SAĞLIK - 09 Mayıs 2024 Perşembe 11:43

Bahar yorgunluğuyla baş etmek için 6 öneri

A
A
A
Bahar yorgunluğuyla baş etmek için 6 öneri

Baharla beraber değişmeye başlayan gece-gündüz süreleri ve iklim şartları ile beraber vücudumuzun yeni oluşan şartlara uyum sağlamaya çalıştığını ifade eden Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, ‘bahar yorgunluğu’ olarak tanımlanan bu dönemde yaşanması muhtemel fiziksel ve psikolojik değişimlerle baş edebilmek için yapılabilecekleri anlattı.


Bahar aylarında sıklıkla, yorgunluk hissi, halsizlik, isteksizlik ve baş ağrısı gibi şikâyetlerden yakınırız. Eğer tıbbi olarak bu durumun altında yatan başka hastalıklar yoksa, bahar yorgunluğu sizin de kapınızı çalışmış olabilir. Bu can sıkıcı durumdan kurtulmak içinse bazı basit davranış değişiklikleri sergilemek gerekebiliyor.


Baharla beraber değişmeye başlayan gece-gündüz süreleri ve iklim şartları ile beraber vücudumuzun yeni oluşan şartlara uyum sağlamaya çalıştığını anlatan Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, ‘bahar yorgunluğu’ olarak tanımlanan bu dönemde yaşanması muhtemel fiziksel ve psikolojik değişimlerle baş edebilmek için yapılabilecekleri şöyle sıraladı:


"Uyku düzeninize özen gösterin


Sadece bedenimizin değil zihnimizin de dinlendiği en önemli zaman dilimi olan uyku, genel sağlığımız için önemli bir ihtiyaç olarak biliniyor. Uykusuzluk ve düzensiz uyku kendinizi yorgun hissetmenize yol açarken düzenli uyku saatleri ise gün içerisinde daha dinç hissetmenize yardımcı olacaktır. Bu nedenle yatma ve kalma saatlerinizi düzenleyerek geceleri 6-8 saat uyumaya çalışın.


Beslenmenize dikkat edin


Güne başlarken Akdeniz tipi olarak da adlandırılan ve yumurta, zeytin, beyaz peynir, domates, bol yeşillik ve salatalık gibi besinlerden oluşan kahvaltınızı ihmal etmeyin. Doğal yollardan C vitamini almaya özen gösterin. Bunun yanı sıra gün içerisinde susamayı beklemeden en az 2 buçuk ila 3 litre su tüketin, kafein tüketiminizi ise sınırlandırın.


Güne gevşeme hareketleri ile başlayın


Kış aylarında kısmen hareketsiz kalan vücudunuza esneklik kazandırmak için yoga ve pilates en ideal tercihler arasında geliyor. Bunun için özellikle sabah güneşinden faydalanarak yapacağınız esneme ve gevşeme hareketleri vücudunuzun güne zinde başlamasını sağlarken aynı zamanda kışın yoksun kaldığınız D vitamini almanıza da yardımcı olacaktır.


Açık havadan faydalanın


Egzersiz yapmanın belki en keyifli yollarından biri de açık havada bahçe ve tamirat gibi işlerle uğraşmak. Yapılan bazı araştırmalar bahçede ortalama bir saat çalışmanın 5-6 kilometre yol yürümeye eşdeğer olduğuna işaret ediyor. Açık havada yapılan bu tarz işler, vücuda esneklik ve direnç kazandırırken aynı zamanda gerginlik ve kaygıyı azaltarak psikolojik olarak da bireye fayda sağlıyor.


Yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin


Kendi kendinize yapabileceğiniz en faydalı aktivitelerden biri yürüyüş. Bu nedenle vücudunuzun kaybettiği tempoyu tekrar kazanmak için kış aylarında soğuk ve yağışlı havalar nedeniyle ara verilen yürüyüşlere tekrar başlamanın tam zamanı diyebiliriz. Haftanın en az 5 günü, orta ve hızlı tempo ile yaklaşık 45 dakika yapılacak yürüyüşler, hem kalp-damar sağlığınızı koruyacak hem kan şekerinizi dengede tutmanızı sağlayacak hem de yaza fit girmenize yardım edecektir. Ancak tempolu yürüyüşe başlamadan önce herhangi bir sakatlık sorunu yaşamamak için 5 dakikalık ısınma ve hafif esneme-germe egzersizleri yapmaya da özen gösterin.


Hafta sonu şehirden uzaklaşın


Bahar yorgunluğu, yoğun çalışma temposu ile birleştiğinde iyice çekilmez bir hal alıyor. Bu durumu aşmanın yollarından biri de kısa bir tatile çıkmak veya kamp yapmak. Bunun için hafta sonuna özel aileniz veya arkadaşlarınız ile birlikte 2 günlük bir tatil planlayın ama bu tatile iş götürmeyin. Bu süre zarfında ise sadece miskin bir şekilde yatmak yerine, gittiğiniz yerde görülecek ne varsa yürüyerek ya da bisiklet kiralayarak keşfetmeye çalışın. Bu şekilde hem kendinizi daha dinç hissedecek hem de kalp-damar sağlığınıza fayda sağlamış olacaksınız."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Milas Veteriner Fakültesi’nde ‘Ailem benim her şeyim’ paneli Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi, toplumsal bilinci artırmaya yönelik çok önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Fakülte bünyesinde düzenlenen ‘Ailem Benim Her Şeyim’ başlıklı panel, öğrencilerin yoğun katılımı ve ilgisiyle gerçekleştirildi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı, ailenin toplumun temel taşı olduğunu vurgulayarak, gençleri bağımlılık gibi modern çağın en büyük tehditlerine karşı korumanın önemine değindi. Etkinliğe ayrıca Milas Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Çeken de katılım sağladı. Bağımlılıkla mücadele ve ailenin gücü masaya yatırıldı Panelde, alanında uzman isimler hem ailenin önemini, hem de bağımlılıkla mücadelenin hayati yollarını dinleyicilerle paylaştı: Muğla Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Fatih Mehmet Demir, konuşmasında aile bağlarının güçlü olmasının bireyi dış dünyadaki tehlikelerden nasıl koruduğunu anlattı. Bağımlılık yapıcı maddelerin insan sağlığı, psikolojisi ve sosyal hayatı üzerindeki yıkıcı zararlarına dikkat çekti. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla Şube Başkanı Abdullah Şenol Şengür ise Yeşilay’ın tarihi kökenleri, kuruluşu, yürüttüğü ulusal ve uluslararası faaliyetler ile gelecek hedefleri hakkında detaylı bir sunum yaptı. Şengür, bağımlılıkla mücadelede kritik bir rol oynayan YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi) modelini tanıtarak, bağımlılık tedavisinde ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı olarak verilen destek mekanizmalarını anlattı. Milas Veteriner Fakültesi Morfoloji Binasında gerçekleştirilen panele, öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Sunumların ardından soru-cevap bölümüne geçilirken, öğrencilerin bağımlılıkla mücadele ve toplumsal farkındalık konularındaki soruları paneli interaktif bir havaya taşıdı. Etkinliğin sonunda, katkılarından dolayı konuşmacılara Dekan Prof. Dr. Artay Yağcı tarafından teşekkür plaketleri verilirken, tüm katılımcı öğrencilere günün anısına Yeşilay tişörtleri dağıtıldı.
Tokat Başkan Yazıcıoğlu: "(Yıkılan köprü) DSİ standartlarına uygun bir köprü değildi" Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, son günlerde etkili olan yağışların ardından debisi yükselen Yeşilırmak’ta taşkın riski nedeniyle yıkımı başlatılan Çedaş Köprüsü’nde incelemelerde bulundu. Yeşilırmak’taki su seviyesinin kritik noktaya ulaşmasının ardından bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, taşkın riski nedeniyle şehir merkezinde bulunan Çedaş Köprüsü’nün yıkılmasına önceki gün başlandı. Tokat Belediye başkanı Mehmet Kemer Yazıcıoğlu yıkım çalışmalarını yerinde inceledi. Muhtemel taşkın riskine karşı gerekli tedbirlerin alındığını söyleyen Başkan Yazıcıoğlu; "Malum biliyorsunuz Tokat’ta ve Tokat’ta yakın lokasyonlarda ciddi anlamda bir özellikle sel felaketi yaşanması tahmin ediliyor. Turhal, Niksar ve Erbaa’da da sel felaketi yaşandı. Tokat merkezde de biliyorsunuz dolusavak dediğimiz Almus Barajı artık taşmak üzere, söylenen bilgiler bu şekilde. 40 santim civarında bir şeyin kaldığı söyleniyor. Malum bu dolusavak taştığı andan itibaren Tokat merkeze de 6 saat içerisinde ulaşması düşünülüyor. Tabii bilgiler malum Devlet Su İşleri tarafından da bize iletilen bilgiler. İşte 6-6,5 saat civarında ulaşacağı söylendiği için malum biz ÇEDAŞ köprüsü’nü kaldırmak durumunda kaldık. Tabii bunu kaldırırken de Devlet Su İşleri, İl Özel İdaresi ve Tokat Belediyesi üçümüz istişare ettikten sonra karar verildi. Malum burası Devlet Su İşleri’ne uygun bir köprü değildi. Toplamda alt tabandan yukarı doğru en alt kısmı iki metre civarında. İster istemez bu sıkıntıyı bertaraf etmek bakımından bunu kaldırmak zorundaydık. Arkadaşlar dün itibaren zaten köprülerin yıkımına başladılar. İnşallah bu akşama doğru tamamını yıkmayı planlıyoruz. Sonrasında da zaten yapılacak toplantı neticesinde de ki büyük bir ihtimal 11.30 gibi tekrar bir koordinasyon merkezinde toplantı gerçekleştirecek. Tokat merkezle alakalı da sadece bu lokasyon değil yaşanabilecek diğer kötü senaryolara da belediye olarak hazırlıkklıyız. Vatandaşlarımız şimdilik bir endişe etmesinler. Ama geçmiş olsun diliyorum. En kısa sürede inşallah bu sıkıntıyı bertaraf etmiş oluruz umuduyla dua ediyoruz" dedi.