ÇEVRE - 06 Ekim 2025 Pazartesi 09:30

Akdeniz’in bozulan toprak sağlığı mercek altına alındı

A
A
A
Akdeniz’in bozulan toprak sağlığı mercek altına alındı

Son yıllarda artan kuraklık nedeniyle Akdeniz bölgesinde toprak yapısının yüzde 70’i bozulup, verim kayıpları artınca bilim insanları 120 farklı noktadan aldıkları 480 toprak örneğini incelemeye başladı. Proje ile iklim verileri ve toprak göstergeleri entegre edilerek toprak sağlığının geliştirilmesi, tarımsal yapıların iklimsel risklere dayanıklılığının artırılması hedeflendiği bildirildi.


Bir taraftan kuraklık, diğer taraftan mevcut sucul ekosistemlerin ve doğal biyoçeşitliliğin azalması, iklim değişikliğini hızlandırdı. Ayrıca tarımda kimyasal kullanımı, kulanım yoğunluğuna bağlı artan plastik karışımı ise toprak sağlığını bozdu. Bu durum Avrupa Birliği Toprak Bürosu ve FAO (Gıda ve Tarım Örgütü) gibi kuruluşların gündemine girdi. Yapılan araştırmalarda ise bu arazi bozulumunun Avrupa ekonomisine yıllık yaklaşık 50 milyar Euro maliyet getirdiği hesaplandı.


Uydu verileri kullanılarak üretilen haritalarda kuraklık ile arazi bozulumunun en yoğun Akdeniz’de yaşandığı ortaya çıktı. Bu kapsamda 9 ülkede Avrupa Birliği’nce finanse edilen ‘Akdeniz Kurak Alanlarının İklim Değişimleri ve Toprak Bozulması Sonucu Bozulan Toprak Sağlığının ve Tarımsal Dayanıklılığın Sağlanması’ projesi hayata geçirildi.



Türkiye’den 480 toprak örneği alındı


Adana’da dahil bir çok üniversitesinin de katıldığı projenin Türkiye ölçeğinde araştırmacılar, jeoloji, arazi yapısı, arazi kullanımı ve bitki örtüsü farklılıklarını temsil eden 120 farklı lokasyondan 0-20 santimetre ve 20-30 santimetre derinliklerden bozulmuş ve bozulmamış 480 toprak örneği aldı. Alınan topraklar, temel analizler için İtalya/Pisa Üniversitesi’ne gönderilecek. Ayrıca toprakların yüzde 10’u nematod analizleri için Fas/Ibn Zohr Üniversitesi’ne, mikrobiyolojik ve genom analizleri için yine yaklaşık yüzde 10’u İspanya/Granada Üniversitesi laboratuvarına gönderilecek. Analiz sonrası elde edilecek veriler toprak haritaları üretimi için sayısallaştırılarak toprak haritalarına işlenecek ve bütüncül toprak yönetimi modelleri oluşturulacak.



"İklim değişikliği en fazla Akdeniz’de kendisini hissettiriyor"


Konuyla ilgili Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş, İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Ortaş, "Akdeniz ekosisteminde bozulan toprak yapısının yeniden sağlığına kavuşturulması ve tarımın dış etkilere karşı dayanıklılığını arttırmak üzere Avrupa Birliği projesi yürütüyoruz. Bu projenin ana odağı Akdeniz Çanağı. Çünkü, iklim değişikliği en fazla Akdeniz’de kendisini hissettiriyor"dedi.



"Avrupa Birliği, bütün eksenini yeşil dönüşüme yönlendirdi"


Avrupa Birliği’nin bozulan toprak yapısını yeniden işler hale getirmek için büyük çaba sarf ettiğini vurgu yapan Prof. Dr. Ortaş, "Toprağın içerisindeki nem azalınca toprağın yapısı bozuluyor. Toprakta tanecikleri oluşturan yapılar bozuluyor ve toprak erozyona açık hale geliyor. Bu bölgede yapının zaten bozulduğunu biliyoruz. Bu bölgedeki toprakların yüzde 70’i sağlığını kaybetmiş ve bunun Avrupa ekonomisi üzerindeki maliyeti yıllık 50 milyar Euro. Avrupa Birliği, bütün eksenini yeşil dönüşüme yönlendirdi" diye konuştu.



"Toprağın bozulan sağlığını korumak istiyoruz"


Toprağın bozulan sağlığını korumak istediklerini anlatan Prof. Dr. Ortaş, "Toprakta organik maddeyi arttırmak istiyoruz. Türkiye’nin 120 farklı yerinden 480 toprak örneği aldık. Bu toprak özelliklerine bağlı olarak bu toprakları yeniden tarıma nasıl dayanıklı hale getirebiliriz onu araştıracağız. Biz, toprağın bozulan sağlığını korumak istiyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.



Akdeniz’in bozulan toprak sağlığı mercek altına alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan çiftçisine ‘budama’ uyarısı Erzincan’da havaların ısınması ve baharın gelmesi ile birlikte meyve bahçelerinde budama işlemleri yapılmaya başladı. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü meyveciliğin yoğun bir şekilde yapıldığı Erzincan’da çiftçilere yönelik budama ile ilgili uyarılarda bulundu. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü, meyve bahçelerinde verim ve kaliteyi artırmanın en önemli adımlarından biri olan budama konusunda çiftçileri uyardı. Meyve ağaçlarında budamanın amacının ağaçlara istenilen şekli vermek, periyodisitenin etkisini azaltmak, ağaçlarda meyve verimi ile sürgün oluşumunu dengelemek, dal kırılma ve sarkmalarını azaltmak olduğu vurgulandı. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce yapılan bilgilendirme de şu ifadelere yer verildi; "Kışları çok soğuk geçen bölgelerde budama yerlerinin soğuktan zarar görmemeleri için budamayı soğuklar geçtikten sonra; fakat ağaçlar uyanmadan önce yapılması gerek meyve ağaçlarının budanma şekli, meyve tür ve çeşidine, ağaçların yaşına, toprak ve iklim şartlarına, budamadan beklenen amaca ve ağacın gelişme gücüne göre değişir. Bu nedenle her meyve tür ve çeşidinin değişik iklim ve toprak şartlarındaki gelişme gücünün ve bunların budamaya karşı gösterdiği tepkilerin iyi bilinmesi gerekir. Ayrıca dalların kesilmesi, bırakılacak ve kesilecek dalların iyi seçilmesi konusundaki genel kuralların da bilinmesi zorunludur. Meyve Ağaçlarında Budama Nasıl Yapılır? Kuvvetli gelişen ağaçlarda veya dallarda az kesim yapılmalı, zayıf gelişenlerde ise fazla kesim yapmalıdır. Zayıf gelişen dalların gelişmesini artırmak için açıları daraltılmalı, kuvvetli gelişen dalların gelişmesini azaltmak için ise dallar eğilerek açıları genişletilmelidir. Şekil oluşturma amacıyla ana dalların açılarının düzenlenmesinde ana dalların gövde ile açıları 45-60 olmalıdır. Bu işlem yaz aylarında da yapılabilir. Budanan yerlerde tırnak veya budak bırakılmamalıdır. Kalın dal kesimlerinde mutlaka yük alma işlemi yapılmalıdır. Bu sayede kabuk veya dal yarılmaları önlenmiş olur. Yara yerleri aşı macunu veya kara boya ile kapatılmalıdır. Dal kesimleri bir yan dalın veya gözün hemen üzerinden gözün veya dalın aksi yönüne doğru hafif meyilli olarak yapılmalıdır. Budama sonunda çıkan budama artıkları ve bahçe kenarlarındaki çalılıklar, kuru bitki parçaları hastalık ve zararlıların en iyi barınak yeridir. Meyve ağaçlarına ve ürünlerine zarar veren bu hastalık ve zararlıların çoğalmaması için bu artıklar yakılmalı veya bahçeden uzaklaştırılmalıdır"
Manisa Kızılay’ın iftar çadırı Alaşehir’de dayanışmanın simgesi oldu Türk Kızılay Alaşehir Şubesi tarafından Ramazan ayı dolayısıyla Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda kurulan iftar çadırı, her akşam yüzlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturuyor. Ramazan boyunca yaklaşık 12 bin kişiye iftar yemeği verilmesi planlanan organizasyon, Alaşehir’de birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Alaşehir’de kurulan Kızılay iftar çadırı, Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşmak isteyen vatandaşların yoğun ilgisiyle dolup taşıyor. Her akşam yüzlerce kişinin katıldığı iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruç açmanın mutluluğunu yaşıyor. Toplumun farklı kesimlerinden insanların bir araya geldiği iftar programı, hem yardımlaşma hem de kaynaşma açısından önemli bir ortam oluşturuyor. Kızılay gönüllüleri ise iftar saatine kadar hummalı bir hazırlık yaparak yemeklerin dağıtımını gerçekleştiriyor. Düzenlenen iftar programına Alaşehir Kaymakamı Alper Faruk Güngör, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, AK Parti Alaşehir İlçe Başkanı Fedayi Kozan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kurum amirleri katıldı. Protokol üyeleri vatandaşlarla aynı sofrada iftar yaparak Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu birlikte yaşadı. Programda vatandaşlarla yakından ilgilenen protokol üyeleri, iftar öncesi ve sonrasında vatandaşlarla sohbet etti. Kaymakam Güngör yemek dağıttı İftar programına katılan Kaymakam Alper Faruk Güngör, Kızılay gönüllü yeleğini giyerek vatandaşlara yemek dağıttı. Vatandaşlara kendi elleriyle yemek ikram eden Güngör, daha sonra vatandaşlarla sohbet ederek Ramazan aylarını tebrik etti. Vatandaşlar da Kaymakam Güngör’ün iftar programına katılarak yemek dağıtmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Türk Kızılayı Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak ise Ramazan ayının birlik ve beraberlik açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Ramazan ayı bolluk, bereket, mağfiret, birlik ve beraberlik ayıdır. Manevi duyguların en üst seviyeye ulaştığı bu mübarek ayda insanlar birbirine daha fazla yakınlaşır. Dargınlıklar unutulur, kardeşlik duyguları pekişir." dedi. Ramazan ayının aynı zamanda yardımlaşma ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çeken Yamak, ihtiyaç sahibi vatandaşların gözetildiği bu ayın toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Yamak, Kızılay olarak Ramazan boyunca iftar sofraları kurarak vatandaşlarla bu manevi atmosferi paylaşmaya devam edeceklerini söyledi. İftar programı, Alaşehir Müftüsü Mehmet Ali Dilek’in yaptığı dualarla vatandaşların oruçlarını açmasıyla başladı. Program, yemek sonrası yapılan dua ile sona erdi.
Manisa Manisa’da park ve trafik sorunu için dikkat çeken öneriler Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’daki park ve trafik sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şehir merkezindeki düzensiz parkların trafiği kilitlediğini söyledi. Köse, trafik düzeninin yeniden gözden geçirilmesi ve şehir planlamasında yeni adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’da özellikle şehir merkezinde yaşanan park ve trafik sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şehirde birçok noktada üç sıra park uygulamasının trafiği ciddi şekilde etkilediğini belirten Köse, mevcut düzenin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Karaköy bölgesinde araçların üç sıra halinde park ettiğini ifade eden Köse, benzer bir durumun Doğu Caddesi’nde de yaşandığını belirtti. Köse, "Doğu Caddesi’nde Halil Yurtseven’den Gediz Tıp Merkezi’ne kadar olan bölümde üç sıra park yapılıyor. Bu durum trafiğin akışını ciddi şekilde zorlaştırıyor" dedi. Şehirde trafik düzeninin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Köse, bazı güzergahlarda eski sisteme dönülmesinin faydalı olabileceğini dile getirdi. Köse, "Trafik eski haline dönebilir. Ortada refüj olan, gidiş ve gelişin ayrı olduğu bir sistem yeniden düşünülebilir" ifadelerini kullandı. Mimar Sinan Bulvarı’nda da trafik düzenlemesi yapılabileceğini belirten Köse, bu güzergahın halen Bursa-İzmir sürat yolu gibi kullanıldığını belirterek kavşak noktalarına trafik ışığı konulmasının değerlendirilebileceğini söyledi. Şehir merkezinin yeniden planlanabileceğine dikkat çeken Köse, ticari hareketliliğin farklı bir noktaya kaydırılmasının da gündeme gelebileceğini belirtti. Köse, "Çarşı merkezi başka bir bölgeye kaydırılabilir. İzmir’deki Konak Caddesi ve Çankaya Caddesi benzeri bir düzenleme yapılabilir" diye konuştu. Manisa’nın gelecekteki şehirleşmesine ilişkin de dikkat çeken bir öneri dile getiren Köse, geniş bir planlamayla yeni yaşam alanları oluşturulabileceğini ifade etti. Köse, "Yaklaşık 30 bin dönüm arazi ile Manisa’nın tamamını üç katlı bahçeli evlerden oluşan yeni yaşam alanlarına taşıyabilmek mümkün. Bu da Muradiye Orman Fidanlığı büyüklüğünde yaklaşık 30 ayrı alan demek" dedi. Köse, şehir planlamasında uzun vadeli ve bütüncül çözümlerin ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.