ASAYİŞ - 20 Mayıs 2024 Pazartesi 09:47

‘Anneni neden dövüyorsun’ diyen dedesini darp etti

A
A
A
‘Anneni neden dövüyorsun’ diyen dedesini darp etti

Mersin’de uyuşturucu müptelası genç, üvey annesini döverken kendisine ‘oğlum anneni neden dövüyorsun’ diye tepki gösteren dedesini hastanelik etti. Yaşlı adamın kafasına 4 dikiş atıldı. Torunundan şikayetçi olan dede ve gelini, korkup minibüsleriyle Adana’ya gelip yaşamaya başladı.


Mersin’in Akdeniz ilçesinde yaşayan 45 yaşındaki Hülya Bağlamacı, 3 çocuk babası Yusuf Bağlamacı ile 15 sene önce evlendi. Çiftin bu evlilikten de 3 çocukları dünyaya gelirken, Yusuf Bağlamacı 3 sene önce cezaevine girdi. Bunun üzerine Hülya Bağlamacı, 3 evladıyla kayınbabası 75 yaşındaki Halil Toka’nın yanında yaşamaya başladı.



Üvey oğlun dehşeti başladı


Babasının cezaevine girmesini fırsat bilen A.B. (20), iddiaya göre üvey annesinden sürekli uyuşturucu için para istemeye başladı. Kadın ise elinde avucundaki bütün parayı üvey oğluna verdi.


Ancak geçtiğimiz ay Hülya Bağlamacı’nın kayınbabasıyla birlikte kaldığı ev elektrik kontağından çıkan yangın sonucu kullanılamaz hale geldi.



Hem üvey annesini hem de dedesini dövdü


Birkaç gün sonra eve gelen A.B., yine üvey annesinden para istedi ancak para alamayınca kadını dövmeye başladı. Bu sırada dede Halil Toka, "Oğlum anneni niye dövüyorsun" diye tepki gösterince A.B. dedesini dövmeye başladı. Torununun attığı yumrukla yere düşen dedenin kafası darbe aldı ve hastaneye kaldırıldı. Burada kafasına 4 dikiş atılan Toka, geri eve döndüğünde ise minibüsünün camlarının kırıldığını gördü.



Adana’ya kaçtılar


Torununun kendilerine daha fazla saldırmasından korkan Halil Toka, gelini Hülya Bağlamacı ve 2 küçük torununu alıp Adana’ya geldi. Merkez Seyhan ilçesine bağlı Yeşiloba Mahallesi’nde boş bir araziye minibüsünü koyan dede ve gelinleri burada yaşamaya başladı.



"Torunum bize saldırdı"


İhlas Haber Ajansı’na konuşan dede Halil Toka, "Torunum gelinimi dövüyordu. Ben de oğlum anneni neden dövüyorsun dediğimde kalktı bana vurdu, kapıları, pencereleri kırdı. Minibüsümün camlarını kırdı, bize saldırdı. Baktık ki duracak durumumuz yok, biz de buraya geldik. Gelinimden para istemiş ama para yok ki versin" dedi.



"Allah böyle torunu düşman başına vermesin"


Torununun şiddetinden sonra ‘ölsem daha iyiydi’ diyen dede Toka, "Üzülmedim ama ölsem ondan daha iyiydi. Kimse benim kafama bu yaşıma kadar vurmadı. Kimseyle kavga etmedim. Allah böyle torunu düşman başına vermesin. Savcılığa kadar gidip şikayetçi oldum ama yakalanmadı halen. Karşı koyamadım ona. Allah yüzünü yüzüme göstermesin. Benim artık böyle bir torunum yok" ifadelerini kullandı.



"Evimiz yandı, kalacak yerimiz yok"


Hülya Bağlamacı ise evleri yandıktan sonra gidecek hiçbir yerleri olmadığını söyledi. Bağlamacı, "Eşim Tarsus Cezaevi’nde biz çok perişan olduk. Benim üvey oğlum bana vururken kayınbabama saldırdı. Yaşlı adamın kafasını kırdı. Bizim oradaki evimiz yandı. Kalacak yerimiz yoktu, kaçtık buraya geldik" diye konuştu.



‘Anneni neden dövüyorsun’ diyen dedesini darp etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum DAGC’den İHA’ya 9 ödül Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC), "Gazetecilik başarı ödülleri" sonuçlarını açıklandı, İHA’ya 9 ödül verildi. Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu ile birlikte geleneksel olarak düzenlediği Gazetecilik Başarı Ödülü Yarışması’nda 2025 yılının başarılı gazetecileri belirlendi. Jüri; Erzurum, Erzincan, Kars, Iğdır, Ardahan, Ağrı, Bayburt, Elazığ, Malatya, Bingöl, Muş, Bitlis, Tunceli, Van ve Hakkari illeri ile ilçelerinde görev yapan yerel ve yaygın basın kuruluşlarından çok sayıda gazetecinin katıldığı yarışmada yaklaşık 200’ün üzerinde başvuruyu değerlendirdi. İHA’ya 9 ödül verildi DAGC’nin "Gazetecilik başarı ödülleri"nde İhlas Haber Ajansı’na 5 ödül geldi. İşte İHA’nın aldığı ödüller; 1-Ümit Kılıç Yaşam Haberi: Sebahattin Yum Iğdır-İHA "Valiye var gaziye yok" 2-Sayıl Narmanlıoğlu Ekonomi Haberi: Merve Gökbakan Ağrı-İHA "Ağrı’dan dünyaya" 3-Sayıl Narmanlıoğlu Ekonomi Haberi: Olgun Yıldız Ardahan-İHA "Süt üreticileri düşük fiyattan şikayetçi" 4-Cemal Çelebi Yerel-Fotoğraf: Dursun Murat Aydın Erzurum-Oltu - İHA "Oltu" 5-Tevfik Akan Yaygın-Fotoğraf: Özkan Olcay Bitlis-İHA "Koyun sürüleri" 6-Durdemir Bilirdönmez TV Yaygın Haber: Öznur Demir Bayburt-İHA "Son tandır ustası" 7-Hüseyin Uray TV Haber Görüntü: Salih Akkuş Van-İHA "İnci Kefali" 8-Adnan Vangölü TV Görüntü (Spor):Mehmet Emin Kızılca İHA Erzurum "Vali Paraşütle uçtu 9-Sebahattin Yılmaz TV Görüntü-Drone: Işık Çapanoğlu Kars-İHA "Menderesler"
Bartın BARÜ’de alanında uzman isimler kadın futbolunda medyanın rolünü anlattı Bartın Üniversitesinin (BARÜ) Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında düzenlediği panelde kadın futbolunun gelişimi ve medyadaki temsili alanında uzman isimler tarafından değerlendirildi. Bartın Üniversitesinde (BARÜ) spor ve medya alanında önemli isimleri bir araya getiren Bilim Kafe etkinliği düzenlendi. Kutlubey Yerleşkesi İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Cengiz Karaismailoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen "Kadın Futbolu ve Medya Farkındalık Paneli"nde kadın futbolunun gelişiminde medyanın önemi vurgulandı. Programın moderatörlüğünü BARÜ Spor Bilimleri Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Gürkan Elçi yaptı. Panelde konuşmacı olarak gazeteci ve spor yorumcusu Lütfü Özel, Kadın Futbolcular Derneği Başkanı ve Kristal Ayaklar TV Programı Yapımcısı Bedri Akkerman ile Galatasaray Kadın Futbol Takımları İdari Menajeri Avukat Gülfem Kocaoğlu yer aldı. Gazeteci Özel, spor gazeteciliğinin kadın futboluna yaklaşımını değerlendirdi Türkiye’de spor gazeteciliğinin kadın futboluna yaklaşımını değerlendiren Lütfü Özel, "Gazetecilik artık boyut değiştiriyor. Spor da bunlardan biri. Biz gelişmeleri takip ediyoruz ancak bunları kamuoyuna doğru şekilde aktarmak ayrı bir sorumluluk. Artık yapay zekânın gelişmesiyle gazeteciliği de bakış açılarını da tanımlamakta zorluk çekiyoruz. Bir gazeteci olarak benim için merkez, haberdir. Değişmeyen tek şey haberdir, haberin özü neyse ona ulaşırız. Spor haberciliğinde de esas olan şey müsabakadır. Tüm spor branşları açısından değerlendirirsek 5N1K cevabı önemlidir, geri kalan her şey yorumdur. Kadın futbolu gazetelerde çok az yer buluyor. Haber değeri var ancak artık medya anlayışımız değişti." dedi. Bedri Akkerman: "Kadın futbolunu görünür kılmak için çalışıyoruz" Kadın futbolunun medyada görünür olması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Bedri Akkerman, "Kadın futbolunun Avrupa ve dünyada geliştiğini gördükten sonra biz de dijital bir dergi çıkarmak istedik. Bir marka oluşturduk ve şu anda kadın sporcuların başarılarını yazıyoruz. Kadın futbolunun hiçbir gazetenin spor sayfasında yer almadığını gördük. Bunun üzerine Kristal Ayaklar markasını oluşturduk ve 4 sezondur 170’in üzerinde program hazırlıyoruz. Kadın futbolcularımızı ön plana çıkarmak istiyoruz. Bu süreçte kadın futbolcuların haklarını savunan bir sivil toplum kuruluşunun olmadığını fark ettik ve Kadın Futbolcular Derneğini kurduk. Bu noktada çeşitli farkındalıklar oluşturmaya çalışıyoruz. Başarılar geldikçe ve ana akım medya bizi destekledikçe bu işi daha da büyütüp uluslararası alana taşıyacağımıza inanıyoruz" diye konuştu. Avukat Kocaoğlu, Galatasaray’ın kadın futboluna yönelik çalışmalarından bahsetti Gülfem Kocaoğlu ise kadın futbolunda kulüpleşme ve kurumsal yapılanma süreçlerini anlatarak "Futbol erkek işi olarak görülüyor ama bugün burada kadınları görmek beni gerçekten mutlu etti. Ben hukuk mezunu olduktan sonra spor hukuku alanına yöneldim çünkü sahanın içinde olmak istiyordum. O dönemde Galatasaray kadın futbol takımlarını kurmaya başlıyordu ve ben de gönüllü olarak bu sürece dâhil oldum. Takım kurulduktan üç yıl sonra şampiyon olduk ve Şampiyonlar Ligi’nde son 16’ya kalan ilk ve tek Türk takımı olmayı başardık. Belki basında çok fazla yer bulamadık ama bizim için çok büyük bir başarıydı. Kadınların da bu alanda başarılı olabileceğini göstermek için mücadele ediyoruz. Kadın futboluna yatırımlar arttıkça gelişimin de hızlanacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından kadın futbolu alanındaki çalışmaların daha fazla desteklenmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.