yok zannediyorum. Birbirine sarılmalı, iyi günde kötü günde beraber olmaları lazım. Birbirlerinin yanında olmaları lazım" dedi. Osman Yurtkulu’nun eşi Medine Yurtkulu ise "Çok güzel geçti evliliğimiz Çok şükür, hiçbir kötülüğümüz olmadı, her zaman iyiydik iyi olduk, birbirimizi saydık sevdik. Çok şükür yalan konuşmadık. Sevgimiz, saygımız bu yaşa kadar gitti çok şükür. İyi olsunlar, birbirlerine saygıları olsun, büyüklerini küçüklerini bilsinler. Ömür boyu mutlu olsunlar" şeklinde konuştu. Adıgüzel Çalışkan isimli bir başka katılımcı ise " 78 yaşındayım, 58 yıl 20 gündür evliyim. Çok iyi geçti, maddi durumumuzun iyi olduğu zaman da oldu kötü olduğu zaman da oldu. Vara hamd ettik, yoka da şükür ettik. Elhamdülillah bugünlere kadar gelmiş bulunuyoruz. Boşanmalar konusuna gelince, boşanmalar çok çoğaldı. Ben şunu tavsiye ediyorum gençlerimize, bir insan varlığa şükrederse, yoksulluğa da şükrederse, elhamdülillah aşamayacağı hiçbir engel olmaz. Hep beraber gönül gönüle, sırt sırta verdiğimiz müddetçe aşılmayacak hiçbir engel olmaz" ifadelerini kullandı. "Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler" Katılımcı Cemal Rıza Türker, "1967 yılında evlendik. Görücü usulü evlendim. Hanımlar kocalarına hizmet etmiyorlar. Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler. Eve gelince güzel muamele yapsınlar. En fazla bundan oluyor. Görücü usulüyle evlenenler yüzde sekseninde hiçbir ayrılık yok. Sevip de ayrılanlara ben kızıyorum" dedi. Gülsüm Türker ise "Çok güzel bir evliliğimiz oldu. Çok mutluyum. Bu zamana kadar bizim gibi evli olan yoktur" şeklinde konuştu.
Muş Bulanık’ta ’Akademik Başarıyı Artırma Eylem Planı’ toplantısı MUŞ (İHA) – Muş’un Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, eğitimde başarının planlı ve kararlı bir şekilde yürütülen çalışmalarla mümkün olduğunu söyledi. Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında öğrencilerin akademik başarılarını artırmak amacıyla hazırlanan "Akademik Başarıyı Artırma Eylem Planı" çerçevesinde Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, okul müdürleriyle toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, LGS sürecinde öğrencilerin akademik başarı düzeylerinin artırılmasına yönelik mevcut durum değerlendirilerek, okullarda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu. Toplantı kapsamında, destekleme ve yetiştirme kurslarının etkinliği, deneme sınavlarının düzenli uygulanması, ölçme ve değerlendirme sonuçlarının analiz edilmesi, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin önemi ile öğrenci motivasyonunu artırmaya yönelik yapılabilecek çalışmalar ele alındı. Ayrıca, veli-öğrenci-okul iş birliğinin güçlendirilmesinin başarı üzerindeki etkileri vurgulandı. Kaymakam Ömer Övünç Koşansu, toplantıda yaptığı konuşmada, eğitimde başarının planlı ve kararlı bir şekilde yürütülen çalışmalarla mümkün olduğunu belirterek, LGS sürecinde öğrencilerin sadece akademik değil, aynı zamanda psikolojik olarak da desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Koşansu, okul yöneticilerinin süreci yakından takip etmelerinin ve sahada aktif rol almalarının önemine dikkat çekti.
Adana Öğrenciler Anvarza’da zeybek oynadı Adanalı öğrenciler, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Anavarza Antik Kenti’nde Türk ve Azerbaycan bayraklarını açarak zeybek oynadı. Anavarza Kalesi eteklerinde ve ilçedeki tarihi mekânlarda sergilenen gösterilerle gençler, öz kültür ile tarihi bir araya getirerek geleceğe iz bırakmak istediklerini ifade etti. İmamoğlu Cumhuriyet Ortaokulu öğrencilerinden oluşan "Cumhuriyetin Efeleri" grubu, Kozan’ın tarihi mekânlarında gerçekleştirdikleri zeybek gösterileriyle tarih ve kültürü buluşturdu. Genç efeler, asırlık kalelerden, tarihi camilere kadar Adana’nın kültürel mirasını zeybek kültürüyle harmanladı. Zeybek ekibi, Kozan Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen "Kültür Turu" kapsamında ilk olarak Kozan’ın simge yapılarından Tarihi Hurmalı Konak’ta gösteri sundu. Ardından 6 asırlık Hoşkadem Camii ile Şehit Kaymakam Saimbey kabrini ziyaret eden öğrenciler, dua etti. Gençler daha sonra, Efes’in yaklaşık yedi katı büyüklüğünde olduğu belirtilen ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Anavarza Antik Kenti’nde, dünyanın ilk duble yolu olarak bilinen alanda Türk ve Azerbaycan bayraklarını açarak zeybek oynadı. Binlerce yıllık sütunlar ve surlar arasında sergilenen gösteri, geçmiş ile günümüz arasında kültürel bir köprü oluşturdu. Öğrencilerden Gani Obuz, "Türk kültürünü ve tarihimizi gelecek nesillere aktarmak için zeybek oynadık" dedi. Miraç Gündüz ise, "Tarihimizi ve kültürümüzü bir araya getirmek için öz kültürümüz olan zeybeği oynamak üzere Kozan’a geldik" diye konuştu. Halk oyunları öğretmeni Mücahit Atasoy da halk oyunlarıyla bölgenin tarihi ve kültürel değerlerini tanıtmayı ve geleceğe iz bırakmayı amaçladıklarını belirterek, "Anavarza gibi tarihi bir mekânda kendi kültürümüzü temsil ettik. Bu imkânı sağlayan Kozan Belediye Başkanımız Mustafa Atlı’ya ve okul müdürümüz İsmail Şenyuva’ya teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Atlı’dan gençlere davet Etkinlik sonrası öğrencilerle bir araya gelen Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, sergilenen performansı takdir ederek, "Yaptığınız bu çalışmalar kültürümüzü yaşatmak adına çok kıymetli. Sizleri gönülden tebrik ediyorum. Bir sonraki gösteride Kozan Kalesi’nde birlikte oynayalım" diye konuştu.