KÜLTÜR SANAT - 26 Nisan 2026 Pazar 13:11

Atıl bina kadınlar için sanat merkezine dönüştü

A
A
A
Atıl bina kadınlar için sanat merkezine dönüştü

Adana’nın Feke ilçesinde atıl durumdaki bir bina, Kaymakamlık öncülüğünde restore edilerek sanat merkezine dönüştürüldü.


İlçenin ilk kadın kaymakamı Feyza Yılmaz’ın öncülüğünde hayata geçirilen proje, kadınlar ve gençleri sanatla buluşturdu. 67 yaşındaki Elif Özata yarım kalan hayallerini tuval başına geçerek elinde fırçası ile gerçekleştirdi.


Milli Eğitim Bakanlığı’na ait atıl durumda kullanılmayan bina, Feke Kaymakamlığı koordinesinde, belediye, kurumlar ve hayırsever iş adamı Mehmet Kaya’nın desteğiyle yenilenerek sanat merkezi ve kitap kafe olarak hizmete açıldı. İlçede ilk olma özelliği taşıyan merkez, 7’den 70’e herkesin kullanımına sunularak sanatta gençlerin yeteneklerinin keşfedilmesi için öncü oldu.


Sanat merkezinin açılışına Kaymakam Feyza Yılmaz, Feke Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Arık, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından sergilenen tablolar incelendi, keman eğitimcileri mini konser verdi, katılımcılar ebru sanatı ve tuval boyama etkinlikleri ile renkli görüntüler oluşturdu.



"Gençlere destek vermekten gurur duyuyoruz"


İlçenin ilk kadın kaymakamı Feyza Yılmaz ise atıl bir binayı sanat merkezine dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, projeye destek veren tüm kurumlara ve hayırseverlere teşekkür etti. Yılmaz, "Gençlerin ve kadınların sanatla geliştiği bir Feke için çalışıyoruz ve gururluyuz" dedi.


Açılışı yapılan merkezde ücretsiz kütüphane kafe, resim atölyesi ve ebru sanatı başta olmak üzere birçok alanda eğitimler yer alırken proje ile gençlerin sanata yönlendirilmesi ve yeteneklerinin keşfedilmesi hedefleniyor.



67 yaşında hayalini gerçekleştirdi


67 yaşında tuvalin başına oturarak çocukluk hayalini gerçekleştiren Elif Özata ise, "İlçemizin ilk kadın kaymakamı sayesinde çok heyecanlıyım. Okul döneminde çok güzel resimler yapardım. Şimdi kızımız gibi oldu, evladım gibi bizi çok mutlu etti" diye konuştu.


İlçe sakinlerinden Gülcan Özer, 2000’li yıllarda eşinin memuriyeti nedeniyle ilçeden ayrıldığını ifade ederek, "Eğitimin yaşı, sınırı yoktur diyerek üniversiteyi kazandım ve bitirdim. İlgim güzel sanatlaraydı. Bu sanat beni ruhsal ve gelişim olarak iyileştirdi. Şimdi lisans 4. sınıf öğrencisiyim, başarıyla bitiriyorum ve burada da sanatımı devam ettirme imkânı olacak. Kaymakam hanımın bu öncülüğüyle birçok kişi burada resim ve sanat atölyelerinde kendini geliştirerek hayallerine kavuşmuş olacak" dedi.


Gençlerden Meryem Gezer ise ortaokuldan sonra ilçeden ayrıldığını ve Adana’da güzel sanatlar okuduğunu belirterek, "Yeni mezun oldum, üniversiteye hazırlanıyorum. Feke’de sanat önemsenmezdi ama şimdi yavaş yavaş yayılıyor ve uygulanıyor. Bu da bizi mutlu etti" diye konuştu.


Yaklaşık 16 bin nüfuslu, kırsal yapısıyla bilinen Feke ilçesinde ilk kez açılan sanat merkezi, köylü kadınların yarım kalan hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü bir adres oldu.



Atıl bina kadınlar için sanat merkezine dönüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Toz ve Işık" pastel sergisi kapılarını açtı İranlı Ressam Javad Soleimanpour öncülüğünde Türkiye Pastel Sanatçıları Topluluğu tarafından düzenlenen "Toz ve Işık" Pastel Resim Sergisi, Mete Plaza’daki Mete Art Galeri’de sanatseverlerin katılımıyla açıldı. 120 sanatçının 120 eserinin yer aldığı serginin açılışında Prof. Dr. Sinan Canan söyleşi gerçekleştirdi. Javad Soleimanpour öncülüğünde bu yıl beşincisi düzenlenen Türkiye Pastel Sanatçıları Topluluğu’nun "Toz ve Işık" Pastel Resim Sergisi, Mete Plaza içerisinde bulunan Mete Art Galeri’de düzenlenen kokteyl ile açıldı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği açılış programında pastel sanatının farklı yorumlarını yansıtan 120 eser ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Açılışta onur konuğu olarak yer alan Sinan Canan, sanat ve algı üzerine gerçekleştirdiği söyleşide sanatın insan zihnindeki etkilerine değindi. Programın diğer onur konukları ve seçici kurul üyeleri arasında Olga Abramova ile Remzi İren de yer aldı. Pastel sanatının zarif dokusu ile ışık ve renk geçişlerini buluşturan sergide, Türkiye’nin farklı illerinden 120 sanatçının eserleri aynı çatı altında sanatseverlerle buluştu. Sergide doğa, portre, kent yaşamı ve soyut temaların işlendiği çalışmalar dikkat çekti. Sanatın toz ve ışıkla şekillenen büyülü dünyasına kapı aralayan sergi, önümüzdeki günlerde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Sergide konuşan Prof. Dr. Sinan Canan, "Burada olmak benim için çok özel çünkü ben bir fen bilimciyim böyle bir yerlere davet edildiğimde hakikaten kendimi bir üst seviyede bir şey yapıyormuş gibi hissediyorum ve gerçekten böyle de buradaki dostlarla paylaşmaya çalıştığım şey de temelde oydu. Bizim ülkede maalesef böyle garip bir durum var akademik alanlar, fen alanları yüksek seviyede, sanat sepet işleri de böyle düşük seviyede bir şey gibi algılanıyor. Halbuki insan psikolojisinde ve insan kültüründe sanatın, biliminin, felsefenin ne kadar birlikte hareket eden bir bütünün parçaları olduğunu anlamadığımız için yani sanatsız bilim olacağını zannettiğimiz için maalesef biraz bu haldeyiz. Ülkedeki ve dünyadaki bütün insani sorunların temelinde sanatsızlık ve inceliksizlik oluşturuyor maalesef. İnşallah ben de buralarda olarak hem biraz bana bulaşsın hem de bunun başka insanlara bulaşmasına ben nasıl etkili olabilirim diye ar-ge yapıyorum. İnsanın bir sürü farkını çalıştım şimdiye kadar. Diğer canlılardan farkımız, geleceği hayal etmek bilmem ne falan hepsi var ama bunların ekseriyasının bir nüshasını hayvanlarda da görüyorsunuz ama hayvanlarda ya da bitkilerde soyut bir düşünce üretip bunu somutlaştırma çabası anlamında tarif edebileceğimiz sanata benzer hiçbir şey görmüyorsunuz. Bir şey verildiyse bir sebep de verilmiştir şu anki medeniyetimize bakalım bütün güzelliklerini sanatla oluşturduk ama bütün çirkinlikleri sanatsız verim tabanlı düşünceyle oluşturduk. Bir an önce tekrar inceliklere geri dönmemiz lazım" dedi. İranlı Ressam Javad Soleimanpour ise sergide olmaktan çok mutlu olduğunu dile getirerek kızıyla birlikte hazırladığı tablosuyla ilgili bilgiler verdi.
Osmaniye Türkiye Paintball Şampiyonası Osmaniye’de başladı Türkiye Paintball Şampiyonası’nın Osmaniye ayağı, Zorkun Yaylası Şenlik Tepesi Spor Tesisleri’nde düzenlenen törenle start aldı. Türkiye Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu tarafından, Osmaniye Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen Paintball Büyükler Kulüpler Türkiye Şampiyonası 1. Ayak Müsabakaları, Osmaniye Zorkun Yaylasında gerçekleşti.Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcuların katıldığı organizasyonda, 4’er kişilik takımlardan oluşan 5 grup şampiyonluk için mücadele edecek. Müsabakaların açılışı, Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet tarafından yapılan başlangıç atışıyla gerçekleştirildi. İki gün sürecek turnuvada sporcular, zorlu parkurlarda mücadele ederken, organizasyonun hem spora hem de Osmaniye’nin tanıtımına önemli katkı sağlaması bekleniyor. Türkiye’nin dört bir yanından sporcuların Zorkun Yaylası’nda buluştuğunu aktaran Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, "Zorkun, Türkiye Paintball müsabakalarının şampiyonasına ev sahipliği yapıyor. Tabii Hakkari’den Tekirdağ’a kadar, Kayseri’den Antalya’ya, Rize’ye, Trabzon’a, Ankara’ya ve Kocaeli’ne kadar birçok ilden sporcu burada bulunuyor. Gelen sporcular, Osmaniye’mizin yaptığı bu ev sahipliğini ve hazırlıkları büyük övgüyle bizlere ilettiler. Biz de tüm sporcu kardeşlerimize başarılar diliyoruz" diye konuştu. "Paintball savaş değil, strateji oyunudur" Avrupa Paintball Asbaşkanı ve Türkiye Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Barkul, "Paintball sporuyla ilgili yanlış bilinen bazı gerçeklerden bahsetmekte fayda var. Her şeyden önce bunun bir savaş simülasyonu ya da şiddet oyunu olduğu düşüncesi yanlıştır. Bu spor, geometrik ve matematiksel zeka gerektiren, stratejiye dayalı bir oyundur. Tıpkı satranç gibi. Siperlerin her birinin ortalama 9 farklı açıdan görüş alanı bulunuyor ve oyuncular bu açılardan birbirlerini boya toplarıyla işaretlemeye çalışıyor. Bu sporda ’silah’ ifadesi yerine ’işaretleyici’ ya da ’marker’ dediğimiz ekipmanlar kullanılmaktadır. Oldukça yüksek adrenalin içeren bu oyun, aynı zamanda ciddi bir konsantrasyon gerektirir" ifadelerini kullandı. Bu sporun stratejik düşünmeyi geliştiren bir oyun olduğunu belirten Kayseri Pars Kulübü’nden Elif Kağan, "Biz Kayseri’den geldik. Kayseri’den dört takım olarak katıldık. 4 takım içinde belki de tek kadın sporcu olarak geldim. Kadınların da bu sporu yapabileceğini göstermek istiyorum. Bu spor zararlı değil, aksine stratejik düşünmeyi geliştiren, gençlerin bakış açısını değiştiren ve dünyaya farklı bir perspektiften bakmalarını sağlayan bir oyundur" diye konuştu. Osmaniye Tempo 80 Spor Kulübü Paintball Takımı oyuncusu Mehmet Ali Çamsarı, "Paintball, gelişmekte olan bir branştır. İlimizde ve ülkemizde il müdürlüğü, belediye ve federasyon tarafından desteklenmektedir. Bu branşın amacı savaşmak değil; keyif almak ve o heyecanı yaşamaktır. Amacımız hem bu branşı geliştirmek hem de ilimizin tanıtımına katkı sağlamaktır" dedi.