ASAYİŞ - 26 Kasım 2024 Salı 09:21

Adana’da eşini ve bacanağını öldüren uzman çavuşa biri ağırlaştırılmış 2 müebbet hapis cezası istendi

A
A
A
Adana’da eşini ve bacanağını öldüren uzman çavuşa biri ağırlaştırılmış 2 müebbet hapis cezası istendi

Adana’da öğretmen eşi ile bacanağını silahla öldürdüğü iddia edilen uzman çavuş hakkında istenen ceza belli oldu. Biri ağırlaştırılmış 2 müebbet hapsi istendi


Seyhan ilçesi Güneykuşak Bulvarı’nda 28 Haziran’da Murat Akdöker yönetimindeki otomobildeki 1 çocuk annesi öğretmen Hatice Çelik ile daha önce hakkında şikayetçi olup, uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi uzman çavuş Gökhan Çelik arasında tartışma çıktı. İddiaya göre, aralarında kıskançlık nedeniyle geçimsizlik olduğu belirtilen çiftten Gökhan Çelik, beylik tabancası ile çıkan tartışmada bacanağı Murat Akdöker’i yaraladı, eşi Hatice Çelik otomobilden inip, kaçmaya çalıştı. Ancak Gökhan Çelik, kendisi gibi Mardin’de görev yapan eşini arkasından ateş edip öldürdü, seken kurşunlar olay yerine yakın yerdeki polis aracına isabet ederken, yoldan geçen İsmail Hakkı Ağca (71) ve Can Alagöz (57) yaralandı. Belediye otobüsü ile polis devriye aracı da kurşunlardan hasar gördü. Kafasından yaralanan Murat Akdöker de kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.


Olaya müdahale eden polis ekipleri, cinayet şüphelisine teslim olması konusunda ihtarda bulundu. Ancak Çelik teslim olmayı reddedince bacağından vuruldu. Gökhan Çelik, yaralı halde ara sokaklara girerek kaçtı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Yeşilyuva Mahallesi’ndeki bir binanın damında saklandığı belirlenen Çelik’i, operasyonla yakaladı.


"Dava açıldı"


Cumhuriyet Savcısı, tutuklanan uzman çavuş Gökhan Çelik hakkındaki soruşturmayı tamamlayarak, Eşi kasten öldürmek, Kasten öldürme, Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, Silahla olası kastla yaralama, Silahla Olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kamu malına zarar verme” suçlarından iddianame hazırladı. Adana 3.Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame yapılan inceleme sonucunda kabul edildi. Savcı, sanık uzman çavuş Gökhan Çelik’in eşini öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet, eşinin bacanağını öldürmekten müebbet, 2 kişiyi yaralamak, 1 polis memurunu da öldürmeye teşebbüs etmek, 2 kamu aracına da zarar vermek suçundan toplam 18 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilmesini talep etti.


İddianamede, sanık uzman çavuş Gökhan Çelik ile öğretmen eşi Hatice Çelik’in resmi nikahlı eş oldukları, Mardin’de otururlarken aralarında yaşanan tartışma sonrası Çelik’in eşi Gökhan Çelik’i şikayet ettiği daha sonra çocuklarını da alarak Adana’da yaşayan ailesinin yanına geldiği belirtildi. Gökhan Çelik’in olaydan bir gün önce çocuğunu görmek için Adana’ya geldiği belirtilen iddianamede, korkunç olay şöyle anlatıldı:


“Maktulün annesi Gökhan Kanal olay öncesi tarafların müşterek çocuğunu alarak Gökhan Çelik ile görüştürdüğü, olay tarihinde de Gökhan Çeilk’in yine çocuğu ile görüşmek istedi. Öğretmen Hatice Çelik ve Murat Akdöker şüpheli Gökhan Çelik ile buluştu. Murat Akdöker’in şoförlüğünü yaptığı araç içinde iken taraflar arasında tartışa çıktı. Tartışma sırasında Gökhan Çelik, tabancasını çıkartarak Murat Akdöker’in başına ateş etti, bu sırada Hatice Çelik araçtan inerek hızlıca kaçmaya başladı. Gökhan Çelik, kaçan eşini ateş ederek öldürdü.”


Sanığın olay yerinde bulunan insanların da yaralanma ihtimalleri olduğunu öngörmesine rağmen ‘Olursa olsun’ düşüncesiyle hareket ederek sokak ortasında ateş etmeye devam ettiği belirtilen iddianamede, sanığın ateş etmeye devam ederek yoldan geçen Can Alagöz, Hakkı İsmail Ağca’yı yaralayıp kendisine müdahale eden polis memuru Mehmet Uysal’ı ise öldürmeye teşebbüs ettiği, 2 kamu aracına da zarar verdiği kaydedildi.


Sanık uzman çavuş Gökhan Çelik, savcılıkta verdiği 4 sayfalık savunmasında öldürdüğü eşi Hatice Çelik ile 2020 yılında tanıştıklarını ve Şubat 2021’de evlendiklerini söyledi. Evliliklerinden 2 yaşında bir erkek çocuklarının olduğunu söyleyen Çelik, 2021 yılı içinde eşinin görev yaptığı okula silahlı olarak gidip, kendisini silah zoruyla alarak götürdüğü yönünde hakkında şikayette bulunduğunu belirtti. Bu şikayetle ilgili adli bir işlem yapılmadığını, başlatılan idari soruşturmadan ise ceza almadığını belirten Çelik, "Bundan başka olayımız olmadı. Aramızda her karı koca gibi olan sözlü tartışmalarımız vardı. Bu tartışmalardan dolayı ve tartışmalardan sonra eşimin annesi ve teyzeleri sürekli olarak eşime ’Dediğin dedik olsun’ deyip, bizim aramızı açmaya ve evimize huzursuzluk vermeye çalışıyordu. Ben de eşime, annesi ve teyzelerine ve dediklerine aldırış etmemesini ve evimizin huzurunun kaçmaması için sürekli olarak uyarıda bulunuyordum. Aile bütünlüğünün sağlanması için elimden geleni yapıyordum" dedi.


"Görürlerse laf söz olur"


13 Haziran’da eşi Hatice’yi arayıp nerede olduğunu sorduğunu belirten Çelik, eşinin de okulda olduğunu, okuldan kendisi gibi öğretmen olan ve aynı okulda görev yapan O. ile birlikte çıkacağını söylemesine sinirlendiğini belirtti. Eşine, O.’nun bekar olduğunu, O. ile gitmenin doğru olmadığını, meslektaşlarının yol çevirmesi yaptıklarını, kendisini O. ile görmeleri halinde laf-söz olacağını söylediğini ifade eden Çelik, "Eşim de bana ’Sen de 2 yıl önce birileri ile kahvaltıya gittin ve arabasıyla işe gitmiştin’ dedi. Eşimin kastettiği kişi, benimle aynı karakolda görev yapan M. astsubaydır. M. astsubay ile bir kere kahvaltıya gittim, benim aracım olmaması nedeniyle de sadece bir kez işe bıraktı. Zaten kendisi bence yaşça büyük ve benim üstüm olur. Benim bu kadın ile aramızda herhangi bir şeyin olmayacağını eşime söylemiştim. Bu yüzden eşim aynı konuları açıp, beni tahrik ediyordu. Eşim M. astsubayı kastettikten sonra telefon konuşmasını bitirdi ve beni engelledi" diye konuştu.


Mesaisi bittikten sonra eve gittiğinde eşi ile çocuğunu gördüğünü belirten Çelik, savunmasında şunları söyledi:


"Çocuğum uyuyordu. Hiçbir şey söylemeden yatak odasına geçip, uzandım. Bir süre sonra eşim yatak odasına girdi ve ’Kalk git lan, burası otel mi?’ diye bağırdı. Ben de kendisine ’İşten yeni geldim, yorgunum, çocuk uyuyor, bağırma’ dedim. Bunun üzerine eşim, ’Sen O. hocaya kurban ol, onun gibi olsaydın keşke’ dedi. Tartışma büyümesin diye sustum. Eşim kendine vurarak ’Ölmek istiyorum’ diye bağırmaya devam etti. Kendisini sakinleştirmeye çalıştım. Bana tekme attı, kulağımı çekti, ’Senden nefret ediyorum’ dedi. Ben de ’Böyle olmayacak gel polise gidelim, sen kendine zarar vermeye devam ediyorsun’ dedim. Aşağı indik, araca bindik. Eşim ’Nereye gidiyoruz’ deyince emniyete gittiğimizi söyledim. O da ’Kendime geldim, bir tur atalım’ dedi. Biraz araçla dolaştıktan sonra eve geldik."


"Uzaklaştırma kararı verildi"


Balkonda oturup, birlikte sigara içtiklerini söyleyen Çelik, şöyle devam etti:


"Yarın nasıl yapalım, izne çıkacağız, memlekete gideceğiz’ dedim. O da yarın ’Karne dağıtacağız’ dedi. Ben de ’Karne dağıttıktan sonra yola çıkarız’ dedim. O da ’Tamam, bavulları hazırlayım’ dedi. Sabah bir gürültü ile uyandım. Evin kapısı açıktı. Eşimin asansöre bindiğini görünce, arkasından ’Hayırdır? Bu saatte nereye gidiyorsun, ne oldu?’ dedim. Cevap vermedi. Asansöre binerek indi. Bir süre sonra eşimi aradım, mesaj attım, cevap vermedi. En son aramama cevap verdi, hastanede olduğunu söyledi. Hastaneye gittiğimde, eşimin polisin yanında olduğunu gördüm. Polisin yanında, benden şikayetçi olacağını ve darp raporu alacağını söyledi. Ben de bunun üzerine ’Çocuk evde yalnız kaldı, evin anahtarını ver, eve gidip, çocuğu çıkartayım’ dedim. Anahtarı alıp eve gittim. Eve gidip çocuğumu alıp eşimden şikayetçi olmak için emniyete gittim. Bize 1 ay karşılıklı olarak uzaklaştırma kararı verdiler."


Uzaklaştırma kararının ardından eşinin nereye gittiğini bilmediğini, daha sonra dayısından eşinin Adana’ya gittiğini öğrendiğini belirten Çelik, "Çocuğumu çok özlediğim için Adana’ya gittim. Eşimin annesini aradım, ’Müsaitseniz, hem çocuğumu göreyim hem de bir şeyler aldım, onları vereyim’ dedim. Obalar Caddesi’nde pazar yerinin oraya çağırdı. Bir marketin içinde eşimin annesi ve çocuğumu gördüm. Yanlarına gidip, çocuğuma sarıldım ve öptüm. 1 saat zaman geçirdik. Aldığım oyuncak ile çocuğumu oynattım. Eşimin annesine çocuğu verirken, ’Annesine söyle çocuğumu yemeğe götüreyim, giydireyim’ dedim. O da ’Tamam gel’ dedi. O gece bir tanıdığımın evinde kaldım" dedi.


"Cinayet gününü anlattı"


Olay günü eşini çocuğu görme konusunda aradığını, önce kabul etmediğini daha sonra adres vererek ’Gel buradan alabilirsin’ dediğini söyleyen Çelik, eşini nasıl öldürdüğünü de şöyle anlattı:


"Çocuğumu almak için aracımda beklemeye başladım. Bir araçla geldiklerini görünce aracın olduğu yere doğru gittim. Aracı kullanan bacanağım Murat’a selam verdim. Eşime ’Hani çocuğu getirecektin?’ dedim. Eşim de ’Sana çocuğu göstermem, 1-2 yılda geçse çocuğu göstermem, boşansak da bu çocuğu göremezsin’ dedi. Murat, bana ’Arkada araçlar var, trafiğin akışını engelliyorsun’ deyince ben de ’Tamam benim araç ileride, beni oraya bırakırsın’ diyerek aracın arkasına, Murat’ın olduğu tarafa bindim. Eşim de ’Tamam çocuğu arayayım, bir gösteririm, bir göstermem’ diyerek beni tahrik etmeye devam ediyordu. Murat, yolun kenarına geçerek durdu. Murat, eşime, ’Tamam, ara ara görüştür’ dedi. Ben de Murat’a, ’Kardeş ben eşimle konuşuyorum, lütfen Murat bir müsaade et, elini ayağını öpeyim’ dedim. Bu sözüm üzerine Murat, ’Bu iş olmaz, uzaklaştırman var, görüşemezsin’ dedi. Daha sonra arkasını dönerek bana bakıp, ’Dur lan, ben bir polisi arayım’ dedi. Ben de ’Murat elini ayağını öpeyim, eşim çocukla ilgili bir şey söylesin, ona göre ararsın, sonuçta çocuğumu görmeye gelmişim, kimse ile münakaşa etmek istemiyorum’ dedim. Bunun üzerine Murat, aracı hızla sürmeye başladı. Murat’a ’Aracı durdur, ineyim, beni nereye götürüyorsun?’ dedim. Murat, önce ’Tamam seni indireceğim, hele dur dur, tamam, bekle indireceğim seni dur’ dedi. Kocavezir tarafında bulunan metro ışıklarında, kırmızı ışık yanıyordu ve aracı durdurdu. Işıkların yanında polis aracını gördüm."


Çelik, şöyle devam etti:


"Bu sırada kendimi vurmak için görev silahımı çıkardım, eşim ve Murat’a tabancayı göstererek, ’Beni tahrik ediyorsunuz, psikolojimi bozdunuz, başıma sıkacağım’ dedim. Murat, polislerin yanına araçla iyice yaklaştı. Bu sırada tabancayı öne doğru uzatmıştım, elim tabancanın tetiğindeydi. Tabancayı kendime çevirecektim ancak Murat bir anda aracın frenine basınca elimdeki tabanca patladı ve Murat yaralandı. Bu sırada şoka girdim ve araçtan indim. Bir an duraksadım, ne olduğunu anımsayamadım, eşim de araçtan indi ve ne oldu sonrasını hatırlamıyorum. Koşmaya başladım. Tabanca ile ateş ettim mi, bilmiyorum. Polisler bana ateş edince ayağımdan yaralandım ve yere düştüm. Yere düşünce kendimi öldürmek için tabancayı başıma doğrulttum. Tetiğe bastım ancak tabanca ateş almadı. Baktığımda mermi bitmişti. Sonra kaçıp bir dama sığındım, yakaladılar. Tedavimin ardından beni cinayet büroya götürdüler. Olayın nasıl olduğunu, olayın şoku ile hatırlamıyorum. Eşim Hatice’yi vurdum mu, hatırlamıyorum. Ancak Murat, aracı ile polislerin yanına geldiğinde araçtan indikten sonra ateş etmeye başladım. Nereye, nasıl, kaç el ateş ettim; bilmiyorum. Olayın şoku ile şu an hatırlamıyorum. eşimin başına doğru, yerde yatan şahsa ve orada bulunan polislere karşı ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Halen olayın şokundayım. Ayağımdan yaralanma ile ilgili kimseden şikayetçi değilim."


Sanık uzman çavuş Gökhan Çelik Ocak ayı içinde hakim karşısına çıkacak.



Adana’da eşini ve bacanağını öldüren uzman çavuşa biri ağırlaştırılmış 2 müebbet hapis cezası istendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Canik Belediyesi’nden çölyak hastalarına destek Samsun Canik Belediyesi, glütensiz gıda paketlerini çölyak hastalarına ulaştırmaya devam ediyor. Glüten hassasiyeti taşıyan çölyak hastalarına, içerisinde glütensiz gıda ürünlerinin yer aldığı paketleri ulaştırmaya devam eden Canik Belediyesi, başvuru sürecinin ardından ilçede talepte bulunan tüm Çölyak hastalarına glütensiz gıda paketlerini teslim etmeyi sürdürüyor. Yüksek maliyetleriyle dikkat çeken glütensiz gıda ürünlerini Çölyak hastalarına ücretsiz bir şekilde ulaştıran Canik Belediyesi, birçok alanda sürdürdüğü sosyal destek programlarıyla gönüllere dokunuyor. çölyak hastalarına yönelik destekleri sürdürdüklerini ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Çölyak’ın farkındayız, hemşehrilerimizin yanındayız" dedi. Başvurular Başladı Canik Belediyesi’nin glütensiz gıda paketi desteğinin yeni dönemi için başvuru süreci başladı. Canik’te ikamet eden çölyak hastası vatandaşlar, 5 Mayıs 2026 tarihine kadar belediyenin Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü üzerinden başvuru işlemlerini gerçekleştirebilecek. Glütensiz gıda paketi desteğine ilişkin bilgiler aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde gönül belediyeciliği anlayışıyla çalışmaya devam ediyoruz. Çölyak hastası hemşehrilerimize yönelik glütensiz gıda paketi desteğimizi sürdürüyoruz. Çölyak hastası hemşehrilerimizin glütensiz gıdaya erişimini kolaylaştırmak ve bütçelerine bir nebze destek olmak hedefiyle hayata geçirdiğimiz destek programımıza ara vermeden devam ediyoruz. Çölyak hastası hemşehrilerimize içerisinde glütensiz gıda ürünlerinin yer aldığı paketleri ulaştırmayı sürdürüyoruz. İlçemizde sosyal destek çalışmalarımızı hassasiyetle sürdürüyor, gönüllere ulaşmaya devam ediyoruz" şeklinde ifade etti.
İzmir İzmir’de TİS krizi; Memurlar anlaşmazlık halinde CHP il binasına yürüyecek İzmir’de Karşıyaka, Bayraklı, Buca ve Narlıdere belediyelerinde görev yapan memurlar, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde kazanılmış haklarının mevcut rakamların altına çekilmek istenmesi üzerine başlattıkları iş bırakma eylemlerini sürdürüyor. Memurların, bugünkü görüşmelerden de sonuç çıkmaması halinde Basmane Kültürpark’ta toplanarak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığına yürüyeceği bildirildi. İlçe belediyelerinde yaşanan TİS krizleri büyürken, özellikle Bayraklı Belediyesinde memurların başlattığı eylem iki haftadır devam ediyor. Bayraklı Belediyesi yönetimi ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) İzmir 2 No’lu Şube arasında yürütülen görüşmelerde henüz uzlaşma sağlanamadı. Memurların mevcut 24 bin 465 lira olan TİS haklarının, belediye yönetimi tarafından sunulan yeni teklifle 13 bin 328 liraya düşürülmek istenmesi krizi derinleştirdi. 2 haftadır iş bırakma eylemi yapan memurlar, bugün de belediye binası önünde bir araya gelerek sloganlar eşliğinde duruma tepki gösterdi. Sonuç çıkmazsa yürüyecekler Bayraklı Belediyesindeki krizin yanı sıra Karşıyaka, Buca ve Narlıdere belediyelerindeki emekçiler de seslerini yükseltmek için eylem sürecine dahil oldu. Bugün sendika temsilcileri ile belediye yönetimleri arasında yapılacak olan görüşmelerden işçilerin lehine bir sonuç çıkmaması durumunda, dört belediyedeki çalışanların Basmane Kültürpark 1. holde bir araya geleceği öğrenildi. Buradan toplanacak olan kalabalığın, tepkilerini duyurmak amacıyla CHP İzmir İl Başkanlığı binasına yürüyüş gerçekleştireceği kaydedildi.
Manisa Manisalı Gazeteciler dron ehliyetlerini aldı Manisa Gazeteciler Cemiyeti (MGC) tarafından hayata geçirilen "Manisa Medya Akademisi" projesi kapsamında eğitimlerini tamamlayan gazeteciler, düzenlenen törenle İHA-1 Ticari Pilot Ehliyetlerine kavuştu. Dijital dönüşüme uyum sağlamayı hedefleyen proje sayesinde yerel basının teknik kapasitesine önemli bir katkı sunulmuş oldu. Manisa Gazeteciler Cemiyeti öncülüğünde, Türk Kızılay Manisa İl Başkanlığı ev sahipliğinde ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (MCBÜSEM) iş birliğiyle gerçekleştirilen eğitim programı başarıyla tamamlandı. Altı gün süren yoğun teorik ve pratik eğitimlerin ardından sınavları geçen gazeteciler için cemiyet merkezinde sertifika töreni düzenlendi. Törende konuşan MGC Başkanı Önder Aydın, projenin yerel medya adına bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "Günümüz haberciliğinde dijitalleşme artık bir tercih değil zorunluluktur. Manisa Medya Akademisi ile meslektaşlarımızı geleceğin haberciliğine hazırlama sözü vermiştik. Bugün bu sözü yerine getirmenin gururunu yaşıyoruz. Artık haber sadece yerde değil, gökyüzünde de takip edilecek" dedi. Aydın, projeye destek veren Manisa Valisi Vahdettin Özkan başta olmak üzere Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, Türk Kızılay Manisa Şube Başkanı Öner Gürsel ve projede emeği geçen akademisyenlere teşekkür etti. MCBÜ Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Cenk Yoldaş ise üniversite-şehir iş birliğinin güçlü bir örneğini sergilediklerini ifade ederek, "Altı gün süren eğitimlerde gazetecilerin azmi bizleri memnun etti. Bu programla birlikte sahada çok daha nitelikli işlere imza atacaklarına inanıyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından MGC Başkanı Önder Aydın ve MCBÜ Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Cenk Yoldaş tarafından gazetecilere İHA-1 Ticari Pilot Ehliyetleri ve sertifikaları takdim edildi. Manisa Gazeteciler Cemiyeti tarafından hazırlanan ve 28 Kasım 2025 tarihinde başlayan Medya Akademisi projesi kapsamında gazeteciler, yapay zeka haberciliği, haber yazım teknikleri, kriz anlarında habercilik, sosyal medya haberciliği ile hukuki hak ve sorumluluklar gibi alanlarda uzman akademisyenlerden eğitim aldı. Eğitimlerini tamamlayan gazeteciler, dron eğitimlerine katılarak kendilerini mesleki anlamda geliştirme imkanı buldu.
Samsun Samsun’da şampiyonluk maçı heyecanı: Biletler için kuyruk oluştu Samsun’da Galatasaray’ın şampiyonluk ihtimalinin olduğu Samsunspor-Galatasaray karşılaşmasına taraftarların gösterdiği yoğun ilgi, bilet satış noktalarında uzun kuyruklara neden oldu. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Samsunspor ile Galatasaray, 19 Mayıs Stadyumu’nda cumartesi günü saat 20.00’de karşı karşıya gelecek. Sezonun bitimine üç hafta kala en yakın rakibi Fenerbahçe’nin 7 puan önünde bulunan Galatasaray, bu maçta galip gelmesi ya da Fenerbahçe’nin puan kaybetmesi halinde şampiyonluğunu ilan edecek. Şampiyonluk ihtimalinin ortaya çıkmasıyla birlikte Galatasaray taraftarları karşılaşmaya büyük ilgi gösterirken, Avrupa kupalarına katılma hedefiyle mücadele eden Samsunspor taraftarları da bilet satış noktalarında sabahın erken saatlerinden itibaren yoğunluk oluşturdu. Saat 11.00’de satışa sunulan biletler için her iki takım taraftarları kuyruğa girdi. Samsunspor taraftarları, sahasında Galatasaray’a karşı galibiyet alarak şampiyonluk kutlamalarına izin vermek istemediklerini ifade ederken, sarı-kırmızılı taraftarlar ise takımlarının şampiyonluk yolunda kritik virajı geçmesini beklediklerini dile getirdi. 32 bin kapasiteli 19 Mayıs Stadyumu’nda Samsunspor tribünlerine ayrılan 22 bin 524 biletten yaklaşık 13 bininin ilk bir saat içinde satıldığı öğrenildi. Samsunspor-Galatasaray karşılaşması cumartesi günü saat 20.00’de oynanacak.
Aydın Avşar, AYESOB adaylığından çekildi Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AYESOB) Başkanlığı seçimleri öncesinde Aydın Berberler Kuaförler ve Güzellik Salonları Odası Başkanı Serhan Avşar, yaptığı yazılı açıklamayla adaylıktan çekildiğini duyurdu. 3 Mayıs’ta gerçekleşecek olan Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AYESOB) Başkanlığı seçimleri için geri sayım başlarken, Aydın Berberler Kuaförler ve Güzellik Salonları Odası Başkanı Serhan Avşar, adaylıktan çekildiğini duyurdu. Avşar, yaptığı yazılı açıklamada adaylık sürecini büyük bir heyecan ve hizmet aşkıyla başlattığını ancak yapılan istişareler ve gelinen noktada süreci sonlandırma kararı aldığını belirtti. Kararının temelinde uzun vadede daha güçlü bir birliktelik zemini oluşturma düşüncesinin yer aldığını ifade eden Avşar, açıklamasında "Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AYESOB) Başkanlığı için büyük bir heyecan ve hizmet aşkıyla başlattığımız adaylık sürecimizi, yaptığımız istişareler ve gördüğümüz lüzum üzerine bugün itibarıyla sonlandırmış bulunmaktayım. Bu kararımın temelinde, kısa vadeli sonuçlardan ziyade uzun vadede daha güçlü bir birliktelik zemini oluşturma düşüncesi yer almaktadır. Bu karar bir geri adım değildir. Aksine, şartları okuyarak doğru zamanı bekleme ve daha güçlü gelme tercihidir. Şunu herkesin bilmesini isterim ki, bu bir son değil, çok daha güçlü bir başlangıcın ilk adımıdır. Bizim için makamlar sadece birer hizmet aracıdır. Esnafımızın birliği ve beraberliği, her türlü şahsi ikbalin üzerindedir. Aydın’ımıza ve esnafımıza hizmet etmeye, her zaman olduğu gibi bugünden sonra da farklı kulvarlarda kararlılıkla devam edeceğiz. Kazanan esnafımız, kazanan Aydın’ımız olsun. Sürecin başından itibaren benimsediğimiz tarafsızlık ilkesi doğrultusunda, aday olan hiçbir isim lehine ya da aleyhine bir tutum içerisinde olmadığımızı özellikle ifade etmek isterim. Tüm adaylara eşit mesafede olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunarım. Bu süreçte şahsıma destek veren, dualarını esirgemeyen başta aileme tüm oda başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerine ve esnaf kardeşlerimize ve yol arkadaşlarıma en kalbi şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.