GÜNDEM - 13 Kasım 2024 Çarşamba 15:49

Adana Kebap’a kadın eli değiyor

A
A
A
Adana Kebap’a kadın eli değiyor

Adana’da ’Tescilli Adana Kebabı Eğitimi’ne katılan 13’ü kadın, 50 kursiyer, kebap yapmanın inceliklerini ustalarından öğrenip sertifikalarını aldı.


Adana Ticaret Odası, Adana Kebap’ının gelecek kuşaklara aslına uygun lezzetiyle taşınabilmesi için 15’inci kez ’Tescilli Adana Kebabı Eğitimi’ düzenledi. ATOSEV tesislerinde iki gün süren uygulamalı eğitimde 13’ü kadın 50 kursiyer, Adana Kebabı yapımını ustalarından öğrendi. Farklı meslek grubundan kursiyerler, ilk olarak etten kıyma yapımını ardından kıymanın şişe geçirilmesini ve mangalda pişirilmesini detaylı öğrendi. Eğitim veren ustaları dikkatle dinleyen kursiyerler, pratikte yaptı. 2 gün süren eğitimin ardından bugün 50 kursiyere sertifikaları verildi.


Sertifika töreninde konuşan ATO Başkanı Yücel Bayram, emeği geçenlere teşekkür ederek, eğitimlerin devam edeceğini söyledi.


“Güzel bir eğitimdi”


Sertifika alan kursiyerlerden Müzeyyen Çıkman, coğrafi işaret tescilli Adana kebabının yapılış sürecini merak ettiği için eğitimlere katıldığını anlatarak, “Adana kebabını, zırh çekmeyi, şişe dizmeyi ve tablacı salatası yapmayı çok güzel şekilde öğrendik. Güzel bir eğitimdi. Çok memnun kaldık” diye konuştu.


“Kebapçı açmayı düşünüyorum”


Kebapçı açmak için kursa katıldığını anlatan Sevim Bilir, “Bu kurs çok güzel oldu. Kebabı zaten seviyordum ama burada püf noktalarını öğrendim. Kebapçı açmayı da zaten düşünüyorum. Kendimde aşçılık yapıyorum. Bu sertifikadan sonra kebapçı açacağım. Adana Kebap’a da kadın eli değecek” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Kar ve ayaz altında şampiyonluk mesaisi Bitlis’te kayaklı koşu sporcuları, dondurucu soğuk havaya rağmen antrenmanlarını aralıksız sürdürüyor. Hava sıcaklığının zaman zaman eksi 15 dereceye kadar düştüğü kentte sporcular, zorlu kış şartlarını fırsata çevirerek yarışmalara hazırlanıyor. Yoğun kar örtüsü ve sert hava şartlarına rağmen çalışmalarını aksatmayan sporcular, soğuk hava ve zorlu arazi şartlarının kendilerini daha da güçlendirdiğini ifade ettiler. Bitlis-Tatvan yolu üzerinde bulunan Elaman Hanı Kayak merkezinde yarışlara hazırlanan sporcuları en çok soğuk hava etkiliyor. Buna rağmen katılacakları yarışlardan derece elde edebilmek için şartları sonuna kadar zorluyorlar. Milli Takım Antrenörlerinden Sedat Bilge, yaklaşık 40 sporcusunun bulunduğunu, bunlardan 4-5 sporcusunun da milli sporcu olduğunu belirtti. 2025-2026 sezonu yaz dönemi boyunca antrenmanlarımızı yaptıklarını ifade eden Bilge, "Yaz döneminde, sporcularımız Türkiye Şampiyonası’nda büyük başarılar elde etti. Yaz dönemi boyunca takımımıza yeni sporcularımız katıldı. Çok güzel bir ortamda antrenmanlarımızı yaptık. Her yıl olduğu gibi Nemrut’a karın düşmesiyle birlikte yaklaşık 1,5 ay önce kayaklı antrenmanlarımıza Nemrut’ta başladık. Çok güzel çalışmalarımız oldu. Nemrut’ta eski 15-20’lerde çalıştık. Hatta gece karanlıklara kadar sporcularımız özveriyle çalıştı. Eleman Hanı tesisimize kar düştükten sonra yaklaşık 20 gündür burada çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 18-20 Ocak 2026 tarihlerinde Erzurum’da yapılacak Biatlon Türkiye Şampiyonası ve akabinde kayaklı koşu etap yarışmasına katılacağız. Sporcularımız tüm hızıyla bu yarışmalara hazırlanıyor. İnşallah bu sezonda çok güzel başarılar elde edeceğiz. Mevcut sporcularımız 4-5 sporcumuz şu an milli takımda. Bu sporcularımızın sayısını bu yıl da arttırmayı düşünüyoruz. İnşallah hepimize hayırlı bir sezon olur" diye konuştu
Antalya Geleneksel sanatlar ATASEM’de yaşatılıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Atatürk Sanat Eğitim Merkez’lerinde vatandaşlar hem meslek ediniyor hem de bir sanat dalı öğreniyor. Bilgisayar, cilt bakımı ve makyaj, aşçı çırağı, el sanatları, sepet örücülüğü, yabancı dil ve elbise dikimi gibi çok sayıda kurs ile kursiyerlere hem iş hem de sosyalleşme imkanı sağlanıyor. 2025-2026 eğitim öğretim yılında Antalya genelindeki 28 ATASEM kurs merkezinde 230 branşta 657 kursta eğitimler devam ediyor. Eğitim sonunda kursiyerlere Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika veriliyor. Ata mirası keçe ATASEM’de Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan ve unutulmaya yüz tutmuş sanatlardan olan keçe işleme sanatı, Uncalı ATASEM Kurs Merkezinde açılan Keçe Tasarım Kursu ile yeniden hayat buluyor. Türk el sanatlarında büyük bir öneme sahip keçenin özellikleri, nasıl işleneceği, renk bilgisi ve konuları detaylı anlatılıyor. Kursiyerler ata dokuması olarak adlandırılan keçeyi işleyerek tablo, çanta, abajur, takı, sabun kaplama ve kolye gibi ürünler yapıyor. Kursiyerlerden 84 yaşındaki Eser Tezyüksel, 3 senedir ATASEM’in kurslarına düzenli olarak katıldığını söyleyerek, "ATASEM’e gelince kendimi unutuyorum burada çok mutluyum. Evde oturmaktan sıkılıyorum. Kurs sayesinde sosyal hayatım hareketlendi, farklı sanatlar öğreniyorum ve yeni arkadaş çevrem oldu" diye konuştu. Kursiyerlerden İranlı A’zam Khosravi "8 senedir Antalya’da yaşıyorum her sene kurslara katılıyorum, yeni deneyimler öğreniyorum. Burada akrabalarım yok ama kurstaki arkadaşlarım akrabam gibi oldu. Keçenin nasıl işlendiğini bilmiyordum öğrendim ve işleyerek çanta, mont süsü, tablo ve sabun kabı gibi ürünler yapıyoruz. Atölyede arkadaşlarımızla birlikte keyif içinde çalışıyoruz " diye konuştu. Yabancı vatandaşlar Türkçe öğreniyor Uncalı ATASEM’de ücretsiz Türkçe kursları da yerleşik yabancılardan yoğun ilgi görüyor. Kurs sayesinde yaşadıkları kente ve topluma daha çabuk uyum sağlayan, çevreleri ile daha iyi anlaşabilen ve iş bulmaları kolaylaşan yabancı vatandaşlar ders saatlerini kaçırmıyor. A1 seviyesi sonrası başarılı olan kursiyerler A2 seviyesinde eğitimlerine devam ediyor. 5 yıldır Antalya’da yaşayan Ukraynalı Olga Dere de Türkiye’yi ve Antalya’yı çok sevdiğini söyleyerek, "Türkçe zor bir dil gibiydi ama kursta öğrenince kolaylaştı. Öğretmenimiz bize bol bol gramer anlatıyor, yazı yazdırıyor ve pratik yaptırıyor. Türkçeyi öğrenme zorundayım çünkü bana hastanede, bankada, markette ve pazarda her yerde lazım" şeklinde konuştu. Geri dönüşümden sanat eserine Dekoratif Ahşap Süsleme kursunda ise kursiyerler, dekoratif ahşap boyama teknikleri ve süsleme tekniklerini öğreniyor. Kursta geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik kapsamında yenilenen ahşap ürünler süsleniyor. Yoğun ilgi gören kursta kursiyerler eski ahşapları birbirinden güzel sanat eserine çeviriyor. Kursiyerlerden 78 yaşındaki Mediha Kurt, "Evdeki eski objelerimizi dönüştürüyor, onları süslüyoruz. Yaptığımız ürünler, el emeği olduğu için çok değerli. Bu el yapımı ürünler dostlarımıza verebileceğimiz en güzel hediye oluyor ve onlar da gerçekten çok beğeniyor" dedi. ATASEM bünyesinde açılan seramik biçimlendirme kursunda eğitim gören kursiyerler çamura adeta hayat vererek bir sanat eserine dönüştürüyor. El becerilerini geliştiren kursiyerler seramik yapmayı, ham çamuru şekillendirerek istedikleri objeleri yapabiliyorlar. Yapılan objeler pişiriliyor, boyanıyor, üzerine desen işleniyor.
Konya Konya’da katrancılık mesleğini 65 yıldır yaşatıyorlar Konya’da dededen toruna aktarılan katran ustalığı, katrancı babanın dükkanında devam ederken, sedir ağacının özünden elde edilen katranla geleneksel bir zanaat yaşatılıyor, şifa olması için çalışılıyor. Geleneksel yöntemlerle üretilen sedir katranı, asırlık bir zanaati günümüze taşıyor. Konya’da Mevlana Meydanı çevresinde katrancılık mesleğini yaklaşık 65 yıldır devam ettiren ve katrancı baba olarak bilinen esnaf Nafiz Ünalacak (80), katranının hem hayvancılıkta hem de insanlar tarafından farklı amaçlarla kullanıldığını belirtti. Sağlık sorunları nedeniyle mesleğini oğlu Tevfik Ünalacak’a devrettiğini ifade eden Ünalacak, kendisinin ise dükkanda fahri olarak destek vermeyi sürdürdüğünü söyledi. Geleneksel üretim yöntemleriyle elde edilen sedir katranının doğal yapısı nedeniyle yoğun ilgi gördüğünü belirten Ünalacak ailesi, dededen toruna aktarılan bu mesleği yaşatmaya devam ediyor. "Sedir katranı akciğere, nefes darlığına, iç hastalıklarına faydalıdır" Katrancılığı devam ettirdiğini anlatan esnaf Nafiz Ünalacak, "Rahatsızlanınca ameliyat geçirdiğim için mahdum Tevfik Ünalacak’a devrettim, o yürütüyor. Ben burada fahri olarak ona yardımcı oluyorum. Öyle devam ediyoruz. Aşağı yukarı 15 yaşında başladık. Dükkanı kapatmamak için oğluma devrettim. İşe devam ediyor. Katran, zift, makineye vesaire satardık. Şimdi biraz baharat, sedir katranı, onlara da devam etmeye başladık. İnsanlara faydalı olsun diye. Katranlar çeşitli... Hayvanlara kullanılan katranlar var. Koyun, kuzu, inek, dana, şap hastalığına kullanılıyor. Sonradan da insanlar için de sedir katranı olarak tavsiye ediyoruz. Akciğere, nefes darlığına, iç hastalıklarına faydalı bir şey. Kullanımı su bardağına bir iki damla damlatarak içilebiliyor. Faydasını da görenler birbirine tavsiye edip geliyor. Eskiden satıyorduk. Lastik sanayinde kullanılıyordu. Lastik fabrikaları zaman aşımında teknoloji ilerlediği için ayakkabıya döndü. Eskiden lastik ayakkabı kullanılıyordu, katranlar hamur içine giriyordu madde olarak. Fabrikaların çoğu kapattı. Yani teknoloji yürümedi. Yeni yeni ayakkabılara kullanmaya başladılar. Sonra hayvancılıkta kullanılıyor. Hayvan hastalıklarına, yarasına, beresine o şekil devam ediyor" dedi. "Tadı acıdır, acı olduğu için acının da faydasını görmesi gerekiyor insanların" Üretim aşamasının çok meşakkatli olduğunu anlatan Tevfik Ünalacak (44), "Ağacın gövdesinden parçalar ayrılıyor. Ondan sonra bir çukurun içinde malzeme konuluyor. Sızdırma yöntemi oluyor. Çukuru kapatıp üzerinde ateş yakılıyor. O ısıyla beraber bir bakıma eski usül ısıl işlem gösteriyorlar ağaca ve ürün sızma yapıyor. Kendi özünü bırakmaya başlıyor. Bir bakıma üzerinde bir sıkıntı varsa, bir acı varsa bir şekilde içindeki sıkıntı çözülür. O sıkıntı insanlara derman oluyor işte. Ağacın kendi özü bir şekilde insana derman olur. Katranın böyle bir özelliği var. Tadı acıdır, acı olduğu için acının da faydasını görmesi gerekiyor insanların. Şeker hastası oluyorlar. Şekeri tolere edemiyorlar. Ama acının faydası yüksek. O yüzden insanların bir miktar hayatlarına acı olması gerekiyor diye düşünüyorum. Cilt için de çok faydalıdır katran. Saçlara da çok faydası vardır. Saç dökülmelerinin de önüne geçer. Çünkü saç dipleri, saçların çıkmasına, dökülmesine sebebiyet olan mantardır, vesairedir bunların önüne geçer ve saçları gürleştirir" şeklinde konuştu. "Sedir ağacının çok niteliği vardır, kıymetli bir ağaçtır" Sedir katranının küçük bir şişede 200 liraya satıldığını söyleyen Tevfik Ünalacak, "Hayvanlar ve insanlar için çam katranı var ağrılarında sızılarında kullanılır. Onun da 1 kilosu 200 lira. Böyle bir farkı var. Sedir ağacının çok niteliği vardır, kıymetli bir ağaçtır. Miras kalır atalarından evlatlarına. Biz de onları ikna ederiz. Bize sedir katranlarını temin etmeleri için. Biz de burada insanlara bunları sunarız. 100 yıldır yapılan bir iş. Dedemden beri gelir. Babamdan devir aldım. İnsanlara faydalı olan ürünleri de arttırıyorum. Kantaron yağı, Hint yağı var. En çok talep gören orijinal lavanta yağı var. Böyle yağlarımız var. Bu hususta dükkanımızı ziyaret edenlere yardımcı oluyoruz" diye konuştu.