ASAYİŞ - 02 Nisan 2012 Pazartesi 14:29

"EŞİMİ KAZAEN ÖLDÜRDÜM" DEDİ TAHLİYE OLDU

A
A
A
"EŞİMİ KAZAEN ÖLDÜRDÜM" DEDİ TAHLİYE OLDU

Adana`da eşini tüfekle öldürdüğü öne sürülen ve hakkında `ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası` istenen koca, karar duruşmasında suçlamaları kabul etmedi ve olayın kaza olduğunu savundu. Sanığın iyi halini göz önünde bulunduran mahkeme de olayın kaza olduğu kanaatine varıp Halit Çağlayan`a bir yıl bir ay ceza verince, zanlı da tahliye edildi.
27 Ağustos 2011 tarihinde merkez ilçe Çukurova`ya bağlı Bozcalar köyünde meydana gelen olayda, Halit Çağlayan (58), 32 yıllık eşi Eshabil Çağlayan ile birlikte incir toplamak için bahçeye gitti. Burada eşinin elindeki tüfekten çıkan saçmalarla göğsünden yaralanan 3 çocuk annesi Eshabil Çağlayan, hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kayberken, Halit Çağlayan ise polis tarafından gözaltına alındı. İfadesinde elindeki kasa ve bidonları otomobile taşırken tüfeğin ateş aldığını ve eşine isabet ettiğini öne
süen Çağlayan, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Yaşananların kaza sonucu olmadığına inanan Eshabil Çağlayan`ın kardeşleriyse olayın, bir öfke anında yaşandığını iddia ederek Halit Çağlayan`dan şikayetçi oldu.
OLAYIN `KAZA` OLDUОUNU SAVUNDU
Bu gelişme üzerine serbest bırakıldıktan Halit Çağlayan, olayın soruşturmasını yürüten cumhuriyet savcısının talimatıyla 18 gün sonra yeniden gözaltına alınarak, tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. `Eşini kasten öldürme` suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan Çağlayan, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi`ndeki davasındaysa eşini kasten öldürmediğini ve yaşananların tamamen kaza olduğunu savundu. Çağlayan, eşiyle arasında herhangi bir geçimsizlik
olmadığını ifade ederek, olayı da şöyle anlattı:
"Oruçluyduk, iftara az bir zaman kaldığı için toparlanmaya başladık. Bir elimde tüfek olduğu halde yerdeki 3 boş bidonla 2 adet plastik kasayı alıp, arabanın bagajına koyacaktım. Bir adım attıktan sonra dengemi kaybederek sendeledim. Elim tetikte olmadığı halde tüfek ateş aldı. O esnada eşim de karşımdan bana yardım etmeye geliyordu. Yönü bana dönük ve aramızda tahminen 2 metre vardı. Eşimin vurulduğunu anlayınca elimdekileri yere atarak, daha eşim düşmeden tutarak, yere yatırdım. Bir elimle kanayan
yarasına tampon yaptım, bir yandan da yakın bahçede bulunan Fevzi Arık`ı telefonla arayarak çağırdım, ambulansı aramasını da söyledim."
`İYİ HAL`DEN BİR YIL BİR AY CEZA ALDI
Ölen Eshabil Çağlayan`ın oğlu İbrahim Çağlayan, kızları Eda Kocaoğlu ve Seda Şafak ise babalarıyla anneleri arasında öldürmeyi gerektirecek bir sorun bulunmadığını vurgulayarak, babalarının söz konusu olayı kasten yaptığına inanmadıklarını belirtip, kendisinden de şikayetçi olmadı. Ölen kadının kardeşleri Mustafa Gönülbaş, Hasan Gönülbaş, Güllü Kolankaya ile Nergün Güzel, enişteleri ile kız kardeşlerinin arasında sürekli şiddetli geçimsizlik olduğunu iddia edip, kardeşlerinin kasten öldürüldüğüne
inandıklarını, bu yüzden de Halit Çağlayan`dan şikayetçi olduklarını dile getirdi.
Mahkeme heyeti, 7 ay süren yargılamanın ardından bugün yapılan `karar duruşması`nda sanık Halit Çağlayan`ı duruşmadaki iyi halini de gözönünde bulundurarak; `bilinçli taksirle tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme` suçundan bir yıl bir ay hapse mahkum etti. Tahliye edilen Çağlayan`a verilen ceza hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına çevrildi. 5 yıl denetim süresine tabi tutulan Çağlayan, bu süre içinde herhangi bir suç işlerse bu cezasını da çekecek.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Kavak’ta Güvenlik ve Asayiş Toplantısı Samsun’un Kavak ilçesinde kamu düzeni ve vatandaşların güvenliğine yönelik çalışmaların ele alındığı "İlçe Güvenlik ve Asayiş Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantı, Kavak Kaymakamı Taha Genç başkanlığında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda ilçede meydana gelen asayiş olayları detaylı şekilde analiz edilerek, mevcut güvenlik durumu değerlendirildi. Vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması adına alınması gereken tedbirler masaya yatırılırken, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele Toplantıda uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele, okullarda güvenliğin artırılması, metruk binaların yıkılması, iş yeri denetimleri, trafik güvenliği ve dolandırıcılık olayları gibi başlıklar ele alındı. Ayrıca kahverengi kokarca böceği ile mücadele, park ve bahçelerde aydınlatma ile kamera sistemlerinin kurulması ve başıboş sokak hayvanlarının çiplenerek doğal yaşam alanlarına alınması konularında planlanan çalışmalar değerlendirildi. Toplantı, ilçede kamu düzeninin korunması ve vatandaşların daha güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdürebilmeleri adına kurumlar arası iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceği mesajıyla sona erdi. Toplantıya İlçe Jandarma Komutanı Ali Rıza Yıldız, İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Balcı, Komando Bölük Komutanı Sinan Çırakoğlu, Cezaevi Bölük Komutanı Zeki Yavuz Uzun, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ergin Taş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Aykan Sancı, Zabıta Müdürü Kebir Eker ve Orman İşletme Müdürlüğü Şefi Büşra Şahin Akgül katıldı.
Ankara İçişleri Bakanı Çiftçi: "Gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yerli imkanlarla üretilen hava araçlarının Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) envanterine alınış töreninde, "Gökyüzüne hakim olmayan, yeryüzünde söz sahibi olamaz. Bu düsturla gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz" dedi İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TUSAŞ tarafından yerli imkanlarla üretilen 1 ’AKSUNGUR’ insansız hava aracı (İHA), 1 ’ATAK’ taarruz helikopteri ve 1 ’T-70’ genel maksat helikopterinin EGM Havacılık Başkanlığı envanterine alındığı törende konuştu. Türkiye’nin havacılık alanındaki gelişiminden bahseden Bakan Çiftçi, "TUSAŞ bir tesisin çok ötesinde; Türkiye’nin ‘kendi gök kubbesinde bağımsız olma’ iradesinin somutlaşmış halidir. Bugün burada yalnızca bir teslim töreni gerçekleştirmiyor, aynı zamanda Türkiye’nin gökyüzündeki bağımsızlık iradesini, milli teknoloji hamlesini ve güvenlik vizyonuna olan bağlılığımızı ortaya koyuyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye artık savunma sanayiinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir" Türkiye’nin savunma sanayiinde etkin bir rol üstlendiğini söyleyen Bakan Çiftçi, "Yakın coğrafyamızda süregelen savaşlar, krizler, istikrarsızlıklar, küresel ölçekte artan güç rekabeti hakimdir. Bu gelişmeler açık bir hakikati haykırmaktadır. Güçlü değilseniz, söz hakkınız yoktur. Başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olursunuz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan güçlü irade, kararlılık ve vizyon sayesinde Türkiye artık savunma sanayiinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir. Bu başarıda TUSAŞ’ın rolü büyüktür. Bu başarı, yılların emeğinin, sabrının, fedakârlığının ve inancının bir sonucudur. İsimsiz kahramanlarımız, mühendislerimiz ve bilim insanlarımız, yokluk içinde büyük bir inançla çalışarak bu temelleri atmıştır. Bugün onların hayalleri TUSAŞ’ın üretim bantlarında yaşamaktadır" şeklinde konuştu. "Gökyüzüne hakim olmayan, yeryüzünde söz sahibi olamaz" Türk Polis Teşkilatı’nın taarruz helikopteri kullanan ilk polis teşkilatı olduğuna değinen Çiftçi, "Polis Havacılık birimimiz, 1981’den bu yana gök vatanın sessiz koruyucusu olmuştur. Zor zamanlarda görev alarak, riskten kaçınmayarak, afetlerde, yangınlarda ve kriz anlarında milletimizin yanında olmuştur. Bugün teslim aldığımız ATAK helikopteri, ’T-70’ helikopteri ve ’AKSUNGUR İHA’, milletimizin özgüveninin göstergesidir. İHA envanterimizin tamamen yerli olması, ’GÖKBEY’ helikopterinin katılımıyla yerlilik oranını artıracak, Türkiye’nin bu alandaki gücünü ortaya koyacaktır. Türkiye, savunma sanayiİne yön veren bir ülkedir. Türk Polis Teşkilatı, taarruz helikopteri kullanan ve ileri İHA kabiliyetine sahip ilk polis teşkilatı olmuştur. Bu, Türkiye’nin güvenlik vizyonunun geldiği noktayı göstermektedir. Bizler çok iyi biliyoruz ki gökyüzüne hâkim olmayan yeryüzünde söz sahibi olamaz. Bu düsturla gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz. İnsan kaynağımıza yaptığımız yatırımlarla, yüksek teknolojiyi kullanacak ve daha ileriye taşıyacak kadroları da yetiştiriyoruz. Çünkü güçlü Türkiye sadece üreten değil, ürettiğini en iyi şekilde kullanan Türkiye’dir. Türkiye artık sadece kendi güvenliğini sağlayan bir ülke değil, bölgesel barışa katkı sunan ve küresel adaletin savunucusu olan bir ülkedir" ifadelerini kullandı. "Türkiye içinde bulunduğu bölgede ne kadar kuvvetli olursa bizler ve çocuklarımız o kadar güvende olacak" Türkiye’nin savunma alanında ihtiyaç duyduğu her türlü teknolojiyi üretmeye devam ettiklerini kaydeden TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu İSE, "Bugün yaptığımız teslimat, bizim yüzlercesini ve binlercesini yapmak istediğimiz teslimat. Türkiye içinde bulunduğu bölgede ne kadar kuvvetli olursa bizler ve çocuklarımız o kadar güvende olacak. Bizler TUSAŞ olarak üzerimize düşecek her ne varsa yapmaya hazırız. Bunun için de gecemizi gündüzümüze katarak çalışmaya devam ediyor. Ülkemizin savunma alanında ihtiyaç duyduğu teknolojileri de geliştirmeye devam ediyoruz" dedi. "Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda en iyisini, en hızlısını ve en ucunuzu teslim etmek için karşılıklı gayret içerisindeyiz" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de konuşmasında, "İçişleri Bakanlığımızla gerek Jandarma Genel Komutanlığı, gerek Sahil Güvenlik Komutanlığı, gerekse Emniyet Genel Müdürlüğü ile uzun soluklu ve birbirinden kıymetli birçok projeyi birlikte yürütüyoruz. İhtiyaç duyulan teknolojik, donanımsal veya yazılımsal ne gerekiyorsa şirketlerimizle birlikte Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda en iyisini, en hızlısını ve en ucunuzu teslim etmek için karşılıklı gayret içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.