ASAYİŞ - 03 Şubat 2025 Pazartesi 10:08

Annesini, babasını ve anneannesini öldüren gence 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi

A
A
A
Annesini, babasını ve anneannesini öldüren gence 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi

Adana’da uyuyan annesi, babası ve anneannesini tabancayla başlarına ateş ederek öldürdüğü iddia edilen 27 yaşındaki Serdar Aydın hakkında 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle dava açıldı.


Sarıçam ilçesi Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde 22 Ekim 2024’te şizofreni tedavisi gördüğü ve ailesiyle zaman zaman tartışma yaşadığı öne sürülen Serdar Aydın, iddiaya göre gece uykuda olan annesi Minteha Aydın (62), babası İlyas Aydın (64) ve anneannesi Ülfet Köse’nin (80) başlarından tabanca ile vurdu. Daha sonra, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak, ailesinin silahla vurulduğunu ve yaralı olduklarını söyledi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri yaptığı kontrolde Minteha Aydın ile annesi Ülfet Köse’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Ağır yaralanan İlyas Aydın ise kaldırıldığı hastanede aynı gün yaşamını yitirdi. Evde olayda kullanıldığı değerlendirilen tabanca da bulundu.


Cumhuriyet savcısı olaydan sonra tutuklanan Serdar Aydın hakkındaki soruşturmasını tamamladı. Savcı, sanık Serdar Aydın ile ilgili olarak ’Üstsoyu kasten öldürmek’, ’Kadın ve üstsoya karşı kasten öldürme’, ’Ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından iddianame hazırladı. Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame yapılan incelemenin ardından kabul edildi.


Savcı, sanık Aydın’ın annesini, babasını ve anneannesini öldürmekten 3 kez ağırlaştırılmış müebbet, ayrıca ’ruhsatsız silah bulundurmak’ suçundan da 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.


İddianamede, bir aileden 3 kişinin öldürülmesi ile ilgili ayrıntılara yer verildi. Öldürülen kişilerin oturma odasında uyudukları sırada tabanca ile vurularak öldürüldüğüne dikkat çekilen iddianamede, sanık Aydın’ın saat 04.19’da 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak annesinin bağırdığını, içeriden silah seslerinin geldiğini söyleyerek ailesinin vurulduğunu belirtip ekipleri çağırdığı ifade edildi.


İddianamede, belirtilen adrese gidildiğinde bina giriş demir kapısının sağlam olduğu, üzerinde zorlama izlerinin bulunmadığı, yine evin çelik giriş kapısında zorlama izlerinin bulunmadığı, evin tüm pencerelerinin demir şebekeli olduğuna dikkat çekildi.


İddianamede, katliam evinin iç kısmı ile ilgili ayrıntılara yer verildi. Evin oturma odası içinde çekyat üzerinde Ülfet Köse’nin sol omzu üzerinde yatar vaziyette üzeri örtülü baş kısmından yaralı, yine yerde zemin üzerinde Minteha Aydın’ın sol omuzu üzerinde yatar vaziyette üzeri açık baş kısmından yaralı, ayak ucunda ise şarjör takılı tabancanın bulunduğu, şarjör içerisinin boş atım yatağında ise bir adet 7,65 mm çapında fişek olduğu belirtilen iddianamede, girişe göre soldaki çekyat üzerinde yatmış olduğu tahmin edilen İlyas Aydın’ın ise sağlık görevlileri tarafından hastaneye sevkinin sağlandığının tespit edildiği kaydedildi.


İlyas Aydın’ın kaldırıldığı hastanede vefat ettiği belirtilen iddianamede ölümlerin vücuda isabet eden ateşli silah yaralanması sonucunda meydana geldiğine dikkat çekildi.


Serdar Aydın’ın üzerinden alınan svap numunelerinde atış artıklarının olduğu da belirtilen iddianamede, olay yerinde elde edilen 4 adet kovan ile deforme olmuş 2 merminin olay yerinde bulunan tabancadan atılmış olduğunun tespit edildiği de kaydedildi.


İddianamenin değerlendirme bölümünde ise, "Yapılan soruşturma, bilgi sahibi ve müşteki beyanları, otopsi raporu, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, olay yeri fotoğraflama çalışması ve tüm dosya evrakı kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin nedeni tespit edilemeyen bir sebepten dolayı tabanca ile annesi, anneannesi ve babasını öldürerek üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır" denildi.


Sanık Serdar Aydın, verdiği ifadelerinde suçlamayı kabul etmedi. Silah sesleri üzerine uyandığını iddia eden Aydın, ifadesinde, "Akşam uyudum. Saat 04.00 sıralarında silah sesi duydum. İçeri girdiğimde kanlar içinde yatıyorlardı. Sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayıp, yardım istedim" dedi.


’Tehdit’ ve ’Kasten yaralama’ gibi suçlardan 8 kaydının olduğu belirtilen Serdar Aydın, emniyetteki işlemlerinin ardından Adli Tıp Birimi’ne sağlık kontrolüne götürülürken gazetecilere, "Ben yapmadım. Onlar benim babam, annem ve ninem. Bana kim iftira attıysa, bu ispatlanacak. İftira atanlara gereken, gerektiği zaman yapılacak. Ben cezaevine girersem eğer" dedi.


Uykuda annesini, babasını ve anneannesini tabancayla öldürdüğü iddia edilen sanık Serdar Aydın önümüzdeki aylarda hakim karşısına çıkacak.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uşak Belediyesi’ne yönelik rüşvet soruşturmasında gözaltına alınan 28 şüpheli İstanbul’a getirildi Uşak Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında başlatılan ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Kulüp Başkanı Özhan Özgöbek’in de aralarında olduğu 28 şüpheli İstanbul’a getirildi. Zanlılar, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisine ifade verecek. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Uşak Belediyesi’ne yönelik "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 27 Mart’ta Uşak, Kocaeli ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. İlk operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya ile belediye personeli Cihan Aras ve Özkan Yalım’ın gönül ilişkisi içinde olduğu S.A.’nın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden Yalım da dahil 9 kişi tutuklanırken, 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan yeni itiraflar, deliller ve belgeler doğrultusunda haklarında yakalama kararı verilen 29 şüpheli için bu sabah ikinci dalga operasyon başlatılmıştı. Savcılık talimatı ile harekete geçen İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul, Uşak ve İzmir’de düzenlenen eş zamanlı baskınlarda CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Kulüp Başkanı Özhan Özgöbek’in de aralarında bulunduğu 28 şüpheliyi gözaltına almıştı. İstanbul’da gözaltına alınan 1 kişi haricinde Uşak ve İzmir’de gözaltına alınan şüpheliler, akşam saatlerinde İstanbul’a getirildi. İlk olarak hastanede sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, daha sonra ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Fatih Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine götürüldü. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, soruşturmada firar durumdaki 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği kaydedildi. Çarpıcı detaylara ulaşıldı Öte yandan "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Savcılıkça yürütülen soruşturma dosyasındaki öne çıkan iddialar arasında, Uşak’taki gece kulüpleri ve eğlence mekanlarının haraca bağlandığı ve rüşvet çarkına dahil edildiği ileri sürüldü. İşletme saatlerinin gece yarısından itibaren 5 saat uzatılması karşılığında mekan sahiplerinden haftalık 500 bin lira civarında rüşvet alındığı iddia edilirken, ilk tespitler doğrultusunda 20’ye yakın bar ve gazino tarzı eğlence merkezinin söz konusu sistem içerisinde yer aldıkları öne sürüldü. Bu kapsamda "rüşvet" verdikleri iddia edilerek haklarında başlatılan soruşturmada adı geçen mekan sahipleri arasında Gelecek Partisi eski Merkez İlçe Başkanı F.C., F.A., G.A., U.D., T.E., S.T., K.C., İ.Y., C.A., R.A., M.A., M.A., G.D., R.K., A.A., A.A., A.Y., A.C.’nin yer aldığı öğrenildi. Belediyedeki üst kademe eğlenmiş, faturayı Uşak Belediyesi ödemiş Soruşturma dosyasında yer alan iddialar arasında, belediyedeki üst kademedeki yöneticilerin misafirlerini Uşak’ta faaliyet gösteren bu eğlence merkezlerine götürerek, yaptıkları yüksek tutarlı harcamaların faturalarını "temsil" ve "misafir ağırlama gideri" olarak gösterip, Uşak Belediyesi’ne kestirdikleri iddia edildi. Devam eden soruşturma kapsamında kamu kaynaklarının amacı dışında kullanıldığına ilişkin somut delillere ulaşıldığı vurgulanıyor.