TEKNOLOJİ - 08 Eylül 2023 Cuma 12:09

AOSB’de “Yeşil Dönüşüm”

A
A
A
AOSB’de “Yeşil Dönüşüm”

ADANA (İHA) Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Bölge Müdürü Ersin Akpınar, güneş enerjisi ve enerji depolama fuarında, “Yeşil OSB ve sürdürülebilirlik çalışmaları” konusunda bilgi paylaşımında bulunup, “Sınırda karbon ve yeşil mutabakat” konulu sunum yaptı.


Yeşil dönüşüme ilişkin öncü olacak birçok projenin hayata geçirildiği AOSB’nin Bölge Müdürü Ersin Akpınar, İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen fuar çerçevesindeki konferansta, sunumuna, “Yeşil Mutabakat” konusunda Türkiye’de yapılan ilk çalışmalardan söz ederek başladı.


“Yeşil Adımlar” konusunda AOSB bünyesindeki çalışmaları da anlatan Akpınar, Türkiye’deki OSB’ler içinde Yeşil Mutabakatın ilk adımlarının Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü’nce atıldığını, bu çerçevesinde, iki çalıştay düzenlendiğini bildirdi. Akpınar, 2021 yılının Mayıs ayında ise Yeşil OSB ve Sürdürülebilirlik biriminin kurulduğunu ifade etti.


Sera gazı hesaplama yazılımı


İklim değişikliği ile mücadelede önemli bir yere sahip olan sera gazı salınımının azaltılması, enerjiden tarıma çok sayıda sektörü ilgilendiren konu olarak gündemdeki yerini korurken, çevreci çalışmaları önceliğine alan Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü olarak geliştirdikleri Türkiye’nin ilk kurum bazlı “Sera Gazı Hesaplama Yazılımı” konusunda da bilgi veren Akpınar, şöyle devam etti: “Küresel ısınmanın başlıca sorumlusu olarak gösterilen ve karbondioksit cinsinden ölçülen sera gazının dünyaya bıraktığı zarar ise karbon ayak izi olarak tanımlanmaktadır. Konunun öneminden hareketle Yeşil OSB ve Sürdürülebilirlik Birimi tarafından geliştirilen Kurum Bazlı Sera Gazı Hesaplama Yazılımı Türkiye’de bir ilk olması açısından büyük önem taşıyor. Bu yazılımımız TSE tarafından da onaylanmıştır.”


Akpınar, AOSB çalışanlarından 10 personelin sera gazı hesaplama uzmanlık sertifikası aldığını ve AOSB firmalarına yeşil mutabakat çerçevesinde 2022 yılı içerisinde eğitim süreçlerinin tamamlanarak, sera gazı ölçüm süreçlerinin başlatıldığını belirtti.


22 pilot firma belirlendi


Akpınar, süreçleri devam eden projelerinden de söz ederek, şu bilgileri verdi: “AOSB Bölge Müdürlüğü olarak daha önceden yapılan çalışmalar, Ticaret Bakanlığı’nın Eylem Planını açıklamasından sonra projelendirilmeye başlanmıştır. Bu çerçevesinde AOSB’den farklı sektörlerde 22 Pilot firma belirlenerek; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve TSE ile paydaş olunarak ‘Avrupa Yeşil Mutabakatı Çerçevesinde AOSB’nin Eko-Endüstriyel Parka Dönüştürülmesi Amacıyla Döngüsel Ekonomi ve Endüstriyel Simbiyoz’un Geliştirilmesi’ isimli Projesi onaylanmış ve süreci devam ediyor. Projemizde Kadir Has Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesinden akademisyenlerimiz yer alıyor.”


Akpınar, AOSB Bölge Müdürlüğü olarak yürütülen bu projenin ülkemizin sürdürülebilir kalkınma sürecine uyum sağlaması için Türkiye sanayisinde atılması gereken adımları belirlemesi açısından oldukça önemli olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Sanayi sektörü için Avrupa Yeşil Mutabakat dahil olmak üzere tüm sürdürülebilirlik süreçlerinin en önemli noktası ise Döngüsel Ekonomi’ye geçiştir. Nitekim, ülkemiz sanayicilerini doğrudan etkileyecek olan SKDM’ninetkilerinin asgariye indirilmesi için emisyonların azaltılması sanayide Döngüsel Ekonomi süreçlerinin verimli bir şekilde uygulanarak ürünün yaşam döngüsündeki karbon ayak izinin düşürülmesine bağlıdır. Bu çerçevesinde proje, Döngüsel Ekonomi’nin temel bileşenleri olan hammadde, enerji ve atık yönetiminin geliştirilmesi Türkiye sanayisinin kapasitesini geliştirerek ülkemiz sürdürülebilir kalkınmasına önemli katkılarda bulunacaktır.”


Akpınar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca sanayide enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik yürütülen "Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde Enerji Verimli Motorların Teşvik Edilmesi’’ (TEVMOT) Projesi çerçevesinde, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin pilot bölge seçildiğini, bölgedeki 15 firmanın bu projede yer aldığını söyledi.


AOSB olarak kaynakların verimli kullanılması çerçevesindeki çalışmalarından da ayrı ayrı söz eden Akpınar, AOSB Firmalarının ekonomik, çevresel ve sosyal etkilerini ele alarak önemli etkiler oluşturmuş projelerini öne çıkarmak ve geniş kitlelerle paylaşmak amacıyla AOSB Verimlilik ve Sürdürülebilirlik Ödülleri etkinliği düzenlendiğini ve geleneksel hale getirildiğini ifade etti.


Sözlerini “Yeşil OSB, Yeşil Gelecek” sloganıyla tamamlayan Akpınar, sunumunun ardından katılımcıların sorularını da yanıtladı.


AOSB Bölge Müdürlüğü, fuarda kurduğu stantta ise AOSB ve bölgede faaliyet gösteren firmaları katılımcılara tanıttı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Son tutuklanan isim ise dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel olmuştu. Sonel’in jandarmadaki ifadeleri ortaya çıktı. Umut Altaş’ı lise arkadaşı olmasından dolayı tanıdığını aktaran Mustafa Türkay Sonel, "Umut Altaş’ın aile düzeni bozuktur. Bunu da şahit olduğum beraber olduğumuz bir ortamda anne babasının sürekli kavga ettiğini ve durumlardan çok rahatsız olduğunu hatta 2 dayanılmaz bir hale gelerek bileğini cama vurarak kestiğinden dolayı biliyorum. Umut Altaş’ın abisi Sidar Altaş’ın ismini bilmediğim sevgilisi benim hakkımda Umut’a yönelik olarak sürekli ‘valinin oğlu ile arkadaşlık mı yapılır’ dediğini başkalarından duymuştum. Ancak Sidar Altaş kız arkadaşının dediği konulara hiçbir zaman katılmamış, bana boş ver onun söylediklerine takılma demiştir. Umut Altaş’ın babası Celal Altaş da arkadaşımın babası olmasından dolayı tanırım. Umut Altaş ile Tunceli’den ayrıldıktan sonra çok görüşmedim ancak üniversiteye başladığım zaman bana hayırlı olsuna Uğurcan Açıkgöz, Umut Altaş, Ercem Çelebi ziyarete İstanbul’a bir kaz defa gelmişlerdi. Umut Altaş ile son fiziki görüşmem o tarihtir" "Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir" Gülistan Doku’yu tanıyor musun sorusuna Sonel, "Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Her hangi bir yerde herhangi bir sürekle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişim olmadı. Sadece kaybından sonda herkes gibi bende basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiç birisi Gülistan Doku tanımazdı. Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün 2019-2020 yıllarında kullandıkları hatlardan başka hatları veya patates hat diye tabir edilen hatlar konusunda ne desem yalan olur, bilmiyorum çünkü. Mesela benim numaram çocukluğumdan beri aynıdır, hiç değişmedi, yıllardır da benden başkası bu hattı kullanmaz" diye konuştu. Alınan tanık beyanlarında bir kadını hamile bıraktığının sorulması üzerine Sonel, "Böyle bir durum söz konusu bile olamaz, öyle bir durum varsa ispatlasınlar" dedi. "Benim ateşli silahım yoktur" Umut Altaş’ın "Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum" ifadelerine yanıt veren Sonel, "Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Benim ateşli silahım yoktur. Bana AİRSOFT sporunu lise arkadaşım olan o dönem MİT müdürünün oğlu Oğulcan öğretmişti. Bu spor hobilerim arasında olduğu için bu sporda kullanılan boncuk atan (fosforlu, kırmızı, yeşil, beyaz renk) Hatta bu spora ait evin bahçesinde oynadığımıza dair birçok fotoğraf ve video telefonumda mevcuttur hatta bu sporda kullanılan silahların hepsinin faturası mevuttur. Bu sporda kullanılan silahları İzmir Av Market Airsoft isimli sarı renkli internet sitesinden sipariş verirdik. Hatta bu sporda kullanılan silahların boncuklarını da bu siteden sipariş verirdik. Bu silahlarda kullanılan boncuklara B.B denir ve pahalı olduğu için bir sonraki için kullandığımız zamanlarda tekrar yerden toplardık" cümlelerini kullandı. "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum" Gençlik merkezine gidip gitmediği sorulan Sonel, "Ben gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir. Ben o dönem arkadaşlarımla okuduğum Özel Uğur Temel Lisesinin karşısında bulunan kütüphaneye ders çalışmaya giderdik. Bu kütüphaneye genelde soy ismini hatırlamadığım Ünsal, Uğurcan, Şafak ve hatırlayamadığım birkaç dershane ve okul arkadaşlarımla giderdim" Ardında ekipler, daraltılmış baz raporunda gençlik merkezi binasında bulunduğunun tespit edildiği ve kimlerle ne amaçla gittiğini sorması üzerine Sonel, aradan çok zaman geçtiği için bu konuyla ilgili bir fikrinin olmadığını söyledi. "Tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur" Uğurcan Açıkgöz ile 04 Ocak 2020 günü 54 saniyelik görüşme ve gizli tanık beyanındaki tecavüz olayı soruldu. Sonel ifadesinde, "Bana bahsettiğiniz telefon konuşmalarının içeriklerini uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur. Bu konu çok korkunç ve iğrenç bir durumdur. Benim de bir kız kardeşim var. Yanlış hatırlamıyorsam bahsettiğiniz Hanımeli cafenin sahibinin oğlu Sidar Elma bizim arkadaş grubunda okul arkadaşımdır. Hatta kendisine apple diyerek takılırdık. Bu arada ben bu hanımeli isimli kafeye bir yada iki kere gitmişimdir. O da arkadaşlarım Umut Altaş ve Ekincan’ın bu kafenin tatlılarını sevmeleridir. Ben zaten tatlı seven bir insan değilim geçerken onlar için oraya uğrar paket olarak tatlıları alırdık. Hatta bana da tatlı yememi ısrar ederlerdi ancak ben tatlı yemezdim. Ben en çok Balkon isimli kafeye giderdim" diye konuştu. "Gülistanın gözü yaşlı annenin bir damla gözyaşına ben kurban olurum" Umut Altaş ile yapılan telefon görüşmelerinin yönetilmesi sonrası Sonel, "Ben bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği hatırlamam mümkün değildir. Belki bir oyun ile ilgili, belki sınav dönemi ile ilgili, belki üniversite seçimi ile ilgili olarak konuşmuş olabilirim. Birisinin doğum günü için konuşmuş olabilirim. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir bilgim ve ilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir. Tekrar ediyorum benimde bir kız kardeşim var. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Bende bir üniversite öğrencisiyim benimde çevrem, komşularım, kız ve erkek arkadaşlarım var. Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistanın gözü yaşlı annenin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum"