GÜNDEM - 22 Mayıs 2024 Çarşamba 09:48

Avukatların adı kullanılarak yapılan dolandırıcılıklar artıyor, mağdurlar çoğalıyor

A
A
A
Avukatların adı kullanılarak yapılan dolandırıcılıklar artıyor, mağdurlar çoğalıyor

Türkiye’de son dönemlerde avukatların adı kullanılarak yapılan dolandırıcılıklar artınca Adana Barosu Başkanı Av. Semih Gökayaz, "Avukatlık onurlu ve kutsal bir meslektir. Hiçbir avukat müvekkili arayıp dava talep etmez. Böyle bir şeyle karşılaşınca barolara müracaat edin" dedi.


Özellikle son dönemde vatandaşların en çok mağdur olduğu telefon dolandırıcılığında avukatların isimleri ve meslekleri suistimal ediliyor. Kendilerini avukat olarak tanıtan dolandırıcılar, gerçek avukatın ismi, sicil numarası ve mail adresini kullanarak insanlardan dosya kapatmak için para talep ediyor.



Bazı avukatlar dava talep ediyor


Dolandırıcılık olayları yaşanırken bazı avukatlar ise trafik kazalarından sonra vatandaşları arayıp dava dosyasına müdahil olabileceğini belirtip dava talep ediyor.


Adana Barosu Başkanı Av. Semih Gökayaz konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Gökayaz, "İletişim çağında yaşıyoruz ve dolandırıcıların en çok kullandığı yöntem bu zamanda iletişim kanalları, telefonlar ve mail. Son dönemlerde maalesef bize de kazaya karışan kişilerin avukatlar tarafından arandığı bilgileri geliyor. Ancak avukatlık mesleği bir güven mesleğidir. Avukatlık mesleği onurlu ve kutsal bir meslektir. Bu fiilin yaptırımı bizim mevzuatımızda suçtur" diye konuştu.



"Avukat, polis, sağlık çalışanı ve adliye personelleri olayda var"


Bazı polis, sağlık çalışanı, adliye personeli ve avukatların hasar danışmanlık firmalarıyla yasa dışı şekilde çalıştığını kaydeden Adana Barosu Başkanı Av. Semih Gökayaz, “Bunun dışında hasar danışmanlık şirketlerinin yapmış olduğu faaliyetler var. Kaza sonrası emniyet kaynaklarından edindikleri bilgileri hukuki olmayan şekilde avukatlara iletiyorlar. Bu bir suçtur. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve bütün baro başkanlarımızla birlikte İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’yı ziyaret ettik. Bu faaliyetlerin organize suç örgütü faaliyeti kapsamında olması noktasında bir çalışma yapması yapılmasını istedik. Çünkü bu çalışmanın içerisinde polis, sağlık çalışanları, adliye personeli ve avukatlar var. Dolayısıyla bu yasa dışı işin ortadan kaldırılması, sonlandırılması konusunda daha organize bir çalışma yapılması gerektiği noktasında bakanından talepte bulunduk” ifadelerini kullandı.



"Mağdurlar barolara başvursun"


Hiçbir avukatın müvekkili arayıp dava talep edemeyeceğini belirten Gökayaz, "Avukatlık mesleği, güven mesleği olduğu için birebir tanıdıkları veya çevrelerinden soruşturarak vekalet ilişkisi kurulması gerektiği noktasında vatandaşlarımızı uyarmak isterim. Telefondan hiç tanımadıkları kişi veya ’hadi gel noter masrafını karşılayacağız, yargılama masraflarına karışmayacaksın, sen sadece vekaleti çıkart, gerisini biz hallederiz’ beyanı vatandaşa kurulmuş bir tuzaktır. Avukatların isimleri ve kullanılarak dolandırıcılık suçu işlenmektedir. Burada benim vatandaşlardan ricam böyle bir avukatın varlığı, yokluğu veya böyle bir faaliyette bulunup bulunmayacağıyla ilgili baromuza başvursunlar. Hiçbir avukat tutup da vatandaşı arayarak iş istemez. Bu bizim mesleğimizin ahlakına aykırı. Mesleğimizin onuruna aykırı" dedi.



Avukatların adı kullanılarak yapılan dolandırıcılıklar artıyor, mağdurlar çoğalıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Postacıları yağmur etkilemedi PTT Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl 54’üncüsü düzenlenen "Postacı Yürüyüşü Türkiye Finali", Düzce’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Yağmur altında kıyasıya mücadeleye sahne olan yarışlarda, illerinde birinci olarak finale yükselen 82 postacı şampiyonluk için ter döktü. Düzce Valiliği önünde Vali Mehmet Makas ve PTT Genel Müdürü Hakan Gülten’in verdiği startla başlayan yarışta; 31 kadın postacı 5 kilometrelik, 51 erkek postacı ise 10 kilometrelik parkurda dereceye girmek için yarıştı. Sağanak yağışa rağmen pes etmediler Özellikle 31 kadın sporcunun yürüdüğü ilk etapta başlayan sağanak, yarışmacılara zor anlar yaşattı. Sırılsıklam olmalarına rağmen mücadeleyi bırakmayan yarışmacıların performansı alkış topladı. Zorlu mücadele sonunda kadınlarda İzmir PTT Başmüdürlüğünden Gülşen Çerçi birinci, Bursa’dan Ayşe Küçük ikinci, İstanbul’dan Sevcan Ayçiçek Gedik ise üçüncü oldu. Kadınlar takım sıralamasında 1. Bölge Müdürlüğü birinciliği, 2. Bölge Müdürlüğü ikinciliği, 14. Bölge Müdürlüğü ise üçüncülüğü elde etti. Erkeklerde ise Konya PTT Müdürlüğünden Kadir Çolak birincilik ipini göğüslerken, Siirt’ten Cengiz Erdemci ikinci, Diyarbakır’dan Erdal Acu üçüncü sırada yer aldı. Erkekler takım sıralaması ise 9. Bölge, 10. Bölge ve 1. Bölge Müdürlüğü şeklinde oluştu. Kupalarını çocuklarıyla birlikte kaldırdılar Yarışların ardından dereceye giren postacılara madalya ve kupaları düzenlenen törenle takdim edildi. Törende renkli anlar yaşanırken, kadın postacılar kürsüye çocuklarıyla birlikte çıktı.
Tekirdağ Çorlu’da 2 polisin şehit olduğu olayın detayları ortaya çıktı Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu öne sürülen bir şahsın saldırısı sonucu 2 polis memuru şehit oldu. Olayın detaylarını belediye başkanları açıkladı. Olay, Çorlu ilçesi Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, psikolojik rahatsızlığı bulunduğu belirtilen ve hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu öğrenilen şahsın pasajda olduğuna dair bilgi alan polis ekipleri bölgede çalışma yaptı. İlk kontrollerde şahsa ulaşamayan ekipler, vatandaşlarla birlikte pasajdan çıktıkları sırada saldırıya uğradı. Şüpheli şahsın elindeki delici aletle polis memurlarına saldırdığı, 2 polis memuru olay yerinde hayatını kaybederek şehit oldu. Şüpheli şahıs ise yaralı halde kaçarken olay yerine sevk edilen ekipler tarafından etkisiz hale getirildi. Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt yaptığı açıklamada, "Maalesef 2 polisimiz şehit oldu. Mekanları cennet olsun. Psikolojik rahatsızlığı olan İstanbul’da yaşayan bir vatandaş hakkında tedavi görmesi ile ilgili mahkeme kararı da alınıyor. Ailesinin de ihbarı üzerine kolluk kuvvetleri tedavi ettirilmesi üzerine takip ediliyor. Pasajda olduğuna dair ekipler bilgi alıyor. Polis arkadaşlarımız kontrol ediyor. İlk başta bulamıyorlar sonra vatandaşlarla çıktıklarında aldığımız bilgiye göre şüpheli şahıs delici aletle polislerden birine saldırıyor ve şehit ediyor. Sonra diğer arkadaşımızı da şehit ediyor. Hastane yanında bomba ile ilgili değerlendirme oldu ama kolluk kuvvetlerimiz tedbir maksatlı imha ediyor ama tehlikeli bir durum söz konusu değil" dedi. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer ise, "Gerçekten çok üzücü bir olay. 2 kahraman şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabırlar diliyorum. Allah askerimize, polisimize zeval vermesin" ifadelerini kullandı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
İzmir EFES 2026 Tatbikatı ’Savunma Sanayi Sergisi’ kapılarını vatandaşlara açtı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin sergilendiği etkinlikte, vatandaşlar Türkiye’nin askeri ve teknolojik alanda ulaştığı gücü yakından görme fırsatı buldu. Sergi alanını ziyaret eden vatandaşlar, ilk olarak EFES 2026 Tatbikatı’nın son hazırlık ve uygulama aşamalarına dair yürütülen çalışmaları ilgiyle takip etti. Ardından teknoloji stantlarını gezen ziyaretçiler, insansız hava araçlarından roket sistemlerine, robot köpeklerden tanklara, hava savunma sistemlerinden kamikaze dronlara kadar çok sayıda modern askeri teçhizatı ve yerli üretim silah çeşidini yakından inceledi. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki gelişimini gözler önüne seren sergide, milli imkanlarla üretilen her sınıftan teknolojik ürün yoğun ilgi gördü. Alanda sergilenen ürünler hakkında yetkililerden teknik kabiliyetler dalında detaylı bilgiler alan vatandaşlar, yerli savunma sanayisinin ne kadar ileri bir seviyeye geldiğini yerinde gözlemleme imkanı yakaladı. Vatandaşlardan yoğun ilgi Duygularının son derece yüksek ve gurur verici olduğunu belirten Emine Demirel, "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Savunma sanayimiz o kadar üst seviyelere çıktı ki artık dünya karşımızda titriyor. ’Artık bir Türkiye var, onların sanayisi güçlü’ diyorlar. Bizlerden korkuyorlar. Biz bunlarla; KAAN’larla, tanklarımızla, uçaklarımızla ve insansız hava araçlarımızın hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gurbetçilerin gururu Almanya’dan geldiğini ve yurt dışından gelen biri olarak Savunma Sanayii Sergisi’nde gördüklerinin kendileri için çok daha farklı ve gurur verici olduğunu belirten Mehtap Tanrısever, "Türk vatandaşı olmak bizim için başlı başına ayrı bir özellik ve gurur kaynağı. Yurt dışında bildiğiniz üzere biraz zorluk çekiyoruz, çünkü orada hala ırkçılık var. Buraya geldiğimizde ve bu eserleri gördüğümüz zaman bir Türk olarak gerçekten daha da gururlanıyoruz. Alana henüz yeni geldik ama gözümüzü alamıyoruz. O kadar kaliteli ve büyük eserler var ki hayranlıktan adeta ağzım açık kaldı. Büyük bir heyecan doluyuz" şeklinde konuştu. Yerli silahlar ilgi gördü Tankların ve silahların oldukça etkileyici olduğunu, ülkenin yerli mühimmatlarını yakından görmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Samet Kuran, "Silahları gördük, çok güzellerdi. Ülkenin o güzel mühimmatlarını ve araçlarını görmek, onlara dokunabilmek ve ayrıntılarını öğrenmek insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Hedefim Hava Harp Okulu’na girip pilot olmak. Burada anlatılacak ve övülecek çok fazla şey var. Hepsini teker teker gezmek, farklı teknolojileri tanımak ve askerlerin yaşadığı duyguların bir neticesini hissetmek çok güzel bir duygu. Bence herkes buraya gelmeli ve bu atmosferi görmeli" ifadelerini kullandı. Ülke teknolojisinin ne kadar iyi olduğunu gördüğünü söyleyen Ata Görmenoğlu ise, "Sarsılmaz gibi ünlü markalarımızı deneyimleme şansım oldu. Ne kadar gelişmiş olduğumuzu görme fırsatı bulduk. Özellikle tanklarımız, askeri teknolojide ne kadar üstün olduğumuzu gösteriyor. Buraya geldiğinizde gururlanmamak mümkün değil. Hem silah teknolojisi hem de araçlar olarak çok gelişmişiz ve bunu buraya gelince rahatlıkla görebiliyoruz. Burayla ilgili söyleyecek çok şey var, anlatarak bitiremeyiz. İmkanı olan herkesin gelip deneyimlemesi lazım. Beni zırhlı araçlar ve tabanca gibi silah teknolojileri daha çok heyecanlandırdı. Onların daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Tanklarımız da oldukça gelişmiş ve birçok sistematiği var ama zırhlı araçların ve silahların hissi çok ayrı" diye konuştu.